P2P Kripto Satışında Banka Hesabına Bloke: İyiniyetli Satıcının Hakları ve Başvuru Yolları

P2P kripto satışı sonrası banka hesabına konulan bloke ve CMK 128/A askıya alma tedbiri

P2P satışında USDT’yi teslim edip bedeli banka hesabınıza aldıktan sonra hesabınız kısıtlanabilir. İlk soru, paranın hangi emre ait olduğu kadar bankanın hangi işlemi uyguladığıdır: geçici hesap askısı, adli elkoyma, belge incelemesi veya müşteri ilişkisinin sona erdirilmesi aynı başvuru yoluyla çözülmez. Ödemenin üçüncü kişiden gelmesi de para gönderen, platformdaki alıcı ve kriptoyu teslim eden kişinin ayrı ayrı belirlenmesini gerektirir.

24 Aralık 2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen ve 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 128/A maddesi, bu tür kısıtlamaların hukuki zeminini kökten değiştirmiştir. Anılan düzenleme ile bankalara, ödeme hizmeti sağlayıcılarına ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına, herhangi bir hâkim veya savcı kararı bulunmaksızın hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alma yetkisi tanınmıştır. Tedbirin bu denli hızlı işlemesi, savunmanın da aynı hızda hareket etmesini zorunlu kılar; zira burada süreler gün değil, saat üzerinden işlemektedir.

Aşağıda, P2P işlemi sonrasında hesabı kısıtlanan iyiniyetli satıcının hukuki konumu, kısıtlamanın türüne göre izlenmesi gereken başvuru yolları ve savunmanın hangi esaslar üzerine kurulması gerektiği uygulamaya dönük bir bakışla ele alınmaktadır.

Bankanız müşteri ilişkisini sona erdirdiğini bildirdiyse hesap kapatma ve içerideki bakiyenin alınması bölümüne geçebilirsiniz.

P2P kaynaklı bloke ve soruşturmalarda hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta

Uyuşmazlığın doğuşu: paranın üçüncü kişiden gelmesi

Merkezi emanet kullanan P2P platformlarında satıcının kripto varlığı emir süresince platform tarafından tutulur; para ise havale, EFT veya FAST yoluyla satıcının banka hesabına gönderilir. Üçüncü kişi ödemesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, banka ödemesini yapan kişi ile P2P emrindeki alıcı farklıdır. Bu işlemlerin genel hukuki çerçevesi ve sınırları için Türkiye’de kripto P2P hukukuna ilişkin çalışmamıza bakılabilir.

Failin izlediği yöntem şu şekildedir. Sahte yatırım vaadi, sahte kamu görevlisi kimliği veya benzeri bir hile ile bir mağdur ikna edilir ve mağdurdan ödemeyi failin belirlediği bir hesaba göndermesi istenir. Verilen hesap numarası ise faile değil, o sırada platformda ilan veren P2P satıcısına aittir. Mağdur parayı gönderir, satıcı hesabına geçen tutarı görerek kripto varlığı serbest bırakır ve varlık failin cüzdanına aktarılır. Varlığın farklı adreslere veya ağlara taşınması takibi güçleştirebilir; zincir üzerindeki kayıtların silindiği anlamına gelmez. Ödeme, kripto teslimi ve iletişimin farklı kişiler arasında kurulduğu diğer üçgen dolandırıcılık senaryoları, aynı para hareketinin neden farklı anlatımlara yol açabildiğini gösterir.

Mağdurun şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada ödeme izi satıcının hesabına ulaşabilir. Satıcı bakımından kripto teslimi, banka hesabındaki kısıt ve olası ceza soruşturması birlikte incelenmelidir. Kriptonun doğrudan geri çevrilmesi çoğu durumda mümkün olmasa da varlığın bulunduğu yer ve uygulanabilir hukuki süreçler iade ihtimalini etkiler. Hesaba para gelmesi, bütün bu sonuçların her olayda kesin olarak gerçekleşeceği anlamına gelmez.

Kısıtlamanın hukuki niteliğini belirlemek

Uygulamada en sık yapılan hata, blokenin türü belirlenmeden başvuru yapılmasıdır. Oysa hesap üzerindeki kısıtlamanın dayanağı, süresi ve itiraz mercii birbirinden tamamen farklıdır. Yanlış mercie yöneltilen bir talep sonuç doğurmadığı gibi, saatle işleyen süreleri de tüketir. Blokelerin genel tasnifi bakımından banka hesabına bloke konulmasının sebeplerine ilişkin çalışmamız tamamlayıcı niteliktedir.

Kısıtlamanın türüHukuki dayanakKararı verenSüreBaşvuru mercii
Banka içi risk ve uyum kısıtlamasıBankacılık mevzuatı ve müşteri sözleşmesiBankanın uyum birimiHer banka içi kısıt için tek sabit süre yoktur; somut dayanak, kapsam ve incelemenin devamı ayrıca değerlendirilir.Bankaya yazılı başvuru; uyuşmazlığın tarafları, niteliği ve tutarına uygun başvuru veya dava yolu
Askıya almaCMK m.128/ABanka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısıEn fazla 48 saatCumhuriyet başsavcılığı (24 saat içinde karar verilir)
Aklama şüphesine dayalı tedbir5549 sayılı Kanun m.19/Aİdari makamMevzuatta öngörülen süreİdari başvuru ve idari yargı
Olağan elkoymaCMK m.128Hâkim (CMK m.128/9)Koşulları sürdükçe; kaldırma ve ölçülülük denetimine tabidirKararın niteliğine göre CMK m.267 ve devamındaki itiraz yolu
CMK 128/A kapsamındaki elkoymaCMK m.128/A f.4Hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcının yazılı emriSavcı emri 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde karar verirKararın niteliğine göre CMK m.267 ve devamındaki itiraz yolu

Aklama şüphesine dayalı tedbirin işleyişi ve süreleri bakımından MASAK 19/A kapsamındaki blokeye ilişkin çalışmamız ayrıca incelenmelidir. Kısıtlamanın banka hesabında değil borsa hesabında uygulandığı hâller için ise P2P işlemi nedeniyle kripto hesabının bloke edilmesine ilişkin çalışmamıza bakılabilir.

Bu nedenle atılacak ilk adım, kısıtlamanın hangi hukuki dayanakla, hangi tarihte ve hangi tutarla sınırlı olarak konulduğunun bankadan yazılı olarak talep edilmesidir. Sözlü açıklama alındıysa görüşmenin tarihi ve içeriği kaydedilmeli; dayanak ve kapsam için yazılı cevap istenmelidir. Sözlü bilginin kaynağı ile resmî karar veya banka yazısı aynı belge niteliğinde değildir.

Bankadan gelen yanıtı değerlendirirken P2P sonrası banka blokesinde ilk başvuru ve süre kontrolü rehberinden yararlanarak kısıtlamanın dayanağına uygun adımları izleyebilirsiniz.

Bankanın 48 saate kadar askı yetkisi ve P2P satıcısı

Askının hukuki dayanağı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128/A maddesidir. Maddenin tam metni, kapsadığı suçlar ve saat hesabı CMK 128/A rehberimizde fıkra fıkra yer alır; bu bölümde maddenin P2P satıcısını ilgilendiren yönlerini özetliyoruz.

Madde gerekçesinde de vurgulandığı üzere düzenlemenin amacı, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlarda elde edilen menfaatin saniyeler içinde el değiştirmesini ve izinin kaybolmasını önlemektir. Klasik elkoyma tedbirinin gerektirdiği yazışma ve rapor süreçleri, dijital transferlerin hızı karşısında işlevsiz kalmaktaydı. Kanun koyucu bu sebeple, ilk müdahale yetkisini istisnai biçimde yargı makamına değil doğrudan mali kuruma tanıyan melez bir model benimsemiştir.

Tedbirin uygulanabileceği suçlar

Madde, sınırlı sayıda (tahdidi) suç bakımından uygulanabilir. Bunlar Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen:

  • bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen nitelikli hırsızlık (m.142/2-e),
  • bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (m.158/1-f),
  • kendisini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık (m.158/1-l),
  • banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (m.245)

suçlarıdır. Bu katalog dışında kalan bir suç şüphesine dayanılarak m.128/A kapsamında askıya alma yapılamaz. Uygulamada dayanağı katalog dışında kalan kısıtlamalara rastlanmakta olup bu husus savunma bakımından güçlü bir itiraz sebebi oluşturur. Dosyanın hangi suç nitelendirmesi üzerinden yürütüldüğünün erken aşamada tespit edilmesi bu yüzden önem taşır.

Kırk sekiz saatlik askıya alma ve makul şüphe ölçütü

Katalog suçlardan birinin işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde, ilgili mali kurum suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Kanunun burada kuvvetli şüphe değil, ispat gücü daha düşük olan makul şüphe ölçütünü tercih etmesi bilinçli bir tercihtir ve tedbirin bu kadar kolay uygulanabilmesinin sebebini oluşturur. Buna karşılık aynı ölçüt, tedbirin ölçülülük denetimine tabi tutulmasını da zorunlu kılar.

Mali kurum, askıya alma işlemini ve hesap hareketlerini tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek zorundadır. İşlem ayrıca hesap sahibine de bildirilir. Askıya alma tamamlanmadan menfaatin başka bir mali kuruma aktarıldığı tespit edilirse, durum ilgili kuruma gecikmeksizin bildirilerek zincirin devamında da tedbir uygulanması sağlanır.

Başsavcılığa başvuru ve yirmi dört saatlik karar süresi

Maddenin ikinci fıkrası, hesap sahibine askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurma hakkı tanımakta ve Cumhuriyet savcısının bu başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar vermesini zorunlu kılmaktadır. Madde gerekçesinde bu düzenlemenin, mali nitelikte bir önlem olan askıya alma işlemine karşı yargı merciine başvuru imkânı yaratarak mülkiyet hakkını korumayı amaçladığı ifade edilmiştir.

Uygulamada en çok ihmal edilen yol budur. Hesabı kısıtlanan kişilerin önemli bir bölümü bankaya dilekçe vermekle yetinmekte, oysa m.128/A kaynaklı bir askıya almada muhatap banka değil başsavcılıktır. Bankaya yöneltilen talep, savcılığın karar verme yükümlülüğünü başlatmaz.

Askıya almadan elkoymaya geçiş

Askıya alma geçici bir mali önlemdir ve kendiliğinden kalıcı hâle gelmez. Kısıtlamanın devam edebilmesi için askıya alma süresi içinde elkoyma tedbirine geçilmesi gerekir. Elkoyma, hâkim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Savcı emriyle gerçekleştirilen elkoyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar. Bu sürelere uyulmaması hâlinde elkoyma kendiliğinden kalkar.

Usul bakımından dikkat çeken bir husus, CMK m.128 kapsamındaki elkoymalarda aranan ve süreci aylarca uzatabilen kurum raporu alma şartının m.128/A bakımından aranmamasıdır. Bu istisna tedbirin hızını belirgin şekilde artırmakta, buna karşılık savunma tarafında hazırlık için tanınan süreyi de aynı ölçüde daraltmaktadır. Dosyaya erken müdahale, sonradan yapılacak her türlü girişimden daha etkili sonuç doğurmaktadır.

Mağdura erken iade ve satıcının konumu

Maddenin beşinci fıkrası uyarınca elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğu anlaşılırsa, yargılamanın tamamlanması beklenmeksizin soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir. Düzenleme mağdurun korunması bakımından isabetlidir; ancak iyiniyetli satıcı yönünden, hesaba geçen tutarın kendisine hiç dönmemesi sonucunu doğurabilir.

Bu ihtimalde satıcının zararı ceza dosyası içinde giderilmez. Devredilen kripto varlığın karşılığı bakımından, varlığı teslim aldığı kişiye karşı haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ayrıca hukuk davası açılması gündeme gelir. Karşı tarafın kimliğinin tespiti çoğu zaman ceza soruşturmasında elde edilen verilere bağlı olduğundan, iki sürecin birlikte yürütülmesi gerekir.

Mali kurumun sorumsuzluğu ve bu kaydın sınırları

Maddenin altıncı fıkrası, askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişilerin hukuken sorumlu tutulmayacağını öngörmektedir. Hükmün amacı, mali kurumların sorumluluk endişesiyle tedbiri uygulamaktan kaçınmasını önlemektir.

Bununla birlikte bu sorumsuzluk kaydının sınırsız olduğu söylenemez. Kanunun aradığı katalog suç ve makul şüphe koşulları hiç bulunmaksızın ya da kırk sekiz saatlik yasal sınır aşılarak sürdürülen bir kısıtlama, artık m.128/A kapsamında yapılmış bir işlem olarak nitelendirilemez. Böyle bir durumda genel hükümlere göre sorumluluk tartışması açık kalmaktadır. Düzenlemenin yeni olması nedeniyle bu sınırın nerede çizileceği önümüzdeki dönemde oluşacak içtihatla netleşecektir. Mevcut yargı kararlarının seyri için kripto davalarına ilişkin içtihat haritamız düzenli olarak güncellenmektedir.

Satıcının cezai sorumluluğu ve kast sorunu

Kısıtlamanın ardından satıcı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m.282) veya nitelikli dolandırıcılığa iştirak şüphesiyle ifadeye çağrılabilir. Her iki suç bakımından da kast değerlendirmesi gerekir; taksirle işlenmeleri düzenlenmemiştir. Hesaba para gelmesi, kişinin suç kaynağını bildiğini veya dolandırıcılık planına katıldığını tek başına göstermez. P2P ceza soruşturmasında bilgi, irade ve delil incelemesi, gerçek satışın ve tarafların rolünün hangi kayıtlarla araştırılacağını açıklar.

Kastın bulunmadığını ortaya koyan objektif göstergeler uygulamada şu başlıklarda toplanmaktadır: işlemin piyasa kuruna yakın bir bedelle gerçekleşmiş, yani gerçek bir mübadele niteliği taşıyor olması; kimlik doğrulaması yapılmış bir platformun emanet mekanizması üzerinden yürütülmesi; satıcının yalnızca kendi adına kayıtlı hesabını kullanması; elde edilen kazancın olağan bir alım satım farkından ibaret olması ve işlem geçmişinin süreklilik göstererek ani bir hacim sıçraması içermemesi.

Buna karşılık kısa süre içinde çok sayıda farklı kişiden gelen transferler, paranın hesaba geçer geçmez başka hesaplara dağıtılması, tanınmayan kişiler adına aracılık yapılması veya hesabın başkasının kullanımına açılması, kastın varlığı yönünde değerlendirilebilecek olgulardır. Ayrıca 7518 sayılı Kanun ile kripto varlık hizmeti sunmak Sermaye Piyasası Kurulu iznine bağlandığından, sistematik ve organize biçimde yürütülen alım satım aracılığı ayrıca izinsiz faaliyet tartışmasını gündeme getirebilir. Arızi nitelikteki bir satış ile fiilen kambiyo bürosu gibi çalışmak arasındaki sınır, bu değerlendirmede belirleyicidir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin hesabına mağdur parası gelen kişinin sorumluluğunu hangi olgulara göre değerlendirdiği P2P ve kripto dosyalarında Yargıtay kararları rehberimizde; farklı mağdurların şikâyetleri nedeniyle farklı şehirlerde birden çok soruşturma ve bloke ile karşılaşan satıcının durumu ise birden fazla P2P soruşturması rehberimizde ele alınmıştır.

Savunmanın kurulması

Hesap üzerindeki kısıtlamanın öğrenilmesinden itibaren izlenmesi gereken sıra şu şekilde özetlenebilir.

  1. Dayanağın yazılı olarak tespiti. Bankadan, kısıtlamanın hangi mevzuat hükmüne dayandığı, hangi tutarı kapsadığı ve varsa ilgili soruşturma numarası yazılı olarak talep edilmelidir.
  2. Belge dosyasının ilk gün oluşturulması. Sürelerin saatle işlediği bir rejimde belge toplamaya savcılık başvurusundan sonra başlamak geç kalmak anlamına gelir.
  3. Cumhuriyet başsavcılığına başvuru. Askının kaldırılması talebi başsavcılığa yöneltilmeli, dilekçede işlemin ticari mantığı ve iyiniyet belgeye dayalı biçimde ortaya konmalıdır.
  4. Elkoyma kararına itiraz. Elkoyma kararı verilmişse sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmeli, kuvvetli şüphenin bulunmadığı ve tedbirin ölçüsüz olduğu somut gerekçelerle ileri sürülmelidir.
  5. Ölçülülük itirazının ayrıca ileri sürülmesi. Şikâyete konu tutarın çok üzerindeki bakiyenin tamamının kısıtlanması, Anayasa’nın 13 ve 35. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında denetime tabidir. Tedbirin şikâyete konu tutarla sınırlandırılması talep edilmelidir.
  6. İfadenin müdafi huzurunda verilmesi. Teknik altyapısı bulunan bir dosyada eksik veya çelişkili beyan, sonradan düzeltilmesi en güç unsurdur. İşlemin ticari mantığı, karşı tarafın tanınmadığı ve suç kastının bulunmadığı sistematik biçimde ortaya konmalıdır.
  7. Hukuk yolunun hazırlanması. Devredilen kripto varlığın karşılığı bakımından açılacak dava, ceza soruşturmasından bağımsız olarak değerlendirilmeli ve zamanaşımı süreleri gözetilmelidir.

Dosyaya sunulması gereken belgeler

  • Platform üzerindeki ilan kaydı, işlem numarası ve emanet sürecine ilişkin ekran görüntüleri
  • Karşı tarafın platformdaki kullanıcı bilgileri ile kimlik doğrulama durumu
  • Blokzincir işlem kimliği (TxID) ve varlığın gönderildiği cüzdan adresi
  • Banka hesap dökümü ile ilgili havale, EFT veya FAST dekontu
  • İşlem anındaki piyasa kuruna ilişkin kayıtlar
  • Platform ile yapılan yazışmalar ve destek talebi kayıtları
  • Olağan bir yatırımcı profili ortaya koyan geçmiş işlem dökümleri

Dijital delillerin zaman sırasına göre düzenlenmesi ve mümkün olduğunca değiştirilmemiş özgün hâlleriyle sunulması, dosyanın değerlendirilmesinde belirgin fark yaratmaktadır. Zincir üzerindeki hareketin bağımsız biçimde ortaya konması gereken dosyalarda blockchain teknik uzman raporu hazırlanması, iyiniyetin somut verilerle desteklenmesini sağlar.

Uygulamada sık karşılaşılan hatalar

Beklemek, bu dosyalarda en maliyetli tercihtir. Kırk sekiz saatlik sürenin sonunda kısıtlamanın kendiliğinden kalkacağı düşüncesi, elkoymaya dönüşen dosyalarda aylar süren bir mağduriyete yol açmaktadır. Benzer şekilde yalnızca bankaya dilekçe vermek, m.128/A kaynaklı bir askıya almada sonuç doğurmaz.

Kısıtlamanın ardından başka bir hesaptan işlem yapmak, mevcut tedbiri aşmaya yönelikse ayrıca değerlendirilir; yeni hesap açılması tek başına suç veya kast kanıtı değildir. Mağdurla temas ve olası iade, kayıt altında ve mevcut kararlar gözetilerek yürütülmelidir. İfade öncesinde dosya ve isnadı öğrenmek, özgün belgeleri düzenlemek ve müdafi yardımından yararlanmak savunma hazırlığını güçlendirir.

Banka P2P işlemleri nedeniyle hesabı kapatırsa içerideki para nasıl alınır?

Bankanın “sizinle çalışmayacağız” demesi ile hesaptaki paraya elkonulması farklı sonuçlar doğurur. İlkinde banka müşteri ilişkisini veya belirli bir hizmeti sona erdirdiğini bildirir. İkincisinde ise para üzerinde tasarrufu sınırlayan ayrı bir karar vardır. Hesabınızda ikisi aynı anda da bulunabilir. Bu nedenle yalnızca mobil uygulamaya girip giremediğinize bakarak hangi durumda olduğunuzu anlayamazsınız.

Örneğin banka internet bankacılığını kapatmış, fakat şubeden kimlik doğrulamasıyla bakiye aktarımına izin veriyor olabilir. Başka bir olayda müşteri ilişkisi sona ermiş olsa da belirli tutardaki adli elkoyma devam edebilir. İlk başvurunuzda hem hizmetin durumunu hem de paranın hangi nedenle ödenmediğini ayrı ayrı sorun.

Hesap kapatma, hizmet kısıtı ve bakiyenin tutulması arasındaki fark
Bankanın uygulamasıAçıklığa kavuşturulacak konuSomut talep
Mobil/internet bankacılığı kapalıHesap ve bakiye açık mı; yalnızca işlem kanalı mı kısıtlı?Şubeden işlem veya başka güvenli kanaldan ödeme imkânının bildirilmesi.
Müşteri ilişkisi sona erdiriliyorFesih hangi sözleşmeye dayanıyor; ne zaman uygulanacak; hangi ürünleri kapsıyor?Fesih bildirimi, ilgili sözleşme ve kalan bakiyenin tasfiye yöntemi.
Bakiye tamamen veya kısmen tutuluyorAdli/idari tedbir, haciz, rehin, takas veya başka bir dayanak var mı?Tutulan miktar, açıklanabilir hukuki dayanak ve kısıt dışındaki bakiyenin ödenmesi.
Banka bilgi veya belge bekliyorHangi işlem hakkında hangi kayıt eksik; gönderilen belgeler teslim alınmış mı?Belge talebinin somutlaştırılması ve teslim teyidiyle yeniden inceleme.

P2P yapılması hesabın mutlaka kapatılmasını gerektirir mi?

Bir hesabın P2P için kullanıldığının anlaşılması, her olayda aynı kapatma kararını zorunlu kılan tek başına yeterli bir açıklama değildir. Banka; müşterinin kimliğini, işlemin amacını, fonun kaynağını, faaliyet ile hesap hareketlerinin uyumunu ve sözleşmedeki kullanım koşullarını değerlendirir. Kimlik tespitinin veya iş ilişkisinin amacı hakkındaki incelemenin tamamlanamadığı durumlarda işlem kurulmasına ilişkin engeller de doğabilir.

MASAK’ın iş ilişkisinin sona erdirilmesi ve şüpheli işlem bildirimi açıklamaları, bildirime konu bir müşteriyle tekrar çalışmanın kendiliğinden yasak olmadığını; tedbirler, kurum politikası ve risk değerlendirmesinin birlikte ele alınacağını belirtir. Buna karşılık bu açıklama, bankanın her müşteriye her hizmeti süresiz sunmak zorunda olduğu anlamına da gelmez. Fesihte dayanak, somut olay ve sözleşme birlikte değerlendirilir.

Bankaya verilecek açıklama işlemin gerçek niteliğini göstermelidir. Kendi kripto varlığınızı satmanız, düzenli ticari organizasyon yürütmeniz ve başkalarının parasını toplayıp kripto teslim etmeniz aynı faaliyet değildir. Sadece “kripto ticareti” yazmak yerine tartışılan banka hareketlerini emir, maliyet, teslim ve fon kaynağı kayıtlarıyla eşleştirin. Faaliyetin kapsamı belirsizse P2P şirketleşme ve faaliyet uyumu incelemesindeki ayrımdan yararlanın.

Hesap kapandı diye bakiye bankaya mı kalır?

Müşteri ilişkisinin sona ermesi, mevduat alacağının kendiliğinden ortadan kalkması değildir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.61, ödenmesi gereken mevduatın geri alınmasını korurken kanuni kısıtları, rehin ve takas gibi hakları ve hesapla ilgili vade/ihbar şartlarını saklı tutar. Dolayısıyla hem “banka kapattı, para kayboldu” hem de “fesih geldi, para koşulsuz hemen ödenir” sonuçları hatalıdır.

Bankadan kapanış tarihindeki bakiyeyi; kesinti, mahsup ve kısıtların tutarını; kalan meblağın hangi yöntemle alınabileceğini isteyin. Başka bankadaki kendi hesabınıza transfer talebinde alıcı hesabın size ait olduğunu gösterin. Ödeme yapılmıyorsa ret cevabını ve dayanağını yazılı alın. Adli karar belirli tutarla sınırlıysa kalan tutarın da neden kullanılamadığını ayrıca sorun. Blokeyi aşmak için başkasının hesabını kullanmak veya işlemi parçalara ayırmak, hukuki itirazın yerini tutmaz.

Bankaya gönderilecek başvuruda neler bulunmalı?

Başvuruyu “hesabımı açın” talebiyle sınırlamayın. Müşteri numarası ve ilgili IBAN’ın yanında aşağıdaki bilgileri ayrı başlıklarla verin:

  • Kısıtlama veya fesih bildiriminin tarihi; erişemediğiniz hizmetler ve ödenmeyen tutar.
  • Bankanın bildirdiği gerekçe ve sizden daha önce istediği belgeler.
  • İlgili P2P emirleriyle eşleşen banka hareketleri; ödemeyi gönderen ile platformdaki alıcı farklıysa bu fark.
  • Önceki başvurular, belge teslim tarihleri ve bankanın cevapları.
  • İstediğiniz sonuç: yeniden inceleme, sözleşme ve işlem belgesi, kısıt dışı bakiyenin ödenmesi veya fesih işleminin değerlendirilmesi.

Bankacılık Kanunu m.76, müşterilerin hizmet sorularını karşılayacak sistem ve talep üzerine işlem belgesi örneği verilmesi bakımından dayanak sağlar. Buna karşılık banka, şüpheli işlem bildirimi yapılıp yapılmadığını müşteriye açıklayamaz. Bu nedenle talebinizi gizli bildirimin kopyası yerine size uygulanan işlemin açıklanabilir kapsamı, kendi hesap kayıtlarınız ve bakiye talebiniz üzerine kurun. 5549 sayılı Kanun m.4/2’nin gizlilik kuralı ile müşterinin kendi işlem belgelerini istemesi aynı konu değildir.

TBB, BDDK veya dava: hangi yol hangi talebe karşılık gelir?

Önce bankaya yazılı başvurun ve alındı/teyit belgesini saklayın. BDDK’nın E-Şikâyet sistemi de taleplerin önce bankaya iletilmesini önerir ve şikâyeti banka cevabıyla birlikte değerlendirir. Denetim başvurusu, mahkemenin verdiği elkoyma kararını kaldıran bir itiraz yolu veya her zarar için tazminat hükmü değildir.

TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti, gerçek kişilerin bireysel bankacılık uyuşmazlıklarını ele alır; ticari faaliyetle ilgili başvurular sırf hesap gerçek kişi adına diye bu kapsama girmez. Katılım bankalarında ilgili yol TKBB Bireysel Müşteri Hakem Heyetidir. Başvurmadan önce bankanın üyeliğini, işlemin niteliğini, güncel başvuru sürelerini ve başka bir yargı/hakem heyeti başvurusunun etkisini kontrol edin. TBB’nin başvuru koşulları, banka teyidinin ve varsa cevabın dosyaya eklenmesini gerektirir.

Bakiye alacağı, haksız fesih veya zarar için açılacak davada tüketici işlemi ile ticari işlem ayrımı; talep tutarı, görevli merci ve dava şartı arabuluculuk birlikte incelenir. TBB heyeti ile tüketici hakem heyeti aynı kurum değildir. Ayrıntılı ayrım kripto ve P2P uyuşmazlıklarında görevli mahkeme rehberinde yer alıyor. Şüpheli ödeme henüz yeni fark edildiyse bu başvuruların sonucunu beklemeden P2P olay kaydını ve ilk müdahale dosyasını oluşturun.

Başka bankada hesap açmak sorunu çözer mi?

Yeni bir bankaya doğru kimlik, faaliyet ve fon kaynağı bilgileriyle başvurabilirsiniz; fakat hesap açılacağı veya aynı P2P kullanımına izin verileceği garanti değildir. Yeni hesap, önceki hesaptaki tedbiri kaldırmaz ve geçmiş işlemlere ilişkin açıklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Amaç kısıtı gizlemek değil, bankacılık ihtiyacının gerçek faaliyetle uyumlu biçimde değerlendirilmesini sağlamaktır. Önceki bankadan alınan kapanış, bakiye ve işlem belgeleri bu başvuruyu da daha anlaşılır hâle getirir.

Haksız kısıtlama hâlinde tazminat

Koşulları oluşmadığı hâlde malvarlığı değerlerine elkonulan kişiler, CMK m.141/1-j kapsamında devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir. CMK m.142 uyarınca istem, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ileri sürülür. Bu bent bakımından başvuru, kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır; aynı mahkemenin tazminat konusu işlemle ilişkisi varsa m.142/2’deki en yakın yer mahkemesi istisnası incelenir.

Kısıtlamanın süresi ve kapsamı itibarıyla mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu hâllerde, olağan başvuru yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da açıktır. Ticari faaliyeti bulunan kişiler bakımından kısıtlamanın işletme faaliyetini durdurduğu durumlarda, uğranılan zararın belgelendirilmesi bu başvurunun sonucunu doğrudan etkiler. Soruşturma hesabı kısıtlanan kişi hakkında KYOK ile sonuçlanırsa, devam eden tedbirin dayanağı ve kaldırılması ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık suçtan zarar görenin KYOK kararına karşı başvurusu, KYOK itirazının süresi ve delil talepleri çerçevesinde ele alınır.

İşlem öncesinde alınabilecek önlemler

Riskin tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmamakla birlikte, aşağıdaki tedbirler hem blokeye maruz kalma ihtimalini azaltır hem de böyle bir durumda savunmayı güçlendirir.

  • Yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu nezdinde faaliyet izni bulunan platformların kullanılması
  • Ödemenin, işlemi yapan kullanıcının kendi adına kayıtlı hesabından geldiğinin doğrulanması; ad ve soyad eşleşmiyorsa varlığın serbest bırakılmaması
  • Üçüncü kişi ödemesinde kriptoyu serbest bırakmayın; bankaya ve platforma yazılı bildirim yapın. İade, mevcut tedbirler kontrol edilerek ve asıl gönderici hesabı doğrulanarak ilgili kurumların kayıtlı süreci üzerinden yapılmalıdır.
  • Açıklama kısmında yatırım, borç ödemesi veya benzeri ibareler bulunan transferlerde ihtiyat gösterilmesi
  • Platformun süre sayacı baskısına kapılmadan, şüphe hâlinde itiraz mekanizmasının işletilmesi
  • Olağan işlem hacminin belirgin biçimde üzerinde kalan tek seferlik işlemlerden kaçınılması
  • Hesabın hiçbir koşulda başkasının kullanımına açılmaması
  • Kayıtları faaliyete uygulanabilen muhafaza yükümlülükleri ve uyuşmazlık ihtiyacı gözetilerek saklayın; vergi, ticaret ve MASAK süreleri aynı değildir.

Sıkça sorulan sorular

Hesabıma konulan askıya alma ne kadar sürer?

Mali kurumun kendi kararıyla uyguladığı askıya alma en fazla kırk sekiz saattir. Bu süre içinde savcılık veya hâkim kararıyla elkoymaya dönüşmezse kısıtlama kalkar. Elkoymaya dönüşmesi hâlinde süre, soruşturmanın seyrine bağlıdır ve aylarca sürebilir.

Bankaya dilekçe vermem yeterli midir?

Hayır. CMK m.128/A kaynaklı askıya almada başvurunun Cumhuriyet başsavcılığına yapılması gerekir. Savcı, başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar vermek zorundadır. Bankaya verilen dilekçe bu süreyi başlatmaz.

Hesabımın tamamı mı kısıtlanır, yoksa yalnızca şikâyete konu tutar mı?

Kanun suça konu menfaat ifadesini kullanmaktadır. Uygulamada hesabın tamamının kısıtlandığı hâllere rastlanmakla birlikte, tedbirin şikâyete konu tutarla sınırlandırılması talebi ölçülülük ilkesi bakımından haklı bir itirazdır.

Kripto varlığı zaten devrettim, zararımı kimden isteyebilirim?

Ceza dosyasındaki iade süreci ile zararın tazmini birbirinden ayrıdır. Varlığı devrettiğiniz kişiye karşı talebin sözleşme, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerinden hangisine dayandığı ve o kişide hangi sorumluluk şartlarının bulunduğu belirlenmelidir. P2P işleminde iade ve tazminatın muhatabı hesap adıyla tek başına belirlenmez; ceza dosyasındaki kimlik ve transfer kayıtları bu incelemeye yardımcı olabilir.

Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmam suçlu olduğum anlamına gelir mi?

Hayır. Askıya alma ve elkoyma birer koruma tedbiridir, suçluluk kararı değildir. Amaç, suçtan elde edildiği değerlendirilen menfaatin izinin kaybolmasını önlemektir.

Kısıtlamadan sonra yeni banka hesabı açabilir miyim?

Hesap açmak kural olarak mümkündür. Ancak işlemleri yeni hesap üzerinden sürdürmek, soruşturmada aleyhe değerlendirilebilecek bir davranıştır.

Yurt dışı merkezli bir platformda işlem yaptım, süreç değişir mi?

Türkiye’de yerleşik kullanıcı bakımından soruşturma yürütülmesi mümkündür. Ancak platformdan bilgi ve belge temini adli iş birliği süreçlerine bağlı olduğundan zaman alır. Bu durumda kullanıcının kendi kayıtlarını eksiksiz sunması önem kazanır. Yabancı uyruklu kullanıcılar bakımından ayrıca yabancıların P2P işlemlerinde ceza sorumluluğuna ilişkin değerlendirmemize bakılabilir.

Kırk sekiz saati aşan banka kısıtlaması hukuka uygun mudur?

CMK m.128/A kapsamındaki askıya alma yetkisi kırk sekiz saatle sınırlıdır. Bu süreyi aşan bir kısıtlamanın savcılık veya hâkim kararı gibi başka bir hukuki dayanağa dayanması gerekir. Dayanağın yazılı olarak sorulmasının önemi buradan kaynaklanmaktadır.

Değerlendirme

Bu askı rejimi, kripto ekosisteminde işlenen dolandırıcılık suçlarına karşı devletin müdahale hızını artıran isabetli bir düzenlemedir. Ancak aynı hız, hiçbir suç kastı bulunmayan yatırımcıların da tedbirin muhatabı hâline gelmesine yol açmaktadır. Saatlerle işleyen sürelerin öngördüğü tempo, savunmanın ilk günden itibaren doğru mercie, doğru talebi, eksiksiz bir belge dosyasıyla birlikte yöneltmesini zorunlu kılar. Uygulamada bu koşulları sağlayan dosyalarda kısıtlamanın kaldırılması veya en azından şikâyete konu tutarla sınırlandırılması sonucuna ulaşılabilmektedir.

Banka hesabına kısıtlama konulan, kripto varlık uyuşmazlığı yaşayan veya bilişim suçları kapsamında soruşturmaya muhatap olan kişiler, süreler işlemeye başlamadan büromuzla iletişime geçebilir.

Maddenin yedi fıkrasını, saat hesaplarını ve başsavcılığa başvuru dilekçesini CMK 128/A rehberinde tek tek açtık; hesabına bilmediği bir para gelen herkes için ise aracı hesap şüphesi ve ceza sorumluluğu yazısı var.

İlgili çalışma alanı: Kripto Varlığa Elkoyma ve Borsa Hesap Blokesi — Kripto varlığına adli kararla veya hizmet sağlayıcı uygulamasıyla erişimi kısıtlanan bireyler.

About the Author

Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık'ın ortağıdır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır (Sicil No 92414). Sermaye piyasası hukuku ve yatırımcı haklarının korunması ile kripto varlık hukuku ve blokzinciri adli bilişimi alanlarında ihtisaslaşmıştır.

Sermaye piyasasında portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve bankalarla yatırımcı uyuşmazlıklarını, SPK işlemlerine karşı idari yargı yollarını ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu bir bütün olarak yürütür; 2026'da tasfiye edilen fonların yatırımcıları için ceza, idare, icra ve ticaret hukuku süreçlerini birlikte takip eder. Kripto varlık dosyalarında hukuki analizi teknik incelemeyle birleştirir: transferleri blokzinciri üzerinde izler, bu izlemeye dayanan teknik uzman raporları hazırlar. Bankacılık ve finans hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku da çalışma alanları arasındadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir.