Fon Krizi 2026: Tasfiye Edilen 131 Fonda Yatırımcı Hakları

131 fonda tasfiye süreci ve yatırımcı hakları
Bu rehberin özeti131 fonun tasfiyesi, fondaki paranızın silinmesi değil, fon varlıklarının nakde çevrilip pay sahiplerine dağıtılması sürecidir: elde edilen nakit, ayrıca başvuru yapmanıza gerek olmadan, katılma payınız oranında saklama hesabınıza aktarılır (SPK Bülteni 2026/61, A-5). Tera fonlarında T. İş Bankası, diğer altı kurucunun fonlarında TC Ziraat Bankası tasfiyeyi yürütür. Ödenecek tutar fonun gerçek varlık değerine bağlıdır; anapara güvencesi yoktur. Süre altı aydır ve Kurul uzatabilir. (26 Eylül 2026 itibarıyla henüz ödeme yapılmamıştır.)

Son güncelleme: · İlk yayın: 27.09.2026 · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17.09.2026 tarihli 2026/60 sayılı Bülteninde (Kurul Karar Organı’nın 57/1706 ve 57/1707 sayılı kararları) yedi portföy yönetim şirketinin (Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy Yönetimi) TEFAS’ta işlem gören tüm fonlarını işleme kapatmış ve bu fonlardan 130’unun tasfiyesine karar vermiştir; aynı gün yayımlanan 2026/61 sayılı Bültende (57/1708 sayılı karar) tasfiye usul ve esaslarını belirlemiş ve listeyi 131 fona güncellemiştir. SPK’nın 23.09.2026 tarihli açıklamasına göre bu süreçten 455.758 tekil yatırımcı etkilenmektedir; tasfiye süresi ise 20.09.2026 tarih ve 59/1710 sayılı Kurul kararıyla üç aydan altı aya çıkarılmıştır. Aynı dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir ceza soruşturması yürütmekte, bazı fonlarda katılma payı iade yükümlülüklerinin yerine getirilemediği (temerrüt) KAP’a bildirilmekte ve TBMM’ye yatırımcıların korunmasına yönelik bir kanun teklifi sunulmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığının basına yansıyan 18.09.2026 tarihli açıklamasına göre Türkiye’de toplam 2.038 yatırım fonu bulunmakta olup sorun, yedi portföy yönetim şirketine ait ve piyasanın yaklaşık %10-11’ine karşılık gelen 131 fonla sınırlıdır (Artı Gerçek, 18.09.2026).

Bu rehber, parası tasfiye edilen fonlarda kalmış bir yatırımcının sorabileceği temel soruları — paranın ne zaman ve nasıl ödeneceğinden, zarardan kimin sorumlu tutulabileceğine, hangi kuruma hangi sürede başvurulacağından güncel Yargıtay ve Danıştay kararlarına kadar — yalnızca SPK’nın kendi bültenlerine, yürürlükteki mevzuata ve doğrulanmış yargı kararlarına dayanarak, tarih ve künye vererek yanıtlamak için hazırlanmıştır. Süreç SPK kararları ve mahkeme içtihatlarıyla şekillenmeye devam etmektedir; rehber, yeni SPK kararları ve ödeme gelişmeleri oldukça güncellenir.

Öne çıkanlar
  • SPK, 17.09.2026 tarihli 2026/60 sayılı Bültende 130 fonun tasfiyesine karar vermiş; aynı gün 2026/61 sayılı Bültende (57/1708 sayılı karar) tasfiye usul ve esaslarını belirleyip listeyi 131 fona güncellemiştir.
  • Tasfiye süresi, 20.09.2026 tarih ve 59/1710 sayılı Kurul kararıyla üç aydan altı aya çıkarılmıştır (Bülten 2026/62).
  • SPK’nın 23.09.2026 tarihli açıklamasına göre süreçten 455.758 tekil yatırımcı etkilenmektedir.
  • 131 fonun 117’si unvanında “SERBEST” ibaresi taşıyan ve yalnızca nitelikli yatırımcıya satılabilen fonlardır; 14’ü serbest olmayan (çoğunlukla para piyasası) fondur.
  • Tasfiye ödemesi için ayrı bir başvuru gerekmez; ödeme katılma payı sahipliği oranında ve bankaların belirleyeceği dönemler hâlinde otomatik yapılır (SPK Bülteni 2026/61, A-5).
  • SPKn m.53/3 uyarınca fon mal varlığının tasfiyesinde yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir; SPK’nın kendisi zarar tazminine karar vermez.
  • 26 Eylül 2026 itibarıyla hiçbir fonda tasfiye ödemesi yapıldığına dair resmî bir açıklama bulunmamaktadır.

Tasfiye edilen fonlardaki haklarınız konusunda hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta
Kısa sözlük
  • Katılma payı: Bir yatırım fonunun mal varlığındaki ortaklık payını temsil eden ve sahibine fonun getirisinden payına düşeni alma hakkı veren sermaye piyasası aracıdır (SPKn m.52).
  • Tasfiye: Bir fonun mal varlığının iç tüzük ve izahnamedeki esaslara göre nakde çevrilip bakiyesinin katılma payı sahiplerine payları oranında dağıtılması ve fonun sona erdirilmesi sürecidir (III-52.1 Tebliği m.28).
  • Serbest fon: Katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabilen ve genel portföy/işlem sınırlamalarına tabi olmayan fon türüdür (III-52.1 Tebliği m.6/1-d, m.25).
  • Nitelikli yatırımcı: Kurulun düzenlemelerinde tanımlanan, talebe dayalı olarak profesyonel kabul edilenler dâhil profesyonel müşterileri ifade eden ve serbest fon alabilen statüdür (II-5.2 Tebliği m.4/1-m).
  • Portföy saklayıcısı: Fon varlıklarını kendi adına açılan ayrı bir hesapta saklayan ve ihraç/itfa işlemlerinin mevzuata uygunluğunu kontrol eden kuruluştur (SPKn m.56).
  • Dağıtıcı: Fon katılma paylarının yatırımcıya satışını gerçekleştiren banka veya aracı kurumdur; serbest fon satışında nitelikli yatırımcı vasfını kontrol etmekle yükümlüdür (III-52.1 Tebliği m.25/4).
  • TEFAS: Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’dur; yatırım fonu katılma paylarının elektronik ortamda alınıp satıldığı platformdur.
  • MKK/e-YATIRIMCI: Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun sermaye piyasası araçlarını ve yatırımcı bilgilerini elektronik ortamda kayıt altına aldığı sistem ile yatırımcıların bu kayıtları görüntüleyebildiği e-YATIRIMCI portalıdır.

Tasfiye edilen fonlardaki param ne olacak?

Tasfiye edilen bir fondaki paranız kaybolmaz; fonun tasfiye tarihi itibarıyla belirlenecek mal varlığı, katılma payı sahipliğiniz oranında nakde çevrilerek size ödenir. SPKn m.53/3 açıkça “fon mal varlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir” hükmünü taşır; III-52.1 Tebliği m.28/2 de tasfiye bakiyesinin “katılma payı sahiplerine payları oranında dağıtılacağını” tekrarlar. Bu, alacaklıların (bankalar, tedarikçiler vb.) katılma payı sahiplerinden önce sıraya girebileceği bir şirket iflasından farklıdır: fon mal varlığı, kurucu ve saklayıcının mal varlığından ayrıdır ve kamu alacakları için dahi haczedilemez (SPKn m.53/2).

Ödemenin miktarı, fonun tasfiye tarihindeki gerçek değerine bağlıdır; bu değer, fonun yatırım yaptığı varlıkların (hisse senedi, repo, borçlanma aracı vb.) nakde çevrilebildiği fiyata göre belirlenir. Bir fonun portföyünde değer kaybı veya tahsil edilemeyen alacak (örneğin temerrüde düşmüş bir ters repo işlemi) varsa, katılımcılara dağıtılacak tutar da bundan etkilenir; bu, SPK’nın tasfiye kararının garanti ettiği bir “anapara iadesi” olmadığı anlamına gelir. Ödeme, aşağıdaki bölümlerde ayrıntılı anlatılan mutabakat ve nakde çevirme aşamalarının ardından, bankaların belirleyeceği dönemler hâlinde ve kademeli olarak yapılabilir; tek seferde toplu bir ödeme garantisi yoktur.

Burada iki farklı tasfiye kavramını birbirinden ayırmak gerekir. SPK’nın 131 fon hakkında verdiği karar, SPKn m.96/1’e dayanan bir fon tasfiyesidir: yalnızca fonun mal varlığı sona erdirilir, fonu yöneten portföy yönetim şirketinin kendisi bu kararla otomatik olarak kapanmaz. SPKn m.97/1’de düzenlenen ve sermaye piyasası kurumunun (şirketin) kendisinin mali yükümlülüklerini karşılayamaz hâle gelmesi üzerine uygulanabilecek tedricî tasfiye veya iflas ise ayrı ve daha ağır bir tedbirdir. Bu rehberin hazırlandığı tarih itibarıyla söz konusu yedi portföy yönetim şirketi hakkında ayrıca bir tedricî tasfiye veya iflas kararı bulunup bulunmadığı, her bir şirket için ayrıca ve güncel olarak SPK duyurularından teyit edilmelidir; iki mekanizmanın karıştırılmaması önemlidir.

SPK hangi kararları aldı, süreç nasıl gelişti?

Fon krizi, tek bir kararla değil, Ağustos 2026’dan itibaren birbirini izleyen düzenleme değişiklikleri, kamuyu aydınlatma açıklamaları ve idari tedbirlerle şekillenmiştir. Aşağıdaki tablo, süreci başından bugüne (26.09.2026) kronolojik sırayla özetler.

TarihGelişme
19.08.2026İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında ilgili kurumlara yazı (müzekkere) gönderildiği haberlere yansımıştır.
28.08.2026SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de 52/1589 sayılı Kurul kararıyla değişikliğe gider; borsa dışı repo/ters repo işlemlerine ilişkin taraf bazlı yeni sınırlamalar ve geçiş takvimi getirilir (Rehber m.4.2.3).
8-9.09.2026Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu’nun (TP2) KAP açıklamasıyla, grup şirketi Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ ile %43 faizli, borsa dışı bir ters repo işlemine taraf olduğu kamuya duyurulur.
15.09.2026Pusula Portföy Yönetimi AŞ, KAP’ta kurucusu olduğu bazı fonlarda (haberlere göre iki para piyasası fonunda) katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu bildirir (T24 ve Memurlar.net, 15.09.2026).
16.09.2026SPK Bülteni 2026/59 ile KTLEV, GUNDG ve DSTKF paylarındaki işlemler nedeniyle çok sayıda kişi hakkında SPKn m.107/1 kapsamında suç duyurusu, işlem yasağı ve lisans iptali kararları duyurulur. Aynı gün Tera Portföy, KAP’ta TP2 ve Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu’nda (THF) katılma payı iade ödemelerinin yapılamadığını (temerrüt) ve altı serbest fonunda iade koşullarını değiştirdiğini bildirir (Habertürk, 16.09.2026).
17.09.2026SPK Bülteni 2026/60 (57/1706 ve 57/1707 sayılı kararlar) ile kredili işlemlerde asgari özkaynak oranının 02.10.2026 seans sonuna kadar %20 olarak esnek uygulanabilmesine imkân tanınır, yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören tüm fonları işleme kapatılır ve 130 fonun tasfiyesine karar verilir. Aynı gün Bülten 2026/61 (57/1708 sayılı karar) ile tasfiye usul ve esasları belirlenir ve liste 131 fona güncellenir.
20.09.2026Kurul’un 59/1710 sayılı kararıyla tasfiye süresi üç aydan altı aya çıkarılır (Bülten 2026/62).
21.09.2026SPK, “Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi” başlıklı basın duyurusunu yayımlar; aynı gün soruşturma kapsamında bazı şirketlerle bağlantılı kişilerin mal varlıklarının dondurulduğu haberlere yansır.
22.09.2026SPK Bülteni 2026/63 ile halka açık ortaklıkların pay geri alımlarında toplam bedele ilişkin üst sınır, ikinci bir duyuruya kadar uygulanmaz hâle getirilir.
23.09.2026SPK, basın duyurusuyla tasfiye sürecinden 455.758 tekil yatırımcının etkilendiğini açıklar. Aynı tarihli Bülten 2026/64 ile Pardus Portföy’e, bir girişim sermayesi fonunun pay satışına ilişkin ve tasfiye süreciyle doğrudan ilgisi olmayan ayrı bir idari para cezası uygulanır.
24.09.2026“Yatırımcıların Korunması Amacıyla Bazı Yatırım Fonlarının Adil Tasfiyesi Hakkında Kanun Teklifi” TBMM’ye sunulur (Medyascope, 24.09.2026).
25.09.2026SPK Bülteni 2026/65 ile Tera Portföy Yönetimi AŞ ve Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye, bir başka pay (OZATD) nedeniyle 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı getirilir; bu, 131 fonluk tasfiye listesinden ayrı bir dosyadır.

Tablodaki SPK bülteni ve duyurusu satırları doğrudan Kurulun yayımladığı metinlere; KAP açıklamaları, soruşturma ve TBMM gelişmelerine ilişkin satırlar ise parantez içinde belirtilen tarihli haberlere dayanır. Haberlere dayanan bilgiler, resmî bir açıklamayla teyit edilmedikçe kesinleşmiş olgu olarak değerlendirilmemelidir.

17.09.2026 tarihli işleme kapatma ve tasfiye kararlarının hukuki dayanağı SPKn m.96/1’dir: Kurul, sermaye piyasası kurumlarının mevzuata, Kurulca belirlenen standartlara veya fon iç tüzüğüne aykırı faaliyetlerini tespit ettiğinde, bu kurumların faaliyetlerinin kapsamını sınırlandırmaya, geçici olarak durdurmaya veya yetkilerini iptal etmeye yetkilidir. Kredili işlem özkaynak oranının geçici olarak esnetilmesi ise ayrı bir dayanağa, SPKn m.128/1-(a)’ya (sermaye piyasalarının güvenilir ve istikrarlı işleyişinin sağlanması) oturtulmuştur. Bu iki farklı hukuki dayanağın aynı bültende (2026/60) yer alması, bültenin hem piyasa istikrarına yönelik geçici bir tedbiri hem de yapısal bir tasfiye kararını birlikte içerdiğini göstermektedir.

Hangi fonlar tasfiyede, fonumun listede olup olmadığını nasıl anlarım?

Tasfiye listesinde tam olarak 131 fon vardır ve bu liste SPK Bülteni 2026/61’in C bölümünde isim isim sayılmıştır (17.09.2026 tarihli Bülten 2026/60’taki ilk 130 fonluk listeye, 2026/61 ile bir fon daha eklenmiştir). Bu 131 fon, yedi portföy yönetim şirketi arasında şöyle dağılmaktadır:

KurucuTasfiyedeki fon sayısıTasfiyeyi yürüten banka
Pardus Portföy Yönetimi AŞ42TC Ziraat Bankası AŞ
Hedef Portföy Yönetimi AŞ31TC Ziraat Bankası AŞ
Atlas Portföy Yönetimi AŞ16TC Ziraat Bankası AŞ
Bulls Portföy Yönetimi AŞ15TC Ziraat Bankası AŞ
Pusula Portföy Yönetimi AŞ12TC Ziraat Bankası AŞ
A1 Capital Portföy Yönetimi AŞ9TC Ziraat Bankası AŞ
Tera Portföy Yönetimi AŞ6T. İş Bankası AŞ

131 fonun 117’si unvanında “SERBEST” ibaresi geçen ve yalnızca nitelikli yatırımcıya satılabilen fonlardır. Geri kalan 14’ü serbest olmayan fonlardır: bunların 9’u para piyasası fonu (A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef’in iki para piyasası fonu, Pardus, Pusula’nın iki para piyasası fonu ve Tera’nın TP2 kodlu fonu), 3’ü katılım para piyasası fonu (Hedef, Pusula ve Tera’nın katılım fonları) ve 2’si hisse senedi yoğun fondur (Pardus ve Tera’nın birer fonu). Bir fonun tasfiye listesinde olup olmadığını netleştirmenin en güvenli yolu, fonun tam unvanını veya fon kodunu Bülten 2026/61’in C bölümündeki 131 fonluk resmî listeyle karşılaştırmaktır.

Burada sık karıştırılan bir nokta vardır: SPK Bülteni 2026/60’ın (B) bendi, yedi kurucunun TEFAS’ta işlem gören tüm fonlarını alım satıma kapatmış, ancak yalnızca isim isim sayılan alt küme fonların tasfiyesine karar vermiştir. Somut bir örnek vermek gerekirse, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu (PHE) ve Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fonu (TMV), her iki kurucunun da diğer fonlarıyla birlikte TEFAS’ta işleme kapatılmış olsa da, 131 fonluk tasfiye listesinde yer almamaktadır. Bu tür fonlar “işleme kapatılan” grupta olup henüz “tasfiye edilen” alt kümede değildir; katılma payı sahiplerinin işlem yapamaması, fonun tasfiyeye girdiği anlamına gelmez ve bu fonların durumu ayrıca ve güncel olarak izlenmelidir. Fonunuzun güncel durumunu, tasfiye bankasını ve varsa ödeme gelişmelerini tek sayfada takip etmek için Tasfiye Edilen Fonlar ve Ödeme Takibi sayfamıza bakabilirsiniz.

Tasfiye ödemesi nasıl ve ne zaman yapılacak?

Ödeme süreci, SPK Bülteni 2026/61’in A bölümünde adım adım düzenlenmiştir ve bu adımlar tamamlanmadan nakit dağıtımı başlamaz. Aşağıdaki sıra, bültenin A-1 ila A-9 maddelerine dayanır.

  1. Tasfiyeyi yürütecek banka belirlenir: Tera Portföy fonlarında T. İş Bankası AŞ, diğer altı kurucunun fonlarında TC Ziraat Bankası AŞ (A-1).
  2. Usul ve esasların yürürlüğe girmesini izleyen 2 iş günü içinde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile bankalar arasında tedavüldeki pay adedi, bireysel saklama hesapları, bu hesaplar üzerindeki rehin, haciz ve benzeri takyidatlar ile gerçekleşmemiş emirlere ilişkin mutabakat yapılır (A-2).
  3. Fonun repo, ters repo, mevduat ve benzeri her türlü işleminden doğan borç ve alacaklarının mutabakatı önceki saklama kuruluşu, banka ve Takasbank arasında, en geç Kurul kararını izleyen 10 iş günü içinde tamamlanır (A-3).
  4. Fon yönetim ücreti, tasfiyeyi yürüten bankaya tahakkuk eder; diğer gider kalemleri izahnamedeki esaslara uygun şekilde fondan karşılanmaya devam eder (A-4).
  5. Fon varlıkları, bankanın belirleyeceği dönemler itibarıyla nakde çevrilir; elde edilen nakit, mutabakatı yapılmış bireysel saklama hesaplarına katılma payı sahipliği oranında aktarılır. Bu adım için yatırımcının ayrıca başvuru yapması gerekmez (A-5).
  6. TEFAS üzerinden verilip gerçekleştirilmeyen iade talimatlarının karşılığı fona borç olarak kaydedilir ve elde edilen nakitten öncelikle ödenir. İhbarlı fonlarda 17.09.2026 saat 13.30’dan, para piyasası fonlarında izahnamedeki gün sonu valör saatinden sonra iletilen iade talimatları ise tasfiye esasları kapsamında değerlendirilir (A-6).
  7. MKK’nın KAP’ta yaptığı açıklama, Rehber m.11(f)’deki yatırımcılara duyuru yükümlülüğünü karşılamış sayılır (A-7).
  8. Tasfiye, duyuru tarihinden itibaren geçecek en fazla altı aylık sürenin bitimini izleyen ilk iş gününde sona erer; daha erken bitebilir, Kurulca uygun görülmesi hâlinde süre uzatılabilir (A-8, Bülten 2026/62 ile değişik). Kurul uzatmazsa bu tarih Mart 2027’nin üçüncü haftasına denk gelir.
  9. Bültende hüküm bulunmayan hususlarda Rehber m.11(f)’deki genel tasfiye esasları uygulanır (A-9).

Tasfiye giderleri konusunda iki farklı metin arasında dikkat edilmesi gereken bir gerilim vardır. SPK Rehberi m.11(f)(iv), tasfiye nedeniyle yapılan tüm harcamaların fon portföyünden karşılanmadan kurucu tarafından üstlenilmesini öngörür; buna karşılık Bülten 2026/61’in A-4 maddesi, mevcut fon yönetim ücretinin tasfiyeyi yürüten bankaya tahakkuk ettirileceğini ve diğer gider kalemlerinin izahnameye uygun şekilde fondan karşılanmaya devam edeceğini belirtir; A-9 ise hüküm bulunmayan konularda Rehber m.11(f)’nin uygulanacağını söyler. Bu iki hükmün birlikte nasıl uygulanacağı, yani tasfiye sürecindeki fiilî masrafların ne ölçüde kurucu tarafından üstlenileceği, izlenmesi gereken bir noktadır; bu durum tek başına bir hukuka aykırılık iddiası oluşturmaz, ancak katılımcılara dağıtılacak nihai tutarı etkileyebilecek bir ayrıntıdır.

Bu adımlardan görüleceği gibi, ödeme kademeli olabilir ve tek bir “ödeme günü” yerine bankaların belirleyeceği birden fazla dönem söz konusu olabilir. e-YATIRIMCI portalında fonun fiyatının “0” olarak görünmesi, tek başına nihai ödeme tutarını belirlemez; bu görünüm mutabakat ve tasfiye sürecinin teknik bir yansımasıdır. Katılma payları üzerinde İcra ve İflas Kanunu m.89 uyarınca haciz bulunması hâlinde, tasfiye bakiyesine düşecek tutarın ödemesi hacizli katılma payı sahibine değil, haczi koyan icra dairesine yapılır (Rehber m.11(b)(ii)). 26 Eylül 2026 itibarıyla hiçbir fonda ilk ödemenin yapıldığına dair resmî bir açıklama bulunmamaktadır.

17 Eylül’den önce satış emri vermiştim; param ne olacak?

TEFAS üzerinden verdiğiniz ve gerçekleştirilmemiş bir iade (satış) talimatınız varsa, SPK Bülteni 2026/61’in A-6 maddesi bu talimatın karşılığı olan tutarın fona borç olarak kaydedileceğini ve tasfiye sürecinde elde edilen nakitten öncelikle ödeneceğini öngörür. Aynı madde, ihbarlı fonlarda 17.09.2026 saat 13.30’dan sonra, para piyasası fonlarında ise izahnamedeki gün sonu valör atlama saatinden sonra iletilen iade talimatlarının “tasfiye esasları kapsamında” olduğunu belirtir. Bülten, bu iki cümlenin birlikte nasıl uygulanacağını ayrıca açıklamadığından, talimatınızın hangi gruba girdiğini ve öncelikli borç kaydına alınıp alınmadığını tasfiyeyi yürüten bankadan ve dağıtıcı kuruluşunuzdan yazılı olarak teyit etmeniz yerinde olur. TEFAS dışı kanallardan (doğrudan kurucu veya diğer dağıtıcılar aracılığıyla) 17.09.2026’dan itibaren katılma payı alım ve iade talimatı gerçekleştirilemez (Bülten 2026/61, B bendi).

16-17 Eylül tarihlerinde bazı TEFAS emirlerinin iptal edildiğine ilişkin bir iddia haberlere yansımış, ancak Takasbank bu iddiayı yalanlamıştır. Bu, bir olgu değil, doğrulanmamış bir iddiadır; konu hakkında bağımsız bir inceleme sonucu bu rehberin hazırlandığı tarih itibarıyla kamuoyuna yansımamıştır. Emrinizin sistemde iptal edilip edilmediğini gösteren işlem geçmişinizi, emir numarasını ve teyit mesajlarınızı (ekran görüntüsü, SMS, e-posta) saklamanız, olası bir uyuşmazlıkta önemli bir delildir.

Zararımdan kim sorumlu olabilir?

Fon krizinde birden fazla kurum ve kişi, farklı hukuki dayanaklarla ve farklı koşullarda sorumlu tutulabilir. Aşağıdaki tablo, kimin hangi şart altında ve hangi hukuki dayanakla sorumlu olabileceğini özetler.

MuhatapSorumluluğun olası dayanağı
Kurucu (portföy yönetim şirketi)Katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde fonu yönetme yükümlülüğü (SPKn m.52/3, m.55/6); vekâlete kıyasen sorumluluk (SPKn m.52/4, TBK m.502-514).
Portföy saklayıcısıSaklama yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle katılma payı sahiplerine verdiği zarardan sorumludur (SPKn m.56/2).
Dağıtıcı (banka/aracı kurum)Serbest fon satışında nitelikli yatırımcı vasfına ilişkin bilgi/belge temin ve saklama yükümlülüğü (III-52.1 Tebliği m.25/4); eksik/yanıltıcı bilgilendirme (Yargıtay içtihadı, aşağıda).
Halka açık şirket yöneticileriİzahname/KAP ihlali nedeniyle şirket değerinde azalma iddiasında TTK m.553 ve m.555/1 (bkz. Güncel içtihatlar, Yargıtay 11. HD, E. 2023/3797).
İhraççı/KAP yükümlüsüKamuyu aydınlatma belgelerindeki yanlış/yanıltıcı/eksik bilgiden doğan zarar (SPKn m.32/1, altı aylık zamanaşımı m.32/6).
SPKİdari denetim ve tedbir yetkisi (m.96, m.97); tazminata karar vermez (aşağıda ayrıca açıklanmıştır); tam yargı davasında husumet Kurula yöneltilir (m.133/4).
Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM)Yalnızca yatırım kuruluşunun nakit/sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde, azami tutarla sınırlı (2026: 2.065.145 TL); piyasa fiyat hareketlerinden doğan değer kaybını kapsamaz (SPKn m.84/2).
Devlet/HazineResmî bir tazmin kararı bulunmamaktadır; TBMM’de bir kanun teklifi görüşülmektedir (aşağıda ayrıca açıklanmıştır).

Somut bir olayda hangi muhatabın hangi ölçüde sorumlu tutulabileceği; satış anındaki bilgilendirmenin içeriğine, yatırımcının nitelikli yatırımcı statüsüne, fonun portföyündeki işlemlerin niteliğine ve delillerin durumuna göre değişir. Yargıtay’ın konuya ilişkin yerleşik yaklaşımı, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğine ve yatırımcının kendi araştırma yükümlülüğüne uyup uymadığına bakmaktır (bkz. Güncel içtihatlar bölümü).

Kurucu ile portföy saklayıcısı arasındaki ilişki de kanunla ayrıca düzenlenmiştir: SPKn m.56/3 uyarınca, portföy yönetim şirketi saklayıcıdan, saklayıcı da portföy yönetim şirketinden, kanun hükümlerinin ihlali nedeniyle doğan zararların giderilmesini talep etmekle yükümlüdür; ancak bu karşılıklı talep hakkı, katılma payı sahibinin doğrudan dava açma hakkını ortadan kaldırmaz (m.56/3 son cümle). Örtülü kazanç aktarımı veya ilişkili taraf işlemi iddialarında, halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları, ilişkili taraf işlemlerinin piyasa koşullarına uygun olduğunu tevsik eden bilgi ve belgeleri en az sekiz yıl süreyle saklamakla yükümlüdür (SPKn m.21/3); bu belgeler, bir uyuşmazlıkta önemli bir delil kaynağı olabilir.

Serbest fon aldım ama nitelikli yatırımcı değildim; ne yapabilirim?

Serbest fon katılma paylarının yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabilmesi zorunludur (III-52.1 Tebliği m.6/1-d; satış yapan kuruluşun belge yükümlülüğü için m.25/4); nitelikli yatırımcı olmadan serbest fon satın aldığınızı düşünüyorsanız, öncelikle satın alma tarihinizde hangi eşiğin geçerli olduğunu ve bu eşiği karşılayıp karşılamadığınızı netleştirmeniz gerekir. SPK’nın 18.12.2025 tarih ve 65/2354 sayılı İlke Kararı ile, talebe dayalı olarak profesyonel müşteri/nitelikli yatırımcı sayılmak için aranan finansal varlık toplamı eşiği 1.000.000 TL’den 10.000.000 TL’ye yükseltilmiştir; bu yeni eşik, kararın yayımlandığı 19.12.2025 tarihli SPK Bülteni 2025/64’ten itibaren ilk kez nitelikli yatırımcı statüsü kazanacaklar için geçerlidir, bu tarihten önce statü kazanmış kişilerin nitelikli yatırımcı sıfatı devam eder. Talebe dayalı profesyonel müşteri şartlarından yalnızca finansal varlık şartını sağlayanlar nitelikli yatırımcı kabul edilir (III-39.1 Tebliği m.32/3); işlem hacmi veya mesleki tecrübe şartı tek başına nitelikli yatırımcı statüsü vermez.

Nitelikli yatırımcı bilgisinin MKK’nın Merkezi Kayıt Sistemi’ne (MKS) kaydı, ilgiliden alınan beyan üzerine yapılır (II-5.2 Tebliği m.9/2); ancak serbest fon satışını yapan kuruluşlar, satış personeli aracılığıyla satış yapmanın yanında, “satış yapılan yatırımcıların nitelikli yatırımcı vasıflarını haiz olduklarına dair bilgi ve belgeleri temin etmek ve düzenli olarak tutmakla” da yükümlüdür (III-52.1 Tebliği m.25/4). Yalnızca beyan alınıp bu belgelerin temin edilmediğini düşünüyorsanız, satışı yapan kuruluştan işlem tarihindeki nitelikli yatırımcı tevsik belgelerinizin bir örneğini yazılı olarak talep edebilirsiniz; bu talebe verilen cevap (veya cevapsızlık), olası bir uyuşmazlıkta önemli bir delildir. Karşı taraf, “yatırımcı kendisi nitelikli olduğunu beyan etti” savunmasını ileri sürebilir; bu durumda müterafik kusur tartışması gündeme gelebilir. İşlem tarihinizde nitelikli yatırımcı olup olmadığınızı adım adım kontrol etmek için Nitelikli Yatırımcı Testi sayfamızı kullanabilirsiniz.

Para piyasası fonunda neden kayıp olabilir?

Bir para piyasası fonunda kayıp oluşabilir, çünkü bu fon türünün mevzuattaki “düşük riskli” tanımı, fonun fiilen hangi varlıklara yatırım yaptığını garanti etmez. III-52.1 Tebliği m.6/1-b, para piyasası (şemsiye) fonunu “portföyünün tamamı devamlı olarak, vadesine en fazla 184 gün kalmış likiditesi yüksek para ve sermaye piyasası araçlarından oluşan ve portföyünün günlük olarak hesaplanan ağırlıklı ortalama vadesi en fazla 45 gün olan fonlar” olarak tanımlar; ancak bu araçların kimden ve hangi koşullarda alındığı önemlidir. Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu (TP2) örneğinde, fon 8-9.09.2026 tarihli KAP açıklamasına göre grup şirketi Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ ile %43 faizli, borsa dışı bir ters repo işlemine taraf olmuştur; bu, bağımsız bir üçüncü tarafla değil, aynı grubun bir şirketiyle yapılan ilişkili taraf işlemidir. TP2, 16.09.2026’da katılma payı iade ödemelerini yapamadığını bildiren iki Tera fonundan biridir; ancak temerrüdün nedenleri ve bu ters repo işleminin temerrüt üzerindeki etkisi, bu rehberin hazırlandığı tarih itibarıyla resmî bir belgeyle kamuya açıklanmış değildir. Pusula Portföy de bir gün önce, 15.09.2026’da, bazı fonlarında iade ödemelerinin yapılamadığını KAP’ta duyurmuştur.

SPK, 28.08.2026 tarih ve 52/1589 sayılı Kurul kararıyla Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’in 4.2.3 maddesini değiştirerek borsa dışı repo/ters repo işlemlerine iki önemli sınır getirmiştir. Birincisi, kurucu dâhil sözleşme taraflarının ve ilişkili taraflarının kurucusu olduğu fonlar ile bunların ihraç ettiği araçlar, işleme konu finansal araçların toplam büyüklüğünün %25’ini aşamaz (m.4.2.3/1-b-ii). İkincisi, fonlar (serbest fonlar dâhil) kurucunun gerçek kişi ilişkili tarafları veya bunların yatırımcısı olduğu fonlarla borsa dışında repo/ters repo işlemi yapamaz; karşı taraf kurucunun tüzel kişi ilişkili tarafıysa işlem büyüklüğü fon portföy değerinin %10’unu aşamaz (m.4.2.3/10). Mevcut aşımların 29.08-31.10.2026 arasında en az 1/3, 01.11-30.11.2026 arasında en az 2/3 oranında azaltılması ve en geç 31.12.2026’da tam uyum sağlanması öngörülmüştür. TP2’nin 8-9.09.2026’da duyurulan ilişkili taraf işleminin bu sınırlara ve geçiş takvimine uygun olup olmadığı, SPK incelemesinde ve olası yargılamalarda ayrıca değerlendirilecek bir husustur.

Örtülü kazanç aktarımı tespit edilirse para fona geri döner mi?

Evet, ama bu iade doğrudan yatırımcıya değil, önce fona yapılır. SPKn m.21/4 uyarınca, Kurul bir kazanç aktarımını tespit ederse, kolektif yatırım kuruluşu (fon), kendisine kazanç aktarımı yapılan taraftan aktarılan tutarın kanuni faiziyle birlikte iadesini talep etmek zorundadır; iade, mal varlığı veya kârı azaltılan fona yapılır. Bu tür bir örtülü kazanç aktarımı, aynı zamanda SPKn m.110/1-c uyarınca nitelikli güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir ve üç yıldan başlayan hapis cezası öngörür.

Şüpheliler etkin pişmanlık gösterirse durum farklılaşır: SPKn m.110/3 uyarınca, m.21/4’teki iade tutarına ek olarak bunun iki katı tutarında bir ödeme yapılması gerekir, ancak bu ek ödeme yatırımcıya değil Hazineye yapılır. Yani etkin pişmanlık mekanizması, mağdura doğrudan bir tazminat aktarımı öngörmez; fona yapılan iade (varsa) katılma payı sahiplerine tasfiye sürecinde payları oranında yansır, ancak Hazineye ödenen ek tutar yatırımcıya geri dönmez. Bu etkin pişmanlık kademelidir: ödeme soruşturma başlamadan önce yapılırsa cezaya hükmolunmaz, soruşturma evresinde yapılırsa ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir (SPKn m.110/3). İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığında da (SPKn m.107/1) benzer bir düzen vardır; orada ödenecek tutar, 500.000 TL’den az olmamak üzere elde edilen menfaatin iki katıdır ve yine Hazineye ödenir (m.107/3). Her iki durumda da Hazineye yapılan ödeme yatırımcının zararını doğrudan karşılamaz; zararın giderilmesi için ayrıca hukuki yollara başvurulması gerekir.

Ceza soruşturmasında yatırımcı ne yapabilir?

Bir yatırımcı, kendisini mağdur/şikâyetçi olarak Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yazılı ya da sözlü şikâyette bulunarak soruşturmaya dâhil edebilir (CMK m.158); bu sıfatla delillerin toplanmasını isteme, soruşturma belgelerinin örneğini isteme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etme haklarına sahiptir (CMK m.234). Kamu davası açıldığında ise “suçtan zarar gören” sıfatıyla, ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında şikâyetçi olduğunu bildirerek davaya katılma talebinde bulunabilir (CMK m.237); bu talep, mahkemece Cumhuriyet savcısı ve sanığın dinlenmesinden sonra karara bağlanır (CMK m.238).

Ancak SPK Kanunu kapsamındaki suçlarda bir özellik vardır: SPKn m.115/1 uyarınca soruşturma açılması Kurul’un Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır (muhakeme şartı) ve m.115/2’ye göre kamu davası açılırsa katılan sıfatını kazanan taraf doğrudan Kurul’dur, yatırımcı değil. Bu nedenle bir yatırımcının SPKn kapsamındaki bir suçta CMK m.237 anlamında kamu davasına katılıp katılamayacağı tartışmalıdır; bu, mahkemenin somut olayda yatırımcının suçtan doğrudan zarar görüp görmediğini değerlendirmesine bağlıdır. Şüphelilere SPKn’daki suçların yanında Türk Ceza Kanunu’ndaki dolandırıcılık (TCK m.157-158) gibi suçlamalar da yöneltilmişse, yatırımcının doğrudan mağdur sıfatı -Av. Ahmet Karaca’nın değerlendirmesine göre- bu ikinci grup suçlar bakımından daha güçlü bir zemine oturabilir. Soruşturma kapsamında CMK m.128 uyarınca şüphelilere ait banka hesapları, hak ve alacaklara elkonulabilmesi için ilgisine göre SPK’dan “suçtan elde edilen değere ilişkin rapor” alınması da kanunda ayrıca öngörülmüştür.

Hangi kuruma, hangi sürede başvurulur?

Fon krizinden zarar gördüğünü düşünen bir yatırımcının başvurabileceği yol, talebin niteliğine göre değişir; aşağıdaki tablo başlıca seçenekleri özetler.

Kurum/yolNe için kullanılır
SPK (şikâyet/ihbar)Mevzuata uygunluk denetimi; idari inceleme ve yaptırım. Kurul bu başvurular üzerine zarar tazminine karar vermez.
TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem HeyetiBorsa işlemleri dışındaki sermaye piyasası faaliyetlerinden doğan zarar/tazmin talepleri; ücretsiz başvuru.
Tüketici hakem heyeti / tüketici mahkemesiUygulanabilirliği tartışmalıdır; işlemin ticari amaçla yapılıp yapılmadığına göre değişir (bkz. Güncel içtihatlar, Yargıtay HGK, E. 2017/2348).
Ticaret mahkemesiPortföy yönetim şirketi/kurucuya veya şirket yöneticilerine karşı sözleşmeye aykırılık/haksız fiil temelli tazminat davası.
İdare mahkemesiSPK’ya karşı hizmet kusuruna dayalı tam yargı davası; husumet Kurula yöneltilir (SPKn m.133/4).
Cumhuriyet savcılığıDolandırıcılık, piyasa dolandırıcılığı veya güveni kötüye kullanma iddialarına ilişkin ceza şikâyeti.

Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açabileceğinden, aşağıdaki tablo başlıca süre/zamanaşımı bilgilerini ayrıca özetler.

DayanakSüre
TSPB Hakem Heyeti (Birlik üyesine ilk başvuru)İşlem/eylem tarihinden itibaren en geç 5 yıl; üyenin cevap süresi 30 gün; Heyete başvuru için cevaptan/sürenin bitiminden itibaren 60 gün.
Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi (SPKn m.32/6)Zararın meydana geldiği tarihten itibaren 6 ay.
Haksız fiile dayalı tazminat talebi (TBK m.72)Zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl.
Vekâlete kıyasen uygulanabilecek talepler (TBK m.147/5)5 yıl (portföy yönetim ilişkisine kıyasen uygulanma riski somut olayda değerlendirilmelidir).
İdareye karşı tam yargı davası (İYUK m.7, m.13)Doğrudan dava: 60 gün. Eylemden doğan zararda önce idareye başvuru: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl.
Arabuluculuk süresince (HUAK m.18/A-15)Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez.

Ticari dava niteliğindeki tazminat taleplerinde (TTK m.4, m.5/A) ve tüketici mahkemesine gidilecek uyuşmazlıklarda (TKHK m.73/A) dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; 186.000 TL altındaki tüketici uyuşmazlıklarında ise (2026 için, TKHK m.68/4 uyarınca idari olarak güncellenen tutar) önce tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur ve bu durumda arabuluculuk dava şartı aranmaz.

TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti’ne başvururken bir istisnaya dikkat edilmelidir: Yönergenin 8/1-d maddesi, “iflas veya tasfiyesine ya da faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına karar verilen Birlik Üyesi hakkındaki uyuşmazlıkların” Heyet tarafından incelenmeyeceğini öngörür. Bu hüküm, tasfiye edilen fonun kendisiyle değil, fonu yöneten portföy yönetim şirketinin (Birlik Üyesi’nin) iflas veya tasfiye durumuyla ilgilidir; fonu yöneten şirket hâlâ faaliyette ise bu ret sebebi büyük olasılıkla uygulanmaz, ancak şirketin kendisi de ayrıca tasfiyeye girerse başvurunuz bu sebeple reddedilebilir. Bu nedenle başvurudan önce, ilgili portföy yönetim şirketinin (fonun değil, şirketin) faaliyet durumunu güncel olarak kontrol etmeniz önerilir.

Kredili işlem/manipülasyon zararı yatırımcıları ne yapmalı?

Kredili işlem yapan ve teminat tamamlama bildirimi sonrası resen satışa maruz kalan yatırımcılar için özkaynak oranı kuralı geçici olarak esnetilmiştir: SPK Bülteni 2026/60 ile, Kredili İşlemler Tebliği m.17’deki asgari %35’lik özkaynak koruma oranı, aracı kurumların kendi risk politikalarına uygun düştüğü ölçüde, 02.10.2026 seans sonuna kadar asgari %20 olarak esnek biçimde uygulanabilir hâle gelmiştir; bu bir zorunluluk değil, aracı kurumun takdirine bırakılan bir imkândır. Özkaynak tamamlama bildirimine rağmen süresi içinde (bildirimden itibaren azami 2 iş günü) tamamlama yapılmazsa, aracı kurum ayrıca ihbarname göndermeksizin resen satış yetkisini kullanabilir (m.18).

KTLEV, GUNDG ve DSTKF gibi paylarda işlem yapmış ve zarara uğradığını düşünen yatırımcılar bakımından ise, SPK Bülteni 2026/59’da bu paylara ilişkin SPKn m.107/1 kapsamında suç duyuruları ve 2 yıllık işlem yasakları duyurulmuştur. Bu tür bir manipülasyon iddiasına dayalı tazminat talebinde dayanak TBK m.49 ve koruma normu olarak SPKn m.107 olup, süre TBK m.72’ye tabidir; bu, kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan altı aylık kısa süreden (SPKn m.32/6) farklıdır ve bu iki dayanağın karıştırılmaması önemlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yakın tarihli bir kararı, manipülasyon iddiasında SPK uzmanlarının da yer aldığı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve ilgili ceza dosyalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır (bkz. Güncel içtihatlar, Yargıtay HGK, E. 2024/393).

Tasfiye ödemesinde vergi kesilir mi?

Tasfiye ödemesi, katılma payının fona iadesi niteliğinde olduğundan GVK geçici m.67 kapsamında tevkifata (stopaj) konu olabilir; ancak stopaj ödemenin tamamı üzerinden değil, yalnızca alış bedeli ile iade bedeli arasındaki kazanç üzerinden hesaplanır. Tasfiye sonunda eline yatırdığından daha az tutar geçen bir yatırımcı bakımından stopaj matrahı oluşmaz. Uygulanacak oran ise fonun türüne, katılma paylarının TEFAS’ta işlem görüp görmediğine ve payın iktisap tarihine göre değişir. Oranlar kanun metninde değil, kanunun verdiği yetkiyle çıkarılan Cumhurbaşkanı kararlarında yer alır; aşağıdaki tablo 2026 itibarıyla uygulanan oranları özetler.

Fon türü2026 stopaj oranıDayanak
Para piyasası fonu ve hisse senedi yoğun olmayan diğer fonlar (9.7.2025 ve sonrasında iktisap edilen paylar)%17,58.7.2025 tarih ve 10041 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
Hisse senedi yoğun fonlar%02012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
Hisse senedi yoğun olsa da katılma payları TEFAS’ta işlem görmeyen serbest fonlar (27.03.2026 ve sonrasında iktisap edilen paylar)%17,526.03.2026 tarih ve 11107 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (RG 27.03.2026)

Tasfiye listesindeki 131 fonun 19’u unvanında “hisse senedi yoğun fon” ibaresi taşımayan para piyasası, katılım para piyasası ve diğer serbest fonlardır; bu fonlarda kazanç varsa kural olarak %17,5 oranı gündeme gelir. Unvanında “HİSSE SENEDİ YOĞUN FON” ibaresi bulunan fonlarda ise oran kural olarak %0’dır; ancak 11107 sayılı Kararla getirilen istisna yalnızca katılma payları TEFAS’ta işlem görmeyen serbest fonlar için geçerlidir. Ayrıca 4.12.2025 tarih ve 7566 sayılı Kanun’la GVK geçici m.67’ye eklenen hükme göre TEFAS’ta işlem görmeyen serbest fonlarda bir yıllık elde tutma süresine bağlı istisna uygulanmaz. Fonunuzun katılma paylarının TEFAS’ta işlem görüp görmediği ve paylarınızı hangi tarihte edindiğiniz oranı doğrudan belirlediğinden, uygulanan kesintiyi dağıtıcı kuruluşunuzun düzenleyeceği dekont üzerinden kontrol etmeniz yerinde olur. Aynı türden fon işlemlerinden doğan zararlar, takvim yılı aşılmamak kaydıyla izleyen dönemlerin tevkifat matrahından mahsup edilebilir (GVK geçici m.67/1); tasfiye ödemelerinin 2026 ile 2027 yıllarına bölünmesi hâlinde bu sınırın sonucu etkileyebileceği göz önünde tutulmalıdır.

Devlet zararı karşılayacak mı?

Bu rehberin hazırlandığı 26.09.2026 itibarıyla, devletin fon yatırımcılarının zararını karşılayacağına dair resmî ve bağlayıcı bir karar bulunmamaktadır. 24.09.2026 tarihinde “Yatırımcıların Korunması Amacıyla Bazı Yatırım Fonlarının Adil Tasfiyesi Hakkında Kanun Teklifi” TBMM’ye sunulmuş olsa da, bu bir kanun teklifidir ve yasalaşıp yasalaşmayacağı, yasalaşırsa hangi içerikle kabul edileceği belirsizdir. Kamuoyunda dolaşan “belirli bir tutarın (örneğin 1 milyon TL) altındaki yatırımcılara öncelikli ödeme yapılacağı” yönündeki formüller, bu rehberin hazırlandığı tarih itibarıyla resmî olarak teyit edilmiş değildir; bu tür bilgiler henüz üzerinde çalışılan öneriler olarak değerlendirilmelidir.

Mevcut hukuki çerçevede, SPK’nın kendisi zarar tazminine karar veremez (bkz. yukarıdaki bölümler) ve Yatırımcı Tazmin Merkezi mekanizması, yalnızca yatırım kuruluşunun nakit/sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde ve azami tutarla (2026 için 2.065.145 TL) sınırlı olarak devreye girebilir; piyasa fiyat hareketlerinden veya portföy yönetim kararlarından kaynaklanan değer kaybını kapsamaz. Bu nedenle, bugünkü mevzuat çerçevesinde asıl tazminat yolu, yukarıda anlatılan hakem heyeti, mahkeme ve ceza yargılamasına katılma mekanizmalarıdır; TBMM’deki gelişmeler ayrıca izlenmelidir.

Siyasi düzeyde de konu gündemdedir: 21.09.2026 tarihinde TBMM’ye bir Meclis araştırması önergesi verilmiş (Anka Haber, 21.09.2026); bu önergede usulsüzlüklerin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, toplam risk tutarı ve yatırımcı sayısının tespiti, zararın hangi kaynaklardan giderilebileceğinin araştırılması, kamu kurumlarının gözetim/denetim sorumluluğunun incelenmesi ve SPK’nın tasfiye kararlarının hukuki dayanağının değerlendirilmesi talep edilmiştir. Basına yansıyan haberlere göre 25.09.2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, BDDK ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yetkililerinin katıldığı üst düzey bir toplantıda, belirli bir tutarın (haberlere göre 1 milyon TL) altındaki yatırımcılara öncelikli ödeme yapılması “üzerinde çalışılan formüllerden biri” olarak gündeme gelmiştir (Karar, 26.09.2026); ancak bu rehberin hazırlandığı tarih itibarıyla bu formül resmî olarak kararlaştırılmış değildir ve bağlayıcı bir SPK/Hazine bülteni veya kararıyla teyit edilmemiştir. Bu nedenle “1 milyon TL altına öncelik” ifadesi, şu an için bir olgu değil, kamuoyunda tartışılan bir öneridir.

“Paranızı kurtarırız” diyenlere nasıl yaklaşılmalı?

Böyle bir vaatle yaklaşan kişi veya kuruma karşı temkinli olunmalıdır; hiçbir hukuki süreç, dava veya başvuru sonucunu önceden garanti edemez ve “paranızı geri alırız” biçimindeki kesin vaatler, hukuki danışmanlık pratiğinin değil, mağduriyet istismarının tipik dilidir. Kriz büyüklüğü ve mağdur sayısı (455.758 tekil yatırımcı) göz önüne alındığında, tasfiye sürecine “aracılık” vaadiyle önceden ücret talep eden, resmî kimliğini ve baro sicilini doğrulamayan veya işlemleri şahsi banka hesabına ödeme yapılmasını isteyerek yürüten kişilere karşı özellikle dikkatli olunmalıdır. Bir avukatla çalışırken, o avukatın ilgili baroya kayıtlı olduğunu barolar birliğinin veya ilgili baronun levha sayfasından doğrulamak ve yazılı bir vekâletname/sözleşme olmadan hiçbir ödeme yapmamak, en temel korunma yoludur.

Şimdi ne yapmalıyım?

Tasfiye ödemesi kendiliğinden yapılacak olsa da, ileride bir hakem heyeti başvurusu, dava veya ceza şikâyeti gündeme gelirse elinizde olması gereken delillerin çoğu bugün kolayca toplanabilir; aylar sonra ise kaybolabilir. Aşağıdaki sıra, bu delilleri güvenceye almak ve süreleri kaçırmamak için izlenebilecek pratik bir yol haritasıdır.

  1. Fonunuzun 131 fonluk resmî tasfiye listesinde olup olmadığını tam unvan ve fon koduyla teyit edin; Tasfiye Edilen Fonlar ve Ödeme Takibi sayfamızda fon koduyla arama yapabilirsiniz.
  2. e-YATIRIMCI portalından katılma payı sayınızı ve varsa hesabınızdaki takyidatları kontrol edin; ekranın tarih görünecek şekilde görüntüsünü alın.
  3. Alım dekontlarını, hesap ekstrelerini, işlem geçmişini, yatırımcı bilgi formunu, imzaladığınız beyan ve sözleşmeleri, satış sırasında gelen SMS ve e-postaları tek bir klasörde toplayın.
  4. Satışı yapan kuruluştan, işlem tarihinizdeki nitelikli yatırımcı tevsik belgelerinin (III-52.1 Tebliği m.25/4), imzalı formların ve varsa görüşme kayıtlarının bir örneğini yazılı olarak isteyin; kişisel verilerinize ilişkin bilgi talebinde KVKK m.11’deki haklarınıza da dayanabilirsiniz.
  5. TEFAS üzerinden verilmiş ve gerçekleşmemiş bir iade talimatınız varsa emir numarasını ve saatini belgeleyin; talimatın öncelikli borç olarak kaydedilip kaydedilmediğini (Bülten 2026/61, A-6) tasfiyeyi yürüten bankadan ve dağıtıcı kuruluşunuzdan yazılı olarak teyit edin.
  6. Serbest fon aldıysanız, işlem tarihinizde nitelikli yatırımcı olup olmadığınızı Nitelikli Yatırımcı Testi ile kontrol edin.
  7. Talebinizin niteliğine göre yolu ve süreyi belirleyin: mevzuata aykırılık bildirimi için SPK, zarar talebi için TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti veya mahkeme, suç iddiası için Cumhuriyet başsavcılığı. Özellikle kamuyu aydınlatma belgelerine dayanan taleplerdeki altı aylık süreye (SPKn m.32/6) dikkat edin.
  8. SPK bültenlerini, tasfiyeyi yürüten bankaların duyurularını ve fonunuzun KAP sayfasını düzenli olarak takip edin; ödeme dönemleri bankalarca belirlenecektir.
  9. Somut durumunuzu belgelerinizle birlikte bir avukata değerlendirtin.

Güncel içtihatlar

Aşağıdaki kararlar, fon/yatırım ürünü satışında kurum sorumluluğu, görevli mahkeme, manipülasyon iddialarında ispat ve SPK’ya karşı hizmet kusuru gibi fon krizinde sıkça gündeme gelebilecek konularda güncel yargı yaklaşımını göstermektedir.

MerciTarihEsas/Kararİlke (özet)
Yargıtay 11. HD22.12.2016E. 2016/1348, K. 2016/9772Risk profiline uygun açıklanmayan fon satışında bankanın ağırlıklı sorumluluğu, yatırımcının araştırma yükümlülüğüyle birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 11. HD20.04.2021E. 2019/4445, K. 2021/3866Bilgilendirme ve gözetim yükümlülüğü yerine getirilmişse, fon alım satımından doğan zarardan kurum sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 11. HD17.04.2024E. 2023/5679, K. 2024/2980Fon satışında kesinti/komisyon konusunda eksik bilgilendirme, sermaye piyasası mevzuatına aykırılık ve sorumluluk doğurabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu07.02.2019E. 2017/2348, K. 2019/82Sözleşmede işlemlerin ticari amaçla yapılacağı açıkça belirtilmişse, görevli mahkeme tüketici değil ticaret mahkemesidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu17.12.2025E. 2024/393, K. 2025/848Manipülasyon iddiasında husumet iddianın ileri sürülüş biçimine göre belirlenir; SPK uzmanlarının da yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve ceza dosyaları birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay 11. HD05.09.2024E. 2023/3797, K. 2024/6074İzahname ihlali nedeniyle pay değerindeki azalma pay sahibi için dolaylı zarardır; kamuyu aydınlatma tazminat talebi altı aylık zamanaşımına tabidir.
Danıştay 13. Daire21.05.2024E. 2019/2605, K. 2024/2305SPK’nın düzenleme/denetim/bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirdiğinin tespiti hâlinde hizmet kusuruna dayalı tazminat talebi reddedilir.

Yargıtay 11. HD, E. 2016/1348, K. 2016/9772, 22.12.2016

Davacı, davalı bankanın “prestij fonu” olarak pazarladığı bir serbest fona yatırım yapmış, SPK bu pazarlama biçimi nedeniyle bankaya idari para cezası uygulamıştır. Yerel mahkeme zararın %70’ini bankaya, %30’unu davacıya yükleyen kısmi kabul kararı vermiş, Yargıtay bilgilendirme yetersizliğine ilişkin tespiti onamış ancak davacının fonu daha önce kârla satıp satmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

dosya arasına celp edilen ve çözümü yapılan ses kayıtlarından dava konusu fon ile ilgili olarak davacının davalı bankaca yeterince bilgilendirilmediği ve davacının da işlem yaptığı fon ile ilgili olarak kendisinin yapması mümkün olan araştırmaları yapmadığının anlaşılmasına göre

İlke: Banka/aracı kurumun risk profiline uygun biçimde açıklanmayan bir fon ürününü pazarlaması hâlinde zarardan ağırlıklı oranda sorumlu tutulabileceği, ancak yatırımcının araştırma yükümlülüğüne aykırı davranışının müterafik kusur oluşturacağı kabul edilmiştir. Uygulamaya etkisi: Karar bozulmuştur ve bu kararla kesinleşmemiştir; yerel mahkemeye iade edilmiştir. Bilgilendirme eksikliği iddialarında yatırımcının kendi geçmiş işlem davranışının da inceleneceğini göstermesi bakımından yol göstericidir.

Yargıtay 11. HD, E. 2019/4445, K. 2021/3866, 20.04.2021

Davacı, aracı kurum ve portföy yönetim şirketinin kendisini bir serbest yatırım fonuna yönlendirdiğini, risklerin anlatılmadığını ileri sürerek tazminat talep etmiştir. Mahkemeler, davacının gerekli bilgiye sahip olduğunu ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğini kabul ederek davayı reddetmiştir.

taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde davalının üzerine düşen bilgilendirme ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği, fon alım ve satımdan kaynaklı zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı

İlke: Kurumun sözleşmesel bilgilendirme ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin tespiti hâlinde, fon alım satımından kaynaklanan zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir. Uygulamaya etkisi: Karar 20.04.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Bilgilendirmenin somut olarak ispatlanabilmesinin (yazılı form, imzalı beyan vb.) davanın sonucunu belirleyici olduğunu göstermektedir.

Yargıtay 11. HD, E. 2023/5679, K. 2024/2980, 17.04.2024

Davacılar, bankadan ana para korumalı bir altın fonu satın almış, vadeden önce çıkışta yalnızca %1 komisyon kesileceği söylenmesine rağmen daha yüksek kesinti yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkeme, bankanın mevzuata uygun davranmadığını tespit ederek davayı kısmen kabul etmiş, Yargıtay onamıştır.

fon satımı sırasında “%1 lik çıkış komisyonu dışında başka bir kesinti ve kaybın oluşmayacağı” yönünde eksik bilgilendirme-yönlendirme yapılarak gereksiz alım satım yapmalarına ortam hazırlandığı

İlke: Fon satımı sırasında kesinti/komisyon konusunda eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi, mevzuata aykırılık ve sorumluluk doğurabilir. Uygulamaya etkisi: Karar 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle onanmıştır. Satış sırasında sözlü olarak verilen kesinti/maliyet beyanlarının da hukuki sonuç doğurabileceğini göstermektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2348, K. 2019/82, 07.02.2019

Davacı, bir aracı kurumla kaldıraçlı alım satım sözleşmesi imzalamış, işlemlerin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek fesih ve tazminat talep etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede işlemlerin ticari amaçla yapılacağının açıkça belirtildiğini gözeterek ticaret mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.

eldeki davaya konu sözleşmenin ticari amaçla yapıldığının açıkça belirtilmiş olmasına göre uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli sayılamaz.

İlke: Yatırım sözleşmesinde işlemlerin ticari amaçla yapılacağı açıkça belirtilmişse, uyuşmazlıkta tüketici değil ticaret mahkemesi görevlidir. Uygulamaya etkisi: Karar 07.02.2019 tarihinde oy çokluğuyla ve karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere kesinleşmiştir; karara güçlü bir karşı oy yazılmıştır. Fon davalarında görevli mahkemenin sözleşme metnindeki amaç ibaresine göre değişebileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/393, K. 2025/848, 17.12.2025

Davacı bir aracı kurumdur: kendi çalışanının bazı müşterilerle eylem birliği içinde, talimatı aşan emirler ve kredili işlemlerle bir payda yapay piyasa oluşturduğunu ileri sürerek bu hisse alım işlemlerinin ve takasın iptalini istemiştir. Yerel mahkeme, alım işlemlerinin tarafı olmayan davalılara husumet düşmeyeceğini kabul etmiş ve bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılara husumet düştüğünü, ancak davacının manipülasyon nedeniyle nasıl bir zarara uğradığının dosyadan tam anlaşılamadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.

bilirkişilik yapmaya ehil ve aralarında SPK uzmanlarının da bulunduğu bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınıp tüm dosya kapsamı ve bir kısım davalılar aleyhine açılan ceza davaları birlikte değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

İlke: Yapay piyasa oluşturma (manipülasyon) iddiasına dayanan davalarda, iddia edilen zararın somut olarak açıklattırılması, SPK uzmanlarının da yer aldığı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve ilgili ceza dosyalarının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Uygulamaya etkisi: Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuş, dosya yerel mahkemeye iade edilmiştir; bu kararla kesinleşmemiştir. Davacının yatırımcı değil aracı kurum olduğu unutulmamalıdır; karar, yatırımcı davalarında doğrudan sonuç değil, manipülasyon iddialarında bilirkişi incelemesi ve ceza dosyasıyla bağlantı bakımından yol göstericidir.

Yargıtay 11. HD, E. 2023/3797, K. 2024/6074, 05.09.2024

Pay sahibi davacı, halka açık şirketin izahnamesinde belirtilen halka arz gelirlerinin kullanım yerlerine uyulmadığını, şirket değerinin bu nedenle düştüğünü ileri sürerek yönetim kurulu üyelerinden tazminat talep etmiştir. Mahkemeler, bu zararın “dolaylı zarar” olduğunu, tazminatın şirkete ödenmesinin istenmesi gerektiğini belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay onamıştır.

davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararlar dolaylı zarar niteliğinde olduğundan hükmedilecek tazminatın 6102 sayılı Kanun’un 555 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerektiğini

İlke: İzahname ihlali nedeniyle şirket değerindeki azalmadan kaynaklanan zarar pay sahibi için dolaylı zarardır ve tazminatın şirkete ödenmesi istenmelidir; kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi SPKn m.32/6 uyarınca altı aylık kısa zamanaşımına tabidir. Uygulamaya etkisi: Karar 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle kesinleşmiştir. İzahname/KAP temelli taleplerde hem dava türünün (doğrudan mı dolaylı zarar mı) hem de kısa zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi gerektiğini göstermektedir.

Danıştay 13. Daire, E. 2019/2605, K. 2024/2305, 21.05.2024

SPK’nın kaldıraçlı alım satım piyasasını yeterince düzenleyip denetlemediği iddiasına dayalı bir hizmet kusuru davasında, idare mahkemesi SPK’nın denetim ve bilgilendirme görevlerini yerine getirdiğini tespit ederek davayı reddetmiş, Danıştay 13. Daire bu kararı onamıştır.

Tebliğ uyarınca denetim ve gözetim görevlerinin yerine getirildiği, bu bağlamda izinsiz olarak faaliyet gösteren kuruluşlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve idarî para cezalarının uygulandığı

İlke: SPK’nın düzenleme, denetim ve bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirdiğinin tespiti hâlinde, hizmet kusuruna dayalı tazminat talebinin reddi isabetli görülür. Uygulamaya etkisi: Karar 21.05.2024 tarihinde kesinleşmiştir. SPK’ya karşı açılacak tam yargı davalarında, Kurulun somut denetim faaliyetini (bülten, tedbir, suç duyurusu gibi) ortaya koymuş olmasının davanın sonucunu doğrudan etkilediğini göstermektedir.

Doğru bilinen yanlışlar

“SPK 131 fonu tasfiyeye sevk etti, şimdi SPK bana tazminat ödeyecek.” Kesin cevap: Hayır. SPK’nın kendi resmî açıklamasına göre, Kurul’a yapılan şikâyet ve ihbarlar üzerine yürütülen idari incelemeler yalnızca mevzuata uygunluk denetimidir; Kurul zarar tazminine karar vermez. Tasfiye kararı bir idari tedbirdir, doğrudan bir tazminat mekanizması değildir.

“e-YATIRIMCI’da fonun fiyatı 0 göründüğü için param tamamen bitti.” Kesin cevap: Hayır. Bu görünüm, tasfiye sürecindeki teknik bir aşamayı yansıtır; nihai ödeme tutarı, fonun tasfiye sürecinde nakde çevrilen varlıklarının değerine ve mutabakat sonuçlarına göre ayrıca belirlenir.

“Tasfiye ödemesini almak için SPK’ya veya bankaya ayrıca başvuru yapmam gerekiyor.” Kesin cevap: Hayır. SPK Bülteni 2026/61’in A-5 maddesine göre ödeme, mutabakatı yapılmış bireysel saklama hesaplarına katılma payı sahipliği oranında otomatik olarak aktarılır; ayrı bir başvuru şartı bültende yer almamaktadır.

“Yatırımcı Tazmin Merkezi, fonumdaki değer kaybını da karşılar.” Kesin cevap: Hayır. SPKn m.84/2 açıkça “yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamında değildir” der; YTM yalnızca yatırım kuruluşunun nakit/sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde, azami tutarla sınırlı olarak devreye girer.

“Serbest fonda uygunluk testi yapılmadığı için satış geçersizdir.” Kesin cevap: Hayır. III-52.1 Tebliği m.25/6 uyarınca uygunluk testi (m.33) serbest fonlara zaten uygulanmaz; bu nedenle “uygunluk testi yapılmadı” savı, serbest fon satışları bakımından tek başına bir hukuka aykırılık iddiası oluşturmaz. Serbest fon satışında asıl tartışma konusu, nitelikli yatırımcı vasfının doğru tespit edilip edilmediğidir.

“Toplu dava açılırsa bütün yatırımcıların zararı tek davada ödenir.” Kesin cevap: Hayır. HMK m.113’teki topluluk davası, dernek ve diğer tüzel kişilere üyelerinin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi için dava açma imkânı verir; bu yolla yatırımcılar adına tazminata hükmedilmez. Birden fazla yatırımcı HMK m.57’deki koşullar varsa aynı davada birlikte davacı olabilir, ancak her birinin talebi ve zararı ayrı ayrı değerlendirilir.

Sermaye piyasası hukuku alanında çalışan Av. Ahmet Karaca’ya göre, fon krizinde yatırımcıların en sık yaptığı hata, tasfiye sürecinin kendiliğinden ve hızlı işleyeceğini varsayarak delil toplama sürecini ihmal etmesidir; oysa alım dekontları, bilgilendirme belgeleri ve işlem geçmişi, ileride açılabilecek bir hakem heyeti başvurusunda veya davada belirleyici olabilmektedir.

Örnek senaryo: Bir yatırımcının Ağustos 2026’da bir bankanın şubesinde, portföyünün büyük bölümünü bir serbest fona yönlendirdiğini ve kendisine “yüksek getirili, düşük riskli” bir ürün olarak tanıtıldığını varsayalım. Eylül ortasında fon tasfiye listesine girdiğinde yatırımcı, işlem tarihinde nitelikli yatırımcı beyanı imzalayıp imzalamadığını, imzaladıysa bu beyanın hangi belgelerle desteklendiğini hatırlayamamaktadır. Bu durumda izlenecek ilk adım, şubeden işlem tarihindeki tüm evrakın (yatırımcı bilgi formu, beyan, dekont) bir örneğini yazılı olarak talep etmek ve bu belgelerle birlikte durumu bir avukatla değerlendirmektir; belgelerin eksik veya çelişkili çıkması, ilerleyen bir hakem heyeti başvurusunda veya davada önemli bir dayanak oluşturabilir.

Sık sorulan sorular

Tasfiye edilen bir fonda param tamamen yanar mı?

Hayır, fon mal varlığı tasfiye edilerek katılma payı sahiplerine payları oranında dağıtılır (SPKn m.53/3); ancak ödenecek tutar, fonun tasfiye tarihindeki gerçek portföy değerine bağlıdır ve bu değer, yatırım tarihindeki tutardan düşük olabilir.

Tasfiye ödemesi için bankaya veya SPK’ya dilekçe vermem gerekir mi?

Hayır, SPK Bülteni 2026/61’in A-5 maddesine göre ödeme, mutabakatı yapılmış bireysel saklama hesabınıza katılma payı sahipliğiniz oranında otomatik olarak aktarılır; ayrıca bir başvuru şartı öngörülmemiştir.

Fonumun 131 fonluk listede olup olmadığını nereden kontrol ederim?

Fonunuzun tam unvanını veya kodunu SPK Bülteni 2026/61’in C bölümündeki resmî listeyle karşılaştırabilir, güncel durumu ve tasfiye bankasını gösteren bir özet için Tasfiye Edilen Fonlar ve Ödeme Takibi sayfamıza bakabilirsiniz.

Tasfiye ne zaman tamamlanacak?

SPK Bülteni 2026/61’in A-8 maddesine göre tasfiye, duyuru tarihinden itibaren geçecek en fazla altı aylık sürenin bitimini izleyen ilk iş gününde sona erer (süre Bülten 2026/62 ile 3 aydan 6 aya çıkarılmıştır); Kurul uzatmazsa bu tarih Mart 2027’nin üçüncü haftasına denk gelir, ancak süre uzatılabileceği için kesin bir gün verilemez.

17 Eylül’den önce verdiğim satış emri öncelikli mi?

TEFAS üzerinden verilip gerçekleştirilmeyen iade talimatlarının karşılığı fona borç kaydedilir ve elde edilen nakitten öncelikle ödenir (Bülten 2026/61, A-6); ihbarlı fonlarda 17.09.2026 saat 13.30’dan, para piyasası fonlarında valör saatinden sonra iletilen talimatlar ise tasfiye esasları kapsamındadır, bu nedenle talimatınızın durumunu bankadan yazılı olarak teyit edin.

SPK bana doğrudan tazminat öder mi?

Hayır, SPK’nın kendi açıklamasına göre şikâyet/ihbar üzerine yapılan idari incelemeler yalnızca mevzuata uygunluk denetimidir; Kurul zarar tazminine karar vermez, tazminat ancak hakem heyeti, mahkeme veya ceza yargılaması yollarıyla aranabilir.

Nitelikli yatırımcı olmadan serbest fon aldıysam ne yapabilirim?

Öncelikle statünüzü kazandığınız tarihte geçerli eşiği (19.12.2025 öncesinde 1 milyon TL, sonrasında ilk kez statü kazananlar için 10 milyon TL finansal varlık) ve durumunuzu netleştirin; satışı yapan kuruluştan nitelikli yatırımcı tevsik belgelerinizin bir örneğini yazılı olarak talep edebilir, sonucuna göre hukuki yol değerlendirebilirsiniz.

Tasfiye ödemesinden vergi kesilir mi?

Tasfiye ödemesi GVK geçici m.67 kapsamında stopaja konu olabilir, ancak stopaj yalnızca kazanç üzerinden hesaplanır ve zarar varsa matrah oluşmaz; 2026 itibarıyla para piyasası fonlarında oran %17,5, hisse senedi yoğun fonlarda %0’dır, TEFAS’ta işlem görmeyen hisse senedi yoğun serbest fonlarda ise 27.03.2026’dan sonra edinilen paylar için %17,5’tir.

Devlet mağdurların zararını karşılayacak mı?

Bu konuda henüz resmî ve bağlayıcı bir karar yoktur; 24.09.2026’da TBMM’ye bir kanun teklifi sunulmuştur ancak yasalaşma durumu ve içeriği belirsizdir.

Ceza soruşturmasına şikâyetçi olabilir miyim?

Evet, CMK m.158 uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa şikâyette bulunabilir, CMK m.234 kapsamındaki mağdur haklarından yararlanabilirsiniz; kamu davasına katılma talebinizin kabulü ise mahkemenin somut değerlendirmesine bağlıdır.

Hangi kuruma başvuracağımı nasıl belirlerim?

Talebinizin niteliğine göre değişir: mevzuata aykırılık bildirimi için SPK, borsa işlemleri dışındaki sermaye piyasası faaliyetlerinden doğan zarar için TSPB Hakem Heyeti, tazminat davası için ticaret veya tüketici mahkemesi, SPK’nın hizmet kusuru için idare mahkemesi, suç iddiası için Cumhuriyet başsavcılığı; her birinin kendi süresi vardır.

“Paranızı hemen kurtarırız” diyen birine güvenmeli miyim?

Hayır, hiçbir hukuki süreç kesin sonuç garanti edemez; önceden ücret talep eden veya kimlik/baro sicilini doğrulamayan kişilere karşı temkinli olun, yazılı sözleşme ve vekâletname olmadan ödeme yapmayın.

İlgili rehberler

Kaynaklar

Mevzuat ve kurum kararları

  1. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu — mevzuat.gov.tr
  2. SPK Bülteni 2026/60, 17.09.2026 — spk.gov.tr
  3. SPK Bülteni 2026/61, 17.09.2026 — spk.gov.tr
  4. SPK Bülteni 2026/62, 20.09.2026; 2026/63, 22.09.2026; 2026/64, 23.09.2026; 2026/65, 25.09.2026 — spk.gov.tr
  5. Gelir Vergisi Kanunu geçici m.67 ve 26.03.2026 tarih ve 11107 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (RG 27.03.2026, sayı 33206) — resmigazete.gov.tr
  6. SPK, tasfiye süresinin uzatılmasına ilişkin duyuru, 21.09.2026 — spk.gov.tr
  7. SPK, tasfiye konusu fonlardaki yatırımcı sayısına ilişkin açıklama, 23.09.2026 — spk.gov.tr
  8. SPK, “Şikâyet Başvurusu Nereye, Nasıl Yapılır?” — spk.gov.tr
  9. SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber — spk.gov.tr
  10. SPK Bülteni 2025/64, 19.12.2025 (nitelikli yatırımcı eşiği İlke Kararı) — spk.gov.tr
  11. Yatırımcı Tazmin Merkezi, azami tazmin tutarı — ytm.gov.tr

Yargı kararları

  1. Yargıtay 11. HD, E. 2016/1348, K. 2016/9772, 22.12.2016 — UYAP Bedesten, belge no 331133100. karararama.yargitay.gov.tr
  2. Yargıtay 11. HD, E. 2019/4445, K. 2021/3866, 20.04.2021 — UYAP Bedesten, belge no 657284700. karararama.yargitay.gov.tr
  3. Yargıtay 11. HD, E. 2023/5679, K. 2024/2980, 17.04.2024 — UYAP Bedesten, belge no 1039189800. karararama.yargitay.gov.tr
  4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2348, K. 2019/82, 07.02.2019 — UYAP Bedesten, belge no 498838000. karararama.yargitay.gov.tr
  5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/393, K. 2025/848, 17.12.2025 — UYAP Bedesten, belge no 1200795900. karararama.yargitay.gov.tr
  6. Yargıtay 11. HD, E. 2023/3797, K. 2024/6074, 05.09.2024 — UYAP Bedesten, belge no 1080299200. karararama.yargitay.gov.tr
  7. Danıştay 13. Daire, E. 2019/2605, K. 2024/2305, 21.05.2024 — UYAP Bedesten, belge no 1162746800. karararama.danistay.gov.tr

Güncelleme notu: 27.09.2026 — ilk yayın.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

Fon krizinde durumunuzun ön değerlendirmesini mi istiyorsunuz?

Fonunuz tasfiye edilen 131 fon arasındaysa, ödeme süreci, iade talimatları ve olası dava yolları konusunda avukatlık ve danışmanlık hizmeti almak için Av. Ahmet Karaca’ya ulaşabilirsiniz.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), sermaye piyasası hukuku, kripto varlık hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.