Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula
- Ceza Genel Kurulu 2026’da hile tanımını tekrarladı: mağdurun denetleme imkânını kaldırmayan yalan hile değildir.
- Para bankaya gönderildi diye 158/1-f uygulanmaz; şifreyle failin aktarması hırsızlık (142/2-e), kartla rıza dışı harcama 245/1’dir.
- 158/3 artırımı takdire bağlı değildir; (e), (f), (j), (k), (l) bentlerinde ve örgüt hâlinde müdafi atanmadan kurulan hüküm bozulur.
- “Port bilgisi yok”, “yurt dışındaki şirket bilgi vermiyor” ve “hukuk mahkemesine gitsin” gerekçeli takipsizlik kararları kanun yararına bozuluyor.
- Gerçek failin başka dosyadaki beyanı, kesinleşmiş mahkûmiyete karşı yargılamanın yenilenmesi için yeni delildir.
Hangi Yargıtay kararı hangi konuda ne söylüyor?
Aşağıdaki tablo, bu rehberdeki kararları konu sırasıyla gösterir; künyeye tıklandığında kararın birebir alıntısına ve kısa değerlendirmesine gidilir. Kararların çoğu 2024–2026 tarihlidir; eski olanlar, yeni kararlarda hâlâ dayanak gösterilen Ceza Genel Kurulu ilke kararlarıdır. TCK 158’in bentlerine, cezasına ve savunma yollarına genel bir giriş için nitelikli dolandırıcılık rehberine bakılabilir.
| Merci | Tarih | E./K. | Konu | İlke |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay CGK | 25.03.2026 | E. 2025/222, K. 2026/188 | Hile, basit yalan | Hile nitelikli yalandır; basit yalan yetmez. |
| Yargıtay 11. CD | 17.10.2024 | E. 2021/39710, K. 2024/11880 | Hile | Mağdurun kolayca doğrulayamayacağı yalan hiledir. |
| Yargıtay CGK | 29.11.2022 | E. 2022/204, K. 2022/749 | 158/1-f, banka | Bankanın faaliyeti, görevlisi veya ürettiği belge araç olmalı. |
| Yargıtay CGK | 14.01.2026 | E. 2024/199, K. 2026/28 | 142/2-e ve 245 ayrımı | Şifreyle aktarım hırsızlık; ele geçirilen kartla çekim 245/1. |
| Yargıtay 11. CD | 05.05.2026 | E. 2021/30840, K. 2026/5048 | 245 ayrımı | Ele geçirilen kartla rıza dışı harcama 245/1’dir. |
| Yargıtay 11. CD | 07.01.2026 | E. 2025/5503, K. 2026/265 | 158/1-l | Kamu görevlisi kurgusuyla mal aldırmak l bendidir. |
| Yargıtay 11. CD | 21.02.2024 | E. 2021/20222, K. 2024/2021 | 158/1-l, zaman | 02.12.2016 öncesi fiile l bendi uygulanmaz. |
| Yargıtay CGK | 02.04.2013 | E. 2012/15-1398, K. 2013/112 | 158/1-a | Din, aldatma aracı olarak kullanılmalı. |
| Yargıtay 11. CD | 08.10.2024 | E. 2021/26839, K. 2024/11255 | 158/1-c | Tek hekim raporu algılama zayıflığını ispatlamaz. |
| Yargıtay 11. CD | 13.04.2026 | E. 2021/29976, K. 2026/3763 | 158/1-d | Boş senedi icraya koymak icra dairesini araç kılmaktır. |
| Yargıtay 11. CD | 27.02.2024 | E. 2021/13384, K. 2024/2287 | 158/1-e | Kurumun denetim imkânı sürüyorsa hile yoktur. |
| Yargıtay CGK | 08.02.2023 | E. 2022/330, K. 2023/75 | 158/1-h | Özgü suçtur; aldatma ticari faaliyet sırasında olmalı. |
| Yargıtay 11. CD | 10.06.2026 | E. 2021/30262, K. 2026/6294 | 158/1-i | Emlakçılık serbest meslek değildir. |
| Yargıtay 11. CD | 19.06.2025 | E. 2021/15438, K. 2025/7547 | 158/1-j | Kredi görevlisi hileyle aldatılmış olmalı. |
| Yargıtay 11. CD | 05.03.2026 | E. 2021/30444, K. 2026/2650 | 158/1-k | Basit incelemeyle anlaşılan aldatma hile değildir. |
| Yargıtay 11. CD | 31.03.2026 | E. 2021/33301, K. 2026/3567 | 158/2 | Makam ve unvan somut olarak anılmalı. |
| Yargıtay 11. CD | 04.07.2023 | E. 2022/4646, K. 2023/5641 | 158/2 – TCK 255 | Gerçek nüfuz yoksa eylem dolandırıcılıktır. |
| Yargıtay 11. CD | 01.07.2026 | E. 2021/40524, K. 2026/7381 | 158/3 | Yarı artırım zorunlu; müdafisiz hüküm bozulur. |
| Yargıtay CGK | 08.11.2022 | E. 2022/436, K. 2022/705 | 158/3, temyiz | Dayanağı çöken 158/3 temyiz eşiğine katılmaz. |
| Yargıtay 11. CD | 07.11.2024 | E. 2024/3326, K. 2024/13191 | Hesap kullandırma | Kimlik ve internet bankacılığını baştan veren müşterek faildir. |
| Yargıtay 11. CD | 04.06.2024 | E. 2021/16966, K. 2024/7470 | TCK 37 – 39 | Hesap toplayıp parayı çekenlere 39 indirimi yapılmaz. |
| Yargıtay 11. CD | 18.04.2024 | E. 2024/1989, K. 2024/5243 | Kurye | Arayan hattın HTS ve baz kaydı araştırılmalı. |
| Yargıtay 11. CD | 04.11.2025 | E. 2022/2642, K. 2025/13857 | Kurye | Kamera ve fatura varken “ricayla götürdüm” yetmez. |
| Yargıtay CGK | 25.10.2022 | E. 2022/17, K. 2022/665 | Etkin pişmanlık | Pişmanlık davranışla da gösterilebilir. |
| Yargıtay 11. CD | 04.05.2026 | E. 2026/350, K. 2026/4950 | Etkin pişmanlık | Bir sanığın ödemesi diğerlerine de indirim sağlar. |
| Yargıtay 11. CD | 10.10.2022 | E. 2022/4, K. 2022/15837 | HAGB | Zarar tespit edilmeden HAGB verilemez. |
| Yargıtay 11. CD | 02.07.2025 | E. 2021/19152, K. 2025/8281 | HAGB, teşebbüs | Somut zarar yoksa giderim şartı engel değildir. |
| Yargıtay 11. CD | 30.04.2026 | E. 2026/2045, K. 2026/4912 | Adli para cezası | Temel gün menfaatin iki katından az olamaz. |
| Yargıtay 11. CD | 06.05.2025 | E. 2021/37000, K. 2025/5509 | Adli para cezası | “İki katı” kuralı d bendinde uygulanmaz. |
| Yargıtay 11. CD | 16.04.2026 | E. 2021/33697, K. 2026/4117 | Teşebbüs | Para girişi ile bloke arasındaki süre belirleyicidir. |
| Yargıtay 11. CD | 07.10.2025 | E. 2022/10442, K. 2025/12703 | Teşebbüs, icra | Haciz konup satış yapılmadıysa teşebbüstür. |
| Yargıtay CGK | 27.09.2023 | E. 2023/314, K. 2023/480 | Zincirleme suç | Farklı mağdurlara karşı zincirleme olmaz. |
| Yargıtay 11. CD | 22.12.2025 | E. 2025/5733, K. 2025/16377 | Zincirleme suç | Tek görüşmedeki menfaatlere 43 uygulanmaz. |
| Anayasa Mahkemesi | 13.05.2026 | E. 2026/10, K. 2026/111 | Görev (7571) | Asliye cezanın görevi Anayasa’ya aykırı değildir. |
| Yargıtay 11. CD | 20.04.2026 | E. 2021/32380, K. 2026/4223 | Görev, geçici m.7 | Bozulan eski dosya hükmü veren ağır cezaya döner. |
| Yargıtay CGK | 04.02.2026 | E. 2025/22, K. 2026/59 | Zamanaşımı, müdafi | Oranlı artırımlar zamanaşımı ve zorunlu müdafi hesabına girer. |
| Yargıtay 11. CD | 11.06.2026 | E. 2021/31667, K. 2026/6453 | Zamanaşımı | Vasıf 157’ye inince süre sekiz yıldır. |
| Yargıtay 11. CD | 22.06.2026 | E. 2026/539, K. 2026/6800 | Uzlaştırma | Banka yalnız ödeme aracıysa 157 ve uzlaştırma. |
| Yargıtay 11. CD | 01.06.2026 | E. 2021/37892, K. 2026/5805 | Uzlaştırma, 167/2 | Akrabalar arası 158 uzlaştırmaya tabidir. |
| Yargıtay 11. CD | 15.06.2026 | E. 2026/536, K. 2026/6495 | Takipsizlik, KYB | “Basit yalan, hukuk yoluna gitsin” gerekçesi bozuldu. |
| Yargıtay 11. CD | 20.10.2025 | E. 2025/1315, K. 2025/13352 | Takipsizlik, KYB | “Port bilgisi yok” gerekçesi bozuldu. |
| Yargıtay 11. CD | 27.04.2026 | E. 2025/5763, K. 2026/4543 | Takipsizlik, KYB | KYC uygulayan borsalardan bilgi istenmeli. |
| Yargıtay 11. CD | 30.09.2024 | E. 2024/2289, K. 2024/10861 | Yargılamanın yenilenmesi | Gerçek failin başka dosyadaki beyanı yeni delildir. |
| Yargıtay 11. CD | 16.02.2026 | E. 2025/4367, K. 2026/1630 | KYB, yenileme | “Parayı ben çekmedim” itirazı KYB yolunda dinlenmez. |
| Yargıtay 11. CD | 30.09.2024 | E. 2024/3673, K. 2024/10848 | 158/4 öncesi | “Sadece hesap kullandırdım” itirazı reddedildi. |
Tablodaki kararların ağırlığı 11. Ceza Dairesinde ve kanun yararına bozma yolunda toplanıyor; takipsizlik kararlarına ilişkin içtihadın neredeyse tamamı bu yoldan geliyor. Ceza Genel Kurulu kararları ise hile, banka ayağı, zincirleme suç ve zamanaşımı gibi kavramsal sorularda belirleyici. Kanun değişikliklerinden önceki kararlar, görev ve ceza miktarı bakımından değişikliklerle birlikte okunmalı.
- Kararda aktarılan tebliğname, Başsavcılık itiraznamesi veya karşı oy cümlesi, Dairenin ya da Kurulun görüşü değildir. Alıntı kararın kendi değerlendirme kısmından seçilmeli.
- Bazı onama kararlarında alıntılanan cümle, ilk derece mahkemesinin Yargıtay kararında aktarılan kabulüdür. Bunu “Yargıtay’ın sözü” gibi sunmak, karşı tarafa kolay bir itiraz verir.
- 7571 sayılı Kanun öncesindeki görev tespitleri, 6763 sayılı Kanun öncesindeki ceza aralıkları ve 158/4 öncesindeki “sadece hesap verdim” değerlendirmeleri bugünkü metinle karşılaştırılmadan kullanılmamalı.
Hile nedir, basit yalan ne zaman suç sayılmaz?
Hile, mağdurun denetleme ve sorgulama imkânını ortadan kaldıran nitelikli bir yalandır; karşı tarafın kolayca doğrulayabileceği bir yalan dolandırıcılığın hile unsurunu oluşturmaz. Yargıtay bu ayrımı mağdurun somut durumuna göre yapıyor: aynı söz, doğrulama imkânı olan birine karşı basit yalan, olmayan birine karşı hile sayılabiliyor. Suçun temel unsurları için basit dolandırıcılık (TCK 157) rehberine, sözleşme ilişkilerindeki sınır için dolandırıcılık ile hukuki ihtilaf ayrımına bakılabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/222, K. 2026/188, 25.03.2026
“Hile nitelikli yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme/sorgulama imkanını ortadan kaldırmalıdır.”
Kurul, ticari alışverişte verilen çek nedeniyle kurulan ve Dairece onanan mahkûmiyeti, çekin önceden doğmuş bir borç için verilip verilmediği araştırılmadığı için bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi; on üye itirazın reddi görüşündeydi, hile tanımı ise çoğunluk gerekçesindedir. Savunmada hile tartışmasının en güncel dayanağı bu tanımdır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39710, K. 2024/11880, 17.10.2024
“özellikle annesinin hastalığı ve bakıma muhtaç olduğuna dair yalanının annesinin başka bir şehirde yaşaması nedeni ile katılan tarafından kolayca tespit edilemeyeceği, suçun hile unsurunun gerçekleştiği”
Duygusal ilişki içindeki sanığın, annesinin hasta olduğu yalanıyla para alması hile sayıldı ve basit dolandırıcılıktan (TCK 157) kurulan mahkûmiyet onandı. Basit yalan savunması, mağdurun o bilgiyi fiilen ve kolayca doğrulayabileceğini gösteren bir olgu olmadan sonuç vermez.
Banka veya bilişim sistemi ne zaman “araç” sayılır; 142/2-e ve 245’ten farkı nedir?
Mağdurun parayı bir banka hesabına göndermesi tek başına 158/1-f’yi oluşturmaz; bankanın veya bilişim sisteminin hilenin kurulmasında araç olarak kullanılması gerekir. Hile bir insana yöneltilmeden, ele geçirilen şifreyle para fail tarafından aktarılmışsa eylem bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlıktır (TCK 142/2-e). Ele geçirilen kart bilgisiyle mağdurun rızası dışında yapılan harcama ise banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıdır (TCK 245/1). Nitelendirme cezayı, uzlaştırmayı ve zamanaşımını doğrudan değiştirir. Ayrıntı TCK 158/1-f rehberinde, banka ayağına ilişkin Ceza Genel Kurulu kararının incelemesinde ve TCK 245 sayfasında.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/204, K. 2022/749, 29.11.2022
“dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken banka veya diğer kredi kurumunun mutat faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerinden yararlanılması ya da banka ve kredi kurumlarının mutat faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılması gerekmektedir.”
Banka yalnız paranın gönderildiği yerse vasıf basit dolandırıcılığa iner ve uzlaştırma gündeme gelir (11. CD, E. 2026/539, K. 2026/6800). Şikâyette sahte dekont, EFT ekran görüntüsü, banka logolu belge veya uygulama üzerinden kurulan temas açıkça anlatılmalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/199, K. 2026/28, 14.01.2026
“internet bankacılık şifrelerinin bir şekilde öğrenilip … failin kontrolündeki başka bir hesaba aktarılarak, … eylemlerin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.”
Alıntı, Kurulun 2009 tarihli bir Genel Kurul kararına atıfla yaptığı genel değerlendirmedir. Somut olaydaki sonuç farklı yöndedir: ATM’de unutulan kartla para çekilmesini Kurul, hırsızlığa göre özel norm olan TCK 245/1 kapsamında gördü; karar oy çokluğuyla verildi. Belirleyici soru, parayı kimin ve hangi araçla aktardığıdır. Aldatılan kişi parayı kendisi gönderdiyse dolandırıcılık, fail ele geçirdiği şifreyle mağdurun hesabından kendisi aktardıysa hırsızlık, ele geçirdiği kartı kullandıysa 245 tartışılır; şikâyette bunlar seçimlik olarak ileri sürülebilir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30840, K. 2026/5048, 05.05.2026
“katılana ait kredi kartı bilgileri ele geçirilip kullanılarak katılanın bilgisi ve rızası dışında farklı zamanlarda haksız menfaat temin edildiğinin anlaşılması karşısında”
Kart ücretinin iade edileceği söylenerek alınan kart bilgisi ve 3D şifresiyle yapılan harcamalar için kurulan beraat bozuldu; Daire eylemi zincirleme 245/1 saydı. TCK 158/4’ün lafzı yalnız 157 ve 158’e iştiraki saydığından, vasfın 245’e dönmesi bu indirim tartışmasını da ortadan kaldırır.
Kendini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtma (158/1-l) hangi şartlarla uygulanıyor?
158/1-l, failin kendini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesiyle uygulanır. Bent 6763 sayılı Kanunla 02.12.2016’da eklendiği için bu tarihten önceki fiillere uygulanmaz. Hapis cezasının alt sınırı dört yıldır, adli para cezası menfaatin iki katından az olamaz (158/1 son cümle). Bendin ayrıntısı 158/1-l rehberinde, parayı kripto hesabına aktaran hesap sahibine ilişkin bir karar sahte polis dolandırıcılığı karar incelemesinde anlatıldı.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5503, K. 2026/265, 07.01.2026
“katılanın devlet görevlilerine ve kamuya olan güven ve saygısından faydalanıp kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle katılanı aldatarak menfaat temin ettikleri”
Alıntı, ilk derece kabulünün Yargıtay kararında aktarılan kısmıdır; Daire hükmü onadı. Aynı dosyada telefondaki diğer failler belirlenemediği için 158/3 uygulanmadı. Mağdur tarafı “amir” ya da “savcı” diye konuşan üçüncü kişilerin varlığını HTS ve kamera kayıtlarıyla somutlaştırmazsa artırımı kaybedebilir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20222, K. 2024/2021, 21.02.2024
“sanığın eyleminin suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kaldığı”
Kendini devlet hastanesinde doktor olarak tanıtan sanığın eylemi l bendine girse de fiil bu tarihten önce işlendiği için lehe olan 157 uygulandı ve dava zamanaşımından düştü. Eski dosyalarda ilk bakılacak nokta bendin yürürlük tarihidir.
Diğer bentlerde (a, c, d, e, h, i, j, k) Yargıtay hangi sınırları çiziyor?
Diğer bentlerde Yargıtay nitelikli hâli dar yorumluyor: failin sıfatı, araç kılınan kurumun niteliği veya mağdurun durumu somut delille ispatlanmadıkça vasıf basit dolandırıcılığa iniyor. Vasfın 157’ye inmesi eski dosyalarda sekiz yıllık zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine kadar varabiliyor.
| Bent | Yargıtay’ın çizdiği sınır | Karar |
|---|---|---|
| a — dinî inanç | Din aldatma aracı olarak kullanılmalı; muska bozma ve dua kurgusu bu kapsamda. | CGK, E. 2012/15-1398, K. 2013/112, 02.04.2013 |
| c — algılama zayıflığı | Zayıflık tam teşekküllü hastane raporuyla ispatlanmalı; tek hekim raporu yetmez. | 11. CD, E. 2021/26839, K. 2024/11255, 08.10.2024 |
| d — kamu kurumunu araç kılma | Bahaneyle iade edilmeyen boş senedi doldurup icraya koymak icra dairesini araç kılmaktır. | 11. CD, E. 2021/29976, K. 2026/3763, 13.04.2026 |
| e — kamu zararına | İşyeri gerçekse ve kurumun denetim imkânı kalkmamışsa suç oluşmaz. | 11. CD, E. 2021/13384, K. 2024/2287, 27.02.2024 |
| h — tacir, şirket yöneticisi | Özgü suç; aldatma ticari faaliyet sırasında yapılmalı. | CGK, E. 2022/330, K. 2023/75, 08.02.2023 |
| i — serbest meslek | Fail serbest meslek mensubu olmalı ve meslek güvenini kötüye kullanmalı; emlakçılık serbest meslek değil. | 11. CD, E. 2021/30262, K. 2026/6294, 10.06.2026 |
| j — kredi | Kredi görevlisi hileyle aldatılmalı; aksi hâlde bankacılık zimmeti tartışılır. | 11. CD, E. 2021/15438, K. 2025/7547, 19.06.2025 |
| k — sigorta | Sigortacının basit incelemeyle anlayacağı aldatma hile değildir. | 11. CD, E. 2021/30444, K. 2026/2650, 05.03.2026 |
Nitelikli hâl iddiası, o hâlin unsurunu gösteren belgeyle kurulmalı: ticaret sicil ve vergi kaydı (h), mesleki kayıt (i), hastane raporu (c) ya da bankanın kredi politikası yazısı (j) dosyada yoksa vasıf düşer. Bentlerin ayrıntısı için dinî inanç, zor durum ve algılama zayıflığı, kamu kurumu dolandırıcılığı, tacir ve serbest meslek sahibinin dolandırıcılığı ve kredi ve sigorta dolandırıcılığı sayfalarına bakılabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/330, K. 2023/75, 08.02.2023
“Bu nitelikli hâlin oluşması için, failin tacir ya da şirket yöneticisi veya şirket adına hareket eden kimse olması yeterli değildir. Aynı zamanda aldatıcı nitelikteki eylemin, ticari faaliyetleri sırasında gerçekleştirilmiş olması gerekir.”
Aracı kurum çalışanlarının müşteri hesaplarındaki işlemlerinde borsadaki genel düşüşten doğan zarar dolandırıcılık sayılmadı. Yatırım dosyalarında savunma bu kararı “piyasa riski” için kullanır; mağdur tarafı işlemlerin kurgusal olduğunu ve platformun gerçek piyasaya bağlı olmadığını belgeyle ayırmalıdır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15438, K. 2025/7547, 19.06.2025
“Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık zimmeti suçundan bahsedilebilir.”
Olayı banka müdürünün kendisi kurgulamıştı; Daire j bendinin mağdurunun banka olduğunu ve aldatılan bir kredi görevlisi aranacağını hatırlattı. Kararda kısmi ödemede bankanın rızasının sorulması gerektiği de vurgulandı.
Torpil veya iş takibi vaadi (158/2) ne zaman nitelikli dolandırıcılıktır?
158/2, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu ve onlar nezdinde hatırının sayıldığını söyleyerek bir işin gördürüleceği vaadiyle menfaat sağlayan kişiyi 158/1’deki cezayla cezalandırır. Yargıtay soyut bir “tanıdığım var” sözünü yeterli görmüyor; kimden söz edildiğinin anlaşılacağı ölçüde somut bir makam veya unvan anılmalı. Failin gerçekten nüfuzu varsa eylem dolandırıcılıktan çıkar ve nüfuz ticareti (TCK 255) tartışılır; iki suçun farkı 158/2 rehberinde ayrıca anlatıldı.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33301, K. 2026/3567, 31.03.2026
“failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesinin yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği”
Ankara’da yüksek yerlerde tanıdıkları olduğunu söyleyerek bakanlıkta işe yerleştirme vaadiyle para alan sanıkların eylemi 157’ye çevrildi ve dava zamanaşımından düştü. Mağdurun ilk ifadesinde failin andığı makam ve kişilerin ayrıntılı tutanağa geçirilmesi bu yüzden belirleyicidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/4646, K. 2023/5641, 04.07.2023
“Nüfuz ticareti suçunda, failin, ilgili kişiler üzerinde gerçekte nüfuz sahibi olması gerekiyor. Nüfuz sahibi olmayıp, mağdura böyle bir yalan söyleyerek menfaat temin ederse eylem dolandırıcılık olur”
İhaleleri yönlendirdiğini söyleyen, ama ortada ihale bulunmayan sanık hakkında nüfuz ticaretinden kurulan mahkûmiyet bozuldu. Ayrımın pratik sonucu şudur: nüfuz ticaretinde parayı veren de sanık olabilir, dolandırıcılıkta ise iradesi sakatlanan kişi mağdur olarak korunur.
Üç veya daha fazla kişiyle işlenen dolandırıcılıkta (158/3) Yargıtay neyi zorunlu sayıyor?
158/3’e göre 157 ve 158’deki suçlar üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında, suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır; Yargıtay bu artırımı takdire bırakılmamış, zorunlu bir artırım sayıyor. Usuldeki sonucu müdafi zorunluluğudur: (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde dört yıllık alt sınır yarı artırımla altı yıla, örgüt hâlinde her bentte en az altı yıla çıkar ve beş yılı aştığı için istem aranmaksızın müdafi atanır (CMK 150/3). Diğer bentlerde yarı artırım alt sınırı dört yıl altı aya çıkarır, eşik aşılmaz. Ceza Genel Kurulu da 04.02.2026 tarihli kararında (E. 2025/22, K. 2026/59) müdafisiz kurulan 158/1-l ve 158/3 hükmünü bozdu. Artırımın ceza ve görev boyutu için 158/3 rehberine bakılabilir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40524, K. 2026/7381, 01.07.2026
“suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu”
158/1-l ve 158/3’ten mahkûm edilen sanığa müdafi atanmadan savunma alınması hukuka kesin aykırılık sayıldı. İddianamede 158/3 varsa ilk duruşmada müdafi atanıp atanmadığına bakılmalıdır; aksi hâlde hüküm yıllar sonra bozulabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/436, K. 2022/705, 08.11.2022
“sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezanın belirlenmesinde TCK’nın 158/3. maddesinin bu sanık yönünden dikkate alınamayacağı ve Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının temyiz kanun yoluna tabi olmadığı kabul edilmelidir.”
Kurul, 158/3’ün temyiz sınırı hesabına kural olarak katıldığını oy birliğiyle kabul etti; ancak artırım yalnız örgüt iddiasına dayanıyor ve örgüt üyeliğinden beraat kesinleşmişse düşer, istinafın esastan reddi de kesinleşir. Aynı kararda, oy çokluğuyla, zincirleme suç artırımının (TCK 43) nitelikli hâl olmadığı için bu hesaba katılmayacağı belirtildi. Katılan tarafı “üç veya daha fazla kişi” ayağını örgüt iddiasından ayrı kurdurmalıdır.
Hesabını kullandıran kişi fail mi, yardım eden mi sayılıyor?
Yargıtay’ın baskın çizgisine göre hesabını, kartını veya internet bankacılığı bilgilerini baştan teslim eden, parayı çeken ya da aktaran kişi müşterek faildir (TCK 37/1). Yardım etme (TCK 39/2-c) indirimi, kart ve hesap toplayıp parayı çeken kişiler gibi fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuranlar için hatalı sayılıyor; bu yol ancak katkının suç işleneceğini bilerek hesap numarasını önceden vermekten ibaret kaldığı dosyalarda tartışılabiliyor. Kast her sanık için ayrıca ispatlanmalı; tanışıklık güveniyle hesabını veren ve paradan pay almayan kişide iştirak delili yoksa beraat gerekir. Uygulamadaki asıl sorun, savcılığın çoğu dosyada yalnız paranın geldiği hesabın sahibine ulaşabilmesi ve cezanın o kişiye kesilmesidir. Ceza miktarı ve beraat ölçütleri IBAN kiralama ve hesap kullandırma cezası ile hesap kullandırma suçunda beraat sayfalarında, parayı çekip teslim eden hesap sahibinin beraati kastın ispatı üzerine karar incelemesinde.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/3326, K. 2024/13191, 07.11.2024
“kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık eylemine başından itibaren iştirak ettiği, … suçun icrasına etkin, fonksiyonel katkıda bulunarak atılı suçu müşterek fail sıfatıyla işlediği”
Suç tarihinde cezaevinde bulunan sanık, bilgilerini baştan teslim ettiği için müşterek fail sayıldı. “Sadece IBAN verdim” savunmasına karşı gösterilen başlıca emsallerdendir; savunma, hangi bilginin kime ve ne için verildiğini somut olgularla göstermelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16966, K. 2024/7470, 04.06.2024
“böylece sanıkların fiiller üzerinde ortak hakimiyet kurdukları anlaşılmakla, sanıkların müşterek fail olarak cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, eylemlerinin yardım etme niteliğinde olduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini”
Üçüncü kişilerin kart ve hesap bilgilerini toplayıp paraları çeken ve pay karşılığı organizatöre veren sanıklara 39 indirimi yapılması hatalı bulundu. Aynı kararda, komşusu ve iş arkadaşına güvenerek hesap numarasını veren, paradan pay almayan sanığın beraati gerektiği belirtildi. Dosyadaki hükümler basit dolandırıcılıktan (TCK 157) kurulmuştu; faillik ile yardım etme ayrımı bakımından bu fark sonucu değiştirmez.
Parayı veya altını teslim alan kurye hakkında Yargıtay ne diyor?
Yargıtay parayı veya altını mağdurdan teslim alan kuryeyi kural olarak müşterek fail sayıyor; “neyi taşıdığımı bilmiyordum” savunması tek başına sonuç vermiyor. Kurye lehine sonuç veren kararlar, organizatörün ve iletişim zincirinin araştırılmamasına dayanan bozmalardır. Savunma bu yüzden teslim anından çok, kuryenin plan ve iletişim zincirinin içinde olup olmadığı üzerine kurulmalıdır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/1989, K. 2024/5243, 18.04.2024
“olay sırasında katılanların arandığı telefon numarasına ait BAZ istasyonu kayıtlarının, katılanlarla yapılan telefon görüşmelerine dair HTS kayıtlarının araştırılarak olayda üçüncü bir şahsı olup olmadığının tespitinin ardından sanıklar hakkında hükümlerin kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hükümlerin kurulması”
Sahte polis senaryosunda altınları teslim alan iki sanık hakkındaki mahkûmiyet bozuldu; telefonda konuşan organizatörün varlığı kabul edildiği hâlde arayan hat araştırılmamıştı. Kuryenin müdafii, arayan hattın HTS ve baz kayıtları ile organizatör hakkındaki dosyanın getirtilmesini istemelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/2642, K. 2025/13857, 04.11.2025
“katılanlardan poşeti aldıktan sonra yavaş seyir halinde olan sanık …’ın arabasına koşarak bindiği ve uzaklaştıkları, beraber kuyumcuya gidip katılanlardan aldıkları bileziği bozdurdukları, kuyumcu faturasının da sanık … adına hazırlandığı anlaşıldığından”
“Arkadaşın ricasıyla götürdüm” savunmasına dayanan beraat bozuldu. Teslimden sonra paranın bozdurulması, satılması veya paylaşılması gibi nesnel izler varsa kurye savunması çöker; müdafi önce bu delillerle yüzleşmelidir.
Etkin pişmanlıkta Yargıtay hangi ödemeleri sayıyor?
TCK 168’e göre zarar kovuşturma başlamadan tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce giderilirse yarısına kadarı indirilir; kısmi ödemede mağdurun rızası aranır. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı, kurumu “tazminden çok pişmanlık” üzerine kurmak ve ödemenin kimden geldiğine değil, sanığın ödemeye karşı durup durmadığına bakmaktır. İndirim oranları ve ödeme zamanlaması etkin pişmanlık rehberinde ayrıntılı anlatıldı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/17, K. 2022/665, 25.10.2022
“duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp davranışlar yoluyla da gösterilebileceği”
Kurul, karşı duruş sergilemeyen sanık adına üçüncü kişinin yaptığı ödemenin de 168’e yol açabileceğini ve bozmadan sonra, yeni hükümden önce yapılan ödemenin 168/2 kapsamında olduğunu kabul etti.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/350, K. 2026/4950, 04.05.2026
“katılanın zararının tamamının kovuşturma aşamasında karşılandığı anlaşıldığından, zararı gideren sanık … ve buna karşı duruş göstermeyen sanıklar … ile … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak fazla ceza tayini”
Zararı tek bir sanığın gidermesi, ödemeye karşı çıkmayan diğer sanıklara da indirim kazandırır. Mağdur tarafı ödeme pazarlığında, tek bir şüphelinin ödemesinin bütün iştirakçilerin cezasını etkileyebileceğini hesaba katmalıdır.
HAGB için zararın giderilmesi şartı nasıl uygulanıyor?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) için hükmedilen cezanın iki yıl veya daha az olması ve zararın tamamen giderilmesi gerekir; sanık derhâl ödeyemiyorsa beş yıllık denetim süresinde aylık taksitlerle ödeme koşuluyla da HAGB verilebilir (CMK 231/5, 6-c, 9). Nitelikli dolandırıcılıkta alt sınır üç veya dört yıl olduğundan bu eşiğe ancak teşebbüs, etkin pişmanlık, 158/4 veya takdiri indirimle inilir. HAGB kararına karşı kanun yolu istinaftır (CMK 231/12). Konunun memuriyet ve sicil boyutu HAGB ve memuriyet rehberinde ele alındı.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/4, K. 2022/15837, 10.10.2022
“somut zararın tespiti ile zararın giderilip giderilmediğinin belirlenmesinden sonra karar verilmesi yerine, belirtilen husus yerine getirilmeden sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup”
Boş imzalı kâğıttan senet oluşturulup icraya konulan 158/1-d dosyasında, zarar araştırılmadan verilen HAGB kanun yararına bozuldu. Mağdur tarafı zararını belgeleyip dosyaya koymazsa, zarar giderilmeden HAGB verilmesi riskiyle karşılaşır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19152, K. 2025/8281, 02.07.2025
“nitelikli dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği”
Kredi açtırma amaçlı dolandırıcılık teşebbüste kaldığı için ortada giderilecek somut bir zarar bulunmadığı belirtilerek, yetersiz gerekçeyle verilen “HAGB’ye yer olmadığı” kararı bozuldu. Aynı kararda, suç tarihinden sonra kesinleşen sicil kaydının HAGB’ye engel olmadığı da belirtildi.
Adli para cezası nasıl hesaplanmalı?
(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz; Yargıtay’a göre bu taban önce gün sayısına çevrilir, artırım ve indirimler gün üzerinden yapılır, sonuç gün bir gün karşılığı miktarla çarpılır (TCK 61/8). Bir gün karşılığı miktar TCK 52/2’de 7499 sayılı Kanunla 100–500 TL olarak değiştirildi; eski tarihli kararlarda geçen 20–100 TL aralığı suç tarihindeki metne aittir. Hesap örnekleri ceza hesaplama rehberinde.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/2045, K. 2026/4912, 30.04.2026
“5237 sayılı Kanun’un 158/1-(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenmesi gerektiği halde”
555.500 TL zararlı dosyada 15.000 gün belirlenmesi eksik ceza sayıldı, ancak aleyhe temyiz olmadığı için bozma yapılmadı. Adli para cezasındaki eksiklik yalnız katılan veya savcı temyiz ederse düzeltilir; katılan vekilinin temyizi bu yüzden sonuç doğurur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/37000, K. 2025/5509, 06.05.2025
“5237 sayılı TCK’nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunda, uygulanma imkanı bulunmayan ve elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde adli para cezası uygulamasını gerektiren aynı Kanun’un 158/1-son maddesinin uygulanması”
158/1-d dosyasında son cümlenin uygulanması fazla ceza sayıldı. Aynı olayda (f) veya (l) de gerçekleşmişse, şikâyet ve iddianamede bu bentlerin birlikte gösterilmesi cezanın tabanını belirler.
Dolandırıcılık ne zaman tamamlanır, ne zaman teşebbüste kalır?
Para failin kullanabileceği bir hesaba geçtiği anda dolandırıcılık tamamlanır; sonradan konulan bloke suçu teşebbüse çevirmez. Bloke paranın girişine fail parayı hiç çekemeyecek kadar yakınsa ya da mağdur şüphelenip ödeme yapmadıysa teşebbüs tartışılır. Bu ayrım cezayı dörtte birden dörtte üçe kadar düşürebildiği (TCK 35/2) ve HAGB’nin zarar şartını etkilediği için saat bazında kayıt gerektirir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33697, K. 2026/4117, 16.04.2026
“katılanın parayı yatırdığı saat ile blokenin konduğu saat arasındaki süre sanığın parayı çekemeyeceği kadar kısa ise eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, katılanın parayı yatırdığı saat ile blokenin konduğu saat arası sanığın istese parayı çekebileceği uzunlukta ise eylemin tamamlandığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi”
Blokenin kimin başvurusuyla ve ne zaman konduğu araştırılmadan kurulan hüküm bozuldu. Bankadan para girişinin ve blokenin dakika düzeyinde saati istenmelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/10442, K. 2025/12703, 07.10.2025
“borçlu şirketin çok sayıda aracına haciz konulduğu, ancak satışlarının yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, eylemin tamamlanmış olduğunun kabulü gerekçesiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.”
Sahte çeklerle icra takibi yapılıp araçlara haciz konulduğu, ancak satış yapılmadığı olayda eylem teşebbüs sayıldı. Karar oy çokluğuyla verildi; karşı oy suçun tamamlandığını savundu, bu yüzden icra yoluyla dolandırıcılıkta tamamlanma anı hâlâ tartışmalıdır.
Zincirleme suç ne zaman uygulanır, farklı mağdurlar ne olur?
Aynı mağdura karşı değişik zamanlarda aynı suç işleme kararıyla yapılan dolandırıcılıklar tek suç sayılır ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır (TCK 43/1); farklı mağdurlara karşı işlenen her dolandırıcılık ise ayrı suçtur ve ayrı ceza gerektirir. Hangi ödemenin hangi mağdura ait olduğu ve tarihleri bu yüzden iddianamede ayrı ayrı gösterilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/314, K. 2023/480, 27.09.2023
“aynı suçu işleme kararı ile Kanun’un aynı hükmünün farklı zamanlarda, ancak farklı kişilere karşı ihlâl edilmesi hâlinde müteselsil suçtan söz edilemeyecektir.”
“Tek suç ve 43/1 artırımı” ile geçiştirilen çok mağdurlu hükümlere karşı katılan vekilinin temyiz dayanağı bu karardır. Hesap kullandırma dosyalarında aynı hesaba farklı mağdurların parası girdiyse ceza da mağdur sayısınca kurulur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5733, K. 2025/16377, 22.12.2025
“aynı telefon konuşması sırasında hileli hareketler ile katılandan 18.360,00 TL haksız menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden fazla ceza tayini”
Aynı görüşme içinde birden çok işlemle sağlanan menfaat “değişik zamanlarda” sayılmadı ve Daire cezayı doğrudan düzeltti. Mağdur tarafı 43/1 isterken ödemelerin ayrı temaslarla ve farklı zamanlarda yapıldığını kronolojiyle göstermelidir.
Görevli mahkeme hangisi; 7571 sayılı Kanun ve AYM kararı neyi değiştirdi?
7571 sayılı Kanun (RG 25.12.2025) “nitelikli dolandırıcılık (m. 158)” ibaresini 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki ağır ceza listesinden çıkardı; bu tarihten sonra açılan 158/1 ve 158/2 davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. O tarihte ağır cezada görülen veya kanun yolunda bulunan dosyalar, 5235 geçici m.7 uyarınca kesin hükme kadar eski görev kurallarıyla sonuçlandırılır. 158/3 nedeniyle üst sınırın on yılı aştığı dosyalarda ağır ceza görüşü güçlüdür, ancak bu nokta içtihatla henüz netleşmedi. Görev, yetki ve kanun yolu ayrıntısı hangi mahkeme ve zamanaşımı rehberinde.
Anayasa Mahkemesi, E. 2026/10, K. 2026/111, 13.05.2026
“İtiraz konusu ibarenin ağır ceza mahkemelerinin görevinin düzenlendiği madde metninden çıkarılması suretiyle ağır ceza mahkemelerinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin yargılama görevinin sona erdiği, genel görevli mahkeme niteliğinde olan asliye ceza mahkemesinin bu suçtan açılan davalara bakmakla görevli hâle geldiği anlaşılmaktadır.”
Üç asliye ceza mahkemesinin itirazı reddedildi (RG 07.08.2026). Mahkeme, kuralın yürürlüğe girdiği gün soruşturması süren dosyalar için özel geçiş hükmü bulunmadığını, bunların asliye cezada açılacağını tespit etti; geçici m.7’ye yönelik başvuruyu yetkisizlik nedeniyle reddetti.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/32380, K. 2026/4223, 20.04.2026
“Dava dosyasının, 7571 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle 5235 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 7. Madde uyarınca hükmü veren Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE”
Ağır cezanın mahkûmiyet hükmü bozuldu, ancak dosya asliye cezaya değil hükmü veren ağır ceza mahkemesine gönderildi. Eski dosyada bozma sonrası görevsizlik talebi bu kararla karşılanır.
Zamanaşımı hesabında Yargıtay neye bakıyor?
158/1 ve 158/2 için olağan dava zamanaşımı on beş yıl, kesilme hâlinde olağanüstü süre yirmi iki yıl altı aydır; örgüt faaliyeti çerçevesindeki 158/3 hâlinde süre yirmi yıla çıkar. Basit dolandırıcılıkta süre sekiz, olağanüstü süre on iki yıldır (TCK 66/1, 67/4). Yargıtay’ın en sık uyguladığı sonuç şudur: nitelikli hâl ispatlanamayıp vasıf 157’ye inince eski dosyalarda dava zamanaşımından düşer. Zamanaşımı 158/4 indirimine göre kısalır mı sorusu ise metinden çıkmıyor ve henüz içtihatla cevaplanmadı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/22, K. 2026/59, 04.02.2026
“ister bağımsız bir yaptırım öngörülmüş olsun, isterse belirli bir oranda artırım yapılması yöntemi tercih edilsin, dava zamanaşımı süresinin daha ağır cezayı gerektiren tüm nitelikli hâller göz önüne alınarak belirleneceğini hüküm altına almıştır.”
Uyuşmazlık zorunlu müdafi üzerineydi: Kurul, TCK 66/3’ün oranlı artırım öngören nitelikli hâlleri de zamanaşımı hesabına kattığını tespit etti, aynı ölçüyü CMK 150/3’e uyguladı ve 158/3 nedeniyle müdafi atanması gerekirken atanmadan kurulan 9 yıllık hükmü bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi. Zamanaşımı bakımından üç veya daha fazla kişi hâlinde süre yine on beş yıldır; asıl önemli olan, nitelikli hâlin korunarak sekiz yıllık süreye düşüşün önlenmesidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/31667, K. 2026/6453, 11.06.2026
“5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olarak sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 10.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği”
Kendini polis olarak tanıtıp telefonla para isteme fiili l bendinin yürürlüğünden önce işlendiği için 157 kabul edildi ve dava düştü. Banka yalnız ödeme aracıysa veya nitelikli hâl ispatlanamıyorsa aynı sonuç her eski dosyada doğabilir.
Hangi dolandırıcılık dosyaları uzlaştırmaya gider?
Basit dolandırıcılık (TCK 157) uzlaştırmaya tabidir; nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) ise CMK 253’teki listede yer almadığı ve şikâyete bağlı olmadığı için uzlaştırmaya gönderilmez. Tek istisna, TCK 167/2’de sayılan akrabaların zararına işlenen dolandırıcılıktır: şikâyete bağlı olduğu için bu hâlde 158 de uzlaştırma kapsamına girer. 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) 158’i uzlaştırmaya almadı. Son durum şikâyet, uzlaşma ve af rehberinde.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/539, K. 2026/6800, 22.06.2026
“uzlaştırma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
Farklı hatlardan aranan katılandan işe girme vaadiyle sanığın hesabına 1.800 TL yatırtılması 158/1-f değil 157 sayıldı; banka yalnız ödeme aracıydı. Vasıf 157’ye indiğinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden hüküm kurulamaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/37892, K. 2026/5805, 01.06.2026
“soruşturma ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan 5237 sayılı Kanun’un 167/2. maddesi yollamasıyla 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında”
Sahte vekâletnamelerle akrabanın taşınmazlarının satıldığı iddiasında, 167/2 kapsamındaki akrabalık nedeniyle uzlaştırma yapılmadan kurulan hüküm bozuldu. Akrabalar arası dosyalarda bu kapı, nitelikli hâl bulunsa bile açıktır.
Takipsizlik kararları hangi gerekçelerle kanun yararına bozuluyor?
11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık dosyalarında soruşturma yapılmadan “basit yalan”, “hukuki ihtilaf”, “şirket yurt dışında” veya “port bilgisi yok” denilerek verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarını ve bunlara itirazın reddini kanun yararına bozuyor. “Port bilgisi olmayan IP birden çok kişiye tahsis edilebilir” gerekçesi de bu yolla bozuldu (11. CD, E. 2025/1315, K. 2025/13352, 20.10.2025). Ortak ölçü şu: paranın gittiği hesaplar, platform kayıtları ve benzer dosyalar araştırılmadan soruşturma bitirilemez. İtiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır (CMK 173/1); dilekçenin kuruluşu takipsizlik kararına itiraz rehberinde anlatıldı.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/536, K. 2026/6495, 15.06.2026
“uzaktan erişim yoluyla şikâyetçinin telefonuna erişim sağlayan cihazların IP bilgilerinin tespit edilmesi, benzer şekilde gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerine ilişkin başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılması”
“Mağdur araştırma yapmadan para gönderdi; basit yalan; hukuk mahkemesine gitsin” gerekçeli takipsizlik eksik soruşturma sayıldı. Dairenin saydığı adımlar, itiraz dilekçesinde doğrudan talep listesi olarak kullanılabilir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5763, K. 2026/4543, 27.04.2026
“kimlik doğrulama yöntemi (KYC) ile para transferi gerçekleştirildiği tespit edilen ve merkezi borsa olarak nitelendirilen kuruluşlar nezdinde yapılan işlemler hakkında doğrudan veya yurt dışı istinabe yoluyla detaylı bilgi istenilmesi”
Yurt dışındaki şirketlerin bilgi vermediği gerekçesiyle kapatılan dosyada Daire, şikâyetçi vekilinin teknik veri raporundaki bilgilerin değerlendirilmesini ve uzman bilirkişiden rapor alınmasını istedi. Kripto izinin kimlik doğrulaması yapan bir borsaya ulaşması, araştırmanın bittiği değil, kimlik talebinin başladığı yerdir.
Gerçek fail ortaya çıkınca yargılamanın yenilenmesi istenebilir mi?
Evet. Kesinleşmiş mahkûmiyetten sonra gerçek failin başka bir dosyadaki beyanı, o dosyada verilen beraat, hükümden sonra ortaya çıkan banka veya kolluk kaydı gibi hükümde değerlendirilmemiş olgular, CMK 311/1-e anlamında yeni delildir ve hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesini gerektirebilir. Yargıtay bu talebi reddeden kararları kanun yararına bozuyor; delil takdirine dayanan “parayı ben çekmedim” itirazını ise bu yolda dinlemiyor. Gerçek dolandırıcıların bulunması, hesabı kullanılan masum kişi için beraat zemini, mağdur için paranın peşine düşme imkânı yaratır. Kararların ayrıntılı incelemesi yargılamanın yenilenmesi karar incelemesinde.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/2289, K. 2024/10861, 30.09.2024
“yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu”
Kartını yardım vakfı görevlisi olduğunu söyleyen birine veren hükümlünün savunması hayatın olağan akışına aykırı bulunmuştu; o kişi başka bir dosyada kartları bu yöntemle topladığını ve paraları çoğunlukla kendisinin çektiğini anlattı, hükümlü de o dosyada beraat etti. Yenileme talebinin reddi bozuldu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4367, K. 2026/1630, 16.02.2026
“şeklindeki nedenin kanun yararına bozma yolunda ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.”
İstinaf süresi kaçırıldığı için eski hâle getirme istemi reddedilerek kesinleşen hükümde, parayı çekenin erkek olduğunu gösteren kamera kaydına dayanan kanun yararına bozma istemi reddedildi. Kesinleşmiş dosyada bu tür bir olgunun gidebileceği yol, kamera bilirkişi raporu veya gerçek failin ikrarı gibi yeni bir delille yargılamanın yenilenmesidir.
TCK 158/4 hakkında Yargıtay kararı var mı?
Ekim 2026 itibarıyla 158/4’ü uygulayan veya yorumlayan yayımlanmış bir Yargıtay kararı yoktur. Fıkra 7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle eklendi ve 31.07.2026’da yürürlüğe girdi: 157 ve 158’e iştirak, ödeme aracını veya banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir. Fıkra bağımsız bir suç değil, indirim sebebidir; lehe olduğu için geçmişe etkilidir (TCK 7/2), geçiş hükmü 7589 geçici madde 1’in (6) ve (7). fıkralarıdır. “Sınırlı olma” ölçütü, TCK 39 ile ilişkisi, 158/3 ile uygulama sırası ve temyiz eşiğine etkisi içtihatla belirlenecek. Komisyon görüşmelerinde lehte ifade edilen görüşe göre düzenleme dolandırıcılığı planlayan, organize eden ve yöneten asıl failler bakımından bir değişiklik getirmiyor; aynı görüşte çok sayıda dosya hâlinde indirimin her hüküm için ayrı uygulanacağı da belirtildi. Fıkranın ayrıntısı 158/4 ve IBAN mağdurları rehberinde, kesinleşmiş cezada indirim talebi uyarlama dilekçesi sayfasında.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/3673, K. 2024/10848, 30.09.2024
“Sanığın sadece banka hesabını kullandırmasının daha az cezayı gerektireceğine”
Bu cümle Dairenin değil, bir sanık müdafiinin 158/4’ten önce ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen temyiz sebebidir; aynı dosyada hesaplarını kullandıran iki sanığa 158/1-l ve 158/3’ten verilen 10’ar yıl 6 ay hapis kısa bir onama gerekçesiyle onandı. Aynı itiraz bugün 158/4 talebi olarak ileri sürülüyor. “Vermek fiiliyle sınırlı” ölçütü karşısında dosyada cevaplanması gereken sorular, kişinin parayı çekip çekmediği, başka hesaba aktarıp aktarmadığı, mağdurla temas kurup kurmadığı ve hesabı fiilen kimin yönettiğidir.
Sık sorulan sorular
Nitelikli dolandırıcılık dosyalarına Yargıtay’ın hangi dairesi bakıyor?
Temyize gelen nitelikli dolandırıcılık dosyalarına bugün Yargıtay 11. Ceza Dairesi bakıyor; daha eski kararların bir kısmı kapatılan 15. Ceza Dairesine aittir. Yasa dışı bahis için para nakline aracılık (7258 m.5) dosyalarına 7. Ceza Dairesi bakıyor; bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlık sayılan dosyalarda 2. Ceza Dairesinin kararlarına da rastlanır. Ceza Genel Kurulu ise yerel mahkemenin bozmaya direndiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının daire kararına itiraz ettiği dosyaları inceler.
Emsal Yargıtay kararı mahkemeyi bağlar mı?
Daire ve Ceza Genel Kurulu kararları, verildikleri dosya dışında mahkemeleri kanun gibi bağlamaz. Ancak yerleşik içtihada aykırı bir hüküm, kanun yolunda bozulma riski taşır. Bozma kararına karşı ilk derece mahkemesi direnebilir; o durumda uyuşmazlığı Ceza Genel Kurulu çözer. Kanun yararına bozma kararına ise direnilemez (CMK 309/5). Emsal kararın gücü bu yüzden kararın kendisinden çok, dosyadaki olguya ne kadar benzediğinden gelir.
Karşı oy veya tebliğname dilekçede emsal olarak gösterilebilir mi?
Gösterilebilir ama Dairenin görüşü gibi sunulmamalıdır. Karşı oy, azınlıkta kalan üyelerin görüşüdür; tebliğname ve Başsavcılık itiraznamesi ise kararı veren merciin değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmesidir. Dilekçede “karşı oyda da belirtildiği üzere” gibi açık bir ifade kullanmak, karşı tarafın itirazını önceden karşılar.
Eski tarihli bir Yargıtay kararı hâlâ kullanılabilir mi?
İlke değişmediyse kullanılabilir. 11. Ceza Dairesi 2026 kararlarında 2013 tarihli Ceza Genel Kurulu kararlarına hâlâ dayanıyor. Dikkat edilecek nokta, kararın verildiği tarihteki kanun metnidir: görevli mahkeme (7571), ceza aralığı ve l bendi (6763), adli para cezasının gün karşılığı (7499) ve hesap verene indirim (7589) bakımından eski kararlar bugünkü metinle karşılaştırılmadan kullanılmamalıdır.
Yargıtay kararının tam metnine nereden ulaşılır?
Yargıtay kararları Adalet Bakanlığının içtihat sisteminde (mevzuat.adalet.gov.tr) daire, esas ve karar numarasıyla yayımlanır; bu yazının Kaynaklar bölümündeki her künye karar metnine bağlıdır. Kişi adları anonimleştirilir. Yayın kararın verilmesinden bir süre sonra yapıldığından en yeni kararlar sistemde hemen görünmeyebilir; dilekçeye koymadan önce künyeyi karar metninin ilk satırıyla karşılaştırmak iyi bir alışkanlıktır.
Nitelikli dolandırıcılık davası Yargıtay’a kadar gider mi?
Her zaman gitmez. İlk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı istinafın esastan reddi kesindir (CMK 286/2-a). Beraat kararına karşı istinafın esastan reddi, on yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda temyiz edilemez (286/2-g); 158/1’in üst sınırı on yıl olduğundan bu karar kesinleşir. 158/3 iddiası varsa üst sınır on yılı aştığından, bu iddianın dayanağı çökmedikçe temyiz yolu açılır.
Kesinleşmiş mahkûmiyete karşı hangi yollar kalır?
Üç yol vardır. Bölge adliye mahkemesinin kesin kararlarına karşı o mahkemenin Cumhuriyet başsavcılığı re’sen veya istem üzerine itiraz edebilir; sanık lehine itirazda süre aranmaz (CMK 308/A). İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararlar için kanun yararına bozma yolu vardır (CMK 309). Yeni olay veya delil ortaya çıkarsa hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK 311/1-e).
Kanun yararına bozma talebini kim yapabilir?
Kanun yararına bozma istemini Adalet Bakanlığı yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir; Başsavcılık istemi Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine verir (CMK 309). Takipsizlik kararına itirazı reddedilen mağdur veya istinaf edilmeden kesinleşen hükümden zarar gören kişi, gerekçeli bir dilekçeyle Bakanlığa başvurarak bu yolun işletilmesini isteyebilir.
İlgili rehberler
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) — bentler, cezalar, savunma ve kararları toplayan ana rehber
- Nitelikli dolandırıcılıkta beraat kararları — Yargıtay’ın beraat dediği olgular
- Ceza hesaplama — bent, artırım ve indirimlerle örnek hesaplar
- TCK 158/4 ve IBAN mağdurları — yarı indirim, geçmişe etki ve uyarlama
- Dolandırıcılık mı hukuki ihtilaf mı? — borç, çek ve sözleşme uyuşmazlıklarında sınır
- Gerçek fail bulununca yargılamanın yenilenmesi — kesinleşmiş hükme karşı yeni delil
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7, 35, 37, 39, 43, 52, 61, 66, 67, 142, 157, 158 (7589 sayılı Kanun m.13 ile eklenen dördüncü fıkra dâhil), 167, 168, 245 — mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.150, 173, 231, 253, 286, 308/A, 309, 311 — mevzuat.gov.tr
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, m.11, 12, geçici m.7 — mevzuat.gov.tr
- 7571 sayılı Kanun, m.12 ve 13 (RG 25.12.2025, Sayı 33118)
- 7589 sayılı Kanun, m.13, m.15 ve geçici m.1/6-7 (RG 31.07.2026, Sayı 33326) — Resmî Gazete
- TBMM Adalet Komisyonu Raporu, S. Sayısı 280 — tbmm.gov.tr
- Anayasa Mahkemesi, E.2026/10, K.2026/111, 13.05.2026 (RG 07.08.2026, Sayı 33333) — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2025/222, K.2026/188, 25.03.2026 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2025/22, K.2026/59, 04.02.2026 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2024/199, K.2026/28, 14.01.2026 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2023/314, K.2023/480, 27.09.2023 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2022/330, K.2023/75, 08.02.2023 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2022/204, K.2022/749, 29.11.2022 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2022/436, K.2022/705, 08.11.2022 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2022/17, K.2022/665, 25.10.2022 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2012/15-1398, K.2013/112, 02.04.2013 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/40524, K.2026/7381, 01.07.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/539, K.2026/6800, 22.06.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/536, K.2026/6495, 15.06.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/31667, K.2026/6453, 11.06.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/30262, K.2026/6294, 10.06.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/37892, K.2026/5805, 01.06.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/30840, K.2026/5048, 05.05.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/350, K.2026/4950, 04.05.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/2045, K.2026/4912, 30.04.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/5763, K.2026/4543, 27.04.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/32380, K.2026/4223, 20.04.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/33697, K.2026/4117, 16.04.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/29976, K.2026/3763, 13.04.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/33301, K.2026/3567, 31.03.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/30444, K.2026/2650, 05.03.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/4367, K.2026/1630, 16.02.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/5503, K.2026/265, 07.01.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/5733, K.2025/16377, 22.12.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/2642, K.2025/13857, 04.11.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/1315, K.2025/13352, 20.10.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/10442, K.2025/12703, 07.10.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/19152, K.2025/8281, 02.07.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/15438, K.2025/7547, 19.06.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/37000, K.2025/5509, 06.05.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/3326, K.2024/13191, 07.11.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/39710, K.2024/11880, 17.10.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/26839, K.2024/11255, 08.10.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/2289, K.2024/10861, 30.09.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/3673, K.2024/10848, 30.09.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/16966, K.2024/7470, 04.06.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/1989, K.2024/5243, 18.04.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/13384, K.2024/2287, 27.02.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/20222, K.2024/2021, 21.02.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/4646, K.2023/5641, 04.07.2023 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/4, K.2022/15837, 10.10.2022 — karar metni
Güncelleme notu: 15.10.2026: İlk yayın. Nitelikli dolandırıcılığa ilişkin Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları; hile, bentler, iştirak, ceza hesabı, usul ve olağanüstü kanun yolları başlıklarında konu konu derlendi.
Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti
Dosyanızdaki olaya uyan emsal kararı mı arıyorsunuz?
Soruşturma veya kovuşturmadaki dosyanızın olgularını WhatsApp ya da e-postayla iletirseniz, hangi kararların ve hangi teknik delillerin işinize yarayacağını değerlendirip avukatlık ve danışmanlık desteği sunabiliriz.
Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com
Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.
Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası
Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir.
