TCK 158/2: “Tanıdığım Var, İşinizi Hallederim” Vaadiyle Dolandırıcılık ve Nüfuz Ticaretinden Farkı

TCK 158/2: “Tanıdığım Var, İşinizi Hallederim” Vaadiyle Dolandırıcılık ve Nüfuz Ticaretinden Farkı — kapak görseli
Kısa cevap TCK m.158/2, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu ve onlar nezdinde hatırının sayıldığını söyleyip belli bir işi gördüreceği vaadiyle aldatarak para alan kişiyi 158/1’in cezasıyla, yani üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. Yargıtay, makam veya unvan anılmayan genel “tanıdığım var” sözünü basit dolandırıcılık sayar. Fail gerçekten nüfuz sahibiyse ve parayı veren aldatılmamışsa nüfuz ticareti ve rüşvet gündeme gelir. Ekim 2026 itibarıyla 158/2 uzlaştırmaya tabi değildir.

Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

İş, ihale veya torpil vaadiyle dolandırıldıysanız:

WhatsApp E-posta

TCK 158/2 neyi cezalandırır?

TCK m.158/2, kamu görevlilerini tanıdığını satan sahte aracıyı cezalandırır. Kanun metni şöyledir: “Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”

Halk arasında hatır dolandırıcılığı, torpil vaadiyle ya da “işini hallederim” diyerek dolandırıcılık denen olaylar bu fıkranın konusudur. 158/2, birinci fıkradaki bentlerden ayrı bir nitelikli hâldir ve ceza için birinci fıkraya gönderme yapar; maddenin bütünü TCK 158 nitelikli dolandırıcılık rehberinde anlatıldı.

Fıkrayı 158/1-l’den ayıran, failin kendini nasıl sunduğudur. (l) bendinde fail kendini polis, savcı ya da banka çalışanı olarak tanıtır; 158/2’de görevli olduğunu değil, görevlileri tanıdığını ve onlara iş yaptırabileceğini söyler. Ancak (l) bendi, failin kendini kamu görevlisi olarak tanıtmasının yanında “bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi” hâlini de saydığından iki hüküm arasındaki sınır uygulamada her zaman keskin değildir: Yargıtay’ın onadığı bir mülakat dosyasında bölge adliye mahkemesi, ilk derece hükmündeki 158/2 atfını çıkarıp hükmü yalnız (l) bendine dayandırmıştır (11. Ceza Dairesi, E. 2024/4745, K. 2024/14997). Sahte görevli kurguları kendini polis, savcı veya banka görevlisi tanıtma (158/1-l) yazısında ele alındı.

158/2’nin uygulanması için hangi unsurlar gerekir?

Fıkra dört unsur arar ve Yargıtay her birinin somut olarak ortaya konmasını ister:

  1. İlişki ve hatır iddiası: Fail belirli kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu ve onlar nezdinde sözünün geçtiğini söyler. İsim vermesi gerekmez, ama kimden söz ettiği makam, rütbe, unvan veya lakapla anlaşılmalıdır (11. Ceza Dairesi, E. 2021/33301, K. 2026/3567).
  2. Belli bir iş: Vaat edilen şey işe alım, ihale, ruhsat veya tayin gibi kamu görevlisinin elindeki somut bir iştir.
  3. Aldatma: Failin söylediği nüfuz gerçekte yoktur ya da işi gördürme niyeti yoktur; mağdur bu yalana inandığı için ödeme yapar. Yalan ödemeden önce veya en geç ödeme sırasında söylenmiş olmalıdır.
  4. Menfaat: Fail aldattığı kişiden para veya başka bir değer temin eder. Paranın failin bir yakınının hesabına gönderilmesi sonucu değiştirmez; Yargıtay’ın onadığı bir dosyada ödemenin sanığın eşinin hesabına yattığı sübut delili sayılmıştır (11. Ceza Dairesi, E. 2024/4745, K. 2024/14997).

Bunlara kast eklenir: fail, vaadin boş olduğunu bilerek ve parayı almak için hareket eder (TCK m.21/1).

İşe yerleştirme, ihale, ruhsat ve dava vaatleri nasıl değerlendiriliyor?

Vaadin konusu fıkranın uygulanmasını kendiliğinden belirlemez; belirleyici olan failin anlattığı ilişkinin somutluğu ve gerçek olup olmadığıdır. Yargıtay kararlarında tipik olaylar şöyle sonuçlanmıştır:

VaatYargıtay’ın vardığı sonuçKarar
Öğretmenlik mülakatını geçirme, olmazsa işe yerleştirmeİlk derece “158/2. maddesi delaletiyle 158/1-l” dedi; bölge adliye mahkemesi 158/2 atfını çıkarıp hükmü (l) bendine dayandırdı; her katılan için ayrı ceza; onama11. CD, E. 2024/4745, K. 2024/14997
Ankara’da yüksek yerlerde tanıdıkları olduğunu söyleyerek bakanlıkta işe yerleştirmeSomut makam yok; basit dolandırıcılık, zamanaşımından düşme11. CD, E. 2021/33301, K. 2026/3567
Askerî tersanede ihaleleri yönlendirme; sahte “ihale yetkilisi”Gerçek nüfuz yok, nüfuz ticareti değil dolandırıcılık; Daire 157 ve zincirleme suçu uygun gördü11. CD, E. 2022/4646, K. 2023/5641
Belediyeden ruhsat alma; sanıklar yetkililerle gerçekten görüşmüşMağdur aldatılmamış; 158/2 yok, nüfuz ticareti ve rüşvet tartışılmalı11. CD, E. 2021/35348, K. 2026/1231
Avukatın onanmış mahkûmiyeti Ceza Genel Kurulunda kaldırtma vaadiHile boyutunda değil; TCK 257 görevi kötüye kullanma11. CD, E. 2023/26, K. 2025/7913

Tablodaki kararlar aynı soruya farklı cevaplar vermiyor; her biri bir unsuru sınıyor. Somut makam anılmazsa 157, nüfuz gerçekse ve mağdur aldatılmamışsa 255 ve 252, hile yerine yetki aşımı varsa 257 tartışılıyor. Askerlik yerinin değiştirilmesi, tayin veya kadroya geçiş vaatleri de fail belirli bir makamı ve oradaki tanıdığını andığı sürece aynı ölçüyle değerlendirilir. Sınav sorularının önceden temin edildiği iddiası gibi zararın doğrudan kamu kurumuna verildiği olaylar ise (e) bendi kapsamında değerlendirilir; bu ayrım kamu kurumu araç kılınarak veya kamu zararına dolandırıcılık yazısında anlatıldı.

“Yüksek yerlerde tanıdığım var” demek neden basit dolandırıcılığa düşer?

Çünkü Yargıtay 158/2 için failin hangi makamdan, hangi kişiden söz ettiğinin anlaşılmasını şart koşar. “Ankara’da yüksek yerlerde tanıdıkları olduğunu” söyleyip bir bakanlıkta işe yerleştirme vaadiyle para alan sanıklar hakkında 11. Ceza Dairesi, eylemi basit dolandırıcılık saymış ve zamanaşımı dolduğu için davayı düşürmüştür (E. 2021/33301, K. 2026/3567).

Vasfın 157’ye inmesinin üç sonucu vardır: ceza bir ila beş yıl hapse iner, dosya uzlaştırmaya gönderilir (CMK m.253/1-b-8) ve olağan dava zamanaşımı on beş yıldan sekiz yıla düşer. Suç üç veya daha fazla kişiyle işlenmişse 158/3 artırımı nedeniyle zamanaşımı 157’de de on beş yıl kalır (TCK m.66/3). Basit dolandırıcılığın kuralları basit dolandırıcılık (TCK 157) yazısında. Mağdur için ders açıktır: ifadede failin andığı makam, unvan, isim veya lakap kelimesi kelimesine yazdırılmalıdır.

158/2 ile nüfuz ticareti ve rüşvet arasındaki fark nedir?

Fark iki soruda düğümlenir: Failin gerçekten nüfuzu var mı ve parayı veren aldatıldı mı? Fail nüfuz sahibi değilse ve bu yalanla para aldıysa eylem dolandırıcılıktır. Fail gerçekten nüfuz sahibiyse ve parayı veren işini bu nüfuz üzerinden çözdürmeyi bilerek istemişse nüfuz ticareti (TCK m.255) gündeme gelir; para görevliye ulaştıysa rüşvet (TCK m.252) de tartışılır.

Ölçüt158/2157Nüfuz ticareti (TCK 255)Rüşvet (TCK 252)
Failin söylemiSomut makam veya kişi, hatır, belli bir işGenel “tanıdığım var”Gerçek ilişki üzerinden iş çözmeGörevliye menfaat sağlanması
Gerçek nüfuzYokYokVarGörevli işin içinde
Parayı verenin iradesiAldatılmışAldatılmışAldatılmamış, bilerekAldatılmamış, bilerek
Parayı verenin durumuMağdurMağdurHakkında suç duyurusu istenebilirHakkında suç duyurusu istenebilir
Ceza3–10 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası1–5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıTCK 255’teTCK 252’de

Tablonun son iki sütunu, Yargıtay’ın ruhsat dosyasında mağdur ve ilgili kamu görevlileri hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını istemesine dayanır (11. Ceza Dairesi, E. 2021/35348, K. 2026/1231). Nüfuz ticareti ile dolandırıcılık ayrımının ölçüsü ise askerî tersane kararında konmuştur (E. 2022/4646, K. 2023/5641). İki ölçü farklı kararlarda kurulduğu için somut dosyada ikisi birlikte sorulmalıdır.

Torpil için para veren kişi de soruşturulur mu?

Aldatılarak para verdiyse hayır; dolandırıcılığın mağdurudur. Yargıtay bu farkı şöyle koyar:

“Dolandırıcılıkta ise; mağdurun iradesi sakatlanmakta olduğu için mağdur yasal zeminde bulunmakta ve sadece menfaat temin eden fail cezalandırılmaktadır.”

Tablo, parayı verenin işini bilerek hukuka aykırı yoldan çözdürmek istediği ve aracının gerçekten görevlilerle görüştüğü dosyalarda değişir. Ruhsat dosyasında Daire, 158/2’nin oluşmadığını, olayın nüfuz ticareti ve rüşvet yönünden tartışılması ve parayı veren hakkında da suç duyurusunda bulunulması gerektiğini söylemiştir. Şikâyetin dayanağı, failin nüfuzunun gerçekte bulunmadığını gösteren olgular olmalıdır.

Av. Ahmet Karaca’ya göre hatır dolandırıcılığı şikâyetinde dosyanın yönünü üç olgu belirler: failin hangi makamı, unvanı veya kişiyi andığı; paranın kime ve hangi yoldan verildiği; failin vaat ettiği görüşmeyi gerçekten yapıp yapmadığı. İlk olgu eksik kalırsa dosya basit dolandırıcılığa düşer; üçüncüsü belirsiz kalırsa tartışma aldatmadan nüfuz ticaretine ve rüşvete kayar. Bu yüzden şikâyet, failin sözlerinin aynen aktarıldığı ve ilgili kurumda hiçbir işlemin başlamadığını gösteren belgelerle desteklenen bir kronolojiyle kurulmalıdır.

158/2’nin cezası ne kadar, dava hangi mahkemede görülür?

158/2, “yukarıdaki fıkra hükmüne göre” cezalandırılır: üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası. Birinci fıkranın son cümlesindeki dört yıllık alt sınır ve menfaatin iki katı kuralı yalnız (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için öngörülmüştür; 158/2 bu listede yer almaz. Fail kendini kamu görevlisi olarak tanıttıysa ya da kurumla ilişkili olduğunu söylediyse (l) bendi uygulanabilir ve dört yıllık alt sınır ile menfaatin iki katı kuralı devreye girer. Yargıtay’ın onadığı mülakat dosyasında ilk derece mahkemesi hükmü “158/2. maddesi delaletiyle 158/1-l” diye kurmuş, bölge adliye mahkemesi 158/2 atfını çıkarmış ve hüküm (l) bendine dayalı olarak onanmıştır.

  • Birden çok kişi: Üç veya daha fazla kişiyle işlenirse ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır (TCK m.158/3).
  • Birden çok mağdur: Mülakat dosyasında her katılan için ayrı ceza kurulmuş, zincirleme suç hükmü (TCK m.43) de uygulanmıştır.
  • Mahkeme: Üst sınır on yıl olduğundan 25.12.2025’ten sonra açılan davaya kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar.
  • Uzlaştırma ve şikâyet: 158/2 uzlaştırmaya tabi değildir, şikâyete bağlı değildir; vazgeçme davayı düşürmez. Tek istisna, TCK m.167/2’de sayılan akrabaların zararına işlenmesidir.
  • Zamanaşımı: Olağan dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d).
  • Zararın giderilmesi: Kovuşturma başlamadan tam iade cezada üçte ikiye, kovuşturmada hükümden önce yarıya kadar indirim sağlar; kısmi iadede mağdurun rızası gerekir (TCK m.168).

Bu indirimlerin somut cezaya etkisi nitelikli dolandırıcılık ceza hesaplama sayfasında örneklerle gösterildi.

Para elden mi, bankadan mı, kriptoyla mı verildi; izi nasıl sürülür?

İspat yolu ödemenin biçimine göre değişir. Elden verilen parada buluşma yerinin kamera kaydı, tanıklar, mesajlaşmalar ve failin aynı gün yaptığı yatırma veya harcamalar aranır. Banka havalesinde paranın gittiği hesap failin kendisine değil, bir yakınına ya da üçüncü kişiye ait olabilir. Bu kişi her zaman dolandırıcı değildir: “emekli ederim” diyen kişiye gönderilen paranın aktığı hesabın sahibi, kartını olaydan habersiz verdiğini istikrarla savunmuş, kartı kullanan da bunu doğrulamış; Yargıtay mahkûmiyeti bozmuştur (11. Ceza Dairesi, E. 2022/5087, K. 2025/7122). Gerçek fail bulunduğunda hem mağdurun parası için yol açılır hem de yalnız hesabı kullanılan kişi için beraat zemini oluşur.

Para kripto varlıkla ödendiyse ya da sonradan kriptoya çevrildiyse iz kaybolmaz: banka bacağı bankaların cevabını beklerken blokzinciri ağındaki hareketler herkese açık kayıtta durur, teknik bilgisi olan biri tarafından her yerden ve aynı gün izlenebilir; paranın ulaştığı borsadan da hesap sahibinin kimliği istenebilir. Yöntem kripto cüzdan sahibinin nasıl bulunduğu yazısında anlatıldı.

Paranın durdurulmasında bir fark vardır: 158/2 tek başına CMK m.128/A’daki kırk sekiz saatlik hesap askıya alma kataloğunda değildir; o katalog 158/1’in yalnız (f) ve (l) bentlerini sayar. Olay (l) bendine dayandırılabiliyorsa kırk sekiz saatlik askıya alma yolu açılır; aksi hâlde elkoyma CMK m.128’e göre, kuvvetli şüphe, kanunda sayılan kurumlardan alınacak rapor ve hâkim kararıyla istenir; süreç savcılık blokesi ve CMK 128 elkoyma sayfasında anlatıldı.

Yargıtay 158/2 hakkında ne diyor?

11. Ceza Dairesi’nin dört kararı fıkranın sınırlarını çiziyor: somut makam şartı, gerçek nüfuz ölçütü, mağdurun bilerek hukuka aykırı yol araması ve mülakat vaadinde 158/2 ile (l) bendi arasındaki sınır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33301, K. 2026/3567, 31.03.2026

Olay: Sanıklar “Ankara’da yüksek yerlerde tanıdıkları olduğunu” söyleyerek katılanı bir bakanlıkta işe yerleştirecekleri vaadiyle para almıştır. Daire hükmü bozmuş, eylemi basit dolandırıcılık sayıp davanın zamanaşımından düşmesine karar vermiştir:

“failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesinin yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği”

Uygulamaya etkisi: Şikâyette ve ifadede failin andığı makam ve kişiler ayrıntılı geçmezse vasıf 157’ye düşer; eski tarihli dosyada bu, davanın düşmesi demektir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/4646, K. 2023/5641, 04.07.2023

Olay: Askerî bir tersanede mal sorumlusu olan sanık, ihaleleri yönlendirdiğini ve yetkililer nezdinde hatırının sayıldığını söylemiş, başka bir astsubayı “ihale yetkilisi” diye tanıtarak şirket ortağı katılandan yüksek miktarda para almıştır; sözü edilen ihaleler yoktur. İlk derece mahkemesinin nüfuz ticaretinden kurduğu mahkûmiyet ve verdiği beraat bozulmuştur:

“Nüfuz ticareti suçunda, failin, ilgili kişiler üzerinde gerçekte nüfuz sahibi olması gerekiyor. Nüfuz sahibi olmayıp, mağdura böyle bir yalan söyleyerek menfaat temin ederse eylem dolandırıcılık olur”

Uygulamaya etkisi: Nüfuz ticareti suçlaması, failin gerçek bir nüfuzu yoksa dolandırıcılığa döner. Daire bu olayda 157 ve zincirleme suçu uygun görmüş, 158/2’yi ayrıca tartışmamıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35348, K. 2026/1231, 04.02.2026

Olay: Ruhsat başvurusu reddedilen işyeri sahibi, belediye görevlileri üzerinde nüfuzu olduğunu düşündüğü sanıklara ruhsat karşılığı 200.000 USD vermiştir. Sanıklar belediye ve itfaiye yetkilileriyle gerçekten görüşmüş, usule aykırı da olsa geçici ruhsat verilmiş, menfaat teminine ilişkin tape kayıtları dosyaya girmiştir. Daire hükmü bozmuştur:

“mağdurun kamu görevlileri ile ilişkili olunduğundan bahisle dolandırılmasından bahsedilemeyeceği, mağdurun bu yönde kandırılmasının söz konusu olmamakla birlikte, mağdurun da bilerek ve isteyerek ruhsat sorununu hukuka aykırı yollardan halletmek üzere”

Uygulamaya etkisi: Görüşme gerçekten yapıldıysa ve parayı veren bunu bilerek istediyse 158/2 değil, nüfuz ticareti (TCK 255) ve rüşvet (TCK 252) tartışılır; parayı veren de soruşturmanın konusu olabilir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/4745, K. 2024/14997, 10.12.2024

Olay: Sanık öğretmenlik mülakatını geçireceğini, geçemezlerse bir kulüpte işe yerleştireceğini söyleyerek birden çok katılandan para almıştır; bir katılanın ödemesinin sanığın eşinin hesabına yattığı kayıtlarla tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi her katılan için ayrı hüküm kurmuştur; ilk derece hükmünün dayandığı maddeler:

“158/2. maddesi delaletiyle 158/1-l, 43, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca”

Bölge adliye mahkemesi hükümlerdeki “158/2. maddesi delaletiyle” ibaresini çıkararak istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Daire bu kararı onamıştır.

Uygulamaya etkisi: Kamuda işe yerleştirme ve mülakat vaadiyle para alan sanığın nitelikli dolandırıcılıktan mahkûmiyeti onanmıştır; ancak hükmün son hâli 158/2’ye değil (l) bendine dayanır. Bu tür dosyalarda 158/2 ile (l) bendi arasındaki seçim, alt sınırın üç mü dört yıl mı olacağını ve CMK 128/A’nın uygulanıp uygulanmayacağını belirler. Paranın failin yakınının hesabına gitmesi sübut delilidir; farklı mağdurlar için ayrı ceza verilir.

158/2 hakkında doğru bilinen yanlışlar neler?

“Torpil için para veren kişi her durumda kendisi de suçludur.”

Kesin cevap: Hayır. Aldatılarak para veren kişi dolandırıcılığın mağdurudur ve Yargıtay’ın ifadesiyle yasal zemindedir. Parayı verenin soruşturulması, aracının gerçekten görevlilerle görüştüğü ve parayı verenin işini bilerek hukuka aykırı yoldan çözdürmek istediği dosyalarda gündeme gelir.

“‘Tanıdığım var’ diyen herkes nitelikli dolandırıcılıktan ceza alır.”

Kesin cevap: Hayır. Makam, unvan veya kişi anılmayan genel söylem 158/2’yi oluşturmaz; eylem basit dolandırıcılıktır, uzlaştırmaya tabidir ve üç veya daha fazla kişiyle işlenmemişse sekiz yılda zamanaşımına uğrar.

“Fail parayı geri verirse dava düşer.”

Kesin cevap: Hayır. 158/2 uzlaştırmaya tabi değildir ve şikâyete bağlı değildir; mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez. Paranın iadesi TCK m.168’deki etkin pişmanlık indirimine yol açar, davayı bitirmez.

Sık sorulan sorular

TCK 158/2’nin cezası kaç yıl?

Üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; fıkra cezayı birinci fıkraya göre belirler. Fail kendini kamu görevlisi olarak tanıttıysa ya da kurumla ilişkili olduğunu söylediyse (l) bendi uygulanabilir ve alt sınır dört yıl olur; Yargıtay’ın onadığı bir mülakat dosyasında hüküm sonunda (l) bendine dayandırılmıştır. Üç veya daha fazla kişiyle işlenirse ceza yarı oranında artırılır.

İşe sokma vaadiyle para alan kişi hangi suçu işler?

Belirli bir kurumdaki görevlileri tanıdığını, sözünün geçtiğini söyleyip kamuda işe yerleştirme vaadiyle para aldıysa TCK m.158/2’deki nitelikli dolandırıcılığı işler. Yargıtay, öğretmenlik mülakatını geçirme vaadiyle para alan sanığın nitelikli dolandırıcılıktan mahkûmiyetini onamıştır; o dosyada hüküm sonunda (l) bendine dayandırılmıştır. Makam veya kişi anılmadan genel bir “tanıdığım var” sözüyle para alındıysa eylem basit dolandırıcılıktır.

Askerlik yerini değiştirme veya tayin vaadiyle para almak 158/2 midir?

Fail ilgili birimdeki belirli bir görevliyi ya da makamı anarak, onlar nezdinde hatırının sayıldığını söyleyip para aldıysa evet. Vaadin askerlik, tayin ya da kadro olması sonucu değiştirmez; belirleyici olan ilişkinin somut anlatılması ve gerçekte bulunmamasıdır. Aracı gerçekten görevlilerle görüşüyorsa nüfuz ticareti ve rüşvet tartışılır.

Torpil için para verdim, şikâyet edersem ben de suçlanır mıyım?

Aldatıldıysanız mağdursunuz; Yargıtay dolandırıcılıkta mağdurun yasal zeminde olduğunu ve yalnız menfaat sağlayan failin cezalandırıldığını kabul eder. Risk, aracının gerçekten görevlilerle görüştüğü ve sizin işi bilerek hukuka aykırı yoldan çözdürmek istediğiniz dosyalarda doğar. Şikâyeti, failin nüfuzunun gerçekte bulunmadığını gösteren olgularla kurmak gerekir.

Hatır dolandırıcılığı uzlaşmaya tabi mi?

Hayır. TCK m.158/2 nitelikli dolandırıcılıktır; uzlaştırma kapsamında değildir ve şikâyete bağlı değildir. Ancak Yargıtay somut makam veya kişi anılmayan dosyaları basit dolandırıcılık saydığından, vasıf TCK m.157’ye düşerse uzlaştırma yolu açılır. Zararın ödenmesi her iki durumda da TCK m.168’e göre cezayı indirir.

158/2 davasında zamanaşımı ne kadar?

Olağan dava zamanaşımı on beş yıldır, kesilme hâlinde en fazla yirmi iki yıl altı aya uzar. Vasıf basit dolandırıcılığa inerse ve suç üç veya daha fazla kişiyle işlenmemişse süre sekiz yıl, kesilmeyle en fazla on iki yıldır. Yargıtay, genel “tanıdığım var” söylemli bir dosyada vasfı 157’ye çevirip davayı bu nedenle düşürmüştür.

Parayı elden verdim, nasıl ispatlarım?

Buluşma yerinin kamera kaydı, parayı çektiğiniz banka belgesi, tanıklar ve failin vaadini anlattığı mesajlar birlikte sunulmalıdır. Failin aynı gün yaptığı yatırma veya harcamalar banka kayıtlarından istenebilir. Vaat edilen işle ilgili kurumda hiçbir başvurunun bulunmadığını gösteren belge de aldatmanın güçlü bir delilidir.

İlgili rehberler

Kaynaklar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.21, 43, 66, 67, 157, 158, 167, 168, 252, 255, 257 — mevzuat.gov.tr
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.128, 128/A (7571 sayılı Kanun m.22 ile eklendi), 253 — mevzuat.gov.tr
  3. 5235 sayılı Kanun, m.11, 12 — mevzuat.gov.tr
  4. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/33301, K.2026/3567, 31.03.2026 — karar metni
  5. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/4646, K.2023/5641, 04.07.2023 — karar metni
  6. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/35348, K.2026/1231, 04.02.2026 — karar metni
  7. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/4745, K.2024/14997, 10.12.2024 — karar metni
  8. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/26, K.2025/7913, 25.06.2025 — karar metni
  9. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/5087, K.2025/7122, 12.06.2025 — karar metni

Güncelleme notu: 15.10.2026: İlk yayın. Yazı, TCK 158/2’nin unsurlarını, genel “tanıdığım var” söyleminin basit dolandırıcılığa düşmesini, nüfuz ticareti ve rüşvetle ayrımı ve parayı verenin hukuki durumunu Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2023–2026 kararlarıyla ele alır.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

İş, ihale veya torpil vaadiyle paranızı mı kaptırdınız?

Failin andığı makamları ve paranın yolunu şikâyete doğru taşımak ya da hatır dolandırıcılığı suçlamasına karşı savunmanızı hazırlamak için avukatlık ve danışmanlık hizmetimize WhatsApp’tan veya e-postayla ulaşabilirsiniz.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.