“Bu madde hükümlerine göre elkoymaya ve onuncu fıkra uyarınca kayyım atanmasına ancak hâkim karar verebilir.”
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, md. 128/9
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. maddesindeki bu cümle, halk arasında “savcılık blokesi” denilen tedbiri aslında kimin koyduğunu söyler: kural olarak savcı değil, sulh ceza hâkimi. Savcılık soruşturmayı yürütür, elkoyma talep eder, kararın bankaya ulaşmasını sağlar. Hesabı kilitleyen karar ise çoğu dosyada bir sulh ceza hâkimliğinin “değişik iş” numarasıyla verdiği elkoyma kararıdır. Bankanın müşteri temsilcisi “savcılıktan yazı geldi” dediğinde yanlış söylemiş olmaz, ama eksik söyler.
Bu ayrım kâğıt üzerinde teknik görünür. Oysa itiraz dilekçesinin hangi makama verileceğini, sürenin hangi gün başlayacağını ve dilekçede hangi şartın sorgulanacağını doğrudan belirler. Üstelik kanun, savcıya iki dar alanda hâkimi beklemeden el koyma imkânı da tanıyor: aklama şüphesinde 5549 sayılı Kanun’un 17. maddesi ve bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık, hırsızlık ve kart suçlarında 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren CMK 128/A. Banka içi kısıtlardan icra haczine kadar hesap blokesi türlerini tek sayfada topladığımız rehberde savcılık blokesi haritanın yalnızca bir parçası; ama itirazı en çok teknik bilgi isteyen parçası.
“Savcılık blokesi” adında bir karar yok: hesabı kim kilitliyor
Savcılık blokesi, bir ceza soruşturması kapsamında banka, ödeme kuruluşu veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaba konulan adli elkoymanın gündelik adıdır. Kanunda “bloke” diye bir tedbir yok. CMK 128’in birinci fıkrasının (c) bendi “banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba” elkoymayı düzenler; kripto varlıklar ise maddede adıyla geçmediği için (h) bendindeki “diğer malvarlığı değerleri” kapsamında değerlendirilir. Mobil uygulamada görünen “bloke bakiye” ya da “yasal kısıt” satırı, bu elkoymanın bankadaki teknik karşılığıdır.
Uygulamada “savcılık blokesi” etiketi üç ayrı hukuki işlemin üzerine yapıştırılıyor. Birincisi, savcılığın talebi üzerine sulh ceza hâkimliğinin CMK 128’e göre verdiği elkoyma kararı. İkincisi, aklama veya terörün finansmanı şüphesinde savcının gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kendi yazılı emriyle koyduğu ve 24 saat içinde hâkim onayına sunmak zorunda olduğu elkoyma. Üçüncüsü, bankanın 128/A uyarınca kendi kararıyla 48 saate kadar askıya aldığı ve savcının bu süre içinde elkoymaya çevirebildiği hesap. Bunlara savcılıkla hiç ilgisi olmayan ama müşteriye çoğu zaman aynı cümleyle anlatılan MASAK ertelemesi de ekleniyor.
Ayırt etme kutusu: savcılık blokesi mi, 128/A askısı mı, MASAK ertelemesi mi?
Aynı “bloke” kelimesinin arkasındaki üç tedbir
| Soru | CMK 128 elkoyma | CMK 128/A askı ve elkoyma | 5549 md. 19/A erteleme |
|---|---|---|---|
| Kararı kim verir? | Soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme; aklama şüphesinde acele hâlde savcı (5549 md. 17) | Askıyı banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı; elkoymayı hâkim, acele hâlde savcı | Hazine ve Maliye Bakanı; yetki bakan yardımcısına devredilebilir |
| Şüphe eşiği | Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe | Makul şüphe | İşleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanıyla ilişkili olduğu şüphesi |
| Hangi suçlar? | 128/2’deki katalog; aklama için 5549 md. 17 | Yalnızca TCK 142/2-e, 158/1-f ve l, 245 | Aklama ve terörün finansmanı |
| Süre | Kanunda üst sınır yok; soruşturma ve kovuşturma boyunca sürebilir | Askı en çok 48 saat; savcı elkoyması 24 saatte hâkime sunulur, hâkim 48 saatte karar verir | Yedi iş günü; uzatma hükmü yok |
| Hesap sahibinin ilk adımı | Kararı veren sulh ceza hâkimliğine iki hafta içinde itiraz | Askının kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvuru; savcı 24 saatte karar verir | Bankaya ve MASAK’a yazılı başvuru, sürenin bitiminin takibi |
| Rapor şartı | Var: BDDK, SPK, MASAK, Hazine, KGK; üç ay, gerekirse iki ay uzatma | Aranmaz (128/A-4) | Yok; Başkanlık kendi analizini yapar |
Bankadan aldığınız yazıda bir sulh ceza hâkimliğinin adı ve “D. İş” numarası geçiyorsa büyük ihtimalle ilk sütundasınız. “Askıya alındı” ifadesi ve saatle ölçülen bir süre ikinci sütunu, “işlem ertelendi” ifadesi ve iş günüyle hesaplanan bir süre üçüncü sütunu düşündürür.

Üçüncü sütunun ayrıntılarını, özellikle yedi iş gününün hangi tarihten sayıldığını, MASAK’ın yedi iş günlük erteleme kararını incelediğimiz yazıda bulabilirsiniz. Bu ayrımı yapmadan yazılan dilekçe sıklıkla yanlış masaya gider: 19/A ertelemesi için sulh ceza hâkimliğine itiraz yazmak da, bir CMK 128 kararı için MASAK’a mektup göndermek de zaten kısa olan süreyi boşa harcatır.
CMK 128’in şartları: kuvvetli şüphe, katalog suç ve rapor
CMK 128’e göre bir hesaba elkonulabilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir: suçun işlendiğine ve değerin bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, soruşturmanın 128/2’deki katalog suçlardan biri hakkında yürütülmesi ve ilgili kurumdan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınması. Maddenin birinci fıkrası şöyle başlar:
“Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait; a) Taşınmazlara, b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına, c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba, d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara, e) Kıymetli evraka, f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına, g) Kiralık kasa mevcutlarına, h) Diğer malvarlığı değerlerine, elkonulabilir. …”
Fıkradaki iki ifade itiraz dilekçelerinin omurgasını oluşturur. “Bu suçlardan elde edildiğine dair” ibaresi, elkoymanın konusunu suçla bağlantılı değerle sınırlar; hesaptaki her kuruşun suç geliri olduğu varsayılamaz. “Şüpheli veya sanığa ait” ibaresi de tedbirin kural olarak soruşturmanın muhatabına yöneldiğini gösterir. Madde, şüphelinin değeri başka birinin zilyetliğinde bulunsa da elkoymaya izin veriyor. Bu yüzden şüpheli sıfatınızın olmaması kararı tek başına kaldırtmaz, ama gerekçede sizinle şüpheli arasındaki bağın nasıl kurulduğunu sorgulamanın kapısını açar.
Kuvvetli şüphe ne demek, makul şüpheden farkı ne
Kuvvetli şüphe, soyut bir ihtimal değil, dosyadaki somut delillerin birlikte değerlendirilmesiyle suçun işlendiği ve değerin suçtan geldiği yönünde ulaşılan yüksek bir olasılıktır. 128/A’daki “makul şüphe” ise bilinçli olarak daha düşük tutulmuş bir eşik. Bankaya 48 saatlik askı yetkisi veren kanun koyucu, süresi belirsiz bir tedbir olan 128 elkoyması için daha ağır ölçütü korudu. Okuduğumuz kararlarda en sık rastladığımız zayıflık, “MASAK raporu ve tüm dosya kapsamı” gibi kalıp bir gerekçeyle kuvvetli şüphenin var sayılması. Hangi işlemin, hangi tarihte, hangi tutarla suça bağlandığı yazılmamışsa itirazın ilk başlığı budur.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin E. 2024/4155, K. 2024/19482, 19.12.2024 tarihli kararını bu tartışmada sık anıyoruz. Karar bir mahkûmiyet hükmüyle ilgili ve MASAK raporundaki “muhtemelen” ifadesinin aklama suçunun kabulü için yetmeyeceğini, somut bir aklama işleminin ve şüpheye yer bırakmayan bir tespitin gerektiğini söylüyor. Elkoyma aşamasında aranan ölçüt mahkûmiyet ölçütü değil. Yine de yalnızca “muhtemelen” kelimesi üzerine kurulmuş bir raporun kuvvetli şüpheyi tek başına taşıyıp taşıyamayacağı sorgulanırken bu çizgi işe yarar.
Katalog: TCK 245 ve 282 neden listede yok
128/2’deki katalog geniştir: hırsızlık ve yağmadan (TCK 141-142, 148-149) güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılığa (155, 157-158), uyuşturucu ticaretinden (188) zimmet, irtikap ve rüşvete (247, 250, 252) uzanır; Bankacılık Kanunu’ndaki zimmet suçu ile kaçakçılık suçları da listededir. Hesap blokesi dosyalarında en sık karşılaştığımız iki suç, basit dolandırıcılık ve bilişim sistemleri ya da bankalar araç olarak kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık, katalogda yer alır.
İki boşluk ise dosya okurken hemen dikkat çeker. TCK 245 (banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması) 128 kataloğunda yoktur; 7571 sayılı Kanun bu suçu 128/A’nın dar kataloğuna aldı ama 128’in listesine dokunmadı. TCK 282 (suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama) da katalogda bulunmaz; aklama şüphesinde elkoymanın dayanağı 5549 sayılı Kanun’un 17. maddesidir. Gerekçesinde yalnızca “CMK 128” yazan ve suç vasfı olarak kart kötüye kullanmayı ya da aklamayı gösteren bir karar, itirazda dayanağı yönünden ayrıca tartışılmalıdır.
Rapor şartı: hangi kurum, ne kadar sürede
128/1’in devamı, elkoyma için ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınmasını öngörür ve şöyle sürer: “Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.” Kanun metninde bugün hâlâ “Hazine Müsteşarlığı” ibaresi geçiyor. Listede Kamu İhale Kurumu yok, Kamu Gözetimi Kurumu var; iki kısaltmanın birbirine karıştırıldığı dilekçelerle zaman zaman karşılaşıyoruz.
Pratikte bu şart iki soruya dönüşür. Dosyada rapor istenmiş mi, istenmişse hangi kurumdan ve hangi tarihte? Kararda rapora hiç değinilmemişse ya da talep tarihinden bu yana üç ay geçmiş, uzatma istenmemiş ve rapor gelmemişse bu durum itirazda veya sonraki bir kaldırma talebinde açıkça ileri sürülmelidir. 128/A’nın dördüncü fıkrasının “128 inci maddede belirtilen rapor alma şartı aranmaz” demesi, kanun koyucunun bu raporu 128 elkoyması için bir şart olarak gördüğünü de teyit ediyor. Kripto varlık içeren dosyalarda raporun içeriği ayrıca zorlaşır; kripto varlıklara elkoymanın fiilen nasıl uygulandığını ayrı bir yazıda anlattık, çünkü orada sorun genellikle hukuktan önce tekniktir: değerin hangi cüzdanda, hangi saklama yapısında durduğu.
Bu şartların kripto varlıklar bakımından nasıl denetlendiğini ve varlığın meşru kaynağının nasıl belgelendiğini kripto varlıklara CMK 128 kapsamında elkoyma yazısında, kataloğun tam listesini CMK 128 katalog suçları yazısında, itiraz dilekçesinin sekiz gerekçe kalıbını ise elkoyma kararına itiraz yazısında anlattık.
Savcının hâkimi beklemeden el koyabildiği iki dar kapı
128/9’daki “ancak hâkim” kuralının iki istisnası vardır ve ikisinde de savcının yazılı emri kısa bir süre içinde hâkim denetimine girmek zorundadır. Bu sürelerde hâkim onayı gelmezse elkoyma ayakta kalamaz. Bu yüzden bu dosyalarda saat tutmak, dilekçe yazmaktan önce gelir.
Aklama şüphesi: 5549 sayılı Kanun md. 17
“(1) Aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesindeki usûle göre malvarlığı değerlerine elkonulabilir. (2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da elkoyma kararı verebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim en geç yirmi dört saat içinde onaylanıp onaylanmamasına karar verir. Hâkimin onaylaması hâlinde … 128 inci maddesinde belirtilen değere ilişkin rapor üç ay içinde alınır ve tekrar hâkim onayına sunulur. Onaylanmama veya raporun üç ay içinde alınamaması hâlinde Cumhuriyet savcılığının kararı hükümsüz kalır.”
Bu hüküm, aklama suçunun 128 kataloğunda olmamasından doğan boşluğu kapatır ve üç ayrı saat başlatır: savcının emrinden itibaren 24 saat içinde hâkime sunma, hâkimin en geç 24 saat içinde karar vermesi ve onaydan sonra üç ay içinde raporun alınıp yeniden hâkim onayına sunulması. Son halka, 128’deki rapor şartından daha sert bir sonuca bağlanmıştır: rapor üç ayda gelmezse savcılık kararı hükümsüz kalır. Biz bu dosyalarda onay tarihini başlangıç alıp üçüncü ayın sonunu takvime işliyoruz; o tarihte dosyada rapor ve ikinci onay görünmüyorsa kaldırma talebini aynı gün hazırlıyoruz.
Yasa dışı bahis soruşturmaları bu maddenin en yoğun uygulandığı alan. 7258 sayılı Kanun’daki suçlar 128/2’deki listede sayılmadığı için bahis parasının dolaştığı hesaplara elkoyma çoğu zaman aklama şüphesine, yani 17. maddeye dayandırılır. MASAK’ın 2025 verilerinde elkoyma kararı verilen tutar 1,2 milyar TL olarak yer alıyor; aynı yıl 422 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, denetimlerden kaynaklanan 27 suç duyurusu ayrıca sayılmış.
Bilişim yoluyla işlenen suçlar: CMK 128/A
7571 sayılı Kanun’la eklenen 128/A, bankaya, ödeme hizmeti sağlayıcısına ve kripto varlık hizmet sağlayıcısına makul şüphe hâlinde suçta kullanılan hesabı 48 saate kadar askıya alma yetkisi verdi. Askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate, askı süresi içinde, hâkim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle elkonulabilir. Savcının emri 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu yolda 128’deki rapor şartı aranmaz.
İki farka dikkat etmek gerekir. 128/A’daki elkoyma “suça konu menfaat” ile sınırlıdır; hedef hesabın tamamı değil, mağdurdan gelen tutardır. Beşinci fıkra da elkonulan menfaatin mağdura ait olduğu anlaşıldığında soruşturma evresinde bile sahibine iadesini mümkün kılar. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ocak 2026’da kamuoyuna yansıyan bir kripto soruşturmasında savcılığın bu “önce el koy, sonra hâkim onayına sun” yetkisini ilk kez kullandığı açıklandı; Tether’in 7 Şubat 2026’da Türk makamlarının talebiyle yaklaşık 544 milyon dolarlık USDT dondurması da aynı dönemin haberidir. Bankaların askı pratiğini ve hafta sonuna denk gelen sürelerin nasıl sayıldığını 48 saatlik askı ve elkoyma zincirini anlattığımız yazıda ayrıntılı işledik.
Karar bankaya nasıl ulaşır, hesapta ne değişir
Hesaba elkoyma kararı, CMK 128/5 gereği “teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur.” Bu cümle, hesap sahibinin kararı neden çoğu zaman bankadan öğrendiğini açıklar. Karar önce bankanın haciz ve tedbir işlemlerini yürüten merkezi birimine ulaşır, birim tedbiri hesaplara işler; müşteri ise durumu bir kart reddi, geri dönen bir EFT ya da mobil uygulamadaki “bloke bakiye” satırıyla fark eder. Bizim dosyalarımızda hesap sahibinin kararı bir tebligattan önce bankadan öğrenmesi istisna değil, kuraldır.
Bankanın uyguladığı kısıtın kapsamı kararın metnine bağlıdır. Bazı kararlar belirli bir tutar gösterir; banka o tutarı tutar, fazlası kullanılabilir kalır. Bazıları ise “şüpheliye ait tüm banka hesaplarına” diye kurulur ve bazı bankalar karar tarihindeki bakiyeyle birlikte sonradan gelen girişleri de tedbirli sayar. Kararın hangi kalıpla yazıldığı hem itirazın hem de kısmi kaldırma talebinin içeriğini belirler. Bankaya yazılı olarak “tedbir hangi tutarla sınırlı, sonradan gelen girişlere uygulanıyor mu, kararı veren merci ve dosya numarası nedir” diye sormak, 5411 sayılı Kanun’un 76. maddesindeki, bankaların müşteri sorularına cevap verecek bir sistem kurma ve bilgi verme yükümlülüğünün kapsamındadır.
128/8, elkoyma kararına aykırı davranışı TCK 289’a bağlar. Şube çalışanının “elimde değil” cevabı çoğunlukla bir kaçamak değil, bu cezai sorumluluğun doğal sonucudur. Aynı maddenin onuncu fıkrası elkoymayla birlikte kayyım atanmasını düzenler ve dokuzuncu fıkra bu kararı da yalnızca hâkime bırakır. Şirket dosyalarında kayyım ihtimali hesap blokesinin önüne bile geçebilir; şirket hesabına konulan blokenin çek ve maaş etkilerini ayrı bir yazıda ele aldık. Aynı soruşturmada telefona ve bilgisayara da el konulduysa, orada başka bir maddenin, CMK 134’ün rejimi işler; kripto soruşturmalarında telefon ve bilgisayara elkoymayı da ayrıca yazdık.
İhbardan hükme: bir savcılık blokesinin takvimi
Elkoyma kararı tek başına bir olay değil, uzun bir sürecin ortasındaki halkadır. Aşağıdaki kronoloji, dosyalarımızda en sık gördüğümüz sırayı gösteriyor. Her dosya bu sırayı izlemez; bazı halkalar atlanır, bazıları yer değiştirir. Son sütun, hesap sahibinin o aşamada neyi talep edebileceğini gösteriyor.
Savcılık blokesinin kronolojisi: aşama, merci, süre ve hesap sahibinin imkânları
| Aşama | Kim, hangi dayanakla | Süre | Hesap sahibinin yapabileceği |
|---|---|---|---|
| 1. İhbar, şikâyet veya banka bildirimi | Mağdur, kolluk, banka (128/A-2 bildirimi) ya da MASAK | Belirli bir süre yok | Çoğu zaman haberi olmaz; 128/A askısında başsavcılığa başvurabilir |
| 2. Şüpheli işlem bildirimi ve analiz | Yükümlü (5549 md. 4), MASAK | Şüpheden itibaren en geç 10 iş günü; erteleme varsa yedi iş günü | Bildirim gizlidir (5549 md. 4/2); bankadan gerekçe alınamaz |
| 3. Soruşturmanın başlaması | Cumhuriyet başsavcılığı | Belirli bir süre yok | Soruşturma numarasını öğrenmek, vekâletnameyle inceleme istemek |
| 4. Rapor talebi | Savcılık; BDDK, SPK, MASAK, Hazine, KGK | Üç ay, talep üzerine iki ay daha | Raporun istenip istenmediğini ve tarihini takip etmek |
| 5. Elkoyma kararı | Sulh ceza hâkimliği (128/9); acele hâlde savcı (5549 md. 17, 128/A-4) | Savcı kararında 24 saat içinde hâkim onayı | Kararın gerekçesini ve kapsamını öğrenmek |
| 6. Bankaya bildirim ve uygulama | Savcılık ve banka (128/5) | Derhâl | Bankadan yazılı bilgi istemek (5411 md. 76) |
| 7. İtiraz | Kararı veren hâkimlik; inceleme numara olarak izleyen hâkimlikte (CMK 268) | Öğrenmeden itibaren iki hafta; gönderme en çok üç gün | Dilekçe, belgeler, icranın geri bırakılması ve kısmi kaldırma talebi |
| 8. Soruşturmanın sonu | Savcılık: kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya iddianame | KYOK’a itiraz tebliğden itibaren iki hafta (CMK 173/1) | KYOK’ta elkoymanın akıbetini kontrol etmek, CMK 131 iade talebi |
| 9. Kovuşturma | Davaya bakan mahkeme | Kanunda sabit süre yok | Kaldırma veya iade talebi; iade talebinin reddine itiraz (131/1) |
| 10. Hüküm | Mahkeme: iade, müsadere (TCK 54-55) veya tedbirin kaldırılması | Kesinleşmeden sonra | İade; haksız elkoymada CMK 141/1-j tazminatı |
Tablodaki en uzun ve en belirsiz aralık, sekizinci satıra kadar geçen soruşturma süresidir. Kanun 128 elkoyması için üst sınır koymadığından hesap aylarca, bazen yıllarca tedbirli kalabilir; bu belirsizliğe karşı en güçlü argüman Anayasa Mahkemesi’nin ölçülülük içtihadı. Farklı tedbirlerin hangi takvimle kalktığını yan yana görmek için blokelerin hangi sürede kalktığını tablolaştırdığımız yazıya bakabilirsiniz.
Kararı görmeden itiraz yazılmaz: dosyaya ve gerekçeye ulaşmak
İtirazdan önceki ilk iş kararın kendisini görmektir; bankanın “savcılık yazısı var” cümlesi bir dilekçenin dayanağı olamaz. Kararın tarihini, veren merciyi, değişik iş ve soruşturma numarasını, suç vasfını, elkonulan hesapları ve varsa tutarı bilmeden yazılan itiraz, genel ifadelerle dolu bir metne dönüşür. Genel ifadeler de genellikle genel bir gerekçeyle reddedilir. Aynı uyarı bu yazı için de geçerli: burada anlattıklarımız sizin kararınızın metni okunmadan kurulmuş genel bir çerçevedir; kararın tarihi ve dayanağı öğrenildiğinde yol haritası da değişebilir.
Kararın metnine ulaşmanın üç yolu var. Birincisi bankaya yazılı başvuru: yazışmalarımızda bankalar çoğu zaman kararı veren merciyi ve dosya numarasını bildiriyor. Şüpheli işlem bildirimi için geçerli gizlilik (5549 md. 4/2), bankanın MASAK’a bildirimde bulunduğu olgusunu korur; bir mahkeme kararının varlığını saklamak için bir gerekçe değildir. Bu farkı bilmeyen şube çalışanları her soruya “MASAK gizliliği” cevabı verebiliyor. İkincisi UYAP: sulh ceza hâkimliğinin değişik iş dosyası vekil tarafından görüntülenebiliyorsa karar ve savcılığın talep yazısı oradan okunur. Üçüncüsü soruşturma dosyasının kendisi: savcılık kalemine vekâletnameyle inceleme talebi.
Soruşturma evresinde dosyaya erişim sınırsız değildir. CMK 157 soruşturma işlemlerinin gizliliğini düzenler; CMK 153/2 uyarınca dosyada kısıtlama kararı varsa avukat da belgelerin bir kısmını göremeyebilir. “UYAP’ta görünmüyorsa soruşturma yok” düşüncesi bu yüzden yanıltıcıdır. Hesaptaki blokeyi hangi kanallardan sorgulayabileceğinizi ve e-Devlet’te neden doğrudan bir banka blokesi sorgulama hizmeti bulunmadığını ayrı bir yazıda anlattık.
Öğrenme tarihini belgelemek ayrı bir iştir. İtiraz süresi kararın öğrenildiği günden başladığı için bankanın SMS’i, e-postası, şube yazısı ya da kararın UYAP’ta ilk görüntülendiği tarih saklanmalıdır. Birden fazla tarih varsa biz en erkenini esas alıyoruz. Öğrenme anının tartışmalı olduğu bir dosyada süreyi geç başlatmaya çalışmak, itirazın süre yönünden reddedilmesi riskine değmez.
İki haftalık itiraz: CMK 267-271 nasıl işler
Sulh ceza hâkimliğinin elkoyma kararına karşı yol CMK 267 ve devamı maddelerindeki itirazdır; süre kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır. Bu süre 7499 sayılı Kanun’la yedi günden iki haftaya çıkarıldı ve 1 Haziran 2024’ten beri uygulanıyor. Eski “yedi gün” bilgisi hâlâ dolaşımda olduğu için bunu ayrıca belirtiyoruz. 268/1 şöyle der:
“… ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.”
Dilekçe kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir. 268/2’ye göre kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; görmezse dosyayı en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. 268/3-a uyarınca sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazı, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik inceler. Örneğin 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararına yapılan itiraz 5. Sulh Ceza Hâkimliği’nin önüne gider.
İki hüküm beklentiyi gerçekçi tutar. CMK 269, itirazın kararın yerine getirilmesini durdurmayacağını, ancak itiraz merciinin yerine getirmenin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenler. Yani dilekçeyi verdiğiniz gün hesap açılmaz; acil bir ihtiyaç varsa dilekçede ayrıca icranın geri bırakılması istenmelidir. CMK 271 ise itiraz merciinin kararlarını kesin sayar. İtiraz reddedilirse aynı karara karşı ikinci bir itiraz yolu yoktur; bu nedenle bütün argümanlar ve belgeler ilk dilekçeye konmalıdır. “Sonra tamamlarız” yaklaşımı bu yolda işlemiyor.
Kesinlik, konunun kapandığı anlamına gelmez. Koşullar değiştiğinde, örneğin rapor geldiğinde ve suça konu tutarın hesaptaki bakiyenin çok altında olduğu anlaşıldığında, yeni bir kaldırma veya sınırlandırma talebi verilebilir. Uygulamada bu talebin reddine karşı da CMK 267 uyarınca itiraz yoluna gidiliyor.
Süre hesabı: üç takvim örneği
Savcılık blokesi dosyalarında süre hesaplama örnekleri (2026 takvimi)
| Olay | Başlangıç | Süre | Son an | Not |
|---|---|---|---|---|
| Sulh ceza hâkimliğinin elkoyma kararı; banka SMS’i | Karar 2 Mart Pazartesi; SMS 4 Mart Çarşamba; UYAP görüntüleme 6 Mart Cuma | İki hafta (CMK 268/1) | 18 Mart 2026 Çarşamba | En erken öğrenme tarihi esas alındı; 20 Mart’a güvenilmedi |
| 5549 md. 17 uyarınca savcının yazılı elkoyma emri | 12 Mayıs Salı, saat 15.00 | 24 saat + 24 saat; onaydan sonra üç ay | Hâkime sunma 13 Mayıs 15.00; onay en geç 14 Mayıs 15.00 | Onay 14 Mayıs’ta verildiyse rapor ve ikinci onay için 14 Ağustos 2026 Cuma takvime işlenir |
| KYOK kararının suçtan zarar görene tebliği | 7 Eylül Pazartesi | İki hafta (CMK 173/1) | 21 Eylül 2026 Pazartesi | KYOK’ta “kesinleştiğinde elkoymanın kaldırılmasına” gibi bir ifade varsa kaldırma bu tarihten sonra gündeme gelir |
Son günün resmî tatile denk gelmesi hâlinde sürenin uzayıp uzamadığı tartışmasına girmeden dilekçeyi bir önceki iş günü vermek, bizim dosyalarımızda değişmeyen kuraldır. İki haftalık sürenin son gününe bırakılan bir itiraz, UYAP’taki bir kesinti ya da eksik bir vekâletname yüzünden hiç verilmemiş sayılabilir.

İtiraz dilekçesinde işe yarayan başlıklar
İtiraz dilekçelerimiz genellikle aynı iskelet üzerine kurulur, ama her dosyada ağırlık farklı başlıklara kayar. Aşağıdaki liste, bir elkoyma kararının hangi yönlerden sorgulanabileceğini gösteriyor:
- Kuvvetli şüphenin somut delile dayanmaması: hangi işlemin, hangi tarihte ve hangi tutarla suça bağlandığının kararda gösterilmemesi.
- Suçun 128/2 kataloğunda bulunmaması ya da aklama iddiasında 5549 md. 17’deki 24 saat, 24 saat ve üç ay usulünün izlenmemesi.
- Rapor şartının karşılanmaması: raporun hiç istenmemesi veya üç aylık süre ile uzatmanın rapor gelmeden dolması.
- Değerin “şüpheli veya sanığa ait” olmaması; hesap sahibinin soruşturmadaki sıfatının ve şüpheliyle ilişkisinin gerekçede kurulmaması.
- Bakiyenin suçtan elde edilmemesi: maaş, kira ve ticari tahsilat gibi girişlerin belgeyle tek tek ayrıştırılması.
- Ölçülülük: elkonulan tutarın suça konu tutarı aşması, tedbirin süresi, teminat önerisi ve kişinin geçim veya işletme giderleri.
Belgeler itirazın gücünü belirler. İlgili döneme ait hesap ekstresi, işlem dekontları, işlemin ticari ya da kişisel karşılığını gösteren fatura, sözleşme, yazışma ve teslim belgeleri, maaş bordrosu, kira sözleşmesi; kripto işlemlerinde borsa işlem geçmişi ve TxID listesi en sık eklediğimiz belgeler. Her belgeye dilekçe metninde atıf yapılmalı. Ekte duran ama metinde hiç anılmayan bir belge çoğu zaman okunmadan kalır.
[İL] [●]. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE
(İtirazı incelemeye yetkili [İL] [●]. Sulh Ceza Hâkimliği’ne gönderilmek üzere)
DEĞİŞİK İŞ NO: [20●● / ●●●● D. İş]
SORUŞTURMA NO: [20●● / ●●●●]
İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad / Şirket unvanı], T.C. Kimlik No / Vergi No: [●], Adres: [●]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Baro ve sicil no], [Adres]
İTİRAZ EDİLEN KARAR: [İL] [●]. Sulh Ceza Hâkimliği’nin [gg.aa.yyyy] tarihli ve [●] D. İş sayılı elkoyma kararı
KARARIN ÖĞRENİLDİĞİ TARİH: [gg.aa.yyyy] ([banka bildirimi / UYAP görüntüleme / tebligat])
KONU: Müvekkile ait [banka adı] nezdindeki [IBAN] numaralı hesaba konulan elkoyma kararına CMK md. 267 vd. uyarınca itirazlarımızın sunulması; kararın kaldırılması, bu talep kabul edilmezse elkoymanın suça konu olduğu ileri sürülen [●] TL ile sınırlandırılması ve itiraz incelenene kadar kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil [meslek / faaliyet alanı] olup söz konusu hesabı [yıl] yılından bu yana [maaş / ticari tahsilat] amacıyla kullanmaktadır. Hesaba [gg.aa.yyyy] tarihinde [gönderen] tarafından gönderilen [●] TL, [fatura / sözleşme / satış] karşılığıdır (Ek-3).
2. Kararın gerekçesinde, müvekkilin hesabındaki hangi işlemin hangi suçtan elde edildiğine dair somut bir delil gösterilmemiştir. CMK md. 128/1 “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” aramaktadır; genel nitelikli bir atıf bu şartı karşılamaz.
3. Soruşturmanın konusu [suç vasfı] olup [bu suç CMK md. 128/2 kataloğunda yer almamaktadır / 5549 sayılı Kanun md. 17’deki usul izlenmemiştir].
4. Dosyada CMK md. 128/1 uyarınca [BDDK / SPK / MASAK / Hazine / KGK] raporunun alındığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. [Rapor talebi gg.aa.yyyy tarihinde yapılmış, üç aylık süre gg.aa.yyyy tarihinde dolmuş, uzatma talep edilmemiştir.]
5. Müvekkil soruşturmada [şüpheli sıfatını taşımamaktadır / şüpheli olarak ifadesi alınmamıştır]; hesaptaki değerin şüpheliye ait olduğuna dair kararda bir tespit yoktur.
6. Hesaptaki bakiyenin [●] TL’lik kısmı maaş ve [kira / ticari tahsilat] gelirlerinden oluşmaktadır (Ek-4, Ek-5). Bu tutarların suçtan elde edildiği ileri sürülmemiştir.
7. Elkoyma, suça konu olduğu ileri sürülen tutarın yaklaşık [●] katı bir bakiyeyi kapsamaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin A.A. ve diğerleri [GK] (B. No: 2017/31079, 10.06.2021) kararında da görüldüğü üzere malvarlığına yönelik koruma tedbirleri kapsam ve süre bakımından ölçülü olmalıdır. Müvekkil, suça konu tutar kadar [teminat / nakdi güvence] göstermeye hazırdır.
HUKUKİ DAYANAK: 5271 sayılı CMK md. 128, 131, 267, 268, 269, 271; [5549 sayılı Kanun md. 17]; Anayasa md. 35; Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkına ilişkin kararları ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Hesap ekstreleri, dekontlar, faturalar, sözleşmeler, bordrolar, [kripto borsa işlem geçmişi ve TxID listesi], UYAP kayıtları ve her türlü yasal delil.
TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1. İtirazımızın kabulü ile [gg.aa.yyyy] tarihli elkoyma kararının kaldırılmasına,
2. Bu talebimiz kabul görmezse elkoymanın suça konu olduğu ileri sürülen [●] TL ile sınırlandırılarak bakiyenin geri kalanı üzerindeki tedbirin kaldırılmasına,
3. İtiraz sonuçlanıncaya kadar kararın yerine getirilmesinin CMK md. 269 uyarınca geri bırakılmasına,
4. Verilecek kararın ilgili bankaya derhâl bildirilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [gg.aa.yyyy]
İtiraz Eden Vekili
Av. [Ad Soyad]
[e-imza]
EKLER: Ek-1 Vekâletname; Ek-2 Elkoyma kararı veya banka bildirimi; Ek-3 İşleme ilişkin fatura / sözleşme; Ek-4 Maaş bordroları; Ek-5 Hesap ekstreleri ([dönem]); Ek-6 [Diğer belgeler]
Anayasa Mahkemesi’nin ölçülülük çizgisi
Anayasa Mahkemesi, ceza soruşturması sırasında malvarlığına konulan tedbirleri mülkiyet hakkı (Anayasa md. 35) çerçevesinde inceliyor ve bu tedbirlerin ceza değil, koruma tedbiri olduğunu vurguluyor. Süre uzadıkça kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki adil denge bozulur.
AYM ölçülülük ilkeleri, itiraz dilinde
- Elkoyma bir koruma tedbiridir; hüküm kurulmadan uygulanan peşin bir yaptırım gibi işletilmesi mülkiyet hakkıyla bağdaşmaz.
- Tedbir kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük testlerinin üçünü birden geçmelidir; ilk ikisini karşılamak tek başına yetmez.
- Kapsam ve süre orantılı olmalıdır; suça konu tutarı aşan bir elkoymanın neden gerekli olduğu gerekçede gösterilmelidir.
- Tedbir uzadıkça makul ivedilik ve özen beklentisi artar; dosyanın yıllarca sonuçlanmaması tek başına ağır bir olgudur.
- Güvence bedeli alındığı hâlde tedbirin uzun süre kaldırılmaması, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal sonucuna ulaştığı olgulardandır.
Malvarlığı tedbirlerinde ölçülülük: Anayasa Mahkemesi kararları
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| A.A. ve diğerleri [GK], B. No: 2017/31079, 10.06.2021 (RG 18.08.2021/31572) | Ceza yargılaması sürerken banka hesaplarına konulan tedbirler, güvence bedeli alınmasına rağmen uzun süre kaldırılmadı | Mülkiyet hakkı ihlali; müştereken 10.000 TL manevi tazminat |
| Onur Tur Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti., B. No: 2015/947, 15.11.2018 | Şirket araçlarına elkoyma ve sicil şerhi yaklaşık 11 yıl sürdü | İhlal; tedbir kapsam ve süre bakımından orantılı olmalı, makul ivedilik ve özen gösterilmeli |
| B. No: 2018/14389, 13.04.2021 | 15 yıl süren ihtiyati tedbir | İhlal |
| B. No: 2020/8289, 16.05.2024 (RG 07.11.2024) | Taşınmaz üzerinde 14 yılı aşan tedbir | İhlal; 40.000 TL tazminat |
Bu kararların çoğu yıllarca süren tedbirlerle ilgili; birkaç aylık bir hesap elkoymasına doğrudan uygulanamaz. Biz onları itirazda iki amaçla kullanıyoruz: tedbirin kapsamını suça konu tutara çekmek ve teminat önerisinin neden ciddiye alınması gerektiğini göstermek. A.A. kararındaki “güvence bedeli alınmasına rağmen” olgusu, teminat önerisinin dilekçede neden soyut bir cümleyle değil, somut bir tutarla yer alması gerektiğini de açıklıyor.
Tedbir yıllara yayıldığında aynı kararlar bireysel başvurunun ve tazminatın zeminini oluşturur. Bu yolun şartlarını, başvuru öncesinde tüketilmesi gereken iç yolları ve Anayasa Mahkemesi’nin hükmettiği tutarları haksız elkoyma nedeniyle tazminat yollarını anlattığımız yazıda ayrıca işledik.
Hesabın tamamı mı, suça konu tutar mı: kısmi kaldırma ve maaş izni
Hesabın tamamına konulmuş bir elkoymada ilk hedef çoğu zaman kararın tümden kaldırılması değil, suça konu tutarla sınırlandırılmasıdır. CMK 128’in metninde, İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesindeki gibi maaşın belirli bir kısmını koruyan bir hüküm bulunmuyor; bu yüzden ceza elkoymasında “dörtte bir” hesabı yapılmaz. Talep, 128/1’deki “bu suçlardan elde edildiğine dair” şartına ve ölçülülüğe dayanır. Karardan sonra yatan maaşın, kira gelirinin ya da tedarikçiden gelen ödemenin soruşturma konusu suçtan elde edildiği ileri sürülmüyorsa, bu değerler üzerinde tedbirin sürmesi için bir gerekçe de yoktur.
Kısmi kaldırma talebi, itiraz süresi içindeyse itiraz dilekçesinin ikinci talebi olarak, süre geçmişse ya da koşullar değişmişse bağımsız bir dilekçeyle verilir. Soruşturma evresinde bazı hâkimlikler talebin savcılık üzerinden gelmesini beklediği için biz bu dilekçeyi çoğunlukla Cumhuriyet başsavcılığına, sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunulması istemiyle sunuyor, bir örneğini de kararı veren hâkimliğe veriyoruz. Talebin omurgası şu sırayı izlemeli:
Kısmi kaldırma ve maaş izni talebinin omurgası
- Elkoymanın kapsamını tespit edin: karar tarihi, hesaplar, bankanın tuttuğu toplam tutar ve karardan sonra hesaba giren paralar.
- Suça konu olduğu ileri sürülen tutarı rakamla yazın; dosyada açık bir rakam yoksa işlem kayıtlarından çıkan en yüksek ihtimali gösterin.
- Geri kalan bakiyenin kaynağını belgeyle ayrıştırın: bordro, SGK hizmet dökümü, kira sözleşmesi, fatura ve tahsilat listesi.
- Zorunlu ödemeleri tarih ve tutarıyla listeleyin: kira, nafaka, kredi taksidi, işçi ücretleri, SGK primi, vergi ve çek vadeleri.
- Teminat önerin: suça konu tutarın ayrı bir hesapta bloke tutulmasını veya nakdi güvence verilmesini açıkça teklif edin.
- Talebi kademeli yazın: önce tümden kaldırma, olmazsa tutarla sınırlama, o da olmazsa belirli ödemeler için bankaya izin verilmesi.
2026 baharında büyük bir yasa dışı bahis soruşturmasında savcılık, aklama şüphesiyle ve gecikmesinde sakınca bulunduğu gerekçesiyle kendi yazılı emriyle çok sayıda hesaba el koydu; liste ertesi gün hâkim onayından geçti. Listede müvekkilimizin küçük nakliye şirketinin hesabı da vardı. Şirketin tek bağlantısı, şüphelilerden birinin aylar önce bir taşıma bedelini bu hesaba ödemiş olmasıydı. Liste, şüpheli hesaplardan para alan her hesabı kapsayacak biçimde hazırlanmıştı ve banka tedbiri şirketin bütün bakiyesine uyguladı.
Şirketin o hafta ödemesi gereken işçi ücretleri, bir tedarikçi çeki ve SGK primi vardı. İtiraz dilekçesine faturayı, irsaliyeyi, taşıma sözleşmesini ve şirketin son bir yıllık ekstresini koyduk; gelen ödemenin tek seferlik olduğunu ve piyasa fiyatında bir hizmetin karşılığı olduğunu gösterdik. Ölçülülük başlığında elkonulan bakiyenin suçla ilişkilendirilebilecek tutarın çok üzerinde olduğunu, şirketin faaliyetini durdurmanın soruşturmaya hiçbir katkısı bulunmadığını anlattık ve o tutar kadar teminat önerdik. İtiraz mercii elkoymayı gelen ödeme tutarıyla sınırladı, kalan bakiye serbest kaldı ve ödemeler vadesinde yapıldı. Kalan kısım için üç aylık rapor süresini takvimden izlemeye devam ettik.
Şirket hesaplarında çek meselesi ayrı bir dikkat ister. Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin E. 2019/35817, K. 2020/415, 27.01.2020 tarihli kararına göre hesaba tedbir konulmuş olsa da banka ibraz edilen çek için “karşılıksızdır” işlemi yapmak zorundadır; banka bu işlemi yapmamışsa hesap sahibi cezalandırılamaz. Bu yüzden çek vadeleri kısmi kaldırma talebinde tarih tarih gösterilmeli, talep mümkünse ilk vadeden önce karara bağlanacak biçimde verilmelidir.
Elkonulan paranın geri istenmesi: CMK 131 ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Elkonulan değerin geri verilmesinin dayanağı CMK 131’dir ve iade soruşturmanın bitmesini beklemeden de istenebilir. 131/1’e göre muhafazasına gerek kalmayan veya müsadereye tabi olmayacağı anlaşılan eşya, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından re’sen ya da istem üzerine geri verilir; istemin reddine itiraz edilebilir. 131/2 ise 128’e göre elkonulan değerlerin mağdura ait olması ve delil olarak ihtiyaç kalmaması hâlinde sahibine iadesini düzenler. 128/A’nın beşinci fıkrası da o maddenin kapsadığı suçlarda aynı sonucu soruşturma evresinde mümkün kılar.
Bu hükümlerin hesap sahibi açısından anlamı farklıdır. Hesabınızdaki para bir mağdurdan geldiyse 131/2 ve 128/A-5 o paranın mağdura dönmesini sağlar; sizin talebiniz tutarın doğru hesaplanmasına ve fazlasının serbest bırakılmasına yönelir. Hesaptaki değer size aitse ve dosyada delil değeri taşımıyorsa 131/1 uyarınca iadesini isteyebilirsiniz. Mağdura iade sürecinde en sık gördüğümüz hata, hesap sahibinin parayı kendi inisiyatifiyle “iade” diye bir hesaba göndermeye çalışmasıdır. Tedbirli bakiyeden zaten çıkış yapılamaz; tedbir dışındaki paradan yapılan böyle bir transfer ise hem ispat hem de yeni bir şüphe sorunu doğurur. İade, savcılığın veya mahkemenin kararıyla ve bankaya yazılan müzekkereyle yapılmalıdır.
Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla (KYOK) biterse elkoymanın dayanağı ortadan kalkar, ama kaldırma bankaya kendiliğinden yansımaz. KYOK kararına suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK 173/1). Kararda elkoymanın kaldırılmasına ve bankaya yazı yazılmasına dair açık bir hüküm olup olmadığına bakın. Varsa kaldırma çoğu zaman kesinleşmeden sonra işleme konur; yoksa 131/1 uyarınca ayrıca iade ve kaldırma talebinde bulunmak gerekir. Bloke türüne göre başvuru yollarını ve dilekçe örneklerini bir arada gösterdiğimiz rehber, KYOK sonrasında bankayla yürütülecek yazışmalar için de iyi bir başlangıç noktası.
[İL] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
(Kovuşturma evresinde: [İL] [●]. [Asliye / Ağır] Ceza Mahkemesi’ne)
SORUŞTURMA NO: [20●● / ●●●●]
[ESAS NO: 20●● / ●●●●]
TALEPTE BULUNAN: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [●], Adres: [●]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres]
KONU: [İL] [●]. Sulh Ceza Hâkimliği’nin [gg.aa.yyyy] tarihli ve [●] D. İş sayılı kararıyla [banka adı] nezdindeki [IBAN] numaralı hesapta elkonulan [●] TL’nin CMK md. 131 uyarınca iadesi, elkoymanın kaldırılması için gerekli kararın verilmesi ve bankaya müzekkere yazılması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkile ait hesapta bulunan [●] TL’ye yukarıda belirtilen kararla elkonulmuştur.
2. [Soruşturma hakkında gg.aa.yyyy tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, karar gg.aa.yyyy tarihinde kesinleşmiştir (Ek-2). / Dosyaya giren [rapor / banka yazısı] ile suça konu tutarın [●] TL olduğu anlaşılmıştır (Ek-3).]
3. Elkonulan değerin [tamamı / [●] TL’yi aşan kısmı] soruşturma konusu suçtan elde edilmemiştir; kaynağı [maaş / ticari tahsilat / satış bedeli] olup belgeleri eklidir (Ek-4).
4. Söz konusu değerin delil olarak muhafazasına gerek kalmamıştır ve müsadereye tabi olmadığı açıktır. [Suça konu [●] TL’nin mağdura iadesi için CMK md. 131/2 ve md. 128/A-5 uyarınca işlem yapılmasına diyeceğimiz yoktur.]
5. Elkoymanın sürmesi müvekkilin [geçimini / ticari faaliyetini] ağır biçimde etkilemektedir; zorunlu ödemelere ilişkin belgeler eklidir (Ek-5).
HUKUKİ DAYANAK: 5271 sayılı CMK md. 128, 128/A, 131, 173; Anayasa md. 35 ve ilgili mevzuat.
TALEP: Açıklanan nedenlerle;
1. Elkonulan [●] TL’nin [tamamının / suça konu [●] TL dışında kalan kısmının] müvekkile iadesine,
2. Hesap üzerindeki elkoymanın [tamamen / bu tutar yönünden] kaldırılmasına,
3. Kararın [banka adı] Genel Müdürlüğü’ne müzekkere ile bildirilmesine,
4. Talebin reddi hâlinde gerekçeli ret kararının tarafımıza tebliğine karar verilmesini saygıyla talep ederiz. [gg.aa.yyyy]
Talepte Bulunan Vekili
Av. [Ad Soyad]
[e-imza]
EKLER: Ek-1 Vekâletname; Ek-2 KYOK kararı ve kesinleşme şerhi; Ek-3 [Tutar tespitine ilişkin belge]; Ek-4 Kaynak belgeleri; Ek-5 Zorunlu ödeme belgeleri ve hesap ekstresi
Kovuşturma, müsadere ve haksız elkoymanın bedeli
İddianamenin kabulüyle dosya kovuşturma evresine geçer; elkoymaya ilişkin talepler artık davaya bakan mahkemeye yöneltilir. Mahkeme yargılama boyunca tedbiri sürdürebilir, sınırlandırabilir veya kaldırabilir; iade talebi de 131/1 uyarınca mahkemeye verilir. Duruşma araları uzun olan dosyalarda yazılı talepte bulunmak, bir sonraki duruşmayı beklemekten çoğu zaman daha hızlı sonuç verir.
Hüküm aşamasında elkonulan değer üç yoldan birine gider. Mağdura ait olduğu anlaşılan değer sahibine iade edilir (CMK 131/2). Suçun işlenmesinde kullanılan veya suçtan meydana gelen eşya TCK 54’e göre, suçla elde edilen maddi menfaat ve bunun dönüşümüyle oluşan ekonomik kazanç TCK 55’e göre müsadere edilir; kazanç müsaderesi için menfaatin mağdura iade edilememiş olması gerekir. Suçla ilişkisi kurulamayan değerler ise sahibine döner.
Koşulları oluşmadığı hâlde elkonulan ya da zamanında geri verilmeyen malvarlığı için Devlete karşı tazminat yolu açıktır. CMK 141/1-j bu hâli şöyle sayar:
“Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,”
Talep, CMK 142/1 uyarınca karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde, zarara uğrayanın oturduğu yerdeki ağır ceza mahkemesine yapılır. 1 Haziran 2024’ten beri bazı tazminat bentleri Tazminat Komisyonu’nun önüne gidiyor; (j) bendi bunların arasında değil ve ağır ceza mahkemesinde görülmeye devam ediyor. Zarar kalemlerinin nasıl ispatlanacağını ceza davası sonrası açılacak tazminat davasını anlattığımız yazıda bulabilirsiniz. Tazminatın en büyük düşmanı zamandır: blokenin ilk gününden itibaren ödenemeyen faturaları, karşılıksız kalan çekleri ve kaçırılan işleri belgeleyen bir dosya tutulmamışsa, yıllar sonra zararı ispatlamak çok zorlaşır.
Danışanların ilk görüşmede sorduğu sorular
Savcılık blokesi kaç günde kalkar?
CMK 128’e göre verilen elkoyma kararı için kanunda sabit bir süre yoktur; tedbir soruşturma ve kovuşturma boyunca sürebilir. Kalkması için itirazın kabul edilmesi, hâkimliğin ya da mahkemenin kaldırma kararı vermesi veya dosyanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ya da iadeyle sonuçlanması gerekir. Savcının kendi emriyle yaptığı elkoymalarda ise hâkim denetimi saatlerle ölçülür: 128/A’da hâkim 48 saat içinde kararını açıklamazsa, 5549 md. 17’de ise hâkim onaylamazsa ya da rapor üç ayda alınamazsa savcının kararı ayakta kalmaz.
Savcılık blokesine itiraz süresi ne kadar?
İtiraz süresi iki haftadır ve kararın öğrenildiği günden başlar (CMK 268/1). Bu süre 1 Haziran 2024’ten önce yedi gündü. Dilekçe kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir, itirazı ise numara olarak onu izleyen hâkimlik inceler. Öğrenme tarihi tartışmalıysa en erken tarihi esas almak en güvenli yoldur.
Savcı hâkim kararı olmadan hesaba el koyabilir mi?
Kural olarak hayır; CMK 128/9’a göre elkoymaya ancak hâkim karar verebilir. İki istisna vardır: aklama ve terörün finansmanı şüphesinde gecikmesinde sakınca bulunan hâller için 5549 sayılı Kanun’un 17. maddesi ve bilişim yoluyla işlenen belirli suçlarda askıya alınmış hesaplar için CMK 128/A. İki durumda da savcının yazılı emri 24 saat içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır.
İtiraz ettiğimde hesabım hemen açılır mı?
Hayır; CMK 269’a göre itiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. İtiraz mercii ayrıca geri bırakma kararı verebilir, bu yüzden acil bir ihtiyaç varsa dilekçede bu talep açıkça yazılmalıdır. İtiraz merciinin vereceği karar kesindir (CMK 271).
Maaşımın yattığı hesaba el konuldu, maaşımı kullanabilir miyim?
Kendiliğinden kullanamazsınız; CMK 128’de İİK 83’teki gibi maaşın bir kısmını koruyan bir oran yoktur. Ancak elkoyma suçtan elde edilen değerle ilgilidir; karardan sonra yatan maaşın suçla bağlantısı yoksa bordro ve ekstreyle kısmi kaldırma istenebilir. Talep ölçülülük ilkesine ve belgelenmiş zorunlu giderlere dayandırılmalıdır.
Soruşturmada şüpheli değilim, hesabıma yine de el konulabilir mi?
Bazı durumlarda evet. CMK 128 elkoyması kural olarak şüpheli veya sanığa ait değerlere yöneliktir, ancak bu değerler başka birinin elinde bulunsa da elkonulabilir; 128/A’da ise ölçüt hesabın suçta kullanılmış olmasıdır. Şüpheli olmamanız, itirazda kararın gerekçesini sorgulamak için güçlü bir başlangıç noktasıdır.
Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla bitti, bloke ne zaman kalkar?
KYOK ile elkoymanın dayanağı ortadan kalkar, ancak kaldırma bankaya bir yazıyla bildirilmeden hesap açılmaz. Suçtan zarar görenin tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz hakkı bulunduğundan (CMK 173/1) kaldırma çoğu zaman kesinleşmeden sonra işleme konur. KYOK kararında elkoymanın kaldırılmasına dair bir hüküm yoksa CMK 131 uyarınca iade ve kaldırma talebi verilmelidir.
Savcılık blokesini e-Devlet’ten sorgulayabilir miyim?
Hayır, e-Devlet’te doğrudan bir banka blokesi sorgulama hizmeti yoktur. Elkoyma çoğunlukla bankanın bildirimiyle, mobil uygulamadaki bloke bakiye satırıyla veya avukatın UYAP üzerinden yaptığı incelemeyle ortaya çıkar. Soruşturma işlemleri CMK 157 gereği gizlidir ve dosyada kısıtlama kararı varsa avukat da belgelerin bir kısmını göremeyebilir.
Haksız elkoyma nedeniyle tazminat alabilir miyim?
Evet; koşulları oluşmadığı hâlde elkonulan veya zamanında geri verilmeyen malvarlığı için CMK 141/1-j uyarınca Devletten maddi ve manevi tazminat istenebilir. Talep, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde, oturduğunuz yerdeki ağır ceza mahkemesine yapılır.
Paranın peşine düşerken yapılan en pahalı hata
Elkoymanın öğrenildiği ilk günlerde yapılan hatalar, kararın kendisinden daha ağır sonuç doğurabiliyor. Tedbir dışında kalan başka hesaplardaki parayı aceleyle nakde çevirmek, bir yakının hesabına aktarmak ya da bir kripto borsasına gönderip yurt dışındaki bir cüzdana çekmek, dosyayı okuyan savcıya tek bir şey anlatır. Kararın gerekçesi zayıf olsa bile bu hareketler dosyaya yeni ve bu kez somut bir şüphe ekler.
- Soruşturma sürerken tedbirsiz hesaplardaki bakiyeyi olağan dışı biçimde başka kişilere veya kendi diğer hesaplarınıza dağıtmayın.
- Mağdur olduğu söylenen kişiye, savcılık ya da mahkeme kararı olmadan “iade” adıyla doğrudan para göndermeyin.
- Şubede tedbirin “çözülmesi” için ısrar etmeyin; karara aykırı davranan banka çalışanı TCK 289 kapsamında sorumluluk altına girer.
- Dosyayı görmeden ve ifadeye çağrılmadan savcılığa uzun açıklama dilekçeleri vermeyin; yazdığınız her cümle dosyada kalır.
En çok üzerinde durduğumuz uyarı ise şu: elkoymadan kurtarmak için parayı bir yerden bir yere taşımak, TCK 282’deki aklama suçunun tarif ettiği davranışa tehlikeli biçimde yaklaşır. Suçtan kaynaklandığı ileri sürülen bir değeri yurt dışına çıkarmak ya da kaynağını gizlemek amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutmak üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası gerektirir; bu değeri niteliğini bilerek kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi için de iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Bir dolandırıcılık dosyasında hesabı yalnızca aracı olarak görünen biri, parayı kaçırmaya çalıştığı anda aklama soruşturmasının şüphelisine dönüşebilir. Elkonulan paranın yolu itiraz dilekçesinden, iade talebinden ve gerekirse tazminat davasından geçer; başka her kestirme, bugün kurtarılmak istenen tutardan çok daha fazlasını tehlikeye atar.
Bu yazının dayandığı kanun ve kararlar
Madde metinlerini aktarırken kısalttığımız yerleri üç noktayla gösterdik. Karar künyeleri, yayımlandıkları resmî kaynaklardaki biçimiyle verildi.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, md. 128, 128/A, 131, 141, 142, 153, 157, 173 ve 267-271.
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, md. 4, 10, 17 ve 19/A.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, md. 54, 55, 158, 245, 282 ve 289.
- 7571 sayılı Kanun, Resmî Gazete 25.12.2025, Sayı 33118 (CMK 128/A’yı ekleyen düzenleme).
- 7499 sayılı Kanun ile CMK 268’deki itiraz süresinin yedi günden iki haftaya çıkarılması (yürürlük 01.06.2024).
- AYM, A.A. ve diğerleri [GK], B. No: 2017/31079, 10.06.2021 (RG 18.08.2021/31572).
- AYM, Onur Tur Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti., B. No: 2015/947, 15.11.2018 ve AYM, B. No: 2018/14389, 13.04.2021.
- AYM, B. No: 2020/8289, 16.05.2024 (RG 07.11.2024).
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2024/4155, K. 2024/19482, 19.12.2024 ve Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/35817, K. 2020/415, 27.01.2020.
- MASAK 2025 yılı verileri (Anadolu Ajansı, 05.03.2026) ve MASAK faaliyet raporları.