Gerçek Dolandırıcı Bulununca Yargılamanın Yenilenmesi: Yargıtay Kararları

Gerçek Dolandırıcı Bulununca Yargılamanın Yenilenmesi: Yargıtay Kararları — kapak görseli
Kararın özeti Kesinleşmiş bir dolandırıcılık mahkûmiyetinden sonra gerçek failin başka bir dosyada ortaya çıkması, CMK m.311/1-e anlamında yeni delildir ve yargılamanın yenilenmesini gerektirebilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 09.03.2026 tarihli kararında (E. 2026/993, K. 2026/2741), hükümlünün hesabından işlem yapılan IP adresinden başka bir kişinin hesabına da girildiğini gösteren bilirkişi raporunu ve hükümlünün benzer dosyadaki beraatini yeni delil sayarak yenileme talebinin reddini kanun yararına bozdu. Ekim 2026 itibarıyla Daire bu çizgide tutarlı.

Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

Kesinleşmiş dolandırıcılık cezanız için yeni bir delil ortaya çıktıysa:

WhatsApp E-posta

Yargıtay bu kararda ne dedi?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılıktan kesinleşmiş bir mahkûmiyete karşı yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini ve bu ret kararına itirazın reddini hukuka aykırı buldu. Hükümlü, benzer bir dosyadaki bilirkişi raporu ve beraatle, hesabını başka birinin kullandığını gösteren yeni deliller sunmuştu. Daire, bu delillerin hükmü veren mahkemenin değerlendirmediği yeni deliller olduğunu, talebin kabule değer bulunup yargılamanın yeniden yapılması gerektiğini söyledi.

Karar künyesi: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/993, K. 2026/2741, 09.03.2026 · İnceleme konusu: yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kararı · Başvuran: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı · Sonuç: kanun yararına bozma, oy birliği · Dayanak: CMK m.309, m.311/1-e.

Karar bir istisna değil: Daire 2024’ten bu yana aynı yapıdaki en az beş dosyada yenileme talebinin reddini bozdu. Ortak payda, yargılamada dile getirilip araştırılmayan anlatımın hükümden sonra belgeyle doğrulanmasıdır. Nitelikli dolandırıcılığın genel çerçevesi için nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) rehberi kullanılabilir.

Dosyada ne olmuştu?

Katılan, bir ilan sitesinde gördüğü satılık elektrikli araç için ilandaki numarayı aramış, pazarlık sonunda hükümlü adına kayıtlı banka hesabına iki kez para göndermişti; araç gelmedi. Hükümlü aşamalarda hesabına yatan paradan haberi olmadığını, banka bilgilerini ve şifrelerini kimseyle paylaşmadığını, hesabını ele geçiren kişilerin bu işlemleri yapmış olabileceğini söyledi ve parayı aktaran kişinin adını verdi.

İlk derece mahkemesi bu savunmayı araştırmadan reddetti; adı geçen kişinin savunmayı doğrulamadığını ve sanık hakkında başka derdest dosyalar bulunduğunu da ekledi. Ana gerekçe şuydu:

“cep telefonunun ve banka hesaplarının başkası tarafından ele geçirildiğini söyleyen sanığın bunu yetkili makamlara bildirmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu”

Hükümlü 158/1-f-son ve zincirleme suç hükümleriyle 4 yıl 2 ay hapis ve adli para cezasına mahkûm edildi; istinaf başvurusunun 12.02.2025’te esastan reddiyle hüküm kesinleşti. Bu tablo, hesap kullandırma suçlamasıyla verilen cezaların tipik görünümüdür: dolandırıcılık gerçekten yaşanmış ve mağdur gerçekten zarar görmüştür, ama dosyada paranın yattığı hesabın sahibinden başka kimsenin adı geçmez.

Bu sırada başka bir ilde, aynı hükümlü hakkında benzer bir olaydan görülen davada mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırdı. Rapor, belirleyici bir bağlantı kurdu. Yargıtay kararında aktarılan beraat gerekçesine göre:

“05/08/2024 tarihli Bilirkişi Rapor içeriğine göre sanığa ait … A.Ş.’ye aktarılan paranın … IP üzerinden yapıldığı ve yine bu IP üzerinden pin girilmek suretiyle hizmet sağlayıcısı … olan ve duruşmada tanık olarak dinlenen …’a ait hesap üzerinden işlemlerin gerçekleştirildiği tespit edildiği”

O mahkeme, tanığın farklı dosyalardaki çelişkili beyanlarını da dikkate alarak hükümlüyü 10.02.2025’te beraat ettirdi ve suçun tanık tarafından işlenmiş olma ihtimaline binaen onun hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bu tanık, ilk dosyada hükümlünün savunmasında adı geçen ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olan kişiydi.

Yenileme talebi neden reddedildi, dosya Yargıtay’a nasıl ulaştı?

Müdafi, diğer dosyadaki bilirkişi raporu, tanığın çelişkili ifadeleri ve kesinleşmiş beraat kararıyla hükmü veren mahkemeye yenileme için başvurdu. Mahkeme talebi ek kararla reddetti, itiraz mercii de itirazı reddetti. İtiraz üzerine verilen karar kesin olduğundan geriye kanun yararına bozma kaldı: CMK m.309’a göre, istinaf veya temyiz denetiminden geçmeden kesinleşmiş bir kararda hukuka aykırılık gören Adalet Bakanlığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı istemde bulunur; Başsavcılık bu istemi ilgili ceza dairesinin önüne götürür.

Tarihİşlem
10.02.2025Benzer dosyada bilirkişi raporuna dayanan beraat kararı; tanık hakkında suç duyurusu
12.02.2025İstinaf başvurusunun esastan reddiyle mahkûmiyetin kesinleşmesi
03.06.2025Müdafiin yargılamanın yenilenmesi talebi
17.06.2025Hükmü veren mahkemenin ek kararla talebi reddi
14.07.2025İtiraz merciinin itirazı reddi; ret kararının kesinleşmesi
29.12.2025Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi
28.01.2026Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi
09.03.2026Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kanun yararına bozma kararı

Ret kararından Yargıtay kararına kadar yaklaşık dokuz ay geçti ve hükümlü bu sürede kesinleşmiş bir mahkûmiyetle yaşadı. Bu dosyada talep doğru belgelerle yapılmıştı; gecikmenin kaynağı ilk derecedeki ret ve itirazın reddidir. Dilekçede her belgenin neden yeni ve neden önemli olduğunu ayrı ayrı göstermek, ilk aşamadaki reddi zorlaştırır.

Yargıtay hangi gerekçeyle bozdu?

Daire önce ilk derece mahkemesinin hükümlünün savunmasını hiç araştırmadığını tespit etti:

“Mahkemece, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın”

Ardından hükümden sonra dosyaya giren belgeleri saydı ve niteledi:

“sonradan ibraz edilen Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2025 tarihli ve 2023/296 Esas, 2025/61 Karar sayılı beraat kararına konu yargılamada alınan 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporu, benzer yargılamalar sırasında iş bu dosyada hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen …’ın çelişkili beyanlarını içerir ifade/sorgu zabıtları ve sunulan diğer yeni deliller doğrultusunda”
“yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu”

Daire, “yeni delil” ölçütünü Ceza Genel Kurulunun 04.05.2023 tarihli kararından aktardığı ilkelerle kurdu. Bu ilkelerin iki cümlesi uygulamada belirleyicidir:

“Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır.” … “Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir.”

Hükümlünün “hesabımı başkası kullandı” iddiası yargılamada zaten vardı ve mahkeme ona inanmamıştı; o iddianın kendisi yeni değildir. Yeni olan, iddiayı doğrulayan delildir: aynı IP adresinden başka bir kişinin hesabında işlem yapıldığını gösteren rapor ve o kişinin çelişkili beyanları. Yenileme talebi bu yüzden eski savunmanın tekrarı olarak değil, yeni bir teknik bulgunun sunulması olarak kurulmalıdır.

Kararın neyi söylemediği de önemlidir: Daire hükümlünün beraat etmesine karar vermedi. Talebin kabule değer bulunması ve yapılacak yargılama sonunda hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğini söyledi. CMK m.309/4-a uyarınca dosya, kararı veren mahkemeye gerekli inceleme ve araştırmayı yapıp yeniden karar vermesi için gönderildi.

Hangi belgeler “yeni delil” sayıldı? Kararlar bir arada

Aşağıdaki tablo, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2024–2026 arasında dolandırıcılıktan kesinleşmiş mahkûmiyetlerde yenileme talebinin reddini kanun yararına bozduğu beş kararı ve bu kararlarda yeni delil sayılan belgeleri gösteriyor; son iki satır, aynı itirazın doğrudan mahkûmiyete karşı kanun yararına bozma yoluyla ileri sürüldüğü ve reddedildiği kararlardır.

KararOlayYeni delilYargıtay
11. CD E.2026/993, K.2026/2741, 09.03.2026Elektrikli araç ilanı; “hesabım ele geçirildi” savunmasıBaşka dosyadaki IP bilirkişi raporu, o dosyadaki beraat, tanığın çelişkili beyanlarıRet kararı bozuldu
11. CD E.2025/2561, K.2025/16382, 22.12.2025Telefon satış ilanı; “bankayı aradım, hesabı kapattım, şikâyetçi oldum” savunmasıHTS’de bankayla görüşmeler, hesap kapatma dilekçesi, müşteki sıfatıyla alınmış ifade tutanağı, başka dosyadaki beraatRet kararı bozuldu
11. CD E.2025/3006, K.2025/15787, 08.12.2025Konut başvurusu bahanesi; “suçta kullanılan hattı ben kullanmadım” savunmasıHTS’de hatla görüşen üç kişinin, hattın gerçek kullanıcısını gösteren dilekçeleriRet kararı bozuldu; hükümlünün ölümü engel sayılmadı
11. CD E.2024/2289, K.2024/10861, 30.09.2024Kiralık villa ilanı; kartını yardım vakfı görevlisi diyen kişiye veren hükümlüKartları bu yöntemle toplayan kişinin başka dosyada tanık olarak anlattıkları ve o dosyadaki beraatRet kararı bozuldu
11. CD E.2024/2293, K.2024/5628, 29.04.2024Kiralık yazlık ilanı; 200 TL karşılığı kart ve şifreAynı kişinin başka davadaki tanık beyanı ve o davadaki beraatRet kararı bozuldu
11. CD E.2026/809, K.2026/3390, 30.03.2026Telefon satışı; “parayı çeken ben değilim”Kanun yararına bozma doğrudan mahkûmiyete karşı istendiİstem reddedildi; CMK 311/1-e yolu gösterildi
11. CD E.2025/4367, K.2026/1630, 16.02.2026Kopyalanmış banka sitesi; “parayı çeken erkek, ben değilim”Kanun yararına bozma doğrudan mahkûmiyete karşı istendiİstem reddedildi

Tablodaki beş bozma kararının ortak noktası, yeni delilin her seferinde bir iz olmasıdır: bir IP kaydı, bir HTS dökümü, bir resmî tutanak ya da gerçek failin kendi anlatımı. Hükümlünün aynı cümleyi daha yüksek sesle tekrar etmesi hiçbir dosyada sonuç vermedi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/2293, K. 2024/5628, 29.04.2024

Olay: Hükümlü, parkta yanına gelip bir yardım vakfında çalıştıklarını söyleyen kişilere 200 TL karşılığında kartını ve şifresini verdiğini savunmuştu. Mahkûmiyet, ATM kamerası bilirkişisinin parayı çekenin “muhtemel farklı kişi” olduğunu bildirmesine rağmen kurulmuştu. Sonradan bu kişi başka bir davada tanık olarak dinlendi; parklarda yalnız ve maddi durumu iyi görünmeyen insanların kartlarını yardım vaadiyle topladığını anlattı ve mağdurların gönderdiği paraları “çoğunlukla ben çekiyordum” dedi. Hükmü veren mahkeme yenileme talebini, bu kişinin farklı dosyalarda suç üstlendiği gerekçesiyle reddetmişti.

“suç üstlenme suçundan hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine yönelik bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı”

Uygulamaya etkisi: Gerçek failin birden çok dosyada aynı anlatımı yapması, onun beyanını değersiz kılmaz; tersine, yöntemin tekrarlandığını gösterir. “Suç üstleniyor” itirazı, ancak bu yönde bir mahkûmiyet ya da somut belge varsa ağırlık taşır. Aynı hükümlünün başka bir mahkûmiyetine karşı, aynı tanık beyanına dayanarak yaptığı ikinci yenileme talebinin reddi de aynı yıl bozuldu (11. CD E.2024/2289, K.2024/10861, 30.09.2024).

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/3006, K. 2025/15787, 08.12.2025

Olay: Hükümlü, kendini toplu konut idaresi görevlisi olarak tanıtan kişinin kullandığı hattı kendisinin kullanmadığını savunmuş, HTS analizine dayanılarak 158/1-l’den mahkûm edilmişti. Hüküm kesinleştikten sonra, HTS’de bu hatla görüştüğü görülen üç kişi mahkemeye dilekçe vererek hattı fiilen kimin kullandığını bildirdi. Hükümlü, ihbarnameden sonra vefat etti.

“GSM hattının fiilen … tarafından kullanıldığına yönelik beyanda bulunmaları karşısında”

Uygulamaya etkisi: HTS raporunda adı geçen kişiler, hattın gerçek kullanıcısını gösterecek ilk tanıklardır. Bu dosyada üç kişiden ikisinin aşamalarda beyanı alınmış, ikisi de hat sahibini tanımadığını söylemişti; hüküm kesinleştikten sonra hattın gerçek kullanıcısını açıklamaları yine de yeni delil sayıldı. Daire, hükümlünün ölümünün yenilemeye engel olmadığını CMK m.313’ü aktararak belirtti: “Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesi istemine engel olmaz.”

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/2561, K. 2025/16382, 22.12.2025

Olay: Hükümlü, bankanın kendisini arayıp hesabına bilgisi dışında para girdiğini bildirdiğini, hesabını kapattırdığını ve emniyette şikâyetçi olduğunu savunmuştu. Mahkeme, emniyetin hükümlünün müşteki sıfatıyla ifadesinin bulunmadığını bildiren cevabına dayanarak savunmayı reddetti. Hükümlü hakkındaki benzer bir davada ise bankayla yaptığı görüşmeleri gösteren HTS kayıtları, hesabını kapattırmak için verdiği dilekçe ve emniyette müşteki olarak verdiği ifadenin tutanağı dosyaya girdi.

“hükümlünün 29.12.2016 tarihinde … İl Emniyet Müdürlüğünde “müşteki” sıfatıyla verdiği ifadeye ait tutanağın suretinin dosyaya ibraz edildiğinin görülmesi karşısında”

Uygulamaya etkisi: Kurumun eksik veya yanlış cevabı, mahkûmiyet kesinleştikten sonra bile düzeltilebilir. İyi niyetli hesap sahibinin olay sonrasındaki davranışı (bankayı arama, hesabı kapatma, suç duyurusu) belgesiyle saklanmalıdır.

Kanun yararına bozma ile yargılamanın yenilenmesi arasındaki fark nedir?

Kanun yararına bozma, kesinleşmiş bir karardaki hukuka aykırılığı düzeltir; yargılamanın yenilenmesi ise kesinleşmiş hükmü yeni olay ve delillerle yeniden tartışmaya açar. Gerçek failin sonradan ortaya çıktığı dosyalarda doğru yol yenilemedir; kanun yararına bozma ancak yenileme talebinin haksız yere reddedilmesi gibi bir hukuka aykırılık doğduğunda devreye girer.

Bu ayrımın pratik sonucu, “parayı ben çekmedim” itirazının doğrudan kanun yararına bozma yoluyla ileri sürüldüğü dosyalarda görülüyor. Daire, kamera kaydında parayı çekenin erkek olduğu ve hattın yabancı uyruklu kişiye kayıtlı olduğu bir dosyada bu itirazı delil takdirine ilişkin saydı ve istemi reddetti:

“şeklindeki nedenin kanun yararına bozma yolunda ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.”

(11. CD E.2025/4367, K.2026/1630, 16.02.2026.) Altı hafta sonra verilen başka bir kararda Daire, Ceza Genel Kurulunun 2024 tarihli ilkesine dayanarak delil yetersizliğinin bu yolla da denetlenebileceğini kabul etti; ama sınırı çizdi ve hükümlüye doğru kapıyı gösterdi:

“burada amaç soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki eksikliklerin giderilmesi değil, mevcut delil durumu itibarıyla bir değerlendirme yapılarak sanığın üzerine atılı suçun tüm unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesidir.” … “5271 sayılı Kanun’un 311/1-e. maddesi uyarınca mahallinde gereğinin takdir ve ifası mümkün görülmüştür”

(11. CD E.2026/809, K.2026/3390, 30.03.2026.) Yani kanun yararına bozma, dosyada zaten var olan delillere göre bir değerlendirmedir ve eksik araştırmayı tamamlamaz. Dosyada olmayan bir kamera raporu, IP analizi veya gerçek failin ikrarı ancak yenileme talebiyle hükmü veren mahkemenin önüne getirilebilir.

Yenileme talebini kim, nereye, hangi belgelerle yapar?

Ceza Genel Kurulunun Dairece aktarılan ölçütüne göre yenileme, “kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan” olağanüstü bir kanun yoludur; mahkeme bu yola kendiliğinden gidemez. Hükümlü veya müdafii başvurabilir; hükümlü ölmüşse eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri de başvurabilir. CMK m.311/1’in (e) bendi için maddede bir başvuru süresi yazılı değildir; süre yalnız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan (f) bendinde öngörülmüştür.

  1. Yeni delili belgeleyin. Aşağıdaki kutuda sayılan belgeleri onaylı örnekleriyle toplayın.
  2. Yeniliği gösterin. Dilekçede her belgenin neden yeni olduğunu, yani hükmü veren mahkemenin onu görmediğini veya değerlendirmediğini açıkça yazın. Yargılamada ileri sürülüp reddedilmiş iddiayı tekrar etmek yetmez.
  3. Önemini gösterin. Yeni delilin tek başına veya önceki delillerle birlikte beraati ya da daha hafif bir hükmü gerektirdiğini somut olarak açıklayın; örneğin IP kaydının paranın aktarıldığı anda hükümlüyü değil başka bir kişiyi gösterdiğini.
  4. Ret kararına itiraz edin. Talep reddedilirse itiraz yoluna gidin; merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir.
  5. Kanun yararına bozma için Adalet Bakanlığına başvurun. İtiraz da reddedilirse, ret kararındaki hukuka aykırılığı gerekçeleriyle Bakanlığa bildirin; istem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Daireye gider.
  6. Kabulden sonra yargılamaya hazırlanın. Bozma kararı beraat demek değildir; mahkeme talebi kabul ederse delilleri toplar ve yeniden hüküm kurar. Gerçek failin dinlenmesi, IP ve HTS kayıtlarının bilirkişiye incelettirilmesi bu aşamada istenir.
Talebe eklenecek belgeler: kesinleşmiş mahkûmiyet kararı; diğer dosyadaki beraat kararı ve kesinleşme şerhi; gerçek failin veya tanıkların beyanını içeren duruşma veya ifade tutanakları; bilirkişi, HTS, IP ya da kamera inceleme raporları; banka, emniyet ve operatör cevapları; hükümlünün olay sonrası başvurularını gösteren dilekçe ve tutanak suretleri; varsa gerçek fail hakkındaki suç duyurusu veya iddianame.

Yenileme sonunda verilen beraat kesinleşirse eski mahkûmiyetin sicil ve arşivdeki izi bütünüyle silinir (5352 s.K. m.12/3). Hükümlünün kastı varsa ama katkısı hesap veya kart bilgisi vermekle sınırlıysa, gündeme gelen yol yenileme değil 31.07.2026’da yürürlüğe giren TCK m.158/4 indirimidir; kesinleşmiş hükümlerde bu indirimin yolu 158/4 ve IBAN mağdurları rehberinde ayrıca işleniyor. Bu iki yol birbirinin yerine geçmez: biri suçsuzluğu, diğeri sınırlı katkıyı konu alır.

Henüz netleşmeyen konular

Kanun yararına bozma, yenileme talebinin incelenmesinin önünü açar; yeniden yapılacak yargılamanın sonucunu belirlemez ve beraat güvencesi vermez. “Önem” eşiği de olaya göre değişiyor: Ceza Genel Kurulu, kesin hükümden dönülmesini gerektirecek ve duruşma açılmasını haklı kılacak ciddiyette yeni delil arıyor.

Gerçek fail nasıl ortaya çıkar ve bu neden yalnız eski dosyaları ilgilendirmez?

Gerçek fail, paranın ve iletişimin izi sürüldüğünde ortaya çıkar. Yukarıdaki beş kararın her birinde dengeyi değiştiren şey bir izdi: birinde bilirkişi aynı IP adresini iki ayrı kişinin hesabında gördü, birinde HTS’deki kişiler hattın gerçek kullanıcısını söyledi, birinde resmî tutanak hesap sahibinin anlatımını doğruladı, ikisinde kartları toplayan kişi başka bir davada konuştu. Bu izlerin çoğu ilk yargılamada da elde edilebilirdi; aranmadıkları için hüküm yalnız hesap sahibine kuruldu.

Yeni dosyalarda bu izin bir kısmı artık bankada değil. Mağdurdan alınan para birkaç hesap arasında bölündükten sonra çoğu kez USDT’ye çevriliyor ve soruşturma, iz bankadan blokzinciri ağına geçtiği anda takılıyor. Oysa USDT transferleri gizli değildir: hangi adresten nereye, ne zaman ve hangi tutarda gönderildiği herkese açık kayıttadır ve banka cevabı beklenmeden okunabilir. TRON ağındaki USDT hareketleri bir borsanın yatırma adresine varıyorsa, o borsadan hesabı açan kişinin kimlik belgeleri, oturum IP’leri ve cihaz bilgisi istenebilir; yurt dışındaki borsalara bu talebi EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı doğrudan iletiyor ve cevap alıyor. Para henüz bir kişisel cüzdanda duruyorsa da kayıp sayılmaz: o adres izlenir, bakiye görülür ve USDT, kolluk veya savcılık talebiyle Tether’e dondurtulabilir.

Bu iz iki ayrı dosya grubunu birden etkiler. Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde, borsa kaydı veya blokzinciri analizi hükmü veren mahkemenin görmediği yeni delildir ve yenileme talebinin dayanağı olur. Henüz süren dosyalarda ise aynı bulgu hesap sahibinin beraatini sağlar, savcılığa gerçek faile giden adresi verir ve mağdurun parasının dondurulması için yol açar. Hesabı kullanılan kişinin savunmasının erken aşamada nasıl kurulacağı dolandırıcılıktan ifadeye çağrılan kişinin ilk adımları rehberinde, beraat sebeplerinin tamamı ise nitelikli dolandırıcılık beraat kararları haritasında yer alıyor.

Av. Ahmet Karaca’ya göre bu kararların asıl dersi, yenileme talebinin gücünün hükümlünün anlatımından değil, o anlatımı ölçülebilir hâle getiren teknik bulgudan gelmesidir. PEGA Hukuk, hesap sahibini savunduğu dosyalarda bankadan kriptoya uzanan para yolunu tek bir akış şemasında gösteren uzman raporu hazırlıyor; takip ettiği dosyalarda kripto varlıkların izinin sürülmesi, savcılığın yazısını hesap sahibinden borsada kimliği kayıtlı kişiye çevirdi.

Sık sorulan sorular

Kesinleşmiş dolandırıcılık cezası yeniden görülebilir mi?

Evet. Yeni olaylar veya yeni deliller, tek başına ya da önceki delillerle birlikte beraati veya daha hafif bir hükmü gerektirecek nitelikteyse, kesinleşmiş hüküm yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür (CMK m.311/1-e). Gerçek failin başka dosyadaki beyanı, hattın gerçek kullanıcısını gösteren tanıklar ve IP bilirkişi raporu Yargıtay’ın yeni delil saydığı örneklerdir.

Yargılamanın yenilenmesi için süre var mı?

CMK m.311/1-e’deki yeni delil sebebi için maddede bir başvuru süresi yazılı değildir. Kanunda süre yalnız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan (f) bendinde öngörülmüştür; o hâlde başvuru, AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde yapılır. Yine de yeni delil öğrenilir öğrenilmez başvurmak, hükümlünün gereksiz yere ceza çekmesini önler.

Gerçek dolandırıcının başka dosyadaki itirafı yeni delil midir?

Evet, hükmü veren mahkeme bu beyanı değerlendirmemişse yeni delildir. Yargıtay, kartları yardım vaadiyle topladığını ve paraları çoğunlukla kendisinin çektiğini başka bir davada anlatan kişinin beyanını yeni delil saydı; bu kişinin farklı dosyalarda da aynı anlatımı yapmasını, suç üstlendiğine dair bir mahkûmiyet olmadıkça ret gerekçesi olarak kabul etmedi.

Yenileme talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Önce ret kararına itiraz edilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz da reddedilirse ret kararındaki hukuka aykırılık Adalet Bakanlığına bildirilerek kanun yararına bozma istenebilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024–2026 arasında bu yolla gelen en az beş dosyada ret kararlarını bozdu ve talebin kabule değer olduğunu söyledi.

Hükümlü öldüyse ailesi yargılamanın yenilenmesini isteyebilir mi?

Evet. Hükümlünün ölümü yenilemeye engel değildir; ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri yenileme isteminde bulunabilir. Yargıtay, ihbarnameden sonra vefat eden bir hükümlünün dosyasında bu kuralı uygulayarak yenileme talebinin reddini bozdu. Başvuru yine hükmü veren mahkemeye yapılır ve yeni delil gösterilmelidir.

Cezamı çektim; yine de yenileme isteyebilir miyim?

Evet. Hükmün infaz edilmiş olması yargılamanın yenilenmesi istemine engel olmaz. Yenileme sonunda beraat kesinleşirse mahkûmiyete ait sicil ve arşiv kayıtları tamamen ortadan kalkar (5352 s.K. m.12/3); bu, memuriyet ve benzeri başvurularda mahkûmiyetin doğurduğu engellerin ortadan kalkması bakımından önemlidir. Talep, diğer hâllerde olduğu gibi yeni delille ve hükmü veren mahkemeye yapılır.

“Parayı ben çekmedim” itirazını kanun yararına bozmayla ileri sürebilir miyim?

Bu itiraz delil takdirine dayandığı için kanun yararına bozma istemleri reddediliyor. Yargıtay bu istemi reddettiği bir kararında, müdafinin dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar için yolun hükmü veren mahkemeye CMK m.311/1-e uyarınca yapılacak yenileme başvurusu olduğunu belirtti. Hüküm henüz kesinleşmemişse aynı itiraz istinaf veya temyizde, kamera ve baz kayıtlarıyla birlikte ileri sürülmelidir.

İlgili rehberler

Kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.309, 311, 313 — mevzuat.gov.tr
  2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.158 (7589 sayılı Kanun m.13 ile eklenen dördüncü fıkra dâhil) — mevzuat.gov.tr
  3. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, m.12 — mevzuat.gov.tr
  4. 7589 sayılı Kanun, Resmî Gazete 31.07.2026, Sayı 33326 — resmigazete.gov.tr
  5. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/993, K.2026/2741, 09.03.2026 — karar metni
  6. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/2561, K.2025/16382, 22.12.2025 — karar metni
  7. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/3006, K.2025/15787, 08.12.2025 — karar metni
  8. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/2289, K.2024/10861, 30.09.2024 — karar metni
  9. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/2293, K.2024/5628, 29.04.2024 — karar metni
  10. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/809, K.2026/3390, 30.03.2026 — karar metni
  11. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/4367, K.2026/1630, 16.02.2026 — karar metni

Güncelleme notu: 15.10.2026: İlk yayın. Gerçek failin hükümden sonra ortaya çıktığı dolandırıcılık dosyalarında CMK m.311/1-e yolunu, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2024–2026 tarihli beş kanun yararına bozma kararını ve bu yolun kanun yararına bozmadan farkını inceler.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

Gerçek dolandırıcı ortaya çıktı ama cezanız kesinleşti mi?

Elinizdeki yeni delilin yenileme talebine yetip yetmeyeceğini ve hangi kayıtla güçlendirileceğini değerlendirmek için avukatlık ve danışmanlık hizmetimize WhatsApp veya e-postayla ulaşabilirsiniz.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.