Tasfiye Ödemesi Alırken Haklarınızı Korumak: İbra Metni, İhtirazi Kayıt ve Bankanın Mahsubu

Tasfiye ödemesinde ibra metni, ihtirazi kayıt ve banka mahsubu
Kısa cevap

Hayır, tasfiye ödemesini almak tazminat hakkından vazgeçmek değildir; 18.10.2026 itibarıyla SPK kararları ödemeyi imzaya veya ibra şartına bağlamaz. Risk, ödemeyle birlikte imzaya sunulan metinlerde ve faizdedir: işlemiş faiz, ifa anına kadar yazılı bildirimle saklı tutulmazsa sonradan istenmesi zorlaşır (TBK m.131). Banka, imzalı takas ve mahsup talimatı varsa tasfiye parasını kredi borcuna mahsup edebilir; ancak vadesi gelmemiş tüketici kredisi taksitleri TKHK m.28’deki koşullar oluşmadan muaccel sayılmaz.

Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

Tasfiye ödemesini almak, fon zararı nedeniyle sahip olduğunuz tazminat haklarından vazgeçmek anlamına gelmez. 18.10.2026 itibarıyla SPK kararları ödemeyi bir başvuruya, imzaya veya ibra şartına bağlamaz: varlıklar nakde döndükçe tutar, mutabakatı yapılmış saklama hesabınıza katılma payı oranında kendiliğinden aktarılır. Risk, ödemenin kendisinden değil, ödemeyle birlikte önünüze gelebilecek metinlerden ve bankanın bu parayı başka bir borcunuza mahsup etmesinden doğar.

Bu rehber üç somut soruya cevap verir: hangi ödemede çekince (ihtirazi kayıt) koymak gerekir ve bu nasıl yapılır; banka, şirket veya arabulucu tarafından imzaya sunulan ibraname, sulh ve “mutabakat” metinlerinde nelere bakılmalıdır; tasfiye parası kredi borcuna mahsup edilirse ne yapılabilir. Teklif aşamasındaki kanun düzenlemesinin ödeme ve mahsup hükümleri ödeme hakları rehberinde ayrıca incelenmiştir.

İmzaya sunulan metni veya mahsup yazısını birlikte inceleyelim:

WhatsApp E-posta

Tasfiye ödemesini kabul etmek tazminat hakkından vazgeçmek midir?

Hayır. Bir alacaktan vazgeçme, ancak alacaklı ile borçlu arasında yapılan bir ibra sözleşmesiyle (borcu tamamen veya kısmen sona erdiren anlaşma) mümkündür (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.132). Tasfiye ödemesi ise bir anlaşmanın değil, SPK’nın tasfiye usul ve esaslarının sonucudur: tasfiye bankası, portföydeki varlıkları nakde çevirdikçe elde edilen tutarı mutabakatı yapılmış bireysel saklama hesaplarına katılma payı oranında aktarır (SPK Bülteni 2026/61, A/5). Bu aktarım sırasında yatırımcıdan bir beyan alınması öngörülmemiştir.

Ara ödeme de aynı niteliktedir. 30.09.2026 tarihli 64/1775 sayılı karar, Tera, Pusula ve Atlas portföy şirketlerinin fonlarında yapılacak ara ödemeyi “tasfiye sonucunda hak kazanacakları ödemeye mahsuben” yapılan bir ödeme olarak tanımlar; ara ödeme karşılığında katılma payı iadesi yapılmaz, paylar nihai tasfiye ödemesinde iade edilir. Hedef Portföy fonları 15.10.2026 tarihli 70/1821 sayılı kararla bu usulden çıkarılmıştır. Ödemenin nihai tutardan düşülmesi, fon içindeki bir hesaplamadır; dağıtıcı bankaya veya portföy yönetim şirketine karşı ileri sürülebilecek tazminat talebini kendiliğinden sona erdirmez.

Ödemenin hukuki etkisi, fon zararının hesabındadır: alınan her tutar, sorumlulardan istenecek zarardan düşülür. Bu nedenle ödemenin tarihi, tutarı, hangi fon kodundan geldiği ve “ara ödeme” mi “nihai tasfiye ödemesi” mi olduğu dekont ve hesap dökümüyle saklanmalıdır.

Ara ödeme, nihai tasfiye ödemesi ve uzlaşma ödemesi arasındaki fark nedir?

Ödemeyi kimin yaptığı ve ödemeyle birlikte imza istenip istenmediği, alınacak önlemi belirler. SPK kararlarına dayanan ödemeler imza gerektirmez; bir kurumun kendi kaynağından önerdiği uzlaşma ödemesi ise çoğu zaman bir ibra veya sulh metnine bağlanır.

ÖdemeKaynağı ve dayanağıİmza veya onay istenir mi?Yatırımcının yapması gereken
Ara ödemeFon tasfiyesi; 64/1775 sayılı karar (en fazla 1 milyon TL, nihai tutara mahsuben)Kararda öngörülmemiştirDekontu saklamak; hesaba geçtiği gün çekince bildirimi göndermek
Nihai tasfiye ödemesiFon tasfiyesi; 2026/61 Bülteni A/5Kararda öngörülmemiştirPay iadesini ve tutarı hesap dökümüyle karşılaştırmak; çekince bildirimi
Kurumun uzlaşma veya “iyi niyet” ödemesiDağıtıcı banka, aracı kurum veya portföy şirketi; taraflar arası anlaşmaGenellikle ibraname, sulh veya mutabakat metniMetni imzalamadan önce kapsamını incelemek; çekinceyi metne yazdırmak
Arabuluculukta anlaşma6325 sayılı Kanun m.18Anlaşma belgesiAnlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağını bilerek kapsamı daraltmak
Mahkeme veya icra yoluyla tahsilatİlam veya takipTahsilat makbuzuFaiz ve masraf kalemlerinin ayrı ayrı hesaplandığını kontrol etmek

Arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılırsa, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflar artık dava açamaz (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/5); taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge ilam niteliğindedir (m.18/4). Bu yüzden arabuluculukta anlaşma belgesine hangi fonun, hangi talebin ve hangi tutarın girdiği tek tek yazılmalı; kapsam dışında kalan talepler açıkça saklı tutulmalıdır.

İhtirazi kayıt nedir ve hangi durumda gereklidir?

İhtirazi kayıt (çekince), bir ödemeyi veya belgeyi kabul ederken, bu kabulün kalan alacaktan, faizden veya başka haklardan vazgeçme anlamına gelmediğini karşı tarafa bildirmektir. Kanunda ayrı bir şekil şartına bağlanmamıştır; ancak ispat edilebilmesi için yazılı yapılmalıdır. En önemli işlevi faiz bakımındandır: asıl borç ifa veya başka bir sebeple sona ererse faiz ve ceza koşulu gibi bağlı haklar da sona erer; işlemiş faiz ancak sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuşsa ya da saklı tutulduğu koşullardan anlaşılıyorsa istenebilir (TBK m.131).

Fon krizinde bu kural iki noktada önem taşır. Birincisi, sorumlu tutulan bir kurumun kendi kaynağından yaptığı uzlaşma veya tazminat ödemesidir: bu ödeme çekincesiz kabul edilirse, aynı alacak için işlemiş faizin sonradan istenmesi tartışma konusu olur. İkincisi, ödemenin niteliğinin ilk bakışta anlaşılamadığı durumlardır; hesaba yatan bir tutarın fon tasfiyesinden mi yoksa başka bir kaynaktan mı geldiği dekontta açık değilse, çekince koymak her iki ihtimali de güvenceye alır.

Belgenin adı da tek başına belirleyici değildir. Yargıtay, “ibraname” başlıklı bir belgede alacaklının fazlaya ilişkin haklarını açıkça saklı tuttuğu durumda bu belgenin yalnızca makbuz hükmünde olduğunu ve bakiye alacağın istenebileceğini kabul etmiştir (aşağıda güncel içtihatlar). Çekincenin belgeye yazılması, sonraki uyuşmazlıkta en güçlü delildir.

İhtirazi kayıt nasıl yapılır ve kime bildirilir?

Çekince, ödemeyi yapan veya ödemeye aracılık eden kuruma ve tazminat talebi yöneltilecek kuruma, ödemenin alındığı gün veya imza anında yazılı olarak bildirilir. TBK m.131 faiz için bildirimin “ifa anına kadar” yapılmasını aradığından, ödeme önceden duyuruluyorsa çekince ödemeden önce gönderilmelidir.

  1. Muhatabı belirleyin. Katılma paylarınızın bulunduğu dağıtıcı banka veya aracı kurum, fonun tasfiye bankası ve uzlaşma teklif eden kurum ayrı ayrı muhataptır; tazminat talebi portföy yönetim şirketine de yöneltilecekse ona da gönderin.
  2. Kanıtlanabilir bir kanal seçin. Noter ihtarnamesi, kayıtlı elektronik posta (KEP) veya şubeye verilip “alındı” kaşesi vurulan dilekçe güvenlidir. Mobil uygulamadaki onay ekranlarında, onay vermeden önce metnin ekran görüntüsünü alın.
  3. Ödemeyi tanımlayın. Fon kodu, ödeme tarihi, tutar, hesap numarası ve ödemenin “ara ödeme” mi “nihai tasfiye ödemesi” mi olduğu yazılmalıdır.
  4. Saklı tutulan hakları sayın. Kalan zarar, işlemiş ve işleyecek faiz, masraflar, dava, şikâyet ve icra takibi hakları ayrı ayrı belirtilmelidir.
  5. İmza istenen belgeye işleyin. Bir metin imzalatılıyorsa çekince, imzanın hemen üstüne el yazısıyla eklenmeli veya metne ek olarak imzalanmalıdır; ayrı bir yazıyla bildirilen çekince, imzalanan metinle çelişkili görünebilir.

Örnek çekince metinleri. Aşağıdaki metinler kendi durumunuza göre doldurulmak üzere kısa tutulmuştur.

Ödeme hesabınıza yattığında: “… numaralı saklama hesabıma … tarihinde … kodlu fondan aktarılan … TL tutarındaki ödemeyi, tasfiye sonucunda hak kazanacağım tutara mahsuben ve kısmi ödeme olarak kabul ediyorum. Bu kabul; zararımın kalan kısmı, işlemiş ve işleyecek faiz, masraflar ile sorumlulara karşı dava, şikâyet ve takip haklarım bakımından vazgeçme, ibra veya sulh anlamına gelmez; bu hakların tamamını saklı tutuyorum.”

Uzlaşma belgesinin imza yerine: “Bu belgeyi yalnızca belirtilen tutarın tahsili bakımından makbuz olarak imzalıyorum; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarım ile faiz haklarım saklıdır.”

Mahsup yapıldığını öğrendiğinizde: “… tarihinde hesabıma aktarılan tasfiye ödemesinden … TL’nin, tarafıma bildirimde bulunulmaksızın … numaralı kredi borcuna mahsup edildiğini öğrendim. Mahsubun dayandığı sözleşme hükmünün, varsa imzalı talimatın ve hesap dökümünün tarafıma verilmesini, vadesi gelmemiş taksitlere yapılan mahsubun iptalini istiyorum; bu konudaki bütün haklarımı saklı tutuyorum.”

İbraname, sulh veya mutabakat metnini imzalamadan önce neye bakılmalı?

Metnin başlığına değil, borcu sona erdiren cümlelerine bakılmalıdır. Pay adedini veya hesap bakiyesini doğrulayan bir mutabakat ile “hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır” diyen bir ibra aynı belge değildir; bu ayrım ve Yargıtay’ın yatırım işlemlerindeki ibraya bakışı ödeme hakları rehberinde ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İmzadan önce şu sorular cevaplanmalıdır:

  • Kim kimi ibra ediyor? Metin yalnız ödemeyi yapan kurumu mu, yoksa grup şirketlerini, yöneticileri ve çalışanları da mı kapsıyor?
  • Hangi fon ve hangi talep? Fon kodları sayılmış mı, yoksa “her türlü işlemden doğan” gibi sınırsız bir ifade mi kullanılmış?
  • Fazlaya ilişkin haklar ve faiz saklı tutulmuş mu, yoksa açıkça vazgeçilmiş mi?
  • Dava ve şikâyetten feragat var mı? Ceza soruşturmasında şikâyetten vazgeçme veya katılma talebinin geri alınması isteniyor mu?
  • Gizlilik, karalamama veya ödeme iadesi gibi ek yükümlülükler ya da cezai şart konulmuş mu?
  • Elektronik onay isteniyorsa, onaylanan metnin tam sürümü ve tarihi saklanabiliyor mu?

Metin imzalandıktan sonra itiraz yolu daralır ama kapanmaz. Karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık, zor durumda kalmanızdan yararlanılarak sağlanmışsa, bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirebilir veya oransızlığın giderilmesini isteyebilirsiniz (TBK m.28). Yanılma, aldatma veya korkutma iddiasında süre, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıldır (TBK m.39). Bu sürelerin kaçırılması sözleşmeyi onanmış kılar.

Banka tasfiye parasını kredi borcuma mahsup edebilir mi?

Kredi sözleşmesinde veya ayrıca imzalanmış bir talimatta takas, mahsup veya hapis yetkisi verilmişse, kural olarak edebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 14.01.2026 tarihli kararında, İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı kararına dayanarak, tüketici kredisi için hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatı verilmişse bankanın, kanunen haczi yasak olan emekli maaşına bile doğrudan bloke koyabileceğini kabul etmiştir. Tasfiye ödemesi, emekli aylığının tabi olduğu haciz ve devir yasağı (5510 sayılı Kanun m.93) gibi özel bir korumadan yararlanmadığından, imzalı bir talimat varsa bankanın mahsup yetkisini sınırlamak daha da güçtür.

Bununla birlikte mahsubun yasal sınırları vardır:

  • Muacceliyet. Takas, karşılıklı iki borcun da muaccel olmasını gerektirir (TBK m.139/1) ve takas iradesinin karşı tarafa bildirilmesiyle hüküm doğurur (m.143). Tüketici kredisinde vadesi gelmemiş taksitler, birbirini izleyen en az iki taksidin ödenmemesi ve en az 30 gün süreli muacceliyet uyarısı olmadan muaccel hâle getirilemez (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) m.28). Bu koşullar oluşmadan vadesi gelmemiş taksitlere yapılan mahsup itiraza açıktır.
  • Genel işlem koşulu denetimi. Önceden hazırlanmış sözleşmedeki ve müşterinin menfaatine aykırı bir hüküm, düzenleyen bu hükmün varlığı hakkında açıkça bilgi verip içeriğini öğrenme imkânı sağlamamışsa yazılmamış sayılır (TBK m.21); açık olmayan hükümler bankanın aleyhine yorumlanır (m.23); dürüstlük kuralına aykırı ve müşterinin durumunu ağırlaştıran hükümler konulamaz (m.25). Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür (TKHK m.5). Ancak Yargıtay’ın yukarıdaki kararlarında, ayrıca imzalanan açık talimatlar geçerli kabul edilmiştir.
  • Hangi borca mahsup. Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde hangi borcu ödemek istediğini bildirebilir (TBK m.101). Bildirim yoksa ödeme muaccel borca, birden çok muaccel borç varsa önce takip edilen borca, takip yoksa vadesi önce gelen borca sayılır (m.102). Bankaya ödeme gelmeden önce yapılacak yazılı bir bildirim, mahsubun hangi borca yapılacağı tartışmasını sizin lehinize çerçeveler.

Tasfiye parasının mahsup edilmesini önlemenin en etkili yolu, ödeme gelmeden önce bankayla gecikmiş taksitler için yazılı bir ödeme planı yapmaktır. Fon kilidi döneminde kredi, kira ve diğer borçların hangi süreye tabi olduğu fonda kilitli para ve borçlar rehberinde anlatılmıştır.

Mahsup yapıldıysa nasıl itiraz edilir?

İlk adım, bankadan mahsubun dayanağını yazılı olarak istemektir: hangi sözleşme hükmüne veya hangi tarihli talimata dayanıldığı, hangi kredinin hangi taksitlerine ne kadar mahsup yapıldığı ve mahsup tarihi itibarıyla bu taksitlerin muaccel olup olmadığı. Yukarıdaki üçüncü örnek metin bu talebi ve çekinceyi birlikte içerir.

Banka mahsubu geri almazsa uyuşmazlık, tüketici kredisinde tüketici uyuşmazlığıdır. Değeri 2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TKHK m.68/1, m.73/A). Hakem heyetine giden uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı aranmaz (m.73/A/1-a). Hangi talebin hangi yargı yerinde görüleceği fon davasında görevli mahkeme rehberinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Mahsup, fon zararının hesabını değiştirmez: mahsup edilen tutar sizin kredi borcunuzu azaltmış, yani size ödenmiş sayılır. Bu nedenle tazminat talebinde fon zararı, mahsup edilen tutar da dahil olmak üzere alınan bütün tasfiye ödemeleri düşülerek hesaplanır.

Yargıtay çekince, ibraname ve banka mahsubu konusunda ne diyor?

MerciTarihE./K.İlke
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi24.09.2025E. 2025/3190, K. 2025/4289İfa anına kadar saklı tutulmayan işlemiş faiz ve gecikme cezası istenemez (TBK m.131).
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi28.10.2025E. 2022/15346, K. 2025/14794Fazlaya ilişkin hakların açıkça saklı tutulduğu ibraname makbuz hükmündedir; bakiye alacak istenebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi14.01.2026E. 2025/2923, K. 2026/106İmzalı takas ve mahsup talimatına dayanarak banka, kredi borcu için emekli maaşı hesabına bloke koyabilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3190, K. 2025/4289, 24.09.2025

Davacı, fatura bedellerinin geç ödendiğini ileri sürerek ödemelerden sonra gecikme zammı ve faiz istemişti. Kabul tutanaklarının çekince konulmadan imzalandığı, faiz ve gecikme cezası isteme hakkının da ifa anına kadar yapılmış bir bildirimle saklı tutulmadığı tespit edilmiş; kesin vade bulunmaması ve temerrüt ihtarı yapılmamış olması da gerekçeye eklenerek talebi reddeden karar onanmıştır.

“…işlemiş faiz ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmadığından faiz ve gecikme cezası talep edilememesine…”

Okur için anlamı: bir kurumdan tazminat veya uzlaşma ödemesi alırken faiz hakkınızı ödeme anına kadar yazılı olarak saklı tutmazsanız, sonradan yalnız faiz için açılacak bir dava bu gerekçeyle reddedilebilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15346, K. 2025/14794, 28.10.2025

Sigorta şirketinin hasar ödemesi sırasında imzalatılan “ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu” başlıklı belgede sigortalı, fazlaya ilişkin haklarını açıkça saklı tutmuştu. Bakiye tazminat istemini reddeden karar, belgenin makbuz hükmünde kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

“…başvuran davacı tarafından açıkça fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş olup, 23.12.2021 tarihli ibranamenin makbuz hükmünde kabul edilmesi gerekir.”

Okur için anlamı: karar bir sigorta uyuşmazlığına ilişkindir; ancak ilke, fon krizinde imzaya sunulan metinler için de yol göstericidir. Başlığında “ibraname” yazan bir belge, imza yerine eklenen açık bir çekinceyle ödenen tutara ilişkin makbuza dönüşebilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2923, K. 2026/106, 14.01.2026

Tüketici kredisi borcunu ödeyemeyen davacının emekli maaşı hesabına banka tarafından bloke konulmuş ve kesinti yapılmıştı. Davacının kredi kullanırken emekli maaşı hesabından virman, takas ve mahsup yapılmasına muvafakat eden bir taahhütname imzaladığı, bankanın da bu taahhüde güvenerek başka teminat istemeden kredi kullandırdığı belirlenmiş; kesintilerin iadesi istemini reddeden karar onanmıştır. Daire, İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2025/1 K. sayılı kararına dayanmıştır.

“…tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğuna karar verilmiştir.”

Okur için anlamı: kanunen korunan emekli maaşı için bile imzalı talimat yeterli görülüyorsa, böyle bir korumadan yararlanmayan tasfiye ödemesi için de talimatın varlığı belirleyicidir. İtiraz, talimatın kapsamına, borcun muaccel olup olmadığına ve mahsubun hangi borca yapıldığına odaklanmalıdır.

Tasfiye ödemesi hakkında doğru bilinen yanlışlar

“Tasfiye ödemesini kabul edersem bankaya veya portföy şirketine dava açamam.”

Kesin cevap: Hayır. SPK kararlarına dayanan ara ödeme ve nihai tasfiye ödemesi bir ibra sözleşmesi değildir ve kararlarda ibra şartı yoktur. Alınan tutar zarardan düşülür; kalan zarar için dava hakkı devam eder.

“İhtirazi kayıt ancak noter aracılığıyla yapılırsa geçerlidir.”

Kesin cevap: Hayır. Çekince kanunda belirli bir şekle bağlanmamıştır. Noter, KEP veya alındı kaşeli dilekçe yalnızca ispatı kolaylaştırır; imzalanan belgenin üzerine yazılan çekince de geçerlidir.

“İhtirazi kayıt koymazsam bütün tazminat hakkım düşer.”

Kesin cevap: Hayır. Çekincesiz kabul, kendiliğinden ibra sayılmaz. Asıl risk faiz bakımındadır: sorumlu bir kurumun yaptığı ödemede işlemiş faiz saklı tutulmamışsa sonradan istenmesi zorlaşır (TBK m.131). İmzalanan metin ayrıca ibra hükmü içeriyorsa sonuç o metne göre belirlenir.

“Banka, onayım olmadan tasfiye paramı hiçbir koşulda krediye mahsup edemez.”

Kesin cevap: Hayır. Kredi sözleşmesinde veya ayrı bir talimatta takas ve mahsup yetkisi verilmişse Yargıtay bu yetkiyi kural olarak geçerli saymaktadır. İtiraz, yetkinin kapsamına ve mahsup edilen taksitlerin muaccel olup olmadığına dayanmalıdır.

“Başlığında ‘mutabakat’ yazan metin zararsızdır.”

Kesin cevap: Hayır. Belgenin adı değil içeriği belirleyicidir. “Mutabakat” başlıklı bir metin de ibra, sulh veya feragat cümlesi içerebilir; imzadan önce borcu sona erdiren ifadeler aranmalıdır.

Sık sorulan sorular

Tasfiye ödemesi için banka imza veya onay isterse ne yapmalıyım?

SPK’nın tasfiye kararları ödemeyi bir imzaya veya ibra beyanına bağlamaz; ödeme mutabakatı yapılmış saklama hesabına kendiliğinden aktarılır. İmza istenen metin varsa, metnin neyi kapsadığını yazılı olarak sorun; borcu sona erdiren veya dava ve şikâyetten vazgeçme içeren cümleler bulunuyorsa imzalamadan önce çekincenizi metne ekleyin.

İhtirazi kaydı ödeme hesabıma yattıktan sonra da yapabilir miyim?

Yapabilirsiniz ve yapmalısınız; ancak işlemiş faizin saklı tutulması için kanun bildirimin ifa anına kadar yapılmasını arar (TBK m.131). Ödeme önceden duyurulduysa çekinceyi ödemeden önce gönderin. Haber verilmeden yatan bir ödemede ise öğrendiğiniz gün yazılı bildirim yapmak, kabulün vazgeçme anlamına gelmediğini göstermek için önemlidir.

İhtirazi kayıt metnine neler yazılmalı?

Hesap numarası, fon kodu, ödeme tarihi ve tutarı, ödemenin ara ödeme mi nihai ödeme mi olduğu ve saklı tutulan haklar yazılmalıdır. Saklı tutulan haklar arasında kalan zarar, işlemiş ve işleyecek faiz, masraflar ile dava, şikâyet ve takip hakları ayrı ayrı sayılmalıdır. Metin noter, KEP veya alındı kaşeli dilekçeyle gönderilmelidir.

Banka tasfiye paramı vadesi gelmemiş kredi taksitlerime mahsup edebilir mi?

Takas için iki borcun da muaccel olması gerekir (TBK m.139). Tüketici kredisinde vadesi gelmemiş taksitler, iki ardışık taksidin ödenmemesi ve en az 30 gün süreli muacceliyet uyarısı olmadan muaccel hâle getirilemez (TKHK m.28). Bu koşullar oluşmadan yapılan mahsuba yazılı olarak itiraz edilebilir ve iadesi istenebilir.

Uzlaşma metnini imzaladım, sonradan bağlı olmadığımı ileri sürebilir miyim?

Sınırlı durumlarda. Edimler arasında açık oransızlık zor durumunuzdan yararlanılarak sağlandıysa, bu durumun ortadan kalkmasından itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde (TBK m.28); yanılma, aldatma veya korkutma varsa öğrenmeden ya da etkinin kalkmasından itibaren bir yıl içinde (TBK m.39) bildirimde bulunulabilir. Süre geçerse metin onanmış sayılır.

Ara ödeme alırsam kalan zararım nasıl hesaplanır?

Ara ödeme, nihai tasfiye tutarından mahsup edilmek üzere yapılır ve ara ödeme karşılığında pay iadesi yapılmaz (64/1775). Sorumlulardan istenecek zarar, alınan ara ödeme ve nihai tasfiye ödemesi dahil bütün tahsilatlar düşülerek hesaplanır. Bu nedenle her ödemenin dekontu, fon kodu ve tarihiyle birlikte saklanmalıdır.

Mahsup itirazı için nereye başvurulur?

Önce bankaya yazılı itiraz yapılır ve mahsubun dayanağı istenir. Sonuç alınamazsa değeri 2026 yılında 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur; bu tutarın üzerinde tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TKHK m.68, m.73/A).

İlgili rehberler

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.21, 23, 25, 28, 39, 101, 102, 131, 132, 139, 143
  2. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — m.5, 28, 68, 73/A
  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — m.18
  4. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m.93
  5. SPK Bülteni 2026/61 — 57/1708 sayılı karar, tasfiye usul ve esasları (A/5)
  6. SPK Bülteni 2026/67 — 64/1775 sayılı karar, ara ödeme
  7. SPK Bülteni 2026/70 — 70/1821 sayılı karar
  8. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3190, K. 2025/4289, 24.09.2025 — karararama.yargitay.gov.tr
  9. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15346, K. 2025/14794, 28.10.2025 — karararama.yargitay.gov.tr
  10. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2923, K. 2026/106, 14.01.2026 — karararama.yargitay.gov.tr

Güncelleme notu: 18.10.2026: İlk yayın. Ara ödeme ve nihai tasfiye ödemesinin niteliği, ödeme türleri tablosu, ihtirazi kayıt ve TBK m.131, örnek çekince metinleri, ibra ve sulh kontrol listesi, bankanın takas ve mahsubu, itiraz yolu, Yargıtay kararları ve doğru bilinen yanlışlar.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

Tasfiye ödemesiyle birlikte size bir metin mi imzalatılmak isteniyor?

İmzaya sunulan ibraname, sulh veya mutabakat metnini, ödeme dekontunu ve varsa bankanın mahsup yazısını WhatsApp’tan ya da e-postayla iletin; mesajınız doğrudan Av. Ahmet Karaca’ya ulaşır.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Yazar: Av. Ahmet Karaca. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.