Fon Zararı Nasıl Hesaplanır? Zarar Kalemleri, Tasfiye Ödemesinin Mahsubu, Faiz ve Bilirkişi

Fon zararı hesabı: zarar kalemleri, tasfiye ödemesi ve 2026 faiz oranları
Kısaca

Fon zararı talebin dayanağına göre hesaplanır: uygunsuz satışta yatırılan anapara, gerçekleşmeyen satış talimatında talimat tarihindeki pay değeri esas alınır ve tasfiyeden alınan bütün ödemeler düşülür. 18.10.2026 itibarıyla kanuni faiz, 31.07.2026’dan beri TCMB reeskont oranının %80’idir; 2026 için yıllık %31. Bankaya karşı sözleşmeye dayanan talepte avans faizi (%39,75) istenebilir (3095 m.1, m.2/2). Faiz, ihtarname tebliğinden işler (TBK m.117).

Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

Fon zararı tek bir formülle hesaplanmaz; hesap, talebin dayanağına göre değişir. Banka fonu size uygun olmadığı hâlde sattıysa ölçü “bu fonu hiç almasaydım malvarlığım ne olurdu” sorusudur; satış talimatınız zamanında yerine getirilmediyse ölçü “talimat gerçekleşseydi elime ne geçerdi” sorusudur. Her iki hesapta da tasfiyeden alınan bütün ödemeler düşülür, kalan tutara faiz eklenir.

18.10.2026 itibarıyla faiz tarafında önemli bir değişiklik yürürlüktedir: 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026’dan itibaren kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) kısa vadeli kredi işlemlerindeki reeskont oranının yüzde sekseni olarak hesaplanır. Bu rehber zarar kalemlerini, faiz türünü ve başlangıcını, tasfiye ödemelerinin mahsubunu, müterafik kusuru ve bilirkişi raporuna itirazı varsayımsal bir örnek üzerinden anlatır. Zarar sonrasında izlenecek yolların genel haritası fon ve hisse zararında hukuki yollar rehberinde yer alır.

Fon zararınızın hesabını belgelerinizle birlikte çıkaralım:

WhatsApp E-posta

Fon zararının ölçüsü talebin dayanağına göre nasıl değişir?

Zarar, zarar verici olay olmasaydı malvarlığının bulunacağı durum ile bugünkü durum arasındaki farktır. Bu farkın hangi senaryoya göre kurulacağını talebin dayanağı belirler. Sözleşmeye aykırılıkta borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.112); haksız fiilde ise zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat eder (TBK m.49, m.50/1).

İddiaKarşılaştırılan senaryoZarar hesabının çıkış noktası
Uygunsuz satış, eksik risk bildirimiFon hiç alınmasaydıYatırılan anapara ve ispatlanırsa paranın alternatif kullanımından elde edilecek getiri
Satış talimatının gerçekleşmemesi veya geciktirilmesiTalimat zamanında yerine getirilseydiTalimatın gerçekleşmesi gereken tarihteki pay değeri
Fon portföyünde manipülasyon veya örtülü kazanç aktarımıHukuka aykırı işlem yapılmasaydıFon değerindeki hukuka aykırı azalmanın yatırımcının payına düşen kısmı
Yanıltıcı kamuyu aydınlatma belgesiGerçeğe uygun bilgi açıklansaydıGerçek bilginin ortaya çıkmasından sonraki değer kaybı (6362 sayılı SPKn m.32)

Pratik sonuç şudur: aynı yatırımcı için iki farklı dayanak iki farklı tutar üretebilir. “Hiç almasaydım” senaryosunda fonun 16.09.2026’daki ekran değeri değil, yatırılan para esas alınır; talimatın gerçekleşmemesi iddiasında ise o tarihteki pay değeri esas alınır. Dava dilekçesinde hangi senaryonun hangi dayanağa bağlandığı açıkça yazılmalı, birbirine bağlı olmayan dayanaklar terditli (biri reddedilirse diğerine geçen) talep olarak kurulmalıdır. Satış talimatı gerçekleşmeyen yatırımcıların durumu fon satış talimatı rehberinde ayrıca incelenmiştir.

Fon zararında hangi kalemler istenebilir?

Ana kalem, anaparanın veya hak kazanılan pay değerinin tasfiye ödemeleri düşüldükten sonra kalan kısmıdır. Buna faiz, ispatlanabilen ek zararlar ve yargılama giderleri eklenir. Kalemlerin her biri ayrı ispat gerektirir.

KalemNe istenebilir?Dayanak ve sınırGerekli belge
Anapara veya pay değeriYatırılan tutar ya da talimat tarihindeki değerTBK m.112, m.49; dayanağa göre seçilirAlış dekontu, işlem dökümü, talimat kaydı
Tasfiye ve ara ödemelerZarardan düşülür64/1775 sayılı karar; 2026/61 Bülteni A/5Ödeme dekontları, hesap dökümü
FaizKanuni veya ticari temerrüt faizi3095 sayılı Kanun m.1, m.2; TBK m.117, m.120İhtarname ve tebliğ belgesi
Faizi aşan zararÖrneğin kredi faizi, kaçırılan somut yatırım fırsatıTBK m.122; somut ispat şartKredi sözleşmesi, ödeme planı, alternatif yatırım belgeleri
Fon kilidi nedeniyle ödenen gecikme faizi ve masraflarUygun illiyet bağı kurulursaTBK m.49, m.112İhtarlar, icra dosyası, dekontlar
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretiHaklı çıkılan oranda6100 sayılı HMKHarç ve masraf makbuzları
Manevi tazminatAncak kişilik hakkı zedelenmişseTBK m.58Kişilik hakkı ihlalini gösteren olgular

Alternatif getiri (paranın fona yatırılmasaydı mevduat veya başka bir yatırımda kazanacağı getiri), ancak yatırımcının parayı gerçekten nasıl değerlendireceği somut olarak gösterilebilirse istenebilir. Önceki yıllardaki mevduat hesapları, aynı bankadaki vadeli hesap geçmişi veya fona geçmeden hemen önce bozulan bir mevduat bu ispatın tipik delilleridir. Genel enflasyon oranına dayanan soyut bir hesap, temerrüt faizini aşan zarar olarak kendiliğinden kabul görmez; borçlu da kusursuz olduğunu ispat ederse bu kalemden sorumlu tutulmaz (TBK m.122).

Tasfiye ve ara ödemeler zarardan nasıl düşülür?

Tasfiyeden alınan her tutar, ödeme tarihi itibarıyla zarardan düşülür. Ara ödeme, 30.09.2026 tarihli 64/1775 sayılı karara göre “tasfiye sonucunda hak kazanacakları ödemeye mahsuben” yapılır ve nihai tasfiye tutarından mahsup edilir; bu nedenle nihai hesapta ara ödeme ile nihai ödeme toplanarak bir kez düşülür, iki kez değil. Ara ödeme usulü 70/1821 sayılı karardan sonra Tera, Pusula ve Atlas fonlarında uygulanır; A1 Capital, Bulls, Pardus ve Hedef fonlarında ise tasfiye sıralı olarak yürütülür.

Ödemenin tarihi faiz hesabını da etkiler. Faiz, ödeme tarihine kadar ödenmeyen tutarın tamamı üzerinden, ödeme tarihinden sonra ise kalan tutar üzerinden işler. Bu yüzden bilirkişiye verilecek tabloda her ödemenin tarihi ayrı satırda gösterilmelidir. Ödeme alınırken faiz ve kalan haklar için yapılacak çekince ile bankanın tasfiye parasını kredi borcuna mahsubu tasfiye ödemesi ve ihtirazi kayıt rehberinde anlatılmıştır. Mahsup yoluyla bankada kalan tutar da zararı azaltan bir ödeme sayılır.

Fondan hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanımı veya teklif aşamasındaki kanun düzenlemesine göre yapılabilecek ödemeler gibi başka kaynaklardan gelen tutarlar da aynı mantıkla düşülür; aynı kayıp iki kez tazmin ettirilemez. Teklifteki mahsup hükümleri ödeme hakları rehberinde incelenmiştir.

Fon zararına hangi faiz, hangi oranla uygulanır?

Sözleşmede oran yoksa kanuni faiz veya ticari temerrüt faizi uygulanır. 7589 sayılı Kanunla değişen 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1’e göre 31.07.2026’dan itibaren kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır; 30 Haziran günkü oran 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde seksenine geçilir. Ticari işlerde ise TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran daha yüksekse temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (m.2/2).

TCMB’nin reeskont ve avans faiz oranları tablosuna göre 20.12.2025’ten bu yana reeskont oranı %38,75, avans faiz oranı %39,75’tir ve tabloda 2026 tarihli bir değişiklik yer almamaktadır. Buna göre 31.07.2026’dan sonraki dönem için kanuni faiz yıllık %31 (38,75 × 0,80), ticari temerrüt faizi yıllık %39,75’tir. Oranlar her yıl değişebileceğinden mahkemeler faize “değişen oranlarda” hükmeder.

DönemKanuni faizDayanak
01.06.2024 – 30.07.2026Yıllık %243095 m.1 (eski metin) ve 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
31.07.2026’dan itibarenReeskont oranının %80’i; 2026 için %313095 m.1 (7589 sayılı Kanunla değişik)
Ticari işlerde temerrütTCMB avans oranı; 2026 için %39,753095 m.2/2

Bu değişikliğin arka planında Anayasa Mahkemesinin 22.07.2025 tarihli ve E. 2024/24, K. 2025/164 sayılı kararı vardır: Mahkeme, sabit kanuni faiz oranının alacağın değerini enflasyona karşı korumadığını kabul ederek eski m.1’i sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiş; karar 01.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal dokuz ay sonra yürürlüğe girecek şekilde ertelenmişti. Kanun koyucu bu süre dolmadan 7589 sayılı Kanunla m.1’i bütün borç ilişkileri için yeniden düzenledi.

Yatırımcı tüketici olsa bile avans faizi isteyebilir mi?

Sözleşmeye dayanan taleplerde evet. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.19/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tacir karşısındaki tüketicinin sözleşmeden doğan alacağı için 3095 m.2/2 uyarınca avans faizi isteyebileceğini kabul etmiş; aynı kararda bu karinenin sözleşme ilişkisi gerektirdiğini, haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda uygulanamayacağını belirtmiştir (aşağıda güncel içtihat). Buna göre dağıtıcı banka veya aracı kuruma karşı sözleşmeye dayanan talepte avans faizi, sözleşme ilişkisi bulunmayan portföy yöneticilerine karşı haksız fiile dayanan talepte kanuni faiz istenir.

Faiz hangi tarihten itibaren işler?

Haksız fiilde borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşer; sözleşmeye dayanan ve vadesi belirli olmayan alacakta ise temerrüt alacaklının ihtarıyla başlar (TBK m.117). Fon yatırımcısının bankaya karşı sözleşmeden doğan tazminat alacağının belirli bir vadesi bulunmadığından, faizin başlangıcı çoğu zaman ihtarnamenin tebliğ tarihidir. İhtarname gönderilmemişse faiz, kural olarak dava veya icra takibi tarihinden istenir.

Bu nedenle tasfiyenin bitmesini beklemeden bankaya, aracı kuruma veya portföy yönetim şirketine noter ya da kayıtlı elektronik posta (KEP) ile ihtarname göndermek, faizin başlangıcını öne çeker. İhtarnamede talep edilen tutar, zararın henüz kesinleşmediği belirtilerek “şimdilik” kaydıyla gösterilebilir. Haksız fiil iddiasında ise fiil tarihinin belgelenmesi, örneğin satış talimatının iletildiği saatin veya hukuka aykırı portföy işleminin tarihinin kayıtla gösterilmesi gerekir.

Örnek hesap: 500.000 TL yatırımda kalan zarar ve faiz

Aşağıdaki rakamlar tamamen varsayımsaldır; yöntem göstermek için kullanılmıştır. Bir yatırımcı 10.03.2026’da bankanın önerisiyle, sıralı tasfiyeye tabi bir serbest fona 500.000 TL yatırmıştır. 15.09.2026’da verdiği satış talimatı gerçekleşmemiş, fon 17.09.2026’da işleme kapatılmıştır. Son ilan edilen fiyata göre payların değeri 540.000 TL’dir. Yatırımcı 02.11.2026’da bankaya ihtarname tebliğ ettirmiş, 15.01.2027’de 200.000 TL nihai tasfiye ödemesi almıştır.

AdımUygunsuz satış iddiasıGerçekleşmeyen talimat iddiası
Çıkış değeri500.000 TL (yatırılan anapara)540.000 TL (talimat tarihindeki pay değeri)
Tasfiye ödemesi− 200.000 TL− 200.000 TL
Kalan zarar300.000 TL340.000 TL
90 günlük faiz, ticari temerrüt %39,7529.404,11 TL33.324,66 TL
90 günlük faiz, kanuni faiz %3122.931,51 TL25.989,04 TL

Faiz satırları, kalan zararın 90 gün boyunca ödenmediği varsayımıyla basit faiz olarak hesaplanmıştır (tutar × oran × 90 / 365); kanuni faiz ve temerrüt faizinde bileşik faiz yürütülemez (3095 m.3). Gerçek dosyada faiz, ihtarname tarihinden tasfiye ödemesine kadar daha yüksek tutar üzerinden, ödemeden sonra kalan zarar üzerinden ve yıllara göre değişen oranlarla hesaplanır. Uygunsuz satış iddiasında yatırımcı, parayı fona yatırmasaydı vadeli mevduatta tutacağını hesap geçmişiyle gösterebilirse bu getiri de faizi aşan zarar olarak ayrıca tartışılabilir.

Örnek, tasfiye ödemesinin zarar hesabındaki yerini de gösterir: tasfiye tutarı arttıkça kalan zarar azalır. Tasfiye bitmeden açılan davada bu tutar henüz bilinmediğinden talep, aşağıda açıklanan kısmi dava yöntemiyle kurulur.

Tazminat hangi durumlarda indirilir?

Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Haksız fiile ilişkin bu hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır (TBK m.114/2). Hâkim, tazminatın kapsamını belirlerken kusurun ağırlığını da göz önüne alır (TBK m.51).

Fon uyuşmazlıklarında indirim sebebi olarak en sık ileri sürülen olgular şunlardır: risk bildirim formunun okunmadan imzalanması, yatırımcının benzer riskli ürünlerde önceki deneyimi, açık uyarılara rağmen alımın sürdürülmesi ve aynı fondan daha önce kâr elde edilmiş olması. Son olgu, aynı olaydan doğan kâr ile zararın birlikte değerlendirilmesi (kâr ve zararın denkleştirilmesi) bakımından önem taşır; ancak yalnız aynı zarar verici olayla bağlantılı kazançlar hesaba katılabilir. Yargıtay kararlarındaki kusur oranlarına örnekler yatırım ürünü satışı kararları rehberinde derlenmiştir.

Zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun olarak belirler (TBK m.50/2). Bu hüküm, tasfiye sonucunun belirsiz olduğu dönemde açılan davalarda önem kazanır; ancak yatırımcıyı ispat için gerekli belgeleri sunma yükünden kurtarmaz.

Zarar kesinleşmeden dava açılabilir mi?

Evet. Talep konusu bölünebiliyorsa yalnız bir kısmı dava edilebilir ve kısmi dava açılması, kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe feragat anlamına gelmez (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.109/1, m.109/3). 7589 sayılı Kanunla eklenen m.109/4’e göre kısmi davada talep, bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Aynı Kanunla belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle tasfiye tutarı belli olmadan açılacak davada doğru yol, belirsiz alacak davası değil, kısmi dava ve m.109/4’teki artırımdır. Zamanaşımı ve diğer sürelerin takvimi fon krizi süreler rehberinde yer alır.

Uzman görüşü: PEGA Hukuk & Danışmanlık, fon zararı dosyalarında davayı tahmini bir toplam tutarla değil, belgeli bir zarar tablosuyla açmayı esas alır: önce işlem dökümü, talimat kayıtları ve tasfiye ödemeleri tarih sırasıyla eşleştirilir, sonra dayanağa göre iki ayrı senaryo hesaplanır. Tasfiye sonucu belli olmadığı sürece dava asgari bir tutarla kısmi dava olarak açılır, bilirkişi raporundan sonra talep m.109/4 uyarınca artırılır. Bu yöntem hem harç ve vekâlet ücreti riskini sınırlar hem de faizin başlangıcını ihtarname tarihine çekme imkânını korur. Herkese yetecek kadar varlık bulunmayabileceği için hesap çalışması, ihtiyati haciz ve ceza soruşturmasına katılma gibi tedbirlerle aynı anda yürütülür.

Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?

Zarar hesabı özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden mahkeme bilirkişi incelemesine başvurur (HMK m.266). Taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik hususların tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir; itirazın bu sürede hazırlanması çok zor veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, süre içinde başvurulması şartıyla bir defaya mahsus en fazla iki haftalık ek süre verilebilir (HMK m.281/1). Taraflar ayrıca konunun uzmanından bilimsel mütalaa (uzman görüşü) alıp dosyaya sunabilir; yalnızca bu sebeple ayrıca süre istenemez (HMK m.293/1).

Fon dosyalarında bilirkişi raporu şu sorular üzerinden denetlenmelidir:

  • Zarar hangi senaryoya göre hesaplanmış; dava dilekçesindeki dayanakla uyumlu mu?
  • Çıkış değeri olarak yatırılan anapara mı, talimat tarihindeki pay değeri mi alınmış?
  • Ara ödeme ve nihai tasfiye ödemeleri ödeme tarihleriyle ayrı ayrı düşülmüş mü, mükerrer düşüm var mı?
  • Faiz türü (kanuni veya avans) ve başlangıç tarihi doğru mu; 31.07.2026 öncesi ve sonrası dönemler ayrı oranlarla mı hesaplanmış?
  • Müterafik kusur için önerilen oran somut olgulara mı, yoksa genel bir kabule mi dayanıyor?
  • Aynı fondan daha önce elde edilen kazanç, aynı olayla bağlantısı gösterilmeden zarardan düşülmüş mü?

Yargıtay tüketicinin avans faizi isteyebileceği konusunda ne diyor?

MerciTarihE./K.İlke
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu19.09.2019E. 2017/620, K. 2019/914Tacir karşısındaki tüketici, sözleşmeden doğan alacağı için 3095 m.2/2 uyarınca avans faizi isteyebilir; karine haksız fiilde uygulanmaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/620, K. 2019/914, 19.09.2019

Tüketici, ayıplı araç nedeniyle satıcı ve üreticiye karşı açtığı davada bedeli avans faiziyle istemişti. Yerel mahkeme, davacının tacir olmadığı gerekçesiyle yasal faize hükmetmiş ve bozmaya karşı bu kararında direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, satış sözleşmesinin davalılar için ticari iş olduğunu, taraflardan biri için ticari olan sözleşmenin diğeri için de ticari sayılacağını belirterek direnme kararını bozmuştur. Kurul, bu karinenin uygulanması için uyuşmazlığın tacir ile tacir olmayan arasındaki bir sözleşmeden kaynaklanması gerektiğini, haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda uygulanamayacağını da açıklamıştır.

“…yanlar arasındaki araç satış sözleşmesi, TTK’nın 3. maddesi uyarınca davalılar için ticari iş niteliğindedir ve davacı tüketici 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca temerrüt hâlinde avans faizi isteminde bulunabilir.”

Okur için anlamı: karar 6762 sayılı eski TTK dönemindeki bir uyuşmazlığa ilişkindir; aynı karine bugün 6102 sayılı TTK m.19/2’de yer alır. Bankayla veya aracı kurumla imzalanan sözleşmeye dayanan fon zararı talebinde avans faizi istenmesi, kanuni faize göre 2026 oranlarıyla yaklaşık 8,75 puanlık bir fark yaratır. Faiz türü dava dilekçesinde açıkça talep edilmelidir; talep edilmeyen faiz türüne hükmedilmez.

Sık sorulan sorular

Fon zararı hesaplanırken 16 Eylül’deki ekran değeri mi, yatırdığım para mı esas alınır?

Talebin dayanağına bağlıdır. Fonun size uygun olmadığı hâlde satıldığı iddiasında esas, fon hiç alınmasaydı durumunuzdur; bu nedenle yatırılan para çıkış noktasıdır. Satış talimatınızın gerçekleşmediği iddiasında ise talimatın gerçekleşmesi gereken tarihteki pay değeri esas alınır. İki dayanak birlikte ileri sürülecekse terditli talep olarak kurulmalıdır.

2026’da fon zararına hangi faiz oranı uygulanır?

31.07.2026’dan itibaren kanuni faiz, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır; 2026 için reeskont oranı %38,75 olduğundan kanuni faiz yıllık %31’dir. Bankaya karşı sözleşmeye dayanan taleplerde ticari temerrüt faizi olarak TCMB avans oranı, 2026 için yıllık %39,75 istenebilir (3095 m.1, m.2/2).

Tüketici olarak bankadan avans faizi isteyebilir miyim?

Sözleşmeye dayanan talepte isteyebilirsiniz. Banka için ticari iş olan sözleşme, TTK m.19/2 uyarınca sizin için de ticari iş sayılır ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tacir karşısındaki tüketicinin 3095 m.2/2 uyarınca avans faizi isteyebileceğini kabul etmiştir. Haksız fiile dayanan taleplerde ise kanuni faiz uygulanır.

Faizin başlaması için ihtarname göndermek gerekli mi?

Sözleşmeye dayanan ve vadesi belirli olmayan tazminat alacağında temerrüt ihtarla başlar (TBK m.117). İhtarname gönderilmezse faiz kural olarak dava veya takip tarihinden istenebilir. Tasfiyenin bitmesini beklemeden noter veya KEP ile ihtarname göndermek, faizin başlangıcını öne çeker. Haksız fiilde ise faiz fiil tarihinden işler.

Enflasyon farkını ayrıca isteyebilir miyim?

Temerrüt faizini aşan bir zararınız varsa, bunu somut olarak ispat etmek şartıyla isteyebilirsiniz (TBK m.122). Genel enflasyon oranına dayanan soyut bir hesap yeterli değildir; parayı zamanında alsaydınız nasıl değerlendireceğinizi gösteren hesap geçmişi veya kredi maliyeti gibi belgeler gerekir. Borçlu kusursuzluğunu ispat ederse bu kalemden sorumlu olmaz.

Tasfiye bitmeden dava açarsam sonradan talebimi artırabilir miyim?

Evet. Kısmi dava açıp talebi, bir defaya mahsus olarak tahkikatın sonuna kadar artırabilirsiniz; zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadar?

Raporun tebliğinden itibaren iki haftadır. İtirazın hazırlanması teknik bir çalışma gerektiriyorsa, bu süre içinde başvurulması şartıyla bir defaya mahsus en fazla iki haftalık ek süre verilebilir (HMK m.281/1). İtirazı desteklemek için konunun uzmanından bilimsel mütalaa alınabilir (HMK m.293).

İlgili rehberler

Kaynaklar

  1. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — m.1 (7589 sayılı Kanunla değişik), m.2, m.3
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.49–52, 58, 112, 114, 117, 120, 122
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.107 (mülga), 109, 266, 281, 293
  4. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m.3, 19
  5. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu — m.32
  6. TCMB, Reeskont ve Avans Faiz Oranları
  7. Anayasa Mahkemesi, E. 2024/24, K. 2025/164, 22.07.2025 (RG 01.12.2025)
  8. SPK Bülteni 2026/67 — 64/1770 ve 64/1775 sayılı kararlar
  9. SPK Bülteni 2026/70 — 70/1821 sayılı karar
  10. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/620, K. 2019/914, 19.09.2019 — karararama.yargitay.gov.tr

Güncelleme notu: 18.10.2026: İlk yayın. Dayanağa göre zarar ölçüsü, zarar kalemleri tablosu, tasfiye ve ara ödemenin mahsubu, 7589 sonrası kanuni faiz ve avans faizi, faiz başlangıcı, örnek hesap, müterafik kusur, kısmi dava ve HMK m.109/4, bilirkişi raporuna itiraz ve Yargıtay HGK kararı.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

Fon zararınızın tutarını ve faizini hesaplatmak mı istiyorsunuz?

Alış dekontlarını, işlem ve talimat dökümünü, tasfiye ödemesi dekontlarını ve varsa gönderdiğiniz ihtarnameyi WhatsApp’tan ya da e-postayla iletin; mesajınız doğrudan Av. Ahmet Karaca’ya ulaşır.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Yazar: Av. Ahmet Karaca. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.