Manipülasyon İddialı Hisselerde Zarar: Tazminat Yolları ve Süreler

Manipülasyon zararında iki yol: haksız fiil ve SPKn m.32
Kısa cevap Evet, mümkündür; ancak KTLEV, GUNDG veya DSTKF payında zarar eden bir yatırımcının önünde iki ayrı hukuki yol vardır. Zarar manipülatif işlemden kaynaklanıyorsa dayanak Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.49 ve koruma normu olarak Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.107’dir; zamanaşımı TBK m.72 uyarınca öğrenmeden iki, her hâlde on yıldır. Zarar yanıltıcı bir kamuyu aydınlatma belgesinden doğuyorsa dayanak SPKn m.32’dir ve süre zararın meydana geldiği tarihten itibaren yalnızca altı aydır (m.32/6). SPK’nın suç duyurusu tek başına tazminat sağlamaz; tazminat ancak ayrı bir hukuk davasıyla istenebilir. (26 Eylül 2026 itibarıyla.)

Son güncelleme: · İlk yayın: 28.09.2026 · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

Eylül 2026’daki yatırım fonu krizi yalnızca fon katılma payı sahiplerini değil, borsada doğrudan pay sahibi olan yatırımcıları da etkiledi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 16.09.2026 tarihli ve 2026/59 sayılı Bülteninde, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV), Gündoğdu Gıda Süt Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ (GUNDG) ve Destek Finans Faktoring AŞ (DSTKF) paylarındaki işlemler nedeniyle çok sayıda kişi hakkında SPKn m.107/1 kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu ve geçici işlem yasakları uygulandığını duyurdu. Bu paylarda zarar eden yatırımcı için asıl soru, suç duyurusunun tek başına tazminat sağlamadığı, tazminatın ayrı bir hukuk davasının konusu olduğudur.

Bu rehber, manipülasyon iddiası bulunan bir payda zarar eden yatırımcının önündeki iki hukuki yolu -manipülatif işlemden doğan haksız fiil sorumluluğu ile yanıltıcı kamuyu aydınlatma belgesinden doğan sorumluluk- karşılaştırmalı olarak ele alır; farklı ispat yükünü, zamanaşımı sürelerini ve konuyla doğrudan ilgili güncel Yargıtay kararlarını açıklar. Ayrıca hangi delillerin toplanması gerektiğini ve ceza soruşturmasının yatırımcı açısından ne anlama geldiğini anlatır. — Av. Ahmet Karaca

Öne çıkanlar
  • SPK Bülteni 2026/59’a (16.09.2026) göre KTLEV, GUNDG ve DSTKF paylarındaki işlemler nedeniyle çok sayıda kişi hakkında SPKn m.107/1 kapsamında suç duyurusunda bulunulmuş, bir kısmına 2 yıl süreyle geçici işlem yasağı uygulanmıştır.
  • Manipülatif işlemden doğan tazminat talebinin dayanağı TBK m.49 ve koruma normu olarak SPKn m.107’dir; zamanaşımı TBK m.72 uyarınca öğrenmeden 2, her hâlde fiilin işlendiği tarihten 10 yıldır.
  • Yanıltıcı bir kamuyu aydınlatma belgesinden (izahname, özel durum açıklaması, finansal rapor) doğan tazminat talebinin süresi SPKn m.32/6 uyarınca zararın meydana geldiği tarihten yalnızca 6 aydır.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17.12.2025 tarihli E. 2024/393, K. 2025/848 sayılı kararında, bir aracı kurumun kendi çalışanı ve müşterilerine karşı açtığı işlem ve takas iptali davasında, husumetin iddianın ileri sürülüş biçimine göre belirleneceğine ve iddia edilen zararın SPK uzmanlı bir bilirkişi heyetince, ceza dosyalarıyla birlikte somut olarak ortaya konması gerektiğine hükmetmiştir; yatırımcı davalarına yalnızca kıyasen yol göstericidir (karar düzeltme yolu açık, kesinleşmemiştir).
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.09.2024 tarihli E. 2023/3797, K. 2024/6074 sayılı kararında, izahname ihlali nedeniyle pay değerindeki azalmayı TTK m.555/1 anlamında “dolaylı zarar” saymış ve tazminatın şirkete ödenmesi gerektiğine karar vermiştir (kesinleşmiştir).
  • SPK’nın kendi açıklamasına göre Kurul’un idari şikâyet incelemesi yalnızca mevzuata uygunluk denetimidir; Kurul zarar tazminine karar vermez, tazminat ancak dava yoluyla istenebilir.
  • Yatırımcı Tazmin Merkezi, SPKn m.84/2 uyarınca piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları kapsam dışı tutar; manipülasyon zararı YTM’den talep edilemez.

Manipülasyon kaynaklı hisse zararında tazminat yolları için danışmanlık:

WhatsApp E-posta

SPK Bülteni 2026/59’da KTLEV, GUNDG ve DSTKF payları hakkında ne karara bağlandı?

SPK, 16.09.2026 tarihli ve 2026/59 sayılı Bülteninde KTLEV, GUNDG ve DSTKF paylarındaki işlemleri “işleme dayalı piyasa dolandırıcılığı” olarak nitelendirerek, ilgili kişiler hakkında SPKn m.107/1 çerçevesinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Bu, kanunun piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) olarak adlandırdığı, sermaye piyasası aracının fiyatına ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla yapılan işlemleri cezalandıran hükümdür.

Bültene göre, her üç payda sorumluluğu bulunan kişiler hakkında SPKn m.101/1 ve V-101.1 sayılı Tedbirler Tebliği’nin 5/2 ve 6/2 maddeleri uyarınca 2 yıl işlem yapma yasağı uygulanmış, Tebliğin 17/1 maddesi uyarınca lisansları yasak süresince iptal edilmiştir. KTLEV’de bu yasak, Pusula Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kendi hesabına gerçekleştirdiği işlemler için de uygulanmıştır. Suç duyurusuna konu kişilerin SPKn m.107/3’teki etkin pişmanlık (belirli bir tutarı ödeyerek cezasızlık veya ceza indirimi sağlayan düzenleme) hükümlerinden yararlanabilmesi için, elde ettikleri menfaatin iki katı ve en az 500.000 TL’yi 15 gün içinde Hazineye ödemeleri gerekir; mağdur yatırımcıya aktarım öngörülmemiştir.

Pusula Portföy Yönetimi A.Ş., tasfiye sürecindeki 131 fondan 12’sinin kurucusudur; bu, KTLEV soruşturmasının fon krizinde tasfiyeye giden 7 portföy yönetim şirketinden biriyle kesiştiğini gösterir. Ancak bu, ilgili fonların katılma payı sahiplerinin doğrudan KTLEV payından zarar gördüğü anlamına gelmez; fon katılma payı sahibi ile KTLEV/GUNDG/DSTKF hissedarı, farklı hukuki zeminlerdeki iki ayrı yatırımcı grubudur.

Bu incelemeden ayrı olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.08.2026 tarihli müzekkeresiyle başlayan fon krizi soruşturması 26.09.2026 itibarıyla sürmektedir; bu tarihte 51 şüpheli tutukludur ve haberlere göre yaklaşık 750 milyon TL değerinde malvarlığına el konulmuştur (Takvim, 24.09.2026). Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki sosyal medya odaklı soruşturma ise ayrı bir dosyadır.

Bu paylarda zarar eden bir yatırımcı ilk olarak ne yapmalı?

Bu paylarda zarar eden bir yatırımcının ilk yapması gereken, SPK’nın veya savcılığın nihai kararını beklemeden alım satım kayıtlarını ve KAP açıklamalarının tarihli kopyalarını toplamaktır; zamanaşımı süreleri işlemeye devam etmektedir. İkinci adım, zararın manipülatif işlemden mi yoksa şirketin kendi açıklamasından mı kaynaklandığını belirlemektir; bu ikisi farklı süre ve ispat kurallarına tabidir ve aşağıda karşılaştırılmıştır. Üçüncü adım, altı ay gibi kısa bir süreye tabi olabilecek taleplerde vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme almaktır.

Manipülasyon iddialı hisse zararında hangi hukuki yollar izlenebilir?

İki ayrı hukuki yol vardır: manipülatif işlemden doğan zarar için TBK m.49 haksız fiil (kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille verilen zararın giderilmesi yükümlülüğü) sorumluluğu; şirketin kendi kamuyu aydınlatma belgesindeki yanlış veya eksik bilgiden doğan zarar için SPKn m.32 sorumluluğu. İkisi farklı davalıya, ispat yüküne ve zamanaşımı süresine tabidir; aynı olayda bir arada da gündeme gelebilir.

UnsurManipülatif işlemden doğan zararYanıltıcı kamuyu aydınlatma belgesinden doğan zarar
Hukuki dayanakTBK m.49 (haksız fiil) + koruma normu olarak SPKn m.107SPKn m.32 (izahname, özel durum açıklaması, finansal rapor vb.)
Kime karşı açılırManipülatif işlemi gerçekleştirdiği iddia edilen kişi veya kişilerBelgeyi imzalayanlar veya belgenin adına imzalandığı tüzel kişi (m.32/1), raporu hazırlayanlar (m.32/2); hepsi müteselsilen sorumludur
İspat yüküHukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı (dört unsur) davacı tarafından ortaya konurİlliyet bağı m.32/4’teki şartlarda kurulmuş sayılır (karine); sorumlu kişi m.32/3’teki kurtuluş kanıtını getirebilir
ZamanaşımıTBK m.72: öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl (ceza zamanaşımı daha uzunsa o uygulanır)SPKn m.32/6: zararın meydana geldiği tarihten itibaren yalnızca 6 ay
Yol gösteren içtihatYargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/393, K. 2025/848 (17.12.2025)Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3797, K. 2024/6074 (05.09.2024)

Aynı olay örgüsünde iki talep birlikte ileri sürülebilir; bir payın fiyatı hem üçüncü kişilerin manipülatif işlemleriyle hem de şirketin kendi açıklamasıyla etkilenmiş olabilir. SPKn m.32/6’daki altı aylık süre kısa olduğundan, her zarar kalemi için kendi süresi esas alınmalıdır. TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti Yönergesi m.8/1-e, kanunlarda suç olarak öngörülen fiilleri Heyetin kapsamı dışında tuttuğundan, SPKn m.107 kapsamındaki bir manipülasyon iddiası genellikle doğrudan dava yoluyla izlenir.

Sermaye piyasası hukuku alanında çalışan Av. Ahmet Karaca’ya göre, manipülasyon iddialı bir payda zarar eden yatırımcıların en sık yaptığı hata, SPK’nın suç duyurusunu ve soruşturmadaki gelişmeleri beklerken zamanaşımı sürelerini gözden kaçırmaktır; kamuyu aydınlatma belgesine dayalı bir talepte altı aylık süre, soruşturmanın sonuçlanmasını beklemeye elvermeyecek kadar kısadır.

SPK m.107 kapsamındaki bir işlemden doğan tazminat davası nasıl açılır?

SPKn m.107 piyasa dolandırıcılığını suç olarak tanımlar; kendisi bir tazminat hükmü değildir. Yargıtay içtihadında bu hüküm, TBK m.49 haksız fiil sorumluluğu bakımından ihlali başlı başına hukuka aykırılık oluşturan bir koruma normu (belirli bir kişi grubunu korumak amacıyla konulmuş, düzenleyici norm) sayılır. Davacı, hukuka aykırı fiili, failin kusurunu, zararı ve fiil ile zarar arasındaki illiyet bağını ortaya koymak zorundadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir aracı kurumun açtığı işlem ve takas iptali davasında verdiği 17.12.2025 tarihli kararında, mahkemenin davacının somut olarak ne miktarda zarara uğradığını açıklattırması gerektiğini, aksi hâlde davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilebileceğini kabul etmiştir; bu ilke, davacısı aracı kurum olmasa da, yatırımcının açacağı tazminat davasında kıyasen yol gösterici kabul edilir. Bilirkişi incelemesi SPK uzmanlarının da yer aldığı bir heyetçe yapılmalı, ceza dosyaları birlikte değerlendirilmelidir (bkz. “Güncel içtihatlar”).

TBK m.74, ceza hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesinin hukuk hâkimini bağlamadığını düzenler; buna karşılık fiilin hukuka aykırılığı ve sanık tarafından işlenip işlenmediği yönündeki mahkûmiyet tespiti, Hukuk Genel Kurulu’nun içtihadına göre hukuk hâkimini bağlar. Zamanaşımı TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren 2, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır; daha uzun ceza zamanaşımı öngören bir fiilden doğan tazminatta bu süre uygulanır.

Yanıltıcı KAP açıklamasından doğan tazminat davasında süre ve şartlar nelerdir?

SPKn m.32 uyarınca, izahname, özel durum açıklaması veya finansal rapor gibi bir kamuyu aydınlatma belgesindeki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiden zarar gören yatırımcı, belgeyi imzalayanlardan veya belgenin adına imzalandığı tüzel kişiden müteselsil sorumluluk (birden fazla kişinin zararın tamamından birlikte sorumlu tutulması) esasına göre tazminat isteyebilir; bu talep zararın meydana geldiği tarihten itibaren yalnızca altı ay içinde zamanaşımına uğrar (m.32/6).

M.32/1 belgeyi imzalayanların, m.32/2 ise bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi rapor hazırlayanların sorumluluğunu düzenler. M.32/3’teki kurtuluş kanıtı, bilginin yanlış olduğunu bilmediğini ve bunun kastından veya ağır ihmalinden kaynaklanmadığını ispatlayanın sorumlu olmayacağını öngörür.

SPKn m.32/4 (birebir metin): “Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır.”

Bu fıkra, davacının ayrıca illiyet bağını ispat etmesini gerektirmeyen bir karine kurar; işlemesi için yukarıdaki zaman şartlarının gerçekleşmesi gerekir. M.32/5, talebin dört hâlde reddedileceğini düzenler: alım satımın belgeye dayanmaması, bilginin yanlış olduğu bilinerek işlem yapılması, düzeltmenin yatırım kararından önce ilanı ve bilgiler doğru olsaydı dahi zarar oluşacak olması. M.32/7, bu sorumluluğu hafifleten veya kaldıran anlaşma, hüküm ya da ifadelerin geçersiz olduğunu belirtir.

Hangi kamuyu aydınlatma açıklaması yanıltıcı sayılabilir?

Bir kamuyu aydınlatma belgesinin SPKn m.32 anlamında yanıltıcı sayılması için, belgedeki bilginin gerçeğe aykırı olması veya gerçeğe aykırı bir izlenim yaratacak biçimde eksik bırakılmış olması gerekir; bu, her olayda somut kanıtlarla incelenmesi gereken bir sorudur. Dikkate alınan unsurlar arasında aynı şirketin farklı tarihli KAP açıklamaları arasındaki tutarlılık, açıklanan bilgi ile sonradan ortaya çıkan gelişmeler arasındaki ilişki ve düzeltmenin ne zaman yapıldığı sayılabilir.

KTLEV, GUNDG veya DSTKF’nin geçmiş KAP açıklamalarının SPKn m.32 anlamında yanıltıcı olup olmadığı bu yazının konusu değildir ve burada iddia edilmemektedir; bu husus ancak devam eden soruşturma ve SPK incelemesi sonucunda ortaya çıkabilecek somut bulgulara göre değerlendirilebilecek bir sorudur.

Pay değerindeki düşüş neden “dolaylı zarar” sayılabilir?

Bir şirketin yöneticilerine karşı TTK m.553 uyarınca açılan bir davada, yöneticilerin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle şirket değerinin düşmesinden kaynaklanan pay değeri kaybı, pay sahibi için TTK m.555/1 anlamında dolaylı zarar (şirkete verilen ve pay sahibine ancak şirket üzerinden yansıyan zarar) sayılır; tazmini şirkete ödenmek üzere istenebilir, pay sahibine doğrudan ödenmesi istenemez.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05.09.2024 tarihli E. 2023/3797, K. 2024/6074 sayılı kararına konu olayda bir pay sahibi, izahnamedeki halka arz gelirlerinin amacı dışında kullanıldığını ve SPK’nın şirkete idari para cezası uyguladığını ileri sürerek TTK m.553 kapsamında yönetim kurulu üyelerinden tazminat talep etmiş; mahkemeler zararı dolaylı nitelikte görüp TTK m.555/1 gereğince şirkete ödenmesi gerektiğini belirterek davayı aktif husumet yokluğundan reddetmiş, Yargıtay onamıştır.

Davalılar SPKn m.32/6’daki altı aylık süreyi de ileri sürmüş, ancak onama gerekçesi bu savunmaya değil dolaylı zarar nedeniyle aktif husumet yokluğuna dayanmıştır. TTK m.553 davasında tazminat şirkete gider; SPKn m.32 davası ise belgeyi imzalayan taraflara karşı açılır ve tazminatın yatırımcıya ödenmesi istenir. İki dava türü karıştırılmamalıdır.

Ceza soruşturmasında yatırımcının rolü nedir?

Yatırımcı, CMK m.234 uyarınca soruşturma evresinde mağdur veya şikâyetçi sıfatıyla delillerin toplanmasını isteyebilir ve savcılıktan belge örneği talep edebilir. SPKn m.115/2 uyarınca kamu davası açılırsa katılan sıfatını (ceza davasında mağdur veya suçtan zarar görenin taraf olarak yer alma hakkı) doğrudan Kurul kazanır; yatırımcının bizzat katılması CMK m.237 kapsamında ayrı bir başvuruya bağlıdır.

SPKn m.115, soruşturma açılmasının Kurul’un yazılı başvurusuna bağlı bir muhakeme şartı olduğunu (m.115/1), katılan sıfatının Kurul’a ait olduğunu (m.115/2), soruşturmada Kurul meslek personelinden yararlanılabileceğini (m.115/3) ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına Kurul’un itiraz edebileceğini (m.115/4) düzenler. Yatırımcının “suçtan zarar gören” sıfatıyla bizzat katılabilmesi, kanunun ayrıca Kurul’a katılan sıfatı tanıması nedeniyle tartışmalıdır. Av. Ahmet Karaca’nın değerlendirmesine göre, şüphelilere SPKn suçlarının yanı sıra TCK kapsamında dolandırıcılık veya suç örgütü isnadı da yöneltilmişse yatırımcının mağdur sıfatı bu bakımdan güçlenir.

Soruşturmanın sonucu ne olursa olsun, Yatırımcı Tazmin Merkezi bu zararı karşılamaz; SPKn m.84/2 piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları kapsam dışı tutar. YTM yalnızca yatırım kuruluşunun nakit veya araç teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde, 2026 için azami 2.065.145 TL ile sınırlı devreye girer. SPKn m.107/3’teki etkin pişmanlık ödemesi ve m.110/3’teki ek tutar Hazineye, m.21/4’teki örtülü kazanç iadesi ilgili ortaklığa gider; hiçbirinde tutarın mağdur yatırımcıya aktarılacağına dair hüküm yoktur.

Hangi süreler işlemeye devam ediyor?

Üç ayrı süre aynı anda gündeme gelebilir: manipülatif işlemde TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren 2, her hâlde 10 yıl; yanıltıcı kamuyu aydınlatma belgesinde SPKn m.32/6 uyarınca zararın meydana geldiği tarihten itibaren 6 ay; arabuluculuk sürecinde ise HUAK m.18/A-15 uyarınca bu süreler durur.

Hukuki sebepSüreBaşlangıcıDayanak
Manipülatif işlemden doğan haksız fiil2 yıl (kısa) / 10 yıl (uzun)Kısa süre: zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme; uzun süre: fiilin işlendiği tarihTBK m.72
Yanıltıcı kamuyu aydınlatma belgesi6 ayZararın meydana geldiği tarihSPKn m.32/6
Fiil aynı zamanda daha ağır cezalı bir suçsaİlgili ceza kanunundaki (daha uzun) süreFiilin işlendiği tarihTBK m.72/1, son cümle
Arabuluculuk süreciBaşvurudan son tutanağa kadar süre işlemez (durma)—HUAK m.18/A-15

Davalı bir anonim şirketse ve talep TTK m.4 anlamında ticari dava niteliğindeyse, dava açılmadan önce TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır; bu, zamanaşımını kesmez, HUAK m.18/A-15 uyarınca yalnızca durdurur. Şüphelilere daha uzun ceza zamanaşımı öngören bir suç (örneğin nitelikli dolandırıcılık) isnat edilmişse, TBK m.72’nin son cümlesi uyarınca bu sürenin uygulanıp uygulanmayacağı somut isnada göre ayrıca değerlendirilmelidir; bu konuda tek bir kesin süre verilemez.

Zarar nasıl hesaplanır?

Kanun, manipülasyon veya yanıltıcı açıklama kaynaklı zarar için tek bir hesaplama formülü öngörmez. Tartışılan bir yaklaşım, yatırımcının fiilen ödediği alış fiyatı ile payın manipülasyon veya yanıltıcı bilgi olmasaydı oluşacağı varsayılan fiyat arasındaki farktır; bu varsayımsal fiyatın belirlenmesi bilirkişi incelemesine bağlıdır ve tek bir kabul görmüş yöntem yoktur.

SPKn m.32/4’teki “gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarih” kavramı, illiyet karinesi için sermaye piyasası aracının bu tarihten hemen sonra satılmış veya satın alınmış olması şartına bağlanmıştır; bu tarih zarar hesaplamasında da olası bir referans noktası olarak tartışılmaktadır. Hukuk Genel Kurulu kararının vurguladığı gibi, zararın somut ortaya konması mahkemenin ilk aradığı unsurdur ve bu belirleme SPK uzmanlı bir bilirkişi heyetine bırakılır. Hesaplama yöntemi, bilirkişi heyetince dosyanın kendi verileriyle belirlenir.

Hangi belgeler ve deliller toplanmalı?

Bir manipülasyon veya yanıltıcı açıklama iddiasına dayalı tazminat davasında delillerin çoğu, dava açılmadan önce yatırımcıda veya aracı kurumda hazır bulunur; işlem tarihinden başlayarak eksiksiz saklanmalıdır.

  • Alım satım dekontları (işlem tarihi, saati, fiyatı ve miktarı gösterecek şekilde),
  • Aracı kurum hesap ekstresi ve tam işlem geçmişi raporu,
  • İlgili şirketin KAP açıklamalarının, açıklandıkları tarihteki hâliyle alınmış, tarih ve saat damgalı arşiv çıktıları,
  • Yatırım kararının hangi bilgiye veya açıklamaya dayandığını gösteren yazışma, not veya ekran görüntüsü,
  • Varsa aracı kurum veya yatırım danışmanıyla yapılan yazışmalar,
  • SPK Bülteni 2026/59 gibi ilgili kurul kararlarının tarihli çıktıları,
  • Ceza soruşturmasına ilişkin (varsa) şikâyet dilekçesi ve savcılık yazışmaları.

KAP açıklamaları zaman içinde güncellenebildiği için, ilk yayımlandığı andaki hâlinin tarihli bir çıktısının alınması önemlidir; sonraki bir güncelleme ilk açıklamanın içeriğini geriye dönük değiştirmez.

Adım adım süreç nasıl işler?

  1. Yukarıdaki delil listesini eksiksiz ve tarih sırasına göre toplayın.
  2. Zararın hangi hukuki sebebe (manipülatif işlem mi, yanıltıcı açıklama mı) dayandığını ve hangi sürenin işlediğini belirleyin; SPKn m.32/6’daki altı aylık süre kısa olduğundan geciktirmeyin.
  3. Uygun görülürse SPK’ya şikâyet veya ihbar başvurusu yapın; bu yalnızca idari inceleme başlatır, tazminat kararı sağlamaz.
  4. Ceza soruşturmasına mağdur veya şikâyetçi sıfatıyla başvurmayı ve CMK m.234 uyarınca dosyadaki belgeleri incelemeyi değerlendirin.
  5. Davalı bir anonim şirketse ve talep TTK m.4 anlamında ticari dava niteliğindeyse, dava açmadan önce TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvurun; bu, zamanaşımını durdurur.
  6. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, doğru hukuki sebebe (TBK m.49 veya SPKn m.32) dayalı tazminat davasını görevli ve yetkili mahkemede açın.
  7. Dava sürecinde SPK uzmanlı bir bilirkişi heyetinden zarar hesaplamasına ilişkin rapor alınmasını talep edin; varsa ceza dosyasının birlikte değerlendirilmesini isteyin.

Güncel içtihatlar

Aşağıdaki iki karar, manipülasyon iddiasına dayalı tazminat talepleri ile kamuyu aydınlatma belgesinden doğan sorumluluğun doğrudan uygulama alanına ilişkindir ve bu yazının içtihat dayanağını oluşturur.

MerciTarihEsas/Kararİlke
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu17.12.2025E. 2024/393, K. 2025/848Aracı kurumun işlem ve takas iptali davasında husumet ve zararın somut tespiti; SPK uzmanlı bilirkişi heyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi05.09.2024E. 2023/3797, K. 2024/6074İzahname ihlali kaynaklı pay değer kaybı “dolaylı zarar”dır (TTK m.555/1)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/393, K. 2025/848, 17.12.2025

Bir aracı kurum, kendi çalışanı ile müşterileri olan bazı davalıların diğer davalılarla el ve iş birliği içinde bir payda yapay piyasa oluşturduğunu ileri sürerek bu hisse senedi alım işlemlerinin ve takasının iptalini talep etmiştir (davacı bir yatırımcı değil, aracı kurumun kendisidir). Yerel mahkeme, alım işleminin tarafı olmayan davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davayı usulden reddetmiş; Özel Daire, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılara husumet düştüğü gerekçesiyle bu kararı bozmuş; yerel mahkeme ilk kararında direnmiş; dosya Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

“davacının ileri sürdüğü yapay piyasa oluşturma eylemi nedeniyle nasıl bir zarara uğradığı da dosya kapsamından tam olarak anlaşılamamaktadır.”
“bilirkişilik yapmaya ehil ve aralarında SPK uzmanlarının da bulunduğu bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınıp tüm dosya kapsamı ve bir kısım davalılar aleyhine açılan ceza davaları birlikte değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.”
“her mahkumiyet kararının o eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu, ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hususlarının hukuk hakimini bağlayacağı”

İlke: Yapay piyasa oluşturma iddiasına dayalı bir işlem ve takas iptali davasında husumetin iddianın ileri sürülüş biçimine göre belirleneceği, davacının zararını somut olarak açıklattırmadan davadaki hukuki yararının değerlendirilemeyeceği, bu tespitin SPK uzmanlı bir bilirkişi heyetince ve ceza dosyalarıyla birlikte yapılması gerektiği, ceza mahkûmiyetinin ise hukuka aykırılık bakımından hukuk hâkimini bağladığı kabul edilmiştir.

Uygulamaya etkisi: Davacının zararını somut ortaya koyamaması davanın reddiyle sonuçlanabilir; bu nedenle dava öncesi zarar hesaplamasına esas delillerin toplanması önem taşır. Karar, bir aracı kurumun kendi çalışanı ve müşterilerine karşı açtığı işlem ve takas iptali davasında verilmiştir; davacı bir yatırımcı değildir, bu nedenle ortaya koyduğu ilkeler yatırımcının üçüncü kişilere açacağı tazminat davalarında ancak kıyasen yol göstericidir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuş, karar düzeltme yolu açık tutulmuştur; karar henüz kesinleşmemiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3797, K. 2024/6074, 05.09.2024

Pay sahibi bir yatırımcı, şirketin izahnamedeki halka arz gelirlerinin kullanım yerine uyulmadığını, kaynağın açıklanmadan başka bir şirketin pay alımında kullanıldığını ve SPK’nın şirkete idari para cezası uyguladığını ileri sürerek TTK m.553 kapsamında yönetim kurulu üyelerinden tazminat talep etmiştir.

“6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 32 nci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca, kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebinin, zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrayacağını”
“davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararlar dolaylı zarar niteliğinde olduğundan hükmedilecek tazminatın 6102 sayılı Kanun’un 555 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerektiğini”

İlke: İzahname ihlali nedeniyle şirket değerinde oluşan azalma pay sahibi için dolaylı zarardır ve TTK m.555/1 uyarınca tazminatın şirkete ödenmesi istenmelidir; kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan talepler ayrıca SPKn m.32/6’daki altı aylık kısa süreye tabidir.

Uygulamaya etkisi: Pay sahibinin TTK m.553 davasında talebini tazminatın şirkete ödenmesi yönünde kurması gerekir; aksi hâlde aktif husumet yokluğundan ret riski doğar. Davalıların ileri sürdüğü altı aylık süre savunması esas gerekçe olmamış, ret doğrudan dolaylı zarara dayanmıştır. Karar oybirliğiyle onanmış, kesinleşmiştir.

Doğru bilinen yanlışlar

“SPK’nın suç duyurusunda bulunması, mağdur yatırımcıya otomatik tazminat sağlar.” Kesin cevap: Hayır. SPK’nın idari incelemesi ve suç duyurusu yalnızca mevzuata uygunluk denetimi yapar ve ceza soruşturmasını başlatır; Kurul zarar tazminine karar vermez, tazminat ayrı bir hukuk davasıyla istenir.

“Manipülasyon zararı da altı ay içinde zamanaşımına uğrar, çünkü SPKn m.32/6 tüm taleplere uygulanır.” Kesin cevap: Hayır. Bu süre yalnızca kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan taleplere özgüdür; manipülatif işlemden doğan haksız fiil talebi TBK m.72’ye tabidir (öğrenmeden 2, her hâlde 10 yıl).

“İzahname ihlali nedeniyle pay değeri düşen her yatırımcı, tazminatı doğrudan kendisine ödenmek üzere talep edebilir.” Kesin cevap: Duruma göre değişir. TTK m.553 ile açılan davada zarar dolaylı nitelendirilirse tazminat şirkete ödenmelidir (TTK m.555/1); yatırımcıya doğrudan ödenecek tazminat SPKn m.32 kapsamında ayrı bir davanın konusudur.

“Yatırımcı Tazmin Merkezi, manipülasyon nedeniyle oluşan hisse değer kaybını da karşılar.” Kesin cevap: Hayır. SPKn m.84/2, piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları kapsam dışı tutar; YTM yalnızca yatırım kuruluşunun teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde ve azami tutarla sınırlı devreye girer.

Sık sorulan sorular

KTLEV, GUNDG veya DSTKF hissesinde zarar eden bir yatırımcı ne yapmalı?

Öncelikle alım satım dekontlarını, aracı kurum ekstresini ve KAP açıklamalarının tarihli çıktılarını toplamak gerekir. Ardından zararın manipülatif işlemden mi yoksa şirketin açıklamasından mı kaynaklandığı belirlenmelidir, çünkü zamanaşımı süreleri farklıdır. Altı ay gibi kısa sürenin kaçırılmamasına dikkat edilmelidir.

Manipülasyon zararı için tazminat davası kime karşı ve nerede açılır?

Dava, manipülatif işlemi gerçekleştirdiği iddia edilen kişi veya kişilere karşı TBK m.49 hükümlerine dayanılarak açılır. Davalı bir anonim şirketse ve talep ticari dava niteliğindeyse, dava öncesi TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır. Görevli ve yetkili mahkeme somut olaya göre belirlenir.

SPK m.107 kapsamında suç duyurusu yapılması, yatırımcıya tazminat sağlar mı?

Hayır. SPKn m.107 piyasa dolandırıcılığını suç olarak tanımlar ve suç duyurusu yalnızca ceza soruşturmasını başlatır; SPK tazminata karar vermez. Zarar, TBK m.49’a dayanarak ayrı bir hukuk davasıyla talep edilir. Bir mahkûmiyet kararı fiilin hukuka aykırılığı bakımından hukuk hâkimini bağlar, zarar miktarını kendiliğinden belirlemez.

KAP açıklamasının yanıltıcı olduğu iddiasıyla açılacak davada süre ne zaman başlar?

SPKn m.32/6 uyarınca bu süre altı aydır ve zararın meydana geldiği tarihten işlemeye başlar. SPKn m.32/4, izahnamenin geçerlilik süresince veya diğer belgelerin açıklanmasından hemen sonra alınan bir payın, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra satılması üzerine oluşan zararı esas alır.

SPK’ya şikâyet başvurusu yapmak dava açma zorunluluğunu ortadan kaldırır mı?

Hayır. SPK’nın kendi açıklamasına göre, Kurul’a yapılan şikâyet ve ihbar başvuruları üzerine yürütülen incelemeler yalnızca mevzuata uygunluk denetimidir; zarar tazminine karar verilmez. Tazminat ancak TBK veya SPKn m.32’ye dayalı bir davayla istenebilir.

Yatırımcı ceza soruşturmasına katılabilir mi?

Yatırımcı, CMK m.234 uyarınca mağdur veya şikâyetçi sıfatıyla soruşturmaya başvurabilir ve belge örneği isteyebilir. Kamu davası açılırsa SPKn m.115/2 uyarınca katılan sıfatını doğrudan Kurul kazanır; yatırımcının bizzat katılması CMK m.237 kapsamında ayrı bir talebe bağlıdır.

Yatırımcı Tazmin Merkezi manipülasyon zararını karşılar mı?

Hayır. SPKn m.84/2, piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları kapsam dışı tutar. YTM yalnızca yatırım kuruluşunun nakit veya araç teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde, 2026 için azami 2.065.145 TL ile sınırlı devreye girer.

İlgili rehberler

Kaynaklar

Mevzuat ve kurum kararları

  1. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m.10, 32, 84, 106, 107, 110, 115 — mevzuat.gov.tr
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.49, 72, 74 — mevzuat.gov.tr
  3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.4, 5/A, 553, 555 — mevzuat.gov.tr
  4. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.234, 237, 238 — mevzuat.gov.tr
  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A — mevzuat.gov.tr
  6. SPK Bülteni 2026/59, 16.09.2026 — spk.gov.tr
  7. SPK, şikâyet başvurusu usulü — spk.gov.tr
  8. Yatırımcı Tazmin Merkezi, azami tazmin tutarı — ytm.gov.tr
  9. TSPB Hakem Heyeti Yönergesi — tspb.org.tr

Yargı kararları

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/393, K. 2025/848, 17.12.2025 — UYAP Bedesten, belge no 1200795900 — karararama.yargitay.gov.tr
  2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3797, K. 2024/6074, 05.09.2024 — UYAP Bedesten, belge no 1080299200 — karararama.yargitay.gov.tr

Güncelleme notu: 28.09.2026 — ilk yayın.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

KTLEV, GUNDG veya DSTKF payında zarar ettiniz ve haklarınızı öğrenmek mi istiyorsunuz?

Manipülasyon iddiası bulunan paylarda zarar ettiyseniz, tazminat talebinin dayanağı ve süreleri konusunda avukatlık hizmeti almak için Av. Ahmet Karaca’ya ulaşabilirsiniz.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), sermaye piyasası hukuku, kripto varlık hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.