Son güncelleme: · İlk yayın: 28.09.2026 · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula
Tasfiye sürecindeki 131 fondan 117’si, unvanında “SERBEST” ibaresi geçen ve mevzuata göre yalnızca nitelikli yatırımcıya satılabilen serbest fonlardır. Buna karşılık kamuya yansıyan bazı şikâyetler, bazı dağıtım kanallarında yatırımcının kendi “nitelikliyim” beyanına dayanılarak, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) aradığı finansal varlık eşiğini taşımayan kişilere de bu fonların satıldığı yönündedir. Bu durum tek bir soruyu gündeme getirir: alım anında nitelikli yatırımcı olmayan bir kişiye serbest fon satılmışsa, satışı yapan banka veya aracı kurum bundan sorumlu tutulabilir mi?
Bu rehber serbest fonun tanımından başlayarak, nitelikli yatırımcı eşiğinin alım tarihine göre nasıl değiştiğini, dağıtıcının beyan alma ile belge temin etme arasındaki iki ayrı yükümlülüğünü, Yargıtay’ın sorumluluk ve müterafik kusuru nasıl değerlendirdiğini ve izlenecek hukuki yolu adım adım anlatır. — Av. Ahmet Karaca
- Tasfiye listesindeki 131 fonun 117’si unvanında “SERBEST” geçen serbest fondur ve III-52.1 m.6/1-d uyarınca yalnızca nitelikli yatırımcıya satılabilir (tasfiye_fonlari.csv sayımı, 26.09.2026).
- III-52.1 m.11/1, katılma paylarının nitelikli yatırımcılara satılmasını zorunlu kılar; Rehber m.6.8(c) aynı kuralı TEFAS için de tekrarlar.
- Finansal varlık eşiği, SPK’nın 18.12.2025 tarih ve 65/2354 sayılı Kurul İlke Kararının 19.12.2025 tarihli Bülten 2025/64’te yayımlanmasıyla, yayım tarihinden itibaren ilk kez statü kazananlar için 1.000.000 TL’den 10.000.000 TL’ye çıkarılmıştır; kazanılmış statü korunur.
- III-52.1 m.25/4’ün ikinci cümlesi, dağıtıcıya belge temin edip saklama yükümlülüğü yükler; bu yükümlülük izahnamenin okunduğuna dair beyanla ortadan kalkmaz.
- III-52.1 m.25/6 uyarınca uygunluk testi (m.33) serbest fonlara uygulanmadığından, bu fonlarda “uygunluk testi yapılmadı” savunması hukuken dinlenmez.
- Yargıtay 11. HD, E.2016/1348 K.2016/9772 sayılı (bozma) kararında, zarar %70 banka – %30 yatırımcı olarak paylaştırılmıştır.
- TBK m.72’deki 2 ve 10 yıllık süreler haksız fiile dayalı tazminat yoluna ilişkindir; özel kanuni taleplerde daha kısa süreler olabilir. Dava şartı arabuluculukta süreler HUAK m.18/A/15 uyarınca başvurudan son tutanağa kadar durur.
Serbest fon nedir, neden yalnızca nitelikli yatırımcıya satılır?
Serbest fon (katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulan, portföy ve işlem sınırlamalarından muaf yatırım fonu türü), III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin 6/1-d maddesinde tanımlanır: katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulmuş şemsiye fonlar “Serbest Şemsiye Fon” adını taşır. Aynı Tebliğin 11/1 maddesi, katılma paylarının halka arz, tahsisli satış veya nitelikli yatırımcıya satıştan biriyle ihraç edilmesini zorunlu tutar; serbest fonda geçerli olan tek yol nitelikli yatırımcıya satıştır.
Tasfiye kapsamındaki 131 fondan 117’si (yüzde 89’u) unvanında “SERBEST” geçen serbest fondur; TLY (Tera Portföy Birinci Serbest Fon) ve DFI (Atlas Portföy Serbest Fon) bu gruptandır (kaynak: tasfiye_fonlari.csv, 26.09.2026 sayımı). Geri kalan 14 fon para piyasası veya hisse senedi yoğun fon niteliğindedir ve bu kurala tabi değildir.
Serbest fonun m.25/1 uyarınca portföy sınırlamalarından muaf tutulmasının karşılığı, katılma payının yalnızca nitelikli yatırımcıya satılmasıdır. SPK Rehberi’nin 6.8(c) bendi bu kuralı TEFAS (Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu) üzerinden yapılan satışlar için de tekrarlar; bir serbest fonun TEFAS’ta listelenmiş olması bu sınırlamadan muafiyet anlamına gelmez.
Nitelikli yatırımcı kimdir, eşik ne kadar?
Nitelikli yatırımcı (Kurulun yatırım kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerinde tanımlanan, talebe dayalı olarak profesyonel kabul edilenler dâhil profesyonel müşteri), II-5.2 sayılı Tebliğ’in 4/1-m maddesinde tanımlanır ve tanımın içeriği III-39.1 sayılı Tebliğ’in 31 ve 32 nci maddelerine atıfla doldurulur. Bir kişi, ya III-39.1 m.31/1’de sayılan kurumlardan biridir ya da belirli aktif/hasılat/özsermaye eşiğini taşıdığı için doğrudan profesyonel müşteri sayılır ya da genel müşteri sıfatıyla, yazılı talep ve tevsik yoluyla talebe dayalı profesyonel müşteri statüsü kazanır.
Bu statü için III-39.1 m.32/1’deki üç şarttan (işlem hacmi ve adedi, finansal varlık tutarı, mesleki tecrübe veya lisans) en az ikisinin sağlanması ve tevsik edilmesi gerekir. Ancak aynı maddenin üçüncü fıkrası, nitelikli yatırımcı tanımı bakımından yalnızca (b) bendindeki finansal varlık şartının esas alınacağını düzenler: bir kişi işlem hacmi ve tecrübe şartlarını taşımasa da tek başına finansal varlık eşiğini aşıyorsa nitelikli yatırımcı sayılır; yalnızca diğer iki şartı taşıyıp finansal varlık eşiğini taşımayan kişi ise sayılmaz.
Tebliğ metnindeki finansal varlık eşiği 1.000.000 TL’dir. SPK Kurul Karar Organı’nın 18.12.2025 tarih ve 65/2354 sayılı İlke Kararı, 19.12.2025 tarihli SPK Bülteni 2025/64’te yayımlanmış ve yayım tarihinden itibaren ilk kez statü kazanacak kişiler için bu tutarı 10.000.000 TL’ye yükseltmiştir. Karar bir tebliğ değişikliği değil, III-39.1 m.32/2’nin Kurul’a tanıdığı yetkiyle alınan bir İlke Kararıdır ve Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri ile Yatırım Kuruluşlarına İlişkin Rehber’e eklenmiştir. 19.12.2025’ten önce 1.000.000 TL eşiğini sağlayarak statü kazanmış kişilerin sıfatı, eşik yükseldikten sonra da devam eder; statü geriye dönük kaybedilmez.
| Statünün kazanıldığı tarih | Aranan finansal varlık eşiği | Dayanak |
|---|---|---|
| 19.12.2025’ten önce | 1.000.000 TL (kazanılmış statü olarak devam eder) | III-39.1 m.32/1-b (tebliğ metni) |
| 19.12.2025 tarihli Bülten 2025/64’ün yayımından itibaren ilk defa statü kazananlar | 10.000.000 TL | SPK Kurul İlke Kararı, 18.12.2025 tarih ve 65/2354 sayılı (Bülten 2025/64) |
| Gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonu nitelikli yatırımcıları (her tarihte) | 1.000.000 TL (değişmedi) | Aynı Kurul kararının istisna hükmü |
Bu tablo, serbest fon uyuşmazlıklarında sorulması gereken ilk sorunun cevabını verir: alım tarihinde yatırımcının hangi eşiği taşıması gerekiyordu? Dağıtıcının hangi eşiği uyguladığı, MKS kaydının tarihiyle birlikte incelenmelidir.
Dağıtıcı banka ve aracı kurumun yükümlülükleri nelerdir?
Serbest fon satan banka veya aracı kurumun (III-52.1’de “dağıtım kuruluşu” olarak anılır) üç ayrı yükümlülüğü vardır: satış personelinin yeterli bilgi ve deneyime sahip olmasını sağlamak, yatırımcının nitelikli yatırımcı vasfına dair bilgi ve belgeyi temin edip düzenli olarak tutmak (III-52.1 m.25/4) ve satıştan önce yatırımcının MKK (Merkezi Kayıt Kuruluşu, sermaye piyasası araçlarını elektronik ortamda kayden izleyen kuruluş) nezdinde nitelikli yatırımcı olarak tanımlandığını kontrol etmek (Rehber m.6.8-ğ).
III-52.1 m.25/4’ün birinci cümlesi satışın yeterli bilgi ve deneyime sahip personel eliyle yapılmasını düzenler; ikinci cümlesi ise ayrıca ve bağımsız olarak dağıtıcıya “satış yapılan yatırımcıların nitelikli yatırımcı vasıflarını haiz olduklarına dair bilgi ve belgeleri temin etmek ve düzenli olarak tutmak” yükümlülüğü yükler. Bu iki cümle farklı konulara ilişkindir; birinin yerine getirilmesi diğerini karşılamaz.
II-5.2 m.9/2 uyarınca nitelikli yatırımcı bilgisi “ilgiliden alınan beyan üzerine” MKS‘ye (Merkezi Kayıt Sistemi, yatırımcıların MKK nezdinde elektronik olarak kayıt altına alındığı sistem) işlenir; bir kuruluşça yapılan bu kayıt sistem genelinde geçerlidir. Bu kural dağıtıcının beyana güvenebileceği izlenimi verse de, m.25/4’ün ikinci cümlesi bununla çelişmeden bir arada durur: MKS kaydı beyan üzerine yapılsa da satışı yapan kuruluş ayrıca finansal varlığı gösteren tevsik edici belgeyi (hesap dökümü, portföy değerleme raporu) temin edip saklamakla yükümlüdür. “Yatırımcı beyan etti, MKS kaydı da vardı” savunması yalnızca beyan alma yükümlülüğünü karşılar; belge temin etme yükümlülüğünü karşılamaz.
Rehber m.6.8(ğ)’nin birinci cümlesi, dağıtım kuruluşuna alım talimatından önce MKK kontrolü yükümlülüğü yükler. İkinci cümlesi ise, izahname ve yatırımcı bilgi formunun okunduğuna dair bir beyan alınmasıyla, m.25/4’ün yalnızca birinci cümlesindeki (satış personeli yeterliliğine ilişkin) yükümlülüğün yerine getirilmiş sayılacağını düzenler. Bu istisna, m.25/4’ün ikinci cümlesindeki belge temin ve saklama yükümlülüğünü kaldırmaz; okundu beyanı nitelikli yatırımcı vasfını tevsik eden bir belge değildir. Uygulamada bu iki beyanın —nitelikli yatırımcı beyanı ile izahname okundu beyanının— karıştırılması, uyuşmazlıkların önemli bir kaynağıdır.
Serbest fon satışında uygunluk testi uygulanır mı?
Hayır. III-52.1 m.25/6, aynı Tebliğin 33 üncü maddesinde düzenlenen uygunluk testinin (yatırım kuruluşunun sunduğu ürün ve hizmetin müşterinin bilgi, deneyim, mali durum ve yatırım amaçlarına uygun olup olmadığını değerlendiren test) serbest fonlar için uygulanmayacağını açıkça hükme bağlar. Bu nedenle serbest fon satışına ilişkin bir uyuşmazlıkta “bana uygunluk testi yapılmadı” savunması veya iddiası, kural olarak hukuken karşılık bulmaz; çünkü bu test zaten yapılması gerekmeyen bir işlemdir.
Bu istisna yalnızca serbest fonlar içindir; para piyasası fonu gibi diğer fon türlerinde uygunluk testinin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca ve temkinli değerlendirilmelidir, çünkü m.25/6’nın istisnası doğrudan serbest fona özgüdür ve diğer fon türlerine genelleştirilemez.
Serbest fon uyuşmazlığında asıl mesele uygunluk testi değil, satışın hiç yapılmaması gereken bir kişiye (nitelikli yatırımcı olmayana) yapılmış olmasıdır; bu, uygunluk denetiminden daha önceki bir aşamada, satışın izin sınırının aşılıp aşılmadığı sorusudur.
Banka ve aracı kurum hangi savunmaları ileri sürer?
Bankalar ve aracı kurumlar tipik olarak üç savunma ileri sürer: yatırımcının kendi yazılı beyanıyla nitelikli yatırımcı olduğunu bildirdiği, önceki işlem geçmişinin deneyimli bir yatırımcı olduğunu gösterdiği ve risk bildirim formunun genel risklere dikkat çektiği. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararları, bu savunmaların bazı somut olaylarda kabul edildiğini, bazılarında yetersiz bulunduğunu gösterir (bkz. Güncel Yargıtay kararları).
Bilgilendirme eksikliği tespit edilse dahi, Yargıtay yatırımcının kendi araştırma yükümlülüğünü ihmal etmiş olmasını müterafik kusur (zararın doğumunda veya artmasında zarar görenin kendi kusurunun da bulunması; tazminattan indirim nedeni) sayarak zararı oranlı paylaştırabilmektedir. Buna karşılık, bilgilendirme ve gözetim yükümlülüğünün somut olarak yerine getirildiği ortaya konabiliyorsa kurum sorumlu tutulmamış; risk bildirim formundaki genel uyarılar, işlem geçmişi bulunan bir yatırımcı için yeterli bilgilendirme sayılabilmiştir.
Yatırımcının başka kurumlarda da benzer karmaşık işlemler yapmış olması, “bilgilendirme yapılmadı” iddiasını zayıflatan bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Öte yandan aracı kurum ile müşteri ilişkisinin sözleşme kapsamını aşacak biçimde sürekli öneriyle sürdürülmesi hâlinde, bu ilişkinin fiilen yatırım danışmanlığına dönüşüp dönüşmediği ayrıca araştırılmalıdır; bu inceleme biçimsel sözleşme metnine değil tarafların fiilen nasıl davrandığına bakar.
Güncel Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, serbest fon ve benzer yatırım ürünü satışlarında banka/aracı kurum sorumluluğu ile görevli mahkeme meselesini doğrudan ilgilendirir; alıntılar UYAP Bedesten’den doğrulanan tam metinlerden birebir alınmıştır.
| Merci | Tarih | E./K. | İlke |
|---|---|---|---|
| Yargıtay 11. HD | 22.12.2016 | 2016/1348 – 2016/9772 | Yetersiz bilgilendirmede zarar bankayla yatırımcı arasında oranlı paylaştırılabilir |
| Yargıtay 11. HD | 13.02.2017 | 2015/12871 – 2017/735 | Mesleki/ticari amaçla hareket etmeyen yatırımcı için tüketici mahkemesi görevlidir (karşı oyda tartışmalı) |
| Yargıtay 11. HD | 19.04.2018 | 2016/9411 – 2018/2902 | Sürekli öneri ilişkisi fiilen yatırım danışmanlığına dönüşmüş olabilir |
| Yargıtay HGK | 07.02.2019 | 2017/2348 – 2019/82 | Sözleşmede ticari amaç açıkça yazılıysa ticaret mahkemesi görevlidir |
| Yargıtay 11. HD | 18.02.2021 | 2019/2904 – 2021/1441 | Risk bildirim formu, işlem geçmişi olan yatırımcı için yeterli bilgilendirme sayılabilir |
| Yargıtay 11. HD | 20.04.2021 | 2019/4445 – 2021/3866 | Bilgilendirme ve gözetim yükümlülüğü yerine getirilmişse sorumluluk doğmaz |
| Yargıtay 11. HD | 22.12.2022 | 2021/4090 – 2022/9345 | Başka bankalarda benzer işlem geçmişi, eksik bilgilendirme iddiasını zayıflatır |
Yargıtay 11. HD, E. 2016/1348, K. 2016/9772, 22.12.2016
Davacı, “prestij fonu” diye pazarlanan bir serbest fona yatırım yapmış; yerel mahkeme bilgilendirme eksikliğini kabul ederek zararı yüzde 70 banka – yüzde 30 yatırımcı oranında paylaştırmıştır.
“davacının zararının %30’undan davalının ise %70’inden sorumlu olduğu gerekçesiyle”
Yargıtay oranlı sorumluluğu onaylamış, ancak davacının fonu daha önce kârla satıp satmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle bozmuştur; kesinleşmemiştir. Etkisi: Sorumluluk oranı yatırımcının deneyimine göre değişebilir.
Yargıtay 11. HD, E. 2016/9411, K. 2018/2902, 19.04.2018
Davacı, aracı kurum personelinin ısrarla sürekli yatırım önerisinde bulunduğunu ileri sürmüş; davalı ilişkinin basit öneri olduğunu savunmuştur.
“taraflar arasında fiili bir sözleşme ilişkisi kurulmasından yani aradaki ilişkinin yatırım danışmanlığı veya portföy yöneticiliği niteliğine dönüştüğünden bahsedilip edilemeyeceği nazara alınıp”
Yargıtay, sürekli öneriyle sürdürülen ilişkinin fiilen yatırım danışmanlığına dönüşüp dönüşmediğinin araştırılması gerektiğine hükmederek bozmuştur; kesinleşmemiştir. Etkisi: Aktif yönlendirme, “yalnızca satış yaptık” savunmasını çürütebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2348, K. 2019/82, 07.02.2019
Davacı kaldıraçlı işlemler sözleşmesinin ihlalini ileri sürmüş; sözleşmede ticari amaç açıkça belirtilmiştir.
“eldeki davaya konu sözleşmenin ticari amaçla yapıldığının açıkça belirtilmiş olmasına göre uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli sayılamaz.”
HGK, oy çokluğuyla (güçlü karşı oyla) ticaret mahkemesinin görevli olduğuna kesin karar vermiştir. Etkisi: Sözleşmedeki “ticari amaç” ibaresi görevi belirleyen başlıca unsurdur.
Yargıtay 11. HD, E. 2019/2904, K. 2021/1441, 18.02.2021
Davacı, opsiyon ve serbest fon işlemlerinden zarar ettiğini ileri sürmüş; mahkeme işlemlerin risk bildirim formu kapsamında yapıldığını tespit ederek davayı reddetmiştir.
“riskler konusunda davacının banka tarafından yeterince aydınlatılmadığı, kâr edilen işlemlere itiraz edilmemesinin işlemlere icazet verildiği anlamına gelmeyeceği yönündeki istinaf nedenleri yerinde olmadığı”
Yargıtay kesin olarak onamıştır. Etkisi: Risk bildirim formu, işlem geçmişi bulunan yatırımcı için içeriğiyle birlikte yeterli bilgilendirme sayılabilir.
Yargıtay 11. HD, E. 2019/4445, K. 2021/3866, 20.04.2021
Davacı, kendisini bir serbest fona yönlendiren kurumun riskleri anlatmadığını ileri sürmüş; mahkeme bilgilendirmenin yapıldığını tespit ederek reddetmiştir.
“davacının bireysel yatırımcı olarak yatırım yapılacak menkul değerler ile portföy yönetimi konusunda gerekli bilgiye sahip olduğu, muhtemel riskler nedeniyle bilgilendirildiği”
Yargıtay kesin olarak onamıştır. Etkisi: Bilgilendirme somut ve belgeye dayalı ortaya konabiliyorsa dağıtıcının savunması güçlenir.
Yargıtay 11. HD, E. 2021/4090, K. 2022/9345, 22.12.2022
Davacılar opsiyon işlemlerinden zarar ettiklerini, uygunluk testi yapılmadığını ileri sürmüş; mahkeme, başka bankalarda benzer işlem geçmişini gözeterek iddiayı dinlenebilir bulmamıştır.
“davalı bankanın, davacılara "ürün uygunluk testi" yapmadığı iddia edilmiş ise de, davacıların başka bankalarda da opsiyon işlemi yapmış olmaları karşısında bu iddianın dinlenebilir olmadığı”
Yargıtay kesin olarak onamıştır. Etkisi: Deneyim düzeyi tüm portföydeki işlem geçmişiyle değerlendirilir; diğer kurumlardaki dökümler de dosyaya kazandırılmalıdır.
Yargıtay 11. HD, E. 2015/12871, K. 2017/735, 13.02.2017
Davacı, danışmanların yönlendirmesiyle riskli tahvile yatırım yaptığını ileri sürmüş; Yargıtay çoğunluğu davacının tüketici konumunda olduğunu belirterek usulden bozmuştur.
“mesleki ve ticari amaçla davranmayan, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.”
Karar oy çokluğuyla bozulmuş, kesinleşmemiştir; karşı oy vardır. Etkisi: Sürekli mesleki yatırım faaliyeti, görevli mahkemeyi belirleyen ayırt edici olgudur.
Hangi belgeler delil olarak istenmeli?
Uygunsuz serbest fon satışı iddiasında ispatın büyük bölümü dağıtıcının elindeki kayıtlara dayanır. Bu nedenle şu belgeler yazılı olarak istenmelidir: nitelikli yatırımcı beyan formu ve tarihi; MKS kayıt tarihi ve kaydı yapan kuruluş; finansal varlık tevsik belgeleri; izahname/yatırımcı bilgi formu okundu beyanı; işlem ekran akışı; varsa çağrı kayıtları; emir kayıtları; müşteri çerçeve sözleşmesi ve risk bildirim formu.
Kuruluş bu belgeleri vermezse, veri sorumlusu sıfatıyla dağıtıcıya karşı KVKK m.11/1 kapsamında bilgi talep etme (m.11/1-b) ve kanuna aykırı işleme nedeniyle zararın giderilmesini isteme (m.11/1-ğ) hakları gündeme gelir. MKS kaydının hangi tarihte yapıldığı, o tarihte hangi eşiğin arandığını belirlemek için kritiktir.
Uygunsuz satış tespit edilirse hangi adımlar izlenmeli?
- Alım dekontlarınızı, hesap ekstrelerinizi ve o tarihte imzaladığınız tüm formları bir araya getirin.
- Dağıtıcı kuruluştan yazılı olarak nitelikli yatırımcı beyan formunuzu, MKS kayıt tarihini, finansal varlık tevsik belgelerinizi ve risk bildirim formunu talep edin.
- Alım tarihinizdeki eşiği (19.12.2025’ten önce 1.000.000 TL, sonrasında ilk kez statü kazananlar için 10.000.000 TL) o tarihteki mal varlığınızla karşılaştırın.
- Fonun tasfiye durumunu ve kısmi ödeme yapılıp yapılmadığını takip edin; nihai zarar tasfiye tamamlanmadan kesinleşmez.
- Dilerseniz SPK’ya idari şikâyette bulunabilirsiniz; ancak SPK tazminata karar vermez, başvuru idari denetim niteliğindedir.
- Ticari dava niteliğindeki talepte dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır (TTK m.5/A); bu süreçte zamanaşımı işlemez (HUAK m.18/A/15).
- Anlaşma sağlanamazsa görevli mahkemeyi ve benzer durumdaki diğer yatırımcılarla ihtiyari dava arkadaşlığını bir avukatla değerlendirin.
Örnek senaryo: Örnek bir durumda bir yatırımcı 2024’te bir serbest fona yatırım yapar ve o tarihte 1.000.000 TL’lik eşiği taşımadığını sonradan fark eder; dosyada yalnızca imzalı bir “nitelikliyim” beyanı vardır, ayrı bir tevsik belgesi yoktur. Bu örnekte dağıtıcının belge temin yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği uyuşmazlığın merkezindedir.
Zarar ne zaman kesinleşir, şimdi ne yapılmalı?
Zarar, kural olarak fonun tasfiyesi tamamlanıp son ödeme belirlenene kadar kesin bir rakamla ortaya çıkmaz. SPK Bülteni 2026/61’in A-5 bendi uyarınca tasfiye bakiyesi kademeli/kısmi biçimde dağıtılabilir; nihai zarar ancak tüm kısmi ödemeler tamamlandıktan sonra netleşir.
Bu belirsizlik şimdiden hareket etmemek için gerekçe değildir. Uygunsuz satış işlemi alım tarihinde gerçekleşmiştir. Haksız fiile dayalı talepte TBK m.72’deki iki yıllık süre zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesiyle işlemeye başlar; bu an ve uygulanabilecek özel süreler somut olaya göre değerlendirilir. İhtiyatlı yaklaşım, tasfiye sonucunu beklemeden delil toplama, yazılı başvuru ve gerekirse arabuluculuk adımlarını şimdi başlatmaktır; nihai tutar netleştiğinde talebe yansıtılabilir.
Tasfiyede yapılan her kısmi ödeme, talep edilebilecek zarardan mahsup edilir; hangi tarihte ne kadar ödeme aldığınızı kayıt altına almanız gerekir.
Zamanaşımı süresi ne kadardır?
Talep haksız fiile dayanıyorsa TBK m.72 uyarınca zamanaşımı, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıldır. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanır. Bu süreler bütün yatırım uyuşmazlıkları için tek ve en kısa süre olarak kabul edilemez.
Talebiniz sözleşmeye aykırılığa dayanıyorsa TBK m.146’daki genel 10 yıllık süre gündeme gelebilir. Portföy yönetimine TBK’nın vekâlet hükümlerinin kıyasen uygulanması nedeniyle (III-52.1 m.9/3), vekâlet ve komisyon alacaklarına özgü TBK m.147/5’teki 5 yıllık sürenin ileri sürülme riski de vardır. Hangi sürenin uygulanacağı, talebin hukuki sebebi ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenerek değerlendirilmelidir.
Özel kanundaki daha kısa süreler ayrıca kontrol edilmelidir. Örneğin talep, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.32 kapsamındaki kamuyu aydınlatma belgesinden doğuyorsa, m.32/6 uyarınca aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı aylık özel zamanaşımı gündeme gelir. Bu hüküm her uygunsuz fon satışına kendiliğinden uygulanmaz; hangi talebin hangi belgeye ve sorumluluk hükmüne dayandığı ayrı belirlenir. Başvuru yolu ve süreyi birlikte değerlendirmek için fon ve hisse zararında görevli mahkeme, arabuluculuk ve dava süreleri bölümüne bakabilirsiniz.
Ticari dava niteliğindeki bir tazminat talebinde arabulucuya başvurulmuşsa, başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur (HUAK m.18/A/15). Bu, arabuluculuk sürecinin zamanaşımını kesmediğini, yalnızca işlemesini durdurduğunu; yani arabuluculuktan önce işlemiş olan sürenin korunduğunu ifade eder.
Hangi mahkeme görevlidir, toplu dava mümkün mü?
Görevli mahkeme, sözleşmenin ve tarafların niteliğine göre değişir: sözleşmede işlemlerin ticari amaçla yapılacağı açıkça belirtilmişse ticaret mahkemesi, yatırımcı mesleki veya ticari amaçla hareket etmiyorsa tüketici mahkemesi görevlidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede ticari amacın açıkça yazılı olduğu bir dosyada ticaret mahkemesinin görevli olduğuna oy çokluğuyla (güçlü bir karşı oyla) hükmetmiştir; başka bir dosyada ise 11. Hukuk Dairesi, süreklilik arz eder biçimde yatırım yapmayan, mesleki/ticari amaçla hareket etmediği anlaşılan bir davacı için tüketici mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir (bu kararda da karşı oy vardır). İki karar çelişmez; ayrıştırıcı unsur, sözleşmedeki ticari amaç kaydı ile yatırımcının fiilen sürekli/mesleki bir yatırım faaliyeti içinde olup olmadığıdır (bkz. Güncel Yargıtay kararları).
Yatırım fonu uyuşmazlıklarının 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici işlemi sayılıp sayılmayacağı ayrıca tartışmalıdır. Tüketici mahkemesi görevliyse ve uyuşmazlık değeri, m.68’deki (otuz bin TL) taban tutarın m.68/4 uyarınca 2026 için 186.000 TL’ye yükseltilmiş hâlinin altındaysa, dava açmadan önce tüketici hakem heyetine (THH, belirli sınırın altındaki uyuşmazlıklarda zorunlu, mahkeme dışı çözüm mercii) başvuru zorunludur (m.68/1); üzerindekilerde arabulucuya başvuru dava şartıdır (m.73/A). Ticaret mahkemesi görevliyse, arabulucuya başvuru TTK m.5/A uyarınca dava şartıdır.
Benzer koşullarda serbest fon almış birden çok yatırımcı, davalarının vakıa ve hukuki sebepleri aynı veya benzerse HMK m.57/1-c uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığı (birden çok kişinin benzer vakıa ve hukuki sebeplere dayanarak birlikte dava açabilmesi) yoluyla tek dilekçeyle dava açabilir; bu tekrar eden masrafı azaltabilir, ancak her davacının kendi alım tarihi ve zararı ayrı ispatlanmalıdır.
Doğru bilinen yanlışlar
“Ben nitelikliyim diye imza attım, artık bankaya bir şey diyemem.” Kesin cevap: Hayır. II-5.2 m.9/2’deki beyan usulü, MKS kaydının dayanağıdır; III-52.1 m.25/4’ün ikinci cümlesi dağıtıcıya ayrıca finansal varlığınızı tevsik eden belgeyi temin edip saklama yükümlülüğü yükler. Bu belge yoksa veya beyanınız gerçek durumunuzla örtüşmüyorsa, dağıtıcının sorumluluğu tartışmaya açık kalır.
“Uygunluk testi yapılmadı, o yüzden satış geçersiz.” Kesin cevap: Hayır, serbest fonda. III-52.1 m.25/6, uygunluk testinin (m.33) serbest fonlara uygulanmayacağını açıkça düzenler; bu argüman serbest fon uyuşmazlığında değil, kullanılabilecek diğer fon veya ürün türlerinde gündeme gelebilir.
“SPK’ya şikâyet edersem param geri gelir.” Kesin cevap: Hayır. SPK’nın şikâyet başvurusu bir idari denetim yoludur; SPK tazminata karar vermez. Zararın giderilmesi ancak dağıtıcıyla anlaşma, arabuluculuk veya mahkeme kararıyla mümkündür.
“Tasfiye bitmeden hiçbir şey yapamam, beklemeliyim.” Kesin cevap: Hayır. Tazminat talebinizin dayanağı olan uygunsuz satış işlemi alım tarihinde gerçekleşmiştir; haksız fiil yolunda TBK m.72’deki iki yıllık süre, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğinizde işlemeye başlayabilir. Talebin dayanağına göre daha kısa özel süreler de gündeme gelebilir. Delil toplama, dağıtıcıya yazılı başvuru ve gerekiyorsa arabuluculuk adımlarını tasfiye sonucunu beklemeden başlatmak gerekir.
Sık sorulan sorular
Serbest fon nedir, neden yalnızca nitelikli yatırımcıya satılır?
Serbest fon, katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulan ve portföy sınırlamalarından muaf tutulan bir yatırım fonu türüdür. III-52.1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı ve 11 inci maddeleri, bu muafiyetin karşılığında satışın yalnızca kendi risklerini değerlendirebileceği kabul edilen nitelikli yatırımcıya yapılmasını zorunlu kılar. Tasfiye kapsamındaki 131 fonun 117’si bu türdendir.
Nitelikli yatırımcı olmadığımı nasıl anlarım?
Alım tarihinizde sahip olduğunuz nakit mevduat ve sermaye piyasası araçlarının toplamını, o tarihte geçerli eşikle karşılaştırmanız gerekir. 19.12.2025 tarihli Bülten 2025/64’ün yayımından önce eşik 1.000.000 TL idi; yayım tarihinden itibaren ilk defa statü kazanacaklar için eşik 10.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Daha önce statü kazanmışsanız hakkınız korunur; MKS kayıt tarihinizi dağıtıcı kuruluştan öğrenebilirsiniz.
Nitelikli yatırımcı beyanı imzaladım, bu her şeyi kapatır mı?
Hayır. Beyanınız MKS’ye kayıt yapılmasının dayanağıdır, ancak dağıtıcı kuruluşun finansal varlığınızı tevsik eden belgeyi ayrıca temin edip saklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. III-52.1 m.25/4’ün ikinci cümlesi bu belge yükümlülüğünü beyandan bağımsız ve ek olarak düzenler; beyan tek başına dağıtıcıyı bu yükümlülükten kurtarmaz.
Bana uygun olmayan fon satıldığında banka her zaman sorumlu mudur?
Hayır, otomatik değildir. Yargıtay kararlarında, bilgilendirme ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirildiği somut olarak ortaya konabiliyorsa banka sorumlu tutulmamış; buna karşılık yetersiz bilgilendirme tespit edilen dosyalarda zarar, yatırımcının kendi araştırma yükümlülüğünü ihmaliyle birlikte oranlı biçimde paylaştırılmıştır. Sonuç, somut olayın delillerine bağlıdır.
TLY fonu nitelikli yatırımcı şartı arıyor muydu?
Evet. TLY (Tera Portföy Birinci Serbest Fon), unvanında “SERBEST” geçen bir serbest fondur ve III-52.1 m.6/1-d ile m.11/1 uyarınca yalnızca nitelikli yatırımcıya satılabilir. Bu fona yapılan bir alımda, alım tarihinizde geçerli finansal varlık eşiğini taşıyıp taşımadığınız ve MKS kaydınızın o tarihte bulunup bulunmadığı, uygunsuz satış iddianızın temelini oluşturur.
Serbest fonda uygunluk testi uygulanır mı?
Hayır. III-52.1 m.25/6, aynı Tebliğin 33 üncü maddesindeki uygunluk testinin serbest fonlara uygulanmayacağını açıkça hükme bağlar. Bu nedenle serbest fon uyuşmazlığında “uygunluk testi yapılmadı” savunması ya da iddiası hukuken karşılık bulmaz; asıl mesele, satışın nitelikli yatırımcı olmayan birine yapılıp yapılmadığıdır.
Hangi belgeleri delil olarak istemeliyim?
Nitelikli yatırımcı beyan formunuzu ve tarihini, MKS kayıt tarihini ve kaydı yapan kuruluşu, finansal varlık tevsik belgelerinizi, izahname ve yatırımcı bilgi formu okundu beyanınızı, işlem ekran akışını, varsa çağrı kayıtlarını, emir kayıtlarınızı, çerçeve sözleşmenizi ve risk bildirim formunuzu dağıtıcı kuruluştan yazılı olarak talep etmelisiniz; kuruluş vermezse KVKK m.11 kapsamında başvuru yapılabilir.
Kaç yıl içinde dava açmam gerekir?
Tek bir süre yoktur. Haksız fiile dayalı talepte TBK m.72 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren 2, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl uygulanır; daha uzun ceza zamanaşımı istisnası saklıdır. Sözleşme veya vekâlet ilişkisinde 10 ya da 5 yıllık süreler gündeme gelebilir. SPKn m.32 kapsamındaki kamuyu aydınlatma belgesinden doğan tazminat için ise m.32/6, dördüncü fıkradaki zararın meydana gelmesinden itibaren altı aylık özel süre düzenler. İki yılın her talep için yeterli olduğu varsayılmamalı; hukuki sebep ve başlangıç tarihi ayrı belirlenmelidir.
İlgili rehberler
- Fon krizi: tasfiye edilen fonlarda yatırımcı hakları (yol haritası)
- Tasfiye edilen 131 fonun listesi ve ödeme takibi
- Serbest fon aldığım tarihte nitelikli yatırımcı mıydım?
- “Paranızı kurtarırız” dolandırıcılığına karşı korunma
- Yargıtay 11. HD banka sorumluluğu emsal kararları
- Yatırım uyuşmazlıklarında görevli ve yetkili mahkeme
Kaynaklar
Mevzuat ve kurum kararları
- Sermaye Piyasası Kurulu, III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği, m.6, 9, 11, 12, 25, 28.
- Sermaye Piyasası Kurulu, II-5.2 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Satışı Tebliği, m.4, 6, 9.
- Sermaye Piyasası Kurulu, III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ, m.31, 32.
- Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni 2025/64 (19.12.2025), Kurul İlke Kararı (18.12.2025 tarih ve 65/2354 sayılı) — spk.gov.tr
- Sermaye Piyasası Kurulu, “Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber” (i-SPK.37.1), m.6.8, m.11 — spk.gov.tr
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m.32/4 ve m.32/6 — SPK güncel kanun metni
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.49, 72, 146, 147 — mevzuat.gov.tr
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.3, 68, 73/A — mevzuat.gov.tr
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.4, 5/A — mevzuat.gov.tr
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.57 — mevzuat.gov.tr
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m.11 — mevzuat.gov.tr
Yargı kararları
Tam metinlere belge numarasıyla karararama.yargitay.gov.tr üzerinden erişilebilir.
- Yargıtay 11. HD, E. 2016/1348, K. 2016/9772, 22.12.2016 — belge no 331133100
- Yargıtay 11. HD, E. 2016/9411, K. 2018/2902, 19.04.2018 — belge no 420568600
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2348, K. 2019/82, 07.02.2019 — belge no 498838000
- Yargıtay 11. HD, E. 2019/2904, K. 2021/1441, 18.02.2021 — belge no 657870000
- Yargıtay 11. HD, E. 2019/4445, K. 2021/3866, 20.04.2021 — belge no 657284700
- Yargıtay 11. HD, E. 2021/4090, K. 2022/9345, 22.12.2022 — belge no 869256800
- Yargıtay 11. HD, E. 2015/12871, K. 2017/735, 13.02.2017 — belge no 318035800
Güncelleme notu: 29.09.2026 — Zamanaşımı açıklaması, TBK m.72’deki sürelerin haksız fiil yoluna ait olduğunu gösterecek şekilde düzeltildi; özel kanuni taleplerde daha kısa süreler bulunabileceği ve SPKn m.32/6’daki düzenleme eklendi. İlk yayın tarihi 28.09.2026 olarak korundu.
Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti
Nitelikli yatırımcı olmadığınız hâlde serbest fon satın aldığınızı mı düşünüyorsunuz?
Nitelikli yatırımcı olmadığınız hâlde size serbest fon satıldıysa, dağıtıcı kuruluşun sorumluluğu ve tazminat yolu konusunda avukatlık hizmeti için Av. Ahmet Karaca’ya ulaşabilirsiniz.
Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com
Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), sermaye piyasası hukuku, kripto varlık hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.
Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası
Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.
