Mobil bankacılıktan çıkan bir transferin bankanın sisteminde başarılı görünmesi, hesap sahibinin o ödemeye gerçekten izin verdiğini tek başına kesin olarak göstermez. Buna karşılık bir kişinin dolandırılmış olması da bütün zararın kendiliğinden bankaya yüklenmesi için yeterli değildir. Bankanın hangi güvenlik önlemlerini aldığı, müşterinin neyi paylaştığı veya onayladığı, işlemlerin nasıl sıralandığı ve zararın hangi aşamada önlenebileceği birlikte incelenir.
Dijital banka dolandırıcılıklarında bankanın hukuki sorumluluğu çoğu kez şu soruda düğümlenir: Banka, doğru şifreyle gelen talimatı uygulamakla yetinebilir miydi; yoksa müşteri profilinden kopan işlemi durdurup bağımsız teyit almak zorunda mıydı? 2025 ve 2026 tarihli Yargıtay kararları, hem bankanın tam sorumluluğuna hem zararın taraflar arasında paylaşılmasına hem de müşterinin talebinin reddine örnekler içeriyor. Sonucu anlamak için bu üç ihtimali birlikte okumak gerekir.
Kısa cevap: Banka, dijital işlemlerde kimlik doğrulama ve güvenlik yükümlülüklerini ihlal etmişse zarardan sorumlu tutulabilir. Müşterinin şifre paylaşması, her olayda bankanın sorumluluğunu kaldırmaz; somut kusur ve zarara etkisi araştırılır. Bankanın gerekli önlemleri aldığı ve zararın müşterinin ağır ihmalinden doğduğu kanıtlanırsa talep reddedilebilir. Yetkisiz ödemede gecikmeksizin bildirim ve Yönetmelik m.54’teki azami 13 aylık düzeltme süresi ayrıca önem taşır.
Son güncelleme: · İlk yayın: 09.09.2026 · Yazar: Av. Ahmet Karaca · PEGA Hukuk & Danışmanlık
- Tek kullanımlık şifre, ödeme rızası ve kusur farklı meselelerdir. Şifrenin kullanıldığına ilişkin kayıt, bunların üçünü birden ispatlamaz.
- Kusur için sabit bir paylaşım yoktur. 2025–2026 kararlarında müşteriye %20, %50 ve %60 katkı yüklenen ayrı olaylar bulunuyor; bu oranlar bir hesaplama tarifesi değildir.
- Kredi ile paranın transferi ayrı incelenir. Hesapta borç doğuran kredi sözleşmesi ile hesaptan para çıkaran ödeme talimatı aynı onay değildir.
- 13 ay bütün banka davalarının zamanaşımı değildir. Yönetmelikteki yetkisiz veya hatalı ödeme düzeltmesi ile sözleşmesel alacak talebi birbirine karıştırılmamalıdır.
- 250 TL her dolandırıcılıkta müşteri sorumluluğunun tavanı değildir. Düzenlemenin ödeme aracının kaybı, çalınması veya muhafazasıyla ilgili koşulları vardır.
- Failden alınan ödeme aynı zarar için bankadan ikinci kez tahsil edilemez. Yargıtay’ın 13.04.2026 tarihli kararı bu ayrımı özellikle ele alıyor.
Dijital bankacılık dolandırıcılığında önce hangi ayrım yapılmalı?
İlk ayrım, işlemi kimin yaptığı ve müşterinin hangi işleme rıza gösterdiğidir. Hesabın ele geçirilmesiyle gerçekleştirilen bir havale, sahte yatırım vaadine inanarak müşterinin gönderdiği para ve müşteri adına oluşturulan kredi farklı hukuki sorunlar doğurur. “Hesabımdan para çıktı” anlatımı, sorumluluğu belirlemek için tek başına fazla geniştir.
Bu rehberde dijital bankacılık; internet şubesi, mobil uygulama, uzaktan müşteri edinimi, çevrim içi kredi ve elektronik ödeme kanallarını kapsıyor. “Dijital banka” ifadesi yalnızca özel bir faaliyet modeliyle çalışan şubesiz bankaları anlatmıyor. Geleneksel bir bankanın mobil uygulamasındaki olayda da aynı sorumluluk soruları ortaya çıkabilir.
| Olay | Araştırılacak temel mesele | Öne çıkan kayıt |
|---|---|---|
| Müşteri habersizken hesaba giriş ve transfer | Talimatın yetkilendirilmesi, yeni cihaz ve işlem güvenliği | Oturum, cihaz, IP, doğrulama ve alıcı kayıtları |
| Telefonda kandırılarak SMS kodunun paylaşılması | Kodun amacı, müşterinin kusuru ve bankanın bağımsız güvenlik eksikliği | SMS içeriği, çağrı kaydı, limit değişimi, risk alarmı |
| Müşterinin sahte yatırım veya sahte satıcıya transferi | Ödemenin müşteri tarafından yapılması yanında bankaya yüklenebilecek somut ihlal | İşlem örüntüsü, önceden bildirim, alarm ve teyit süreci |
| SIM değişimi veya uzaktan erişimle hesap kontrolü | Doğrulama unsurunun ele geçirilmesi ve olay tarihindeki önlemler | Operatör SIM zamanı, uygulama aktivasyonu, cihaz eşleşmesi |
| İzinsiz kredi açılıp tutarın başka hesaba aktarılması | Kredi borcunun kurulması ve transferin yetkisi, iki ayrı aşamada | Kredi sözleşmesi, onay izi, ödeme emri ve para hareketi |
| Kartın 3D Secure işlemlerinde kullanılması | Kart mevzuatı, işlem onayı ve somut güvenlik incelemesi | Üye işyeri, 3D Secure ve şifre teslim/kullanım kayıtları |
Yetkisiz ödeme işlemi, ödeme hizmeti kullanıcısının rızası olmadan gerçekleştirilen ödeme işlemidir. Sosyal mühendislik, kişiyi teknik sistemi kırmadan yanıltarak bilgi paylaşmaya veya işlem yapmaya yönlendirme yöntemidir. Sosyal mühendislik bazen yetkisiz ödemeye, bazen müşterinin fiilen gerçekleştirdiği bir ödemeye yol açar; saldırı yöntemi ile ödeme işleminin hukuki niteliği bu nedenle aynı kavram değildir.
Örneğin bir kişi arayanı banka çalışanı sanıp “hesabınızı koruyacağız” açıklamasıyla kodunu söylemiş olabilir. Başka bir kişi sahte satıcının IBAN’ına ürün almak için kendi uygulamasından para göndermiş olabilir. İlk olayda kodun hangi işleme ait olduğu ve hesabı kimin kullandığı ön plandadır. İkinci olayda bankanın satıcının sözünü garanti ettiği söylenemez; bankaya karşı talep için ödeme hizmetinin yürütülmesindeki somut eksiklik ayrıca gösterilmelidir.
Ceza soruşturmasının amacı failin ve suçun tespitidir. Bankaya yöneltilen özel hukuk talebi ise sözleşmenin ifası, ödeme hizmetinin güvenliği ve zararın giderilmesiyle ilgilidir. İlk bildirim ve delil koruma süreci için siber suç mağdurunun ilk 24 saatte atacağı adımlar ayrıca okunabilir.
Bankanın hukuki sorumluluğu hangi kurallara dayanır?
Bankanın sorumluluğu; bankacılık sözleşmesinden doğan borçlarına, yüksek özen yükümlülüğüne ve işlem türüne uygulanan ödeme güvenliği kurallarına dayanır. Bütün olayları yalnızca “bankalar güven kurumudur” cümlesiyle çözmek, hem müşterinin yükümlülüklerini hem de bankanın gerçekten hangi önlemi ihlal ettiğini görünmez kılar.
Sözleşmeye aykırılık ve kusursuzluğun ispatı
Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesi, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararda borçlunun sorumluluğunu düzenler. Borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatlamadıkça zararı gidermekle yükümlüdür. Banka ilişkisinde bu çerçeve; mevduatın korunması, yetkili talimatın belirlenmesi ve ödeme hizmetinin güvenli yürütülmesiyle birlikte değerlendirilir.
TBK 114. madde, sorumluluğun kapsamı ve haksız fiil hükümlerinin kıyasen uygulanması bakımından önemlidir. Zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına katkısı, TBK 52. madde çerçevesinde tazminatın azaltılmasına yol açabilir. Bu katkıya müterafik kusur denir. Müşterinin hatası saptandığında bile bankanın kendi güvenlik ihlali ayrıca değerlendirilir; iki değerlendirme birbirini ortadan kaldırmaz.
“Şifreyle yapılan bütün işlemler müşteriyi bağlar” kaydı
TBK 115/3, kanun veya yetkili makam izniyle yürütülen uzmanlık gerektiren hizmetlerde borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın kesin hükümsüz olduğunu düzenler. Bankacılık sözleşmesindeki bir kayıt, bankanın kendi güvenlik kusurunu önceden tamamen ortadan kaldıran bir sonuç doğuramaz.
Ancak sözleşmedeki şifreyi koruma, kayıp veya şüpheli işlemi bildirme yükümlülüklerinin tamamını geçersiz saymak da doğru değildir. Müşterinin kişisel güvenlik bilgilerini koruması başka, bankanın kendi kusurundan bağışık tutulması başkadır. Tüketici ilişkisinde 6502 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki haksız şart denetimi de sözleşmenin niteliğine göre gündeme gelebilir.
Ödeme hizmetleri ve elektronik bankacılık düzenlemeleri
6493 sayılı Kanun ile Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik, ödeme işleminin yetkilendirilmesi ve yetkisiz işlemin düzeltilmesi için özel hükümler içerir. Bankalar bakımından uygulanacak hükümler Yönetmeliğin 83. maddesindeki kapsam kuralları ve BDDK düzenlemeleriyle birlikte okunmalıdır. Kart işlemlerinde 5464 sayılı Kanun’un özel hükümleri ayrıca dikkate alınır.
BDDK’nin Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliği ise elektronik kanallarda kimlik doğrulama, işlemlerin güvenliği, izlenebilirlik ve inkâr edilemezlik gibi yükümlülükleri somutlaştırır. Bir düzenlemeye biçimsel olarak uyulmuş olması, olayın tamamında özen borcunun yerine getirildiğini kendiliğinden göstermez. Buna karşılık sonradan getirilen bir güvenlik kuralını eski olaya otomatik uygulamak da doğru olmaz: olay tarihi ile karar tarihi ayrı tutulmalıdır.
İnkâr edilemezlik, işlemin tarafı ve içeriği hakkında güvenilir bir kayıt zinciri kurabilmeyi ifade eder. Mahkemeye yalnızca “başarılı” yazan bir ekran sunulması ile hangi kişinin hangi alıcıya hangi tutarı hangi doğrulama adımlarıyla onayladığının ortaya konması arasında belirgin bir fark vardır.
Hangi güvenlik eksiklikleri bankanın sorumluluğunu doğurabilir?
Bankanın sorumluluğu, zararı önleyebilecek somut bir güvenlik veya özen yükümlülüğünün ihlal edilmesiyle güçlenir. Özellikle olağandışı işlem örüntüsü, risk alarmının karşılıksız bırakılması, bağımsız teyit alınmadan engelin kaldırılması ve işlemin gerçekten yetkilendirildiğinin kanıtlanamaması önem taşır.
Tek işlem yerine işlem zincirinin değerlendirilmesi
Bir transfer tek başına normal görünebilir. Fakat hemen öncesinde yeni cihaz tanımlanmış, vadeli hesap kapatılmış, altın veya döviz bozulmuş, kredi kullanılmış, limit artırılmış ve ilk kez görülen alıcılara ardışık ödemeler yapılmışsa ortaya başka bir tablo çıkar. İncelemede her işlemin başarılı olması değil, işlemlerin birlikte oluşturduğu risk araştırılmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.10.2025 tarihli E.2025/724, K.2025/5873 sayılı kararında, kısa sürede altın bozma ve çok sayıda havale yapılmasını bankanın olağandışı işlem olarak değerlendirmesi gerektiği kabul edilen hüküm onanmıştır. Aynı olayda müşteriye daha yüksek kusur yüklenmiştir. Karar, bankanın işlem izleme yükümlülüğü ile müşterinin şifre paylaşımının aynı dosyada birlikte sonuç doğurabileceğini gösterir.
Risk değerlendirmesinde miktarın yüksekliği tek gösterge değildir. Müşterinin önceki işlem alışkanlığı, alıcının yeni olması, olağandışı saat, işlem aralığı, doğrulama yönteminin değişmesi ve daha önceki güvenlik bildirimleri de önem taşıyabilir. Bu göstergelerin hangilerinin somut olayda bankanın sistemi tarafından görülebileceği, kayıtlarla belirlenmelidir.
Alarm üretildiğinde bankanın ne yaptığı
Bankanın işlemde risk tespit etmiş olması dosyanın en önemli kayıtlarından biri olabilir. Çünkü bu aşamadan sonra sorulacak soru “banka tehlikeyi görebilir miydi?” ile sınırlı kalmaz; “gördüğü tehlikeye karşı ne yaptı?” haline gelir. Alarmın kapanış nedeni, doğrulama görüşmesini yapan kişi, teyidin hangi numaradan alındığı ve engeli kaldıran yetki kaydı bu nedenle istenir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.04.2026 tarihli E.2025/5153, K.2026/1962 sayılı kararında, bankanın şüpheli gördüğü işlemi müşteri dışında gelişen süreçte onaylaması önem kazanmıştır. Kararda aktarılan istinaf gerekçesi, müşteri telefonuna zararlı yazılım bulaşmış olabileceği varsayımına rağmen sonraki banka işlemlerinin zarara etkisini ayrıca değerlendirmiş; banka aleyhindeki hüküm onanmıştır. Bu gerekçe, her zararlı yazılım olayında aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmez. Bankanın somut müdahale imkânını incelemek gerektiğini gösterir.
Teyit yönteminin saldırıdan bağımsız olması
Hesabı ele geçiren kişinin kontrolündeki yeni numaraya gönderilen mesaj veya aynı kişinin açtığı oturumdaki bildirim, bağımsız teyit sorununu çözmeyebilir. Güvenlik sorusu, yalnızca “bir kod gönderildi mi?” değildir. Kodun hangi güvenilir kanala gönderildiği, o kanalın nasıl tanımlandığı ve önceki güvenlik unsurlarından ayrılıp ayrılmadığı da araştırılır.
E-postayla verilen talimatlarda da benzer bir ayrım vardır. Müşterinin eski yazışma biçimine uymayan, bozuk veya anlamsız ifadeler taşıyan ve olağandışı tasarruf isteyen bir mesaj, teyit ihtiyacını artırabilir. Yargıtay’ın 14.04.2026 tarihli E.2025/5413, K.2026/1997 sayılı kararı, banka tarafından telefon teyidi alınması gerektiği kabul edilen e-posta talimatı uyuşmazlığında banka aleyhindeki hükmü onamıştır.
Olay bildirildikten sonraki davranış
İlk işlemin güvenli yürütülmesi ile dolandırıcılık bildirildikten sonraki müdahale ayrı aşamalardır. Bankaya saat 14.10’da bildirim yapıldıktan sonra aynı saldırı zincirindeki başka transferlerin 14.18’de devam etmesi, zararın bu bölümünün önlenebilirliğini ayrıca gündeme getirebilir. Bildirim öncesi ve sonrası tutarları aynı torbada değerlendirmek, hem kusur hem zarar hesabını zayıflatır.
Ödemenin gerçekleşmesi, paranın alıcı hesabında bulunması ve geri çağırma talebinin sonuçlanması da ayrı olgulardır. Bir bankanın her tamamlanmış transferi tek taraflı geri alabileceği söylenemez. Bununla birlikte bankanın kendisine ulaşan bildirimi ne zaman kaydettiği, hesap erişimini ne zaman durdurduğu ve karşı bankayla hangi adımları attığı somut kayıtlarla incelenebilir.
Şifre paylaşan veya transferi kendisi yapan müşteri her zaman sorumlu mu?
Hayır. Şifre paylaşımı ve müşterinin işlemi kendi cihazından yapması önemli delillerdir; fakat bankanın sorumluluğunu her olayda tek başına ortadan kaldırmaz. Müşterinin davranışı, verilen bilginin niteliği, işlemin açıklığı, kandırılma biçimi ve bankanın güvenlik yükümlülükleri birlikte değerlendirilir. Bankanın somut kusuru bulunmayan ve müşterinin ağır ihmalinin kanıtlandığı dosyalarda ise talep reddedilebilir.
Giriş kodu ile işlem kodunun farkı
OTP, tek kullanımlık doğrulama şifresidir. OTP bir oturumu açmak, yeni cihaz tanımlamak, kredi başvurusunu onaylamak, limit artırmak veya belirli bir ödemeyi gerçekleştirmek için kullanılabilir. Kodun varlığı kadar hangi amaçla üretildiği ve müşteriye bu amacın nasıl anlatıldığı önem taşır.
İşleme özgü mesajda alıcı ve tutar açıkça yazıyorsa müşterinin bu bilgileri üçüncü kişiye iletmesiyle; belirsiz bir aktivasyon mesajının “iptal kodu” diye açıklanması aynı biçimde değerlendirilmeyebilir. İnceleme gerçek SMS içeriğinden yapılmalıdır. “Müşteri şifre verdi” şeklindeki genel ifade, hangi güvenlik aşamasının nasıl geçildiğini açıklamaz.
BDDK’nin 2023/1 sayılı Genelgesi, mobil uygulama aktifken olağan kimlik veya işlem doğrulamasında SMS OTP kullanımını ve istisnalarını ele alır. İlk veya yeniden aktivasyon, uygulamanın kullanılamadığı durumlar gibi istisnalar nedeniyle “SMS kullanıldı, banka kesin kusurlu” şeklinde bir sonuç kurulamaz. İşlemin tarihi, uygulamanın durumu ve doğrulama adımı belirlenmelidir.
Müterafik kusur ile ağır ihmal aynı şey değildir
Müterafik kusur, müşterinin zarara katkısını anlatır; tek başına bankayı tamamen sorumsuz kılan bir etiket değildir. Ağır ihmal ise ödeme mevzuatında farklı sonuçlar doğurabilen daha ağır bir davranış değerlendirmesidir. Bankanın sorumluluğu, müşterinin her hatasının “ağır ihmal” diye adlandırılmasıyla bertaraf edilemez.
Yargıtay’ın 20.04.2026 tarihli E.2025/7011, K.2026/2155 sayılı kararında tek kullanımlık şifreyi paylaşan hesap sahibine %20, bankaya %80 kusur yüklenen hüküm onanmıştır. 01.10.2025 tarihli E.2025/2556, K.2025/5837 sayılı kararda ise şifre paylaşımı ve bankanın kısa aralıklarla yapılan şüpheli işlemlere müdahale etmemesi birlikte değerlendirilmiş; eşit kusur kabul edilen hüküm onanmıştır. Oranların farklı olması, olay ve deliller değişmeden bir karardaki yüzdeyi başka dosyaya taşımamanın nedenidir.
Bankanın sorumlu tutulmadığı dosyalar
Yargıtay’ın 28.05.2025 tarihli E.2024/6085, K.2025/3799 sayılı kararında, 3D Secure şifrelerinin müşterice yetkisiz kişilere verildiği ve bankanın kusurunun bulunmadığı sonucuna denetime elverişli uzman raporlarıyla ulaşılmış; ret kararı onanmıştır. Burada belirleyici olan yalnızca kod paylaşımı değil, bankanın ihlalinin saptanmaması ve teknik incelemenin sonucudur.
03.07.2024 tarihli E.2023/3451, K.2024/5531 sayılı karar da müşterinin cihazından gerçekleştirilen kredi ve EFT işlemlerinde, bankanın olay tarihindeki gerekli güvenlik tedbirlerini aldığı ve müşterinin ağır kusurlu olduğu kabul edilen ret kararını onamıştır. Bu tür kararlar, bankanın her dolandırıcılık zararının sigortacısı gibi görülmemesi gerektiğini ortaya koyar.
Müşterinin bizzat transfer yapması dosyayı kapatmaz
Kişinin sahte satıcıya veya yatırım vaadine güvenerek bilinçli biçimde IBAN’a ödeme yapması, hesabın müşteri dışında kullanıldığı olaydan farklıdır. Bankadan geri ödeme talebinde satıcının dolandırıcı olduğu kadar, bankanın ödemeyi yürütürken ihlal ettiği somut yükümlülük de açıklanmalıdır. Bankanın müşterinin her ticari kararını doğrulamak zorunda olduğu varsayılamaz.
Ancak müşterinin uygulamaya kendisinin dokunmuş olması her durumda bankaya ilişkin incelemeyi bitirmez. Yargıtay’ın 03.02.2026 tarihli E.2025/3727, K.2026/683 sayılı kararında, yönlendirilerek yapılan işlem ve limit değişikliği süreci, bankanın doğrulama kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Bankanın sorumluluğa ilişkin itirazları kabul edilmemiş; bozma döviz kuru ve talebin sınırıyla ilgili yapılmıştır. Bu kararın “müşteri yaptığı bütün transferleri bankadan alır” diye okunması da “müşteri kendisi yaptıysa hiçbir hak yok” diye okunması da hatalıdır.
Sahte yatırım platformuna giden para bakımından ödeme zinciri ile yatırım vaadinin ispatı ayrı dosya başlıklarıdır. Bu alandaki teknik ve cezai inceleme için kripto yatırım dolandırıcılığı içeriği tamamlayıcıdır; bankanın sorumluluğu, yatırım zararının kendisinden ayrı değerlendirilir.
SIM kart değişimi, yeni cihaz ve uzaktan erişim nasıl incelenir?
SIM kart değişimi veya uzaktan erişim olayı, bankanın otomatik olarak tam sorumlu olduğu ya da bütün sorumluluğun operatöre ait olduğu anlamına gelmez. Her aşamanın zamanı ve ilgili kurumun kontrol edebildiği risk ayrı ortaya konur. Telefon numarası değişmeden SIM’in değişmesi, banka uygulamasının başka cihazda etkinleşmesi ve müşterinin ekranını uzaktan birine açması aynı teknik olay değildir.
SIM değişiminde zaman çizelgesi
SIM swap, telefon hattının kontrolünün başka bir SIM’e geçirilmesi yoluyla doğrulama mesajlarına veya iletişime erişilmesidir. Hat sahibi beklenmedik biçimde hizmet kaybı yaşamışsa operatörden SIM/eSIM yenileme, hat taşıma, aktivasyon ve başvuruda kullanılan kimlik doğrulama kayıtları istenir. Bankadan da bu değişiklikle aynı dönemde gerçekleştirilen doğrulama ve işlem kayıtları talep edilir.
Temel karşılaştırma şudur: SIM ne zaman değişti; banka bunu ne zaman öğrendi veya öğrenebilecek durumdaydı; uygulama ne zaman yeni cihazda etkinleşti; ilk para çıkışı ne zaman oldu; müşteri ne zaman bildirim yaptı? Bütün saatler aynı zaman dilimine çevrilmeden birkaç dakikalık farktan kusur sonucu çıkarmak yanıltıcıdır.
Operatörün hat değişiminde hatalı kimlik doğrulaması yaptığı iddiası ile bankanın sonraki yüksek riskli işlemi durdurmaması farklı ihlallerdir. Bir kuruma kusur atfedilmesi, diğer kurumun sürecinin incelenmesine engel değildir. Banka ve operatör bakımından sorumluluk koşulları ayrı incelenir; TBK 61 kapsamında aynı zarar için müteselsil sorumluluk mümkün olabilir. Müteselsil sorumluluk, aynı zarar için birden fazla sorumluya başvurulabilmesidir; zarar iki kez tahsil edilemez.
Yeni cihaz kaydının değeri ve sınırı
“İşlem müşterinin cihazından geldi” açıklamasında cihazın neyle tanımlandığı sorulmalıdır: uygulama kurulum kimliği mi, cihaz parmak izi mi, işletim sistemi verisi mi, IP adresi mi? IP adresi tek başına gerçek kişiyi göstermez. Bu ayrımın teknik yönü IP adresi ve dijital delil incelemesi yazısında ele alınmıştır. Aynı bağlantıyı birden fazla kişi kullanabilir; uzaktan erişimde işlem gerçekten müşterinin cihazından çıkarken yönlendiren başka biri olabilir.
Yeni cihaz kaydı, müşterinin rızasıyla kurulmuş güvenilir cihaz olarak kabul edilmeden önce aktivasyon adımları incelenir. Cihaz ekleme için kullanılan doğrulama kanalı zaten ele geçirilmişse sonraki transferde o cihazın “kayıtlı” görünmesi ilk aşamadaki sorunu çözmez. Cihazın güvenilir sayılmasına yol açan kayıt da dosyaya getirtilmelidir.
Zararlı yazılım iddiası için somut delil
Bankanın “telefonunda virüs vardı” savunması, tek başına teknik tespit değildir. Zararlı yazılımın varlığı, kurulma zamanı, eriştiği izinler ve işlemlere etkisi araştırılır. Yalnızca antivirüs bulunmaması, müşterinin somut zarara yol açtığını kendiliğinden kanıtlamaz. Diğer taraftan bilinçli biçimde uzaktan kontrol izni verilmesi veya açık işlem mesajlarına rağmen kodların paylaşılması da inceleme dışında bırakılamaz.
Telefonun delil niteliği nedeniyle fabrika ayarlarına döndürülmesi, uygulamaların kaldırılması ve tüm mesajların silinmesi kayıtları kaybettirebilir. Hesap erişimini güvenli başka cihazdan durdurmak ile saldırının izlerini taşıyan telefonu delil için korumak birbirine karıştırılmamalıdır. Cihaz incelemesinde orijinal verinin muhafazası, inceleme yöntemi ve bulgunun hangi işleme dayanak olduğu açıkça belirtilmelidir.
Dolandırıcı müşteri adına kredi çekerse hangi borç ve zarar tartışılır?
İzinsiz kredi olayında önce kredi borcunun hukuken kurulup kurulmadığı, sonra kredi tutarının hangi talimatla dışarı çıkarıldığı incelenir. Hesaba kredi tutarının yatmış olması, müşterinin krediyi kabul ettiğini veya paradan yararlandığını kendiliğinden göstermez. İki aşamalı inceleme yapılmadan yalnızca transferin iadesine odaklanmak, devam eden taksit ve borç sorununu açık bırakabilir.
Kredi onayı ile ödeme emrini ayırın
Bankadan kredi başvurusunun başlangıç zamanı, teklif edilen koşullar, sözleşme ve bilgilendirme belgeleri, müşterinin erişimine sunulma kayıtları, kabulün hangi adımla alındığı ve kredi tutarının hangi hesaba geçtiği istenir. Ardından transferin alıcısı, doğrulama yöntemi ve risk incelemesi belirlenir. Kredi sözleşmesine verilen onay ile başka kişiye para gönderme onayı ayrı ayrı kanıtlanmalıdır.
Mevcut bir kredili mevduat hesabının kullanılması, yeni kredi sözleşmesi oluşturulması ve mevcut kredi limitinin artırılması da farklı işlem türleridir. Hangi borcun önceki sözleşmeye, hangisinin yeni uzaktan kabul işlemine dayandığı netleştirilir. Kredinin hukuken müşteri adına kurulmadığı iddia ediliyorsa yalnız “dolandırıldım” demek yerine, tartışılan kabul adımı ve eksik kayıt gösterilir.
Menfi tespit, iade ve zarar kalemleri
Menfi tespit, bir borcun bulunmadığının mahkemece belirlenmesi talebidir. Müşterinin kabul etmediği kredi borcu için borçlu olmadığının tespiti; tahsil edilmiş taksit veya bedeller için iade; ayrıca ortaya çıkan zararlar için tazminat gündeme gelebilir. Talebin hukuki niteliği, ödeme yapılıp yapılmadığı ve icra takibinin hangi aşamada olduğu birlikte belirlenir.
İcra takibi başlamışsa bankaya itiraz dilekçesi verilmesi, icra dosyasındaki süreli başvurunun yerine geçmez. Banka şikâyeti, krediye ilişkin dava ve icra takibindeki haklar ayrı izlenmelidir. Borcun tartışmalı olması tek başına icranın veya bankanın tahsil işlemlerinin durduğu anlamına gelmez; gerekli hukuki koruma somut takip aşamasına göre istenir.
Yargıtay’ın güncel kararlarının kredi yönünden ayrıntıları aşağıdaki karşılaştırmada ele alınmıştır. Bir kararda müşterinin kredi nedeniyle borçlu olmadığının tespit edilmiş olması, başka dosyada sadece “online kredi” ifadesi bulunduğu için aynı sonucu vermez. Sözleşme kayıtlarının, doğrulama verilerinin ve müşterinin paradan fiilen yararlanıp yararlanmadığının karşılaştırılması gerekir.
Risk değerlendirmesinin iki kritik noktası
Uzun süre kredi kullanmayan bir müşteriye yeni cihazdan kredi açılıp tutarın hemen yeni bir alıcıya gönderilmesi, kredi ve ödeme süreçlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Bankanın kredi verme sürecinde yaptığı kontrol ile ödeme gönderirken yaptığı kontrol farklı amaçlara hizmet eder. Bir aşamada doğrulama bulunması, diğer aşamadaki risk izlemesinin yeterli olduğu anlamına gelmez.
İkinci kritik nokta olay bildirildikten sonraki tahsilattır. Müşteri krediye itiraz etmişse bankanın inceleme cevabı, borç bakiyesi, tahsil edilen tutarlar ve varsa risk kayıtları saklanmalıdır. Dava talebinde yalnız ilk transfer değil, sonradan tahsil edilen taksitler ve bunların tarihleri de ayrı gösterilir; aynı tutar iki kez zarar hesabına eklenmez.
İspat yükü kime aittir ve bankadan hangi deliller istenmelidir?
İspat yükü, ileri sürülen olguya ve uygulanacak hukuki kurala göre belirlenir. Müşteri uyuşmazlık konusu işlemleri, hesabıyla ilişkisini ve talep ettiği zarar kalemlerini açıklamalıdır. Bankanın yalnızca doğru şifre kullanıldığını göstermesi ise müşterinin gerçek ödeme rızasını, ağır ihmalini ve kendi güvenlik yükümlülüklerini yerine getirdiğini her durumda ispatlamaz.
Ödeme Hizmetleri Yönetmeliğinin 54/2. maddesi, müşterinin yetkilendirmeyi reddettiği veya işlemin hatalı olduğunu ileri sürdüğü durumlarda işlemin müşteri tarafından onaylandığının, doğru kaydedilip hesaplara işlendiğinin ve teknik arıza ya da sorundan etkilenmediğinin ispatını ödeme hizmeti sağlayıcısına yükler. Bankalara uygulama bakımından 83. maddeyle birlikte okunmalıdır. İçtihatlarda da doğru şifre kullanımından müşterinin kusuru veya bankanın tüm güvenlik önlemlerini aldığı sonucuna otomatik geçilmediği görülür.
Sözleşmeye aykırılıkta TBK 112’nin kusursuzluk ispatı ayrıca önem taşır. Bununla birlikte “müşteri hiçbir şeyi ispatlamaz; bütün ispat her koşulda bankadadır” demek doğru değildir. İşlemin hangi gerekçeyle reddedildiği, müşterinin neyi kabul ettiği ve dosyada tartışmalı hangi olgular bulunduğu ayrı belirlenir. Müşterinin kendi beyanındaki bilgi de delil değerlendirmesinin parçasıdır.
| Savunma veya tartışma | İstenecek kayıt | Kaydın cevaplaması gereken soru |
|---|---|---|
| “Doğru şifre girildi.” | OTP amacı, SMS/bildirim metni, gönderim ve kullanım zamanı | Kod girişe mi, krediye mi, bu alıcı ve tutara mı aitti? |
| “Kendi cihazından yaptı.” | Cihaz tanımı, ilk eşleşme, aktivasyon, oturum ve IP zinciri | Güvenilir cihaz nasıl oluşturuldu; uzaktan kontrol ihtimali incelendi mi? |
| “Sistemimizde risk yoktu.” | İşleme özgü risk sonucu, üretilen alarmlar ve aksiyon geçmişi | İşlem dizisi birlikte değerlendirildi mi; alarm neden kapatıldı? |
| “Müşteriden teyit aldık.” | Görüşme kaydı, aranan numara, görevli ve görüşme zamanı | Teyit gerçekten müşteriden ve saldırıdan bağımsız kanaldan mı alındı? |
| “Müşteri geç bildirdi.” | Çağrı kayıtları, başvuru numarası, engelleme ve sonraki ödeme zamanları | Gecikme hangi ilave zarara yol açtı? |
| “Krediyi kabul etti.” | Sözleşme, gösterim ve kabul kaydı, onay mekanizması | Bu müşterinin bu krediye ilişkin kabulü nasıl kanıtlanıyor? |
| “Zararın bir kısmı zaten ödendi.” | Fail, alıcı veya banka tarafından yapılan ödeme dekontları | Aynı zarar için ne kadar tahsil edildi; hangi kalem açık kaldı? |
Kayıt istemek ile bankanın bütün sistemi üzerinde inceleme istemek
Delil talebini olaya özgü tutmak incelemeyi güçlendirir. Bankanın bütün kaynak kodunu istemek yerine tartışılan tarih aralığındaki doğrulama adımlarını, işlem alarmlarını ve müdahale geçmişini istemek çoğu dosyada daha açıklayıcıdır. Kayıtların ticari sır veya kişisel veri içerdiği itirazı, mahkemenin ilgili olguları uygun usulle incelemesine ilişkin değerlendirmeden ayrıdır.
Bir ekran görüntüsünde görülen saatle sunucu kaydındaki saatin uyuşmaması hemen sahtecilik göstermez; UTC/yerel saat farkı veya loglama biçimi olabilir. Kayıtların zaman dilimi, hangi sistemden alındığı, değiştirilip değiştirilemediği ve olay numarası açıklandıktan sonra karşılaştırma yapılır. Aynı şekilde SMS gönderim kaydı, her durumda mesajın doğru kişice görüldüğü veya rızayla kullanıldığı anlamına gelmez.
Bilirkişi raporu hangi soruları cevaplamalı?
İyi bir bilirkişi incelemesi, bankanın ürün adlarını ve genel güvenlik broşürünü sıralamakla yetinmez. Olayın teknik akışını ortaya koyar, mevcut kayıtlarla hangi kontrolün çalıştığını gösterir ve hangi aşamada zararın önlenebileceğini açıklar. Bankacılık işlemlerini ve bilişim kayıtlarını birlikte değerlendirebilecek uzmanlık gerekir; hukuki sorumluluğun nihai değerlendirmesi mahkemeye aittir.
- İlk yetkisiz erişim veya yönlendirme hangi aşamada ortaya çıktı; bunu gösteren kayıt ne?
- Hesaba giriş, cihaz tanımı, limit değişimi, kredi ve transfer hangi sıra ve aralıkla gerçekleşti?
- Olay tarihinde uygulanması gereken doğrulama adımları hangileriydi; istisna varsa şartları oluşmuş muydu?
- İşlem zinciri olağandışıydıysa bankanın bunu görme ve müdahale imkânı neydi?
- Müşterinin hangi davranışı kanıtlandı; bu davranış zararın hangi bölümüne neden oldu?
- Bankanın bildirimi aldığı anda kalan risk neydi; sonraki işlemler önlenebilir miydi?
- Kusur yüzdesi öneriliyorsa her yüzde hangi somut davranış ve nedensellikle açıklanıyor?
“Taraflar yarı yarıya kusurludur” sonucunun nedenini açıklamayan rapor, yüzdeleri teknik inceleme yerine kullanmış olur. Aynı şekilde müşterinin telefonunu incelemeden kesin zararlı yazılım tespiti yapmak veya banka alarm kayıtlarını görmeden sistemin kusursuz olduğunu kabul etmek eksik inceleme riski taşır.
Delil kaybı beklenmemelidir
Mesaj, çağrı ve cihaz kayıtlarının kaybolması ihtimalinde delilin korunması ayrı önem taşır. HMK 400–403 kapsamında delil tespiti, şartları oluştuğunda henüz esas dava açılmadan da gündeme gelebilir. Delil tespiti zarar tutarını otomatik tahsil ettiren bir yol değildir; sonradan elde edilmesi güçleşecek delili uygun usulle güvenceye alma amacına hizmet eder.
Mahkemeden veya soruşturma makamından istenecek kayıtlar, “bütün belgeler” şeklinde soyut bırakılmamalıdır. Tarih aralığı, hesap, işlem referansı, yeni cihaz aktivasyonu veya limit değişikliği gibi belirleyici unsurlar yazılmalıdır. Bu yaklaşım bankanın cevap verebileceği alanı netleştirirken eksik cevabın da görünür olmasını sağlar.
Güncel Yargıtay kararları: Benzer dolandırıcılıklar neden farklı sonuçlanıyor?
Aşağıdaki karşılaştırmada kararın verildiği tarih, saldırının gerçekleştiği tarihten ayrıdır. Özellikle 2026 tarihli bazı kararlar yıllar önceki olayları inceliyor. Kusur yüzdeleri, o dosyanın kayıtlarına ve yargılama sürecine aittir. Onama, eksik inceleme nedeniyle bozma ve Hukuk Genel Kurulunun direnme değerlendirmesi de aynı sonuç gibi okunmamalıdır.
| Karar | Ayırt edici olay | Yargılama sonucu |
|---|---|---|
| HGK, 17.09.2025, E.2024/304, K.2025/525; devamı 11. HD, 18.12.2025, E.2025/6257, K.2025/7653 | Şüpheli işlem görüldü; müşteri teyidi alınamadı; telefon yazılımına ilişkin kusur kanıtlanamadı. | HGK direnmeyi uygun buldu; 11. HD tam kabulü onadı. Aynı dosyanın iki aşaması. |
| 11. HD, 20.04.2026, E.2025/7011, K.2026/2155 | Müşteri, banka görevlisi sandığı kişiye tek kullanımlık şifre verdi. | Müşteri %20, banka %80 kusurla kısmi kabul; onama. |
| 11. HD, 14.04.2026, E.2025/5413, K.2026/1997 | Önceki yazışmalara uymayan e-postalarla büyük transferler; telefon teyidi yok. | Müşteri kusuru ispatlanamadı; banka aleyhindeki kabul onandı. |
| 11. HD, 13.04.2026, E.2026/787, K.2026/1942 | Yeni cihaz/farklı IP ve şifre paylaşımı; ceza dosyasında zarar giderme ödemeleri. | Eşit kusura ilişkin itirazlar reddedildi; mahsup araştırılmadığı için bozma. |
| 11. HD, 13.04.2026, E.2025/5153, K.2026/1962 | Şüpheli EFT engellendi; sonradan hangi teyitle açıldığı açıklanamadı. | Bankanın sorumlu tutulduğu karar onandı. |
| 11. HD, 03.02.2026, E.2025/3727, K.2026/683 | Müşteri yönlendirmeyle transfer yaptı; limit ve doğrulama süreci yetersiz bulundu. | Müşteri %20 kusuru ve banka sorumluluğuna itirazlar reddedildi; döviz hesabı nedeniyle bozma. |
| 11. HD, 14.01.2026, E.2025/3436, K.2026/131 | Bilgi dışında 245.000 TL kredi ve üçüncü kişiye aktarım; farklı erişim kayıtları. | Kredi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti onandı. |
| 11. HD, 10.12.2025, E.2025/2193, K.2025/7449 | SIM blokesi şubede özensiz kaldırıldı; şifre ve e-posta değişti; çok sayıda transfer. | Banka aleyhine döviz alacağının kabulü onandı. |
| 11. HD, 24.11.2025, E.2025/1701, K.2025/6981 | Şirket adına işlem yapan kişinin yetkisi kontrol edilmedi; şirketin önceki davranışları da etkili. | Zararın yarısını bankaya yükleyen kısmi kabul onandı. |
| 11. HD, 02.10.2025, E.2025/724, K.2025/5873 | Uzaktan erişim ve şifre paylaşımı; altın bozulduktan sonra kısa sürede sekiz havale. | Müşteri %60, banka %40 kusurla kısmi kabul; onama. |
| 11. HD, 01.10.2025, E.2025/2556, K.2025/5837 | Özel bilgiler paylaşıldı; kısa aralıklarla 71 işlem yapıldı; dava talebi sınırlıydı. | Eşit kusurla 50.000 TL talebin kabulü onandı. |
| 11. HD, 28.05.2025, E.2024/6085, K.2025/3799 | 3D Secure şifresi paylaşıldı; uzman incelemesinde banka kusuru bulunmadı. | Müşterinin talebinin reddi onandı. |
| 11. HD, 05.02.2025, E.2024/1866, K.2025/570 | Şirket için yetkili başvuru ve OTP cihazının yetkiliye teslimi ispatlanamadı. | Şirkete hesap kontrol etmeme kusuru yüklenmedi; tam kabul onandı. |
| 11. HD, 03.07.2024, E.2023/3451, K.2024/5531 | Müşteri kendi cihazından kredi ve EFT yaptı; bankaların ihlali saptanmadı. | Müşterinin ağır kusuruna dayalı ret onandı. |
| HGK, 21.11.2012, E.2012/11-550, K.2012/820; HGK, 22.11.2018, E.2017/2224, K.2018/1753 | Kanıt yerine otomatik risk paylaşımı veya ihtimale dayanan bilirkişi değerlendirmesi. | 2012: kusur kanıtlanamadığından bozma. 2018: yeni uzman incelemesi için bozma. |
Şüpheli transferde müşteriye ulaşılamadıysa yalnızca e-posta göndermek yeterli mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17.09.2025, E.2024/304, K.2025/525; aynı dosyanın devamı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.12.2025, E.2025/6257, K.2025/7653.
Bu uyuşmazlıkta müşterinin telefonunun başka hatta yönlendirilmesi, banka tarafından gönderilen şifrelerin kendisine ulaşmasını engelliyordu. Banka, alışılmadık tutarlarda ve daha önce işlem yapılmamış şirketlere havaleleri şüpheli buldu; hesap sahibini aradı, fakat teyit alamadı. Buna rağmen transferler sürdü ve işlem bilgileri e-postayla gönderildi. İlk derece müşteriye %20 katkı yüklemişti. Bölge Adliye Mahkemesi, müşterinin şifre paylaşımı veya zararlı yazılım yüklemesindeki kusurunun kanıtlanmadığını belirterek bu indirimi kaldırdı.
Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, yazılımın nasıl yüklendiğine ilişkin varsayımın somut teknik bulguyla doğrulanmamasını ve bankanın kendi alarmından sonra işlemi durdurmamasını birlikte değerlendirdi. HGK tam metninde ulaşılan sonuç, “davacı mudinin müterafik kusurunun dahi davalı banka tarafından ispat edilemediği” şeklindedir. Karşı oy müşteriye de kusur yüklenmesini savunur; bu görüş çoğunluğun kararı değildir. HGK, direnmeyi uygun bulup diğer itirazları Daireye gönderdi. 11. Hukuk Dairesinin sonraki onaması, aynı dosyadaki tam kabulü tamamladı. Dosya hazırlığında müşterinin telefonuna ilişkin tahminlerden önce, bankanın teyit alamadıktan sonra hangi gerekçeyle devam ettiği araştırılmalıdır.
Tek kullanımlık şifre verilmesine rağmen zararın %80’inin bankaya yüklenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.04.2026, E.2025/7011, K.2026/2155.
Vadeli hesaptan tanınmayan kişilere altı ayrı aktarım sonucunda 110.200 TL çıkmıştı. Banka, sistemine doğru şifrelerle girildiğini ve mesajların müşterinin kayıtlı telefonuna gönderildiğini savundu. Hesap sahibi ise talimatların kendisine ait olmadığını ve güvenlik sisteminin yetersizliğini ileri sürdü. Bozma sonrasında yapılan incelemede, kendisini banka çalışanı gibi tanıtan kişilere kod verilmesi müşterinin ortak kusuru olarak kabul edildi. Aynı değerlendirme, bankanın benzer telefon numaralarıyla yapılabilen aldatmaları hesaba katarak ek güvenlik sağlaması gerektiğini de belirledi.
İlk derece, müşterinin payını %20 kabul ederek 88.160 TL’nin bankadan alınmasına hükmetti. Yargıtay, önceki bozmaya uygun kurulan bu hükmü ve delil değerlendirmesini isabetli bularak onadı. 20.04.2026 tarihli kararın tam metni, kod paylaşımının mevcut olduğunu kabul ettiği halde banka yönünden incelemeyi sürdürmesi bakımından dikkat çekicidir. Sonucu açıklayan unsur, her kod paylaşımında aynı indirimin yapılması değildir. Şifrenin ne amaçla verildiği, hangi güvenlik eksiğinin aktarımı mümkün kıldığı ve iki davranışın zarara katkısı birlikte değerlendirilmiştir. Olay 2016’da gerçekleştiğinden, karar tarihi üzerinden bugünkü teknik koşullara ilişkin kesin sonuç da çıkarılmamalıdır.
Sahte e-postanın dili ve vadeli hesabın iki gün sonra boşaltılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 14.04.2026, E.2025/5413, K.2026/1997.
Yurt dışında yaşayan müşterinin önceki küçük işlemlerinde e-posta talimatları kullanılmış, ardından imzalı onay ve telefon teyidi alınmıştı. Dava konusu yazışmalar ise düzgün Türkçeyle kurulmuş önceki mesajlardan ayrılıyordu. Bazı ifadeleri banka personeli de anlayamıyordu. Üstelik yeni vadeye bağlanan para, iki gün sonra gönderilen talimatlarla başka hesaplara aktarılarak hesabın boşalmasına yol açmıştı. Banka, e-posta eklerindeki imza görüntüsünün müşterininkiyle uyuştuğunu ve e-posta şifresinin korunmadığını savundu.
Tüketici mahkemesi, bu belirgin değişikliklere rağmen hesap sahibinden teyit alınmamasını ayıplı hizmet olarak değerlendirdi. Bölge Adliye Mahkemesi de müşterinin tam veya ortak kusurunun kanıtlanamadığını kabul etti; Yargıtay bu sonucu onadı. Resmi karar metni, e-posta hesabının ele geçirilmesi iddiası ile bankanın talimatı uygulama biçiminin ayrı incelenmesini sağlıyor. Şubeyle uzun süredir e-posta üzerinden çalışan müşteriler açısından eski yazışmalar, teyit alışkanlığı ve imza örnekleri bu nedenle önemli karşılaştırma delilleridir. Burada beklenen kontrol, metindeki her yazım hatasının dolandırıcılık sayılması değil; müşterinin bilinen iletişim tarzından ve önceki işlem düzeninden topluca ayrılan talimatın açıklığa kavuşturulmasıdır.
Farklı cihaz ve IP nedeniyle eşit kusur: Ceza dosyası ödemesi hesabı nasıl değiştirdi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 13.04.2026, E.2026/787, K.2026/1942.
Bu dosyada hesabın üçüncü kişilere açılmasında müşterinin payı olduğu kabul edildi. Şifrelerin paylaşılması, mobil işlemlere onay verilmesi ve bankanın bildirimlerine rağmen iletişime geçilmemesi müşteriye yüklenen davranışlardı. Banka yönünden ise müşteriye ait olmayan telefon ve farklı bölgeye ait IP üzerinden işlem yapılmasına rağmen cihaz eşleştirmesinin yapılmaması değerlendirildi. İlk derece, 92.270 TL zararın yarısına ilişkin tazminata karar verdi. Yargıtay, kusur değerlendirmesine yönelik itirazları reddetti.
Ancak hükmün bütünü onanmadı. Aynı olayın ceza yargılamasında bazı sanıkların mağdura ödeme yaptığını gösteren dekontlar vardı. Yargıtay, bu ödemelerin araştırılıp bankaya yüklenen nihai tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Kararın gerekçesi ve bozma sonucu, sorumluluk dağılımı ile kalan zarar hesabını ayırmak için birlikte okunmalıdır. Müşteri açısından aynı dosyada birden fazla muhataptan tahsilat yapılmış olması, bütün taleplerin ortadan kalkması anlamına gelmez. Fakat aynı kayıp iki kez karşılanamaz. Bankaya karşı yürüyen davada, soruşturma veya ceza dosyasındaki geri ödemelerden mahkemenin haberdar edilmesi ve hangi zarara karşılık geldiklerinin belgelenmesi gerekir.
EFT blokesinin hangi onayla kaldırıldığının açıklanamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 13.04.2026, E.2025/5153, K.2026/1962.
100.000 TL tutarındaki EFT için bankaya birden çok arama yapılmıştı. İlk aşamada SMS doğrulaması gerçekleşmedi; sonraki aşamada arayan numara kayıtlı müşteri numarası olmadığı için işlem güvenlik gerekçesiyle bekletildi. Banka, kayıtlı telefondan aranıp teyit verilmesi koşulunu uygulamaya karar verdi. Buna rağmen ödemenin sonunda nasıl onaylandığı, hangi görüşmeyle bu koşulun sağlandığı açıklığa kavuşturulamadı.
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesindeki belirleyici tespit, “davalı tarafından bu hususta herhangi bir arama kaydı veya belge sunulmadığı” ifadesidir. Müşterinin telefonunda yazılım kaynaklı yönlendirme olabileceği tartışılsa da mahkeme, sonraki banka işlemlerinin zarara etkisini ayrıca değerlendirdi. Yargıtayın onadığı kararın tam metni, riskli EFT’nin durdurulması ile engelin kaldırılması arasındaki boşluğa odaklanır. Bankanın bir noktada işlemi şüpheli görmüş olması, sonraki bütün onayları geçerli kılmaz. Bu tür dosyalarda yalnızca hesap ekstresinin istenmesi yeterli kalmayabilir: risk kaydı, bekleme kararı, doğrulama görüşmesi ve son onay izi birlikte araştırılmalıdır. Sonuç, müşteriye zararlı yazılım bulaşmasının her durumda önemsiz olduğu şeklinde genişletilemez; bu olayda bankanın belgelenemeyen teyit süreci belirleyicidir.
Yönlendirmeyle yapılan transferde limit artırma görüşmesinin önemi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.02.2026, E.2025/3727, K.2026/683.
Dolandırıcılar, hesabın risk altında olduğunu ve paranın güvenceye alınacağını söyleyerek müşteriyi yönlendirdi. Döviz bozuldu, ardından başka hesaba aktarımlar yapıldı. Bu olayda işlemlere müşterinin katılmış olması, incelemeyi kapatmadı. İlk derece, döviz bozma ve iki EFT için anlık şifre gönderildiğinin banka tarafından kanıtlanamadığını; ayrıca limit artırılırken müşterinin başka biri tarafından yönlendirildiği açık olduğu halde temsilcinin buna ilişkin uyarıda bulunmadığını değerlendirdi. Müşterinin de dikkatli davranmadığı kabul edilerek %20 ortak kusur indirimi yapıldı.
Yargıtay, bankanın sorumluluğuna ilişkin diğer temyiz itirazlarını reddetti. Bozmanın nedeni, davada TL olarak kullanılan seçimlik hakkın ardından artırılan talebin ıslah tarihindeki kurla hesaplanmasıydı. 03.02.2026 tarihli karar bu iki sonucu açıkça ayırır. Karar, telefonla kandırılıp kendi uygulamasından işlem yapan kişinin her durumda tazminat alacağını söylemez. Buradaki fark, bankanın limit görüşmesi ve doğrulama kayıtları üzerinden saptanan bağımsız eksikliklerdir. Ayrıca haklı bulunan sorumluluk iddiasının, yanlış para birimi veya kur hesabından doğabilecek usul sorunlarını kendiliğinden çözmediğini gösterir.
Habersiz açılan 245.000 TL kredi için borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 14.01.2026, E.2025/3436, K.2026/131.
Müşteri, kendisinden habersiz olarak internet veya mobil bankacılık üzerinden 245.000 TL tüketici kredisi oluşturulduğunu ve aynı gün 240.000 TL’nin tanımadığı kişinin hesabına gönderildiğini ileri sürdü. Bankanın savunması, telefona SMS gönderildiği ve müşterinin işlemi durdurmadığı yönündeydi. Buna karşılık bilirkişi incelemesi, farklı IP ve erişim adresleriyle ilgili kontrollerde bankanın gerekli tedbirleri tam olarak yerine getirmediğini belirledi.
İlk derece, güvenlik yükümlülüklerindeki eksiklik nedeniyle bankayı asli kusurlu bularak müşterinin dava konusu tüketici kredisinden borçlu olmadığını tespit etti. Bölge Adliye Mahkemesinin bu sonucu koruyan kararı Yargıtay tarafından onandı. 14.01.2026 tarihli tam metin, talebin kaybedilmiş mevduatı geri istemekten farklı kurulabileceğini ortaya koyar. Davanın konusu müşterinin borçlandırılmasıdır; ödeme emrinin ve kredi sözleşmesinin oluşumu bu nedenle ayrı incelenmiştir. Somut dosyada kredinin müşterinin haberi dışında açıldığı iddiasının teknik verilerle değerlendirilmesi önemlidir. Kişinin aldatılarak krediyi kendisinin onaylayıp daha sonra parayı gönderdiği başka bir olay, yalnızca aynı kredi tutarı veya aynı mobil kanal kullanıldığı için bu sonuçla özdeşleştirilemez.
SIM blokesi, yedi başarısız girişimden sonra şubede kaldırıldığında
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.12.2025, E.2025/2193, K.2025/7449.
Bu olayın kritik noktası SIM kartın yenilenmesiyle başlayıp bankanın güvenlik engelinin kaldırılmasıyla devam eden zincirdi. Telefon üzerinden blokeyi kaldırmak için yedi kez girişimde bulunulmuş, kart ve güvenlik bilgileri yanlış girildiği için sonuç alınamamıştı. Arayanlar şubeye yönlendirildi; bloke şube görevlilerinin onayıyla kaldırıldı ve şifre sıfırlandı. Yeni kartın tanımlı olduğu hatta geçici şifre gönderilmesinden sonra internet bankacılığına girildi, e-posta adresi değiştirildi ve çok sayıda aktarım gerçekleştirildi. Müşterinin o sırada yurt dışında olması da doğrulama bakımından önemliydi.
İlk derece, “davalı bankanın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle sim kart blokesini kaldırması” nedeniyle 1.345.600,99 USD alacağın kabulüne karar verdi. Yargıtay, bu sonucu onadı. Bankanın sorumlu tutulduğu işlem, operatörün SIM kartı üretmesi değil, bankacılık erişimini koruyan blokenin yeterli doğrulama olmadan açılmasıdır. Benzer olayda operatör kayıtlarıyla bankanın bloke kaldırma ve şifre sıfırlama zamanları birlikte çıkarılmalıdır. Başarısız doğrulama girişimleri de yalnızca son başarılı oturum kadar değerli olabilir; saldırganın erişime giden yolunu gösterir.
Şirketin önceden izin verdiği işlem alışkanlığı, yetki kontrolünü etkiler mi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.11.2025, E.2025/1701, K.2025/6981.
Şirket, tek yetkilisinin bilgisi dışında hesabından yaklaşık 120.000 USD transfer edildiğini ileri sürdü. Banka tarafından talimat veren kişinin temsil yetkisinin yeterince incelenmemesi ve imza kontrolü sonrasında yetkili kişiden teyit alınmaması, bankanın özen eksikliği olarak değerlendirildi. Ancak talimatı veren kişi, olaydan önce de şirket adına çok sayıda işlem yapmıştı. Şirket, bu işlemler sırasında kişinin temsil yetkisi bulunmadığını bankaya bildirmemiş; onun gayriresmî ortak gibi kabul edilmesine yol açan bir görünüm oluşmuştu.
İlk derece bu ikinci olguyu şirketin ortak kusuru sayarak zararın yarısını bankaya yükledi. Tarafların itirazları üzerine hem Bölge Adliye Mahkemesi hem Yargıtay bu sonucu korudu. 24.11.2025 tarihli kararın resmi metni, şirket hesabında sadece imza sirkülerinin değil, bankayla fiilen kurulan işlem düzeninin de incelendiğini gösterir. Önceden yapılan işlemlere sessiz kalınmış olması bankanın yetki araştırma borcunu tamamen kaldırmadı; bu olayda zararın paylaşılmasına etkili oldu. Şirketler açısından yetki değişikliklerinin bankaya iletilip iletilmediği, önceki talimatların kimden geldiği ve banka tarafından nasıl doğrulandığı bu yüzden aynı dosyada toplanmalıdır.
Uzaktan erişime izin veren müşteriye %60, işlem örüntüsünü kaçıran bankaya %40
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.10.2025, E.2025/724, K.2025/5873.
Müşteri, kendisini banka temsilcisi olarak tanıtan kişinin söylediği destek uygulamasını indirdi ve uygulamanın erişim bilgilerini paylaştı. Böylece ayrı bir cihazdan değil, müşterinin kendi telefonundan mobil bankacılığa ulaşılabildi. Bu ayrıntı, yalnızca yeni cihaz araması yapılmasının saldırıyı açıklamaya yetmeyeceğini gösteriyor. Altın satışlarının ardından kısa süre içinde aynı kişiye sekiz havale yapılması ise bankanın işlem takibi bakımından değerlendirildi.
Bilirkişi ek raporu eşit kusur önermesine rağmen mahkeme, uygulama indirilmesi ve erişim şifresinin verilmesini müşterinin ağır ihmali sayarak %60 müşteri, %40 banka paylaşımı yaptı. Bankanın kusuru, art arda gelen altın bozma ve havaleleri olağandışı olarak algılayıp gerekli önlemleri almamasına dayandırıldı. Yargıtay kısmi kabulü onadı. Dolayısıyla bilirkişi yüzdesi, hukuki gerekçe açıklanmadan aynen uygulanması gereken bir sonuç değildir. Bu olayda müşterinin davranışının ağırlığı ayrıca tartışılmıştır. Benzer bir incelemede uzaktan erişim programının çalışma biçimi ve işlem zamanlarıyla birlikte, bankanın aynı oturum içindeki sıra dışı işlem dizisini görüp görmediği araştırılmalıdır.
Davanın kabulü, müşterinin hiç kusuru olmadığı anlamına gelmeyebilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 01.10.2025, E.2025/2556, K.2025/5837.
Hesap sahibi, çağrı merkezinden aradığını söyleyen kişilere özel bilgilerini verdi; ardından 71 işlemle 313.000 TL zarara uğradığını ileri sürdü. Bozma sonrasında yapılan yargılamada müşterinin bilgi paylaşımı ile bankanın çok kısa aralıklarla yürüyen şüpheli işlemlere zamanında müdahale etmemesi birlikte değerlendirildi. Uzman heyet her iki tarafa %50 kusur yükledi; ilk derece bu dağılımı benimsedi.
Bu hesapta bankanın karşılaması gereken bölüm 156.500 TL idi. Buna rağmen hükümde davanın kabulünden söz edilmesinin nedeni, müşterinin o davada yalnızca 50.000 TL istemiş olmasıdır. Talebin tamamı, bankanın sorumlu olduğu tutarın içinde kalıyordu. Yargıtay, 50.000 TL talebin kabulünü onadı. Kararın yalnızca sonuç satırını okumak, banka %100 kusurluymuş gibi yanlış bir izlenim verebilir. Kusur oranı, hesaplanan zarar ve dava dilekçesinde istenen miktar farklı başlıklardır. Bu örnek, dosya stratejisinde talebin kapsamının nasıl kurulduğunun önemini de açıklar: mahkeme zarar ve banka payını daha yüksek bulsa bile inceleme, önüne getirilen istemin sınırları içinde yürür.
3D Secure şifresi paylaşılırken bankanın kusursuzluğu teknik incelemeyle ortaya konulduğunda
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 28.05.2025, E.2024/6085, K.2025/3799.
Bu kararda müşterinin giriş şifrelerini ve kart işlemi için gönderilen kodları üçüncü kişilere verdiği taraflar arasında tartışmalı değildi. İnceleme, bunun yanında bankanın hangi önlemleri aldığına yöneldi. Uzman raporları, kayıtlı telefona 3D Secure şifresinin gönderildiğini, müşterinin bu kodu yetkisiz kişilere söylediğini ve bankaya yüklenebilecek bir güvenlik kusuru bulunmadığını belirledi. İlk derece, müşteriyi tam kusurlu kabul ederek talebi reddetti.
Bölge Adliye Mahkemesi raporları ayrıntılı, somut olaya uygun ve denetime elverişli buldu. Onanan gerekçede “davalı bankanın internet bankacılığı ile ilgili alınabilecek tüm önleyici tedbirleri almış olduğu” tespiti yer alır. Yargıtayın ret kararını onaması, yalnızca sistemde doğru kod kullanılmış olmasına dayanmıyordu; müşteri davranışıyla banka tedbirleri birlikte kanıtlanmıştı. Başka bir dosyada risk alarmının kaldırılması, erişim değişikliği veya işlem takibine ilişkin eksiklik varsa bu kararın sonucu doğrudan taşınamaz. Müşteri açısından teknik rapora itiraz da sadece dolandırıldığını tekrarlamakla sınırlı kalmamalıdır; incelemede atlanan somut kayıt veya güvenlik adımının gösterilmesi gerekir.
Şirket adına internet bankacılığı açılmasında sözleşme ve OTP cihazı teslimi kanıtlanamadığında
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.02.2025, E.2024/1866, K.2025/570.
Şirketin hesabındaki döviz, uzun bir döneme yayılan transferlerle başka hesaplara gönderilmişti. Banka, işlemleri yapan kişiye verilmiş vekâletnameyi ve internet bankacılığı tanımını savundu. Fakat yetkili kişiyle elektronik bankacılık sözleşmesi yapıldığı ve tek kullanımlık şifre üreten OTP cihazının şirketin yetkilisine veya yetkili vekiline teslim edildiği usulüne uygun delillerle kanıtlanamadı. Başvurunun dayanağı olan belgelerin ve teslim izinin bulunamaması, erişimin ilk oluşturulduğu aşamayı uyuşmazlığın merkezine taşıdı.
İlk derece, şirketin hesabını uzun süre kontrol etmemesini %50 ortak kusur saymıştı. Bölge Adliye Mahkemesi, bu olayda belirli aralıklarla hesap kontrolünü zorunlu tutan bir yasal düzenleme bulunmadığını ve yetkisiz erişimin kuruluşunu bankanın ispatlayamadığını belirterek indirimi kaldırdı. Yargıtay, şirketin tam zararının karşılanmasına ilişkin sonucu onadı. Bu karar ile önceki şirket örneğinin ayrıldığı nokta, somut yetkilendirme ve şirket davranışlarının kanıtıdır. Tacir sıfatı tek başına kusur yüzdesi üretmez. Erişim yetkisinin başlangıçta nasıl kurulduğu, cihazın kime verildiği ve talimat veren kişinin yetkili olup olmadığı ayrıca araştırılır.
Kendi telefonundan kredi ve EFT yapan müşterinin talebinin reddedildiği örnek
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.07.2024, E.2023/3451, K.2024/5531.
Müşteri, hesabının siber saldırıya uğradığı ve paranın güvenceye alınacağı anlatımına inanarak farklı bankalardaki mobil uygulamalarına kendi cihazından girdi. Kredi kullandı ve verilen hesaba para aktardı. Teknik inceleme, dava konusu işlemlerin müşterinin kullandığı cihazdan kendisi tarafından yapıldığını; bankaların olay tarihinde sektörde uygulanan gerekli güvenlik tedbirlerini aldığını ve bu işlemlerde bankalara yüklenebilecek bir ihmal olmadığını belirledi.
İlk derece, müşterinin ağır kusuru nedeniyle talebi reddetti. Bölge Adliye Mahkemesi aynı sonuca ulaştı; Yargıtay ret hükmünü onadı. Bu olay, habersiz açılmış krediyle müşterinin aldatılarak kendisinin onayladığı kredi arasındaki farkı görünür kılar. Ancak sonucu sadece cihazın müşteriye ait olmasına bağlamak, rapordaki banka tedbirleri ve ihmal değerlendirmesini dışarıda bırakır. Nitekim başka dosyalarda müşterinin bizzat yaptığı işlemler sırasında bankaya özgü doğrulama veya teyit eksiklikleri saptanmıştır. Bu yüzden karşılaştırma yapılırken cihaz bilgisi kadar, kredinin ve transferin nasıl onaylandığı, hangi uyarıların bulunduğu ve bankanın müdahale imkânı birlikte ele alınmalıdır.
Temel iki HGK kararı: Bilinmeyen saldırı yöntemi, varsayımsal kusur yüzdesi oluşturmaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.11.2012, E.2012/11-550, K.2012/820; 22.11.2018, E.2017/2224, K.2018/1753.
2012 tarihli dosyada mahkeme, tarafların kusuru açık olarak ortaya konulamadığı için internet bankacılığı riskini yarı yarıya paylaştırmıştı. HGK, müşterinin ortak kusuru kanıtlanmadan bu şekilde indirim yapılamayacağını belirterek direnmeyi bozdu. Bu karar, saldırı yönteminin açıklanamamasının otomatik bir müşteri kusuru sayılmasını engelleyen temel örnektir.
2018’de ise bilirkişi, bilgilerin büyük olasılıkla müşterinin bilgisayarından çalındığını varsayarak kusur yüklemişti. Aynı saldırıda diğer iki bankanın aktarımı engellemesi, davalı bankanın tedbirlerinin karşılaştırılmasını gerektiriyordu. HGK çoğunluğu, “alınan rapor, somut olay yeterince irdelemeden ihtimallere dayalı olarak düzenlenmiştir” diyerek yeni uzman incelemesi istedi. 2018 kararının sonucu bu nedenle doğrudan %100 banka sorumluluğu değildir. Tam banka sorumluluğunu savunan değerlendirme karşı oydadır. İki karar birlikte okunduğunda, bilinmeyen bir teknik aşamayı yüzde vererek kapatmak yerine olay tarihindeki önlemlerin, diğer bankaların müdahalesinin ve müşteri davranışının zarara gerçek etkisinin araştırılması gerektiği görülür. Bu yaklaşım, güncel kararlardaki ispat tartışmasını anlamak için de önemlidir.
Bankadan hangi zarar, faiz ve ödemeler istenebilir?
Talep, bankaya yüklenebilen ihlalin doğurduğu ve daha önce giderilmemiş zarar üzerinden kurulmalıdır. Hesaptan çıkan para, izinsiz kredi borcu, tahsil edilen taksit, işlem masrafı ve başka bir kayıp aynı hukuki kalem değildir. Dava açılmadan önce her tutarın kaynağını ve hangi taleple ilişkilendirildiğini gösteren bir hesap hazırlanması gerekir.
Ana para ile kredi borcunu iki kez saymayın
Dolandırıcının 200.000 TL kredi kullandırıp aynı tutarı dışarı aktardığı bir olayda, hem kredi borcunun yok sayılmasını hem ayrıca kredi ana parasının tamamının müşteriye ödenmesini istemek talebin kurulmasına göre mükerrer giderim sorunu doğurabilir. Müşterinin kendi mevduatından çıkan tutar, banka tarafından oluşturulan kredi borcu ve müşterinin sonradan yaptığı taksit ödemeleri ayrı gösterilmelidir.
Bir tabloda “hesaptan çıkan tutar”, “müşterinin kendi fonu”, “uyuşmazlık konusu kredi”, “tahsil edilmiş taksit” ve “iade edilen tutar” sütunlarını ayırmak bu hatayı önler. Ödeme dekontlarının tarihi ve açıklaması da yazılmalıdır. İade edilen 30.000 TL’nin hangi işleme ilişkin olduğu belirsizse, toplamdan gelişigüzel çıkarılması da tümüyle görmezden gelinmesi de doğru olmaz.
Faiz için tek oran ve tek başlangıç tarihi yoktur
Faizin türü; sözleşme, hesap para birimi, tüketici veya ticari ilişki, talep edilen alacağın niteliği ve temerrüt olguları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Her banka dolandırıcılığı davasında aynı oranla avans faizi isteneceği söylenemez. Yargıtay kararında belirli bir faiz türünün onanmış olması, kararın para birimi ve işlem türünden bağımsız bir kural oluşturmaz.
Bankaya yazılı başvuruda iade veya hesap düzeltme talebini, tartışılan tutarı ve işlemleri açıkça belirtmek temerrüt tartışmasında önem taşıyabilir. Buna rağmen “faiz mutlaka suç tarihinden başlar” ya da “başvurudan sonra her gün aynı faiz işler” gibi koşulsuz bir hesap yapılmamalıdır. Talep dilekçesinde hangi faiz türünün, hangi tutar için, hangi başlangıçtan istendiği açıklanır.
Döviz hesabında talebin para birimi önemlidir
Döviz bozulup transfer yapılmışsa zarar hesabının döviz mi Türk lirası mı üzerinden istendiği baştan belirlenmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.02.2026 tarihli E.2025/3727, K.2026/683 sayılı kararı, bankanın sorumluluğuna ilişkin itirazlar reddedildiği halde talep ve kur hesabı nedeniyle bozulmuştur. Başlangıçta TL olarak sınırlandırılmış bir talep, sonradan dava artırılırken başka bir kur mantığıyla otomatik büyütülemez.
TBK 99. madde yabancı para borçları bakımından esas alınan hükümlerden biridir. Fakat dolandırıcılık dosyasında hesaptaki dövizin para çıkışından önce bozulmuş olması, hukuki talebin nasıl kurulacağı sorununu tek başına çözmez. İşlem dizisi, bankanın sorumluluğunun dayanağı ve dava dilekçesindeki talep sonucu birlikte incelenir.
Failin ödeme yapması bankaya karşı talebi nasıl etkiler?
Aynı zarar iki kez tahsil edilemez. Dolandırıcı, hesap sahibi veya başka bir kişi ceza dosyasında zarar giderimi yapmışsa bu ödeme hukuk dosyasında hesaba katılmalıdır. Yargıtay’ın 13.04.2026 tarihli E.2026/787, K.2026/1942 sayılı kararında hüküm, ceza dosyasında yapılan ödemeler araştırılıp tazminattan mahsup edilmediği için bozulmuştur.
Bu nedenle banka alacağı hesabı ile ceza dosyası ödeme listesi birlikte tutulur. Ana para, faiz ve gider kalemlerinden hangisinin karşılandığı; ödemenin kesin olarak hesaba geçip geçmediği; kısmi ödeme varsa kalan tutar açıklanır. Failden tahsilat yapılması bankanın bağımsız ihlalini yok etmez, ancak giderilmiş aynı zararın ikinci kez ödenmesi istenemez.
Manevi tazminat ve ek zarar
Dolandırıcılık nedeniyle yaşanan endişe veya bankayla uyuşmazlığın varlığı, tek başına her olayda manevi tazminat sonucunu doğurmaz. Manevi tazminatın koşulları ve kişilik hakkına yönelik ihlal ayrıca değerlendirilir. Ek maddi zarar bakımından da para kaybıyla bağ kurulmalı; belge, tarih ve zarar hesabı sunulmalıdır.
TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti yolu, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından kendi kapsam sınırlamasına sahiptir. Hesap düzeltme veya iade istemi ile ayrıca gelir kaybı, finansman maliyeti ya da manevi tazminat istemini aynı başvuruya gelişigüzel eklemek yerine, her talebin doğru merciini belirlemek gerekir.
Dolandırıcılık fark edildiğinde ilk saatlerde ne yapılmalı?
Öncelik, devam eden hesap erişimini durdurmak, bankaya bildirimin zamanını kanıtlamak ve dijital delilleri korumaktır. Ceza başvurusu ve paranın izlenmesi bu adımlarla birlikte yürütülür. Bankanın incelemesinin bitmesini beklemek, devam eden transfer veya kayıt kaybı riskini artırabilir.
1. Güvenli kanaldan bankaya ulaşın
Bankanın resmî iletişim kanalından hesap erişimi, ödeme aracı ve şüpheli oturumlar için güvenlik müdahalesi isteyin. Yeni cihaz veya hat kontrolünün üçüncü kişiye geçmiş olabileceğini açıkça belirtin. Telefon görüşmesinin tarihi, saati, başvuru numarası ve görüşmede verilen talimatı kaydedin. “Hesabımda sorun var” yerine hangi işlemleri kabul etmediğinizi ve hangilerinin devam ettiğini anlatın.
Çağrıyı ardından bankanın güvenli başvuru kanalı üzerinden yazılı bildirimle tamamlayın. Şubeden verilen dilekçede teslim alındı kaydı, dijital başvuruda teyit numarası veya cevap belgesi muhafaza edilir. Telefonda erişimin kapatıldığı söylenmişse hangi kanalların, hangi saatte kapatıldığının yazılı teyidi de istenir.
2. İşlem listesini çıkarın ve karşı banka sürecini isteyin
Her şüpheli işlem için tarih, saat, tutar, para birimi, alıcı adı, IBAN ve işlem referansını ayrı satıra yazın. Bankadan geri çağırma veya karşı bankaya bildirim sürecinin başlatılmasını ve sonucunun kaydını isteyin. Tamamlanmış FAST veya EFT’nin otomatik geri alınacağı varsayımıyla beklemeyin; geri çağırma çabası ile yetkisiz işlemin düzeltilmesi farklı yollardır.
Para alıcı hesaptan başka hesaplara geçmişse yalnız ilk alıcıyı bilmek tahsil için yeterli olmayabilir. Ceza soruşturmasında hareketlerin devamı ve para çıkışının hangi kişi veya kuruma ulaştığı araştırılır. Bankanın kendi kusurundan kaynaklanan talep ise failin bulunmasına veya alıcı hesabın bakiyesinde para kalmasına koşulsuz bağlanmaz.
3. Telefon, mesaj ve görüşme kayıtlarını koruyun
Saldırganın gönderdiği bağlantı, kullanılan internet adresi, uygulama adı, SMS metni, telefon numarası ve konuşma saatlerini saklayın. Ekran görüntülerini kırpmadan, işlem zamanını gösterecek şekilde alın; mevcut dosyaların orijinalini koruyun. Uzaktan erişim uygulaması kullanıldıysa uygulamanın adı ve bağlantı oturumu bilgilerini kaydedin. Delil toplarken aktif saldırının devam etmesine izin vermek gerekmez; hesap güvenliği ile kayıt muhafazası birlikte planlanır.
Şüpheli belge veya cihaz bir uzmana verilecekse neyin teslim edildiği ve hangi kopyanın incelendiği kayda bağlanır. “Telefonu formatlayıp bankaya başvurmak” incelemeye yarayan veriyi yok edebilir. Buna karşılık cihaz üzerindeki her şüpheli dosyayı başka kişilere kontrolsüz göndermek de kayıt bütünlüğünü ve kişisel verileri tehlikeye sokabilir; olay için gereken veri korunur.
4. Savcılık başvurusunda para ve erişim zincirini anlatın
Suç duyurusuna işlem listesi, iletişim kayıtları ve bankaya başvuru teyidi eklenir. Başvuruda dolandırıcının anlattığı hikâye kadar hesabın nasıl kullanıldığı, kredi açılıp açılmadığı ve paranın nereye gönderildiği açıklanmalıdır. Banka ve operatör kayıtlarının, alıcı hesap hareketlerinin ve diğer gerekli delillerin toplanması somut bilgilerle istenir.
Bankaya karşı hukuki talep ile ceza dosyasında tedbir istemi aynı başvuru değildir. Ceza dosyasındaki gelişmeler delil bakımından yararlı olabilir; fakat bankanın ödeme ve sözleşme yükümlülüklerine ilişkin başvuru süreleri ayrıca takip edilir. Ceza soruşturmasının açılması, banka kredisine ilişkin takip veya taksit sorununu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
5. Bir günlük olay ve delil çizelgesi hazırlayın
- İlk temas: kim, hangi numaradan veya bağlantıdan, ne söyledi?
- Paylaşılan/onaylanan bilgi: giriş kodu, aktivasyon, kredi, limit veya ödeme?
- İşlem dizisi: yeni cihaz → hesap kapatma/döviz bozma → kredi → transfer.
- İlk öğrenme: şüpheli işlemi müşteri ne zaman fark etti?
- Bildirim: bankaya ve varsa operatöre ne zaman, hangi kayıt numarasıyla ulaşıldı?
- Sonraki hareket: hangi tutar durduruldu, hangisi çıktı, ne kadar iade edildi?
Bu çizelge, müşterinin beyanını teknik kayıtlarla karşılaştırmayı kolaylaştırır. Saat ve işlem türünü sonradan tahmin etmek yerine mevcut belgede görüleni yazın. Bilinmeyen noktayı “henüz belirlenemedi” olarak bırakmak, kesin olmayan bir ayrıntının dosyanın merkezine yerleşmesini önler.
Bankaya yazılı bildirim için kullanılabilecek metin
“[Tarih ve saat] itibarıyla [hesap/işlem referansı] üzerinden gerçekleşen [tutar ve para birimi] işlemleri kabul etmediğimi bildiriyorum. Olayı [tarih ve saat] tarihinde öğrendim. [Varsa: kod paylaşımı veya yönlendirme sürecinin doğru ve kısa açıklaması]. Hesap erişiminin ve ilgili ödeme aracının güvenliğe alınmasını, şüpheli oturumların sonlandırılmasını, işlemlerin yetkilendirilmesi ile güvenlik kayıtlarının incelenmesini, yetkisiz işlem yönünden hesabın düzeltilmesini/iade talebimin değerlendirilmesini ve karşı bankaya geri çağırma bildirimi yapılmasını istiyorum. Cihaz aktivasyonu, doğrulama, limit/kredi, risk alarmı, görüşme ve işlem kayıtlarının muhafazasını; başvuru teyidinin ve gerekçeli cevabın tarafıma verilmesini talep ediyorum.”
Metin, gerçekte yapılan işlemler ve verilen onaylar doğru açıklanarak kullanılmalıdır. Müşteri kod paylaştıysa bu olguyu gizleyip “hiçbir bilgi vermedim” demek, bankanın kendi kusurunu araştırmayı güçlendirmez. Hangi kodun hangi açıklamayla istendiğini ve bankanın daha sonra hangi aşamalardan geçtiğini anlatmak daha değerlidir. Kredi söz konusuysa krediyi kabul etmediğinize veya kabulün nasıl alındığına ilişkin itirazınızı ayrıca belirtin.
Hakem heyeti, arabuluculuk ve mahkeme arasında nasıl seçim yapılır?
Doğru başvuru yolu; işlemin tüketici işlemi olup olmadığına, talebin niteliğine ve parasal değerine göre seçilir. Banka müşterisinin gerçek kişi olması tek başına tüketici sayılması için yeterli değildir. İşlem ticari veya mesleki amaçla yapılmışsa başka görev ve sözleşme kuralları devreye girebilir.
Bireysel tüketici işlemleri
6502 sayılı Kanun bakımından ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden kişi tüketicidir; bankacılık sözleşmeleri de bu kapsama girebilir. 2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında olan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru yapılır. Eşik “186.000 TL ve altı” değildir; tam 186.000 TL olan uyuşmazlık bu alt sınır grubunda yer almaz.
186.000 TL ve üzerindeki tüketici para uyuşmazlıklarında, uyuşmazlığın türüne ve 6502 m.73/A’daki istisnalara göre dava şartı arabuluculuk, ardından tüketici mahkemesi yolu değerlendirilir. Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklarda ve heyet kararına itirazda dava şartı arabuluculuk aranmaz. Talebin konusu sadece bir para tutarı değil borç bulunmadığının tespiti veya farklı bir hukuki korumaysa, talebin niteliği de görev değerlendirmesine eklenir.
Hakem heyeti sınırını aşan tek uyuşmazlığı sırf eşik altına indirmek için yapay biçimde bölmek sağlıklı bir yöntem değildir. Özellikle kredi borcu, mevduat kaybı ve tahsil edilen taksitler birlikteyken uyuşmazlığın gerçek değerini ve istenen hukuki sonucu belirlemek gerekir. Tüketici mahkemesinde tüketicinin yerleşim yeri bakımından sağlanan yetki imkânı da başvuru planında dikkate alınır.
Tüketici hakem heyeti kararına itiraz
6502 sayılı Kanun’un güncel 70/3. maddesine göre itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Başvuru, tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine yapılabilir. Eski metinlerden aktarılan “15 gün” ifadesi güncel süre değildir.
İtiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; hâkim talep üzerine tedbirle durdurabilir. Bu nedenle bir taraftan itiraz hazırlarken diğer taraftan kararın icra durumunu ayrıca izlemek gerekir. Hakem heyetine başvuru, tebliğ tarihi, bankanın cevabı ve itiraz süresi aynı çizelgede kayıt altına alınır.
Şirket ve ticari hesaplar
Şirketin veya ticari amaçla hareket eden kişinin bankacılık uyuşmazlığında tüketiciye özgü yolu otomatik uygulamak doğru değildir. Bankacılık düzenlemelerinden kaynaklanan ticari uyuşmazlıklarda TTK 4/1-f ve ilgili görev hükümleri değerlendirilir. TTK 5/A, konusu para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat ticari davalarında dava öncesi arabuluculuğu düzenler.
Ödeme Hizmetleri Yönetmeliğinin 72. maddesi de tüketici olmayan müşteriler için özel önem taşır. Taraflar, maddede sayılan hükümler arasında 54/2’deki ispat, 54/4’teki sorumluluk sınırı ve 54/6’daki bildirim altyapısı hükümlerinin uygulanmamasını veya farklı uygulanmasını sözleşmeyle kararlaştırabilir; 54/1’deki bildirim süresi için farklı süre belirleyebilir. Bu nedenle bir şirket dosyasında çerçeve sözleşme görülmeden bireysel müşteri kuralları koşulsuz aktarılmamalıdır.
Ticari sözleşmeye tanınan bu alan, bankanın kendi kusuruna ilişkin emredici sorumsuzluk sınırlamalarını ortadan kaldırmaz. TBK 115 ve 116 ile yetkili talimatın doğrulanması ayrıca değerlendirilir. Yargıtay’ın 05.02.2025 tarihli E.2024/1866, K.2025/570 sayılı şirket hesabı kararı, tacir olmanın tek başına müşteriye kusur yüklemek için yeterli olmadığını gösterir. Öte yandan şirket içindeki işlem yetkileri ve yetkisiz kişiye önceki davranışlarla verilen görünüm başka bir dosyada sonuca etki edebilir.
TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti her uyuşmazlığı çözer mi?
TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti, tüketici hakem heyetinden farklı bir başvuru yoludur. TBB üyesi banka ile bireysel işlemi bulunan gerçek kişiler için öngörülmüştür; tüzel kişiler ve gerçek kişilerin ticari/zirai faaliyetlerine ilişkin işlemler kapsam dışında kalır. TBB’ye başvuru, bütün banka davalarının zorunlu ön aşaması değildir.
TBB’nin güncel başvuru bilgisinde önce bankaya yazılı başvuru ve başvuru teyidi aranır. Bankanın cevap süresi 30 gün, gerekli bildirimle ek süre 10 gün; kredi kartı başvurularında cevap süresi 20 gündür. Bankanın cevabından veya cevap süresinin dolmasından sonra 60 gün içinde TBB’ye başvurulur. Olayın üzerinden en fazla iki yıl geçmiş olması koşulu ayrıca bulunur.
2026 yılında 51.158 TL’ye kadar olan TBB kararlarına bankanın uyma yükümlülüğü vardır. Bu tutar, tüketici hakem heyetinin 186.000 TL sınırıyla aynı şey değildir. Ayrıca TBB Tebliği 7/k maddi ve manevi tazminat taleplerini kapsam dışında bırakır. Hesabın düzeltilmesi veya iade talebi ile ek zararların tazmini ayrılmalı; TBB yolunun her uyuşmazlık için yeterli olduğu düşünülmemelidir.
Mahkemeye veya tüketici hakem heyetine taşınmış bir uyuşmazlığın TBB kapsamı ve devamı ayrıca kontrol edilir. Aynı olayı farklı mercilere eşzamanlı göndermek, birbirini tamamlayan her başvurunun kabul edileceği anlamına gelmez. TBB başvurusu sürerken ödeme bildirimi, icra ve dava süreleri kendi kurallarına göre izlenir.
Katılım bankasının bireysel müşterileri bakımından Türkiye Katılım Bankaları Birliği Bireysel Müşteri Hakem Heyeti yolu da değerlendirilir. Bu heyet; ticari veya zirai faaliyetlerden doğan başvuruları, tüzel kişi başvurularını ve maddi veya manevi tazminat taleplerini incelemez. Uyuşmazlığın yargıya, tüketici hakem heyetine veya Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınması halinde heyetin görevi sona erer. TBB için belirtilen parasal tutar ve süreler, ayrıca doğrulanmadan TKBB’ye taşınmamalıdır.
BDDK veya diğer idari mercilere şikâyet
İdari şikâyet, bankanın uygulamasının denetimi için anlam taşıyabilir. Ancak denetim makamına başvurmak ile özel hukuk alacağının tahsilini sağlayacak hüküm almak aynı sonuç değildir. Bankanın iade yapmaması halinde tüketici veya ticari uyuşmazlığa uygun yol ayrıca belirlenir. İdari başvurunun tüm dava veya düzeltme sürelerini durdurduğu varsayılmamalıdır.
Uygun hizmet alanının genel çerçevesi için bankacılık ve finans hukuku sayfası; bankanın kendi güvenlik kısıtının kapsamı için banka hesabı blokesi rehberi tamamlayıcıdır. Bu yazının merkezi, failin cezalandırılmasından ziyade banka ve hesap sahibinin özel hukuk sorumluluğudur.
13 ay, 250 TL ve zamanaşımı hangi koşullarda uygulanır?
Ödeme hizmetleri düzenlemesindeki bildirim ve düzeltme süreleri, bankanın cevap süresi, hakem heyetine başvuru ve dava zamanaşımı aynı değildir. Tek bir tarih yazıp bütün hakları o tarihe bağlamak yerine, her yolun kendi başlangıcı ve koşulu belirlenmelidir.
Yetkisiz işlemi öğrenince beklenmemelidir
Ödeme Hizmetleri Yönetmeliğinin 54/1. maddesi, yetkilendirilmemiş veya hatalı işlemin öğrenilmesinden sonra gecikmeksizin bildirim ve işlemin gerçekleşmesinden itibaren en geç 13 ay içinde düzeltme talebi öngörür. Bu iki şart birlikte okunur. “13 ayım var, öğrendikten sonra da bekleyebilirim” sonucu çıkmaz.
Yönetmelikte belirtilen işlem bilgileri müşteriye sağlanmamışsa 54/1’deki süre bakımından özel istisna vardır. Tüketici olmayan müşterilerde ise 72. maddede belirtilen sözleşmesel farklılaştırma incelenir. Bilginin verilmediği, bankanın bildirim altyapısının çalışmadığı veya başvurunun daha önce yapıldığı iddiası, ilgili belge ve kayıtlarla ortaya konmalıdır.
Her itirazda araştırmasız ve koşulsuz iade var mı?
Yönetmelik 54/3, düzeltme talebinin mümkün olan en kısa zamanda karşılanmasını; müşterinin hilesi, kastı veya ağır ihmali bakımından kuvvetli şüphe varsa makul süreyle sınırlı araştırma yapılabilmesini düzenler. Yetkisiz veya hatalı işlem ispatlandığında tutarın derhal iadesi ya da hesabın eski hale getirilmesi gerekir. Bankanın her itirazı süresiz incelemede tutmasıyla her itirazın araştırmasız kabul edileceği iddiası aynı ölçüde hatalıdır.
Bankanın cevap yazısı, işlem onayının hangi kayıtla doğrulandığını ve itirazın hangi somut nedenle reddedildiğini gösterebilmelidir. Sadece “şifreyle yapılmıştır” açıklaması, yeni cihaz, kredi, limit artırımı ve risk alarmı gibi tartışmaları cevaplamayabilir. Gerekçenin eksikliği ile işlemin yetkisiz olduğunun nihai tespiti birbirinden ayrılır.
250 TL kuralı neden her dolandırıcılığa uygulanmaz?
Güncel Yönetmelik 54/4, kayıp veya çalıntı ödeme aracının kullanılması yahut güvenlik bilgilerinin gereği gibi muhafaza edilmemesi nedeniyle aracın başkalarınca kullanılması durumunu düzenler. Belirtilen koşullarda, bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen yetkilendirilmemiş işlemlerden doğan zararın 250 TL’ye kadar olan bölümünden gönderenin sorumluluğu öngörülür. Bu, müşteri ile banka arasındaki her kusur paylaşımının üst sınırı değildir.
54/5, ödeme aracını hileli kullanma veya ilgili yükümlülükleri kasıt ya da ağır ihmalle yerine getirmeme halinde yetkisiz işlem zararının tamamından sorumluluğu düzenler. Ağır ihmalin gerçekten oluşup oluşmadığı olaya göre belirlenir. Tüketici olmayan müşteride sözleşmenin 72. madde kapsamındaki hükümleri; kart işlemlerinde ise 83/4 gereğince özel kart mevzuatı ayrıca incelenir.
54/4’te bildirim sonrası yetkisiz işlemler ve zararın sağlayıcının çalışanı, temsilcisi veya dış hizmet aldığı kuruluştan kaynaklanması için de özel hükümler vardır. 54/6, gerekli bildirim tedbirlerinin alınmaması veya bildirime rağmen hesabın dondurulamaması/aracın kapatılamaması durumunu ayrıca ele alır. Bu nedenle bir dosyada bildirim zamanını belirlemek, yalnız süre hesabı için değil sorumluluğun kapsamı için de önemlidir.
Dava zamanaşımı ayrı hesaplanır
13 ay, bütün bankaya karşı tazminat davalarının zamanaşımı değildir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan alacaklarda TBK 146. maddesindeki genel on yıllık süre ve somut alacağa uygulanabilecek özel hükümler ayrıca değerlendirilir. TBK 149 uyarınca zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla başlar; muacceliyet bildirime bağlıysa bildirimin yapılabileceği gün esas alınır. Sürenin başlangıcı, talebin hukuki niteliği ve varsa özel süreler belirlenmeden “her durumda on yıl var” denmemelidir.
Bankaya yazılı şikâyet göndermek de zamanaşımını tek başına kesmez. TBK 154. madde borç ikrarı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye/hakeme başvuru, icra takibi gibi kesilme nedenlerini düzenler. Bankaya bildirim yapmanın işlem düzeltme, delil ve temerrüt bakımından işlevi vardır; fakat tek taraflı ihtarı bütün dava sürelerini koruyan işlem saymak yanlıştır.
| Kural | Başlangıç/ölçüt | Kritik ayrım |
|---|---|---|
| Gecikmeksizin/derhal ödeme bildirimi | Yetkisiz işlem, kayıp veya çalıntının öğrenilmesi | Azami 13 ay bekleme hakkı değildir. |
| 13 aylık düzeltme talebi | Ödeme işleminin gerçekleşmesi | Bilgilendirme istisnası ve tüketici olmayan müşteri sözleşmesi incelenir. |
| TBB’ye 60 gün | Banka cevabı veya cevap süresinin dolması | Olayın üzerinden iki yıl sınırı ayrıca vardır. |
| THH kararına iki hafta | Kararın tebliği | İtiraz kendiliğinden icrayı durdurmaz. |
| TBK 146’daki genel süre | Somut alacağın muacceliyeti ve uygulanacak hükümler | Ödeme düzeltme süresi ve özel süreler yerine geçmez. |
Dosyalarda sık görülen altı yanlış çıkarım
- “OTP kullanıldıysa dava biter.” İşlem onayı, kodun amacı ve bankanın bağımsız güvenlik yükümlülükleri ayrıca incelenir.
- “Banka güven kurumudur; her zararı öder.” Bankanın kusursuzluğu ve müşterinin ağır ihmaliyle ret sonuçlanan doğrulanmış kararlar vardır.
- “Müşterinin kusuru her zaman yarıdır.” Kusur, olay ve delile göre belirlenir; yüzde tarifesi yoktur.
- “Banka başvurusu ve suç duyurusu bütün süreleri korur.” Her başvurunun hukuki etkisi ayrıdır; icra ve dava süreleri ayrıca izlenir.
- “FAST geri dönmüyorsa bankaya talep de yoktur.” Teknik geri çağırma ile yetkisiz işlemin düzeltilmesi ve sözleşmesel sorumluluk farklıdır.
- “Davanın kabulü bankanın yüzde yüz kusurlu olduğudur.” Kısmi bir talebin tamamı kabul edilmiş olabilir; kusur oranı ve talep miktarı birlikte okunur.
Sık sorulan sorular
Banka hesabımdan bilgim dışında para çıktı; bankadan iade isteyebilir miyim?
Yetkisiz işlemin düzeltilmesini ve şartları varsa zararın giderilmesini isteyebilirsiniz. İşlemi öğrenince bankaya gecikmeksizin bildirim yapılmalıdır. Banka, ödeme onayını ve işlem kayıtlarını ilgili kurallara göre açıklamalıdır. Sonuç; hesabın nasıl kullanıldığına, güvenlik önlemlerine, müşteri davranışına ve uygulanacak sözleşme ile mevzuata bağlıdır. Paranın failden tahsil edilememesi, bankanın kendi sorumluluğunun araştırılmasına engel değildir.
SMS kodunu dolandırıcıya söyledim; bütün haklarımı kaybettim mi?
Kod paylaşımı bütün hakların otomatik kaybı anlamına gelmez. Müşterinin hangi kodu, hangi açıklamayla verdiği ve bankanın kendi güvenlik yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği araştırılır. Yargıtay’ın 20.04.2026 tarihli E.2025/7011, K.2026/2155 kararında müşteriye yüzde 20 kusur yüklenen hüküm onanmıştır. Banka kusurunun bulunmadığı ve müşterinin ağır ihmalinin kanıtlandığı başka olaylarda ise talep reddedilmiştir.
Dolandırıcının yönlendirmesiyle parayı kendim gönderdiysem banka sorumlu olur mu?
Müşterinin kendi yaptığı transferde bankanın sorumluluğu için somut bir güvenlik veya özen ihlali ayrıca gösterilmelidir. Banka, alıcının her vaadini veya ticari işlemini garanti etmez. Bununla birlikte işlem doğrulaması, limit artırma görüşmesi, risk alarmı ya da bildirime müdahale bakımından eksiklik bulunabilir. Kendi cihazından işlem yapılması, bankaya ilişkin incelemeyi her olayda tek başına bitirmez.
Benim adıma çekilen kredinin taksitlerini ödemek zorunda mıyım?
Önce kredi sözleşmesinin gerçekten sizin kabulünüzle kurulup kurulmadığı belirlenmelidir. Kabul etmediğiniz kredi için borçlu olmadığınızın tespiti, tahsil edilen tutarlar için koşullarına göre iade ve diğer hukuki korumalar değerlendirilebilir. Kredi onayı ile paranın transferi ayrı incelenir. Bankaya şikâyet veya savcılık başvurusu, taksit ve icra sorunlarını kendiliğinden durdurmaz; takip aşamasına özgü süreler ayrıca izlenir.
Yetkisiz işlemlerde 13 ay içinde başvurmak yeterli mi?
Hayır; işlemi öğrenince gecikmeksizin bildirim şartı ayrıca vardır. Yönetmelik m.54/1’deki 13 ay, işlemin gerçekleşmesinden başlayan azami düzeltme talebi süresidir. Gerekli işlem bilgileri verilmemişse özel istisna; tüketici olmayan müşterilerde m.72 uyarınca sözleşmesel farklılaştırma incelenir. Bu süreyi bütün banka tazminat davalarının zamanaşımı olarak görmek doğru değildir.
Müşterinin sorumluluğu her durumda 250 TL ile mi sınırlıdır?
Hayır. Yönetmelik m.54/4’teki 250 TL, kayıp veya çalıntı ödeme aracı ya da güvenlik bilgilerinin gereği gibi muhafaza edilmemesi nedeniyle başkasınca kullanım ve bildirimden önceki 24 saat gibi koşullarla düzenlenmiştir. Hile, kast veya ağır ihmal hükümleri; tüketici olmayan müşteri sözleşmesi ve kartlara ilişkin özel mevzuat ayrıca değerlendirilir. Bütün dolandırıcılık zararlarına aynı sınır uygulanamaz.
TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti ile tüketici hakem heyeti aynı mı?
Farklı başvuru yollarıdır. 2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıkları tüketici hakem heyeti kapsamında değerlendirilir. TBB yolunda bankanın uyma yükümlülüğü bulunan karar tutarı 51.158 TL’dir; bireysel işlem, banka üyeliği, başvuru süreleri ve kapsam sınırlamaları vardır. TBB Tebliği maddi ve manevi tazminat taleplerini kapsam dışında bırakır. Her talep doğru merciye göre ayrılmalıdır.
Bankaya dava açmak için ceza soruşturmasının bitmesini beklemek gerekir mi?
Banka başvurusu ve ilgili hukuki süreler, ceza soruşturmasının sonucu beklenerek ertelenmemelidir. Ceza dosyası failin tespiti ve para hareketlerinin araştırılması için delil sağlayabilir. Bankanın sözleşme ve ödeme yükümlülüklerine dayanan talep ise ayrı değerlendirilir. Mahkemenin somut dosyada ceza yargılamasıyla ilgili değerlendirmesi saklıdır. Failden alınmış ödemeler, aynı zarar için banka talebinde hesaba katılır.
Bankanın işlemi doğru şifreyle yapıldığını söylemesi yeterli delil midir?
Doğru şifre kaydı önemlidir; fakat hangi işlem için üretildiği, hangi kanala gönderildiği ve nasıl kullanıldığı incelenmelidir. Yeni cihaz, kredi, limit ve transfer için farklı onaylar bulunabilir. Bankanın risk kaydı ve teyit süreci de değerlendirilir. Özellikle güvenlik engeli kaldırılmışsa hangi görüşme veya kayıtla kaldırıldığının açıklanması gerekir. Müşterinin kusuru varsayımla belirlenmemelidir.
Mevzuat ve içtihat kaynakları
Yargıtay kararları, UYAP Bedesten üzerinden alınan resmî tam metinleriyle karşılaştırılmıştır. Karar tarihleri ile olay tarihleri birbirinden ayrılmış; ilk derece ve istinaf gerekçeleri Yargıtay’ın kendi gerekçesi gibi sunulmamıştır. Aynı uyuşmazlığın HGK ve sonraki daire kararı iki bağımsız vaka olarak sayılmamıştır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.52, 61, 99, 112, 114, 115, 116, 146, 149 ve 154.
- 6493 sayılı Kanun, TCMB konsolide metni: ödeme hizmetleri ve sağlayıcılar, m.12–13.
- TCMB: Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik: 19.03.2026 değişikliklerini içeren konsolide metin; özellikle m.52–54, 64, 69, 72 ve 83.
- BDDK 2023/1 sayılı Genelge: elektronik bankacılıkta kimlik doğrulama, işleme özgü onay ve uzaktan sözleşme süreçleri.
- Ticaret Bakanlığı: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, güncel metin: m.3, 5, 68, 70, 73 ve 73/A.
- Ticaret Bakanlığı: tüketici hakem heyetleri ve 2026 parasal sınırı.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.4 ve 5/A.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: delil tespiti, m.400–403.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: borcun bulunmadığına ilişkin dava ve icra aşaması, m.72.
- Türkiye Bankalar Birliği: Bireysel Müşteri Hakem Heyetine başvuru bilgileri ve 2026 karar tutarı.
- TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyeti Tebliği: özellikle görev dışında kalan talepler, m.7.
- Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Portalı: karar bölümünde her künye için ilgili resmî belge bağlantısı verilmiştir.
Güncelleme notu — 04.10.2026: Mevcut banka dolandırıcılığı içtihat yazısı aynı kalıcı bağlantıda kapsamlı olarak yenilendi. 2025–2026 kararları, banka lehine sonuçlar, izinsiz kredi, şirket hesapları, delil matrisi ve güncel başvuru kuralları eklendi. Yetkisiz ödeme düzeltme süresi, zamanaşımı ve kusur oranlarının kapsamı ayrıştırıldı.
Hesabınızdaki işlem zincirinin hukuki olarak incelenmesini mi istiyorsunuz?
İşlem dökümünü, bankaya başvuru teyidini, bankanın cevabını ve olayın saatlerini hazırlayıp WhatsApp’tan ya da e-postayla yazın veya arayın.
ahmet@pegahukuk.com
Av. Ahmet Karaca · PEGA Hukuk & Danışmanlık
Dijital bankacılık uyuşmazlığında hukuki incelemenin temeli, müşterinin anlatımı ile bankanın işlem kayıtlarını aynı zaman çizelgesinde karşılaştırmaktır. Yazarın çalışma alanları ve mesleki bilgileri profil sayfasında yer alır.
