Kaynak kontrolü: · Yazar: Av. Ahmet Karaca
İmar Bankasından karşılığı bulunmayan devlet iç borçlanma senedi satın alanlar için temel düzenleme 5667 sayılı Kanundur. Bu düzenleme, bankanın elinde bulunmayan Hazine bonosunu veya devlet tahvilini sattığı işlemler nedeniyle kurulmuş özel bir ödeme yoludur. Bankadaki her hesap bu kapsama girmez. Gerçek mevduat, offshore hesap ve karşılıksız DİBS işlemi birbirinden ayrılmalıdır.
Bugün eski bir İmar Bankası belgesiyle başvurulacaksa ilk soru, üzerinde yazan tutarın güncel değerinin ne olduğundan önce, o işlem için daha önce ödeme yapılıp yapılmadığıdır. Hak sahipliği kaydı, işlem bedeli, başvuru ve ödeme dökümü, varsa dava kararı ile imzalanan taahhütname ve ibraname birlikte incelenmelidir. 5667 sayılı Kanun, m. 1–4.
İmar Bankası Hazine bonosu olayı hangi hukuki sorunu doğurdu?
İmar Bankasının bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni 3 Temmuz 2003’te kaldırıldı. DİBS dosyalarındaki sorun, Hazine tarafından çıkarılmış bir borçlanma aracının vadesinde ödenmemesinden farklıydı: Banka, elinde bulunmayan veya ikincil piyasada satış yetkisi olmaksızın sattığı gösterilen senetler için müşteriden para toplamıştı. Müşterinin elindeki belge, her durumda Hazinenin o kişiye karşı aynı tutarda doğrudan borçlandığını göstermiyordu.
24 Mayıs 2007’de kabul edilip 30 Mayıs 2007’de yayımlanan 5667 sayılı Kanun, izin kaldırılmadan önceki karşılıksız DİBS işlemleri için özel tertip devlet iç borçlanma senetleri kullanılarak TMSF aracılığıyla ödeme yapılmasını düzenledi. Kanunun finansmanında DİBS kullanılması ile müşteriye 2003’ten önce gerçek bir devlet tahvili teslim edilmiş olması aynı olgu değildir. AYM, Abdullah Yönetci, B. No: 2013/6827, 21.04.2016, §§ 8–25 ve 44–49.
Mevduat, offshore ve karşılıksız DİBS nasıl ayrılır?
| Belgenin gösterdiği ilişki | İlk incelenecek kayıt | Hukuki yön |
|---|---|---|
| Karşılığı bulunmayan Hazine bonosu veya devlet tahvili işlemi | DİBS işlem dekontu, gerçek işlem bedeli, bankanın işlem kayıtları ve 5667 hak sahipliği dosyası. | 5667 sayılı Kanunun kapsamı, istisnaları ve önceki ödeme. |
| Bankadaki mevduat | Hesabın türü, izin kaldırıldığı tarihteki gerçek bakiye ve mevduat ödemeleri. | Olaya uygulanan tarihsel mevduat ve sigorta rejimi; DİBS yolu kendiliğinden uygulanmaz. |
| KKTC’deki offshore bankada hesap | Hesap sözleşmesindeki tüzel kişi ve paranın hangi bankaya, ne zaman geçtiği. | Offshore hesabın borçlusu, transfer delili ve ayrı dava yolları. |
Aynı kişinin birden fazla türde hesabı bulunabilir. Bir hesaba ilişkin ret veya ödeme kararı, başka hesapların aynı durumda olduğunu göstermez. Hesaplar arasında sonradan dönüşüm yapılmışsa yalnız son cüzdanın başlığıyla yetinilmez; önceki işlem zinciri de çıkarılır.
5667 kapsamında ödeme için hangi koşullar aranır?
Kanunun 1. maddesi, bankanın izni kaldırılmadan önce gerçekleştirilen karşılıksız DİBS işlemlerine ve hak sahipliğinin belirlenmesine dayanır. Ödeme hesabında işlemin gerçek tutarı önem taşır. Belgedeki nominal veya vade sonu tutarı, müşterinin bankaya fiilen yatırdığı işlem bedeliyle aynı kabul edilemez.
Kanunun 3. maddesinde ayrıca ödeme dışında bırakılan kişiler ve işlemler vardır. İzin kaldırıldıktan sonra karşılıksız DİBS aldığı belirlenenler, bankanın ortakları ve maddede sayılan yakınları, belirli yöneticileri ve bankayı bağlayan imza yetkisi bulunan görevlileri, şube müdürleri, bunlar adına hareket edenler ve ilgili kuruluşlar bakımından özel hükümler bulunur. Personelin kurduğu munzam veya yardımlaşma sandık ve vakıflar da maddede ayrıca yer alır. Bu liste, bankada herhangi bir görevde çalışmış herkesin aynı nedenle kapsam dışında olduğu biçiminde genişletilmemelidir. Somut sıfat ve işlem tarihi kanun metniyle karşılaştırılmalıdır.
Hak sahipliğinin miras veya temsil yoluyla ileri sürülmesi de belgelendirilmelidir. TMSF’nin 2022 tarihli hizmet standartlarında kimlik, alacağı gösteren cüzdan veya işlem belgeleri, adres, gerekiyorsa vekâletname ve mirasçılık belgesi ile ortak hesapların temsiline ilişkin belgeler sayılmıştır. Bu tarihli liste, 2026’da verilmiş yeni bir ödeme ilanı değildir; güncel başvuru kanalı ve belge biçimi TMSF’den teyit edilmelidir. TMSF Hizmet Standartları, İstanbul 2022, PDF s. 6, sıra 14.
2007’deki başvuru dönemi kaçırılmışsa hak mutlaka sona ermiş midir?
İlk yirmi günlük başvuru döneminin geçirilmesi tek başına bütün hakların sona erdiği şeklinde okunamaz. AYM’nin Abdullah Yönetci kararında tam olarak aktardığı 2007/12398 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesinin onuncu fıkrası, bu dönemden sonra başvuranları ve belgelerini sonradan tamamlayanları ayrıca düzenler; gecikmeli talebin veya tamamlanan belgelerin Fona ulaşmasından itibaren altmış gün içinde, hak sahibine ödenmek üzere tutarın ödeme bankasına aktarılmasını öngörür.
Aynı kararın 48. paragrafında aktarılan TMSF açıklaması, uygulamada da sürenin hak düşürücü sayılmadığını bildirir. Bu açıklama 2015’teki uygulamaya ilişkindir. TMSF’nin 2025 raporunda 2022 ve 2023 yıllarına ait ek ödeme kalemlerinin bulunması da sürecin ilk 2007 ödeme döneminden ibaret olmadığını gösterir. Ancak bu veriler, bugün yapılan her ilk başvurunun koşulsuz kabul edileceğini veya hangi kişinin hâlen ödenmemiş hak sahibi olduğunu kanıtlamaz. Abdullah Yönetci, §§ 25 ve 48; TMSF 2025 Faaliyet Raporu, PDF s. 42, Tablo 10.
Hiç ödeme almamış kişiyle, ödeme ve ibra sonrasında ek tazminat isteyen kişinin durumu farklıdır. Eski bir ret işlemi veya kesin hüküm varsa bunların kapsamı ve süre sonuçları ayrıca incelenir. Aynı talebi yeni tarihli bir dilekçeyle tekrarlamak, geçmiş dava açma veya kanun yolu süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz.
Ödeme tutarı, faiz ve vergi kesintisi nasıl değerlendirilir?
İlk incelemede şu kalemler ayrı çıkarılmalıdır: Bankaya ödenen gerçek işlem bedeli; özel düzenlemeye göre hesaplanan faiz; faizden yapılan vergi kesintisi; kişiye fiilen geçen net ödeme; yargılama gideri veya başka nedenle yapılan mahsup. Eski Türk lirasıyla düzenlenmiş bir belgedeki rakamın parasal dönüşümü de reel değer veya faiz hesabıyla karıştırılmamalıdır.
2007/12398 sayılı Kararın AYM kararında aktarılan 4. maddesi, işlem bedelini ve belirli dönem için TÜFE esaslı faiz hesabını düzenler. Bu tarihsel formülü alıp bütün tutara 2026’ya kadar kesintisiz TÜFE veya bankanın vaat ettiği en yüksek mevduat faizini eklemek doğru bir hesap yöntemi değildir. Başvuru ve ödeme tarihi, uygulanmış hesap ve varsa yargı kararı görülmeden kişisel bakiye çıkarılamaz. Kanunun geçici 1. maddesi de bu kapsamda ödenen faizi gelir vergisi yönünden mevduat faizi sayar.
TMSF’nin 31 Aralık 2025 itibarıyla açıkladığı 65 ödeme etabında toplam kaynak çıkışı yaklaşık 966,73 milyon TL’dir. Bu tutarın içinde yaklaşık 36,09 milyon TL gelir vergisi yer alır. Dolayısıyla toplamı, doğrudan yatırımcıların hesabına geçen net para veya bütün zararların karşılandığı oran gibi sunmak yanıltıcı olur. Raporun 2024 ve 2025 satırlarında yeni ödeme bulunmaması da her bir bireysel dosyanın hukuken kapandığı sonucunu doğurmaz. TMSF 2025 Faaliyet Raporu, PDF s. 42, Tablo 10.
İbraname imzalanmışsa kalan zarar için dava açılabilir mi?
İbranamenin sonucu, neyin tahsil edildiği ve hangi haklardan vazgeçildiği okunarak belirlenir. 5667 ödeme sürecindeki taahhütname ve ibra, sıradan bir banka dekontundan daha geniş sonuç doğurabilir. “Parayı aldım, kalanını her durumda ayrıca isterim” varsayımıyla imza atılması veya eski imzanın göz ardı edilmesi önemli bir hatadır.
Abdullah Yönetci dosyasında başvurucuya 24 Mayıs 2010’da 66.130,02 TL ödenmişti. AYM, ödeme ve ibra ile dosyanın özelliklerini birlikte değerlendirerek mülkiyet hakkı şikâyeti bakımından mağdurluk statüsünün sona erdiğine; bu şikâyetin kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi. Silahların eşitliği ve mahkemeye erişim şikâyetleri de açıkça dayanaktan yoksun bulundu. Karar, bankadan başlangıçta vaat edilen her getirinin ayrıca tahsil edilebileceği yönünde değildir. AYM, 21.04.2016, §§ 49–66 ve hüküm.
Mehmet Fatih Akın dosyasında ise başvurucu, ibra ve hesaplanan tutarla ilgili itirazları nedeniyle özel ödeme yolunu kullanmamıştı. AYM, mülkiyet hakkı şikâyetini başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu. Aynı dosyada makul sürede yargılanma hakkı yönünden ihlal saptanması, mülkiyet şikâyetinin kabul edildiği veya bütün DİBS bedelinin tazminat olarak hükmedildiği anlamına gelmez. AYM, B. No: 2013/7035, 30.03.2016, hüküm bölümü.
Bu iki karar farklı aşamaları gösterir. Ödeme hesabının hiç yapılmaması, kayıtlı bir ödemenin kişiye ulaşmaması, hatalı hak sahipliği tespiti ve geçerli ödeme-ibra sonrasında ek zarar istenmesi aynı dava olarak kurulamaz. Hangi işlemin denetleneceği ve hangi zararın hâlen karşılanmadığı somut olarak gösterilmelidir.
Eski tazminat kararının sonraki aşaması neden önemlidir?
İlk derece mahkemesinin BDDK ve SPK aleyhine verdiği kabul kararını görmek, alacağın aynı şekilde kesinleştiğini kanıtlamaz. 5667 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra daha önce açılmış davaların değerlendirilme biçimi değişmiştir.
Danıştay 13. Dairenin 19.10.2022 tarihli, E. 2017/991, K. 2022/3711 sayılı kararında, iki DİBS işlemi nedeniyle verilen kısmi kabul hükmünün kabul edilen bölümü, yeni ödeme rejimi çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bu karar, ilk derece kabulünün kesinleşmiş bir tazminat ilamı gibi kullanılmasına elverişli değildir. Karar metninde bir tarafın ödeme yapıldığına ilişkin savunması bulunması da tek başına mahkemenin o ödemenin gerçekten kişiye ulaştığını kesin olarak tespit ettiği anlamına gelmez. Bu bozma sonrasındaki nihai sonuç, anılan metinden doğrulanamamaktadır. Danıştay 13. Daire, kararın tam metni.
5667’nin derdest davalara uygulanmasına ilişkin 2. maddesinin birinci fıkrası hakkındaki anayasal itirazın reddedilmiş olması da her bireysel ödeme hesabının doğru olduğu anlamına gelmez. Norm denetimi ile kişinin hak sahipliğinin ve kalan alacağının tespiti farklı incelemelerdir. AYM, E. 2007/77, K. 2010/50, 24.03.2010.
Bugün başvuru düşünülüyorsa hangi belgeler karşılaştırılmalı?
- İşlem belgesi: DİBS türü, işlem tarihi, gerçek ödeme tutarı, hesap ve şube bilgisi; varsa önceki hesaptan dönüşüm kaydı.
- TMSF dosyası: Hak sahipliği değerlendirmesi, başvuru evrakı, eksik belge bildirimleri ve gerekçeli ret veya ödeme hesabı.
- Gerçek ödeme: Aracı bankaya aktarma kaydı ile kişinin hesabına geçen paranın tarihi ve tutarı; brüt-net farkı ve mahsuplar.
- İbra ve dava safahatı: İmzalı bütün sayfalar, ilk derece hükmü, bozma veya onama, sonraki hüküm, kesinleşme ve tebliğ kayıtları.
- Başvuranın yetkisi: Kimlik, vekâlet veya mirasçılık ve gerektiğinde ortak hesabın temsiline ilişkin belgeler.
Bu karşılaştırma, gerçekten ödenmemiş bir hak mı, ödeme hesabına itiraz mı, önceki hükmün uygulanması mı, yoksa ibra kapsamıyla karşılaşan ek zarar talebi mi bulunduğunu ortaya çıkarır. Yanlış veya fazla ödeme saptanırsa 5667 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca TMSF’nin geri alma yetkisi de bulunduğundan, mükerrer ödeme talebi oluşturulmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Elimde Hazine bonosu dekontu var; doğrudan Hazineye mi başvurmalıyım?
Belgenin gerçek bir DİBS sahipliğini mi, İmar Bankasının karşılıksız satış işlemini mi gösterdiği belirlenmelidir. İkinci durumda 5667’nin TMSF aracılığıyla kurduğu özel yol esastır. Dekontun üzerinde Hazine bonosu yazması, tek başına Hazineden nominal bedel tahsil hakkı vermez.
Ödeme alınmış görünüyor ama para hesaba geçmemişse ne yapılır?
TMSF’nin aracı bankaya aktardığı tarih ile kişiye yapılan ödeme aynı kayıt değildir. Aracı banka ve kişisel hesap hareketleri karşılaştırılmalı; ödemenin kime, hangi hesap üzerinden yapıldığı belgelendirilmelidir.
Başka bir mağdurun kazandığı dava benim için yeterli mi?
Kararın gerçek işlem türü, ödeme ve ibra durumu, talep edilen zarar ve sonraki kanun yolu sonucu eşleşmelidir. Bozulmuş bir ilk derece hükmü veya farklı hesap türündeki karar tek başına yeterli olmaz.
İmar Bankası olayının diğer tarihsel krizlerden farkları için Türkiye’de yatırım krizleri ve hukuki yollar; banka müdahalelerinin genel yapısı için 2001 bankacılık krizinde mevduat, hissedar ve devredilen banka ayrımı incelenebilir.
Mevzuat, kararlar ve ödeme verisinin kapsamı
- 5667 sayılı Kanunun güncel birleştirilmiş metni: m. 1–4 ve geçici m. 1. İlk kabul metni ile sonraki değişiklikler birbirinden ayrılmıştır.
- AYM, Abdullah Yönetci, 2013/6827, 21.04.2016: özellikle §§ 25, 48–66; 2007/12398 sayılı Kararın tarihsel hükümleri § 25’te aktarılır.
- AYM, Mehmet Fatih Akın, 2013/7035, 30.03.2016; AYM, E. 2007/77, K. 2010/50, 24.03.2010.
- Danıştay 13. Daire, E. 2017/991, K. 2022/3711, 19.10.2022: bozma kararıdır; sonraki nihai sonuç bu kaynakla doğrulanmamıştır.
- TMSF 2025 Faaliyet Raporu: PDF s. 40–42; ödeme verisinin kesim tarihi 31.12.2025’tir. 2022 hizmet standartları, PDF s. 6, sıra 14, tarihsel belge listesidir.
