Fon Portföy Saklayıcısının Sorumluluğu: Doğru Banka Nasıl Belirlenir?

Fon varlıklarının yönetimden ayrı saklanmasını temsil eden kasa ve cam bölmeler.

Yazar: · İlk yayın ve kaynak kontrolü:

Fon payını satın aldığınız banka, fonun portföyündeki varlıkları saklayan kuruluş ve tasfiyeyi yürüten banka farklı olabilir. Bu ayrım, zarar için kime başvurulacağını doğrudan etkiler. Portföy saklayıcısı, kendi saklama ve kontrol yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle doğan zarardan sorumlu tutulabilir; fonun her değer kaybını veya ödenemeyen bütün katılma payı bedellerini garanti etmez. Sağlam bir talep, ilgili tarihte görevli kuruluşu, ihlal edilen yükümlülüğü ve bu ihlal yüzünden oluşan zararı birlikte göstermelidir.

Yazının bölümleri

Fon krizinde saklayıcıya başvurmayı değerlendiren yatırımcı açısından ilk iş banka isimlerini listelemek değildir. Fonun belgelerinden görev tarihlerini çıkarmak, yatırımcı hesabıyla fon portföyünü ayırmak ve hangi kontrolün hangi işlemi önleyebileceğini belirlemek gerekir.

Fon, aracı kurum ve SPK süreçlerinde hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta

Fonun yöneticisi, satış bankası ve saklayıcısı hangi işi yapar?

Bir fon yatırımında karşılaşılabilecek kuruluşlar
SıfatTemel işlevSorumluluk araştırmasında sorulacak soru
Kurucu ve portföy yöneticisiFonun kurulması, temsili ve yatırım kararlarının yürütülmesi.Fon belgelerine, stratejisine ve yatırımcı menfaatine aykırı hangi karar alındı?
Dağıtıcı veya satışa aracılık eden kuruluşKatılma payının satışına aracılık, yatırımcıya bilgi verilmesi ve emirlerin iletilmesi.Ürün yanlış mı tanıtıldı, talimat geç veya eksik mi iletildi?
Portföy saklayıcısıFon varlıklarının ayrı izlenmesi; değerleme, işlem, nakit akımı ve diğer kanuni kontroller.Kontrol etmekle yükümlü olduğu işlemde hangi aykırılığı önlemedi, bildirmedi veya takip etmedi?
Merkezî kayıt veya takas kuruluşuÜstlenilen hizmete göre kayıt, takas ve saklama altyapısı.Zarar iddiasıyla bağlantılı işlemde kuruluş hangi sıfatla görev yaptı?
Tasfiye için görevlendirilen kuruluşGörevlendirme kararının kapsamındaki tasfiye işlemleri.İddia önceki yönetim dönemine mi, tasfiye sırasında yapılan bir işleme mi ilişkin?

Aynı banka birden fazla görevi üstlenebilir. Buna karşılık aynı grupta bulunmak veya uygulamada bankanın logosunu görmek, bütün kuruluşların aynı borcu üstlendiğini göstermez. Fonun banka tarafından önerilerek satılması iddiası için satışta bilgilendirme ve banka sorumluluğu, saklama ilişkisinden ayrı incelenmelidir.

Portföy saklayıcısının kontrol yükümlülükleri nelerdir?

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 56. maddesi, saklamayı varlıkların bir hesapta tutulmasından daha geniş düzenler. Katılma paylarının ihraç ve itfası, pay değerinin kurallara göre hesaplanması, hukuka uygun talimatların yerine getirilmesi, işlem bedellerinin uygun sürede aktarılması ve portföy yapısının mevzuata uygunluğu bu görevin içindedir.

III-56.1 sayılı Tebliğ’in 5 ve 7. maddeleri bu çerçeveyi somutlaştırır. İncelemede özellikle şu kayıtlar önem taşır:

  • Değerleme: Kullanılan fiyat, değerleme yöntemi ve fon belgesiyle uyum; yöntemin uygulanmasına ilişkin kontroller.
  • Yatırım sınırları: Fonun kendi stratejisi, portföy sınırlamaları ve kaldıraç limitleri karşısında gerçekleştirilen işlemler.
  • Pay ve nakit mutabakatı: İhraç ve itfa edilen payların, hesaplanan bedellerin ve MKK kayıtlarının karşılaştırılması; fon adına açılmış hesapların nakit hareketleri.
  • Aykırılığın takibi: Yöneticiye yapılan uyarı, istenen düzeltme, alınan tedbir ve gerekli SPK bildirimleri.

Örneğin portföy sınırına aykırılık işlemden sonra saptanmışsa Tebliğ, düzeltmenin istenmesini ve yapılmaması hâlinde Kurula bildirimde bulunulmasını düzenler. Dolayısıyla dosyada yalnız “işlem gerçekleşti” denilmesi yetmez; kontrolün zamanı, aykırılığın ne zaman görülebildiği ve sonrasında ne yapıldığı araştırılır. Her işlemin mutlaka gerçekleşmeden önce saklayıcı tarafından onaylandığını varsaymak da doğru değildir.

Saklayıcı denetim raporlarından ve olağan dışı nakit hareketlerinden bağımsız çalışmaz. Ancak bir ihmal iddiası, ilgili fonun türüne ve işlem tarihindeki kurallara bağlanmalıdır. Her fon için aynı yoğunlaşma sınırını kullanmak, özellikle serbest fonlarla diğer fonları aynı kabul etmek, incelemeyi daha başlangıçta hatalı hâle getirebilir.

Piyasa zararı ile saklama veya kontrol ihlali nasıl ayrılır?

Tebliğ’in 11/3. maddesi, portföy saklayıcısının portföy yönetiminden veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararlardan sorumlu olmadığını açıkça belirtir. Bu hüküm, saklayıcının kendi kanuni görevlerini ihlal etmesini koruyan genel bir sorumsuzluk kuralı değildir. Aynı maddenin ilk fıkrası, yükümlülük ihlalinin doğurduğu zarardan sorumluluğu düzenler.

Bu nedenle bir payın fiyatının hızla yükselip düşmesi araştırma sebebi olabilir; tek başına saklayıcının manipülasyonu bildiğini, suça iştirak ettiğini veya yatırımcının bütün kaybını ödeyeceğini kanıtlamaz. Önce uygulanması gereken değerleme ve kontrol kuralı, sonra bu kurala aykırı davranış gösterilir. Ardından, yükümlülük zamanında yerine getirilseydi kaybın hangi kısmının önlenebileceği incelenir.

Örnek: Fon, belgesinde izin verilen bir varlığı usulüne uygun almış ve piyasa düşüşü nedeniyle zarar etmişse, sırf kayıp nedeniyle saklayıcıya tazminat yüklenemez. Buna karşılık saklayıcının kontrol alanına giren bir limit ihlalinin saptanmasına rağmen gerekli düzeltme ve bildirim adımlarının atılmaması, sonradan oluşan veya büyüyen zarar bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Bunlar gerçek bir dosyaya ilişkin tespit değil, iki farklı hukuki durumu ayıran örneklerdir.

Fonun ilgili tarihteki saklayıcı bankası nasıl bulunur?

Bugünkü fon sayfası, geçmişteki bütün işlemlerin muhatabını göstermeyebilir. Özellikle saklayıcı değişmiş veya tasfiye görevlendirmesi yapılmışsa, “hangi banka?” sorusu “hangi tarihte, hangi görev için?” biçiminde sorulmalıdır.

  1. Fonun tam unvanını, kodunu ve varsa ISIN bilgisini belirleyin. Benzer isimli fonlar veya unvan değişiklikleri yanlış belge kullanılmasına yol açabilir.
  2. KAP’taki güncel fon bilgilerini okuyun. Portföy saklama hizmeti alınan kuruluş bilgisini, izahname ve diğer bilgilendirme belgeleriyle karşılaştırın.
  3. Zarar iddiasının dönemine geri gidin. O tarihte yürürlükteki izahnameyi, tadil metinlerini, saklayıcı değişikliği açıklamalarını ve ilgili Kurul kararlarını bulun.
  4. Değişikliğin hukuken ve fiilen başladığı tarihi ayırın. Onay, duyuru, sözleşmenin yürürlüğü ve varlık devri aynı gün olmak zorunda değildir. Belge eksikse kurucu ile ilgili saklayıcılardan tarihli açıklama istenmeli; gerektiğinde sözleşme ve devir kayıtları mahkeme aracılığıyla getirtilmelidir.
  5. Tasfiye görevlendirmesini ayrıca kaydedin. Sonradan görevlendirilen bankanın önceki dönemde de saklayıcı olup olmadığını aynı belgeler üzerinden kontrol edin.

Tebliğ’in 10. maddesine göre yeni saklama sözleşmesi yürürlüğe girene kadar eski sözleşmeye taraf saklayıcının sorumluluğu devam eder. Bu yüzden yalnız değişiklik duyurusunun tarihini almak bazı uyuşmazlıklarda yetersiz kalır.

Somut bir belge örneği bu ayrımın önemini gösterir: Tera Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu için yayımlanan izahname tadil metninin eski şeklinde T. İş Bankası A.Ş., yeni şeklinde Tera Yatırım Bankası A.Ş. portföy saklayıcısı olarak yer almaktadır. Bu belge, geçmiş ve yeni kayıtların birlikte okunması gerektiğini gösterir; tek başına belirli bir zararın sorumlusunu veya fiilî devir gününü kanıtlamaz. Belgedeki banka adlarından herhangi biri hakkında kusur sonucu çıkarılamaz.

MKK ekstresindeki banka ile fon saklayıcısı aynı mıdır?

Her zaman aynı değildir. MKK’nın e-YATIRIMCI açıklamasına göre sistem, yatırım kuruluşlarında adınıza açılan hesapları ve bu hesaplardaki işlemleri izlemenizi sağlar. Yatırımcı adına tutulan fon katılma payı ile fonun kendi portföyündeki hisse, tahvil ve nakit farklı kayıt konularıdır.

Bu nedenle e-YATIRIMCI ekstresinde görünen hesap kuruluşu, pay sahipliği ve işlemin takibi bakımından önemlidir; fon portföyünün saklayıcısını tek başına belirlemez. Kayıtların anlamı konusunda MKK’da PBLK ve SERB kayıtlarının ispat değeri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Takasbank için de kurum adından hareketle genel bir sonuç kurulamaz. Takasbank ilgili işlemde merkezî takas kuruluşu olarak mı, doğrudan portföy saklayıcısı olarak mı, başka bir hizmet kapsamında mı görev yapmıştır? Kanun’un 78/2. maddesindeki üyelerin müşterilerine karşı yükümlülüklerine ilişkin düzenleme, kuruma her sıfatı ve her kendi işlemi için sınırsız sorumsuzluk tanındığı biçiminde okunamaz. Öte yandan varlıkların Takasbank’ta izlenmesi de bütün yatırım zararlarını onun borcu yapmaz. Kanun’un 56/5. maddesi ve Tebliğ’in 5/7. maddesi, merkezî hesaplarda izleme hâlinde portföy saklayıcısının görevlerinin devam ettiğini belirtir.

Yatırımcı saklayıcıya doğrudan dava açabilir mi?

Kanun’un 56/2–3. maddeleri ile Tebliğ’in 11. maddesi, katılma payı sahibinin dava hakkını korur. Saklayıcıya karşı talep için her durumda önce yöneticiye dava açılması veya tasfiyenin bitmesinin beklenmesi şeklinde genel bir ön koşul yoktur. Bununla birlikte talep edilen zararın doğmuş, açıklanabilir ve ilgili ihlalle bağlantılı olması gerekir; tasfiye ödemeleri ve devam eden diğer tahsilatlar aynı zarar bakımından hesaba katılır.

Müteselsil sorumluluk da bütün kurumları otomatik olarak kapsamaz. Kanun’un 56/4. maddesi, varlıkların başka portföy saklama kuruluşu nezdinde saklanmasına ilişkin özel durumu düzenler; Tebliğ’in 12. maddesi alt saklama ilişkisini ayrıntılandırır. Yönetici, satış kuruluşu veya diğer kişilerle birlikte sorumluluk ileri sürülüyorsa, her birinin hukuki sebebi ve aynı zarara katkısı ayrıca kurulmalıdır. Bankanın mali gücü, sorumluluğunun hukuki dayanağının yerine geçmez.

Yargıtay kararları saklama uyuşmazlığına ne ölçüde uygulanabilir?

Portföy yönetimi veya yanıltıcı satış konusunda verilmiş bir karar, yalnız “portföy” kelimesi geçtiği için doğrudan fon saklayıcılığı kararı sayılmaz. Aşağıdaki kararların değeri, farklı sorumluluk sebeplerini ve delil ihtiyaçlarını göstermeleridir.

Doğru kuruluş ve doğru hukuki sebep: 2019/4445 E., 2021/3866 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.04.2021 tarihli kararında serbest fon yatırımına ilişkin talepler, satışa aracılık eden kurum ve portföy yönetim şirketi bakımından ayrı değerlendirildi. Bir davalı yönünden bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiği, diğer davalı yönünden ileri sürülen portföy yönetimi ve yatırım danışmanlığı ilişkisinin bulunmadığı gerekçeli retler onandı. Saklama uyuşmazlığı için çıkarılabilecek ders, her davalıya aynı genel anlatımın yöneltilemeyeceğidir. Karar, kanundan doğan saklama yükümlülüğünü veya bütün yönetici sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Resmî karar metni.

Yatırım sınırına aykırılığın belgesi: 2020/6040 E., 2021/4503 K.

11. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarihli kararı, bireysel portföy yönetiminde risk profili dışına çıkan işlemler hakkındadır. Risk anketi, SPK incelemesi ve işlem kayıtları birlikte değerlendirilmiş; kısmi tazminat hükmü davacının temyizi üzerine onanmıştır. Bu, kolektif fon saklayıcısının sorumluluğuna doğrudan hükmeden bir karar değildir. Fon dosyasına taşınabilecek yöntem, hangi sınırın hangi işlemle aşıldığını belgelemektir; karardaki kişisel kayıp toleransı (ilk derece mahkemesinin davacının risk anketindeki beyanına dayanarak esas aldığı %25) bütün fonlar için sınır oluşturmaz. Resmî karar metni.

Yanlış raporlama ile zarar dönemi: 2023/6718 E., 2024/115 K.

11. Hukuk Dairesinin 10.01.2024 tarihli kararında, zarardaki portföyün kârda gösterildiği bilgilendirme ve sonraki zararlar tartışılmış; yatırımcının ortak kusuru da gözetilerek kurulan kısmi kabul hükmü onanmıştır. Karar bir fon saklama dosyası değildir. Buna rağmen gerçek kayıt ile yatırımcıya gönderilen kayıt arasındaki farkın ve yanıltıcı bilgiden önceki/sonraki zarar ayrımının önemini gösterir. Dosyadaki kusur oranı başka yatırımcılara doğrudan uygulanamaz. Resmî karar metni.

Bu kararlar, Eylül 2026 fon krizi kapsamında belirli bir saklayıcının kusurunun yargı kararıyla saptandığı anlamına gelmez. Diğer mağduriyet türleri için fon uyuşmazlıkları içtihat külliyatında kararların olumlu ve olumsuz sonuçları birlikte ele alınmaktadır.

Tasfiye bankasının satış fiyatı ve bekleyen nakdi yönetmesi nasıl denetlenir?

Tasfiye ile görevlendirilmek, bankayı kendi işlemleri bakımından denetim dışında bırakmaz. Tasfiye öncesindeki portföy saklayıcısının, fonu satan bankanın ve sonradan görevlendirilen tasfiye bankasının hangi tarihte hangi işi yaptığı ayrı belirlenmelidir. SPK’nın 2026/61 sayılı Bültenindeki A/1, görevlendirilen bankaların portföy saklama sorumluluklarını da saklı tutar; her banka geçmiş dönemin bütün işlemlerinden aynı sıfatla sorumlu sayılamaz.

7596 sayılı Kanun m.3/2, piyasa koşulları, portföy yapısı, varlıkların korunması ve pay sahiplerinin ortak menfaati gözetilerek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi için gerekli özeni arar. Sonradan fiyatın yükselmesi tek başına önceki satışı hukuka aykırı yapmaz. Satış günündeki likidite, piyasa derinliği, teklif ve yöntem, beklemenin maliyeti ve kararın o günkü gerekçesi incelenmelidir. Borsa dışı satış gibi özel yöntemlerde gereken Kurul onayı da araştırılır.

İncelenen işlemİstenen kayıt ve karşılaştırma
Varlığın satışıVarlık/ISIN, miktar, satış günü ve yöntemi, gerçekleşen bedel, değerleme dayanağı, mevcutsa alternatif teklifler ve özel yöntem için izin.
Alıcı ve çıkar çatışmasıAlıcının ilgili kişilerle ilişkisi, işlemin onay ve kontrol süreci; ortak menfaatin nasıl korunduğuna ilişkin açıklama.
Satıştan gelen veya vadesinde çözülen nakitFona giriş tarihi, bekleme süresi, değerlendirildiği araç, elde edilen net getiri ve fon hesabına yansıması.
Ücret, gider ve dağıtımYönetim ücreti ve zorunlu giderlerin dayanağı, dönemi, matrahı; dağıtılabilir nakit ve uygulanan ödeme sırası.

2026/61 A/5, tahsil edilen nakdin fon için belirlenen ödeme planı esas alınarak para piyasası araç ve işlemlerinde değerlendirilebilmesine imkân verir. Bu, yatırımcıya kendiliğinden sabit mevduat getirisi veya her bekleme günü için belirli bir faiz vaat etmez. Fonda fiilen elde edilen getirinin kaydı ile kurumun kusurlu gecikmesine dayanılarak istenebilecek tazminat ve temerrüt faizi ayrı incelenir. Tera, Pusula ve Atlas’ın kapsam içindeki fonlarında dağıtım hesabı ve sıra ayrıca 27.10.2026 tarihli 76/1903 sayılı karara göre değerlendirilir.

Saklama sıfatıyla yapılan değerleme, nakit ve gider kontrollerinde III-56.1 m.5 ile SPKn m.56 önem taşır. Somut şüpheyi fon kodu, işlem ve tarih belirterek yazılı açıklama ve kayıt koruma talebine bağlayın; cevap ve karşılaştırılan belgelerle SPK incelemesi istenebilir. Verilmeyen kayıtların yargılamada celbi ve tazminat yolu, bankanın sıfatı, gösterilen ihlal ve zararla birlikte değerlendirilir. SPK’ya şikâyet tek başına dava süresini veya özel hukuk zamanaşımını koruyan bir işlem değildir; görevli merci ayrıca belirlenmelidir.

Başvurudan önce hangi belgeler hazırlanmalı?

Saklayıcı sorumluluğunda iddia ile belgeyi eşleştirme
İspatlanacak konuÖncelikli kayıt
İlgili dönemin saklayıcısıTarihli izahname, tadil ve duyurular; saklama sözleşmesinin yürürlük ve devir kayıtları.
Yatırımcının hak sahipliğiFon kodu, pay miktarı, alış ve satış emirleri, banka ve MKK hesap hareketleri.
Somut kontrol ihlaliDeğerleme dosyası, portföy limitleri, emir ve mutabakat kayıtları, uyarı ve bildirimler.
İhlal ile kayıp arasındaki bağİşlem kronolojisi, kontrolün yapılabileceği tarih, karşılaştırmalı zarar hesabı ve teknik inceleme.
Kalan zararGerçekleşen satışlar, ara ödemeler, tasfiye dağıtımları ve diğer tahsilatlar.

Yatırımcı bütün iç denetim veya saklama kayıtlarını doğrudan elde edemeyebilir. Bu durumda belgelerin hangi kurumda olduğu ve hangi olguyu kanıtlayacağı açıklanarak mahkemeden getirtilmesi istenir. Delilin kaybolma veya sonradan elde edilmesinin güçleşme riski varsa, şartları çerçevesinde delil tespiti değerlendirilebilir. Genel bir “bütün kayıtlar gelsin” talebi yerine işlem, dönem ve kayıt türünün belirlenmesi incelemeyi güçlendirir.

Görevli mahkeme, talebin hukuki niteliği ve tarafların konumuna göre belirlenir; her yatırımcı için otomatik olarak aynı mahkeme adı yazılmamalıdır. Görev ve arabuluculuk koşulları ile zamanaşımı ve başvuru süreleri birlikte değerlendirilmelidir. Bankaya, SPK’ya veya savcılığa başvurulmasının bütün özel hukuk sürelerini kendiliğinden koruduğu varsayılmamalıdır.

Talebin merkezinde hukuken saklayıcıya yüklenebilen kayıp bulunur; ekranda görülen en yüksek fon değeri tek başına zarar hesabı değildir. Zarar hesabında tasfiye ödemelerinin mahsubu, aynı tutarın birden fazla kişiden tekrar tahsil edilmesini önleyecek biçimde yapılmalıdır. Davalı seçimi; ilgili döneme, ihlal edilen yükümlülüğe ve bu ihlale bağlanabilen zarar kalemine dayanmalıdır.

Saklayıcının denetimi için hangi rapor satırı araştırılır?

Portföy raporundaki kayıt, işlem türü ve tarih belirlenmeden yalnız bir şirket adına dayanarak görev ihlali kurulamaz. Gerçek TP2 raporunu okuma uygulaması; ay sonu tutarını aylık ortalamadan, ters repoyu teminattan ve portföy değerini fon toplam değerinden ayırır. Ardından ilgili tarihin saklayıcısı, işlem evrakı, yaptığı kontrol ve varsa aykırılık bildirimi istenir.

About the Author

Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık'ın ortağıdır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır (Sicil No 92414). Sermaye piyasası hukuku ve yatırımcı haklarının korunması ile kripto varlık hukuku ve blokzinciri adli bilişimi alanlarında ihtisaslaşmıştır.

Sermaye piyasasında portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve bankalarla yatırımcı uyuşmazlıklarını, SPK işlemlerine karşı idari yargı yollarını ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu bir bütün olarak yürütür; 2026'da tasfiye edilen fonların yatırımcıları için ceza, idare, icra ve ticaret hukuku süreçlerini birlikte takip eder. Kripto varlık dosyalarında hukuki analizi teknik incelemeyle birleştirir: transferleri blokzinciri üzerinde izler, bu izlemeye dayanan teknik uzman raporları hazırlar. Bankacılık ve finans hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku da çalışma alanları arasındadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir.