Aracı Kuruma Karşı Tazminat Davası: Emir, Delil ve Görev

Aracı kurumdan yatırım zararının istenebilmesi için kaybı doğuran belirli bir yükümlülük ihlali bulunmalıdır. Verilmemiş bir emrin gerçekleştirilmesi, verilmiş emrin iletilmemesi, hatalı teknik altyapı, kişiye uygun olmayan danışmanlık ve teminatın sözleşmeye aykırı kapatılması farklı uyuşmazlıklardır. Hesabın eksiye düşmesi bunlardan hangisinin gerçekleştiğini açıklamaz. Sağlam bir talep; emrin kimden geldiğini, kurumun neyi üstlendiğini, hangi aşamada neyin yanlış yapıldığını ve bunun parasal sonucunu aynı dosyada gösterebilmelidir.

Bu rehber, SPK izniyle faaliyet gösteren yatırım kuruluşlarından alınan hizmetleri ele alır. Kurumun ödeme veya varlık teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi Yatırımcı Tazmin Merkezi bakımından ayrı bir meseledir. Yetkisiz platforma veya sahte yatırım hesabına para gönderilmesi ise yatırım dolandırıcılığı kapsamında farklı deliller ve başvuru yolları gerektirir.

Telefon talimatıyla işlem ekranını birlikte kullanan aracı kurum masası
Bölümlere geç

Fon, aracı kurum ve SPK süreçlerinde hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta

Aracı kurumun borcunu, hesabın açıldığı uygulama adıyla belirlemeyin

Bir banka uygulamasından verilen emri banka alabilir, grup şirketi olan aracı kurum gerçekleştirebilir, varlık başka bir kuruluşun saklama zincirinde izlenebilir. Bu nedenle uygulamanın markasıyla dava açılacak şirketin unvanı aynı olmayabilir. Sözleşmenin tarafı, emir kabul eden kuruluş, işlem sonuç formunu düzenleyen kuruluş ve şikâyet edilen fiili yapan personel birlikte belirlenmelidir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.37–45 yatırım hizmetlerini ve bunlara ilişkin izin sistemini düzenler.

Emir iletimi hizmetinde mesele, müşterinin talimatının yetkili gerçekleştirme kuruluşuna doğru aktarılmasıdır. Emir gerçekleştirme hizmetinde kabul, piyasaya gönderim, eşleşme ve sonuç yükümlülükleri öne çıkar. Bireysel portföy yönetiminde ise müşteri, sözleşmenin sınırları içinde yatırım kararlarının verilmesini yöneticiye bırakır. Her işlem için ayrıca arama yapılmaması bu son ilişkide tek başına usulsüzlük göstermez. Yatırım danışmanlığında kişiye sunulan tavsiyenin kapsamı, dayanağı ve müşteriye uygunluğu incelenir.

Örneğin müşteri 1.000 pay için belirli fiyatlı satış emri vermişse kuruluşun borcu bu talimatı ve uygulanabilir işlem kurallarını gereği gibi yerine getirmektir. Sonraki haftanın en yüksek fiyatından satış sağlama yükümlülüğü doğmaz. Buna karşılık kurumun emri alıp bekletmesi, miktarı değiştirmesi veya başka bir paya göndermesi, piyasanın genel riskinden ayrı bir ihlal olabilir. III-37.1 sayılı Tebliğ m.19 kapsamındaki emir gerçekleştirme, özen ve sadakat yükümlülükleri; sözleşme, emir gerçekleştirme politikası ve müşterinin özel talimatıyla birlikte okunur.

Doğru davalıyı belirlemek de bu ayrımdan başlar. Banka ile aracı kurum arasında grup ilişkisi bulunması her borcu kendiliğinden ortaklaştırmaz. Buna karşılık sözleşme ve ifa ilişkisi iki kuruluşun da sorumluluğunu doğurabilir. Yargıtay 11. HD’nin 25.01.2024, E.2022/6214, K.2024/613 kararında banka ve aracı kurumun talimat dışı işlemlerden birlikte sorumluluğu korunmuştur. Bunun dayanağı, o dosyadaki sözleşme ve ifa yardımcısı ilişkisidir; karar bütün banka uygulamalarına yönelik otomatik müteselsil sorumluluk kuralı değildir. Kararın tam metni ve yetkisiz işlem dosyasındaki ayrıntılı değerlendirme.

“Ben emir vermedim” ile “Verdiğim emir yapılmadı” aynı şekilde ispatlanmaz

III-45.1 sayılı Tebliğ m.8/3–4 bu iki iddiayı özellikle ayırır. Kurum, sözlü müşteri emrine dayanarak işlem yaptığını söylüyorsa sözlü emrin varlığını kurum ispatlar. Müşteri, verdiği alım veya satım emrinin hiç yerine getirilmediğini söylüyorsa emri verdiğini müşteri ispatlar. Birinci durumda “yatırımcı emri vermediğini kanıtlayamadı”, ikinci durumda “kurum verilmemiş emri ispatlasın” biçiminde kurulmuş bir inceleme hatalı olabilir.

Bu ayrım, bütün uyuşmazlıkların ses kaydıyla çözüleceği anlamına gelmez. Yazılı emirde belgenin kapsamı ve imza; elektronik emirde kimlik doğrulama, oturum, emir içeriği, kaynak ve zaman kayıtları incelenir. Hesaba giriş yapılmış olması, her tartışmalı emrin o kişi tarafından verildiğini tek başına kanıtlamaz. Aynı şekilde belirli bir IP adresi, özellikle ortak ağ veya uzaktan erişim ihtimalinde, ekranı kullanan gerçek kişinin tek başına teşhisi değildir.

İmzalı çerçeve sözleşmesi de bir payın belirli miktar ve fiyattan alınmasına verilmiş münferit emir değildir. Sözleşme telefonla emir verilebileceğini düzenleyebilir; bundan telefon konuşması yapılmadan işlem yapılabileceği sonucu çıkmaz. Kurum temsil yetkisine veya portföy yönetimine dayanıyorsa hangi kişinin, hangi tarihler arasında, hangi ürün ve işlem türleri için yetkilendirildiği ayrıca açıklanmalıdır.

Ekstre, emir kaydı ve borsa kaydı farklı soruları cevaplar

Ekstre, işlemin hesaba yansımasını gösterir. Ses kaydı, konuşmanın içeriğini ve talimatın şartlarını açıklayabilir. Kurum emir formu, kabul edilen emri; borsa mesajı, piyasaya ulaşan emri ve sistem cevabını gösterir. MKK kayıtları varlığın hesaplar arasındaki hareketine ışık tutar. Bu belgelerden yalnız biriyle bütün zinciri açıklamak çoğu zaman mümkün değildir.

Geniş tablolar dar ekranda yatay kaydırılabilir.

Bir emrin izini sürebilmek için aranacak eşleşmeler
AşamaSomut incelemeİstenecek kayıt
TalimatKim, hangi ürün için, hangi miktar, fiyat ve geçerlilik şartıyla emir verdi?Yazılı emir veya görüşmenin tamamı; elektronik talimatın tarih, saat, kaynak ve kimlik doğrulama verileri
Kurumun kabulüTalimat kabul edildi mi, doğrulamadan mı kaldı, reddedildi mi?Kanal bazında emir numarası, kabul zamanı, ret sebebi ve müşteri bilgilendirmesi
Borsaya iletimKabul edilen içerik aynen gönderildi mi, ne kadar gecikti?Kurum emir numarasıyla eşleşen borsa emir kimliği, gönderim ve sistem cevapları
Değişiklik veya iptalİlk emri kim değiştirdi; iptal talebi mi yoksa tamamlanmış iptal mi var?İlk emir ve bağlı tüm değişikliklerin sırası, kalan miktar, iptal kabul/ret mesajı
Gerçekleşme ve hesapHangi miktar hangi anda eşleşti, komisyon ve nakit nasıl işlendi?Parçalı gerçekleşmeler, sonuç formları, takas ve hesap hareketleri

III-45.1 m.9, emirlerin alınış sırası ve zaman bilgileriyle kayda bağlanmasını; m.18–19, sonuç ve hesap bildirimlerini düzenler. İptal edilmiş, değiştirilmiş veya hiç gerçekleşmemiş emirlerin de dosyada bulunması gerekir. Sadece gerçekleşmiş işlemlerin Excel dökümü, verilmiş fakat iletilmemiş satış emrini veya silinmiş değişiklik talebini açıklamaz. Güncel m.27; bu kayıtların yanı sıra sistem değişiklikleri, hatalar, güvenlik ve ilgili hesap verilerinin korunması bakımından da önemlidir.

Uygulama çalışmadıysa hangi zarar istenebilir?

İlk soru, sorunun nerede oluştuğudur: müşterinin cihazı veya internet bağlantısı, kuruluşun kimlik doğrulama sistemi, emir iletim altyapısı, borsanın işlem sistemi ya da ilgili payın işlem statüsü. İkinci soru, bu sorun olmasaydı hangi emrin, ne zaman, hangi şartlarda gerçekleşebileceğidir. Ekranda hata görülmesi birinci soruya ilişkin başlangıç delilidir; ikinci soruyu tek başına çözmez.

Hisse taban fiyatta bekliyorsa, uygulamadaki arızanın yanında o anda karşılanabilecek satış miktarını da belirlemek gerekir. Taban serisinde satış emrinin Borsa sırasını ve kısmi gerçekleşmeyi örnek üzerinden takip edebilirsiniz.

Varsayımsal örnek: Saat 10.15’teki satış talebi için uygulama hata vermiş olsun. Müşteri 10.17’de çağrı merkezine ulaşıp aynı emri iletmişse görüşme ve kabul kaydı önemlidir. O sırada payın işlemleri durmuşsa, sırada yeterli alıcı yoksa veya talimatın limit fiyatı gerçekleşmeye elverişli değilse ilk denemenin başarısızlığıyla bütün fiyat düşüşü arasında doğrudan bağ kurulamayabilir. Buna karşılık kabul edilmiş emrin kurum sistemi içinde bekletildiği ve o aralıkta aynı şartlarda satış imkânı bulunduğu kayıtlarla gösterilebiliyorsa farklı bir değerlendirme yapılır.

Gün içi grafiğinde fiyatın bir kez limite değmesi, müşterinin bütün paylarının orada satılacağını kanıtlamaz. Sıra önceliği, karşı emir miktarı, kısmi gerçekleşme, işlem durdurma ve emrin geçerlilik süresi incelenir. İptal isteği gönderildiği sırada emir zaten kısmen eşleşmişse, iptal isteğinin kalan kısım bakımından ne zaman kabul edildiği ayrılır. Uygulamanın “iptal gönderildi” mesajıyla borsanın “iptal edildi” cevabı aynı olay değildir.

Yatırımcı; hata ekranını tarih ve saatle, aldığı bildirimleri, arama geçmişini ve destek başvuru numarasını koruyabilir. Kurumdan ise aynı aralık için sunucu ve emir iletim kayıtları, kesintinin başlangıç/bitişi, etkilenen kanallar, ret kodları, iş sürekliliği uygulaması ve müşteri bildirimleri istenebilir. Her kesintide herkes için aynı zarar doğmadığından, genel arıza duyurusu hesaba özgü emir ve zarar incelemesinin yerine geçmez. Alternatif kanalı kullanma imkânı ve bunun müşteriye açıklanıp açıklanmadığı da olayın koşulları içinde değerlendirilir.

2024 tarihli ret kararı: teknik suçlama somut kayıtlara bağlanmadığında

Yargıtay 11. HD’nin 17.12.2024, E.2024/1095, K.2024/9133 sayılı kararı, 2013–2014 dönemindeki döviz işlemlerine ilişkindir. Davacı; uygulanması gerekenden yüksek kaldıraç kullanıldığı, fiyat akışına müdahale edildiği, piyasa yapıcılığı nedeniyle zarar ettirildiği ve bekleyen emirlerinin iptal edildiği iddialarıyla 300.825,08 ABD doları talep etmiştir. Bunlar davacının iddialarıdır; mahkemenin doğruladığı ihlaller değildir.

İlk derece mahkemesi, ileri sürülen kaldıraç uygulamasının dosyada doğrulanmadığını, işlem ve görüşme kayıtlarının kuruma yüklenebilecek hatalı yönlendirmeyi göstermediğini ve SPK incelemesinde ihlal bulunmadığını değerlendirerek davayı reddetmiştir. İstinaf incelemesinde de uluslararası fiyat akışı ve kurumun piyasa yapıcısı olmasının tek başına ileri sürülen kaybı açıklamadığı üzerinde durulmuştur. Yargıtay ret sonucunu kesin olarak onamıştır. Resmî tam karar.

Karardan “teknik arızada kurum hiçbir zaman sorumlu olmaz” sonucu çıkmaz. Anlamlı olan, fiyat kaydı, emir geçmişi ve belirli zarar arasında kurulması gereken bağdır. Kararın eski olayında tartışılan kaldıraç oranları bugünün izin verilen oranı olarak da kullanılamaz. SPK’nın ilgili işlemlerde ihlal görmemesi dosyada değerlendirilmiş bir delildir; her sözleşme uyuşmazlığını bağlayan genel bir tazminat bağışıklığı değildir.

Uygunluk testi ile yerindelik testi neden farklı sonuç doğurur?

Uygunluk testi, genel müşterinin sunulan ürün veya hizmetin risklerini anlayabilecek bilgi ve deneyime sahip olup olmadığını değerlendirmeye yöneliktir. III-39.1 m.33 kapsamında yatırım geçmişi, eğitim ve meslek, işlem sıklığı ve hacmi gibi bilgiler alınır. Yetersiz bilgi veya uygun bulunmayan ürün hâlinde gerekli yazılı uyarılar yapılır. Müşteri bu uyarıya rağmen işlemi isterse, düzenlemenin koşulları içinde kuruluş hizmeti verip vermemekte serbesttir. Bu nedenle olumsuz uygunluk sonucu her alım satımı kendiliğinden yasaklamaz.

Yerindelik testi ise bireysel portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı için farklı bir koruma getirir. III-37.1 m.40; yatırım amacı, mali durum, risk taşıma kapasitesi, bilgi ve deneyim birlikte değerlendirilerek hizmetin müşteriye yerinde olup olmadığının belirlenmesini öngörür. Yerinde olmayan hizmet sunulamaz; gerekli bilgiler alınamaz veya güncel değilse de düzenlemedeki yasak ve bildirim kuralları uygulanır. Emir hizmetindeki “uyarıya rağmen işlem isteği” ile danışmanlıktaki bu sonuç birbirine karıştırılmamalıdır.

Testin hiç yapılmaması veya müşterinin gerçek bilgileri yerine hazır cevaplarla doldurulması önemli olabilir. Fakat tazminat dosyası orada bitmez: hangi hizmette hangi testin gerektiği, doğru yapılsaydı ne değişeceği ve gerçekleşen kaybın bu eksiklikle bağı açıklanır. Uygunluk formu doldurulmuş olması da verilmemiş bir emri meşru hâle getirmez. Müşterinin SPK mevzuatındaki “profesyonel müşteri” sınıfı ile tüketici hukukundaki ticari veya mesleki amaç değerlendirmesi ayrıca ele alınmalıdır; kavramlar aynı işlevi görmez.

Yatırım danışmanlığı sözleşmesi varsa her yanlış kararın bedeli istenebilir mi?

Yargıtay 11. HD, 22.09.2025, E.2025/993, K.2025/5562 kararında danışmanlık sözleşmesi bulunmasına rağmen davayı reddeden sonucu onamıştır. Davacı; 10 Ağustos 2018’de kur yükselirken kendisine yanlış bilgi verilerek uzun pozisyonunu satmaya yöneltildiğini, önceki işlem alışkanlığı sürseydi yaklaşık 110 milyon TL kazanacağını ileri sürmüştür. Bu rakam, mahkemenin tespit ettiği zarar değildir.

İlk derece mahkemesi; somut olayda danışmanlığa başvurulduğunun, verilen sözlerin yatırım danışmanlığı niteliğinde tavsiye olduğunun ve müşterinin iradesinin sakatlandığının ispatlanmadığını değerlendirmiştir. İstinaf ve Yargıtay bu sonucu korumuştur. Karar, “sözleşme var” ile “bu işlemde sözleşmeye aykırı kişisel tavsiye verildi” arasındaki farkı gösterir. Resmî tam karar.

Bu tür bir dosyada tek bir cümle yerine görüşmenin bütünü aranır: müşteri ne sordu, temsilci hangi olguyu doğru veya yanlış aktardı, bilgi mi yoksa kişisel tavsiye mi verdi, müşteri hangi işlemi bunun üzerine yaptı? Karar vermeyi açıklayan kayıtlar bulunmadan sonradan yükselen piyasa fiyatını geçmişteki bir garanti gibi kullanmak yeterli değildir. Özellikle VİOP’ta yeterli teminat ve o andaki işlem imkânı da varsayımsal kâr hesabının parçasıdır.

Risk formu, personel yetkisi ve “kurum sorumlu değildir” maddesi

Risk formu; fiyat dalgalanması, kaldıraç ve likidite gibi ürün risklerini açıklayabilir. Bu riskleri bilmek, kuruluşun müşteriden habersiz emir üretmesine veya bilerek yanlış bilgi vermesine izin vermek değildir. TBK m.112 uyarınca sözleşmeye aykırılık, zarar ve nedensellik ortaya konulduğunda borçlu, kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumluluktan kurtulamaz. Bu düzenleme, yatırımcının ihlali ve zararı hiç açıklamadan kazanacağı anlamına da gelmez.

TBK m.115; ağır kusurdan önceden sorumsuzluğu ve izinle yürütülen uzmanlık hizmetlerinde hafif kusura ilişkin sorumsuzluk anlaşmalarını sınırlar. TBK m.116, borcun ifasında yararlanılan kişilerin fiillerini ve ilgili sorumsuzluk kayıtlarını ayrıca düzenler. Hazır sözleşme maddeleri TBK m.20–25; tüketici işlemi varsa haksız şart denetimi bakımından da incelenir. “İnternet kesintisinden hiçbir şartta sorumlu değiliz” cümlesini görmek, incelemenin tamamlandığı anlamına gelmez. Kesintinin kaynağı ve kurumun somut yükümlülüğü yine belirlenir.

III-39.1 m.56, müşterinin bilgi eksikliğinin istismarını, gelir artırmak için gereksiz veya aşırı işlem yapılmasına yönlendirmeyi ve talimatsız işlemi yasaklar. Bireysel portföy yöneticiliğine ilişkin düzenlenmiş yetkiler saklı kalmak üzere, kurum ve personelin müşterinin hesabını yönetmesine imkân veren geniş yetkileri vekâlet, benzeri belge veya sözlü onayla alması da m.56/1-ı uyarınca yasaktır. Bu yasak, müşterinin kurum personeli olmayan gerçek bir temsilciye usulüne uygun ve kapsamı belirli yetki vermesiyle aynı mesele değildir. Personelin “benimle çalışırsanız hesabı sizin için döndürürüm” sözü, tek başına hukuka uygun portföy yönetimi ilişkisi kurmaz.

Aracı kurum davasında tüketici mahkemesi mi, asliye ticaret mahkemesi mi görevlidir?

Bireysel yatırımcı olmak önemli bir başlangıçtır; bütün dosyalar için tek başına cevap değildir. 6502 sayılı Kanun m.3’te tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden kişi olarak tanımlanır. Yatırım hizmetinin niteliği, sözleşmenin amacı, tarafların faaliyetleri ve somut hizmet ilişkisi birlikte değerlendirilir. Kararlardaki ayrımı görmek, yalnız “borsa işlemi” veya “kâr elde etme” sözünden mahkeme seçmekten daha güvenlidir.

HGK 2019/82: çoğunluk ticaret mahkemesi dedi; tüketici yaklaşımı karşı oyda kaldı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.02.2019, E.2017/11-2348, K.2019/82 kararında müşteri, kaldıraçlı işlemlerde hatalı yönlendirme nedeniyle sözleşmenin feshi ve zararının ödenmesini istemiştir. İlk derece tüketici mahkemesi ticaret mahkemesini görevli görmüş; Özel Daire bozmasına karşı direnilmesi üzerine mesele HGK’ya gelmiştir.

Çoğunluk, somut çerçeve sözleşmesinin ticari amaçlı kaldıraçlı işlemleri kapsadığını esas alarak tüketici mahkemesinin görevli sayılamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Karşı oy ise müşterinin gerçekten ticari veya mesleki faaliyet gösterip göstermediğinin aranması, sözleşmedeki hazır “ticari amaç” ifadesinin tek başına tüketici korumasını ortadan kaldırmaması gerektiğini savunmuştur. Tüketici lehine bu değerlendirme kararın çoğunluk sonucu değildir. HGK kararının çoğunluk ve karşı oy içeren tam metni.

Çoğunluğun sonucu: “uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli sayılamaz.”

Karşı oy ise gerçek faaliyet yerine sözleşme sözcüklerinin esas alınmasını, tüketici korumasını aşındıracağı gerekçesiyle tartışmış; bu tür bir kaydın “haksız şart olarak değerlendirilmelidir” ifadesiyle denetlenmesini savunmuştur. Bu ayrışma, görev seçiminin sadece sözleşmede bir kelime aramaya indirgenmemesi gerektiğini gösterir.

İzmir BAM 2025/1978: farklı sözleşme ve olgularla tüketici mahkemesi

İzmir BAM 13. HD’nin 30.10.2025, E.2025/1754, K.2025/1978 kararında bu kez aracı kurum, VİOP teminatını aşan zarar nedeniyle müşteriye karşı icra takibi yapmış ve itirazın iptalini istemiştir. Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi; yatırımcının gerçek kişi oluşunu, sözleşmede kurumsal veya ticari müşteri kaydı bulunmamasını ve ticari/mesleki amaç gösteren kayda rastlanmamasını değerlendirerek tüketici mahkemesini görevli görmüştür.

Aracı kurum, uygunluk testinin ve yatırım işlemlerinin ticari amacı gösterdiğini ileri sürmüştür. BAM bu itirazı kabul etmemiş, görevsizlik sonucunu kesin olarak korumuştur. Kararın konusu, borcun gerçekten mevcut olup olmadığı veya kurumun kusuru değil, davayı hangi mahkemenin inceleyeceğidir. Kararda HGK 2019/82’ye de atıf vardır; ancak somut sözleşme ve tüketici amacı değerlendirmesi farklıdır. Resmî tam karar.

BAM’ın somut amaç değerlendirmesi: “ticari ve mesleki amaçla hareket ettiğine dair bir kayda rastlanmadığından”.

Bu karşılaştırma nedeniyle dosyaya sadece nüfus bilgisi veya işlem sayısı koymakla yetinilmemelidir. Müşterinin mesleği ve faaliyet alanı, yatırımın kişisel tasarruf mu ticari faaliyet mi olduğu, kullanılan hesap ve sözleşmenin ilgili hükümleri görev tartışmasına sunulmalıdır. Tek bir karardan bütün yatırım davaları için değişmez mahkeme kuralı çıkarılamaz.

Görevsizlik kararı çıkarsa dosya kendiliğinden doğru mahkemeye gitmez

HMK m.20’deki gönderme talebi süresi ayrıca izlenir. İki haftalık sürenin başlangıcı; kararın verildiğinde kesin olmasına, kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesine veya kanun yolu başvurusunun reddedilmesine göre değişir. İlgili başlangıç sırasıyla kararın tebliği, kesinleşme tarihi veya ret kararının tebliğidir. Süresinde talep edilmezse davanın açılmamış sayılması gündeme gelir. Görev tartışmasını kazanmak, bu takip yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. HMK m.20.

Zarar hesabı: hesap eksilmesiyle hukuken istenebilir kaybı ayırın

Hesap bakiyesindeki değişimin bir kısmı piyasadan, bir kısmı müşteri emirlerinden, bir kısmı nakit çekilmesinden kaynaklanabilir. Başlangıç portföyü ile son bakiyeyi çıkarıp farkı kuruma borç yazmak bu ayrımları gizler. Buna karşılık toplam portföy yükselse bile belirli bir yetkisiz işlem veya hatalı icra ayrı zarar doğurabilir. İnceleme, hesabın genel sonucundan belirli ihlale doğru ilerlemelidir.

Varsayımsal hesap: 200.000 TL’lik başlangıç değeri dönem sonunda 130.000 TL olmuş, bu sırada müşteri 30.000 TL çekmiş olsun. Nakit çekimini yatırım zararı saymak hesabı 30.000 TL şişirir. Kalan değişimin ne kadarının piyasa fiyatından, onaylı işlemlerden veya tartışmalı işlemlerden doğduğu da ayrıca bulunmalıdır. Bu örnek yalnız nakit uzlaştırmasının neden gerekli olduğunu gösterir; her davaya uygulanacak tek zarar formülü değildir.

Bilirkişi incelemesinde iki tablo birbirini doğrulamalıdır. İlk tablo, ihlal edildiği ileri sürülen her işlem için emir, gerçekleşme, uygun karşılaştırma ve parasal sonucu gösterir. İkinci tablo; nakit giriş-çıkışı, pay virmanı, komisyon, vergi, temettü ve kalan varlıkları hesap bütününde uzlaştırır. Aynı kaybın hem fiyat farkı hem portföy eksilmesi adıyla iki kez istenmesi önlenir. Kâr mahrumiyeti ileri sürülüyorsa işlem yapma imkânı, finansman/teminat, karşı emir ve müşterinin somut planı açıklanmalıdır.

Yargıtay 11. HD’nin 19.09.2023, E.2022/5378, K.2023/5100 kararında, talimat dışı işlemler nedeniyle başlangıçta kabul edilmiş 52.181,74 TL’lik hesap korunmamıştır. Bozma sonrasında talimatsız işlemler tek tek belirlenmiş, altı işlemin ikisinde toplam 525 TL zarar saptanmış ve bu sonuç onanmıştır. Bu karar “yetkisiz işlem zarar doğurmaz” demediği gibi bütün dosyalarda 525 TL’lik hesap yapılmasını da söylemez; varsayımsal portföy artışı yerine somut işlem ve zarar bağının incelenmesinin önemini gösterir. Tam karar; hesap yönteminin ayrıntıları talimatsız hisse işlemi rehberinde.

Faiz de ayrıca gerekçelendirilir. Sözleşmesel alacakta muacceliyet ve temerrüt, haksız fiilde ilgili hükümler, tarafların sıfatı ve istenen faiz türü birlikte değerlendirilir. Bir VİOP emsalinde kullanılan eski sözleşme faizi veya bir hisse davasındaki avans faizi bütün yatırımcı taleplerine aynen taşınamaz. Ana para, faiz başlangıcı ve faiz oranı birbirinden bağımsız tartışma konusu olabilir.

SPK şikâyeti, Borsa, TSPB ve dava arasında seçim

SPK’ya olağan şikâyet başvurusu, özel hukuk tazminat hükmü sağlamaz. Kurulun mevzuata uygunluk incelemesiyle Borsa uyuşmazlık kararlarına yönelik özel itiraz yetkisi farklıdır. Şikâyet dilekçesinde olay, kuruluş, ürün ve ihlal somutlaştırılmalı; para iadesi isteniyorsa bunun için uygun uyuşmazlık yolu ayrıca seçilmelidir. SPK’nın resmî başvuru açıklaması.

Borsa İstanbul, borsa emrinin iletilmesi, eşleştirilmesi ve gerçekleşen işlemin takas/saklama yükümlülükleri gibi borsa işleminden doğan müşteri uyuşmazlıklarını inceleyebilir. Güncel Yönerge m.10 uyarınca işlem tarihinden itibaren iki yıl içinde başvuru gerekir. Bu, bütün tazminat davalarının zamanaşımı değildir. Başvuruda işlem, miktar, fiyat, olay, delil ve talep açıklanır; uyuşmazlık hizmet bedeli bulunur. Yargıya veya tahkime başvurulmasının Borsa incelemesine etkisi dikkate alınarak yol seçilmelidir. Borsa İstanbul açıklaması ve 31.03.2026 revizyonlu Yönerge.

TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti, borsa işlemleri dışındaki sermaye piyasası faaliyetlerine ilişkindir. Genel başvuru düzeninde önce kuruluşa müracaat edilir; cevap süresi 30 gündür. Olumsuz/yetersiz cevabın tebliğinden veya cevapsızlıkta bu sürenin bitiminden sonra 60 gün içinde Heyete gidilir; işlem/eylem tarihinden itibaren beş yıllık üst sınır da bulunur. Yargıya veya tüketici hakem heyetine intikal, ibra ve diğer kabul engelleri ayrıca kontrol edilir. TSPB Heyeti ile 6502 sayılı Kanun’daki tüketici hakem heyeti aynı merci değildir. TSPB Yönergesi m.8–11.

Adli yargıda istenen sonuç da doğru adlandırılmalıdır: yatırımcıya ödeme yapılması için tazminat veya alacak; kuruma borç bulunmadığının tespiti için menfi tespit; başlatılan takibe itiraz sonrasında alacaklı yönünden itirazın iptali gündeme gelebilir. Özellikle VİOP eksi bakiye ve teminat uyuşmazlığında kurumun icra takibine cevap vermek ile kurumdan kâr kaybı istemek ayrı işlerdir. Birini yapmak diğerini kendiliğinden sonuçlandırmaz.

Arabuluculuk, zamanaşımı ve giderlerde hangi ayrımlar önemlidir?

Tüketici işlemi kabul edilen dosyada parasal sınır ve diğer koşullara göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yolu belirlenir. Mahkemeye gidecek tüketici uyuşmazlığında 6502 m.73/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk ve istisnaları; ticari davada ise TTK m.5/A değerlendirilir. Borsa veya TSPB başvurusu, dava şartı arabuluculuğun yerine otomatik olarak geçmez.

Aracı kurum uyuşmazlıkları için tek bir zamanaşımı süresi yoktur. TBK m.146 genel on yıllık süreyi, m.147/5 vekâlet ve komisyon gibi sayılan ilişkilerden doğan alacaklarda beş yılı düzenler. Sözleşmenin hukuki niteliği ve alacağın muaccel olduğu tarih belirlenmelidir. Haksız fiilde m.72; zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl ve koşulları varsa daha uzun ceza zamanaşımı ayrımını getirir. Özel hüküm varsa ayrıca uygulanır. Sözleşme sorumluluğu ile haksız fiilin yarışması da talebin somut kaynağına göre ele alınır. TBK m.72, 146–149.

Dava şartı arabuluculukta başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımının durması ve hak düşürücü sürenin işlememesi 6325 m.18/A kapsamındadır. Aynı sonuç SPK’ya veya kurumun destek birimine yazıldığı için varsayılamaz. Ödeme emrine itiraz gibi başka işlemlerin kısa süreleri de ayrıca takip edilir.

Tüketicinin açtığı tüketici davasında 6502 m.73/2’deki harç muafiyeti önemlidir. Ancak bu, bilirkişi ve diğer yargılama giderlerinin veya karşı taraf vekâlet ücreti riskinin tümüyle ortadan kalkması demek değildir. Talebin bir bölümünün reddi de giderlerin dağılımını etkileyebilir. Yukarıdaki 2024/613 sayılı kararda usulî kazanılmış hak nedeniyle miktarın düşürülmesi ve giderlerin buna göre yeniden düzenlenmesi, talep miktarı ile kanun yolu tercihlerinin neden dikkatle ele alınması gerektiğini gösterir.

Kayıt talebinden bilirkişi incelemesine kadar dosya nasıl kurulmalı?

İlk yazılı başvurunun amacı, tartışmayı tanımlamak ve delili korumaktır. Hesap numarası, olay tarihi ve saat aralığı, emir kimliği veya ürün/miktar, iddianın özü, istenen açıklama ve muhafaza talebi birlikte yazılır. “Hesabımdaki bütün zararı ödeyin” yerine “şu satış talimatının kabul, iletim, değişiklik ve sonuç kayıtlarının korunmasını; iletilmemişse gerekçesinin açıklanmasını istiyorum” biçiminde somutlaşan bir talep daha denetlenebilir cevap üretir.

Güncel III-45.1 m.27’de ses kayıtları dâhil ilgili kayıtlar için on yıllık saklama düzeni vardır; ihtilaflı kayıtlar uyuşmazlık bitinceye kadar korunur. Eski olayın tabi olduğu düzenleme ayrıca incelenir. Saklama yükümlülüğü, bütün iç sistem verilerinin müşteriye hiçbir usul uygulanmadan otomatik teslim edileceği anlamına gelmez. Gerekli belgeler mahkeme aracılığıyla istenebilir; kaybolma veya ileride elde edilmesinin önemli ölçüde güçleşmesi tehlikesinde HMK m.400 ve devamı kapsamında delil tespiti değerlendirilebilir.

“Kurum belgeyi getirmedi, o hâlde bütün talep kabul edilir” de doğru değildir. HMK m.219–220 uyarınca belgenin uyuşmazlıktaki önemi, karşı tarafın elinde bulunması ve ibraz yükümlülüğü değerlendirilir; mahkemenin kesin süreli emri ve haklı sebep incelemesi sonucunda ibraz etmemenin delil sonucu doğabilir. Zarar miktarı, nedensellik ve diğer koşullar yine dosya içinde ele alınır. HMK m.219–220, 400–401.

Bilirkişiye yöneltilecek sorular da ihlalle bağlantılı olmalıdır: Hangi emir hangi kanaldan alınmıştır? Değişiklik ilk emri nasıl etkilemiştir? Kurum ve borsa saatleri eşleştirildiğinde gecikme var mıdır? Emir o şartlarda hangi miktarda gerçekleşebilirdi? Yetkisiz olduğu saptanan işlemlerin her biri hangi kaybı doğurmuştur? Nakit ve varlık hareketleri sonuçla uzlaşmakta mıdır? Teknik tespit uzmanlık gerektirirken hukuki sorumluluğun ve uygulanacak kuralın değerlendirilmesi mahkemeye aittir.

Belge talebinin ayrıntıları için emir, ses ve hesap kaydı isteme rehberi; yetki ve sonraki onay sorunları için izinsiz hisse alım satımı; teminat borcu, kapatma ve ödeme emri için VİOP uyuşmazlıkları birlikte kullanılabilir. Dosyaya özgü değerlendirme için PEGA Hukuk iletişim bilgileri.

İhraççı açıklamaları, pay sahipliği ve yatırım hizmetlerinden doğan farklı başvuruların birlikte değerlendirilmesi için sermaye piyasası hukuku merkezine bakılabilir.

Mevzuat ve kararların birlikte okunması

Bu rehberdeki emir ve kayıt değerlendirmeleri III-37.1 m.19 ve 40, III-39.1 m.33 ve 56, III-45.1 m.8–9, 18–19 ve 27’ye; özel hukuk ve usul ayrımları TBK, HMK, TTK, 6502 ve 6325 sayılı kanunların yukarıda belirtilen hükümlerine dayanır. Kararların resmî tam metinleri ilgili bölümde bağlantılıdır. Kararın verildiği tarih ile uyuşmazlığa konu işlemin tarihi farklı olabilir: 2008–2014 işlemleri hakkında 2024–2025’te verilen kararlar, bugünkü ürün sınırlarının veya kayıt sürelerinin aynen o olayda uygulandığını göstermez.

About the Author

Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık'ın ortağıdır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır (Sicil No 92414). Sermaye piyasası hukuku ve yatırımcı haklarının korunması ile kripto varlık hukuku ve blokzinciri adli bilişimi alanlarında ihtisaslaşmıştır.

Sermaye piyasasında portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve bankalarla yatırımcı uyuşmazlıklarını, SPK işlemlerine karşı idari yargı yollarını ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu bir bütün olarak yürütür; 2026'da tasfiye edilen fonların yatırımcıları için ceza, idare, icra ve ticaret hukuku süreçlerini birlikte takip eder. Kripto varlık dosyalarında hukuki analizi teknik incelemeyle birleştirir: transferleri blokzinciri üzerinde izler, bu izlemeye dayanan teknik uzman raporları hazırlar. Bankacılık ve finans hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku da çalışma alanları arasındadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir.