İzinsiz Hisse Alım Satımı: Talimat, Onay ve Zarar Hesabı

Hesabınızda bilginiz dışında hisse alınıp satıldıysa, ilk incelenecek şey zarar oranı değil her tartışmalı işlemin yetki dayanağıdır. Kuruluş emri sizin verdiğinizi mi, bir temsilcinin verdiğini mi, portföy yönetimi yetkisini mi, yoksa işlemi sonradan onayladığınızı mı ileri sürüyor? Bu ihtimallerin delili ve hukuki sonucu farklıdır. Genel hesap sözleşmesi, risk formu veya işlemden sonra gelen bir bildirim tek başına her alım satımın sizin talimatınızla yapıldığını göstermez.

İşlemler sürüyorsa, yeni erişim ve işlem yetkilerini kurumla yazılı olarak netleştirirken geçmiş emir ve ses kayıtlarının korunmasını da isteyin. İlk adımlar bölümünde güvenlik, seçilmiş işlemlere itiraz ve belge muhafazası birlikte açıklanmaktadır.

Bu rehber talimatsız pay işlemlerini; emir ispatı, personelin yetkisi, sonradan icazet ve somut zarar hesabı üzerinden ele alır. Yatırım kuruluşunun diğer hizmet ihlalleri ve görevli mahkeme tartışması için aracı kuruma karşı tazminat davası rehberi; türev pozisyonun resen kapatılması için VİOP teminat ve kapatma uyuşmazlıkları ayrıca okunabilir.

İmzasız işlem belgesiyle hesap kaydını karşılaştıran eller ve doğrulama ekranı
Bölümlere geç

Fon, aracı kurum ve SPK süreçlerinde hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta

Talimat dışı işlem davasında 229.791 TL’lik kabul: karar gerçekten ne söylüyor?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.01.2024, E.2022/6214, K.2024/613 sayılı kararı, yalnız “yetkisiz işlemde tazminat verildi” diye aktarıldığında dosyanın asıl dersleri kaybolur. Davacı; 2008 yılında bazı paylarda aynı gün kırkı aşkın alım satım dâhil bilgisi dışında işlem yapıldığını, hesabının önemli ölçüde azaldığını ve kredi hesabına ilişkin kesintiler bulunduğunu ileri sürmüştür. Banka ve aracı kurum ise emirlerin müşteriden geldiğini, ekstreler ve sonraki işlemlerle onay verildiğini savunmuştur. Kararın resmî tam metni.

Yetki ve icazet yönü: Yargılama tek aşamada sonuçlanmamıştır. Önceki bozmalarda müşteriye gönderilen ekstrelerin ulaşıp ulaşmadığı, müşterinin bizzat yaptığı sonraki işlemler ve bunların önceki talimatsız alımlara onay sayılıp sayılmayacağı araştırılmıştır. Son değerlendirmede, işlemlerin müşterinin bilgisi dâhilinde yapıldığı savunmasının yeterli delille ispatlanamadığı kabul edilmiş; kurumun ifa yardımcısı niteliğindeki kişinin talimat dışı işlemleri nedeniyle banka ve aracı kurumun sorumluluğu korunmuştur.

Zarar ve usul yönü: Son bilirkişi raporunda 239.584,32 TL hesaplanmış olsa da önceki kararda belirlenen 229.791 TL’lik miktar davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Yargıtay, bu nedenle davalı lehine oluşan usulî kazanılmış hakkı gözetmiş; hükmü 229.791 TL üzerinden düzelterek onamıştır. Daha fazla zarar talep edilen birleşen davanın reddi de korunmuştur. Ceza mahkemesindeki zarar tespitinin hukuk hâkimini miktar yönünden kendiliğinden bağlamayacağı önceki bozma gerekçesinde ayrıca açıklanmıştır.

Miktarı sınırlayan gerekçe: “davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu”.

Bu karar üç ayrı noktaya dayanır: yetki savunmasının ispatı, işlemlerle zarar arasındaki bağ ve davanın kanun yolu geçmişi. Kararda bulunan her iddia mahkemenin kabul ettiği olgu değildir; günlük işlem sayısı tek başına tazminat formülü de değildir. Olayın 2008’e ait olması nedeniyle eski emrin tabi olduğu kayıt kurallarıyla bugünkü saklama düzeni karıştırılmamalıdır.

Müşteri emri, üçüncü kişinin temsili ve personelin hesap yönetmesi

Bir hisse işlemi için hesap açılması ve müşteri olma iradesi ile o işlemin yapılmasına verilen irade ayrıdır. Önce hangi hukuki dayanağın ileri sürüldüğü bulunmalıdır. Talimatlarınızın dışında işlem yapıldığını söylüyorsanız, “sözleşme imzalamıştınız” cevabı münferit emrin varlığını tek başına açıklamaz.

Sizden geldiği söylenen emir

Kurum; yazılı emir, kayıtlı telefon görüşmesi veya elektronik emir gösterebilir. İşlemin konusu, yönü, miktarı, fiyat şartı ve zamanı belirlenmelidir. Yalnız ürünün riskini anlatan bir görüşme, farklı tarihteki başka bir işlem talimatı veya bütün hesap sözleşmesi tartışmalı emrin yerine konulamaz. İşlemde daha sonra miktar veya fiyat değişmişse bu değişikliğin de dayanağı gerekir.

Yakınınızın veya danışmanınızın verdiği emir

Eş, çocuk, arkadaş veya özel danışman olmak kendiliğinden hesap üzerinde temsil yetkisi vermez. Yetki varsa belgesi, kapsamı, başlangıç ve bitişi, işlem tarihinde geri alınıp alınmadığı incelenir. Sadece bilgi almaya yetkili kişiyle alım satım yapmaya veya para çekmeye yetkili kişi aynı değildir. Kurumun temsil yetkisini nasıl tanımladığı ve emir kabul ederken hangi doğrulamayı yaptığı önem taşır.

Müşterinin şifresinin üçüncü kişi tarafından kullanılması ayrıca değerlendirilir. Bu olay, usulüne uygun temsil yetkisiyle aynı şey değildir. Şifrenin nasıl ele geçirildiği, müşterinin paylaşımı bulunup bulunmadığı, olağan dışı cihaz veya işlem sinyalleri ve kurumun güvenlik yükümlülükleri araştırılır. Yetkisiz kullanım iddiasını sırf “doğru şifre girildi” cümlesiyle sonuçlandırmak da müşterinin her davranışını önemsiz saymak da doğru olmaz.

“Hesabı ben yönetirim” diyen kurum personeli

III-39.1 sayılı Tebliğ m.56/1-ı, i ve j özellikle önemlidir. Düzenlenmiş bireysel portföy yöneticiliği yetkileri saklı kalmak üzere kurum, yönetici ve personel; müşteri hesabını yönetmek üzere geniş alım satım, para çekme veya transfer yetkisini vekâlet, benzeri belge yahut sözlü yetki üzerinden alamaz. Müşteri talimatı olmadan işlem yapmak ve gelir artırmak amacıyla gereksiz veya aşırı işlem yaptırmak da yasaktır.

Bu nedenle personelin “her seferinde aramama gerek yok, siz bana güvenin” demesi hukuka uygun portföy yönetimi yetkisinin yerine geçmez. Öte yandan gerçekten yetkili kuruluşla yapılmış bir bireysel portföy yönetimi sözleşmesi varsa kapsam içindeki her işlemde ayrıca müşteri talimatı aranması farklı bir meseledir. Davada sözleşmenin adı kadar içerik, hizmet izni ve somut uygulama açıklanmalıdır.

Sözlü emri kurum ispatlar; hangi kaydın eksik olduğu açıkça söylenmeli

III-45.1 m.8/3 uyarınca sözlü emre dayanılarak yapılan işlemlerde sözlü emrin varlığını ispat yükü yatırım kuruluşundadır. Müşterinin mevcut olmayan bir konuşmanın yapılmadığını ayrıca üretmesi beklenmez. Ancak bu kural her uyuşmazlıkta bütün diğer meselelerin ispatını kuruma yüklemez: tartışmalı işlemler, hukuki talep ve istenen zarar tanımlanmalıdır.

Elektronik işlemdeyse sadece IP listesini istemek yeterli değildir. Oturumun açılması, kimlik doğrulama, emrin oluşturulması, değişiklikler ve gönderim sırası aynı emir kimliğiyle eşleştirilmelidir. Telefon emrinde, emir alındığı söylenen saate ilişkin görüşmenin tamamı ve ilgili emir formu birlikte incelenmelidir. Kesilip sunulmuş bir ses parçası, önceki şartı veya sonradan verilen iptal talimatını gizleyebilir. Yazılı emirde imza tartışılıyorsa belge aslı ve uygun inceleme gündeme gelir.

Geniş tablolar dar ekranda yatay kaydırılabilir.

Kurumun savunmasına göre somut belge talebi
SavunmaDosyada ne açıklanmalı?Öncelikli kayıt
“Telefonla onay aldık”Hangi numara, hangi kişi, hangi işlem unsurları?Görüşmenin bütünü, tarih-saat ve emir formu eşleştirmesi
“İşlem uygulamadan yapıldı”İşlem hangi oturum, cihaz ve doğrulama akışından geldi?Oturum, kimlik doğrulama, kaynak ve emir logları; iptal/değişiklik geçmişi
“Temsilciniz talimat verdi”Temsilci kimdi, işlem tarihinde hangi kapsamda yetkiliydi?Yetki belgesi ve değişiklikleri; kimlik kontrolü; ilgili talimat
“Sonradan kabul ettiniz”Hangi işlemi, neyi bilerek, hangi davranış veya belgeyle?İşleme özgü onay; belgenin düzenlenme/imzalanma tarihi; bildirim erişimi
“Hesabınızı yönetmeye yetkiliydik”Hizmetin hukuki türü ve yetkinin sınırları neydi?Portföy yönetimi sözleşmesi, müşteri profili, yetki ve yatırım kısıtları

İzinsiz alım satım iddiasıyla, verilmiş satış emrinin hiç uygulanmaması iddiası da karıştırılmamalıdır. İkinci durumda aynı Tebliğ m.8/4 uyarınca emri verdiğini ispat yükü müşteridedir. Örneğin “bundan sonra işlem yapmayın” diye verilen talimatın varlığıyla, ondan sonraki alımın hangi yetkiyle yapıldığı ayrı vakıalardır. Aramanın ve konuşmanın kaydı bu iki inceleme arasında bağlantı kurabilir.

Sonradan imzalanan belge davanın sonucunu değiştirebilir

Başlangıçta geçerli talimat bulunmaması, sonradan verilen onay tartışmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TBK m.46 kapsamındaki yetkisiz temsil ve onama ilkesi, somut işlem ve beyanın niteliğine göre gündeme gelebilir. Burada kritik sorular şunlardır: Müşteri hangi işlemi biliyordu? Belge geçmiş işlemi mi yoksa gelecekteki yetkiyi mi kapsıyordu? İmza hangi tarihte alındı? Ehliyet, yanılma, aldatma veya korkutma iddiasının dayanağı var mı?

2025/3587: başlangıçtaki kayıt eksikliğine rağmen imzalı işlem onayıyla ret

Yargıtay 11. HD’nin 22.05.2025, E.2024/5239, K.2025/3587 kararında davacılar, 2013 tarihli dört döviz satış opsiyonu işleminin talimatsız yapıldığını, belgelerin aylar sonra imzalatıldığını ve imza sahibinin demans hastası olduğunu ileri sürmüştür. Banka ise özel danışman üzerinden iletilen işlemlerin müşterilerin bilgisi dâhilinde olduğunu ve işleme özgü belgelerle kabul edildiğini savunmuştur. Karar sıradan bir borsa pay emri değil, opsiyon işlemleri hakkındadır. Resmî tam metin.

İlk derece mahkemesi, başlangıçta müşteriden yazılı talimat veya telefon kaydı alınmadığını kabul etmekle birlikte; sonradan imzalanan işlem talimatlarını TBK m.46 uyarınca onay saymıştır. Ehliyetsizlik iddiasını doğrulamayan Adli Tıp raporunu ve yanıltılma iddiasının ispatlanmamasını da değerlendirmiştir. Bu onayın somut dosyada kurumun kusuruyla zarar arasındaki bağı kestiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. BAM, harç ve vekâlet ücretine ilişkin kısmı düzelterek ret hükmü kurmuş; Yargıtay da sonucu kesin olarak onamıştır.

İlk derece gerekçesinde somut kabul: “daha sonra icazetinin alındığı”.

Bu karar “ses kaydı yoksa mutlaka kazanılır” iddiasını çürütür; fakat “ekstre gönderildiğinde herkes her işlemi onaylar” sonucunu vermez. Dosyada belirli işlemler için sonradan atılmış imzalar ve ehliyet incelemesi vardır. İlk işlemdeki yetki, sonraki onayın kapsamı ve iradenin geçerliliği ayrı ayrı ele alınmıştır.

Sonraki imzada yanılma, aldatma veya korkutma ileri sürülüyorsa TBK m.39 ayrıca önemlidir. Yanılma veya aldatmanın öğrenilmesinden, korkutmada ise etkisinin kalkmasından başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilebilir veya verilen şey geri istenebilir. Bu süre içinde maddede öngörülen irade açıklaması yapılmazsa sözleşme onanmış sayılır. Aldatma veya korkutma hâlinde onanmış sayılma, tazminat hakkını kendiliğinden kaldırmaz; o talebin koşulları ve süresi ayrıca değerlendirilir. Sadece belgeyi okumadan imzalamış olmak ise tek başına aldatmanın gerçekleştiğini kanıtlamaz.

Ekstreye sessizlik ile belirli işleme onay arasındaki sınır

Güncel III-45.1 m.18/4 ve türev işlemlere ilişkin m.19/6; hesap bildirimlerine erişildiğini kuruluşun ispatlamasını öngörür. Belirli süre içinde itiraz edilmezse kayıtların kabul edilmiş sayılacağı veya kuruluşun sorumluluktan kurtulacağı yönündeki sözleşme kayıtları aynı düzenleme içinde sınırlandırılmıştır. Bu nedenle “itiraz süreniz doldu, incelemiyoruz” cevabı tek başına hukuki değerlendirme değildir.

Buna karşılık müşterinin belirli işlemi bilerek onaylaması, ona ilişkin özel belge imzalaması veya sonraki davranışının ne anlama geldiği somut delillerle incelenebilir. 2024/613 sayılı dosyada ekstre ve sonraki müşteri işlemlerinin birden fazla bozma konusu olması da bunu gösterir. Bir tarafta hazır sözleşmeyle kurulan otomatik kabul varsayımı, diğer tarafta belirli olgulara dayalı gerçek onay iddiası vardır. İnceleme bunları birbirine karıştırmadan yapılmalıdır.

İtiraz ederken de olguyu doğru sınırlandırmak yararlıdır: hangi işlemleri verdiğinizi, hangilerini vermediğinizi, hangisini ne zaman öğrendiğinizi ve varsa daha sonra ne yaptığınızı ayrı açıklayın. Bilinen bir işlemin hiç öğrenilmediğini söylemek veya bütün ekstreyi okumadan topluca onaylamak, asıl uyuşmazlığı gereksiz yere güçleştirebilir. Yeni bir mutabakat, ibraname veya geçmiş işlem onayı imzalanacaksa kapsamı özellikle önemlidir.

52.181,74 TL’lik kabul neden 525 TL’ye indi?

Yargıtay 11. HD’nin 19.09.2023, E.2022/5378, K.2023/5100 kararı, “izinsiz işlem var” tespitiyle “istenen bütün zarar bu işlemden doğdu” sonucunun farklı olduğunu gösterir. Davacı başlangıçta 10.000 TL istemiş, sonra talebini 52.181,74 TL’ye yükseltmiştir. İlk derece, müşterinin işlem yapılmaması talimatına aykırı davranıldığı gerekçesiyle bu tutarı kabul etmiştir. Kararın tam metni.

Önceki bozma gerekçesinde sorun hesap yöntemidir: 22 Mayıs 2009’daki portföy aynen korunmuş olsaydı dava tarihine kadar ulaşacağı varsayılan değer üzerinden fark alınmıştır. Yargıtay, somut olayda bu yaklaşımı yeterli görmemiş; mutabakat tarihiyle portföyün başka kuruma devrine kadar talimat ve onay olmadan yapılan işlemlerin belirlenmesini ve her işlemin zarar doğurup doğurmadığının hesaplanmasını istemiştir.

Bozmanın istediği inceleme: “her bir işlem nedeniyle davacının zararının bulunup bulunmadığı”.

Bozma sonrasında 22 Mayıs–2 Eylül 2009 arasındaki altı talimatsız işlem saptanmış, iki işlemde toplam 525 TL zarar bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı; yetkisiz satılan paylar elde kalsaydı doğacak değer ve temettü etkilerinin de hesaplanması gerektiğini savunmuştur. Yargıtay bu itirazları kabul etmeyerek 525 TL’lik sonucu onamıştır. Bu nedenle müşterinin temyiz dilekçesinde istediği geniş portföy hesabı kararın kabul ettiği yöntem gibi sunulamaz.

Karar bütün dosyalarda portföy etkilerinin, temettünün veya kâr mahrumiyetinin reddedileceği yönünde genel bir kural kurmaz. Ders daha somuttur: seçilen karşılaştırma senaryosu, talimatsız olduğu belirlenen işlemlerle ve gerçekleşebilir sonuçla açıklanmalıdır. Olayın ve talebin özellikleri izin vermeden sonradan oluşan en iyi fiyatları birleştirmek, gerçekte izlenmemiş kusursuz bir yatırım stratejisi üretir.

Bilirkişiye sunulabilecek hesap düzeni

İşlem listesinde her satır için tarih/saat, pay kodu, alım veya satım yönü, miktar, fiyat, komisyon, talimat dayanağı ve varsa sonraki onay ayrı gösterilir. Yetkisiz olduğu ileri sürülen satıştan gelen parayla yapılan sonraki alımın sonucu da izlenir; aynı para veya kayıp iki kez sayılmaz. Bütün işlemleri tek bir başlangıç/son bakiyeye sıkıştırmak yerine, tartışmalı işlemlerin hesap içindeki yolu açıklanır.

Varsayımsal örnek: Müşterinin 1.000 payı izinsiz satılıp elde edilen parayla başka pay alınmış, sonra bu paylar da satılmış olsun. İlk satış tutarı, sonraki alım tutarı ve sonraki satış kaybı birbirinden bağımsız üç kez zarar değildir. Önce hangi işlemlerin yetkisiz olduğu, hangi nakdin hangi varlığa dönüştüğü ve hukuka uygun durumda neyin elde bulunacağı belirlenir. Kalan varlık, elde edilen gelir, masraf ve varsa aynı olayla bağlantılı yararlar karşılaştırmada açıklanır.

Payın hâlâ hesapta bulunması da incelemeyi bitirmez. Gerçekleşmemiş değer değişiminin istenebilir zarar olup olmadığı; talebin türüne, ihlale, karşılaştırma tarihine ve varlığın nasıl değerlendirileceğine bağlıdır. “Satmadınız, hiç zarar yok” veya “değer düştü, bütün fark borç” biçimindeki iki otomatik cevap da somut hukuki ve mali incelemenin yerine geçmez. İhlalin giderilmesi ile para tazminatının birlikte istendiği dosyada mükerrer sonuç doğmaması gerekir.

Personel işlem yaptıysa yalnız personele mi başvurulur?

İşlem kuruluşun hizmetinin ifası sırasında yapıldıysa, borcun yerine getirilmesinde kullanılan kişilere ilişkin TBK m.116 ve olayın özelliklerine göre diğer sorumluluk hükümleri incelenir. “Çalışanımız talimatınıza aykırı davrandı; sadece ona gidin” cevabı kurumun sözleşmesel sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. 2024/613 sayılı karar, ifa yardımcısı üzerinden banka ve aracı kurum sorumluluğunun incelendiği somut bir örnektir.

Buna karşılık kurumla ilgisiz bir kişinin kendi adına kurduğu özel ilişki, müşterinin kişisel yetkilendirmesi veya hesabı ele geçirme olayı farklı olgular gerektirir. Personelin unvanı, kurumsal iletişim kanalı, görevi, erişim yetkisi, işlemden kimin yararlandığı ve kurumun kayıtları belirlenmelidir. Her üçüncü kişinin eylemini kuruma yüklemek de kurum personelinin her eylemini özel davranış saymak da yeterli değildir.

Risk formu, talimatsız işlem izni vermez. Ağır kusurdan önceden sorumsuzluk ve izinle yürütülen uzmanlık hizmetlerine ilişkin sorumsuzluk kayıtları TBK m.115–116 çerçevesinde değerlendirilir. Hazır sözleşmedeki “personelin işlemlerinden kuruluş sorumlu değildir” benzeri kayıtların da bu hükümlerden bağımsız mutlak bağlayıcılığı bulunduğu söylenemez. TBK m.112, 115–116.

İzinsiz işlem öğrenildiğinde dosyayı hangi sırayla kurmak yararlıdır?

  1. Devam eden erişimi güvene alın. Tartışmalı üçüncü kişi yetkilerini ve elektronik erişimi kurumla açıklığa kavuşturun. Mevcut delili silmeden, yeni işlemlerin hangi onayla yapılacağını yazılı olarak netleştirin. Hesap güvenliği, geçmiş zarar talebinin yerine geçmez.
  2. İşlemleri seçerek itiraz edin. İşlem tarihi, pay, miktar ve yön belli ise yazın; bilinmiyorsa bilinen hesap ve zaman aralığını belirtip ayrıntılı döküm isteyin. Kendi talimatınızı içeren işlemleri tartışmalı işlemlerden ayırın.
  3. Kayıtların korunmasını açıkça isteyin. Ses, emir formu, oturum ve kimlik doğrulama, iptal/değişiklik, ekstre erişimi ve işleme özgü onayları belirtin. Başvurunun ulaştığını gösteren belgeyi saklayın.
  4. Nakit ve pay hareketlerini uzlaştırın. Para yatırma/çekme, başka kuruma virman, temettü ve komisyonlar olmadan oluşturulmuş zarar listesine dayanmayın.
  5. Talep ve yolu belirleyin. Hangi kuruluşa hangi hukuki sebeple ne istendiği, görevli merci, arabuluculuk ve sürelerle birlikte ele alınmalıdır. Ceza şikâyeti yapılması hukuk talebini ve sürelerini kendiliğinden sonuçlandırmaz.

Güncel III-45.1 m.27, ses kayıtları dâhil ilgili kayıtlar için on yıllık muhafaza düzeni öngörür; ihtilaflı kayıtlar uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar korunur. Eski işlemlerde olay tarihindeki mevzuatın ayrıca incelenmesi gerekir. Kurumun saklama borcuyla müşteriye her iç kaydın doğrudan ve sınırsız teslimi aynı şey değildir. Ayrıntılı kayıt istemi için emir ve ses kayıtları rehberi.

Kayıt verilmez veya kaybolma tehlikesi varsa

HMK m.219–220 kapsamında mahkemeden belirli belgelerin ibrazı istenebilir. Hangi belgenin hangi vakıayı ispatlayacağı ve neden kurumda bulunduğu açıklanmalıdır. Mahkemenin gerekli görmesi, ibraz emri ve kesin süre, haklı mazeret bulunup bulunmaması gibi aşamalardan sonra ibrazdan kaçınmanın delil sonucu doğabilir. “Kayıt gelmediği için istediğim tutar kendiliğinden kabul edilir” sonucu doğmaz.

Delilin kaybolması veya ileride sunulmasının önemli ölçüde zorlaşması tehlikesi varsa HMK m.400–401 çerçevesinde delil tespiti değerlendirilebilir. Bu yol paranın otomatik bloke edilmesi veya tazminata peşinen karar verilmesi değildir. Esas dava, ihtiyati koruma ve süreler kendi koşullarıyla ayrıca ele alınır. HMK’nın ilgili hükümleri.

Tazminat, Borsa başvurusu ve zamanaşımı nasıl ayrılır?

Borsaya iletilen veya iletilmesi gereken pay emirlerinden doğan uyuşmazlıkta Borsa İstanbul yolu değerlendirilebilir. İki yıllık Borsa başvuru sınırı, bütün özel hukuk taleplerinin zamanaşımı değildir. Adli yargı veya tahkime başvurunun Borsa incelemesine etkisi bulunduğundan, aynı dosyada bütün yolların gelişigüzel birlikte açılması yerine talep ve süreye göre seçim yapılır. SPK’ya olağan şikâyet ise mevzuata uygunluk incelemesini hedefler; doğrudan özel hukuk tazminat hükmü sağlamaz. Borsa İstanbul, SPK başvuru açıklaması.

Davanın tüketici veya ticaret mahkemesinde görülmesi; müşterinin amaç ve sıfatına, hizmet ilişkisine ve somut olgulara bağlıdır. HGK 2019/82 çoğunluğu ile 2025 tarihli İzmir BAM kararının farklı sonuçlarının ayrıntısı görevli mahkeme bölümünde yer alır. Görev tespiti, dava şartı arabuluculuğu ve varsa tüketici hakem heyeti görevini de etkiler.

Süre bakımından ilişkinin vekâlet/komisyon niteliğinde değerlendirilmesi hâlinde TBK m.147/5’teki beş yıllık süre; genel hükümde m.146; haksız fiil sebebinde m.72 ve muacceliyet bakımından m.149 birlikte incelenir. Haksız fiilde öğrenmeden başlayan iki yıl ile fiilden başlayan on yıl ve koşulları varsa daha uzun ceza zamanaşımı ayrımı vardır. Kuruma itiraz etmek veya ceza şikâyetinde bulunmak bütün bu sürelerin durduğu anlamına gelmez. TBK’nın zamanaşımı hükümleri.

Dosyanın ilk sayfası şu dört soruya cevap verebilmelidir: Hangi işlemlere talimat verilmedi? Kurum hangi yetki veya sonraki onaya dayanıyor? İhlale bağlanan zarar nasıl hesaplandı? Hangi sonuç hangi merciden isteniyor? Bu soruların belgeli cevabı, işlem sayısı veya toplam portföy kaybı kadar önemlidir. Somut hesap ve sözleşme belgeleriyle değerlendirme için PEGA Hukuk iletişim bilgileri.

Dayanaklar

Temel düzenlemeler: III-45.1 m.8–9, 18–19 ve 27; III-39.1 m.56; TBK m.46, 112, 115–116 ve 146–149; HMK m.219–220 ve 400–401. Yargıtay 11. HD’nin 2024/613, 2025/3587 ve 2023/5100 sayılı kararları ilgili bölümde tam metin bağlantısıyla açıklanmıştır. Güncel kayıt kurallarıyla eski olaylara uygulanan düzenlemeler ayrı tutulmalıdır.

About the Author

Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık'ın ortağıdır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır (Sicil No 92414). Sermaye piyasası hukuku ve yatırımcı haklarının korunması ile kripto varlık hukuku ve blokzinciri adli bilişimi alanlarında ihtisaslaşmıştır.

Sermaye piyasasında portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve bankalarla yatırımcı uyuşmazlıklarını, SPK işlemlerine karşı idari yargı yollarını ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu bir bütün olarak yürütür; 2026'da tasfiye edilen fonların yatırımcıları için ceza, idare, icra ve ticaret hukuku süreçlerini birlikte takip eder. Kripto varlık dosyalarında hukuki analizi teknik incelemeyle birleştirir: transferleri blokzinciri üzerinde izler, bu izlemeye dayanan teknik uzman raporları hazırlar. Bankacılık ve finans hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku da çalışma alanları arasındadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir.