Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula
- Hesabı kullanılan kişinin dosyasında savunmanın asıl işi, parayı gerçekte kimin kullandığını gösterecek kayıtların dosyaya girmesini sağlamaktır.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, savunmada adı geçen kişiler dinlenmeden, hattın fiilî kullanıcısı araştırılmadan ve teşhis yaptırılmadan kurulan mahkûmiyetleri bozuyor.
- Para kripto varlığa çevrildiyse izi blokzinciri ağı üzerinde sürülebilir; ulaştığı borsadan hesabı kullanan kişinin kayıtları istenebilir.
- Nitelikli dolandırıcılık CMK m.100/3’teki katalog suçlardan değildir; tutuklama kararında kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir.
- TCK m.158/4 indirimi 158/1-f’deki dört yıllık alt sınırı iki yıla indirir; etkin pişmanlık ve takdiri indirimle birlikte HAGB ve erteleme eşiği gündeme gelir.
Dolandırıcılık dosyasında hangi aşamada hangi dilekçe verilir?
Dilekçenin türünü ve muhatabını dosyanın bulunduğu aşama belirler. Soruşturmada muhatap Cumhuriyet savcısıdır; amaç, kamu davası açılmadan önce eksik araştırmaların yapılmasını sağlamaktır. Kovuşturmada muhatap mahkemedir; delillerin tartışılması ve esas hakkındaki mütalaaya cevap bu aşamadadır. Hükümden sonra istinaf, tutuklama kararına karşı ise itiraz yolu vardır (CMK m.101/5). Suçun unsurları, bentler ve cezalar nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) rehberinde ayrıca anlatılmıştır.
| Aşama | Dilekçe | Muhatap | Asıl amaç |
|---|---|---|---|
| Soruşturma | Savunma ve soruşturmanın genişletilmesi | Cumhuriyet başsavcılığı | Lehe delillerin toplanması (CMK m.147/1-f, 160/2), kovuşturmaya yer olmadığı kararı |
| Soruşturma, tutuklamadan sonra | Tutuklama kararına itiraz | Sulh ceza hâkimliği | Tahliye veya adli kontrol (CMK m.100, 101, 109) |
| Kovuşturma | Teknik raporun sunulması | Mahkeme | Paranın gerçek kullanıcısını gösteren kayıtların getirtilmesi (CMK m.67/6) |
| Kovuşturma, karardan önce | Esas hakkındaki mütalaaya karşı beyan | Mahkeme | Beraat; olmazsa kademeli talepler |
| Hükümden sonra | İstinaf | Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi | Gerekçe, araştırma ve ceza hesabı hatalarının giderilmesi |
Tablo bir dosyanın olağan akışını izler. 25.12.2025’ten sonra açılan nitelikli dolandırıcılık davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar; bu tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan davalar orada kalır (5235 sayılı Kanun geçici m.7). İddianamede TCK m.158/3 artırımı varsa üst sınır on yılı aştığından davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği görüşü güçlüdür, ancak içtihatla henüz netleşmemiştir; örneklerdeki mahkeme başlığını dosyanın görüldüğü mahkemeye göre yazın. Mağdur tarafın dilekçeleri ise dolandırıcılık suç duyurusu dilekçesi ve takipsizlik kararına itiraz yazılarında anlatılmıştır.
Örnek senaryo: dilekçeler hangi dosya üzerinden yazıldı?
Beş örnek aynı temsilî dosyaya göre yazılmıştır; isimler, tutarlar ve tarihler gerçek bir dosyaya ait değildir. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi dosyanıza göre doldurun, karşılığı olmayan cümleleri çıkarın.
Bir kargo şirketinde çalışan S., eski iş arkadaşı R.’nin “hesaplarıma haciz geldi, alacağım para senin hesabına yatsın, ben çekerim” demesi üzerine banka kartını, şifresini, mobil bankacılık giriş bilgilerini ve telefonuna gelen doğrulama kodunu ona vermiş, karşılığında para almamıştır. Birkaç gün sonra sahte bir yatırım uygulamasında “müşteri temsilcisi” olarak tanıtılan kişinin aynı görüşme sırasında verdiği talimatla şikâyetçi, on dakika arayla iki havaleyle toplam 180.000 TL’yi S.’nin hesabına göndermiştir. Para, hesaba girdikten altı dakika sonra S.’ye ait olmayan bir cihazdan açılan oturumla Z. adına kayıtlı bir hesaba, oradan aynı gün bir kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesaba aktarılmıştır. Savcılık bankalardan bu kadarını öğrenmiş ve S.’yi şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırmıştır.
Bu, hesap kullandırma dosyalarının tipik görüntüsüdür: savcılığın elinde paranın ilk ulaştığı hesabın sahibi vardır; parayı aktaran, kripto varlığa çeviren ve kullanan kişi yoktur. Ortada gerçek bir dolandırıcılık ve zararı olan bir mağdur bulunduğundan, başka şüpheli çıkmazsa ceza hesabın sahibine verilir. Aşağıdaki dilekçelerin ortak hedefi, gerçek kullanıcıya giden kayıtların dosyaya girmesidir. İfadeye çağrılan kişinin ilk adımları dolandırıcılıktan ifadeye çağrılanlar için hazırlanan rehberde anlatılmıştır.
Soruşturmada şüpheli savunma dilekçesi nasıl yazılır?
Soruşturmadaki savunma dilekçesi ifadeyi tekrar etmez; savcının henüz yapmadığı araştırmaları sırasıyla gösterir. CMK m.147/1-f şüpheliye, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme hakkı tanır; savcı da lehe ve aleyhe delilleri birlikte toplamakla yükümlüdür (CMK m.160/2). Hesabı kullanılan kişinin dosyasında Yargıtay’ın aradığı araştırmalar bellidir: savunmada adı geçen kişilerin dinlenmesi, hattın ve internet bankacılığının fiilî kullanıcısının tespiti, teşhis ve paranın sonraki halkaları. Kastın ve beraatin ölçütleri IBAN ve hesap kullandırma suçunda beraat yazısında ayrıca toplanmıştır.
Örnek dilekçe: savunma ve soruşturmanın genişletilmesi talebi
[…] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Soruşturma No: [….]
Şüpheli: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No [….]
Müdafii: Av. [Ad Soyad], [adres]
Şikâyetçi: [Ad Soyad]
Suç: Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f)
Konu: Savunmamızın sunulması, soruşturmanın genişletilmesi ve müvekkil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi talebidir.
GİRİŞ
Şikâyetçinin gönderdiği 180.000 TL müvekkilin hesabında altı dakika kalmış; müvekkile ait olmayan bir cihazdan açılan oturumla [Z.] adına kayıtlı hesaba, oradan aynı gün [Kurum] nezdindeki bir hesaba aktarılmıştır. Banka havalesinde paranın bir sonraki durağı ancak ilgili bankanın cevabıyla öğrenilir. Para kripto varlığa çevrildiği andan sonra ise her hareketi blokzinciri ağı üzerinde, kendine özgü ve değiştirilemeyen bir işlem numarasıyla kayda geçer. Bu kayıt herkese açıktır; teknik bilgisi olan herkes onu hiçbir kurumun cevabını beklemeden izleyebilir. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları ise müşterilerinin kimlik, telefon, giriş IP’si ve cihaz kayıtlarını tutar. Bu kayıtlar istendiğinde şikâyetçinin parasını kimin kullandığı ortaya çıkacaktır.
DİLEKÇEMİZİN ÖZÜ
- Müvekkil, eski iş arkadaşı [R.]’nin haciz nedeniyle kendi hesaplarını kullanamadığını söylemesi üzerine kartını ve mobil bankacılık bilgilerini ona vermiştir. Bunun için hiçbir ödeme almamış, şikâyetçiyle hiçbir temas kurmamıştır.
- Şikâyetçinin parası müvekkilin hesabından [saat]’te, müvekkilin kullanmadığı bir cihazdan açılan oturumla çıkarılmıştır. Müvekkil o saatte [işyeri adresinde] çalışmaktadır.
- Paranın sonraki halkaları bellidir: [Z.] adına kayıtlı hesap ve [Kurum] nezdindeki kullanıcı hesabı. Soruşturma bu noktada durmuştur.
- Aşağıdaki araştırmaların yapılmasını ve sonucunda müvekkil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini talep ediyoruz.
AÇIKLAMALARIMIZ
Müvekkilin savunması isim, tarih ve tanıkla doğrulanabilir niteliktedir. Müvekkil ile [R.] [yıl] ile [yıl] arasında [işyeri]nde birlikte çalışmıştır; [R.]’nin kartı istediği yazışmalar Ek-2’dedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanığın gösterdiği tanıklar dinlenmeden ve savunmada adı geçenler hakkında işlem yapılmadan kurulan mahkûmiyeti eksik araştırma saymıştır (E.2021/30184, K.2024/2238, 27.02.2024). Hattın kayıtlı olduğu kişinin fiilî kullanıcı sayılamayacağını, bunun HTS kayıtlarında sık görüşülen kişiler dinlenerek araştırılacağını kabul etmektedir (E.2021/34207, K.2025/13548, 22.10.2025). Mobil bankacılık uygulamasına giriş yapan IP’lerin abonelerinin araştırılmadan verilen kararı da bozmuştur (E.2024/792, K.2024/11500, 14.10.2024).
Şikâyetçi müvekkili tanımamaktadır; kiminle yazıştığını ve konuştuğunu bilen kişi odur. Usulüne uygun bir teşhis, müvekkilin olayda yer almadığını doğrudan gösterecektir (E.2023/4180, K.2024/12334, 23.10.2024).
TALEPLERİMİZ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından;
- [Banka]’dan, [tarih] günü müvekkilin hesabına yapılan internet ve mobil bankacılık girişlerinin IP adresi, kaynak port, saniye hassasiyetli zaman ve cihaz kimliği kayıtlarının ve yeni cihaz tanımlama kaydının elektronik ortamda istenmesi, IP abonelerinin tespiti (CMK m.128/A/7),
- Müvekkilin [numara] numaralı hattının [saat aralığı] arasındaki baz kayıtlarının getirtilmesi,
- [Z.]’nin şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması ve hesap hareketlerinin getirtilmesi,
- [Kurum]’dan, [Z.]’nin hesabından gelen paranın hangi kullanıcı hesabına işlendiğinin, bu hesabın kimlik doğrulama (KYC) belgelerinin, giriş IP ve cihaz kayıtlarının, paranın çevrildiği kripto varlığın ve çekim yapılan adreslerin işlem numaralarıyla birlikte istenmesi; çekim adreslerinden sonraki transferlerin blokzinciri ağı üzerinde bilirkişiye izletilmesi,
- [R.]’nin şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması, [numara] numaralı hattının HTS kayıtlarının getirtilmesi, müvekkille yazışmalarının tutanağa bağlanması; tanıklar [A.] ve [B.]’nin dinlenmesi,
- Şikâyetçiye müvekkilin ve [R.]’nin fotoğrafları usulüne uygun biçimde gösterilerek teşhis işlemi yapılması,
- Aynı IBAN, hat ve kullanıcı hesabıyla başka şikâyet bulunup bulunmadığının UYAP üzerinden ve EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından sorulması,
- Bu araştırmalar sonucunda müvekkil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi
hususlarını saygıyla arz ve talep ederiz.
EKLER
Ek-1: Müvekkilin [tarih] tarihli hesap dökümü (paranın hesaba giriş ve çıkış saatlerini gösterir)
Ek-2: [R.] ile yazışmaların ekran görüntüleri; yazışmaların bulunduğu telefon incelemeye hazırdır
Ek-3: İşyeri giriş çıkış kaydı ve SGK hizmet dökümü (müvekkilin işlem saatinde işyerinde olduğunu gösterir)
Ek-4: Vekâletname
[Tarih]
Şüpheli Müdafii
Av. [Ad Soyad]
Bu dilekçede neden böyle yazdık?
- Giriş: Para kripto varlığa çevrildiği için dilekçe, banka izi ile blokzinciri ağındaki iz arasındaki farkı anlatan kısa bir girişle açılır. Savcının ilk paragrafta görmesi gereken şey, soruşturmanın durduğu yerin aslında takibin başladığı yer olduğudur.
- Öz: Dört madde dört soruya cevap verir: müvekkil ne yaptı, para hesaptan nasıl çıktı, sonraki halkalar hangileri, ne isteniyor. Savcı yalnız bu bölümü okusa da dosyayı anlar.
- Kartın ve bilgilerin verildiği saklanmadı: Banka kayıtları bunu zaten gösterecektir. Sonradan ortaya çıkan bir olgu savunmanın bütününü inandırıcılıktan çıkarır; Yargıtay da aşamalarda değişen anlatımı aleyhe gösterge sayıyor.
- Kararlar açıklamalar bölümünde ve tek cümleyle: Her karar yalnız istenen araştırmayı desteklemek için anıldı; savcıya içtihat dersi verilmedi.
- Talepler kurum ve kayıt adıyla: “Gerekli araştırma yapılsın” yerine hangi kurumdan hangi kaydın hangi biçimde isteneceği yazıldı; kalem müzekkereyi buradan kopyalayabilir. IP kaydında port ve saniye istenir, çünkü port olmadan aynı IP’yi paylaşan aboneler arasından doğru kişi seçilemez.
- Teşhis ve R.’nin dinlenmesi ilk dilekçede: Bu iki araştırma yapılmazsa hüküm ileride eksik araştırmadan bozulur. Talebi baştan yazmak, eksikliğin savunmadan değil soruşturmadan kaynaklandığını da kayda geçirir.
- TCK m.158/4 bu dilekçede yok: Soruşturmada hedef kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır. İndirim iştiraki varsayar; bu aşamada anılması savunmanın ana tezini zayıflatır.
Tutukluluğa itiraz dilekçesinde ne yazılır?
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin birlikte bulunmasına bağlıdır ve işin önemiyle ölçülü olmalıdır (CMK m.100/1). Nitelikli dolandırıcılık CMK m.100/3’teki katalog suçlar arasında olmadığından kaçma veya delil karartma şüphesi varsayılamaz, somut olgularla gösterilmelidir (CMK m.100/2). Karar, adli kontrolün neden yetersiz kalacağını da somut olgularla açıklamak zorundadır (CMK m.101/2). İtirazın konusu, bu gerekçelerin kararda bulunup bulunmadığıdır. Gözaltı, tutukluluk süreleri ve adli kontrol nitelikli dolandırıcılıkta tutuklama ve adli kontrol yazısında anlatılmıştır.
Senaryoya bir olay ekleyelim: S. adres değiştirdiği için çağrı kâğıdı kendisine ulaşmamış, hakkında yakalama emri düzenlenmiş, yakalandığında sulh ceza hâkimliği “suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklama kararı vermiştir.
Örnek dilekçe: tutuklama kararına itiraz
[KARARI VEREN] SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
Soruşturma No: [….]
Tutuklama Kararı: [tarih], [değişik iş no]
Şüpheli: [Ad Soyad] (tutuklu, [ceza infaz kurumu])
Müdafii: Av. [Ad Soyad]
Suç: Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f)
Konu: Tutuklama kararına itirazımızın kabulü ile müvekkilin tahliyesine, gerekirse adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesi talebidir.
DİLEKÇEMİZİN ÖZÜ
- Müvekkil, şikâyetçinin parasının geldiği hesabın sahibidir. Para, hesaba girdikten altı dakika sonra müvekkile ait olmayan bir cihazdan açılan oturumla [Z.] adına kayıtlı bir hesaba, oradan [Kurum] nezdindeki bir hesaba aktarılmıştır.
- Müvekkil kaçmamıştır. Çağrı kâğıdı [tarih]’te değişen adresi nedeniyle kendisine ulaşmamıştır; yeni adresi nüfus kaydındadır ve [süre]dir aynı işyerinde çalışmaktadır.
- Kararın gerekçesi suçun vasıf ve mahiyetinden ibarettir; kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren tek somut olgu yazılmamıştır.
- Delillerin tamamı banka ve kurum kayıtlarıdır; müvekkilin bunları değiştirme imkânı yoktur. Adli kontrol yeterlidir.
AÇIKLAMALARIMIZ
Nitelikli dolandırıcılık CMK m.100/3’te sayılan suçlardan olmadığından tutuklama nedeni varsayılamaz, somut olgularla gösterilmelidir (CMK m.100/2). Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gerekçelendirilir (CMK m.101/2). Anayasa Mahkemesi nitelikli dolandırıcılık nedeniyle verilen bir tutuklama kararında aynı tespiti yapmıştır: “Öncelikle başvurucuların tutuklandığı nitelikli dolandırıcılık suçunun katalog suçlardan olmadığı görülmektedir. Bu nedenle kaçma riski veya delilleri değiştirme ya da tanıklara, mağdurlara ve diğer kişilere baskı yapılması riski gibi bir tutuklama nedeninin varlığının varsayılabilmesi mümkün değildir.” (AYM Birinci Bölüm, B. No: 2023/70494, 28.01.2026)
Ölçülülük yönünden, müvekkilin katkısı en ağır kabulde dahi hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri vermekle sınırlıdır. Bu hâlde ceza TCK m.158/4 uyarınca yarı oranında indirilir ve 158/1-f’deki dört yıllık alt sınır iki yıla iner. Bu ceza beklentisi karşısında tutuklama ölçüsüzdür.
TALEPLERİMİZ
- İtirazımızın kabulü ile tutuklama kararının kaldırılarak müvekkilin tahliyesine,
- Aksi kanaatte, yurt dışına çıkamama (CMK m.109/3-a) ve belirlenecek yere düzenli başvurma (CMK m.109/3-b) gibi adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
EKLER
Ek-1: Yerleşim yeri belgesi ve taşınma tarihini gösteren kira sözleşmesi
Ek-2: İşyeri yazısı ve SGK hizmet dökümü
Ek-3: Hesap dökümü (paranın giriş ve çıkış saatlerini gösterir)
[Tarih]
Şüpheli Müdafii
Av. [Ad Soyad]
Bu dilekçede neden böyle yazdık?
- Yakalama emri ilk sırada karşılandı: Hâkimliğin aklındaki “kaçtı” kanaatini besleyen olgu, çağrıya gelinmemesidir. Adres değişikliği belgeyle gösterildiğinde kaçma şüphesinin tek dayanağı ortadan kalkar.
- AYM kararı birebir alıntılandı: Kararın gücü, katalog dışı suçta tutuklama nedeninin varsayılamayacağını açıkça söylemesindedir. Aynı kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucuların kişisel durumlarının somut olarak değerlendirilmemesini ihlal sebebi saymıştır; işyeri ve adres belgeleri bu yüzden eklendi.
- Ölçülülük cümlesi “en ağır kabulde dahi” kalıbıyla: Beklenen cezayı hesaplamak suçlamayı kabul etmek değildir; kalıp bunu açıkça gösterir.
- Somut adli kontrol önerisi: Hâkimlik, tahliye talebini kabul etmese bile hangi tedbirin yeterli olacağını görürse karar vermesi kolaylaşır.
- Süre ve merci: 7499 sayılı Kanun kanun yolu sürelerini ve başlangıçlarını 1.6.2024 ve sonrasında verilen kararlar için yeniden düzenlediğinden (CMK geçici m.6/1-c) eski örneklerdeki süreye güvenmeyin; süreyi ve itirazın inceleneceği yeri kararın kendisinden kontrol edin.
- Birden çok dosya varsa: Aynı fiil için başka savcılıkça yeni delil olmadan ikinci bir tutuklama istenirse Anayasa Mahkemesinin şu tespiti kullanılır: “Bu hüküm uyarınca aynı fiilden dolayı ikinci kez yakalama yapılabilmesi için yeni ve yeterli delil elde edilmesi zorunludur.” (B. No: 2021/40891, 20.03.2024)
Teknik rapor dosyaya nasıl sunulur?
Kovuşturmada savunmanın en güçlü delili çoğu zaman paranın müvekkilin hesabından sonra nereye gittiğini gösteren teknik rapordur. Taraf, yargılama konusu olay veya bilirkişi raporu hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alıp dosyaya sunabilir (CMK m.67/6). Bu rapor mahkemenin atadığı bilirkişinin raporu değildir; değerini, her bulgunun işlem numarasıyla gösterilmesinden ve mahkeme ya da bilirkişi tarafından aynı kayıtlar üzerinden yeniden doğrulanabilmesinden alır. Raporun nasıl hazırlandığı kripto adli bilişim teknik uzman raporu sayfasında anlatılmıştır.
Senaryoda dava açılmış ve kripto varlık hizmet sağlayıcısının cevabı dosyaya girmiştir: Z.’nin hesabından gelen para K. adına açılmış bir kullanıcı hesabına işlenmiş, aynı gün kripto varlığa çevrilip bir adrese çekilmiştir. Savunmanın uzmanı bu adresten sonraki transferleri blokzinciri ağı üzerinde izlemiştir.
Örnek dilekçe: uzman mütalaasının sunulması
[…] [ASLİYE / AĞIR] CEZA MAHKEMESİNE
Dosya No: [….] Esas
Sanık: [Ad Soyad]
Müdafii: Av. [Ad Soyad]
Katılan: [Ad Soyad]
Konu: Uzman mütalaası niteliğindeki teknik raporun sunulması ve raporda gösterilen kayıtların getirtilmesi talebidir.
GİRİŞ
Katılanın parası müvekkilin hesabından çıktıktan sonra kripto varlığa çevrilmiştir. Bu andan sonraki her transfer blokzinciri ağı üzerinde, herkese açık bir kayıtta ve değiştirilemeyen bir işlem numarasıyla durmaktadır. Bu kayıt bankalardan cevap beklenmeden izlenebilir; mahkemece veya bilirkişice aynı numaralarla doğrulanabilir. Ekteki rapor paranın bu kayıttaki yolunu yatırıldığı borsaya kadar göstermektedir. Paranın ulaştığı borsa, hesabı açan ve kullanan kişinin kimlik, telefon, giriş IP’si ve cihaz kayıtlarını tutar.
DİLEKÇEMİZİN ÖZÜ
- [Kurum]’un [tarih] tarihli cevabına göre katılanın parası [Z.]’nin hesabından [K.] adına açılmış kullanıcı hesabına işlenmiş, aynı gün kripto varlığa çevrilerek [adres] adresine çekilmiştir.
- Ekteki rapora göre bu adresten çıkan [tutar] USDT, [N] aracı adresten geçtikten sonra [tarih]’te [Borsa]’nın bir müşterisine tahsis ettiği yatırma adresine ulaşmıştır; [tutar] USDT ise [sorgu tarihi] itibarıyla kişisel bir cüzdanda hareketsiz durmaktadır.
- Müvekkil bu halkaların hiçbirinde yer almamaktadır. Parayı kullanan kişi [Borsa] ve [Kurum] kayıtlarıyla belirlenebilir.
- Raporun değerlendirilmesini ve aşağıdaki kayıtların getirtilmesini talep ediyoruz.
AÇIKLAMALARIMIZ
Rapor, CMK m.67/6 kapsamında uzmandan alınmış bilimsel mütalaadır. Her transfer işlem numarası, tarihi ve tutarıyla Ek-1’deki tabloda gösterilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bir kripto varlık platformunda yapılan alımın IP ve port bilgisini HTS kayıtlarıyla birleştirerek alımı yapan kişiyi belirleyen hükmü onamıştır (E.2023/1266, K.2023/5643, 04.07.2023). Aynı yöntem bu dosyada parayı kullanan kişiyi gösterecektir.
[Borsa] yurt dışında yerleşiktir. Bu tür borsalar kolluk taleplerini kabul eden başvuru sistemleri işletir; talebin, yurt dışı borsalarla doğrudan yazışıp cevap alan EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı aracılığıyla iletilmesini istiyoruz. Kişisel cüzdandaki USDT ise anahtarın saklandığı cihaza ulaşılmadan, ihraççı şirket Tether tarafından adres bazında dondurulabilir.
TALEPLERİMİZ
- Ekteki raporun dosyaya alınarak hükümde tartışılmasına; gerekirse rapordaki tespitlerin bilirkişiye inceletilmesine ve raporu hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesine (CMK m.68/3),
- [Borsa]’dan, EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı aracılığıyla, [işlem numarası] numaralı transferin hangi müşteri hesabına işlendiğinin, hesap sahibinin, kimlik doğrulama belgelerinin, giriş IP ve cihaz kayıtlarının sorulmasına,
- [Kurum]’dan, [K.] adına açılan kullanıcı hesabının kimlik doğrulama belgelerinin, giriş IP ve cihaz kayıtlarının on gün içinde gönderilmesinin istenmesine (CMK m.128/A/7),
- [Adres] adresindeki hareketsiz USDT için, katılanın zararının giderilebilmesi amacıyla aynı kanalla Tether’den dondurma istenmesine,
- [R.], [Z.] ve [K.] hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve sonucuna göre dosyaların birleştirilmesinin değerlendirilmesine
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
EKLER
Ek-1: Teknik rapor ve işlem numaralarını gösteren transfer tablosu
Ek-2: Paranın müvekkilin hesabından borsaya kadar izlediği yolu gösteren tek sayfalık şema
Ek-3: Raporu hazırlayan uzmanın özgeçmişi
[Tarih]
Sanık Müdafii
Av. [Ad Soyad]
Bu dilekçede neden böyle yazdık?
- Dosyadaki kurum cevabından başlandı: Rapor, dosyaya zaten girmiş bir kaydın devamını gösterdiğinde tartışmasız bir zemine oturur. Nitelikli dolandırıcılık CMK m.153/2’deki kısıtlama kataloğunda sayılmadığından, yalnız bu suçtan yürütülen soruşturmada müdafiin dosyayı inceleme yetkisi kısıtlanamaz; kurum cevapları bu yolla erken görülebilir.
- Rapor hukuki sonuç yazmaz: “Müvekkil masumdur” cümlesi raporda değil dilekçededir. Rapor yalnız hangi transferin hangi kayıttan çıktığını gösterir; hukuki değerlendirme mahkemenindir.
- Yargıtay kararı mahkûmiyet onaması olsa da seçildi: Kararın değeri, IP-port ve HTS ile kripto alımını kimin yaptığının belirlenebildiğini göstermesindedir. Yöntem tarafsızdır; bu dosyada başka bir kişiyi gösterir.
- Savunma dondurma istedi: Gerçek kullanıcıyı gösteren kayıt ile dondurma aynı yazışmanın parçasıdır. Gerçek dolandırıcı bulunduğunda hem mağdurun parası için yol açılır hem de yalnız hesabı kullanılan kişi için beraat zemini oluşur.
- Adres izahı tek cümle: Borsa yatırma adresinin tek bir müşteriye ait olduğu ve kişisel cüzdandaki USDT’nin dondurulabileceği, ders verir gibi değil talebin gerekçesi olarak yazıldı. Adres sahibine nasıl ulaşıldığı kripto cüzdan sahibi nasıl bulunur yazısında anlatılmıştır.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı beyan dilekçesinde ne yazılır?
Esas hakkındaki mütalaa, savcının hangi delillere dayanarak hangi maddeden ceza istediğini gösterir. Beyan dilekçesi mütalaayı satır satır cevaplamaz; önce beraati gerektiren olguları, sonra mahkeme aksi kanaatteyse uygulanması gereken hükümleri kademeli olarak yazar. Hesabı kullanılan kişinin dosyasında kademeler genellikle beraat, yardım etme (TCK m.39/2-c) ve TCK m.158/4 indirimidir. Yargıtay’ın hangi olgularda beraat dediği nitelikli dolandırıcılıkta beraat kararları yazısında toplanmıştır.
Senaryoda mütalaa TCK m.158/1-f, 158/3 ve 43/1 uyarınca cezalandırma yönündedir. Bu arada müvekkil, suçlamayı kabul etmeksizin şikâyetçiye 40.000 TL ödemiş, katılan da duruşmada bu kısmi ödemeyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat etmiştir.
Örnek dilekçe: mütalaaya karşı beyan
[…] [ASLİYE / AĞIR] CEZA MAHKEMESİNE
Dosya No: [….] Esas
Sanık: [Ad Soyad]
Müdafii: Av. [Ad Soyad]
Katılan: [Ad Soyad]
Konu: Esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarımızın sunulmasıdır.
GİRİŞ
Katılanın parası müvekkilin hesabından [Z.] adına kayıtlı hesaba, oradan [K.] adına açılmış kripto varlık hesabına geçmiş ve kripto varlığa çevrilmiştir. Banka transferinin devamı ancak bankaların cevabıyla görülebilir; kripto varlık transferleri ise blokzinciri ağı üzerinde herkese açık ve sonradan değiştirilemeyen işlem kayıtlarıdır. Dosyadaki teknik rapor bu kayıtları işlem numaralarıyla izlemiş ve paranın [Borsa]’daki bir müşteri hesabına ulaştığını göstermiştir. Parayı kullanan kişi bu kayıtlarla belirlidir ve müvekkil değildir.
DİLEKÇEMİZİN ÖZÜ
- Müvekkilin dolandırıcılıktan haberdar olduğunu, parayı çektiğini, aktardığını veya bir menfaat aldığını gösteren tek delil yoktur. Para müvekkile ait olmayan bir cihazdan çıkarılmıştır.
- Dosyaya giren kayıtlar parayı kullanan kişiyi göstermektedir: para [K.] adına açılan kripto varlık hesabına, oradan [Borsa]’daki bir müşteri hesabına ulaşmıştır.
- Müvekkilin beraatine (CMK m.223/2-e), aksi kanaatte aşağıdaki kademeli taleplerimiz doğrultusunda hüküm kurulmasına karar verilmesini istiyoruz.
AÇIKLAMALARIMIZ
Beraat. Müvekkil kartını ve bilgilerini, haciz gerekçesiyle isteyen eski iş arkadaşına vermiştir. Tanıklar [A.] ve [B.] bu ilişkiyi doğrulamış; işyeri kaydı ve baz bilgisi müvekkilin işlem saatinde işyerinde olduğunu göstermiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kart ve şifrenin başkasına verildiğinin sabit olduğu ve hesabın fiilen başkasınca kullanıldığı bir dosyada, cezalandırmaya yeter “her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesiyle mahkûmiyeti bozmuştur (E.2025/3701, K.2025/13370, 21.10.2025). Tanışıklıktan doğan güvenle hesap bilgisini paylaşan kişinin iştirakine dair kesin delil yoksa beraat gerektiğini de kabul etmektedir (E.2021/16966, K.2024/7470, 04.06.2024).
Kademeli taleplerimiz.
- Müvekkilin fiil üzerinde hâkimiyeti yoktur; kabule göre eylemi en fazla yardım etmedir (TCK m.39/2-c). Yargıtay, müşterek hâkimiyet delili bulunmayan hesap sahibi yönünden bu sonuca varmıştır (E.2023/2909, K.2023/6665, 28.09.2023).
- Müvekkilin katkısı, hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri vermekle sınırlıdır; ceza TCK m.158/4 uyarınca yarı oranında indirilmelidir. Hüküm lehe olduğundan uygulanır (TCK m.7/2). TBMM Adalet Komisyonu görüşmelerinde dile getirilen lehte görüşe göre düzenleme, “dolandırıcılığı planlayan, organize eden ve yöneten asıl failler bakımından bir değişiklik getirmediği, yalnızca katkısı banka hesabını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri vermekle sınırlı kalan kişiler yönünden kusur ve orantılılık ilkesi gereği daha ölçülü bir ceza öngördüğü” düşüncesine dayanır. Müvekkil tam olarak bu durumdadır.
- Müvekkilin başka kişilerle birlikte hareket ettiğine dair delil yoktur; TCK m.158/3 uygulanamaz. Şikâyetçinin iki havalesi aynı görüşme sırasında verilen tek talimatla yapılmıştır; TCK m.43/1 de uygulanamaz.
- Müvekkil 40.000 TL ödemiş, katılan kısmi ödemeye muvafakat etmiştir; TCK m.168/2 ve 168/4 uyarınca indirim yapılmalıdır.
- TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanmalıdır. Bu indirimlerle sonuç ceza iki yılın altına indiğinden, kalan zararın denetim süresince taksitle ödenmesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (CMK m.231/5, 231/9), olmazsa cezanın ertelenmesine (TCK m.51) karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin beraatine, aksi kanaatte kademeli taleplerimiz doğrultusunda hüküm kurulmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
[Tarih]
Sanık Müdafii
Av. [Ad Soyad]
Bu dilekçede neden böyle yazdık?
- Kısa giriş yine kripto iziyle: Hâkim mütalaadan sonra dosyaya ilk kez bu dilekçeyle bakabilir. Paranın blokzinciri ağındaki yolu ve ulaştığı hesap ilk paragrafta yazıldığında beraat talebinin dayanağı daha baştan görünür.
- Önce beraat, sonra kademeler: Kademeli talepler “kabule göre” kalıbıyla yazıldı; böylece beraat talebiyle çelişmez ve mahkeme hangi kabulde hangi hükmü uygulayacağını tek yerde görür.
- Yardım etme talebi olgulara bağlandı: Aynı dosyanın sonraki incelemesinde Yargıtay, kimlik ve internet bankacılığı bilgilerini veren hesap sahibini müşterek fail saymıştır (E.2024/3326, K.2024/13191, 07.11.2024). Bu yüzden TCK m.39/2-c talebi soyut bırakılmadı; cihaz, saat ve işyeri kaydı gibi hâkimiyet yokluğunu gösteren olgulara dayandırıldı.
- TCK m.39 ile 158/4 ayrı maddelerde: Kanun iki indirimin birlikte uygulanıp uygulanmayacağını düzenlemiyor ve Ekim 2026 itibarıyla bu fıkrayı yorumlayan yerleşik bir Yargıtay içtihadı yok. Ayrı yazıldıklarında mahkeme birini reddetse bile diğeri ayakta kalır. Fıkranın kapsamı ve geçmişe etkisi 158/4 indirimini ve geçiş hükmünü anlatan rehberde ele alınmıştır.
- Komisyon görüşü doğru adıyla: 158/4’ün ayrı bir madde gerekçesi yoktur; fıkra Komisyonda önergeyle eklenmiştir. Görüşmelerde dile getirilen görüş Komisyonun kararı değildir ve dilekçede de öyle sunuldu.
- Kısmi ödeme ve rıza tutanakta: Kısmi ödemede indirim mağdurun rızasına bağlıdır (TCK m.168/4). Yargıtay, kısmi ödemeye katılanın muvafakati varken indirim yapılmamasını bozma sebebi saymıştır (E.2025/2533, K.2025/10942, 09.09.2025). Ödeme “suçlamayı kabul etmeksizin” ibaresiyle yapıldı; Ceza Genel Kurulu, pişmanlığın sözle ifadesinin zorunlu olmadığını, davranışla da gösterilebileceğini kabul ediyor (E.2022/17, K.2022/665, 25.10.2022).
- HAGB’de taksit imkânı: Zarar derhâl giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitle ödeme koşuluyla da HAGB verilebilir (CMK m.231/9). Talep bu yüzden zararın tamamının ödenmesini beklemeden yazıldı.
Nitelikli dolandırıcılık istinaf dilekçesinde hangi hatalar ileri sürülür?
İstinaf dilekçesi ilk derece hükmündeki hukuka aykırılıkları tek tek gösterir. Hesap kullandırma dosyalarında üç hata kümesi sık görülür: savunmanın araştırılmadan “hayatın olağan akışına aykırı” bulunması, iştiraki gösteren delilin gerekçede hiç yazılmaması ve ceza hesabındaki artırım ve indirim hataları. Kanun yolu süreleri ve bu sürelerin tebliğden itibaren başlaması 7499 sayılı Kanunla 1.6.2024 ve sonrasında verilen kararlar için yeniden düzenlenmiştir (CMK geçici m.6/1-c); süreyi kararın altındaki açıklamaya ve tebliğ tarihine göre hesaplayın.
Senaryoda mahkeme müvekkili TCK m.158/1-f, 158/3, 43/1 ve 62 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm etmiş; adli para cezasını gün sayısı göstermeden “360.000 TL” olarak belirlemiş, kısmi ödemeyi ve TCK m.158/4’ü tartışmamıştır.
Örnek dilekçe: istinaf
[…] [ASLİYE / AĞIR] CEZA MAHKEMESİNE
Gönderilmek üzere
[…] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
Dosya No: [….] Esas, [….] Karar
İstinaf Eden (Sanık): [Ad Soyad]
Müdafii: Av. [Ad Soyad]
Karar ve Tebliğ Tarihi: [….], [….]
Konu: Duruşmalı inceleme yapılarak hükmün kaldırılmasına ve müvekkilin beraatine, aksi hâlde hükmün bozulmasına karar verilmesi talebidir.
GİRİŞ
Dosyadaki teknik rapor ve [Borsa] cevabı, katılanın parasının müvekkilin hesabından çıktıktan sonra kripto varlığa çevrildiğini ve blokzinciri ağı üzerinde [K.]’nın kullandığı borsa hesabına ulaştığını göstermektedir. Bu transferler, banka kayıtlarından farklı olarak herkese açık ve değiştirilemeyen işlem kayıtlarıdır; Daireniz her adımı aynı işlem numaralarıyla doğrulayabilir. İlk derece mahkemesi bu kayıtları gerekçesinde hiç tartışmamıştır.
DİLEKÇEMİZİN ÖZÜ
- Mahkeme müvekkilin savunmasını araştırmadan reddetmiş; savunmada adı geçen [R.]’yi dinlememiş, dosyadaki teknik raporu ve borsa kayıtlarını gerekçede hiç tartışmamıştır.
- Gerekçede müvekkilin iştirakini gösteren delilin ne olduğu yazılmamıştır.
- Ceza hesabında 158/3 ve 43/1 artırımları dayanaksızdır, 158/4 ve 168 indirimleri tartışılmamıştır, adli para cezası gün üzerinden belirlenmemiştir.
- Duruşmalı inceleme yapılarak müvekkilin beraatine, olmazsa hükmün bozulmasına karar verilmesini talep ediyoruz.
İSTİNAF NEDENLERİMİZ
1. Savunma araştırılmamıştır. Müvekkil ilk ifadesinden itibaren kartı ve bilgileri kime, ne zaman ve hangi gerekçeyle verdiğini aynı biçimde anlatmıştır. [R.] dinlenmemiş, HTS kaydı getirtilmemiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, savunmayı doğrulayan kişiler “gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla” dinlenmeden kurulan hükmü bozmaktadır (E.2021/20183, K.2025/6675, 27.05.2025; E.2021/30184, K.2024/2238, 27.02.2024).
2. Gerekçe yetersizdir. Hüküm müvekkilin “hesabını kullandırdığı” tespitinden ibarettir. Teknik rapor ve [Borsa] cevabı paranın [K.] tarafından kullanıldığını gösterdiği hâlde bu deliller tartışılmamıştır. Yargıtay, iştiraki gösteren delillerin “nelerden ibaret olduğu açıklanmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması”nı bozma sebebi saymaktadır (E.2024/705, K.2025/12701, 07.10.2025).
3. Ceza hesabı hatalıdır.
- Şikâyetçinin iki havalesi aynı görüşme sırasında verilen talimatla on dakika arayla yapılmıştır. Aynı görüşmede gerçekleşen birden çok menfaat temini için zincirleme suç hükmü uygulanamaz (E.2025/5733, K.2025/16377, 22.12.2025).
- Müvekkilin başka kişilerle birlikte hareket ettiğini gösteren hiçbir delil gerekçede yer almadan TCK m.158/3 artırımı yapılmıştır.
- Müvekkil hükümden önce 40.000 TL ödemiş, katılan kısmi ödemeye muvafakat etmiştir; mahkeme TCK m.168’i tartışmamıştır. Yargıtay, ödemenin tarihi ve kısmi ödemeye rıza sorulmadan etkin pişmanlığın tartışılmadığı hükmü bozmuştur (E.2021/15110, K.2024/13336, 18.11.2024).
- Müvekkilin katkısı hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri vermekle sınırlı olduğu hâlde TCK m.158/4 tartışılmamıştır.
- Adli para cezası gün sayısı ve bir gün karşılığı gösterilmeden doğrudan “360.000 TL” olarak belirlenmiştir (TCK m.52/3, 61/8). Yargıtay bu yöntemin infazda tereddüt doğurduğunu belirterek hükmü bozmuştur (E.2021/29893, K.2024/401, 15.01.2024).
Kabule göre, 158/3 ve 43/1 artırımları çıkarılıp 158/4 ve 168/2 indirimleri yapıldığında sonuç ceza iki yılın altına iner. Bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231/5, 231/9), olmazsa erteleme (TCK m.51) değerlendirilmelidir.
TALEPLERİMİZ
- Duruşmalı inceleme yapılarak [R.]’nin ve tanıkların dinlenmesine, teknik raporun bilirkişiye inceletilmesine,
- İlk derece hükmünün kaldırılarak müvekkilin beraatine,
- Aksi kanaatte hükmün yukarıdaki nedenlerle bozulmasına
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
[Tarih]
Sanık Müdafii
Av. [Ad Soyad]
Bu dilekçede neden böyle yazdık?
- Duruşma talebi ilk maddede: Bölge adliye mahkemesi, ilk derecenin kabulünden farklı olarak beraate ancak duruşma açarak varabilir (E.2025/1936, K.2026/494, 13.01.2026). Duruşmasız verilen beraat Yargıtay’da usulden bozulabildiği için talep baştan yazıldı.
- Yalnız sonucu değiştiren hesap hataları: Yargıtay, uygulama sırasındaki hata sonuç cezayı değiştirmiyorsa bunu bozma sebebi yapmıyor (E.2021/37964, K.2024/12515, 30.10.2024). Dilekçede bu yüzden sonucu etkileyen kalemler yer aldı.
- Adli para cezası kalemi dikkatle: Bu kalem cezayı azaltmayı değil hükmü denetlenebilir kılmayı amaçlar. Yargıtay eksik adli para cezasını ancak aleyhe kanun yolu başvurusu varsa düzeltiyor; bir kararında hata için “aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır” demiştir (E.2026/2045, K.2026/4912, 30.04.2026). Katılan veya savcı da istinaf ettiyse, gün hesabının menfaatin iki katı kuralı (TCK m.158/1 son cümle) karşısında ne getireceğini önceden hesaplayın.
- 158/4 ve tarih: Hüküm 31.07.2026’dan önce verilmiş ve dosya istinafta ise bölge adliye mahkemesi, 158/4’ün uygulanacağı sanık yönünden hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir (7589 sayılı Kanun geçici m.1/6). Hüküm bu tarihten sonra verildiyse indirimin tartışılmaması doğrudan istinaf nedenidir. Kesinleşmiş hükümlerde yol TCK 158/4 uyarlama dilekçesi yazısında anlatılmıştır.
- Zorunlu müdafi: İsnat (e), (f), (j), (k) veya (l) bentleriyle birlikte 158/3’ü içeriyorsa alt sınır dört yıldan altı yıla çıkar; beş yılı aştığı için müdafi zorunludur (CMK m.150/3). Diğer bentlerde üç kişi artırımıyla alt sınır dört buçuk yılda kalır, örgüt artırımında altı yıla çıkar. Zorunlu müdafiliğin gerektiği bir dosyada müvekkil ilk derecede müdafisiz yargılandıysa Ceza Genel Kurulunun bozma sebebi saydığı ayrı bir aykırılık vardır (E.2025/22, K.2026/59, 04.02.2026).
- Hesap sırası: 158/4 ile 168 ve 62’nin uygulanma sırası içtihatla netleşmedi. Dilekçede sonuç yalnız “iki yılın altına iner” diye yazıldı; senaryoda 4 yıllık temel ceza 158/4 ile 2 yıla, kısmi ödemeyle 168/2 uyarınca en fazla yarı oranında indirimle 1 yıla, takdiri indirimle 10 aya iner.
Güncel Yargıtay kararları: dilekçelerde hangi kararlar kullanılır?
| Konu | Karar | Kullanıldığı dilekçe |
|---|---|---|
| Savunmada adı geçenlerin ve tanıkların dinlenmesi | 11. CD, E.2021/30184, K.2024/2238, 27.02.2024 | Savunma, istinaf |
| Teşhis yaptırılmadan mahkûmiyet | 11. CD, E.2023/4180, K.2024/12334, 23.10.2024 | Savunma |
| Hattın fiilî kullanıcısı | 11. CD, E.2021/34207, K.2025/13548, 22.10.2025 | Savunma |
| Kart ve şifre vermek tek başına iştirak delili değil | 11. CD, E.2025/3701, K.2025/13370, 21.10.2025 | Mütalaaya karşı beyan |
| İştirak delilinin gerekçede gösterilmesi | 11. CD, E.2024/705, K.2025/12701, 07.10.2025 | İstinaf |
| Ödeme tarihi ve kısmi ödemeye rıza sorulmalı | 11. CD, E.2021/15110, K.2024/13336, 18.11.2024 | İstinaf |
| Aynı görüşmede zincirleme suç yok | 11. CD, E.2025/5733, K.2025/16377, 22.12.2025 | İstinaf |
| Katalog dışı suçta tutuklama nedeni varsayılamaz | AYM, B. No: 2023/70494, 28.01.2026 | Tutukluluğa itiraz |
Kararların çoğu, mahkûmiyetin “beraat gerekirdi” veya “eksik araştırma” gerekçesiyle bozulmasıdır. Ekim 2026 itibarıyla TCK m.158/4’ü yorumlayan yerleşik bir Yargıtay içtihadı yoktur; bu fıkraya dayanan talepler kanun metni ve TBMM Adalet Komisyonu Raporu ile kurulur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/4180, K. 2024/12334, 23.10.2024
Olay: Dosyada, rica üzerine hesabını veren ve gelen parayı ricacıya teslim eden tanıdıklar vardı. Daire, bu kişilerin hesaplarını kullandırmak suretiyle olaya katıldığının kabul edilemeyeceğini belirtti ve teşhis yaptırılmadan kurulan mahkûmiyeti eksik araştırma saydı.
“…mümkünse bizzat, mümkün olmadığı takdirde fotoğrafları çekilerek teşhisi yaptırılması”
Uygulamaya etkisi: Şikâyetçi hesap sahibini tanımıyorsa teşhis talebi savunmanın lehinedir ve soruşturmada istenmelidir; yapılmamışsa istinaf nedenidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/34207, K. 2025/13548, 22.10.2025
Olay: İnternet ilanıyla kapora alınmış, sanık adına kayıtlı hat suçta kullanılmıştı. Sanık hattı kaybettiğini savundu; ilk derece bunu hayatın olağan akışına aykırı bularak mahkûmiyet kurdu. Para çekim anına ait kamera kaydı yoktu.
“telefon hattının fiili kullanıcısının tespiti amacıyla HTS kayıtlarına göre bu hat ile sık görüştüğü tespit edilen kişilerin tanık olarak çağırılıp”
Uygulamaya etkisi: Hat ya da hesap kimin adına kayıtlıysa onun kullandığı varsayılamaz. Savunma fiilî kullanıcı araştırmasını ve baz kaydı ile işlem yerinin karşılaştırılmasını istemelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/3701, K. 2025/13370, 21.10.2025
Olay: Kendini doktor olarak tanıtan sanık, duygusal ilişki kurduğu katılandan para almıştı. Hesap sahibi sanığın, eski sevgilisi olan bu kişiye kartını ve şifresini verdiği, hesapları onun kullandığı sabitti.
“cezalandırılmasına yeter ve her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.”
Uygulamaya etkisi: Kart ve şifrenin verilmiş olması tek başına iştirak delili sayılmadı. TCK m.158/4’ün yürürlüğünden sonra da aynı profilde birinci talep beraat, ikinci talep indirimdir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15110, K. 2024/13336, 18.11.2024
Olay: Sanık katılanın zararını ödediğini savunmuş; ödemenin yapılıp yapılmadığı, tarihi ve katılanın kısmi ödemeye rızası araştırılmadan hüküm kurulmuştu.
“kısmen veya tamamen zararı gidermiş ise hangi tarihte ödeme yaptığı, kısmi ödeme halinde TCK’nin 168. maddesi kapsamında kısmı ödemeye rızası olup olmadığı hususları sorulup sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi”
Uygulamaya etkisi: Ödeme savunması varsa mahkeme tarihi ve rızayı sormak zorundadır. Sorulmamışsa bu, istinaf dilekçesinde ayrı bir neden olarak yazılır.
Savunma dilekçelerinde en sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dilekçeyi karar listesine çevirmek. Karar, istenen araştırmayı desteklediği ölçüde işe yarar; savcı ve hâkim dosyadaki eksik kaydı görmek ister.
- “Tanımadığım biri istedi” demek. İsim, tarih ve tanık verilmeyen savunma araştırılamaz ve hayatın olağan akışına aykırı bulunur.
- Kartın veya şifrenin verildiğini gizlemek. Banka kayıtları bunu gösterir; aşamalarda değişen anlatım aleyhe değerlendirilir.
- TCK m.158/4’ü beraat talebinin önüne koymak. İndirim iştiraki varsayar; ana talep olarak yazıldığında savunmanın tezini zayıflatır.
- Paranın müvekkilin hesabından sonraki yolunu istememek. Gerçek kullanıcı bulunmadıkça dosyada cezalandırılabilecek tek kişi hesap sahibi olarak kalır.
- Kısmi ödeme yapıp katılanın rızasını tutanağa geçirtmemek. Rıza yoksa TCK m.168/4 uyarınca indirim yapılamaz.
Sık sorulan sorular
IBAN veya hesap kullandırma savunma dilekçesinde ne yazılmalı?
Hesabın kime, ne zaman ve hangi gerekçeyle verildiği; karşılığında menfaat alınıp alınmadığı; paranın hangi cihazdan, kim tarafından çekildiği veya aktarıldığı ve bunları doğrulayacak tanık ve kayıtlar yazılmalıdır. Savunmanın gücü doğrulanabilirliğinden gelir. Yargıtay, savunmada adı geçen kişiler dinlenmeden ve hattın fiilî kullanıcısı araştırılmadan kurulan mahkûmiyetleri bozuyor. Dilekçe bu araştırmaları kurum ve kayıt adıyla istemelidir.
TCK 158/4 indirimi kendiliğinden uygulanır mı, ayrıca istemek gerekir mi?
Lehe kanun olduğu için mahkeme indirimi kendiliğinden gözetmelidir (TCK m.7/2). Ancak indirim, katkının hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları vermekle sınırlı olmasına bağlıdır. Parayı çekmemek, aktarmamak, mağdurla temas kurmamak gibi bu sınırı gösteren olguları savunmanın dosyaya koyması gerekir. Ekim 2026 itibarıyla fıkrayı yorumlayan yerleşik Yargıtay içtihadı yoktur.
Nitelikli dolandırıcılıkta istinaf kararı temyiz edilebilir mi?
Ceza miktarına bağlıdır. İlk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezası için istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez (CMK m.286/2-a). Üst sınırı on yıl veya daha az olan suçlarda beraat kararına karşı istinafın esastan reddi de kesindir (CMK m.286/2-g). TCK m.158/3 isnadı üst sınırı yükselttiği için bu eşiği değiştirebilir.
Tutukluluğa itiraz dilekçesinde Anayasa Mahkemesi kararı kullanılabilir mi?
Evet. Anayasa Mahkemesi, nitelikli dolandırıcılığın CMK m.100/3 kataloğunda yer almadığını, bu yüzden kaçma veya delil karartma şüphesinin varsayılamayacağını belirterek gerekçesiz tutuklama kararında hak ihlali tespit etmiştir (B. No: 2023/70494, 28.01.2026). Karar, gerekçesi suçun vasıf ve mahiyetinden ibaret tutuklama kararlarına karşı doğrudan kullanılır.
Savunmanın sunduğu teknik raporu mahkeme dikkate almak zorunda mı?
Taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alıp dosyaya sunabilir (CMK m.67/6). Bu rapor bilirkişi raporu değildir; mahkeme onu diğer delillerle birlikte değerlendirir ve hükmün gerekçesinde tartışılmasını istemek savunmanın hakkıdır. Raporun etkisi, her bulgunun işlem numarası ve kurum kaydıyla gösterilmesine ve aynı kayıtlar üzerinden doğrulanabilmesine bağlıdır. Gerekirse raporun bilirkişiye inceletilmesi ayrıca istenir.
Basit dolandırıcılık (TCK 157) savunma dilekçesi farklı mıdır?
Yapı aynıdır, fark usuldedir. TCK m.157 uzlaştırmaya tabidir (CMK m.253/1-b-8); nitelikli dolandırıcılık değildir. Yargıtay, bankanın yalnız ödeme aracı olarak kullanıldığı olaylarda 158/1-f’nin oluşmayacağını kabul ediyor. Hile bilişim sistemi veya banka üzerinden kurulmamışsa savunma, vasfın 157’ye düşürülmesini ve dosyanın uzlaştırmaya gönderilmesini de isteyebilir.
Zararı ödemek suçu kabul etmek anlamına mı gelir?
TCK m.168’in metni etkin pişmanlık için ikrar şartı aramaz. Ceza Genel Kurulu, pişmanlığın sözle ifadesinin zorunlu olmadığını, davranışla da gösterilebileceğini kabul etmiştir (E.2022/17, K.2022/665). Ödemeyi “suçlamayı kabul etmeksizin” ibaresiyle yapmak mümkündür. Kısmi ödemede indirim mağdurun rızasına bağlıdır (TCK m.168/4); rıza duruşma tutanağına geçirilmeli veya yazılı alınmalıdır.
İlgili rehberler
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) ana rehberi — bentler, cezalar, savunma ve güncel kararlar
- Dolandırıcılıktan ifadeye çağrıldım — haksız suçlamada ilk adımlar ve ifade hazırlığı
- Tutuklama, gözaltı ve adli kontrol — tutukluluk süreleri ve tahliye yolları
- Beraat kararları — Yargıtay’ın hangi olgularda beraat dediği
- 158/4 uyarlama dilekçesi — kesinleşmiş cezada indirim istemek
- TCK 158/4 ve IBAN mağdurları — yarı indirim, geçmişe etki ve geçiş hükmü
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7, 39, 43, 51, 52, 61, 62, 157, 158 (7589 sayılı Kanun m.13 ile eklenen dördüncü fıkra dâhil), 168 — mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.67, 68, 100, 101, 109, 128/A, 147, 150, 153, 160, 223, 231, 253, 286, geçici m.6 — mevzuat.gov.tr
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, geçici m.7 — mevzuat.gov.tr
- 7589 sayılı Kanun, m.13 ve geçici m.1 (RG 31.07.2026, Sayı 33326) — Resmî Gazete
- TBMM Adalet Komisyonu Raporu, S.S. 280 — tbmm.gov.tr
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/30184, K.2024/2238, 27.02.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/4180, K.2024/12334, 23.10.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/34207, K.2025/13548, 22.10.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/792, K.2024/11500, 14.10.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/1266, K.2023/5643, 04.07.2023 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/3701, K.2025/13370, 21.10.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/16966, K.2024/7470, 04.06.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/2909, K.2023/6665, 28.09.2023 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/3326, K.2024/13191, 07.11.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/2533, K.2025/10942, 09.09.2025 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2022/17, K.2022/665, 25.10.2022 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/20183, K.2025/6675, 27.05.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/705, K.2025/12701, 07.10.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/5733, K.2025/16377, 22.12.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/15110, K.2024/13336, 18.11.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/29893, K.2024/401, 15.01.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/2045, K.2026/4912, 30.04.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/37964, K.2024/12515, 30.10.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/1936, K.2026/494, 13.01.2026 — karar metni
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2025/22, K.2026/59, 04.02.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/30544, K.2026/3830, 13.04.2026 — karar metni
- Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2023/70494, 28.01.2026 — karar metni
- Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2021/40891, 20.03.2024 (RG 09.07.2024, 32597) — karar metni
Güncelleme notu: 15.10.2026: İlk yayın. Hesabı kullanılan şüpheli ve sanık için savunma, tutukluluğa itiraz, teknik raporun sunulması, mütalaaya karşı beyan ve istinaf dilekçesi örnekleri, her paragrafın gerekçesi ve dayandığı Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararlarıyla birlikte yayımlandı.
Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti
Hesabınız yüzünden şüpheli ya da sanık mı oldunuz?
Dosyanızın aşamasına göre savunma, itiraz veya istinaf dilekçenizi ve paranın gerçek kullanıcısını gösterecek teknik raporu birlikte hazırlamak için WhatsApp veya e-posta ile bize ulaşabilirsiniz.
Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com
Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.
Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası
Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir.
