“Kendi Rızanla Gönderdin” Gerekçesi Yetmez: Kripto Dolandırıcılığı Takipsizlik Kararında Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2025/4373, K. 2026/1903

Karar incelemesi kapak görseli: Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2025/4373, K. 2026/1903 sayılı kararında rıza ve basit yalan gerekçeli kripto takipsizliğe itirazın reddi kanun yararına bozuldu
Kararın özeti Yargıtay 11. Ceza Dairesi 23.02.2026 tarihli, E. 2025/4373, K. 2026/1903 sayılı kararında, Telegram’da tanıştığı kişilerin yönlendirmesiyle sahte token aldığını ve 6.318.316 TL kaybettiğini bildiren şikâyetçiye, yönlendirmelere kendi rızasıyla uyduğu ve denetim imkânı bulunduğu gerekçesiyle verilen takipsizliğe yapılan itirazın reddini kanun yararına bozdu. Karar kesindir. Suçun oluştuğunu söylemez; faillerin, banka hareketlerinin ve platform kayıtlarının araştırılmasını ister. Rıza ve basit yalan değerlendirmesi bu kayıtlar toplanmadan yapılamaz. (Ekim 2026 itibarıyla.)

Son güncelleme: · İlk yayın: 16.10.2026 · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

Yargıtay’ın kanun yararına bozduğu kripto takipsizlik kararlarında aynı düşünce tekrar eder: müşteki parayı kendi rızasıyla gönderdi, araştırsaydı anlardı, söylenen basit yalandır. PEGA Hukuk’un 468 kararlık kripto külliyatında Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin bozduğu 15 kripto bağlantılı takipsizlik dosyasının yedisinde savcılık “basit yalan”, nitelikli hilenin yokluğu veya mağdurun denetim imkânı gerekçesine dayanmıştı. Daire, Şubat 2026’da bu gerekçenin para izi ve fail araştırılmadan takipsizliği taşımadığını yazdı.

Karar en çok takipsizlik kararı yeni tebliğ edilmiş mağdurun, itiraz dilekçesini yazacak avukatın ve kanun yararına bozmayı düşünen kişinin işine yarar. Aşağıda savcılığın hatalı bulunan gerekçesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi ve Daire’nin değerlendirmesi ayrı kaynak satırlarıyla verildi; “basit yalan” kavramı Türk Ceza Kanunu’nun metni ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun tanımıyla kuruldu. — Av. Ahmet Karaca

Öne çıkanlar
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, şikâyetçinin yönlendirmelere “kendi rızası ile uyduğu” ve “denetim imkanının bulunduğu” gerekçeli takipsizliğe yapılan itirazın reddini “hatalı gerekçe ve eksik soruşturma” nedeniyle oy birliğiyle kanun yararına bozdu (E. 2025/4373, K. 2026/1903, 23.02.2026).
  • Daire; fail tespitini, banka hareketlerini, iki platformla yazışmayı ve ülke çapındaki benzer olayların sorulmasını istedi.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre hile, mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldıran nitelikli yalandır; değerlendirme olayın özelliği ve mağdurun durumuna göre yapılır (E. 2020/424, K. 2023/187).
  • PEGA Hukuk külliyatındaki 15 Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararının tamamında kanun yararına bozma istemi kabul edildi (sayım, Bakanlığın Yargıtay’a göndermediği talepleri kapsamaz); hâkimlik kararından Yargıtay kararına kadar ortanca 608 gün geçti.
  • Kanun yararına bozma suçun oluştuğunu tespit etmez; dosya sulh ceza hâkimliğine döner ve hâkimlik araştırmadan sonra yeniden karar verir (CMK 309/4-a).

Takipsizlik kararına itiraz veya kanun yararına bozma için:

WhatsApp E-posta

Karar künyesi: hangi dosyalar, hangi tarihler?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 23.02.2026 tarihli, E. 2025/4373, K. 2026/1903 sayılı kararı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararına yapılan itirazın reddine karşı, Adalet Bakanlığının istemiyle açılan kanun yararına bozma dosyasında verildi. Aynı Daire’nin 07.10.2024 tarihli, E. 2024/516, K. 2024/11178 sayılı kararı benzer bir kripto yatırım dosyasında aynı sonuca ulaştı. İki karar da oy birliğiyle verildi ve kesindir.

Karar künyesi — ana karar
MahkemeYargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas / Karar NoE. 2025/4373 · K. 2026/1903
Karar tarihi23.02.2026
Suç / inceleme konusuBilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık (TCK 158/1-f); takipsizlik kararına yapılan itirazın reddi
ZincirAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, 08.10.2024, 2024/222022 Soruşturma, 2024/128734 Karar → Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği, 22.11.2024, 2024/14949 D. İş (itirazın reddi; CMK 271/4 gereği kesin) → Adalet Bakanlığı istemi, 08.09.2025, 2024/36043 → Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi, 01.10.2025, KYB-2025/111913
SonuçKanun yararına bozma istemi kabul; hâkimlik kararı oy birliğiyle bozuldu; dosya CMK 309/4-a uyarınca mahalline gönderildi
Kanun yolu / kesinleşmeKesin; CMK 309/5’e göre bu bozma kararına karşı direnilemez. Soruşturmanın sonraki seyrine ilişkin bilgiye ulaşılamamıştır.
Resmî kaynakUYAP Mevzuat ve İçtihat (Bedesten), belge no 1201728500 — mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1201728500
DoğrulamaKünye, 08.10.2026’da UYAP Bedesten kaydı ve kararın tam metniyle eşleştirildi.
Karar künyesi — aynı yöndeki seri kararı
MahkemeYargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas / Karar NoE. 2024/516 · K. 2024/11178
Karar tarihi07.10.2024
Suç / inceleme konusuDolandırıcılık iddiası (karar başlığında suç vasfı ayrıca yazılı değil); takipsizliğe yapılan itirazın reddi
ZincirAnkara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, 13.07.2023, 2023/25747 Soruşturma, 2023/15356 Karar → Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hâkimliği, 16.08.2023, 2023/6008 D. İş → Adalet Bakanlığı istemi, 19.12.2023, 2023/25312 → Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi, 08.01.2024, KYB-2023/136845
SonuçKanun yararına bozma istemi kabul; hâkimlik kararı oy birliğiyle bozuldu; dosya CMK 309/4-a uyarınca mahalline gönderildi
Kanun yolu / kesinleşmeKesin; soruşturmanın sonraki seyrine ilişkin bilgiye ulaşılamamıştır
Resmî kaynakUYAP Mevzuat ve İçtihat (Bedesten), belge no 1081319100 — mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1081319100
DoğrulamaKünye, 08.10.2026’da UYAP Bedesten kaydı ve kararın tam metniyle eşleştirildi.

Telegram’daki “yatırım danışmanı” olayı nasıl gelişti, para nereye gitti?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin E. 2025/4373 sayılı kararında aktarılan şikâyete göre şikâyetçi, Telegram’da kendisini yatırım danışmanı olarak tanıtan biriyle tanıştı. Bu kişi bir analiz grubu olduğunu, kripto önerileriyle kazandıracağını ve kazancın yalnızca yüzde 10’unu alacağını söyledi. Önce küçük bonuslar geldi. Şikâyetçi önerilen token’ları, banka hesabından adı maskelenmiş bir platforma, oradan başka bir hesaba para göndererek aldı. Sonra Telegram hesabı silindi, web3 cüzdanındaki paralar çekildi; token’lar cüzdanda kaldı ama değerleri sıfır göründü. Bildirilen zarar 6.318.316 TL’dir.

AşamaKararda aktarılan iddiaSoruşturma bakımından önemi
1. GüvenTelegram’da yatırım danışmanı sıfatı, analiz grubu, yüzde 10 pay vaadi, küçük bonuslarYalanı destekleyen davranışlar; hile tartışmasının malzemesi
2. ÖdemeBanka hesabı → adında “Türkiye” geçen maskeli platform → maskeli ikinci hesap → token alımıBanka ve platform kayıtları; Daire iki platformla yazışılmasını istedi
3. KayıpTelegram hesabı silindi, web3 cüzdanındaki paralar çekildi, token’lar sahte ve değeri sıfırCüzdandan çıkan işlemler ve token sözleşmesi blok zincirinde açıkça görülebilir
4. İkinci aldatmaKaybı geri alma vaadiyle iki kişiye 2.850 dolar daha gönderildiAyrı bir hileli davranış iddiası; alıcıların kimliği tespit edilebilir
5. Diğer mağdurlar“aynı eyleme maruz kalan pek çok mağdur” bulunduğu ileri sürüldüDaire, ülke çapındaki benzer olayların sorulmasını istedi

Tablodaki bilgiler şikâyetçinin iddiasıdır; Daire bunları araştırmanın gerekçesi olarak aktardı.

Banka havaleleri, bankalar savcılığa cevap verene kadar dosyada görünmez. Web3 cüzdanı ve token ise herkese açık blok zincirindedir: cüzdan adresi bilindiğinde, hangi işlemlerle hangi adreslere varlık çıktığı, cüzdanın bir akıllı sözleşmeye harcama izni verip vermediği ve token sözleşmesinin satışa izin verip vermediği, kurumlara yazı yazılmadan blok zinciri gezgininden incelenebilir. Cüzdanın nasıl boşaltıldığı kararda anlatılmıyor; cevap zincir kaydındadır. Yöntem blockchain transfer takibi rehberinde, kaybı geri alma vaadiyle istenen ikinci ödeme ise sahte varlık kurtarma dolandırıcılığı yazısında anlatıldı.

Savcılık takipsizlik kararını hangi gerekçelere dayandırdı?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2024 tarihli kararında, şikâyetçinin Telegram’daki kişinin yönlendirmelerine kendi rızasıyla uyduğunu, kaybetme olasılığını bilerek işlem yaptığını, esaslı bir hileye maruz kalmadığını ve denetim imkânı varken araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini kabul etti. Savcılık, Daire’nin aktardığı bölümde künyesi yer almayan “Yargıtayın 12 CD. emsal kararları”na dayandı ve şikâyetçiyi tüketici hukukundaki cayma ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine yönlendirdi. Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği itirazı 22.11.2024’te reddetti. Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu gerekçeyi “hatalı gerekçe” olarak nitelendirdi.

“…müştekinin, yatırım hesabının daha da kârlanabilmesi için telegram uygulaması üzerinden görüştüğü kişinin yatırım yönlendirmelerine kendi rızası ile uyduğu ve kaybetme olasılığının farkında olarak işlemler yaptığının anlaşıldığı, müştekinin araştırma / inceleme olanağının kısıtlanmadığı ya da zorlaştırılmadığı, esaslı bir hile ve desiseye maruz kalmadığı, mağdurun denetim imkanının bulunduğu ve üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, Yargıtayın 12 CD. emsal kararları uyarınca şu haliyle suçun unsurlarının oluşmadığı…”Daire’nin hatalı bulduğu takipsizlik gerekçesi: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 08.10.2024 tarihli karar; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4373, K. 2026/1903, gerekçe paragraf 6’da aktarıldığı şekliyle
  • Rıza: Dolandırıcılıkta mağdur parayı çoğunlukla kendi eliyle gönderir; aşağıda ayrıca ele alındı.
  • Kayıp olasılığı: Piyasa riski gerçek bir varlığın değer kaybıdır. Sahte token’da kaybedilen şey hiç var olmamış bir yatırımdır.
  • Denetim ve araştırma yükümlülüğü: TCK 157’nin metni mağdura araştırma yükümlülüğü yüklemez. Denetim ölçütü, hilenin yoğunluğunu ölçmek için içtihatta geliştirilen tanımdan gelir.
  • Künyesiz emsal: Daire’nin aktardığı takipsizlik gerekçesinde hiçbir künye yok; künyesiz emsal denetlenemez.
  • Tüketici hukukuna yönlendirme: Cayma hakkı kimliği bilinen bir satıcıya karşı kullanılır; Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m. 15/1-a da fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve satıcının kontrolünde olmayan mal veya hizmetlerde cayma hakkını dışlar.

İtirazın genel yapısı kripto dolandırıcılığında takipsizlik itirazı rehberinde anlatıldı.

Takipsizliğe itiraz reddedilince dosya Yargıtay’a nasıl ulaştı?

Sulh ceza hâkimliğinin takipsizliğe itiraz üzerine verdiği karar CMK 271/4 gereği kesindir; şikâyetçinin bu karara karşı Yargıtay’a başvurma hakkı yoktur. Ankara’daki dosyada yol, CMK 309’daki kanun yararına bozma ile açıldı. CMK 309/1’e göre istinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen bir kararda hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, bozma istemini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir; Başsavcılık bu nedenleri aynen yazarak dosyayı ilgili ceza dairesine gönderir. Kararda, hukuka aykırılığı Bakanlığa kimin bildirdiği yazılı değildir.

TarihİşlemMerci ve sayıGeçen süre
08.10.2024Takipsizlik kararıAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024/128734 K.—
22.11.2024İtirazın reddi (kesin)Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği, 2024/14949 D. İş45 gün
08.09.2025Kanun yararına bozma istemiAdalet Bakanlığı, 2024/36043290 gün
01.10.2025TebliğnameYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, KYB-2025/11191323 gün
23.02.2026Hâkimlik kararının bozulmasıYargıtay 11. Ceza Dairesi, K. 2026/1903145 gün

Hâkimlik kararından Yargıtay kararına 458 gün geçti; seri kararında bu süre 418 gündür.

Şikâyetçi Yargıtay’a doğrudan gidemez; yapabileceği, kesinleşmiş hâkimlik kararındaki hukuka aykırılığı Adalet Bakanlığına bildirmektir. Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16/1 numaralı Genelgesi’ne göre talep anlaşılamazsa dilekçe sahibine başvurularak mahkeme adı ve numarası tespit edilir, Cumhuriyet başsavcılığının “Hukuka aykırılık hâlinin bulunup bulunmadığına ilişkin” gerekçeli görüşü UYAP’ta dosyaya eklenir ve itiraz kararlarına ilişkin talepler acil olarak işaretlenir. Genelge, önce olağan kanun yollarına başvurulması gerektiğini de vurgular; kanun yararına bozma iki haftalık itiraz süresinin yerini tutmaz.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi neyi hatalı buldu, savcılıktan ne istedi?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Ankara’daki kripto yatırım dosyasında savcılığın rıza, kayıp olasılığı ve denetim imkânına dayanan gerekçesini “hatalı gerekçe”, faillerin ve para izinin araştırılmamasını “eksik soruşturma” olarak nitelendirdi. Daire’ye göre sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmek yerine soruşturmanın genişletilmesine karar vermeliydi. Daire suçun oluştuğuna karar vermedi; şikâyetçinin anlattıklarının “iddia olunması karşısında” yapılması gereken işlemleri sıraladı ve şüphelilerin hukuki durumunun bu işlemlerin “sonucuna göre” takdir edilmesini istedi.

Dosyayı Daire’ye taşıyan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Daire, olayı farklı tonda anlattı:

“Müştekinin … firmasına olan güveninden faydalanarak bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıldığının anlaşılması karşısında, müştekinin para nakline ilişkin hesapların incelenmesi, kripto para hesabının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa işlemlerin incelenmesi ve gerekirse bilirkişi raporu alınması gerekirken…”Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2025 tarihli, KYB-2025/111913 sayılı kanun yararına bozma istemi; Daire kararının “İstem” bölümünde aktarıldığı şekliyle
“…şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitine yönelik gerekli araştırmanın yapılarak temin edilmeleri durumunda ifadelerine başvurulması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, şikayetçi tarafından ibraz edilen CD’nin incelenerek tutanağa bağlanması…”Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4373, K. 2026/1903, 23.02.2026, gerekçe paragraf 6
KonuYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemiYargıtay 11. Ceza Dairesi’nin istediği
Olayın nitelendirilmesiŞikâyetçinin “dolandırıldığının anlaşılması”Haksız menfaat elde edildiğinin “iddia olunması”
FailAyrıca sayılmadıŞüphelilerin açık kimlik ve adres tespiti; bulunursa ifadeleri
BankaPara nakline ilişkin hesapların incelenmesiBanka hesap hareketlerinin getirtilmesi
Kripto ve platformKripto para hesabının araştırılması, işlemlerin incelenmesiMaskeli iki platformla yazışma, cevapların dosyaya alınması
Şikâyetçinin deliliGerekirse bilirkişi raporuŞikâyetçinin sunduğu CD’nin incelenip tutanağa bağlanması
Diğer mağdurlarAyrıca sayılmadıEmniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından ülke çapında benzer eylemlerin sorulması

Daire, Başsavcılığın “dolandırıldığının anlaşılması” ifadesini benimsemedi; bilirkişi incelemesi de Daire’nin listesinde yok.

“…hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4373, K. 2026/1903, 23.02.2026, gerekçe paragraf 6

Basit yalan nedir, kripto yatırım dolandırıcılığında hile nerede başlar?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 157. madde dolandırıcılığı, “hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp” onun veya başkasının zararına yarar sağlamak olarak tanımlar; hileyi ayrıca tanımlamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun aktardığı yerleşik tanıma göre hile nitelikli yalandır ve mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldıracak yoğunlukta olmalıdır. Basit yalan (doğruluğunu destekleyen bir dış davranış olmadan söylenen, kolayca denetlenebilen söz) tek başına dolandırıcılık oluşturmaz. Kurul, değerlendirmenin olayın özelliği ve mağdurun durumuna göre yapılacağını da vurgular.

“Hile nitelikli yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Kullanılan hile ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hileli davranışın aldatacak nitelikte olması gerekir. Basit bir yalan hileli hareket olarak kabul edilemez.”Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/424, K. 2023/187, 29.03.2023 (uygulamadaki yerleşmiş kabul olarak aktardığı tanım)

Kurul’a göre yalanı hileye dönüştüren, açıklamaların “muhatabın inceleme eğilimini etkisiz bırakabilecek yoğunluk ve güçte olması ve gerektiğinde yalana bir takım dış hareketlerin eklenmiş bulunması”dır. Ölçünün kime göre kurulacağını Kurul’un aktardığı öğreti görüşü söyler:

“Hilenin, mağduru hataya sürükleyecek nitelikte olması yeterlidir; ortalama bir insanı hataya sürükleyecek nitelikte olması aranmaz. Bu nedenle, davranışın hile teşkil edip etmediği muhataba ve olaya göre değerlendirilmelidir.”Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/424, K. 2023/187, 29.03.2023 — Kurul’un aktardığı öğreti görüşü (Centel/Zafer/Çakmut)

Kurul’a göre değerlendirme “olaysal olarak” yapılmalı, “olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi” dikkate alınmalıdır. Ölçüt iki yöne işler; Kurul o dosyada, kriptoyla ilgisiz bir olayda, hile bulunmadığı sonucuna vardı. Önemli olan, ölçütün somut olgu gerektirmesidir. Ankara dosyasındaki iddialar yalnız sözden ibaret değildir: yatırım danışmanı sıfatı, analiz grubu, yüzde 10 pay kurgusu, “küçük miktarlarda bonusların geldiğinin ve bu suretle güven telkin edildiğinin” iddiası ve cüzdanda görünen token’lar vardır. Bunlar Kurul’un “dış hareket” dediği türden davranışlara örnek olabilir; gerçekten yaşanıp yaşanmadıkları ise ancak soruşturmayla anlaşılır.

Av. Ahmet Karaca’ya göre, kripto yatırım dolandırıcılığında yalanı güçlendiren dış hareket çoğu zaman ekranda görünen sahte kazançtır: panelde artan bakiye, küçük bonus ödemeleri ve cüzdanda görünen token, itiraz dilekçesinde tarih ve ekran görüntüsüyle tek tek gösterilmelidir.

Denetim kavramı Yargıtay uygulamasında başka bir soruda da kullanılır: eylemin basit dolandırıcılık mı (TCK 157), bilişim sistemi araç kılınarak işlenen nitelikli dolandırıcılık mı (TCK 158/1-f) olduğu. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 12.06.2024 tarihli, E. 2024/2231, K. 2024/8180 sayılı kararında sahte araç ilanı dosyasındaki hükümler oy çokluğuyla onandı; karşı oy yazan üye, katılanın “bilişim sistemindeki bilgilerle yetinmeyerek araştırmaya ve denetlemeye devam” ettiğini, bu nedenle eylemin “uzlaşma kapsamında kalan TCK 157/1 maddesindeki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” görüşündeydi. Fark büyüktür: 157’de ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir ve suç uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-b-8); 158/1-f’de hapsin alt sınırı dört yıldır. Ayrım nitelikli dolandırıcılık rehberinde ayrıca ele alındı.

Kendi rızasıyla para gönderen ve riski bilen kişi dolandırılmış sayılır mı?

Evet, sayılabilir. Dolandırıcılıkta mağdur parayı çoğu zaman kendi eliyle gönderir; suçu hırsızlıktan ayıran da budur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun tarifiyle bu suçta “sadece mal varlığı zarar görmemekte, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılmaktadır.” Gönderme iradesi suçu ortadan kaldırmaz; hilenin ürünü olabilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi de 2026’da rıza, zarar ihtimali veya riski göze alma gerekçeli takipsizliklere yapılan itirazların reddini hatalı buldu. Belirleyici soru, rızanın gerçek bir yatırıma mı, kurgulanmış bir yatırıma mı verildiğidir.

  • Ankara dosyasında savcılık, şikâyetçinin “kaybetme olasılığının farkında olarak” işlem yaptığını söyledi (E. 2025/4373).
  • Denizli’deki bir dosyada savcılık, yatırım işlemlerinde “kar elde edilebileceği gibi zarar etme ihtimalinin de bulunduğu” görüşündeydi; Daire, platformdaki hesap hareketlerinin ve giriş IP bilgilerinin araştırılmasını istedi (E. 2026/538, K. 2026/6490).
  • Elazığ’daki bir dosyada savcılık, şikâyetçinin “yüksek kazanç sağlama amacıyla bu riskleri gözeterek” yatırım yaptığını kabul etti; oysa şikâyet bir hesap ele geçirme iddiasıydı (E. 2026/380, K. 2026/4541).

Sahte token, var olmayan platform veya hiç yapılmamış yatırım piyasa riski değil, kurgudur. Ayrımı yapmanın yolu, paranın gerçekten bir yatırıma gidip gitmediğini banka, platform ve zincir kayıtlarıyla göstermektir. Rıza ile hile ilişkisi dolandırıcılık ile hırsızlık farkı yazısında da anlatıldı.

Parayı çekmek için vergi ve çekim ücreti istenmesi de basit yalan mı?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 07.10.2024 tarihli, E. 2024/516, K. 2024/11178 sayılı kararına konu olayda şikâyetçi, WhatsApp’tan gelen bir bağlantıyla tanınmış bir kripto borsasının adını taşıyan internet sitesine para yatırdı. Parasını çekmek istediğinde vergi, ek güvenlik ücreti ve para çekim ücreti gibi gerekçelerle yeniden para istendi; ödediği hâlde parasını alamadı. Savcılık yüksek kazanç beklentisinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve yalanın basit kaldığını söyledi. Daire bu gerekçeyi hatalı buldu; itirazın reddi yerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hâkimlik kararını bozdu.

“…müştekinin iddiasına göre herhangi bir ticari işlem olmaksızın sadece para yatırarak yatırdığı paranın çok üzerindeki miktarlardaki parayı kazanacağı yönündeki düşüncesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, … söz konusu hileli hareketin bu nedenle basit yalan boyutunda kaldığı ve aldatma kabiliyetinin bulunmadığı…”Daire’nin hatalı bulduğu takipsizlik gerekçesi: Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, 13.07.2023 tarihli karar; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/516, K. 2024/11178, gerekçe paragraf 6’da aktarıldığı şekliyle

Daire’nin istediği işlemler: şikâyetçinin ayrıntılı beyanı, sitenin Türkiye temsilciliği olup olmadığı, sitede şikâyetçi adına gerçek bir hesap ve hesap hareketi bulunup bulunmadığı, yabancı hatların aidiyeti ve benzer eylemlerin Emniyet Genel Müdürlüğünden sorulması. Kripto bakımından en önemli cümle şudur:

“…şikâyetçinin para yatırdığı sitenin aynı isimde sahte bir internet sitesi olduğunun anlaşılması halinde ise, şikâyetçi tarafından para gönderilen Txid işlem adreslerinin kime/kimlere ait olduğunun ortaya konulması…”Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/516, K. 2024/11178, 07.10.2024, gerekçe paragraf 6

Teknik bir not gerekir. TxID (işlem kimliği, blok zincirindeki bir transferin benzersiz numarası) bir adres değildir; kime ait olduğu sorulacak olan, o işlemin alıcı adresi ve adresin bağlı olduğu borsa hesabıdır. Alıcı adres blok zinciri gezgininde saniyeler içinde bulunur; arkasındaki kişi ise çoğunlukla adresin ya da paranın sonradan ulaştığı adresin bağlı olduğu borsanın kimlik kayıtlarından öğrenilir. Bu sınır cüzdan adresinin kime ait olduğu yazısında, çekim için vergi veya AML bedeli istenmesinin işleyişi kripto çekim ücreti dolandırıcılığı yazısında anlatıldı.

Yargıtay diğer kripto takipsizlik dosyalarında hangi gerekçeleri hatalı buldu?

PEGA Hukuk’un UYAP Bedesten’den derlediği 468 kararlık kripto külliyatında (derleme 20.09.2026), Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin dolandırıcılık takipsizliğine yapılan itirazın reddine ilişkin 15 kanun yararına bozma kararı var; hepsinde istem oy birliğiyle kabul edildi. Savcılık gerekçeleri yedi dosyada basit yalan, nitelikli hilenin yokluğu veya denetim imkânı; yedi dosyada hukuki ihtilaf; beşer dosyada mağdurun rızası ve failin tespit edilemeyeceği düşüncesiydi. Sayım yayımlanmış kararlarla sınırlıdır; Bakanlığın Yargıtay’a göndermediği talepleri göstermez.

MerciTarihE. / K.SonuçFark
Yargıtay 11. CD02.02.20262025/4543 – 2026/1074Kanun yararına bozmaAylık yüzde 25 kazanç vaadi; “ağır, yoğun ve ustaca” hile bulunmadığı gerekçesi hatalı
Yargıtay 11. CD09.03.20262025/5311 – 2026/2739Kanun yararına bozmaKripto dışı evde iş ilanı; “internet üzerinden kısa bir araştırma” ile anlaşılabilirdi gerekçesi hatalı
Yargıtay 11. CD23.03.20262025/5732 – 2026/3017Kanun yararına bozma“ortalama insan zekasında olan bir kimsenin bu duruma inanmayacağı” gerekçesi hatalı; eylem 158/1-f kapsamında görüldü
Yargıtay 11. CD27.04.20262026/380 – 2026/4541Kanun yararına bozmaHesap ele geçirme iddiası; “riskleri gözeterek” yatırım gerekçesi hatalı
Yargıtay 11. CD15.06.20262026/538 – 2026/6490Kanun yararına bozma“nitelikli yalan kapsamında olmadığı” gerekçesi hatalı; platformdan hesap ve IP kayıtları istendi
Yargıtay 11. CD15.06.20262026/529 – 2026/6491Kanun yararına bozma“basit bir araştırmayla öğrenebilme imkanı” gerekçesi hatalı; gerekirse adli istinabe istendi
Yargıtay 11. CD12.06.20242024/2231 – 2024/8180Hükümler onandı (oy çokluğu)Karşı oy: mağdur ilanla yetinmeyip denetlediyse eylem 158/1-f değil, 157’dir

Kanun yararına bozma kararlarının hiçbiri suçun oluştuğuna hükmetmedi. Kripto dışı 09.03.2026 tarihli karar, aynı gerekçe kalıbının başka dolandırıcılık türlerinde de hatalı bulunduğunu göstermek için alındı.

Savcılığın takipsizlik gerekçesi15 dosyada sayıÖrnek künye
Basit yalan, nitelikli hile yokluğu veya denetim imkânı7E. 2025/4373; E. 2024/516; E. 2026/538
Hukuki ihtilaf veya hukuk yoluna yönlendirme7E. 2025/4373; E. 2025/4543; E. 2026/529
Mağdurun kendi rızasıyla göndermesi5E. 2025/4373; E. 2025/5732
Failin tespit edilemeyeceği (yurt dışı, port bilgisi, temsilcilik)5E. 2026/529; E. 2025/1315
Yüksek kazanç beklentisinin hayatın olağan akışına aykırılığı3E. 2024/516; E. 2025/5732
Yatırımda zarar riskinin kabullenilmesi3E. 2025/4373; E. 2026/538
Soyut delil yetersizliği3E. 2025/1315

Bir dosyada birden çok gerekçe bulunabildiği için toplam 15’i aşar. Hâkimlik kararından Daire kararına kadar geçen süre 418 ile 788 gün arasında, ortanca 608 gündür.

Aynı olay bugün yaşansaydı neler değişirdi?

Ankara’daki kripto yatırım olayı 2024’te yaşandı. Bugün aynı şikâyet yapılsa hile ve takipsizlik ölçütleri değişmezdi; Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin aradığı somut soruşturma yine gerekirdi. Ancak dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür, banka ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları şüpheli hesabı 48 saate kadar askıya alabilir, bu kuruluşlar savcılığın bilgi talebine on gün içinde cevap vermek zorundadır ve hesabını dolandırıcılara kullandıran kişi için özel bir indirim hükmü vardır.

  • Görev: 7571 sayılı Kanun’un 12. maddesi, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinden “nitelikli dolandırıcılık (m. 158)” ibaresini çıkardı (Resmî Gazete 25.12.2025). Yürürlük tarihinde ağır cezada görülmekte olan davalar eski kurala göre sürer (5235 geçici m. 7). Takipsizliğe itiraz mercii değişmedi (CMK 173/1).
  • Hesabın askıya alınması: CMK 128/A, TCK 158/1-f ve 158/1-l şüphesinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya KVHS (kripto varlık hizmet sağlayıcı) nezdinde suçta kullanılan hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına imkân verir. Askı süresinde elkonulabilir; elkonulan menfaat mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde iade edilir.
  • Bilgi talebi: CMK 128/A(7)’ye göre banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya KVHS istenen bilgiyi on gün içinde göndermek zorundadır; aksi hâlde 50.000 TL’den 300.000 TL’ye kadar idari para cezası uygulanır. Ayrıntı savcılığın kripto borsasından bilgi talebi yazısında.
  • Hesabını kullandıranlar: 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle eklenen TCK 158/4’e göre iştirak, ödeme aracını veya banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı ya da KVHS hesabının kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir (Resmî Gazete 31.07.2026). Hüküm cezayı kaldırmaz, indirir.
  • İtiraz süresi: Kararlarda aktarılan CMK 173/1 metni “onbeş gün” der; 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle bu ibare “iki hafta” olarak değiştirildi.

Kararın güçlü ve tartışmalı yönleri

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin E. 2025/4373 sayılı kararının güçlü yanı, rıza ve denetim tartışmasını delil toplama aşamasının sonrasına yerleştirmesidir: önce fail, para izi ve platform kayıtları, sonra hile değerlendirmesi. Zayıf yanı, hile ölçütünü kendisi tartışmaması ve kripto varlık izini adıyla saymamasıdır. Karar soruşturmanın sonucunu belirlemez, hilenin varlığını esastan çözmez ve paranın nerede olduğuna ilişkin bir tespit içermez.

Daire, künyesiz emsal atfını ve tüketici hukukuna yönlendirmeyi aynı “hatalı gerekçe” içinde aktardı, yapılacak işlemleri tek tek saydı ve kaybı geri alma vaadiyle gönderilen ikinci parayı da iddia özetine aldı. Buna karşılık kararın 1–5. paragrafları, Daire’nin aynı dönemdeki diğer kanun yararına bozma kararlarıyla neredeyse aynıdır; hile doktrinine ilişkin özgün bir ilke cümlesi yoktur. Web3 cüzdanının ve token sözleşmesinin blok zinciri incelemesi listede ayrıca sayılmadı; oysa bu inceleme banka cevaplarını beklemeden yapılabilecek işlemlerin başında gelir. 458 gün sonra gelen bozma, para izinin en taze olduğu dönemi de kaçırmış olabilir.

Av. Ahmet Karaca’ya göre, kararın asıl değeri hile doktrinini yeniden tanımlaması değil, sıralamayı düzeltmesidir; itiraz dilekçesinde savcılığın, mağdurun olayı denetleyebileceği sonucuna hangi soruşturma işlemini yapmadan vardığı, Daire’nin listesiyle yan yana gösterilmelidir.

Rıza veya basit yalan gerekçeli takipsizlik alan mağdur ne yapmalı?

Takipsizlik kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edilir (CMK 173/1). Rıza veya basit yalan gerekçesine en güçlü cevap, yapılmamış somut soruşturma işlemlerini tek tek göstermek ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin bu işlemleri sayan kararlarını dilekçeye koymaktır. İtiraz reddedilirse kalan yollar istisnaidir: yeni delille CMK 172/2 ve Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu.

  1. Tebliğ tarihini kontrol edin — Süre tebliğden başlar. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, imzadan kaçınan komşunun adı yazılmadığı için Tebligat Kanunu 21/1 uyarınca usulsüz sayılan tebliğden sonra öğrenme üzerine verilen itirazı süresinde kabul etti (E. 2026/380, K. 2026/4541).
  2. Gerekçeyi cümle cümle ayırın — Rıza, kayıp olasılığı, denetim imkânı, hukuki ihtilaf ve failin bulunamayacağı düşüncesine ayrı ayrı, künyeli kararla cevap verin.
  3. Para izini tek tabloya dökün — Banka dekontları, platform ekstresi, her transferin TxID’si, alıcı adresler ve kendi cüzdan adresiniz aynı tabloda olsun.
  4. Yapılmamış işlemleri talep listesine çevirin — CMK 173/2 itirazda olayların ve delillerin belirtilmesini ister; Daire’nin listesi (kimlik tespiti, banka hareketleri, platform yazışmaları, dijital delil, benzer olaylar) doğrudan kullanılabilir.
  5. Yalanı güçlendiren davranışları belgeleyin — Sıfat, grup yazışmaları, bonus ödemeleri, panel ekran görüntüleri ve token sözleşmesi hilenin dış hareket boyutunu gösterir.
  6. İtiraz reddedilirse — Yeni delil varsa CMK 172/2’yi değerlendirin; hâkimlik kararında hukuka aykırılık varsa Adalet Bakanlığına hitaben, mahkeme adını, değişik iş numarasını ve hukuka aykırılık nedenlerini yazan bir dilekçe verin.
Sık yapılan hata: İtiraz dilekçesinde olayı yeniden anlatıp dolandırıldığını söylemekle yetinmek. Hâkimlik, savcılığın hangi işlemi yapmadığını görmezse soruşturmanın genişletilmesine dayanak bulamaz. İkinci hata, kaybı geri almayı vaat edenlere para göndermektir; Ankara dosyasında 2.850 doların bu şekilde kaybedildiği ileri sürüldü.

Kimliği bilinmeyen faile karşı hukuk yolu karşı tarafın kimliği bilinmiyorsa yazısında anlatıldı.

Doğru bilinen yanlışlar

“Kanun yararına bozma kararı çıktıysa şüpheliler cezalandırılacak ve para geri gelecek.”

Kesin cevap: Hayır. CMK 309/4-a’ya göre bozma esası çözmeyen bir karara ilişkinse, kararı veren hâkim gerekli inceleme ve araştırmadan sonra yeniden karar verir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin E. 2025/4373 sayılı kararı soruşturmanın genişletilmesini sağlar; suça veya iadeye hükmetmez. Para, elkoyma ve iade (CMK 128/A(5)) ya da hukuk davasıyla ayrıca takip edilir.

“Yüksek kâr vaadine inanan kişi kanunen korunmaz.”

Kesin cevap: Hayır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, yüksek kazanç beklentisinin “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu ve “ortalama insan” bu vaade inanmayacağı gerekçeli takipsizliklere itirazın reddini hatalı buldu (E. 2024/516; E. 2025/5732). Ceza Genel Kurulu’nun aktardığı ölçüte göre hile mağdura ve olaya göre değerlendirilir.

“Takipsizliğe itiraz reddedildiyse başka yol yoktur.”

Kesin cevap: Hayır, ama kalan yollar dardır. Yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliği bu konuda karar verirse aynı fiilden dava açılabilir (CMK 172/2). Hâkimlik kararında hukuka aykırılık varsa Adalet Bakanlığı CMK 309 uyarınca kanun yararına bozma isteyebilir.

Sık sorulan sorular

Kendi rızamla para gönderdim, yine de dolandırıcılık şikâyetinde bulunabilir miyim?

Evet. Dolandırıcılıkta mağdur parayı çoğunlukla kendi eliyle gönderir; suçu oluşturan, bu iradenin hileli davranışlarla yanıltılmasıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 23.02.2026 tarihli, E. 2025/4373 sayılı kararında, şikâyetçinin yönlendirmelere “kendi rızası ile uyduğu” gerekçesine dayanan takipsizliğe yapılan itirazın reddini kanun yararına bozdu. Şikâyette para izini ve yalanı destekleyen davranışları somut olarak göstermek gerekir.

Savcılık “basit yalan” diyerek takipsizlik verdi, ne yapabilirim?

Tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz (CMK 173/1). Dilekçede savcılığın hangi işlemi yapmadan bu sonuca vardığını gösterin: şüphelilerin kimliği, banka hareketleri, platform kayıtları, benzer mağdurlar. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin E. 2024/516 ve E. 2025/5732 sayılı kararları “basit yalan” gerekçesini soruşturma yapılmadan yeterli saymadı.

Takipsizlik kararına itiraz süresi kaç gündür?

Süre, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 173/1). Eski metindeki “onbeş gün” ibaresi 7499 sayılı Kanun’la “iki hafta” olarak değiştirildi. Tebligat usulsüzse süre öğrenmeyle başlayabilir; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, komşunun adı yazılmadan yapılan tebliğden sonra öğrenme üzerine verilen itirazı süresinde saydı (E. 2026/380, K. 2026/4541).

Takipsizlik için kanun yararına bozma talebi nereye yapılır?

Mağdur Yargıtay’a doğrudan başvuramaz. CMK 309/1’e göre kesinleşmiş karardaki hukuka aykırılığı öğrenen Adalet Bakanlığı, bozma istemini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir. Bu nedenle talep Adalet Bakanlığına hitaben yazılan bir dilekçeyle yapılır; dilekçede mahkeme adı, değişik iş numarası ve hukuka aykırılık nedenleri açıkça yazılmalıdır. Yol olağanüstüdür ve itirazın yerini tutmaz.

Kanun yararına bozma süreci ne kadar sürer?

Kanunda bir süre yoktur. PEGA Hukuk’un 468 kararlık kripto külliyatındaki 15 Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararında, sulh ceza hâkimliği kararından Yargıtay kararına kadar 418 ile 788 gün geçti; ortanca süre 608 gündür. Ankara’daki E. 2025/4373 sayılı dosyada bu süre 458 gündü. Para izi bu sürede soğuyabileceği için asıl çaba itiraz aşamasına verilmelidir.

Sahte token aldım ve değeri sıfırlandı; bu yatırım zararı mı, dolandırıcılık mı?

Gerçek bir varlığın piyasada değer kaybetmesi yatırım zararıdır. Var olmayan bir yatırıma veya sahte bir token’a para yatırılması ise dolandırıcılık şüphesi doğurur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sahte token’ların değerinin sıfırlandığı Ankara dosyasında şikâyetçinin “kaybetme olasılığının farkında olarak” işlem yaptığı gerekçesini hatalı buldu. Token sözleşmesi ve cüzdan hareketleri blok zincirinden incelenebilir.

İlgili rehberler

Kaynaklar

  1. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4373, K. 2026/1903, 23.02.2026 — UYAP Mevzuat ve İçtihat, belge no 1201728500: mevzuat.adalet.gov.tr
  2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/516, K. 2024/11178, 07.10.2024 — UYAP, belge no 1081319100: mevzuat.adalet.gov.tr
  3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/424, K. 2023/187, 29.03.2023 — UYAP, belge no 909104300: mevzuat.adalet.gov.tr
  4. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5732, K. 2026/3017, 23.03.2026 — UYAP, belge no 1209020200: mevzuat.adalet.gov.tr
  5. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4543, K. 2026/1074, 02.02.2026 — UYAP, belge no 1200815900: mevzuat.adalet.gov.tr
  6. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5311, K. 2026/2739, 09.03.2026 — UYAP, belge no 1212174100: mevzuat.adalet.gov.tr
  7. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/380, K. 2026/4541, 27.04.2026 — UYAP, belge no 1226982500: mevzuat.adalet.gov.tr
  8. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/538, K. 2026/6490, 15.06.2026 — UYAP, belge no 1222634000: mevzuat.adalet.gov.tr
  9. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/529, K. 2026/6491, 15.06.2026 — UYAP, belge no 1222636400: mevzuat.adalet.gov.tr
  10. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/2231, K. 2024/8180, 12.06.2024 (karşı oy) — UYAP, belge no 1088701000: mevzuat.adalet.gov.tr
  11. Gerekçe sayımına giren diğer Yargıtay 11. Ceza Dairesi kanun yararına bozma kararları: E. 2023/5132, K. 2024/7356 (1046062700); E. 2024/527, K. 2024/11109 (1081314500); E. 2023/6719, K. 2024/9612 (1089053100); E. 2024/2829, K. 2024/14948 (1106186200); E. 2025/549, K. 2025/10818 (1169359600); E. 2025/1336, K. 2025/13318 (1177439500); E. 2025/1315, K. 2025/13352 (1177466000); E. 2025/2512, K. 2025/15028 (1197811700); E. 2025/4535, K. 2026/2256 (1208576100) — UYAP Mevzuat ve İçtihat
  12. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 157 ve 158 (158/4: 7589 sayılı Kanun m. 13) — mevzuat.gov.tr
  13. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 128/A, 172, 173, 253, 271 ve 309 — mevzuat.gov.tr
  14. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, m. 12 ve geçici m. 7 — mevzuat.gov.tr
  15. 7571 sayılı Kanun, Resmî Gazete 25.12.2025, sayı 33118 — resmigazete.gov.tr
  16. 7589 sayılı Kanun, Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326 — resmigazete.gov.tr
  17. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği, m. 15, Resmî Gazete 27.11.2014, sayı 29188 — resmigazete.gov.tr
  18. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Kanun Yararına Bozma Taleplerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslar, Genelge No: 16/1 — cigm.adalet.gov.tr
  19. PEGA Hukuk kripto içtihat külliyatı: UYAP Bedesten’den kripto varlıklarla ilgili terimlerle derlenen 468 karar, derleme 20.09.2026 (kanun yararına bozma kararlarının metin taraması ve gerekçe sınıflandırması).

Güncelleme notu: 16.10.2026: İlk yayın. Karar metni ve mevzuat 08.10.2026 itibarıyla doğrulandı.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

Kripto dolandırıcılığı şikâyetiniz takipsizlikle mi sonuçlandı?

Takipsizlik gerekçesini ve yapılmamış soruşturma işlemlerini birlikte değerlendirmek için Av. Ahmet Karaca’ya WhatsApp veya e-posta yoluyla yazabilirsiniz.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.