Kamulaştırma İşleminin İptali Davası: Süre, Mahkeme ve AYM Kararları

Konutlar ve sokaklar arasında kalan boş, çitle çevrili taşınmaz

Kamulaştırmanın iptali davası, taşınmaz için belirlenen bedelin artırılmasını değil, mülkiyete müdahaleye dayanak olan idari işlemin hukuka aykırılığının tespit edilerek kaldırılmasını amaçlar. Kamu yararı bulunmadığı, yanlış parselin seçildiği, yetkili organın karar vermediği veya aceleliğin somutlaştırılmadığı iddiası idari yargının; taşınmaza az değer biçildiği itirazı ise bedel tespiti yargılamasının konusudur. Aynı kamulaştırmada bu iki yolun birlikte takip edilmesi gerekebilir.

2942 sayılı Kanun’un 14. maddesinde, 10. madde uyarınca mahkemenin yaptığı tebligat veya tebligat yerine geçen ilan üzerine otuz günlük özel dava süresi vardır. Acele kamulaştırmaya karşı davada ayrıca İYUK m.20/A uygulanır. İşlemin Resmî Gazete’de yayımlanması, kişisel tebligat, öğrenme ve başvuru yolu bilgisinin eksikliği birbirinden ayrılmalıdır; yalnız “kamulaştırmada süre altmış gündür” veya “her durumda otuz gün geçince hak biter” bilgisine dayanmak güvenli değildir.

Bu rehberde

Taşınmaz ve kira uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta

İptal davasıyla bedel itirazı arasındaki fark

İptal davasıyla bedel itirazı arasındaki fark
Uyuşmazlıkİstenen sonuçEsas inceleme
Kamulaştırma işleminin iptaliHukuka aykırı idari işlemin kaldırılmasıKamu yararı, yetki, usul, sebep, konu, amaç ve ölçülülük
Bedel tespiti ve tescilGerçek karşılığın belirlenmesi ve taşınmazın devriArsa veya arazi niteliği, emsal, gelir, yapı ve değer kaybı
Maddi hatanın düzeltilmesiKamulaştırma belgelerindeki somut maddi yanlışın giderilmesiYanlış yüzölçümü, kimlik veya benzeri hata; uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre kapsam
Kamulaştırmasız el atmaUsulüne uygun edinim olmaksızın müdahalenin giderilmesiFiilî müdahale, el atma tarihi, sorumlu idare ve doğru talep

“Bedeli kabul etmiyorum” beyanı, asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İdari yargıda iptal davası açılması da malikin değerleme delillerini sunma gereğini ortadan kaldırmaz. Bedel yargılamasında süreli işlemler sürerken yalnız iptal davasına odaklanılması emsal, keşif ve bilirkişi itirazlarının eksik kalmasına yol açabilir. Bu iki dosyanın ilişkisi bedel tespiti ve tescil davasında ayrıca açıklanmaktadır.

Hangi kararın iptali istenmelidir?

Dosyada kamu yararı kararı, bu kararın onayı, kamulaştırmaya başlama kararı, taşınmaz listesi, imar planı, proje ve acele kamulaştırma kararı birlikte bulunabilir. Her belge aynı hukuki işi yapmaz. İptali istenen işlem; tarihi, sayısı, karar mercii ve davacının parseliyle ilişkisi belirlenerek gösterilmelidir. Başka parselleri de içeren bir kararın yalnız kişinin taşınmazına ilişkin kısmı uyuşmazlık konusu olabilir.

2942 m.5 ve m.6, kamu yararı kararını verecek ve onaylayacak mercileri düzenler. Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projeye göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı aranmayabilir; bu durumda yetkili icra organının kamulaştırmaya başlama kararı incelenir. Bu nedenle “ayrı kamu yararı kararı yok” tespiti tek başına iptal için yeterli değildir. Kararı gereksiz kılan geçerli plan veya projenin gerçekten bulunup bulunmadığı araştırılır.

Acele kamulaştırmada Cumhurbaşkanı kararıyla acelelik belirlenirken idarenin olağan kamulaştırma ve kamu yararı işlemleri de bulunabilir. Yalnız acele yöntemin iptal edilmesi, her olayda olağan kamulaştırma işleminin de iptal edildiği anlamına gelmez. Dava konusu kararlar ve hükmün hangi işlemi kaldırdığı ayrı ayrı okunmalıdır.

Dava hangi mahkemede açılır?

Kamulaştırma işleminin hukuka uygunluk denetimi idari yargıda yapılır. Yerel idarenin kamulaştırma işlemi bakımından kural olarak taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir; İYUK m.34’teki taşınmaz yetki kuralı dikkate alınır. Cumhurbaşkanı’nın acele kamulaştırma kararına karşı açılacak iptal davası ise 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24/1-a uyarınca ilk derece olarak Danıştayda görülür. Aynı projedeki her işlem için otomatik olarak aynı mahkeme sonucu çıkarılamaz.

Malik, paylı veya elbirliği mülkiyetindeki paydaş, mirasçı, intifa hakkı sahibi ve kiracının hukuki durumu aynı değildir. 2942 m.14, paydaşların tek başına dava hakkını açıkça tanır. Kiracının yalnız kira ilişkisi bulunması, kendisine malik gibi bedel hakkı sağlamaz; iptal davasındaki menfaat ve ayrı zarar talepleri kendi koşullarıyla değerlendirilir. Tapu sahibinin ölmüş olması durumunda veraset belgesi ve mirasçılık zinciri dava dosyasına yansıtılmalıdır.

Otuz günlük süre ne zaman başlar?

2942 m.14’teki başlangıç, m.10 uyarınca mahkemenin yaptığı tebligat; usulünce kişisel tebligat yapılamayanlar için ise onun yerine geçen gazete ilanıdır. Satın alma görüşmesine davet, tapudaki kamulaştırma şerhi ve asliye hukuk mahkemesinin açıklamalı davetiyesi aynı belge değildir. Özellikle tapu kaydındaki bir şerhi görmekle bütün itiraz sürelerinin başladığı veya hiç tebligat yoksa hiçbir sürenin işlemeyeceği varsayılmamalıdır.

Usulsüz tebligat, vekile tebligat, elektronik tebligat ve öğrenme tarihi bakımından ilgili usul hükümleri dosya üzerinden uygulanır. Süre hesabına esas evrakın tamamı, tebliğ mazbatası ve elektronik teslim kayıtları korunmalıdır. Duruşma günü, iptal davası için son gün değildir. Davetiye duruşmayı daha ileri bir tarihe koymuş olsa bile otuz günlük özel sürenin ayrıca hesaplanması gerekir.

Acele kamulaştırmada yayımlanma ve öğrenme

İYUK m.20/A, acele kamulaştırma işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar için otuz günlük dava süresi öngörür. Bununla birlikte özel süre ve başvuru yolu gösterilmeden yapılan bildirimlerde Anayasa m.40’ın etkisi vardır. Danıştay 6. Dairesinin 11.2.2025 tarihli, E.2024/3779, K.2025/545 kararında Cumhurbaşkanı kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ilgilisine tebliğ sayılmadığı; usulüne uygun bildirimde otuz gün, özel başvuru süresi gösterilmeksizin öğrenme bakımından genel altmış günlük sürenin değerlendirilebildiği açıklanmıştır. Somut dosyada idarenin süre itirazı reddedilmiştir. Kararın resmî tam metni.

Bu yaklaşım malike altmış gün bekleme önerisi olarak okunmamalıdır. Hangi işlemin, hangi içerikle ve ne zaman öğrenildiği tartışması ayrı bir usul riskidir. Hak kaybını önleyen yaklaşım, kararın öğrenildiği anda belgeleri toplamak ve özel süreyi gözeterek harekete geçmektir. Genel sürenin uygulanabileceği savunması, eksik bildirim gerçekleşmişse somut dayanaklarıyla ileri sürülür.

Hangi hukuka aykırılıklar iptal nedeni olabilir?

İYUK m.2’ye göre idari işlem yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlenir. Kamulaştırmada bu unsurlar taşınmaz ve projeyle ilişkilendirilir:

  • Yetki: Kararı veren veya onaylayan organın kanunen görevli olmaması; yetkinin geçerli bir hukuki dayanak bulunmaksızın devri.
  • Usul ve şekil: Zorunlu onay, plan, izin veya işlem basamağının olayın özelliğine göre eksikliği. Her biçim kusurunun sonuca etkisi aynı değildir.
  • Sebep: Proje için açıklanan ihtiyacın gerçekte bulunmaması, kararın yanlış maddi olguya dayanması veya gerekli aceleliğin somutlaştırılmaması.
  • Konu ve ölçülülük: Hizmetin gerektirdiğinden geniş alanın alınması, parselin proje dışında kalması, amaca daha sınırlı irtifakla ulaşılabiliyorken mülkiyetin tümüyle alınmasının gerekçesizliği.
  • Amaç: Kamu yararı yerine somut özel çıkarın gözetilmesi. Özel şirketin projeden yararlanması tek başına kamu yararını ortadan kaldırmaz; hizmetin hukuki dayanağı ve gerçek amacı incelenir.

İdari yargı yerindelik denetimi yapmaz; hâkim sırf başka güzergâhı daha uygun bulduğu için idarenin yerine geçerek proje seçmez. Ancak alternatiflerin hiç değerlendirilmemesi, taşınmaz ihtiyacının belirsizliği veya müdahalenin ölçüsüzlüğü hukuka uygunluk incelemesinin parçası olabilir. İddia, harita, teknik rapor, karar eki ve izin belgeleriyle somutlaştırıldığında denetlenebilir hâle gelir.

Danıştay kararları: projenin önemi her parseli haklı kılar mı?

İhtiyaç olup olmayacağı dahi belli olmayan parsel

Danıştay İDDK, 23.10.2024, E.2024/2334, K.2024/2505: Demiryolu projesinde idare, listedeki taşınmazların tamamının kamulaştırılmayabileceğini, ihtiyacın ortaya çıkması hâlinde bunlara başvurulacağını savunmuştur. Kurul çoğunluğu, ilk aşamada kamulaştırılması planlanmayan ve ne zaman ihtiyaç duyulacağı belirsiz taşınmaz için acele kamulaştırmayı ölçüsüz bulmuştur. Danıştay 6. Dairesinin iptal kararı sonuç itibarıyla onanmıştır. Karar, büyük bir projenin kamu yararının her parsel yönünden otomatik acelelik doğurmadığını gösterir. Karşıoy ise dış kredi ve iş programının somut koşullarda aceleliği desteklediği görüşündedir. Resmî tam metin.

Ekonomik katkı ile aceleliğin ayrılması

Danıştay 6. Daire, 9.12.2025, E.2025/56, K.2025/6637: Linyit madeni için alınan acele kamulaştırma kararında enerji üretimi ve ekonomik katkı savunulmuştur. Daire, projenin kamu yararının acele kamulaştırma için ayrıca gereken olağanüstü ve somut gerekliliği tek başına karşılamadığını değerlendirerek işlemin ilgili parsel bakımından iptaline karar vermiştir. Bu bir olağan kamulaştırmanın veya bütün madencilik yatırımlarının yasaklanması kararı değildir; seçilen acele usulün koşullarına ilişkindir. Resmî tam metin.

Somut enerji ihtiyacı ve sınırlı müdahale

Aynı Dairenin E.2024/3779, K.2025/545 kararında ise enterkonnekte sistemin ihtiyacı, enerji arz güvenliği, hattın sürekliliği ve mülkiyet yerine irtifak tesis edilerek tarımsal faaliyetin sürdürülmesi birlikte değerlendirilmiş, iptal istemi reddedilmiştir. Bu farklı sonuç, yalnız “kamu yararı var/yok” sloganıyla değerlendirme yapılamayacağını gösterir. Projenin belgelenen ihtiyacı, müdahalenin kapsamı ve aceleliğin gerekçesi birlikte okunmalıdır.

Dava açmak çalışmaları durdurur mu?

İptal davası açılması kural olarak idari işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 çerçevesinde işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması koşulları birlikte değerlendirilir. Yıkım, ağaç kesimi, tarımsal bütünlüğün kalıcı bozulması veya geri dönülmesi güç inşaat iddiası; tarihli fotoğraf, teknik tespit ve proje belgeleriyle açıklanmalıdır. Salt dava dilekçesine “yürütmenin durdurulması” yazılması bu koşulları kanıtlamaz.

Acele kamulaştırmadaki ivedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması talebi hakkında verilen kararlara itiraz edilemez. İYUK m.11’deki idari başvuru usulü de uygulanmaz. İdareye “kararı kaldırın” başvurusu yapılmasının acele kamulaştırma davasının süresini durdurduğu varsayımı ciddi hak kaybı doğurabilir. İptal davası, acele el koyma dosyası ve bedel davasındaki talepler birbirlerine bildirilerek takip edilmelidir.

İptal davası sürerken tapu idare adına tescil edilebilir mi?

Bu konuda eski metinlerle güncel hukuk arasında önemli fark vardır. AYM’nin 25.12.2024 tarihli E.2024/101, K.2024/232 kararı, idari yargı davasının bekletici mesele yapılmasını yürütmenin durdurulması kararına bağlayan 2942 m.10/14’ü iptal etmiştir. Karar 27.3.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Dolayısıyla eski fıkrayı hâlen yürürlükteymiş gibi “yürütmeyi durdurma yoksa hukuk mahkemesi iptal davasını bekleyemez” şeklinde aktarmak doğru değildir.

“Dolayısıyla kamulaştırma kararına karşı etkili bir yargısal denetim yapılması imkânını tanımayan kural…”

AYM, iptal dosyası sonuçlanmadan tescilin kesinleşmesinin yargısal denetimi etkisizleştirebildiğini açıklamıştır. Malik, açılan iptal davasını ve istenen geçici korumayı asliye hukuk mahkemesine sunmalı; HMK m.165 ve AYM’nin mülkiyet hakkına ilişkin gerekçeleri doğrultusunda bekletici mesele talebini somutlaştırmalıdır. İptal kararı, her dosyanın kendiliğinden durduğu biçiminde yeni bir kanun cümlesi üretmez; iki yargılama arasındaki bağın mahkeme önünde gösterilmesi gerekir. AYM kararının tam metni.

AYM, Ali Kömürcü ve diğerleri [GK], B. No:2019/2890, 25.10.2023 kararında RES projesindeki acele kamulaştırmanın sonradan iptal edilmesine rağmen taşınmazların daha önce idare adına tescil edilmiş olmasını incelemiştir. Yürütmenin durdurulması taleplerinin reddi üzerine adli yargılamanın tamamlanması, sonradan verilen iptalin etkisini ortadan kaldırmıştır. AYM mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir. Karar, işlem zincirindeki acelelik denetiminin zamanında ve fiilen etkili yapılması gerektiğini ortaya koyar; her iptal hükmünün tapuyu otomatik geri çevirdiği anlamına gelmez. Resmî tam metin.

Bir paydaşın açtığı dava diğer paydaşları etkiler mi?

2942 m.14’ün “açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” hükmü de AYM E.2024/101, K.2024/232 kararıyla iptal edilmiştir. AYM, ortada tek bir idari işlem bulunması nedeniyle işlemin hukuka aykırılığının dava açan veya açmayan bütün hissedarlar bakımından anlam taşıdığını belirtmiştir. Bu nedenle eski hükme dayanarak iptal kararının diğer paydaşlar bakımından hiçbir etkisi olamayacağı söylenemez.

Bununla birlikte her paydaşın tebligatı, talebi ve bedel yargılamasındaki konumu dosyada ayrı izlenmelidir. Başkasının dava açmasını beklemek, kişinin kendi süresini ve itirazlarını ihmal etmesi için bir güvence değildir. Dava konusu kararın kapsamı, iptal hükmünün hangi parselleri etkilediği ve kesinleşmiş başka hükümlerin bulunması ayrıca değerlendirilir.

İptalden sonra taşınmaz nasıl geri alınır?

İptal hükmünün idarece yerine getirilmesi İYUK m.28 çerçevesinde zorunludur. Ancak fiilî el koyma, tamamlanmış tesis, ayrı bir geçerli kamulaştırma kararı veya kesinleşmiş tapu tescili varsa yapılacak işlem bunlara göre değişir. Kararın kapsamına göre idari işlemin geri alınması, tapunun düzeltilmesi, iade veya zararların giderilmesi için tamamlayıcı talepler gerekebilir. İptal edilen yalnız acele yöntemse olağan kamulaştırmanın akıbeti ayrıca incelenir.

Başlangıçta hukuka uygun bir kamulaştırmadan sonra taşınmazın yıllarca kullanılmaması ise farklıdır. Bu durumda kamulaştırılan taşınmazın geri alınması için m.22 ve m.23 koşulları gündeme gelebilir. İşlem iptaliyle kullanılmayan taşınmazın geri alınmasını aynı süreye ve aynı davaya bağlamak doğru değildir.

Dava hazırlığında hangi belgeler toplanmalı?

  • Güncel ve işlem tarihini gösteren tapu kayıtları, çap ve parsel krokisi; miras varsa veraset belgesi.
  • Kamu yararı, onay, kamulaştırmaya başlama ve acele kamulaştırma kararları ile karar ekindeki parsel listesi.
  • Uygulama ve nazım imar planları, plan notları, proje/güzergâh, gerekli izinler ve varsa bunlara ilişkin dava kararları.
  • Mahkemenin m.10 davetiyesi, tebliğ mazbatası, elektronik tebligat kayıtları, ilan ve öğrenme tarihini gösteren belgeler.
  • Acele el koyma ve bedel tespiti dosyalarının numaraları, kararlar, banka ödeme kayıtları ve keşif raporları.
  • İddia edilen hukuka aykırılığı gösteren harita, karşılaştırmalı teknik açıklama, tarihli fotoğraf ve yazışmalar.

Dilekçede işlem, taşınmaz, hukuka aykırılık, delil ve istenen koruma birbirine bağlanmalıdır. Birden çok işlemin aynı dilekçede dava konusu edilip edilemeyeceği, aralarındaki maddi ve hukuki bağlılık ile görev kuralları gözetilerek belirlenir. Her parselin özel durumunu anlatmayan genel bir dilekçe, projenin tamamına ilişkin iddiaları kişinin mülkiyetine bağlamakta yetersiz kalabilir.

Sık sorulan sorular

İdarenin teklif ettiği parayı alırsam iptal hakkım biter mi?

Satın alma usulünde imzalanan anlaşma tutanağıyla m.8 kapsamında yapılan edinim, mahkemece yatırılan bedelin tahsiliyle aynı değildir. M.8’de bu şekilde yapılan kamulaştırma ve bedeline karşı itiraz davası açılmayacağı düzenlenmiştir. İmzalanan belgenin hukuki niteliği ile irade sakatlığı gibi ayrı iddiaların şartları değerlendirilmeden genel bir sonuç söylenemez.

Kamulaştırma bedelinin düşük olması tek başına iptal sebebi midir?

Değerin yanlış belirlenmesi öncelikle bedel tespiti yargılamasında ele alınır. Kamu yararı veya işlem unsurundaki hukuka aykırılık ayrıca gösterilmelidir. Sırf daha yüksek bedel almak amacıyla iptal davası açılması, değerleme yolunun yerine geçmez.

İdareye dilekçe vermem dava süresini durdurur mu?

Acele kamulaştırmada İYUK m.20/A, m.11 başvurusunu dışlar. Olağan işlemlerde ise özel süre, başvurunun niteliği ve ilgili usul hükümleri birlikte incelenir; her dilekçenin süreyi koruduğu varsayılmamalıdır.

Acele kamulaştırma kararına karşı istinaf yapılır mı?

İvedi yargılama usulünde istinaf yoktur; nihai karara karşı tebliğden itibaren on beş günlük temyiz süresi düzenlenmiştir. Danıştayın ilk derece olarak verdiği kararın inceleme mercii ve başvuru şekli, kararın kanun yolu açıklamasıyla birlikte kontrol edilir.

Davanın açılması yıkımı veya ağaç kesimini engeller mi?

Tek başına engellemez. Yürütmenin durdurulması talebi, bekletici mesele ve dosyanın özelliğine uygun diğer koruma yolları gecikmeden değerlendirilmelidir. Her koruma talebinin şartı ve yetkili mercii farklıdır.

Mevzuat ve karar kaynakları

Bu yazı Kamulaştırma Davaları Rehberi içindeki ayrı bir uyuşmazlığı açıklar. Başka bir işlemle karşılaştıysanız ana rehberde dava yollarını karşılaştırabilirsiniz.

About the Author

Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık'ın ortağıdır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır (Sicil No 92414). Sermaye piyasası hukuku ve yatırımcı haklarının korunması ile kripto varlık hukuku ve blokzinciri adli bilişimi alanlarında ihtisaslaşmıştır.

Sermaye piyasasında portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve bankalarla yatırımcı uyuşmazlıklarını, SPK işlemlerine karşı idari yargı yollarını ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu bir bütün olarak yürütür; 2026'da tasfiye edilen fonların yatırımcıları için ceza, idare, icra ve ticaret hukuku süreçlerini birlikte takip eder. Kripto varlık dosyalarında hukuki analizi teknik incelemeyle birleştirir: transferleri blokzinciri üzerinde izler, bu izlemeye dayanan teknik uzman raporları hazırlar. Bankacılık ve finans hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku da çalışma alanları arasındadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir.