Kripto Dolandırıcılığında İhtiyati Haciz ve Avukatla Alacak Tahsili

Kripto dolandırıcılığında ihtiyati haciz başlığını ve alacağın korunması, delil ve teminat konularını gösteren PEGA Hukuk kapağı

Son kapsamlı güncelleme: · İlk yayın: 8 Eylül 2026 · Av. Ahmet Karaca

Kripto veya USDT dolandırıcılığı nedeniyle para kaybeden kişi, alacağının hukuki dayanağını ve sorumlusunu gösterebiliyorsa, o kişinin banka bakiyesi, taşınmazı, aracı ve diğer haczedilebilir malvarlığı için ihtiyati haciz isteyebilir. Amaç, ileride yapılacak tahsili güvenceye almaktır; yalnızca gönderilen kriptonun bulunduğu cüzdanla sınırlı bir işlem değildir. Bunun için İİK m.257 ve devamındaki koşulların oluşması, alacağın yaklaşık olarak ispatlanması ve kural olarak teminat gösterilmesi gerekir.

Bu nedenle kripto dolandırıcılığında ihtiyati haciz ve alacak tahsili için avukat desteği ararken ilk görüşmede üç konu açıklığa kavuşturulmalıdır: Kimden, hangi hukuki sebeple, ne kadar para istenebilir? Suç duyurusu verilmiş olması veya bir IBAN sahibinin adının bilinmesi, bu soruların hepsini kendiliğinden çözmez. Avukatın işi; belgelerden sorumluluk bağlantısını kurmak, doğru başvuruyu hazırlamak, karar verilirse icrasını ve devam işlemlerini izlemektir.

Fonlar hareket ederken banka, platform ve iletişim kayıtları gecikmeden korunmalıdır. Buna karşılık aynı gün karar, tüm malvarlığının bulunması veya kaybın geri alınması garanti edilemez. Başvurunun değeri, somut bir borçluya karşı uygulanabilir bir koruma ve tahsil yolu oluşturabilmesindedir.

Kripto varlık uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta

İhtiyati haciz başvurusunda temel noktalar

  • Hukuki dayanak: İİK m. 257-268; alacağın kaynağı TBK m. 49 (haksız fiil) veya TBK m. 77 (sebepsiz zenginleşme).
  • Kime karşı: Hakkında para alacağı ve sorumluluk dayanağı somutlaştırılabilen kişiye veya tüzel kişiye karşı istenebilir. Hesap sahibi, şirket ve sonraki transfer alıcıları için koşullar ayrı ayrı değerlendirilir.
  • İspat ölçüsü: Tam ispat değil, yaklaşık ispat (İİK m. 258: “kanaat getirici deliller”).
  • Teminat: Kural olarak istenir; miktarı ve biçimi mahkemece belirlenir. Her dosyaya uygulanacak sabit bir yüzde yoktur. İİK m.259’daki istisnalar ve koşulları varsa adli yardım ayrıca incelenir.
  • 10 gün kuralı: Karar tarihinden itibaren 10 gün içinde icra dairesinden infaz istenmezse karar kendiliğinden kalkar (İİK m. 261).
  • Yedi günlük tamamlama süresi: Dava veya takip başlamadan uygulanan hacizde, haczin uygulanmasından; alacaklı hacze katılmamışsa tutanağın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açılması veya takip talebinde bulunulması gerekir. Diğer aşamalar için İİK m.264 ayrıca kontrol edilir.
  • Yetki: Alacağın sözleşme, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme gibi dayanağına göre belirlenir. İİK m.258 ve m.50 ile ilgili HMK hükümleri birlikte uygulanır; mağdurun yerleşim yeri her iade talebinde otomatik yetkili değildir.
  • Ceza tedbirinden farkı: CMK m.128/A’nın katalog suç, şüphe, hesap ve menfaat koşulları vardır. İhtiyati hacizde para alacağı ve İİK koşulları incelenir; haciz kapsamı alacak ve ferileriyle, haczedilebilirlik ve ölçülülük kurallarıyla sınırlıdır.

Avukat dosyayı hangi işlere ayırır?

Yatırım sitesinin kapanması, sahte kazanç gösterilmesi veya USDT gönderildikten sonra muhatabın kaybolması aynı belge ihtiyacını doğurmaz. İlk inceleme, suçun adını tekrar etmekten çok, başvurunun hangi eksikle karşılaşacağını belirlemelidir. Hukuki hizmetin kapsamı görüşülürken aşağıdaki işlerin hangilerinin üstlenileceği açıklığa kavuşturulabilir:

  1. Olay ve ödeme dosyası: Mağdurun kendi para çıkışları, aldığı iadeler, vaatler ve ödeme talimatları eşleştirilir. Hangi ödemenin kime ve hangi açıklamayla yapıldığı belirlenir.
  2. Sorumlu kişi incelemesi: Hesap sahibi, yatırım vaadini veren kişi, şirket ve aracılar birbirinden ayrılır. Her kişi yönünden iddia, mevcut delil ve henüz alınması gereken kayıt gösterilir.
  3. Hukuki yol ve tutar: Aynen kripto teslimi, para iadesi veya zarar tazmini taleplerinden hangisinin dayanağı bulunduğu değerlendirilir. Alacağın muacceliyeti, faiz ve görevli mahkeme buna göre ele alınır.
  4. Geçici koruma başvurusu: İhtiyati haciz dilekçesi, delil listesi, teminat ve varsa adli yardım talebi hazırlanır. Ceza dosyasındaki mevcut tedbir ve iadeler başvuruda açıklanır.
  5. Kararın uygulanması ve devamı: İcra başvurusu, kurum cevapları, haciz tutanakları, dava veya takip ile tamamlama işlemleri ve karşı tarafın itirazları ayrı ayrı izlenir.

Bu işler tek bir dilekçe ücretiyle aynı kapsamda olmayabilir. Ceza şikâyeti, ihtiyati haciz, esas alacak davası, icra takibi ve kanun yolu aşamalarının hangilerinin hukuki yardım sözleşmesine dâhil olduğu baştan konuşulmalıdır. Teknik rapor da her dosyada zorunlu bir ürün değildir; örneğin banka dekontu ve yazılı borç ikrarıyla çözülebilen bir mesele için kapsamlı zincir analizi yaptırmak gerekmeyebilir.

İlk değerlendirme sonunda yalnızca “başvuru yapılabilir” cevabı değil; talep yöneltilecek kişiler, mevcut deliller, eksik kayıtlar, korunması gereken tutar ve izlenecek sonraki işlemler anlaşılır hâle gelmelidir. Sorumluluk henüz kurulamadığında önce kimlik veya kayıt araştırması yapılması, dayanaksız bir haciz istemine göre daha uygun olabilir. Kripto yatırım dolandırıcılığına ilişkin hukuki çalışma alanı, ceza başvurusu ile özel hukuk taleplerinin birlikte değerlendirilmesini kapsar.

“İhtiyati haciz davası” doğru bir terim mi?

İhtiyati haciz, esas hakkındaki uyuşmazlığı kesin olarak çözen bir dava sonucu değildir. Bir para alacağının tahsiline yönelik geçici koruma talebidir. İİK m.258 uyarınca mahkeme tarafları dinleyip dinlememeye karar verir; karşı tarafın mutlaka habersiz kalacağı varsayılamaz.

  • Talep, esas davadan önce, dava ile birlikte veya dava sürerken her aşamada ileri sürülebilir.
  • Talebin karşı taraf dinlenmeden incelenmesi mümkün olsa da bu, malvarlığının mutlaka bulunacağı veya elden çıkarılmasının bütünüyle önleneceği anlamına gelmez.
  • Talep reddedilirse alacaklı istinaf yoluna başvurabilir; istinaf incelemesi öncelikle yapılır ve verilen karar kesindir (İİK m. 258/3).

Başvuruda alacak miktarı, hukuki sebep, borçlu olduğu ileri sürülen kişi ve talep edilen koruma açıkça gösterilir. Başlık kadar talebin içeriği, görev ve yetki ile delillerin birbirini doğrulaması önem taşır.

İhtiyati haciz mi, ihtiyati tedbir mi? Kripto dosyalarında kritik ayrım

İstenen korumanın alacağın konusu ve hukuki dayanağıyla uyumlu seçilmemesi ret riski doğurabilir. İhtiyati haciz para alacağına ilişkin güvence sağlar; ihtiyati tedbir ise HMK m.389’daki koşullarla uyuşmazlık konusu hak veya şey bakımından değerlendirilir. Kripto varlık içeren her uyuşmazlık aynı talep türüne indirgenemez.

İki geçici koruma türünün temel ayrımı
Ölçütİhtiyati hacizİhtiyati tedbir
Temel çerçeveİİK m.257 ve devamındaki para alacağı güvencesiHMK m.389 ve devamındaki geçici koruma
Örnek talepGönderilen bedelin veya zararın para olarak tahsiline güvenceBelirli bir varlık ya da hak üzerindeki uyuşmazlık için uygun koruma
Kararın etkisiKesin tahsil veya sorumluluk hükmü değildirUyuşmazlığın esasını kesin olarak çözmez
SürelerİİK m.261’de karar tarihinden başlayan infaz istemi; m.264’te aşamaya bağlı tamamlamaUygulama için HMK m.393; dava öncesi tedbiri tamamlama için m.397 ayrı incelenir

Örneğin kullanıcı belirli miktarda USDT’nin aynen teslimini isteyebilir veya uğradığı zararı para alacağı olarak ileri sürebilir. Sözleşme, teslimin mümkün olup olmadığı ve talebin içeriği bu ayrımda önemlidir. Örnekler, her para talebinde otomatik ihtiyati haciz veya her kripto varlıkta otomatik ihtiyati tedbir kararı verileceği anlamına gelmez.

Alacağın hukuki dayanağı: haksız fiil mi, sebepsiz zenginleşme mi?

Başvuru, hangi olayın hangi kişi bakımından bir para alacağı doğurduğunu açıklamalıdır. Haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve sözleşmeye dayalı iade farklı koşullara dayanır; her dosyada birlikte ve aynı sonuçla uygulanmaz.

1. Haksız fiil (TBK m. 49)

Haksız fiil sorumluluğu bakımından hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve nedensellik bağı değerlendirilir. Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olduğu veya farklı sebeplerle aynı zarardan sorumlu olduğu ortaya konulursa TBK m.61 çerçevesinde müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir. Hesap sahibinin olaya katılımı ve sorumluluk şartları kişi bazında belirlenir.

2. Sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77)

Geçerli hukuki sebep bulunmadan gerçekleşen malvarlığı aktarımı, TBK m.77 ve devamı kapsamında iade tartışması yaratabilir. Ceza kastı ile özel hukukta iade koşulları aynı değildir. Zenginleşme, hukuki sebep ve iadenin kapsamı araştırılır; yalnızca hesaba para gelmesi her durumda aynı kişiye ve aynı miktarda iade borcu yüklemez.

3. Sözleşme ve ilişkinin diğer hukuki sebepleri

Taraflar arasındaki gerçek sözleşme, vaat edilen hizmet ve gerçekleşen ifa belirlenmelidir. İfa etmeme, geçersizlik veya sözleşmenin sona ermesi farklı iade ve tazminat talepleri doğurabilir. Vekâletsiz iş görme gibi başka bir hukuki kurum, yalnızca kendisine ait koşullar varsa kullanılabilir; yatırım vaadinin boşa çıkması tek başına bu nitelendirmeyi doğurmaz.

“Para artık bende değil” savunmasının etkisi, talebin hukuki sebebine göre değişir. Sebepsiz zenginleşmede TBK m.79’daki elden çıkarma, iyiniyet ve geri verme ihtimalini hesaba katma ölçütleri incelenir. Haksız fiil sorumluluğu ise kendi unsurlarına dayanır. Bu nedenle paranın devredilmiş olması da hesap sahibinin adı da tek başına sonucu belirlemez.

Kime karşı ihtiyati haciz istenmeli?

  • IBAN sahibi: Banka kaydı kimlik araştırması için başlangıçtır. Hesabı fiilen kimin kullandığı ve hesap sahibine karşı hangi iade veya tazminat sebebinin bulunduğu ayrıca gösterilmelidir.
  • Ödemeyi alan şirket: Sözleşmenin tarafı, paranın alıcısı ve faaliyetin gerçek niteliği incelenir. Şirketin bir alanda kurulmuş olması onu kendiliğinden paravan yapmaz; göstermelik faaliyet iddiasının dayanağı açıklanmalıdır.
  • Sonraki transfer alıcıları: Fon bağlantısı araştırılabilir; ancak sırf transfer zincirinde görünmek sorumluluk için yeterli değildir. Her muhatap bakımından talebin hukuki ve fiilî dayanağı kurulmalıdır.
  • Şirket yetkilileri: Şirkete karşı alacak ile yöneticiye yöneltilecek kişisel sorumluluk ayrı kurulmalıdır. Yalnız ortaklık, yöneticilik veya başka şirketle organik bağ, her borç için otomatik kişisel sorumluluk doğurmaz.

Bu ağın nasıl kurulduğunu ve rollerin nasıl dağıldığını daha ayrıntılı incelediğimiz Crime-as-a-Service: dolandırıcılık şebekeleri ve küresel finans ağları yazımız, hangi halkaya yönelmek gerektiğini değerlendirirken yol gösterici olacaktır.

IBAN sahibi ile dolandırıcılık yapan kişi farklıysa

Ödeme alan kişinin “Ben sadece USDT sattım” demesiyle, “Hesabımı kullandırdım” demesi aynı savunma değildir. İlk durumda gerçek bir P2P satışı, karşı edim ve üçüncü kişi ödemesi incelenir; ikinci durumda hesabın kullanım biçimi, alınan menfaat, iletişim ve transferler önem kazanır. Mağdurun aynı zararı herkesten isteyebilmesi için her muhatap bakımından sorumluluk sebebi gösterilmelidir.

Avukatın hazırlayacağı kişi bazlı çalışma, örneğin şu ayrımı görünür kılar: Dekont alıcıyı gösterir; yatırım yazışması vaadi kimin verdiğini gösterir; platform kaydı varlığı hangi hesabın teslim aldığını açıklayabilir. Bunların hiçbiri tek başına diğer kişinin kastını veya tüm kayıp miktarından sorumluluğunu kanıtlamaz. Yabancı bir borsayla aynı markayı kullanan Türkiye şirketinin sorumluluğu da yalnız marka ortaklığından çıkarılamaz.

İİK m. 257 şartları ve kripto dosyalarındaki “muacceliyet” sorunu

İİK m.257/1’de temel olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağı esas alınır. Vadesi gelmemiş borçlara ilişkin ikinci fıkradaki istisnalar ayrıca değerlendirilir.

Kripto ile bağlantı bu koşulları ortadan kaldırmaz. Alacak gerçekten mevcut mu, tutarı hangi verilere dayanıyor, rehinle güvence var mı ve muacceliyet hangi olayda gerçekleşti soruları somut olarak yanıtlanmalıdır.

Cevap, dilekçede açıkça kurulmalıdır:

  • Haksız fiilde tazminat alacağı, kural olarak fiilin işlendiği anda muaccel olur. Ayrıca temerrüt için ihtar gerekmez (TBK m. 117/2).
  • Sebepsiz zenginleşmede: İade alacağının doğumu, muacceliyet ve temerrüt birbirinden ayrılmalıdır. TBK m.117/2, iyiniyetli zenginleşen bakımından temerrüt için bildirim ayrımı içerir. Bir üçüncü kişi hakkında dolandırıcılık iddiası bulunması, ödeme alan herkesin kötüniyetini kendiliğinden kanıtlamaz.

Vadesi gelmiş para alacağında m.257/1, ayrıca her dosyada kaçma veya mal kaçırma ispatı arayan bir düzenleme değildir. İİK m.257/2 ise belirli yerleşim yerinin bulunmaması veya kanunda tanımlanan kaçma ve mal kaçırma davranışları gibi hâllerde vadesi gelmemiş borç için de koruma öngörür. Bu istisnaların somut olgularla açıklanması gerekir; kripto kullanılması tek başına yeterli değildir.

USDT miktarı ile para alacağının tutarı nasıl ayrılır?

“20.000 USDT gönderdim” kaydı, aynı miktarda ABD doları alacağı bulunduğunu tek başına göstermez. Talebin belirli kriptonun aynen teslimine mi, sözleşmeden doğan para borcuna mı, yoksa zararın para olarak giderilmesine mi yöneldiği açıklanmalıdır. USDT bir ABD doları banka bakiyesi değildir; yalnız fiyatının dolara yakın olması hukuki talebi kendiliğinden USD borcuna dönüştürmez.

Hesaplamada gönderilen tokenin ağı, sözleşmesi, miktarı ve transfer tarihi; varsa alınan kısmi iadeler ve talep edilen değerleme tarihinin hukuki gerekçesi birlikte gösterilir. Aynı varlığın üç cüzdandan geçmesi üç ayrı zarar sayılmaz. Mağdurun TL ile aldığı USDT’yi göndermesi hâlinde de satın alma için ödediği TL ile aynı USDT çıkışı, tek kaybın iki kez toplamına dönüşmemelidir.

Sahte yatırım panelindeki “kâr” veya ulaşılamayan ekran bakiyesi, gerçekten gönderilmiş ana parayla aynı ispat gücünde değildir. Gerçekleşmiş kayıp, ayrıca talep edilebilen diğer zararlar ve faiz kalemleri ayrılır; her biri dayanağı ölçüsünde ileri sürülür. Mahkemeden korunması istenen tutar da bu açıklanabilir hesaba dayanır. Bir fiyat sitesindeki en yüksek geçmiş kuru seçmek, tek başına savunulabilir zarar hesabı oluşturmaz.

Yaklaşık ispat: mahkemeyi neyle ikna edeceksiniz?

İİK m.258 uyarınca mahkemeye alacak ve haciz sebepleri hakkında kanaat sağlayacak deliller sunulur. Bu geçici koruma incelemesi, esas davadaki kesin sorumluluk kararıyla aynı değildir. Belgeler hangi olguyu destekledikleri ve hangi belirsizliği çözmedikleri belirtilerek sunulmalıdır.

Olayın yapısına göre yararlı olabilecek kayıtlar şunlardır:

  1. Para çıkış kayıtları: Banka dekontları, EFT/havale/FAST kayıtları, alıcı ad-soyad ve IBAN bilgisi, işlem saatleri.
  2. Kripto ve platform kayıtları: Emir numarası, miktar, kullanıcı kimliği, iç bakiye ve teslim hareketleri; dış transfer varsa ağ, TxID ve adresler. Merkezi platform içindeki her teslim için ayrı blokzincir işlemi oluşmayabilir.
  3. Gerektiğinde fon analizi: Açık zincir hareketini ilgili banka ve platform kayıtlarıyla ilişkilendiren, yöntemini ve belirsizliklerini açıklayan inceleme. Her dosyada teknik rapor zorunlu değildir.
  4. Aldatma iddiasına ilişkin kayıtlar: Platform ekranları, vaatler, ilanlar ve iletişim içerikleri bağlamıyla korunur. Uygun bir tespit yöntemi kaydın varlığını ve zamanını göstermeye yardımcı olabilir; içerikteki her iddianın doğru olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.
  5. Ceza dosyası verileri: Şikâyet dilekçesi, soruşturma numarası, varsa savcılık müzekkerelerine gelen banka ve KVHS cevapları, MASAK yazışmaları.
  6. Muhatabın kimliği: Nüfus, adres ve varsa MERSİS kayıtları; şirket söz konusuysa ticaret sicil kayıtları.

Zincir üstü analiz raporunun rolü

Açık blokzincir verileri adresler arasındaki hareketin incelenmesine imkân verebilir. Bununla birlikte her ağ ve her platform kaydı herkese açık değildir. Adresin gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi çoğu kez banka, müşteri tanıma, cihaz veya platform kayıtlarını gerektirir. Bir adres etiketi veya otomatik rapor, kimlik ve kast konusunda tek başına kesin sonuç vermez.

  • Mağdurun gönderdiği değer hangi adrese ulaşmıştır?
  • Adresin hangi hizmet sağlayıcıyla ilişkilendirildiği ne kadar güvenilir; belirli kullanıcı hesabıyla eşleşme için hangi kurum kaydı gerekir?
  • Fonun ne kadarı ve ne zaman aktarılmıştır; miksleme veya zincirler arası köprü kullanılmış mıdır?

Yöntem, veri kaynağı ve belirsizliklerin nasıl raporlanacağı kripto adli bilişim ve fon takibi rehberinde ele alınmaktadır. Teknik rapor, hukuki sebebin ve diğer delillerin yerini tutmaz; dosyadaki belirli bir soruyu açıklayabildiği ölçüde yararlıdır.

Bir kripto dosyasında yaklaşık ispat neden yetersiz bulundu?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 01.06.2023 tarihli, E.2023/1030, K.2023/874 sayılı kararında, kripto borsasındaki hesaba erişememe iddiasıyla şirketlere yöneltilen ihtiyati haciz tartışılmıştır. Sunulan bilgisayar çıktıları somut dosyada alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti için yeterli görülmemiş; ihtiyati haczin kaldırılmasına karşı başvuru reddedilmiştir.

Bu karar, her ekran görüntüsünün değersiz olduğunu veya bütün kripto alacaklarında haczin yasaklandığını söylemez. Yatırım vaadiyle mağdurdan para alan kişiye yöneltilecek başka bir başvuru için de otomatik ret sonucu çıkarılamaz. Uygulanabilir ders şudur: Ekrandaki bakiyeyi göstermekle yetinmeden, başvurunun yöneltildiği kişinin neden borçlu olduğu ve istenen miktarın hangi kayıtlardan çıktığı açıklanmalıdır. Teknik raporun bulunması da bu hukuki bağlantı eksikliğini kendiliğinden gidermez.

Görevli ve yetkili mahkeme: talebi kendi ilinizde sunabilir misiniz?

Görevli mahkeme, esas alacağın niteliğine göre belirlenir. Yetki için İİK m.258 ve m.50’nin gönderme yaptığı kurallar ile ilgili HMK hükümleri birlikte incelenir.

  • Görev: Genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ticari dava veya tüketici işlemi koşulları varsa ilgili özel görev kuralları uygulanabilir. Yalnız karşı tarafın tacir olması her uyuşmazlığı ticari dava yapmaz.
  • Yetki: Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeridir (HMK m. 6). Ancak haksız fiile dayanıyorsanız HMK m. 16 devreye girer: fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
  • Sözleşmeye dayalı talepler: HMK m.10’daki ifa yeri yetkisi ve gerektiğinde TBK m.89, ilişkinin sözleşmesel niteliği ile birlikte değerlendirilir. Bu kurallar her sebepsiz zenginleşme veya haksız fiil iadesine otomatik olarak uygulanmaz.

Örneğin İzmir’de yaşayan bir kişinin İstanbul’daki hesaba ödeme yapması tek başına bütün yetki sorununu çözmez. Haksız fiil iddiasında HMK m.16’daki bağlantılar; sözleşmesel talepte ilgili ifa yeri ve diğer yetki kuralları somutlaştırılmalıdır.

Esas dava bakımından dava şartı arabuluculuk gerekip gerekmediği ayrıca belirlenir. Sırf “kripto” sözcüğü uyuşmazlığı tüketici veya ticari dava yapmaz. Arabuluculuk, ceza şikâyetinin yerine geçen bir yol olmadığı gibi, acil geçici koruma başvurusunun mutlaka görüşmelerin sonuna bırakılmasını da gerektirmez. İhtiyati haciz ile dava şartının tamamlanması birlikte planlanmalıdır.

Teminat: ne kadar, hangi biçimde, muafiyet mümkün mü?

İhtiyati haciz isteyen alacaklı, haksız çıkması ihtimaline karşı borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlar için teminat göstermek zorundadır (İİK m. 259/1).

Teminat değerlendirmesinde alacağın belgesi ve başvuranın durumu
DurumTeminat değerlendirmesi
İlama dayanan alacakİİK m.259 uyarınca teminat istisnası
İlam niteliğinde belgeye dayanan alacakİİK m.259 çerçevesinde mahkeme takdiri
Diğer para alacaklarıMahkemenin belirlediği teminat; sabit yüzde varsayılmaz
Adli yardımKoşulları ve kararın kapsamına göre teminat muafiyeti incelenir

Teminatın tutarı ve şekli HMK m.87 çerçevesinde belirlenir. Nakit veya banka teminat mektubu sunulacaksa, mahkemenin kararındaki biçim ve kabul koşulları önceden kontrol edilmelidir; herhangi bir mektubun yeterli olacağı varsayılmaz. Ödeme gücü yetersiz kişiler bakımından adli yardım talebi kabul edilirse kişi, yargılama giderlerinin yanı sıra teminat gösterme yükümlülüğünden de geçici olarak muaf tutulabilir (HMK m. 334-335). Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması ve ekonomik koşulların belgelenmesi gerekir. Mahkeme adli yardımı kısmen de kabul edebileceğinden, gider ve teminat yönünden verilen kararın kapsamı ayrı okunmalıdır.

Avukatlık ücreti, teminat ve dava gideri aynı ödeme midir?

Bu dosyalarda bütçe, tek bir “haciz masrafı” rakamından oluşmaz. Avukatlık ücreti hukuki yardımın karşılığıdır; kapsam ve aşamalar hizmet sözleşmesinde belirlenir. Teminat, haksız ihtiyati haciz ihtimalindeki zararlar için mahkemenin değerlendirdiği güvencedir; avukatın ücreti veya karşı tarafa peşin tazminat değildir. Harçlar ve gider avansları ise dava, takip, tebligat ve uygulanacak işlemlere ilişkindir.

Dosyada ihtiyaç varsa uzman incelemesi, bilirkişi, tercüme, noter, yabancı ülke işlemleri ve satış aşaması için ayrıca gider doğabilir. Hangi kalemin zorunlu olduğu ve kim tarafından karşılanacağı somut işe göre belirlenmelidir. Ücret, Avukatlık Kanunu m.164 ve yürürlükteki tarife sınırları içinde kararlaştırılır; dosyanın kapsamı, aşamaları ve ayrı giderleri ücret görüşmesinde açıklığa kavuşturulur.

Başlangıçta, yalnızca ihtiyati haciz başvurusunun mu yoksa esas dava, icra, itiraz ve istinaf aşamalarının da mı üstlenildiği netleştirilmelidir. Ayrıca karar verilmezse yapılacak iş, teminatın iadesi koşullarının takibi ve teknik inceleme için ek onay gereken aşamalar konuşulabilir. Tahsil edilecek varlığın bulunamaması, hukuki hizmet için yapılmış bütün giderlerin otomatik olarak geri alınacağı anlamına gelmez.

Bir malvarlığının tespit edilmiş olması da tek başına ekonomik tahsil imkânı değildir. Önceki rehin ve hacizler, haczedilmezlik, varlığın gerçek değeri, satış giderleri ve diğer alacaklılar dikkate alınır. Avukatın değerlendirmesi, davanın hukuki dayanağı kadar tahsile ilişkin bu belirsizlikleri de görünür kılmalıdır.

Karardan sonra infaz ve tamamlama süreleri

Kararın alınmasıyla süreç tamamlanmaz. İnfaz istemi ve ihtiyati haczi tamamlayan dava veya takip işlemleri ayrı süreler doğurur. Başlangıç tarihi, alacaklının hacze katılıp katılmadığı ve devam eden davanın ya da takibin aşaması kaydedilmelidir.

İhtiyati hacizde aşamaya göre kontrol edilecek süreler
AşamaSüre ve başlangıçİşlem
İnfaz istemiKarar tarihinden itibaren 10 gün; İİK m.261Kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz talebi
Dava veya takipten önce hacizUygulamadan; alacaklı katılmamışsa tutanak tebliğinden itibaren 7 gün; İİK m.264/1Dava açılması veya takip talebi
Takibin borçlu itirazıyla durmasıİtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 7 gün; İİK m.264/2Koşullarına uygun itirazın kaldırılması istemi veya itirazın iptali davası
İtirazın kaldırılması talebinin reddiRet kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün; İİK m.264/2Mahkemede dava açılması
Alacak davası sırasında haciz veya m.264/1 uyarınca açılmış davaEsas hükmün mahkemece tebliğinden itibaren 1 ay; İİK m.264/3Takip talebinde bulunulması
Dosyanın işlemden kaldırılması ve diğer sona erme hâlleriYenilememe dâhil m.264/4’teki koşullar ayrı izlenirİhtiyati haczin hükümsüz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi

İİK m.261’deki on günlük süre karar tarihinden başlar. Bu süre ile m.264’teki dava veya takip yükümlülüğü aynı değildir. Tamamlayıcı işlemlerin yapılmaması ihtiyati haczin hükümsüz kalmasına neden olabilir; dosyadaki tebliğ, uygulama ve karar tarihleri üzerinden ayrı takvim tutulmalıdır.

Dava şartı arabuluculukta özel süre kuralı: 6325 sayılı Kanun m.18/A/16, dava açılmadan önceki ihtiyati hacizde İİK m.264/1’de düzenlenen dava açma süresinin, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemeyeceğini düzenler. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığının açıklaması da bu ayrımı belirtir. Bu kural, İİK m.261’deki on günlük infaz istemi süresinin de kendiliğinden durduğu şeklinde genişletilmemelidir. Başvuru tarihi, daha önce geçen günler ve son tutanak tarihi dosya takvimine işlenir.

Takvimde karar tarihi, teminat işlemi, infaz başvurusu, haczin uygulanması, alacaklının hacizde bulunup bulunmadığı, tutanak tebliği ve sonraki itiraz tebliğleri ayrı satırlar olmalıdır. “Kararı aldık” veya “dava zaten açılacak” ifadesi bu işlemlerden herhangi birinin yapıldığını göstermez. Süre hesabı, elektronik tebligat dâhil ilgili tebliğ ve usul kurallarıyla birlikte yapılır.

İnfaz nasıl yürür?

Karar yetkili icra dairesine sunulur; malvarlığı araştırması ve ilgili kurumlara yazılar kararın kapsamı ile usul kurallarına göre yürütülür. Başvurunun yapıldığı gün bütün bankalara veya tapu kayıtlarına haciz konulacağı garanti edilemez. Muhatabın kimliği, varlıkların yeri ve kurum cevapları uygulamayı etkiler.

Hangi malvarlığı değerlerine haciz konulabilir?

İİK m. 257, borçlunun kendi elindeki veya üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarını kapsar. Kripto dolandırıcılığı dosyalarında fiilen hacze konu edilen değerler şunlardır:

  • Banka hesapları ve finansal haklar: Haczedilebilir hesap bakiyeleri ile diğer haklar araştırılabilir. Yazılar ve uygulama, karar tutarı, aidiyet, haczedilmezlik ve ölçülülük kuralları gözetilerek yürütülür.
  • Taşınmazlar: Borçluya ait tapu kayıtları ve mevcut haklar üzerinden haciz uygulaması değerlendirilir; önceki rehinler ve haczedilmezlik iddiaları tahsili etkileyebilir.
  • Araçlar: Tescil, aidiyet, haciz ve sonraki muhafaza işlemleri kararın ve takip aşamasının koşullarıyla değerlendirilir.
  • Şirket payları ve kâr payı alacakları: Borçluya ait pay veya alacaklar, şirket türü ve hakkın niteliğine uygun usulle ele alınır.
  • Üçüncü kişilerdeki alacaklar: Kira ve ticari alacaklar ile kanuni sınırlar içinde haczedilebilen diğer gelirler; ilgili hakkın doğumu ve haciz usulü ayrıca incelenir.
  • Kripto varlıklar: Varlığın saklama biçimi, hangi kuruluşun fiilî kontrolünde olduğu ve kararın hangi hakkı kapsadığı araştırılır. SPK listesinde görünmek tek başına faaliyet izni veya belirli bir varlık üzerinde doğrudan haciz imkânı sağlamaz.

Kripto varlıkların hukuki niteliği, haczedilebilirliği ve saklama kuruluşları nezdindeki bakiyelerin nasıl kavranacağı konusundaki ayrıntılı değerlendirmemiz için Kripto varlıklar ve icra hukuku yazımıza bakabilirsiniz.

Öncelik ve iştirak meselesi

İhtiyati haciz sıra cetvelinde ilk sırayı garanti etmez. Diğer alacaklının haczine geçici iştirak, İİK m.268’in atıf yaptığı m.100 koşullarına tabidir. Haciz tarihleri, alacakların niteliği ve varsa rehin veya özel öncelikler sonucu etkiler.

Ceza soruşturmasıyla ilişki: CMK m.128/A ve ihtiyati haciz nasıl değerlendirilir?

25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen 128/A maddesi, bilişim suçlarında hızlı müdahale imkânı getirmiştir. Düzenleme yalnızca sınırlı sayıda suç bakımından uygulanır: bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e), bilişim sistemlerinin ya da banka veya kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f), kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245).

CMK m.128/A’da sayılan suçlar ve kanuni koşullar bakımından ilgili sağlayıcı hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir ve başsavcılığa bildirim yapar. Hesap sahibi kaldırılmasını başsavcılıktan isteyebilir; bu başvuru hakkında yirmi dört saatte karar verilir. Dördüncü fıkradaki elkoyma, askıya alma süresi içinde hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcının yazılı emriyle mümkündür. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde karar verir. Askıya alma ile elkoymanın şartları ve sonuçları birbirinden ayrıdır. Bu sürelerin başlangıcı ve başvurunun muhatabı, P2P banka blokesi ve CMK 128/A içinde tedbir türüne göre açıklanır.

Ceza muhakemesi tedbiri ile özel hukukta geçici koruma farklı amaç ve koşullara dayanır. Birinin varlığı diğerinin koşullarının kendiliğinden oluştuğu anlamına gelmez:

Ceza tedbiri ile para alacağının geçici güvencesi
ÖlçütCMK m.128/Aİhtiyati haciz
Temel amaç ve şartKanunda belirtilen suçlar ve menfaat bakımından özel askıya alma ve elkoyma usulüİİK koşullarını taşıyan para alacağının tahsilini güvence
Varlık başka yere aktarılmışsaKurumlar arası bildirim, ilgili hesap ve diğer adli araştırma imkânları incelenirBorçlu olduğu gösterilen kişinin haczedilebilir malvarlığı alacak ölçüsünde araştırılır
Karar ve işlemAskıya alma sağlayıcı; elkoyma hâkim veya kanuni acil hâlde savcının yazılı emriGörevli ve yetkili mahkeme kararı; icra dairesi uygulaması
SonuçKanuni şartlara göre kaldırma, elkoyma ve iade işlemleri; mahkûmiyet garantisi değildirTamamlama ve takip koşullarına bağlı güvence; otomatik tahsil değildir

Ceza ve özel hukuk yollarının birlikte kullanılıp kullanılmayacağı, mevcut kararlar ve talepler arasındaki ilişki gözetilerek belirlenir. Aynı kaybın birden fazla yoldan iki kez tahsili mümkün değildir. İade edilen tutar, mevcut tedbirler ve talep edilen alacak güncel kayıtlarla birlikte değerlendirilmelidir.

Ceza dosyasının sonucunu beklemek gerekir mi?

İhtiyati haciz için kanunda her olayda kesinleşmiş mahkûmiyet şartı aranmaz; alacak ve koruma koşulları kendi delilleriyle incelenir. TBK m.74, kusur ve zararın değerlendirilmesinde hukuk hâkimi ile ceza yargılaması arasındaki ayrımı düzenler. Bununla birlikte ceza dosyasındaki maddi olgu tespitleri ve hukuk davasında bekletici sorun gerekip gerekmediği somut dosyada değerlendirilmelidir. “Beraat varsa iade asla istenemez” de “şikâyet varsa borç kesinleşmiştir” de doğru bir başlangıç değildir.

Karşı tarafın hamleleri: itiraz, istinaf ve tazminat riski

Kendisi dinlenmeden hakkında ihtiyati haciz kararı verilen borçlu, İİK m.265’teki sebeplerle itiraz edebilir. Borçlu hacizde hazırsa uygulamadan, hazır değilse haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi günlük süre dikkate alınır. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişinin kanunda belirtilen itirazı bakımından öğrenme tarihi esas alınır. İtiraz üzerine verilen kararın kanun yolu ayrıca incelenir.

Haksız ihtiyati haciz nedeniyle doğan zararlar bakımından İİK m.259’daki sorumluluk değerlendirilir. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, tazminat davasının ihtiyati haczi koyan mahkemede de görülebilmesini düzenler; bu fıkrada bir yıllık süre bulunmaz. Zamanaşımı, talebin hukuki dayanağına ve somut tarihlere göre ayrıca hesaplanmalıdır.

Başvuruda kontrol edilmesi gereken hatalar

  1. Ceza şikâyetiyle para alacağını aynı görmek: Şikâyet soruşturmayı başlatabilir; otomatik ceza veya tahsil sonucu doğurmaz. Mevcut adli iade ve özel hukuk imkânları ayrı incelenir.
  2. Kayıt ve başvuruyu ertelemek: Fon hareketleri ve erişilebilen kayıtlar değişebilir. Belirli bir 24 veya 72 saatlik evrensel başarı eşiği yoktur; somut risk ve kanuni süreler esas alınır.
  3. Talebin konusuna uygun korumayı seçmemek: Para alacağı, aynen teslim ve belirli hakka yönelik talep ayrımı yapılmalıdır. Hatalı seçim ret riski yaratabilir; sonuç somut başvuruya bağlıdır.
  4. Muacceliyeti gerekçelendirmemek. “Vadesi gelmiş borç” şartı dilekçede açıkça kurulmazsa talep reddedilebilir.
  5. 10 günlük infaz süresini kaçırmak. İİK m.261 uyarınca karar kendiliğinden kalkar.
  6. İİK m.264’teki tamamlama işlemlerini atlamak: Yedi günlük sürenin hangi işlemden başladığı ve dosyanın hangi aşamasında olduğu ayrıca belirlenmelidir.
  7. Delilleri açıklamasız sunmak: Belgeler tarih sırasına konulmalı ve her kaydın hangi kişi, transfer veya iddiayı desteklediği gösterilmelidir. Sayfa veya rapor uzunluğu tek başına ispat gücünü belirlemez.

İlk görüşme için hangi belgeler hazırlanmalı?

Başvurunun incelemeye elverişli olması için bütün telefonun veya yüzlerce karışık ekran görüntüsünün gönderilmesi gerekmez. Eldeki kayıtlar değiştirilmeden saklanır; görüşmeye olayın kısa özeti ve aşağıdaki bilgilerle başlanabilir:

  • Ödeme tarihleri, miktarlar, para birimleri veya token miktarları; banka ve borsa işlem belgeleri, varsa ağ ve TxID.
  • Ödeme istenen mesajlar, yatırım vaadi, sözleşme, makbuz veya borç kabulü; muhatabın bilinen adı, telefon, e-posta ve şirket bilgileri.
  • İade veya çekim talebi, verilen cevaplar, kısmi iadeler ve gerçek zarar hesabını değiştiren diğer hareketler.
  • Varsa soruşturma, dava veya icra dosyası numarası; mevcut kararlar, haciz tutanakları ve tebliğ belgeleri.
  • Sorumlu olduğu düşünülen kişinin bilinen malvarlığına ilişkin hukuka uygun elde edilmiş bilgi ve bunun kaynağı.

Eksik belgeyi varmış gibi tamamlamak veya karşı tarafa ait hesaba izinsiz girmek delil toplama yöntemi değildir. Avukat da yalnız vekâletnameye dayanarak bütün kişilerin banka ve borsa verilerini serbestçe açamaz. Avukatlık Kanunu m.2’deki inceleme imkânları özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere uygulanır; soruşturma gizliliği, kişisel veri ve banka sırrı gibi sınırlar dikkate alınır. Gereken üçüncü kişi kayıtları için yetkili makamdan, kişi, dönem ve işlem bağlantısı açıklanan hedefli talep hazırlanır.

Seed phrase, özel anahtar, cüzdan parolası veya tek kullanımlık giriş kodu ilk başvuru belgesi değildir. Açık cüzdan adresi ve işlem kimliği analiz için yeterli bir başlangıç sağlayabilir; bunların gerçek kişiyle eşleşmesi ise ayrıca araştırılır. Kimlik ve finans belgeleri, alıcı ve gönderim yöntemi doğrulandıktan sonra gerekli kapsamla paylaşılmalıdır.

Vekâletnamenin kapsamı neden görüşülmeli?

Hukuki yardım sözleşmesiyle üstlenilen iş ile temsil belgesindeki yetkiler birlikte kontrol edilir. HMK m.73 genel temsil kapsamını, m.74 ise sulh, feragat, ibra ve haczin kaldırılması gibi açık özel yetki gerektiren işlemleri düzenler. Karşı taraf “ödeyeceğim, haczi önce kaldırın” dediğinde ödeme güvencesi, kısmi ödeme, bakiye borç ve kaldırmanın etkisi değerlendirilmeden işlem yapılmamalıdır. Takip amacıyla verilen yetki, bütün sulh koşullarının baştan kabul edildiği anlamına gelmez.

Süreç adım adım

  1. Kayıtların korunması: Banka ve platform dökümleri, varsa TxID, adresler ve iletişim içerikleri özgün biçimleriyle saklanır. İhtiyaca uygun tespit yöntemi seçilir; noter işlemi her olayda zorunlu değildir.
  2. Fon hareketinin açıklanması: Zincir ve kurum kayıtları eşleştirilir; adres etiketleri ve kullanıcı ilişkisinin belirsizlikleri gösterilir. Teknik inceleme gereken soruyla sınırlandırılır.
  3. Ceza başvurusunun değerlendirilmesi: Suç iddiasının delilleri başsavcılığa sunulur. CMK m.128/A veya başka tedbirlerin koşulları varsa ilgili araştırma ve koruma talepleri somutlaştırılır.
  4. Muhatabın belirlenmesi: Hesap ve şirket kayıtlarıyla kişiler araştırılır; her muhatap için sorumluluk dayanağı ayrıca kurulur.
  5. İhtiyati haciz talebi: Görevli ve yetkili mahkemeye alacağın ve koruma sebebinin delilleri sunulur. Teknik rapor gerekiyorsa eklenir; mahkemenin teminat kararı ve varsa istisna değerlendirilir.
  6. İnfaz istemi: Karar tarihinden itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden infaz istenir. Araştırma ve kurum yazıları kararın kapsamıyla yürütülür.
  7. Dava veya takip ile tamamlama: Önceden dava veya takip yoksa, uygulama ya da gıyapta haciz tutanağının tebliğine göre başlayan yedi günlük süre izlenir. Sonraki aşamalarda İİK m.264 yeniden kontrol edilir.
  8. Kesin haciz ve tahsil aşaması: İİK m.264 ve ilgili takip hükümlerindeki koşullarla kesin hacze geçiş değerlendirilir. Satış, sıra ve ödeme işlemleri ayrıca yürütülür; geçici koruma kararı tek başına ödeme sağlamaz.

Sıkça sorulan sorular

Kripto dolandırıcılığında ihtiyati haciz kararı ne kadar sürede alınır?

Mahkeme, İİK m.258 uyarınca tarafları dinleyip dinlememeye karar verir. İnceleme süresi deliller, talebin kapsamı ve mahkemenin işleyişine göre değişir; aynı gün karar veya tahsil garantisi verilemez.

Dolandırıcının kimliğini bilmiyorum, yine de ihtiyati haciz isteyebilir miyim?

IBAN ve platform verileri kimliğin araştırılmasına yardımcı olabilir. Ancak hesap sahibi olduğu belirlenen kişiye karşı talep yöneltmek için onun bakımından alacağın ve sorumluluk dayanağının da ortaya konulması gerekir. Cüzdan adresi tek başına gerçek kişi kimliği değildir; ilgili kurum kayıtlarına ihtiyaç doğabilir.

Parayı alan kişi “hesabımı kiraladım, ben de mağdurum” diyor. Sorumluluğu kalkar mı?

Hesabın kişinin adına açılması tek başına nihai sorumluluk oluşturmaz. Hesabı fiilen kimin kullandığı, transferin hukuki sebebi, kişinin kusuru veya iştirak bağlantısı ve varsa zenginleşme incelenir. Ceza sorumluluğu ile özel hukukta iade veya tazminat sorumluluğu ayrı değerlendirilir.

Yurt dışındaki bir borsaya gitmiş kripto varlığa haciz konulabilir mi?

Yabancı sağlayıcı veya yurt dışındaki varlık bakımından uygulanacak hukuk, kararın tanınması veya icrası ve ilgili ülkenin usulleri incelenir. Türkiye’deki kuruluşun muhataplığı, varlığı fiilen kontrol edip etmediği ve kararın kapsamı ayrıca belirlenir. SPK listesinde görünmek tek başına faaliyet izni veya doğrudan haciz imkânı sağlamaz.

Teminat yatıracak param yok, ne yapabilirim?

Adli yardım talebinde bulunabilirsiniz. Talebin kabulü hâlinde yargılama giderlerinden geçici muafiyetin yanı sıra teminat gösterme yükümlülüğünden de muaf tutulmanız mümkündür (HMK m. 334-335).

Aynı dolandırıcıdan birçok kişi zarar gördü. Ortak hareket etmeli miyiz?

Aynı olayla bağlantılı kayıtların birlikte açıklanması yararlı olabilir. Davaların birlikte açılması, birleştirme ve temsil seçenekleri ise usul koşullarına göre değerlendirilir; her durumda ayrı dava zorunlu değildir. Her kişinin alacağı ve zararı ayrı belirlenir. Erken ihtiyati haciz, sıra cetvelinde ilk sırayı garanti etmez.

İhtiyati haciz konulan malvarlığı hemen satılıp bana ödenir mi?

İhtiyati haciz doğrudan mağdura ödeme kararı değildir. Kesin hacze geçiş ve paraya çevirme, takip ve satış kurallarına tabidir; özel durumlara ilişkin istisnalar ayrıca incelenir. Malvarlığının değeri, diğer haklar ve alacaklıların sırası tahsili etkiler.

Zamanaşımı süresi nedir?

Tek zamanaşımı bütün taleplere uygulanmaz. TBK m.72’de haksız fiil için zarar ve sorumlunun öğrenilmesine bağlı iki yıllık ve fiile bağlı on yıllık süreler ile daha uzun ceza zamanaşımı istisnası bulunur. TBK m.82’de sebepsiz zenginleşme talebi için geri isteme hakkının öğrenilmesine bağlı iki yıllık ve zenginleşmeye bağlı on yıllık süre düzenlenir. Başlangıç, kesilme ve durma sebepleri somut olayda ayrıca hesaplanır.

İhtiyati haciz sonrası dolandırıcı mal kaçırırsa ne olur?

Hacizden sonraki tasarrufun etkisi malın türü, kaydı ve icra hükümlerine göre değerlendirilir. Önceki devirlerde İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali yolu ancak kendi koşulları varsa gündeme gelir. İİK m.281/2’deki ihtiyati haciz, iptale tabi tasarrufun konusu olan mal için bu dava bağlamında öngörülen özel korumadır; ilk dolandırıcılık başvurusunda m.257 yerine genel bir kısa yol değildir. Elden çıkarılan malın yerine geçen değere ilişkin istemde teminatsız haciz verilemeyeceği de maddede ayrıca düzenlenir. Her devir kendiliğinden hükümsüz olmaz.

Hukuki desteğin hedefi: uygulanabilir bir tahsil dosyası

İhtiyati haciz değerlendirmesi; belirli bir para alacağını, talep yöneltilecek kişinin sorumluluğunu ve koruma koşullarını delilleriyle açıklamayı gerektirir. Karar verilirse infaz ve tamamlama süreleri ayrı izlenir. Fon takibi yardımcı olabilir; tek başına haciz, ilk sıra veya tahsil garantisi sağlamaz.

P2P işleminde ceza şikâyeti, ödeme uyuşmazlığı ve bedel iadesinin hangi koşullarda gündeme geldiği Kripto P2P Hukuku rehberinde açıklanmaktadır.

Birincil kaynaklar ve karar

İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir, elkoyma ve bloke kavramlarının birbirinden nerede ayrıldığını tedbir terimleri sözlüğünde tablolarla karşılaştırdık; şirket hesaplarına gelen tedbirlerin ticari faaliyete etkisi için şirket hesabı blokesi yazısına bakılabilir.

İlgili çalışma alanı: Boşanma, Miras ve İcrada Kripto Varlık Tespiti — Boşanma davası tarafları, mirasçılar ve alacaklılar.

Av. Ahmet Karaca · PEGA Hukuk & Danışmanlık · İletişim bilgileri

About the Author

Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık'ın ortağıdır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır (Sicil No 92414). Sermaye piyasası hukuku ve yatırımcı haklarının korunması ile kripto varlık hukuku ve blokzinciri adli bilişimi alanlarında ihtisaslaşmıştır.

Sermaye piyasasında portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve bankalarla yatırımcı uyuşmazlıklarını, SPK işlemlerine karşı idari yargı yollarını ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu bir bütün olarak yürütür; 2026'da tasfiye edilen fonların yatırımcıları için ceza, idare, icra ve ticaret hukuku süreçlerini birlikte takip eder. Kripto varlık dosyalarında hukuki analizi teknik incelemeyle birleştirir: transferleri blokzinciri üzerinde izler, bu izlemeye dayanan teknik uzman raporları hazırlar. Bankacılık ve finans hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku da çalışma alanları arasındadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir.