Önce sıfatınızı öğrenin. 18.10.2026 itibarıyla tanık olarak çağrılan çalışan bildiklerini anlatmakla yükümlüdür, ancak kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermeyebilir (CMK m.48). Şüphelinin susma, müdafi isteme ve lehine delil toplanmasını isteme hakkı vardır (CMK m.147). Müdafisiz kolluk ifadesi hâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). SPK denetiminde ise bilgi ve belge vermek zorunludur (SPKn m.89, m.111).
Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula
Fon krizinde ceza soruşturmaları yalnız şirket sahiplerini değil, portföy yöneticilerini, aracı kurum çalışanlarını, müşteri temsilcilerini, operasyon ve uyum personelini de kapsayabilir. SPK, 2026/70 sayılı Bülten’de bazı kişiler hakkında piyasa dolandırıcılığı nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu açıklamış; 2026/67 sayılı Bülten’de ise bir aracı kurumun hukuka aykırı işlemlerinde sorumluluğu bulunduğu belirtilen kişilerin lisanslarını iptal etmiştir. 18.10.2026 itibarıyla ifadeye çağrılan bir çalışanın ilk sorusu şudur: Tanık mıyım, şüpheli miyim?
Bu ayrım, kişinin hangi sorulara cevap vermek zorunda olduğunu, avukatın hangi aşamada yanında bulunabileceğini ve verdiği ifadenin nasıl kullanılabileceğini belirler. Bu rehber, ifadeye çağrılan yönetici ve çalışanların haklarını, gündeme gelebilecek suçlamaların sınırını, SPK denetimindeki bilgi verme yükümlülüğünün ceza soruşturmasından farkını ve koruma tedbirlerini anlatır. Suç tanımlarının ayrıntısı için ilgili rehberlere bağlantı verilmiştir.
İfadeye çağrılan çalışan tanık mı, şüpheli mi?
Çağrı kâğıdında veya ifade tutanağının başında hangi sıfatla dinlendiğiniz yazar ve bu sıfat haklarınızı belirler. Tanık, olay hakkında bildiklerini anlatmakla yükümlü üçüncü kişidir; şüpheli ise soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. Tanıklıktan yasal sebep olmaksızın çekinen kişi hakkında, hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir (5271 sayılı CMK m.60/1). Şüphelinin ise susma hakkı vardır (CMK m.147/1-e).
| Konu | Tanık | Şüpheli |
|---|---|---|
| Konuşma yükümlülüğü | Var; gerçeği söylemek zorunda | Yok; açıklama yapmama hakkı var (CMK m.147/1-e) |
| Kendini suçlayan sorular | Cevap vermekten çekinebilir (CMK m.48) | Hiçbir soruya cevap vermek zorunda değil |
| Avukat | Kanunda şüpheli için öngörülen müdafi hakkı tanık için düzenlenmemiştir | Müdafi seçme ve ifadede yanında bulundurma hakkı (CMK m.147/1-c, m.149) |
| Lehe delil | — | Somut delillerin toplanmasını isteyebilir (CMK m.147/1-f) |
| Gelmemenin sonucu | Zorla getirme ve disiplin hapsi riski (CMK m.44, m.60) | Davetiyeye uyulmazsa zorla getirilebilir (CMK m.145/1) |
Uygulamada en riskli durum, tanık olarak çağrılan kişiye kendi işlem ve kararlarına ilişkin sorular yöneltilmesidir. Sorular kişinin kendisini suç şüphesi altına sokmaya başladığında, kendini suçlama yasağı devreye girer; bu noktada ifadenin şüpheli sıfatıyla ve müdafi eşliğinde alınmasını istemek gerekir.
Tanık olarak çağrılan çalışan hangi sorulara cevap vermek zorunda değildir?
Tanık, kendisini veya kanunda sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hakkı kendisine önceden bildirilir (CMK m.48/1). Bu hüküm, Anayasa’nın “Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz” hükmünün ceza muhakemesindeki karşılığıdır (Anayasa m.38/5).
- Yakınlar: Şüphelinin nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları ile evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan tamamen çekinebilir (CMK m.45/1).
- İş arkadaşları: Aynı şirkette çalışmak tek başına tanıklıktan çekinme sebebi değildir. Çekinme hakkı, sorunun tanığın kendisini veya yakınlarını suçlama tehlikesi doğurmasına bağlıdır.
- Gerekçe: Gerekli görüldüğünde tanık, çekinmesinin dayanağını oluşturan olguları bildirir (CMK m.49).
Çekinme hakkı soru bazında kullanılır. Tanık, kendisini suçlama tehlikesi bulunmayan konularda bildiklerini anlatmakla yükümlü kalır; genel bir “hiçbir şey söylemeyeceğim” beyanı ise yasal sebebe dayanmayan çekinme sayılabilir.
Şüpheli olarak çağrılan yönetici veya çalışanın hakları nelerdir?
İfade alınmadan önce şüpheliye yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme ve müdafiin ifadede hazır bulunması hakkı, yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkı ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği bildirilir (CMK m.147/1). Bu hakların bildirilmemesi, ifadenin hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirir.
- Müdafi. Şüpheli soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir ve avukatın görüşme, ifadede yanında olma ve hukuki yardım hakkı engellenemez (CMK m.149).
- Gizli görüşme. Şüpheli müdafiiyle vekâletname aranmaksızın, başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; yazışmaları denetlenemez (CMK m.154/1).
- Yasak usuller. Kötü davranma, yorma, aldatma, tehdit veya kanuna aykırı yarar vaadiyle alınan ifade, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (CMK m.148/1–3).
- Kolluk ifadesi. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).
- Yeniden ifade. Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması gerekirse bu işlemi ancak Cumhuriyet savcısı yapabilir (CMK m.148/5).
Sermaye piyasası suçlarında savcı, ifade alınırken SPK meslek personelinin hazır bulunmasını sağlayabilir (6362 sayılı SPKn m.115/3). Bu nedenle ifade öncesinde işlem kayıtları, yazışmalar ve görev tanımı üzerinden hazırlık yapılması önemlidir.
Fon soruşturmasında yönetici ve çalışanlara hangi suçlamalar yöneltilebilir?
Suçlamalar, kişinin görevine ve yaptığı işlemlere göre değişir. Aşağıdaki tablo, fon krizinde en sık gündeme gelen suçları ve çalışan bakımından kritik noktayı özetler. SPKn’da tanımlanan suçlarda soruşturma, SPK’nın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır (SPKn m.115/1) ve yargılama ihtisas asliye ceza mahkemelerinde yapılır (SPKn m.116).
| Suç | Ceza | Çalışan bakımından kritik nokta |
|---|---|---|
| Bilgi suistimali (SPKn m.106/1) | 3–5 yıl hapis veya adli para cezası | İş ve görev nedeniyle öğrenilen kamuya açıklanmamış bilgiye dayanarak emir verme ve menfaat sağlama |
| İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı (SPKn m.107/1) | 3–5 yıl hapis ve adli para cezası | Yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırma amacının bilinmesi; emri yalnızca ileten çalışanın kastı |
| Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı (SPKn m.107/2) | 3–5 yıl hapis ve adli para cezası | Yanıltıcı bilgi, yorum veya raporun yayılması ve menfaat |
| Nitelikli güveni kötüye kullanma (SPKn m.110/1) | TCK m.155/2’ye göre; en az 3 yıl | Fon varlıklarının kullanılması, örtülü işlemlerle fon malvarlığının azaltılması |
| Kayıtları bozma, yok etme (SPKn m.110/2) | 2–5 yıl hapis ve adli para cezası | Kurum kayıtlarının değiştirilmesi veya erişilmez kılınması |
| Bilgi ve belge vermeme (SPKn m.111/1) | 1–3 yıl hapis | SPK’nın istediği bilgi ve kayıtların verilmemesi |
| Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-h) | 3–10 yıl hapis ve adli para cezası | Tacir veya şirket yöneticisinin ya da şirket adına hareket edenin ticari faaliyeti sırasında |
| Suç işlemek amacıyla örgüt (TCK m.220) | Kurma ve yönetme 5–10 yıl; üyelik 2–5 yıl | Hiyerarşik yapıya ve amaca bilerek dahil olma |
TCK m.220’deki cezalar, 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla artırılmıştır. Suç tanımlarının ve delil ölçütlerinin ayrıntısı için Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki suçlar rehberine, piyasa dolandırıcılığı ile nitelikli dolandırıcılık farkı rehberine, bilgi suistimali rehberine ve örtülü kazanç aktarımı rehberine bakılabilir.
“Talimatla iş yaptım” savunması çalışanı korur mu?
Tek başına korumaz; belirleyici olan talimat değil, çalışanın bilgisi ve iradesidir. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır ve kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı TCK m.21/1). Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez; getirilirse emri veren ile yerine getiren birlikte sorumlu olur (TCK m.24/3).
Bu nedenle çalışanın savunmasında “talimat aldım” cümlesi değil, şu soruların cevabı önemlidir:
- Çalışan, işlemin amacını ve sonucunu biliyor muydu, yoksa rutin bir operasyon talimatını mı yerine getirdi?
- Talimat, kurum içi prosedüre ve yetki dağılımına uygun bir kanaldan mı geldi?
- Çalışan şüpheli bir durumu fark ettiğinde uyum birimine veya yöneticisine bildirdi mi?
- Çalışan işlemden kişisel bir menfaat elde etti mi?
Bu soruların cevapları, e-posta, emir kayıtları, iş akış onayları ve kurum içi bildirimlerle desteklenmelidir. Belgeler soruşturmanın başında toplanmazsa sonradan erişim kısıtlanabilir.
SPK denetiminde bilgi vermek ile savcılıkta ifade vermek arasındaki fark nedir?
SPK denetiminde bilgi ve belge verme yükümlülüğü vardır; ceza soruşturmasında ise şüphelinin susma hakkı. Denetimle görevlendirilen SPK personeli, ilgililerden defter, belge ve elektronik kayıtları istemeye, yazılı ve sözlü bilgi almaya ve tutanak düzenlemeye yetkilidir; ilgililer bu istekleri yerine getirmek ve tutanakları imzalamakla yükümlüdür (SPKn m.89/1–2). Bilgi istenen kişiler, gizlilik ve sır saklama hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamaz (SPKn m.90/1).
İstenen bilgi, belge ve kayıtları hiç veya istenen şekliyle vermeyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (SPKn m.111/1). Bu nedenle SPK denetiminde belge ve kayıtlar eksiksiz verilmeli; sözlü açıklamalar ise olgulara dayanmalı ve kişisel yorumdan kaçınılmalıdır. SPK incelemesinin sonucu çoğu zaman suç duyurusuna dayanak olur ve aynı olay savcılıkta ayrıca soruşturulur.
SPK, hukuka aykırı faaliyetlerde sorumluluğu tespit edilen yönetici ve çalışanların lisanslarını geçici veya sürekli olarak iptal edebilir ve suç duyurusu kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırabilir (SPKn m.96/2). Bu idari kararlara karşı idare mahkemesinde dava açılabilir; yol SPK kararına iptal davası rehberinde anlatılmıştır.
Gözaltı, yurt dışı çıkış yasağı ve el koyma nasıl uygulanır?
Gözaltı süresi yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (CMK m.91/1, m.91/3). Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve kaçma veya delil karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeni gerekir; ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1–2).
- Adli kontrol: Tutuklama yerine yurt dışına çıkamama, düzenli imza gibi yükümlülükler getirilebilir (CMK m.109/1, m.109/3-a).
- El koyma: Kuvvetli şüphe hâlinde şüpheliye ait taşınmaz, hesap ve ortaklık paylarına hâkim kararıyla el konulabilir; karar için SPK veya MASAK gibi kurumlardan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır (CMK m.128/1, m.128/9).
- Bilgisayar ve telefon: Bilgisayar ve kayıtlarda arama, kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması şartına bağlıdır; savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur (CMK m.134/1).
Mağdurların el koymadan bağımsız olarak ihtiyati haciz isteyebileceği fon yöneticilerine ihtiyati haciz rehberinde anlatılmıştır.
Etkin pişmanlık hangi suçlarda ve ne zamana kadar mümkündür?
Etkin pişmanlık, suça ve ödemenin yapıldığı aşamaya göre cezayı kaldırır veya indirir. Ödeme ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar lehe olur.
| Suç | Ödeme | Soruşturmadan önce | Soruşturmada | Kovuşturmada, hükümden önce |
|---|---|---|---|---|
| İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı (SPKn m.107/3) | Elde edilen menfaatin iki katı, en az 500.000 TL Hazineye | Ceza verilmez | Ceza yarı oranında indirilir | Ceza üçte bir oranında indirilir |
| Örtülü kazanç aktarımı yoluyla güveni kötüye kullanma (SPKn m.110/3) | SPKn m.21/4’teki iade ile birlikte bunun iki katı Hazineye | Ceza verilmez | Ceza yarı oranında indirilir | Ceza üçte bir oranında indirilir |
| Güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık (TCK m.168) | Mağdurun zararının tamamen giderilmesi | Kovuşturma başlamadan önce: üçte ikiye kadar indirim | Yarıya kadar indirim | |
Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde TCK m.168 hükümlerinin uygulanması için mağdurun rızası aranır (TCK m.168/4). Ödemelerin mağdura ulaşması ve örtülü kazanç iadesi etkin pişmanlık ve mağdurun tazmini rehberinde anlatılmıştır.
Şirketin avukatı çalışanın da avukatı mıdır?
Hayır. Şirketin avukatı şirketi temsil eder; çalışanın çıkarı ise şirketin ve diğer yöneticilerin çıkarıyla çatışabilir. Örneğin şirket “çalışan yetkisini aştı” savunmasına yönelebilir; çalışan ise “talimatı yönetimden aldım” diyecektir. Bu nedenle şüpheli sıfatıyla dinlenecek çalışanın kendi seçtiği müdafiyle hazırlanması, şirket içi yazışmaları ve görev tanımını önceden incelemesi gerekir.
Çalışan, şirket bilgisayarındaki ve kurumsal telefonundaki verilere soruşturma başladıktan sonra erişemeyebilir. Kişisel savunması için gerekli olan ve hukuka uygun olarak erişebildiği belgelerin (görev tanımı, yetki belgeleri, kendisine gelen talimatlar) dökümünü erken çıkarmak, sonradan delil talebinde bulunmayı kolaylaştırır.
PEGA Hukuk & Danışmanlık’ın sermaye piyasası soruşturmalarındaki uygulamasında, ifade öncesi hazırlık üç belge üzerinden yapılır: kişinin görev ve yetki belgesi, şüpheli işlemlere ilişkin emir ve onay kayıtları ve kişinin bu işlemlerle ilgili yaptığı iç bildirimler. Bu üç belge, çalışanın kastının bulunmadığını gösteren en güçlü delillerdir; ifade bunların sırasına göre kurgulanır ve somut delil toplama talebi ifade tutanağına yazdırılır.
Fon soruşturmasında ifade hakkında doğru bilinen yanlışlar
“Tanık olarak çağrıldım, demek ki hakkımda bir şey yok.”
Kesin cevap: Hayır. Tanık sıfatı kişinin hiçbir zaman şüpheli olmayacağı anlamına gelmez; sorular kişinin kendi işlemlerine yöneldiğinde kendini suçlama yasağı devreye girer ve sıfatın şüpheli olarak düzeltilmesi istenebilir (CMK m.48, Anayasa m.38/5).
“Susarsam suçlu olduğumu kabul etmiş olurum.”
Kesin cevap: Hayır. Şüphelinin yüklenen suç hakkında açıklama yapmaması kanuni hakkıdır ve ifade başında bu hak kendisine bildirilir (CMK m.147/1-e). Susma hakkı, savunmanın bir parçası olarak müdafiyle birlikte değerlendirilmelidir.
“Kollukta avukatsız verdiğim ifade mahkemede aleyhime kullanılır.”
Kesin cevap: Kendiliğinden kullanılamaz. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).
“SPK’ya bilgi vermek zorunda değilim, nasılsa susma hakkım var.”
Kesin cevap: Hayır. SPK denetiminde istenen bilgi, belge ve kayıtların verilmesi zorunludur ve vermemek ayrı bir suçtur (SPKn m.89/2, m.111/1). Susma hakkı ceza soruşturmasındaki şüpheli ifadesine ilişkindir.
“Talimatla yaptığım için ben sorumlu olmam.”
Kesin cevap: Kendiliğinden olmaz. Konusu suç teşkil eden emri yerine getiren de sorumludur (TCK m.24/3). Çalışanı koruyan, talimatın varlığı değil, işlemin hukuka aykırı amacını bilmediğinin gösterilmesidir (TCK m.21/1).
Sık sorulan sorular
Fon soruşturmasında tanık olarak çağrıldım; avukatla gidebilir miyim?
CMK, müdafi hakkını şüpheli ve sanık için düzenler (m.147, m.149); tanık için ifadede avukat bulundurma hakkını ayrıca düzenlememiştir. Bu nedenle avukatın tanık ifadesinde bulunması savcılığın iznine bağlı kalabilir. Ancak ifade öncesinde avukatla görüşmek her zaman mümkündür ve sorular sizi suçlama riski taşımaya başlarsa cevap vermekten çekinebilir, ifadenin şüpheli sıfatıyla alınmasını isteyebilirsiniz (CMK m.48).
Şüpheli olarak ifade verirken hangi haklarım var?
Yüklenen suçun anlatılması, müdafi seçme ve ifadede hazır bulundurma, açıklama yapmama ve lehinize somut delillerin toplanmasını isteme haklarınız vardır (CMK m.147/1). Müdafiinizle gizli görüşebilirsiniz (m.154/1). Yasak usullerle alınan ifade delil olarak kullanılamaz; müdafisiz kolluk ifadesi hâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148).
Yöneticimin talimatıyla işlem yaptım; ceza alır mıyım?
Talimat tek başına koruma sağlamaz; konusu suç teşkil eden emri yerine getiren de sorumludur (TCK m.24/3). Belirleyici olan, işlemin hukuka aykırı amacını bilip bilmediğinizdir; suç ancak kastla işlenebilir (TCK m.21/1). Emir kayıtları, iş akış onayları ve iç bildirimler, kastın bulunmadığını göstermek için toplanmalıdır.
SPK denetçileri benden bilgi istedi; vermezsem ne olur?
SPK denetiminde istenen bilgi, belge ve kayıtları vermek zorunludur; sır saklama yükümlülüğü ileri sürülemez (SPKn m.89–90). Bilgi ve belge vermeyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (SPKn m.111/1). Belgeler eksiksiz verilmeli, sözlü açıklamalar olgulara dayanmalıdır.
Soruşturma nedeniyle yurt dışına çıkmam yasaklanabilir mi?
Evet. Tutuklama nedenlerinin bulunduğu hâllerde tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir ve yurt dışına çıkamama yükümlülüğü bu kapsamda getirilebilir (CMK m.109/1, m.109/3-a). Adli kontrol kararına itiraz edilebilir; kararın ölçülülüğü ve somut delillere dayanıp dayanmadığı itirazda tartışılır.
SPK lisansımı iptal edebilir mi?
Evet. SPK, hukuka aykırı faaliyet veya işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yönetici ve çalışanların lisanslarını geçici veya sürekli olarak iptal edebilir; suç duyurusu kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırabilir (SPKn m.96/2). Bu kararlar idari işlemdir ve idare mahkemesinde dava konusu yapılabilir.
Etkin pişmanlıkla ceza almaktan kurtulabilir miyim?
Suça ve zamana bağlıdır. İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığında elde edilen menfaatin iki katı, en az 500.000 TL, soruşturma başlamadan Hazineye ödenirse ceza verilmez; soruşturmada ödenirse ceza yarı, kovuşturmada ödenirse üçte bir oranında indirilir (SPKn m.107/3). Dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmada zararın giderilmesi indirime yol açar (TCK m.168).
İlgili rehberler
- Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki Suçlar — suç tanımları ve deliller
- Piyasa Dolandırıcılığı ile Nitelikli Dolandırıcılık Farkı — Yargıtay kararlarıyla ayrım
- Bilgi Suistimali Suçu: SPKn 106 — içeriden bilgi ve menfaat
- Örtülü Kazanç Aktarımı Nasıl İspatlanır? — SPKn m.21 ve m.110
- Etkin Pişmanlık ve Örtülü Kazanç İadesi — ödemelerin sonuçları
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.44, 45, 48, 49, 60, 91, 100, 109, 128, 134, 145, 147, 148, 149, 154 — mevzuat.gov.tr
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.38 — mevzuat.gov.tr
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m.89, 90, 96, 106, 107, 110, 111, 115, 116 — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.21, 24, 158, 168, 220 — mevzuat.gov.tr
- SPK Bültenleri 2026/67 (30.09.2026) ve 2026/70 (16.10.2026) — spk.gov.tr
Güncelleme notu: 18.10.2026: İlk yayın. Tanık ve şüpheli sıfatı, tanıklıktan çekinme, şüpheli hakları, gündeme gelebilecek suçlar, talimat savunması, SPK denetimi ve lisans iptali, gözaltı, adli kontrol, el koyma, etkin pişmanlık ve şirket avukatı ile kişisel müdafi ayrımı.
Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti
Fon soruşturmasında ifadeye mi çağrıldınız?
Çağrı kâğıdını veya davetiyeyi, görev tanımınızı ve ilgili işlemlere ilişkin elinizdeki kayıtları WhatsApp’tan ya da e-postayla iletin; mesajınız doğrudan Av. Ahmet Karaca’ya ulaşır.
Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com
Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.
Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası
Yazar: Av. Ahmet Karaca. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.
