Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca — İstanbul Barosu Sicil No 92414 · İlk yayım: 3 Eylül 2026 · Son güncelleme: 2 Ekim 2026
Nafaka borçlusunun yalnızca iptal haberine dayanarak ödemeyi durdurması ciddi icra ve ceza sonuçları doğurabilir. Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya uyarlanması gerekiyorsa mahkeme kararı alınmalıdır.
Süreç nerede? Durum tablosu
Süresiz nafaka iptalinin aşamaları (son kontrol: 2 Ekim 2026)
| Aşama | Tarih ve bilgi | Kaynak |
|---|---|---|
| İtiraz başvurusu | Antalya 12. Aile Mahkemesi, bakmakta olduğu boşanma davasında “süresiz olarak” ibaresinin iptalini istedi | Karar metni |
| İlk inceleme | 10 Temmuz 2025; esasın incelenmesine oybirliğiyle karar verildi | Karar metni |
| Karar | 4 Haziran 2026, E.2025/156, K.2026/131; iptal oyçokluğuyla (üç karşıoy), yürürlüğün ertelenmesi oybirliğiyle | Karar metni, Hüküm bölümü |
| Resmî Gazete | 30 Eylül 2026, Sayı 33386 | Resmî Gazete fihristi |
| İptalin yürürlüğe girmesi | 30 Haziran 2027 (yayımdan başlayarak dokuz ay sonra) | Karar hükmü; TMK konsolide metni dipnotu |
| Yeni kanuni düzenleme | 2 Ekim 2026 itibarıyla 175’inci maddeyi değiştiren bir kanun yayımlanmadı | mevzuat.gov.tr |
Anayasa Mahkemesi neyi inceledi?
Tartışmanın merkezinde Türk Medenî Kanunu’nun 175’inci maddesinin ilk fıkrası bulunur. Bu düzenleme, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan malî gücü oranında “süresiz olarak” nafaka isteyebilmesine imkân tanır. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
İptal kararı, Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz başvurusu üzerine (AYM E.2025/156) verildi. Anayasa Mahkemesi aynı ibareyi daha önce 17 Mayıs 2012 tarihli E.2011/136, K.2012/72 sayılı kararında Anayasa’ya aykırı bulmamıştı.
Daha önce verilen 27 Mart 2025 tarihli E.2025/91, K.2025/82 sayılı karar ise bir iptal kararı değildir. Anayasa Mahkemesi, somut norm denetimine konu kuralın başvuran mahkemedeki uyuşmazlıkta uygulanabilir olmadığı gerekçesiyle başvuruyu usulden reddetmiştir. Bu kararın “AYM süresiz nafakayı onayladı” veya “kaldırdı” şeklinde sunulması doğru değildir.
Anayasa Mahkemesi neden iptal etti?
Kararın gerekçesinde iki nokta öne çıkar. Birincisi belirliliktir: Mahkemeye göre kuralın lafzı her durumda süresiz nafakayı zorunlu kılmasa da yerleşik yargısal uygulamada emredici yorumlanmış, hâkimin nafakanın süresi konusunda takdir yetkisi bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle kuralın tereddüde yer vermeyecek ölçüde açık ve belirli olduğu söylenemez.
İkincisi, devletin Anayasa’nın 5. ve 17. maddelerinden doğan pozitif yükümlülüğü ve taraflar arasındaki makul dengedir. Mahkeme, yükümlülüğün “hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesi”nin, kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu için ağır bir külfet doğurduğunu belirtmiştir. Gerekçeye göre hâkime nafakanın süresini evliliğin süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ve ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi unsurlara göre belirleme yetkisi tanınmalı; süresiz nafakayı gerektiren hâllerin ölçütleri de kanunda açıkça yer almalıdır. Gerekçe, öngörülecek koşulların varlığı hâlinde ömür boyu nafakaya hükmedilebilmesini de dışlamaz. Kural Anayasa’nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulunmuştur.
Süresiz nafaka ne zaman kalkıyor?
İptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girer. Anayasa’nın 153’üncü maddesinin üçüncü fıkrası, Anayasa Mahkemesine iptal hükmünün yürürlük tarihini Resmî Gazete’de yayımdan başlayarak bir yılı geçmemek üzere ayrıca belirleme imkânı verir. Mahkeme, iptal nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu kamu yararını ihlal edecek nitelikte gördüğü için dokuz aylık süre öngörmüştür.
Bu süre içinde 175’inci madde, “süresiz olarak” ibaresiyle birlikte uygulanmaya devam eder. Kanun koyucu bu tarihe kadar nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapabilir; yeni bir kanun çıkarsa süre, ölçütler ve geçiş hükümleri o kanunun metninden okunmalıdır.
Mevcut nafaka kararları otomatik olarak sona erer mi?
Hayır. Bir iptal kararı, kesinleşmiş bütün nafaka hükümlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Anayasa’nın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre iptal kararları geriye yürümez. Mevcut ilamın etkisi; iptal kararının gerekçesi, çıkarılacak yeni kanun, somut nafaka hükmü ve sonradan açılacak davanın şartları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Nafaka borçlusu, mahkeme hükmü kaldırılıncaya veya değiştirilinceye kadar ödeme yükümlülüğüne uymalıdır. Tek taraflı olarak ödeme kesilirse birikmiş nafaka için ilamlı icra takibi, faiz, haciz ve koşulları varsa İcra ve İflas Kanunu kapsamında tazyik hapsi riski doğabilir.
“Süresiz” nafaka ömür boyu ve koşulsuz ödeme midir?
Hayır. “Süresiz”, karar verilirken bir bitiş tarihi belirlenmemesini ifade eder; nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmez. TMK m.176 uyarınca irat biçimindeki maddî tazminat veya nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların malî durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması ya da azaltılması da istenebilir. Dolayısıyla mevcut sistem değişen koşullara müdahale araçları içerir; uygulamada belirleyici olan, bu koşulların doğru delille ispatlanmasıdır.
Hangi nafaka türü etkileniyor?
| Nafaka türü | Amaç | “Süresiz olarak” iptaliyle ilişkisi |
|---|---|---|
| Yoksulluk nafakası | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin desteklenmesi | TMK m.175’teki iptal edilen ibare doğrudan bu nafakaya ilişkindir |
| Tedbir nafakası | Dava sürerken eş veya çocuğun geçiminin korunması | İptal kararının konusu değildir |
| İştirak nafakası | Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılım | Çocuğun yararına dayanır; yoksulluk nafakasından ayrıdır |
| Yardım nafakası | Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek yakınların desteklenmesi | TMK m.364 ve devamındaki farklı bir kurumdur |
Bu ayrım özellikle önemlidir: yoksulluk nafakasına ilişkin iptal, çocuk için hükmedilmiş iştirak nafakasının kaldırıldığı anlamına gelmez.
Nafakanın kaldırılması veya azaltılması nasıl istenir?
Talebin hukuki sebebi ve delilleri açıkça belirlenerek aile mahkemesinde dava açılır. Sadece “AYM süresiz nafakayı kaldırdı” demek yeterli değildir. Somut olaya göre şu olgular araştırılır:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenip evlenmediği veya fiilen evli gibi yaşayıp yaşamadığı,
- Düzenli iş ve gelir edinip edinmediği, malvarlığı ve yaşam standardı,
- Nafaka borçlusunun gelirinde kalıcı ve önemli azalma olup olmadığı,
- Tarafların yaşı, sağlık durumu, evlilik süresi ve boşanma sonrası geçen zaman,
- Mevcut tutarın enflasyon ve hakkaniyet karşısındaki durumu.
SGK ve banka kayıtları, tapu ve araç kayıtları, vergi verileri, ticaret sicili, tanık anlatımları ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş dijital deliller kullanılabilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden takip veya hesap ele geçirme gibi yöntemler, ispat amacıyla dahi hukuka uygun hâle gelmez. Tutarın artırılması için nafaka artırım davası rehberimize bakabilirsiniz.
Nafaka alacaklısı şimdi ne yapmalı?
Mevcut karar ve icra dosyası korunmalı; ödemeler düzenli takip edilmelidir. Karşı taraf ödemeyi iptal haberini gerekçe göstererek durdurduysa birikmiş alacak için ilamlı icra yolu değerlendirilebilir. 30 Haziran 2027’ye kadar yeni bir kanun çıkarsa bunun mevcut kararlara etkisi, geçiş hükmü ve yürürlük tarihi üzerinden ayrıca incelenmelidir.
Nafaka borçlusu şimdi ne yapmalı?
Mahkeme kararı olmadan ödemeyi kesmemelidir. Kaldırma veya azaltma sebebi varsa güncel gelir-gider belgeleri ve karşı tarafın durumundaki değişikliği gösteren hukuka uygun deliller hazırlanmalıdır. İcra emri veya şikâyet tebligatı alınmışsa süreler beklenmeden dosya incelenmelidir.
Yeni düzenleme geçmiş dosyalara uygulanır mı?
Bu sorunun cevabı henüz varsayımla verilemez. Anayasa Mahkemesi gerekçesinde hâkime nafakanın süresini somut olaya göre belirleme yetkisi tanınmasını ve süresiz nafakayı gerektiren hâllerin ölçütlerinin kanunda açıkça yer almasını gerekli görmüştür. Kanun koyucunun seçeceği modelin devam eden davalara ve kesinleşmiş hükümlere uygulanıp uygulanmayacağı, çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerine ve anayasal ilkelere bağlıdır.
Sık sorulan sorular
Süresiz nafaka 2026’da kalktı mı?
Henüz kalkmadı. Anayasa Mahkemesi, TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar 175’inci madde bugünkü hâliyle uygulanır; mevcut ödeme kararları kendiliğinden sona ermez.
Süresiz nafaka ne zaman kalkacak?
İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 30 Eylül 2026’dan başlayarak dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girer. Kanun koyucu bu süre içinde nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapabilir.
AYM kararı nedeniyle nafaka ödemeyi bırakabilir miyim?
Hayır. Hüküm değişmedikçe veya kaldırılmadıkça ödeme devam eder. Tek taraflı kesme icra ve yaptırım riski yaratır.
İptal kararı iştirak nafakasını da kaldırır mı?
Hayır. İptal edilen ibare TMK m.175’teki yoksulluk nafakasına ilişkindir; çocuk için iştirak nafakası ayrı hukuki kurumdur.
Eski nafaka kararımı nasıl değiştirebilirim?
TMK m.176’daki kaldırma veya uyarlama sebeplerine ve somut değişikliklere dayanarak aile mahkemesinde dava açılması gerekir.
Sonuç
Süresiz nafakaya ilişkin iptal kararı artık Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; ancak iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar mevcut kurallar uygulanır, mevcut kararlar kendiliğinden kalkmaz ve ödemeyi tek taraflı kesmek doğru değildir. Her dosyada nafaka türü, kesinleşmiş hüküm, sonradan değişen koşullar ve çıkarılacak yeni düzenlemenin geçiş hükümleri birlikte incelenmelidir.
Kaynaklar: Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı (Resmî Gazete, 30 Eylül 2026, Sayı 33386); AYM – 10 Temmuz 2025 Genel Kurul Gündemi ve Sonuçları; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.153; 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.175 ve m.176. Ayrıca: Yoksulluk nafakası rehberi.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Nafaka dosyalarında karar metni, kesinleşme durumu ve güncel mevzuat görülmeden işlem yapılmamalıdır.
