Evet, ama önce kanun yolları tüketilmelidir. 21.10.2026 itibarıyla SPK’nın tasfiye kararlarına karşı doğrudan AYM’ye gidilemez; önce idare mahkemesinde dava açılır, istinaf ve temyiz sonuçlanır, ardından 30 gün içinde başvurulur (Anayasa m.148; 6216 m.45, m.47/5). Fon payı mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmeye elverişlidir. Makul süre şikâyeti önce Tazminat Komisyonuna yapılır; AİHM süresi kesin karardan itibaren 4 aydır.
Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula
Fon mağdurları Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru yapabilir; ancak bu yol, SPK kararına veya bankaya karşı açılacak davaların yerine geçmez, onların sonunda gelir. 21.10.2026 itibarıyla SPK’nın 17.09.2026 tarihli tasfiye kararlarına karşı doğrudan AYM’ye gidilemez: önce idari yargıda iptal veya tam yargı davası açılmalı, kanun yolları tüketilmeli ve son kararın ardından 30 gün içinde başvurulmalıdır (6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.45/2, m.47/5).
Bu nedenle bireysel başvuru, bugün atılacak bir adım değil, bugünden hazırlanması gereken bir ihtimaldir. Mülkiyet hakkı ve adil yargılanma iddialarının ileride AYM önünde incelenebilmesi, bu iddiaların idare mahkemesi ve kanun yolu dilekçelerinde şimdiden açıkça ileri sürülmesine bağlıdır. Rehber; başvurunun şartlarını, fon payının mülkiyet hakkı kapsamındaki yerini, makul süre şikâyetleri için ayrı yolu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) geçişi ve bugünden saklanması gereken belgeleri anlatır.
SPK’nın tasfiye kararına karşı doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?
Hayır. Anayasa, bireysel başvuru için olağan kanun yollarının tüketilmiş olmasını şart koşar (Anayasa m.148/3). 6216 sayılı Kanun da ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem için kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının önce tüketilmesini arar; yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine ise doğrudan bireysel başvuru hiç yapılamaz (m.45/2–3).
SPK kararlarına karşı açılacak idari davalar idare mahkemelerinde görülür ve acele işlerden sayılır (6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.134/1). 57/1707 ve 57/1708 sayılı kararlar için 60 günlük iptal davası süresi, bülten ilan tarihi esas alındığında 16.11.2026 Pazartesi günü dolar. Dava açılmadan bu süre geçirilirse, aynı karara karşı sonradan AYM’ye başvurma imkânı da büyük ölçüde kaybedilir; çünkü tüketilmesi gereken yol kullanılmamış olur. İptal davasının kapsamı ve yürütmenin durdurulması SPK kararına iptal davası rehberinde anlatılmıştır.
Bireysel başvurudan önce hangi yollar tüketilmelidir?
Tüketilecek yol, şikâyet edilen kamu gücü işlemine göre değişir. Fon krizinde yatırımcının şikâyetleri genellikle beş gruba ayrılır ve her biri için AYM’ye giden yol farklıdır.
| Şikâyet konusu | Önce tüketilecek yol | AYM’ye başvuru zamanı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| SPK’nın işleme kapatma ve tasfiye kararları | İdare mahkemesinde iptal veya tam yargı davası; istinaf ve temyiz | Kesin kararın ardından 30 gün içinde | SPKn m.134; 6216 m.45/2, m.47/5 |
| SPK’nın denetim veya gözetim eksikliği (eylem) | SPK’ya idari başvuru, ardından tam yargı davası ve kanun yolları | Kesin kararın ardından 30 gün içinde | 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m.13; 6216 m.45/2 |
| Banka, aracı kurum veya portföy şirketine karşı açılan tazminat davasının sonucu | İlk derece, istinaf ve temyiz | Kesin kararın ardından 30 gün içinde | 6216 m.45/2, m.47/5 |
| Davaların makul sürede bitirilmemesi | Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu | Komisyon yolunun sonucundan sonra | 6384 sayılı Kanun m.2/3-a, m.5/A |
| Yasalaşırsa fon kanununun hükümleri | Doğrudan başvuru yok; kanunun uygulandığı davada Anayasaya aykırılık iddiası | Uygulama işlemine karşı yollar tüketildikten sonra | 6216 m.45/3; Anayasa m.152 |
Tablonun son satırı önemlidir: TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi beklenen 2/3939 esas numaralı (294 sıra sayılı) kanun teklifi 21.10.2026 itibarıyla henüz yasalaşmamıştır; yasalaşırsa, kanunun kendisi aleyhine bireyler doğrudan başvuru yapamaz. Kanunlara karşı doğrudan iptal davası açma hakkı Cumhurbaşkanına, TBMM’de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekillerine aittir ve kanunun yayımından itibaren 60 gün içinde kullanılır (Anayasa m.150, m.151). Bireyin yolu, kanunun kendisine uygulandığı bir davada Anayasaya aykırılık iddiasını ileri sürmektir; mahkeme iddiayı ciddi bulursa davayı geri bırakarak konuyu AYM’ye taşır (Anayasa m.152).
SPK kararlarına karşı açılan davalarda kanun yolu düzeni bellidir. İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde bölge idare mahkemesinde istinaf yoluna başvurulur (İYUK m.45/1). Düzenleyici ve denetleyici kurulların görevli oldukları piyasayla ilgili kararlarına karşı açılan davalarda bölge idare mahkemesinin kararı da tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir (İYUK m.46/1-n). SPK bu nitelikte bir kurul olduğundan, tasfiye kararlarına ilişkin davalarda yollar kural olarak Danıştay kararıyla tüketilmiş olur ve bireysel başvurunun 30 günlük süresi bu kararın tebliğinden itibaren hesaplanır. Ara aşamalardan birinde kanun yolu süresinin kaçırılması, AYM yolunu da kapatır.
Kimler bireysel başvuru yapabilir?
Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir (6216 m.46/1). Tasfiyedeki bir fonda katılma payı bulunan yatırımcı bu koşulu kural olarak taşır; payı daha önce satmış veya hiç almamış kişi ise kişisel etkilenmeyi gösteremez.
- Şirketler: Özel hukuk tüzel kişileri yalnız tüzel kişiliğe ait haklarının ihlali gerekçesiyle başvurabilir (m.46/2). Nakdi fonda kalan şirket kendi mülkiyet hakkı için başvurabilir; ortakların zararını şirket adına ileri süremez.
- Kamu tüzel kişileri: Bireysel başvuru yapamaz (m.46/2).
- Dernek ve platformlar: Kanun, üyelerin hakları için dernek eliyle toplu başvuruyu öngörmez; her yatırımcı kendi hakkının doğrudan etkilendiğini göstermelidir. Yatırımcılar aynı avukatı yetkilendirerek başvurularını eşgüdüm içinde hazırlayabilir.
- Vekil: Başvurucu avukatla temsil ediliyorsa vekâletname sunulur (m.47/4).
Başvuru süresi, harç ve dilekçe içeriği nedir?
Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılır (6216 m.47/5). Haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvuramayan kişi, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle başvurabilir. Başvuru doğrudan veya mahkemeler ya da yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılabilir ve harca tabidir (m.47/1–2).
Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve temsilcisinin kimlik ve adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hak ve dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, başvuru yollarının hangi aşamalardan geçerek tüketildiği, tüketme tarihi ve varsa uğranılan zarar gösterilir. Dilekçeye deliller, ihlale neden olduğu ileri sürülen kararların aslı veya örneği ve harç belgesi eklenmelidir (m.47/3). Eksiklik varsa 15 günü geçmemek üzere süre verilir ve bu sürede tamamlanmazsa başvuru reddedilir (m.47/6).
Başvuru önce kabul edilebilirlik yönünden incelenir. Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması bakımından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir; kabul edilemezlik kararları kesindir (m.48/2, m.48/4).
Fon katılma payı mülkiyet hakkı kapsamında mıdır, müdahale nasıl değerlendirilir?
Katılma payı ve tasfiye sonucunda doğacak ödeme alacağı, ekonomik değer taşıyan malvarlığı unsurlarıdır ve Anayasa m.35’teki mülkiyet hakkı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine (AİHS) Ek 1 No.lu Protokol m.1 kapsamında değerlendirilmeye elverişlidir. AYM, 22.07.2025 tarihli ve E. 2024/24, K. 2025/164 sayılı norm denetimi kararında alacakların Anayasa m.35 anlamında mülk olduğunu ve değerinin enflasyon karşısında korunması gerektiğini kabul ederek sabit kanuni faiz oranını düzenleyen hükmü kısmen iptal etmiştir. Bu yaklaşım, fon payı ve tasfiye alacağı bakımından da mülk kavramının geniş yorumlanacağına işaret eder.
Mülkiyet hakkı mutlak değildir: kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir (Anayasa m.35/2); sınırlama hakkın özüne dokunamaz ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz (m.13). Bu nedenle bir müdahale üç soruyla incelenir:
- Kanunilik. Müdahalenin açık ve öngörülebilir bir kanuni dayanağı var mı? SPKn m.54/1-a, Kurula fonların sona ermesine ve tasfiyesine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verir; tartışma, bu yetkinin somut kararlarda nasıl kullanıldığı üzerinde yoğunlaşır.
- Meşru amaç. Yatırımcıların korunması ve piyasaya güvenin yeniden sağlanması kamu yararı amacı olarak ileri sürülecektir.
- Ölçülülük. Müdahale amaca elverişli ve gerekli miydi; yatırımcıya yüklenen külfet ile kamu yararı arasında adil denge kuruldu mu? İşleme kapatmanın zamanlaması, 17.09.2026’da verilen talimatların iptali, ara ödeme sınırı ve tasfiye sırası bu aşamada tartışılır.
Zararın asıl kaynağı özel kişilerin eylemleriyse, örneğin fon varlıklarının hukuka aykırı biçimde aktarılması iddiasında, bireysel başvurudaki inceleme daha çok devletin bu kişilere karşı etkili hukuki yollar sunup sunmadığı ve mahkemelerin uyuşmazlığı usulüne uygun biçimde çözüp çözmediği üzerinde yoğunlaşır. Bu da hukuk davalarının ve ceza soruşturmasının bugün nasıl yürütüldüğünü belirleyici kılar.
Adil yargılanma ve makul süre şikâyetleri nasıl ileri sürülür?
Herkes, yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir (Anayasa m.36). Ancak bireysel başvuru bir üst kanun yolu değildir: bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (Anayasa m.148/4). Delillerin takdiri veya zarar hesabının doğruluğu gibi konular kural olarak AYM’nin denetim alanı dışındadır; AYM, yargılamanın bütün olarak hakkaniyete uygun yürütülüp yürütülmediğini inceler.
Davaların makul sürede bitirilmemesi için ayrı bir yol vardır. Ceza soruşturma ve kovuşturmaları ile özel hukuk ve idare hukuku yargılamalarının makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat istemi, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yapılır (6384 sayılı Kanun m.2/3-a). Başvuru, yargılama sürerken veya en geç kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır (m.5/A/1). Bu yol kanunda öngörüldüğünden, makul süre şikâyetinde AYM’ye gitmeden önce kullanılması gerekir (6216 m.45/2).
Anayasa Mahkemesi ihlal bulursa ne olur?
Esas inceleme sonunda hakkın ihlal edildiğine veya edilmediğine karar verilir; ihlal kararında ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir (6216 m.50/1). İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açma yolu gösterilebilir (m.50/2).
Sınırlar da kanunda açıktır: AYM yerindelik denetimi yapamaz ve idari işlem niteliğinde karar veremez (m.50/1). Bu nedenle AYM, SPK kararını kendisi kaldıramaz veya fon payının bedelinin ödenmesine kendisi hükmedemez; ihlalin giderimi kural olarak yeniden yargılama yoluyla sağlanır. Esas inceleme aşamasında temel hakların korunması için zorunlu görülen tedbirlere karar verilebilir; tedbir kararı verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir (m.49/5).
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ne zaman başvurulabilir?
AİHM’e başvuru, iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra mümkündür (AİHS m.35/1); fon uyuşmazlığında bu, kural olarak AYM’nin bireysel başvuru hakkındaki kararından sonraki aşamadır. 15 No.lu Protokol 01.08.2021’de yürürlüğe girmiş ve 01.02.2022’den itibaren başvuru süresi, iç hukuktaki kesin karardan itibaren altı aydan dört aya indirilmiştir.
Mülkiyet hakkı şikâyeti AİHM önünde Ek 1 No.lu Protokol m.1, adil yargılanma şikâyeti AİHS m.6 kapsamında incelenir. AİHM’in kararları da AYM’ninki gibi ihlalin tespitine ve hakkaniyete uygun giderime ilişkindir; fon varlıklarının dağıtımına ilişkin bir işlem tesis etmez.
Bireysel başvuruya bugünden nasıl hazırlanılmalı?
AYM önündeki başvurunun gücü, derece mahkemelerinde kurulan dosyaya bağlıdır. Mülkiyet hakkı ve adil yargılanma iddiaları, idare mahkemesine ve kanun yollarına sunulan dilekçelerde açıkça ve Anayasa maddeleri gösterilerek ileri sürülmelidir; ilk kez AYM önünde ileri sürülen bir şikâyetin incelenmesi zorlaşır.
- Kayıt belgeleri: Katılma payı alış dekontları, MKK e-YATIRIMCI kayıtları, 16.09.2026 ve 17.09.2026 tarihli hesap dökümleri, verilen ve gerçekleşmeyen talimatlar.
- Ödeme belgeleri: Ara ödeme ve nihai tasfiye ödemesi dekontları ile bunlara ilişkin bildirimler.
- Yargısal belgeler: Dava dilekçeleri, ara kararlar, bilirkişi raporları, kararlar ve her kararın tebliğ tarihini gösteren belgeler; süre hesabı bu tarihlere dayanır.
- Kurumlara başvurular: SPK’ya, bankaya ve aracı kuruma yapılan başvurular ve cevaplar; SPK’nın eylemine dayanan taleplerde İYUK m.13 başvurusu.
- Zarar tablosu: Yatırılan tutar, alınan ödemeler ve kalan zarar; başvuru dilekçesinde uğranılan zararın gösterilmesi gerekir (6216 m.47/3).
Fon zararının hesabı fon zararı hesaplama rehberinde, idari yargıdaki süreler SPK’ya tam yargı davası rehberinde, tüm süreçlerin takvimi ise fon krizi süreler rehberinde yer alır.
Fon krizinde henüz netleşmeyen anayasal sorular nelerdir?
- Müdahalenin türü: İşleme kapatma ve tasfiyenin mülkten yoksun bırakma mı, yoksa mülkün kullanımının kontrolü mü sayılacağı belirlenmemiştir. Bu nitelendirme, ölçülülük incelemesinde aranacak giderim düzeyini etkiler.
- Talimatların iptali: SPK’nın 28.09.2026 duyurusuna göre yalnız 16.09.2026 ve öncesinde TEFAS’a iletilen talimatlar olağan işleyişe dahil edilmiş, 17.09.2026’da iletilen bütün talimatlar iptal edilmiş ve bu talimatların sahiplerine tasfiye bakiyesinden pay oranında ödeme yapılacağı açıklanmıştır. Bu ayrımın eşitlik ve ölçülülük bakımından nasıl değerlendirileceği yargı kararlarıyla henüz netleşmemiştir.
- Ödeme sınırı ve sıra: Ara ödemede yatırımcı ve fon başına 1 milyon TL sınırı (64/1775) ile sıralı tasfiyede yatırımcı sayısına göre öncelik (64/1770), farklı fonlardaki yatırımcılar arasında zamanlama farkı doğurur.
- Kanun teklifi: 2/3939 esas numaralı teklif yasalaşırsa, 17.09.2026’dan itibaren uygulanacağı belirtilen hükümlerin mülkiyet hakkı ve hukuki güvenlik ilkesi bakımından nasıl değerlendirileceği, kanunun yayımlanmış metnine bağlıdır.
- Devletin sorumluluğu: SPK’nın denetim yükümlülüğüne dayanan tam yargı davalarında idari yargının vereceği kararlar, AYM’nin pozitif yükümlülükler bakımından yapacağı incelemenin çerçevesini belirleyecektir.
Bireysel başvuru hakkında doğru bilinen yanlışlar
“SPK kararına karşı doğrudan Anayasa Mahkemesine gidebilirim.”
Kesin cevap: Hayır. Önce idari yargı yolu tüketilmelidir (Anayasa m.148/3; 6216 m.45/2). Düzenleyici işlemlere ve kanunlara karşı bireyler doğrudan başvuru yapamaz (6216 m.45/3).
“Anayasa Mahkemesi fon zararımı öder.”
Kesin cevap: Hayır. AYM ihlali tespit eder ve giderimi kural olarak yeniden yargılama yoluyla sağlar; idari işlem niteliğinde karar veremez. Tazminata ancak yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde hükmedilebilir (6216 m.50).
“Bireysel başvuru yapınca derece mahkemelerindeki davalar durur.”
Kesin cevap: Hayır. Bireysel başvuru, tüketilmiş yolların sonunda yapılır. Tedbir kararı ancak esas inceleme aşamasında ve temel hakların korunması için zorunlu görülen durumlarda verilebilir (6216 m.49/5).
“Dernek veya platform hepimiz adına tek başvuru yapabilir.”
Kesin cevap: Hayır. Başvuru, hakkı kişisel ve doğrudan etkilenen kişi tarafından yapılır (6216 m.46/1). Her yatırımcı kendi başvurusunu yapar; eşgüdüm, aynı vekil ve ortak hazırlanmış belge setleriyle sağlanabilir.
“AİHM’e AYM’yi beklemeden başvurabilirim.”
Kesin cevap: Hayır. AİHM iç hukuk yollarının tüketilmesini arar (AİHS m.35/1). AYM’ye bireysel başvuru bu yolların parçasıdır; AİHM için dört aylık süre iç hukuktaki kesin karardan itibaren işler.
Sık sorulan sorular
Fon mağdurları Anayasa Mahkemesine ne zaman başvurabilir?
İhlal iddiasına konu işlem için kanunda öngörülen idari ve yargısal yolların tamamı tüketildikten sonra başvurabilir. SPK kararları bakımından bu, idare mahkemesi davası ile istinaf ve temyiz aşamalarının sonuçlanması demektir. Başvuru, yolların tüketildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılır (6216 m.45/2, m.47/5).
Fon katılma payı mülkiyet hakkı kapsamında mıdır?
Katılma payı ve tasfiye sonucunda doğacak ödeme alacağı ekonomik değer taşıyan malvarlığı unsurlarıdır ve Anayasa m.35 ile AİHS Ek 1 No.lu Protokol m.1 kapsamında değerlendirilmeye elverişlidir. AYM, 2025 tarihli bir norm denetimi kararında alacakların Anayasa anlamında mülk olduğunu kabul etmiştir.
Bireysel başvuru için avukat zorunlu mu?
Kanun avukatla başvuruyu zorunlu tutmaz; başvuru doğrudan veya mahkemeler ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılabilir. Avukatla temsil hâlinde vekâletname sunulur (6216 m.47/1, m.47/4). Başvurunun derece mahkemelerinde ileri sürülen iddialarla tutarlı kurulması ve sürelerin doğru hesaplanması, uygulamada uzmanlık gerektirir.
Davam yıllardır sürüyor; AYM’ye makul süre için başvurabilir miyim?
Önce Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır. Yargılamanın makul sürede bitirilmediği iddiasıyla manevi tazminat istemi, yargılama sürerken veya kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde bu Komisyona yapılır (6384 m.2/3-a, m.5/A).
AYM ihlal kararı verirse param ödenir mi?
Doğrudan ödeme kararı çıkmaz. AYM ihlali tespit eder ve ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa tazminata hükmedebilir veya genel mahkemelerde dava açma yolunu gösterebilir (6216 m.50).
Fon kanunu çıkarsa Anayasa Mahkemesine itiraz edebilir miyim?
Kanuna karşı doğrudan iptal davası açma hakkı yalnız Cumhurbaşkanına, TBMM’de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekillerine aittir (Anayasa m.150). Bireyler, kanunun uygulandığı davada Anayasaya aykırılık iddiasını ileri sürebilir; mahkeme ciddi bulursa konuyu AYM’ye taşır (m.152).
SPK davasında AYM’ye başvuru süresi hangi karardan itibaren işler?
SPK gibi düzenleyici ve denetleyici kurulların piyasayla ilgili kararlarına karşı açılan davalarda bölge idare mahkemesi kararı Danıştayda temyiz edilebildiğinden (İYUK m.46/1-n), yollar kural olarak Danıştay kararıyla tüketilir. Bireysel başvurunun 30 günlük süresi bu kararın tebliğinden itibaren hesaplanır (6216 m.47/5). Ara aşamalarda istinaf ve temyiz için de 30 günlük süreler vardır.
AİHM’e başvuru süresi ne kadar?
15 No.lu Protokol uyarınca 01.02.2022’den bu yana başvuru süresi, iç hukuktaki kesin karardan itibaren dört aydır. Fon uyuşmazlığında kesin karar, kural olarak AYM’nin bireysel başvuru hakkındaki kararıdır; AİHM iç hukuk yollarının tüketilmesini arar (AİHS m.35/1).
İlgili rehberler
- SPK Kararına İptal Davası — fon tasfiyesine karşı idari dava.
- SPK’nın Sorumluluğu ve Tam Yargı Davası — denetim eksikliği nedeniyle tazminat.
- SPK’ya Tam Yargı Davası: Süreler — idareye başvuru ve dava süreleri.
- Fon Krizinde Kaçırılmaması Gereken Süreler — bütün yolların takvimi.
- Fon Tasfiye Teklifi ve Ödeme Hakları — 2/3939 esas numaralı teklifin içeriği.
Kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m.13, 35, 36, 148, 150, 151, 152
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun — m.45–50
- 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun — m.2, 5/A
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu — m.54, 134
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — m.13, 45, 46
- Anayasa Mahkemesi, E. 2024/24, K. 2025/164, 22.07.2025
- AİHS’yi değiştiren 15 No.lu Protokol
- SPK Bülteni 2026/61 — 57/1708 sayılı karar
- SPK Bülteni 2026/67 — 64/1770 ve 64/1775 sayılı kararlar
- SPK, Tasfiye Süresine İlişkin Basın Duyurusu (28.09.2026)
Güncelleme notu: 21.10.2026: İlk yayın. Bireysel başvurunun şartları, tüketilecek yollar tablosu, başvuru ehliyeti, süre ve dilekçe, fon payı ve mülkiyet hakkı, adil yargılanma ve Tazminat Komisyonu, ihlal kararının sonucu, AİHM, hazırlık listesi, netleşmeyen konular ve doğru bilinen yanlışlar.
Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti
Fon davanızı Anayasa Mahkemesine taşınabilecek biçimde mi yürütüyorsunuz?
Açtığınız davaların dilekçelerini, verilen kararları ve tebliğ tarihlerini, fon payı kayıtlarınızı WhatsApp’tan ya da e-postayla iletin; mesajınız doğrudan Av. Ahmet Karaca’ya ulaşır.
Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com
Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.
Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası
Yazar: Av. Ahmet Karaca. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.
