Türkiye’deki bir aracı kurumun hesabından yabancı vadeli işlem borsasına emir iletmek, kazancın Türkiye’de kesintiyle vergilendirildiğini göstermez. Hesabın nerede açıldığı kadar sözleşmenin nerede işlem gördüğü, hukuki niteliği ve gelir kaydının neyi temsil ettiği de belirleyicidir. Aracı kurum kesinti yapmadığında, “vergi zaten yok” sonucuna ulaşmak da aynı ölçüde hatalı olabilir.
Yurt dışı organize borsalarda işlem gören türev ürünler bakımından incelenen özelge, iki ayrı gelir yolu tarif eder: menkul sermaye iradı niteliğindeki getirilerde GVK 86’daki beyan kuralları; ürünün elden çıkarılmasından doğan kazançta değer artışı kazancı hükümleri. Bu yaklaşım, Türkiye’de yerleşik bir gerçek kişinin yerli aracı kurum üzerinden yaptığı, geçici 67 kapsamında kesinti yapılmayan işlemler için verilen 24 Şubat 2012 tarihli, B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 86-735 sayılı özelgeye dayanır. Eski özelgedeki parasal sınırlar ve oranlar bugünün beyannamesine taşınamaz.
Yazıdaki bölümler
Önce “yurt dışı futures” ifadesinin içini doldurun
Bir yatırım uygulamasında “futures” başlığının görünmesi, vergisel sınıflandırma için yeterli değildir. İncelenen olayda ürünler yurt dışı organize borsalarda işlem görmekte; Türkiye’de ihraç edilmemiş, SPK kaydına alınmamış ve Türkiye’deki vadeli işlem/opsiyon borsalarında işlem görmemekteydi. İdare bu özelliklerden hareketle, ürünleri GVK geçici 67’nin kapsamı dışında değerlendirmiştir. Yerli aracı kurumun yalnız aracılık etmesi bu sonucu değiştirmemiştir.
Öte yandan geçici 67, banka ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan belirli vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin özel hüküm de içerir. 2021’den itibaren belirli kaldıraçlı işlem sözleşmeleri ayrıca kapsama alınmıştır. Dolayısıyla 2012’deki yabancı organize borsa olayı; Türkiye’deki bir bankayla yapılan tezgâhüstü opsiyona, yerli kaldıraçlı işleme, fark kontratına veya kripto platformundaki sürekli vadeli sözleşmeye yalnız ad benzerliğiyle uygulanamaz. Sözleşme, taraf ve piyasa bilgisi birlikte okunmalıdır.
| Bilgi | İncelemeye katkısı |
|---|---|
| Ürün ve sözleşme kodu, borsa, takas kuruluşu | İşlemin gerçekten hangi piyasada ve hangi ürün üzerinden yapıldığını belirler. |
| Aracı kurumun ve karşı tarafın rolü | Yalnız emir iletimi mi, doğrudan sözleşme taraflığı mı bulunduğunu gösterir. |
| Pozisyon açma ve kapatma; nakdi veya fiziki uzlaşma kayıtları | Gelirin ne zaman ve hangi işlemle doğduğunu incelemeyi sağlar. |
| Getiri, faiz, teminat neması, komisyon ve vergi satırları | Farklı gelirlerin tek bir “hesap kârı” altında kaybolmasını önler. |
Getiri ile elden çıkarma kazancının beyanı farklıdır
2012 özelgesi bütün türev gelirlerini tek kalemde sınıflandırmaz. Menkul sermaye iradı niteliğindeki gelirleri GVK 86’ya; elden çıkarma kazançlarını mükerrer 80 ve 81’e yönlendirir. Bu nedenle yabancı aracı kurumun raporundaki “realized P/L”, “interest” veya “cash adjustment” gibi bir başlığı doğrudan Türk beyannamesindeki bir gelir unsuruna çevirmek yeterli olmaz. Özellikle günlük nakdi uzlaşma, vade sonu ödeme veya sözleşmenin kapatılması kayıtlarının neyi gösterdiği sözleşme ve işlem dökümleriyle açıklanmalıdır.
| Gelirin hukuki niteliği | Genel beyan yaklaşımı | Yanlış genelleme |
|---|---|---|
| Türkiye’de kesinti ve istisnaya konu olmayan menkul sermaye iradı | İlgili kapsamdaki yıllık gelirler toplamı için GVK 86/1-d sınırı incelenir; aşılırsa tamamı beyan edilir. | Her sözleşmeye ayrı sınır uygulamak veya sınırı aşan kısmı beyan etmek |
| Türev ürünün elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazancı | Maliyet ve kanunen kabul edilen giderlerle bulunan vergiye tabi kazanç beyan edilir; menkul kıymet/diğer sermaye piyasası aracı kazançlarına genel değer artışı istisnası uygulanmaz. | Menkul sermaye iradı sınırını sözleşme satış kazancına da uygulamak |
GVK 86/1-d’deki sınır 2025 gelirlerinde 18.000 TL, 2026 gelirlerinde 22.000 TL’dir. Burada söz edilen, Türkiye’de kesintiye ve istisnaya konu olmayan ilgili menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarının toplamıdır. Özelgedeki 2010 yılına ait 1.090 TL, yalnız tarihsel olayın rakamıdır. Gelir vergisi tarifesi de özelgenin verildiği yılın oranlarıyla sabitlenmez; gelirin ait olduğu yılın GVK 103 tarifesi uygulanır.
Teminat yatırmak, kazanç elde etmekle aynı şey değildir
Hesaba yatırılan başlangıç teminatı ile hesaptan geri çekilen teminat anaparası, tek başına türev kazancının tutarını göstermez. Aynı şekilde yıl sonu hesap bakiyesi; anapara, gerçekleşmiş sonuçlar, açık pozisyonlar, komisyonlar ve varsa ayrı faiz getirileriyle değişebilir. Beyanı yalnız bankaya geri çekilen para üzerinden kurmak, hesabın içinde gerçekleşmiş ancak çekilmemiş bir geliri dışarıda bırakabilir; tersine, anapara iadesini gelir sanmaya da yol açabilir.
Örneğin varsayımsal bir hesapta 10.000 birim teminat, 2.000 birim pozisyon kapama sonucu ve 100 birim ayrı faiz kaydı bulunduğunu düşünelim. Hesabın 12.100 birime çıkması, 12.100 birimin gelir olduğu anlamına gelmez. Ayrıca 2.000 ve 100 birimin Türk hukukunda aynı gelir unsuruna girdiği de yalnız bu toplamdan anlaşılamaz. İşlem tarihleri, sözleşme ve döviz tutarlarının TL karşılıklarıyla bir mutabakat hazırlanmalıdır. Bu örnek vergi tutarı hesaplamaz; hesap bakiyesiyle vergiye tabi gelirin neden ayrı incelendiğini gösterir.
Elden çıkarma kazancı belirlenirken mükerrer 81’in maliyet, satıcının üzerinde kalan elden çıkarma giderleri, vergi/harç ve şartlı endeksleme hükümleri dikkate alınır. Endeksleme için kanuni artış koşulu %10’dur. Ancak bir vadeli sözleşmenin teminatını, dayanak varlığın toplam nominal bedelini veya günlük uzlaşma tutarını otomatik olarak “maliyet” kabul etmek doğru bir başlangıç değildir; incelenen sözleşmede edinilen ve elden çıkarılan hakkın ne olduğu belirlenmelidir.
Yabancı vergi kesildiyse otomatik mahsup yapılabilir mi?
Kesinti bulunması, Türkiye’deki beyanı ortadan kaldırmaz. GVK 123, yabancı gelir üzerinden mahallinde ödenen benzeri vergilerin, aynı gelire isabet eden Türkiye gelir vergisiyle sınırlı olarak indirimine izin verir. Verginin niteliği, ödeme belgesi ve tasdik şartları, gelir yılıyla bağlantısı ve ilgili ülkeyle anlaşmanın vergileme yetkisi birlikte değerlendirilir. Borsa ücreti, işlem komisyonu veya teminat kesintisinin raporda ayrı satırda gösterilmesi, bunları kendiliğinden mahsup edilebilir yabancı gelir vergisine dönüştürmez.
2012 özelgesinde de yurt dışında yapılan kesintiler için GVK 123 koşullarıyla mahsup olanağı belirtilmiştir. Bununla birlikte yabancı vergi, Türkiye’de o gelire düşen vergiden fazlaysa aşan tutar bu hüküm kapsamında indirilmez. Belge taksit zamanına kadar gelmemişse kanundaki bir yıllık erteleme ve ibraz rejimi ayrıca izlenir. “Kesinti yapılmış” bilgisi kadar, hangi devletin hangi hukuki nedenle aldığı ve ödemenin nasıl belgelendiği önem taşır.
2026’da Türkiye’ye yerleşenler için ayrı kontrol
Bu genel beyan çerçevesinin önünde artık GVK mükerrer 20/D kontrolü vardır. 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’de yerleşmiş sayılan ve yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler, kapsam dahilindeki yurt dışı gelirleri için yirmi yıllık istisnadan yararlanabilir. Önceden Türkiye’de yalnız kira, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyet bulunması istisnadan yararlanmaya engel değildir. Yurt dışındaki bir platformda hesap açmak veya parayı yabancı bankada tutmak bu statüyü tek başına sağlamaz.
333 Seri No.lu Tebliğ, kural olarak yerleşilmiş sayılan yılın sonuna kadar; yılın son iki ayında yerleşilmişse takip eden yılın ikinci ayı sonuna kadar başvuru yapılarak istisna belgesi alınmasını öngörür. İstisna kapsamındaki yurt dışı gelir beyan edilmez; bu gelirle ilgili maliyet ve giderler vergiye tabi başka gelirlerden düşülemez ve yabancı vergi de Türkiye’deki başka gelirlerin vergisinden mahsup edilemez. Vergi mukimliği, gelir kaynağı ve belge şartı bu yüzden hesaplamadan önce çözülmelidir.
İşlem dosyasının cevaplaması gereken son soru
Dosyayı inceleyen kişinin, “Bu rakam hangi sözleşmenin hangi aşamasından doğdu ve beyannamede neden bu gelir türüne yazıldı?” sorusuna kayıtlar üzerinden cevap verebilmesi gerekir. Bunun için yıllık toplamdan önce ürün envanteri ve işlem dökümü; ardından gelir türü ayrımı, TL hesabı, kabul edilen giderler ve yabancı vergi belgeleri hazırlanır. Böyle bir dosya, hem eksik beyanı hem de anaparayı veya aynı nakit hareketini iki kez gelir saymayı önlemeye yardımcı olur.
Bu yazı, 2012 özelgesindeki yabancı organize borsa senaryosunu güncel kanunla birlikte açıklar; bütün yabancı türev ürünler için tek sınıflandırma sunmaz. Özelge, başvurucunun bildirdiği olaya verilmiş idari görüştür. Mevzuat kontrol tarihi 20 Ekim 2026’dır.
Buradaki yabancı borsa senaryosunu Türkiye’deki kaldıraçlı işlemlerin stopaj matrahıyla karşılaştırmak, aracı kurum ile ürünün rolünü ayırmayı kolaylaştırır. Hesapta ayrıca yabancı hisse veya temettü varsa hisse satışı, temettü ve yabancı vergi belgeleri ayrı dosyalanmalıdır.
2012 futures özelgesinin tam metni
Bu görüşteki ürün ve gelir türü ayrımı, ilgili başvurunun koşullarıyla birlikte okunmalıdır. Özelgede geçen tarihsel beyan hadleri, oranlar ve mevzuat alıntıları bugünün tutarları olarak kullanılmamalıdır. İşlemin yapıldığı yer, aracı kurum ve gelir yılına ilişkin güncel ayrımlar yukarıda ele alınmıştır.
Aşağıdaki metinler, GİB’in yayımladığı özelgelerden aktarılmıştır; yalnız sayfa düzeni web okumasına uyarlanmıştır. Özelge, başvuranın açıkladığı somut olay için verilen idari görüştür; herkese uygulanacak genel bir vergi istisnası veya bağlayıcı yargı kararı değildir.
24.02.2012 — Yurt dışı future (vadeli işlem) borsalarından elde edilen gelirlerin beyanı hk — tam metni açın
Tarih: 24.02.2012
Sayı: B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 86-735
GİB’deki resmî özelge kaydını açın
T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIİSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 86-735 24/02/2012 Konu : Yurt dışı future (vadeli işlem) borsalarından elde edilen gelirlerin beyanı. İlgide kayıtlı dilekçenizde, ............. Menkul Değerler A.Ş nezdinde bulunan hesabınız üzerinden yurt dışındaki future (vadeli işlem) borsalarında işlemler yaptığınızı belirterek, söz konusu işlemler üzerinden tevkifata tabi tutulmaksızın elde ettiğiniz döviz cinsinden kazancınızın beyana tabi olup olmadığı ile beyan edilmesinde dikkate alınacak vergi oranlarının sorulduğu anlaşılmış olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında; "1) Bankalar ve aracı kurumlar takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla; a) Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının alış ve satış bedelleri arasındaki fark, b) Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının itfası halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark, c) Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri dönemsel getirileri (herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan), d) Aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler üzerinden % 15 oranında vergi tevkifatı yaparlar. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için bu oran % 0 olarak uygulanır." Hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (13) numaralı fıkrasında da;."Bu maddede geçen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı ifadesi, özel bir belirleme yapılmadığı sürece Türkiye'de ihraç edilmiş ve Sermaye Piyasası Kurulunca kayda alınmış ve/veya Türkiye'de kurulu menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon borsalarında işlem gören menkul kıymetler veya diğer sermaye piyasası araçları ile kayda alınmamış olsa veya menkul kıymet ve vadeli işlem borsalarında işlem görmese dahi Hazinece veya diğer kamu tüzel kişilerince ihraç edilecek her türlü menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracını ifade eder. Bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte, ekonomik veya finansal göstergeye dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri bu madde uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı addolunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, - Türkiye'de ihraç edilmiş ve Sermaye Piyasası Kurulunca kayda alınmış ve/veya Türkiye'de kurulu menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon borsalarında işlem gören ya da - Türkiye'de kurulu borsalarda işlem görmemekle birlikte Türkiye'de ihraç edilmiş ve Sermaye Piyasası Kurulunca kayda alınmış olanlar ile - Türkiye'de ihraç edilmiş olsun veya olmasın Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, geçici 67 nci madde kapsamında bulunan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı sayılmaktadır. Ayrıca, Sermaye Piyasası Kurulunca kayda alınmamış olsa veya menkul kıymet ve vadeli işlem borsalarında işlem görmese dahi Hazinece veya diğer kamu tüzel kişilerince ihraç edilecek her türlü menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı da geçici 67 nci madde kapsamında değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, yurtdışı organize borsalarda işlem gören türev ürünlerin, Türkiye'de ihraç edilmemiş ve Sermaye Piyasası Kurulunca kayda alınmamış olmaları, ayrıca Türkiye'deki vadeli işlem ve opsiyon borsalarında işlem görmemeleri sebebiyle, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinde yer alan diğer sermaye piyasası araçları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu türev ürünlerden elde edilen gelirler üzerinden aracı kurumca geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat yapılmayacağı tabiidir. Bu durumda, tam mükellef gerçek kişilerin yurtdışı organize borsalarda işlem gören türev ürünlerden elde etmiş oldukları menkul sermaye iradı niteliğindeki gelirlerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinde belirtilen, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratlarına ilişkin beyan haddini (2010 yılı için 1.090.-TL) aşması durumunda, tamamının yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, anılan Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ivazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançların değer artışı kazancı olarak vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, bu maddede geçen "elden çıkarma" deyiminin, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği, anılan maddenin üçüncü fıkrasında ise bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 7.700 Türk Liralık kısmının gelir vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun mükerrer 81 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hâsılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur. " hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca aynı maddenin yedinci fıkrasında ise, mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedelinin, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edileceği, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, tam mükellef gerçek kişilerce, yurtdışı organize borsalarda işlem gören türev ürünlerin elden çıkarılmasından elde edilen kazançların ise yukarıdaki değer artışı kazancı hükümlerine göre vergilendirileceği tabiidir. Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 123 üncü maddesinde, "Tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergiler, Türkiye'de tarh edilen Gelir Vergisi'nin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilir. Birinci fıkra hükmünce indirilecek miktar Gelir Vergisi'nin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından fazla olduğu takdirde, aradaki fark nazara alınmaz. ..." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ikametgahınızın Türkiye'de bulunmasından bahisle, tam mükellefiyet esasında, .......... Menkul Değerler A.Ş aracılığıyla, yurtdışı organize borsalarda işlem gören türev ürünlerden elde etmiş olduğunuz menkul sermaye iradı niteliğindeki gelirlerinizin, Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesi; söz konusu türev ürünlerin elden çıkarılmasından elde edilen kazançların ise değer artışı kazancı hükümlerine göre beyan edilmesi ve Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, yurt dışı piyasalarda elde edilen ve elde edildiği yıla ilişkin gelir vergisi beyannamesine dahil edilen gelirler üzerinden yine yurt dışında yapılan kesintilerin Gelir Vergisi Kanununun 123 üncü maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde, Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsubu mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim.(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
