Borsa İstanbul · Emir iletimi ve likidite
Av. Ahmet Karaca · 3 Kasım 2026
Taban fiyattan satış emri vermek, o fiyattan satışın gerçekleşeceği anlamına gelmez. Emrinize sıra gelmeden karşı taraftaki alışlar tükenmişse aracı kurum doğru çalışsa da paylar satılamayabilir. Buna karşılık kabul edilmiş bir emrin hiç iletilmemesi, geç iletilmesi veya müşteri talimatına aykırı değiştirilmesi kurumun sorumluluğunu doğurabilir. Ayrımın merkezi üç kayıttır: Kurum emri ne zaman aldı, Borsa ne zaman kabul etti ve zamanında iletim hâlinde kaç lot gerçekten satılabilecekti?
Art arda taban olan hisselerde bu inceleme daha önemlidir. Birkaç dakikalık gecikmenin etkisi bazı dosyalarda büyük olabilir; bazı dosyalarda ise o aralıkta yatırımcının sırasına ulaşabilecek hiçbir alış emri yoktur. Yalnız uygulamadaki hata ekranı veya fiyat grafiğiyle bütün portföy kaybını açıklamak bu farkı gözden kaçırır.
Yazının bölümleri
- “Emrim bekliyor” ifadesi tek başına neden yeterli değil?
- Taban fiyat, devre kesici, tek fiyat ve hesap engeli birbirinden nasıl ayrılır?
- Emri değiştirmek veya iptal edip yeniden girmek sırayı etkiler mi?
- Aracı kurumun sorumluluğu için ne ispatlanmalıdır?
- Telefon emri ve elektronik kayıtlar: İspat yükü kimdedir?
- Çağrı merkezi varken uygulamanın çalışmaması nasıl değerlendirilir?
- Geciken emir zamanında gitseydi kaç lot satılabilirdi?
- Zarar hangi tarihin fiyatıyla hesaplanır?
- Borsa İstanbul, TSPB, SPK ve mahkeme yollarından hangisi kullanılabilir?
- Bilirkişi incelemesi hangi sonuca ulaşmalıdır?
- Sık sorulan sorular
“Emrim bekliyor” ifadesi tek başına neden yeterli değil?
Müşterinin telefonda verdiği talimat, kurumun kendi sistemine kaydettiği emir, Borsanın kabul ettiği emir ve gerçekleşmiş işlem ayrı aşamalardır. Uygulamadaki durum ifadeleri kuruluşlara göre değişebilir. “Alındı” veya “bekliyor” mesajının hangi aşamayı anlattığı, ilgili kurumun kayıtlarıyla doğrulanmalıdır.
| Aşama | Çözülecek soru | İlgili kayıt |
|---|---|---|
| Müşteri talimatı | Hangi payın, kaç lotunun, hangi fiyat ve süreyle satılması istendi? | Elektronik talimat, emir formu, tam ses kaydı |
| Kurumun işlemi | Talimat ne zaman alındı, kabul veya ret kararı ne zaman verildi? | Emir alınış numarası, sunucu kaydı, ret gerekçesi |
| Borsaya iletim | Emir Borsaya ulaştı mı; hangi kimlik ve saatte kabul edildi? | Borsa emir referansı, gönderim ve kabul/ret mesajları |
| Eşleşme | O fiyat, miktar ve sırada satış imkânı oluştu mu? | Emir defteri, gerçekleşmeler, değişiklik ve iptal kayıtları |
Emir kurumda reddedilmişse Borsa sıra önceliği henüz doğmamış olabilir. Önce reddin haklı olup olmadığı incelenir. Borsa emri kabul etmişse bu kez geçerli olduğu süre boyunca eşleşme imkânına bakılır. Kurumun emri kabul ettiğine dair mesajı, emrin satıldığına dair işlem sonuç formu gibi okumamak gerekir.
“Temsilciyi aradım” anlatımı da kendi başına satış emri değildir. Bir fiyatın uygun olup olmadığını sormak, kredi açığını hesaplatmak veya teknik arıza bildirmek ile belirli miktar ve koşullarda satış talimatı vermek farklıdır. Bununla birlikte görüşme gerçekten talimat içeriyorsa, kurumun kendi eksik kaydından hareketle görüşmeyi yalnız bilgi alma olarak nitelendirmesi de yeterli olmaz. Görüşmenin bütünü ve hemen ardından yapılan işlemler birlikte değerlendirilir.
Taban fiyat, devre kesici, tek fiyat ve hesap engeli birbirinden nasıl ayrılır?
Taban fiyat ve alıcı bulunmaması
Taban, ilgili pay için o gün geçerli alt fiyat sınırıdır. Bu seviyede çok sayıda satış emri bekleyebilir. Aynı tür olağan limit emirlerinde fiyat eşitse Borsaya önce ulaşan emir önceliklidir. Bu nedenle ekranda tabandan işlem görülmesi, bütün bekleyenlerin satabildiğini göstermez. Sizin emrinizden önceki satışlar karşılanırken az miktarda işlem gerçekleşmiş olabilir.
Günlük toplam işlem hacmi de tek başına cevap vermez. Hacim; sizin emrinizden önceki işlemleri, başka fiyatları veya farklı işlem düzenlerini içerebilir. İnceleme, emrinizin geçerli olduğu aralıkta kendi fiyat ve sıranıza ulaşabilecek karşı alış miktarına dayanmalıdır. Emir türünü değiştirmek de piyasada bulunmayan alıcıyı yaratmaz. Borsa İstanbul: Pay Piyasası soruları
Devre kesici ve tek fiyat yöntemi
Devre kesici sonrasında emir toplanması, sürekli eşleşmenin sürdüğü anlamına gelmez. Tek fiyat yönteminde de emirlerin toplandığı zaman ile eşleştirildiği zaman ayrılır. “Emrim ekranda duruyordu ama işlem olmadı” şikâyeti, doğru seans bölümü bilinmeden teknik arıza olarak yorumlanamaz.
Tek fiyat aşamasındaki satış imkânı, yalnız son işlem fiyatı üzerinden hesaplanmaz. Oluşan eşleştirme fiyatı, karşılanabilir miktar ve geçerli öncelik kuralları önemlidir. Sürekli işlemdeki basit sıra hesabını açılış, kapanış veya devre kesici aşamasına aynen taşımak hatalı bir tazminat hesabına yol açabilir. Borsa İstanbul piyasa işleyişi
İşlem sırasının durması ve pay bazında tedbirler
Bir payın işlemlerinin durdurulması, internetten emir iletimine kısıtlama getirilmesi, brüt takas veya kredili işlem tedbiri aynı sonuçları doğurmaz. İlgili kararın pay kodu, başlangıç ve bitiş zamanı, hangi işlemi sınırlandırdığı incelenir. İnternet emir kısıtında alternatif emir kanalı önem kazanabilir. Brüt takas veya kredili işlem kısıtı ise tek başına yatırımcının hesabındaki bütün serbest payların satışının yasak olduğu anlamına gelmez.
Kurum “tedbir vardı” diyorsa, bu tedbirin sizin emrinizi hangi nedenle engellediğini açıklamalıdır. Genel bir piyasa duyurusuyla hesaba özgü ret sebebi arasında bağ kurulmalıdır. Öte yandan kurum, yürürlükteki bir işlem yasağını müşteri istediği için aşamaz. Pay Piyasası Prosedürü
Yalnız sizin hesabınızda satış yapılamıyorsa
Payların hesapta görünmesi ile o anda satılabilir olması farklıdır. Yatırımcı blokajı, haciz veya rehin, takas yükümlülüğü, daha önce girilmiş açık emir ve hesaba ilişkin başka bir kısıt kullanılabilir miktarı etkileyebilir. Kurumdan yalnız “bakiye yetersiz” cevabı alınması yerine, toplam pay ile serbest miktarın hangi nedenle farklılaştığı istenmelidir.
Aynı hisseyi başka bir yatırımcının satabilmesi bu engelin bulunmadığını kanıtlamaz. Buna karşılık gerçekte bulunmayan bir blokajın sistemde devam etmesi veya kaldırılmış bir kısıtın hatalı uygulanması, kurumun işleminden doğan ayrı bir sorun olabilir. Bu durumda kısıtın konulma ve kaldırılma kayıtları ile satış denemesinin zamanı birlikte incelenir.
Emri değiştirmek veya iptal edip yeniden girmek sırayı etkiler mi?
Evet. Bu yüzden yalnız ilk emir saati saklanarak sıra hesabı yapılamaz. Borsa İstanbul Pay Piyasası Prosedürü m.5.5.1 ve öncelik kuralları çerçevesinde, olağan emrin miktarının artırılması veya fiyatının değiştirilmesi zaman önceliğini kaybettirir. Miktarın azaltılması ise genel öncelik kuralında sırayı korur. Kotasyon gibi özel emirlerin kuralları ve ilgili seans kısıtları ayrıca değerlendirilir.
İptal edilen emrin yerine yeniden girilen emir için eski sıra korunmuş sayılmaz. Ayrıca uygulamada “iptal talebi gönderildi” görünmesi ile Borsanın iptali kabul etmesi farklı anlardır. İptal kabul edilmeden gerçekleşmiş kısım, sanki hiç eşleşmemiş gibi hesaptan çıkarılamaz. Sorun, talimatın müşteri tarafından mı yoksa kurum tarafından mı değiştirildiğine göre de farklılaşır. Talimatsız değişiklik ileri sürülüyorsa değişikliği başlatan kullanıcı ve kayıt zinciri araştırılır. Pay Piyasası Prosedürü, m.5.5 ve emir önceliği kuralları
Ertesi gün için de aynı dikkat gerekir. Günlük emrin geçerliliği ile kurumun sunduğu tekrar emir iletme hizmeti aynı değildir. Önceki gün işlem görmeyen emrin ertesi gün hangi talimatla ve hangi saatte yeniden iletildiği belirlenmelidir. Bir önceki günkü sıranın otomatik olarak korunduğu varsayımı, taban serisindeki toplam kaybı yanlış kişiye yükleyebilir.
Aracı kurumun sorumluluğu için ne ispatlanmalıdır?
Kurumun borcu, kabul ettiği emri sözleşme, mevzuat ve emir gerçekleştirme politikası çerçevesinde özenle yerine getirmektir. Her koşulda alıcı bulmak veya günün en yüksek fiyatını yakalamak değildir. SPK’nın III-37.1 sayılı Tebliği m.19 ve 30 kapsamında fiyatla birlikte maliyet, hız, takas ve müşterinin ilgili tercihleri de önem taşır. Özel müşteri talimatının kapsamı ayrıca belirlenir. III-37.1 sayılı Tebliğ
Sözleşmeye aykırılık iddiasında yatırımcı, kurumun üstlendiği borcu, hangi davranışın buna aykırı olduğunu, zararını ve aralarındaki nedensellik bağını ortaya koymalıdır. TBK m.112 uyarınca borçlu, kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe gereği gibi ifa etmemeden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu kusur düzenlemesi, yatırımcının hangi emrinin aksadığını veya zararın nasıl oluştuğunu açıklama gereğini ortadan kaldırmaz.
Teknik kesintinin kaynağı bu nedenle belirleyicidir. Müşterinin cihaz veya bağlantı sorunu, kuruluşun emir kabul sistemindeki arıza ve Borsa bağlantısındaki kesinti farklı olasılıklardır. Kurumun “yoğunluk yaşandı” açıklaması, ne arızanın bütün müşterilerde aynı etkide olduğunu ne de kurumun bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini gösterir. Kesintinin süresi, hangi kanalları etkilediği, alınan önlemler ve sözleşmeye göre sunulan alternatifler incelenir.
“İnternet arızasından sorumlu değiliz” maddesi davayı bitirir mi?
Hayır. Risk bildirim formu piyasa ve likidite riskini açıklayabilir; kuruma her türlü emir ihlali için sınırsız bağışıklık sağlamaz. TBK m.115, ağır kusurdan önceden sorumsuzluğu ve izinle yürütülen uzmanlık hizmetlerinde hafif kusura ilişkin sorumsuzluk anlaşmalarını sınırlar. İfa yardımcıları bakımından m.116, hazır sözleşme hükümleri bakımından m.20–25 de değerlendirilir. Tüketici işlemi söz konusuysa haksız şart denetimi ayrıca gündeme gelebilir.
Bunun karşılığında sözleşmedeki kaydın geçersizliğini ileri sürmek de tek başına tazminata yetmez. Kurumun hangi borcu ihlal ettiği ve bu ihlal olmasaydı neyin gerçekleşebileceği yine ortaya konulmalıdır. Hukuken geçersiz bir sorumsuzluk kaydı bulunması ile somut olayda kurumun sebep olduğu bir zarar bulunması ayrı meselelerdir. TBK m.112, 115 ve 116
Telefon emri ve elektronik kayıtlar: İspat yükü kimdedir?
III-45.1 sayılı Tebliğ m.8/3–4 iki farklı uyuşmazlığı ayırır. Kuruluş bir işlemi müşterinin sözlü emrine dayanarak yaptığını söylüyorsa sözlü emrin varlığını kuruluş ispatlar. Müşteri emir verdiğini, buna rağmen hiçbir işlem yapılmadığını söylüyorsa emri verdiğini ispat yükü müşteridedir. Bu ikinci durumda “bütün kayıtlar kurumda, hiçbir şey göstermem gerekmiyor” yaklaşımı doğru değildir.
Yatırımcı kendi erişimindeki talimat görüntüsünü, bildirimleri, emir geçmişini ve görüşme bilgilerini korur; kurumun elindeki kayıtların da getirtilmesini ister. Kuruluşun kayıt yükümlülüğü ile müşterinin ispat yükü birbirini ortadan kaldıran kurallar değildir. Özellikle ses kaydının yalnız seçilmiş birkaç cümlesi yerine görüşmenin tamamı incelenmelidir. Bir önceki gün verilen limit talimatının ertesi gün değiştirilip değiştirilmediği de ayrıca önem taşır.
Tebliğ m.9–10, emirlerin alınışı ve kaydıyla ilgili hükümler içerir. Yazılı ve sözlü emirlerde istenildiğinde emir alınış numarasının verilmesi m.9/4’te düzenlenmiştir. M.27 kapsamındaki gerçekleşmemiş emirler dâhil ilgili kayıtlar için genel saklama süresi on yıldır; ihtilafa konu belge ve kayıtlar on yıl dolsa da uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar saklanır. Saklama süresi, dava açma süresi değildir. Bu süreye güvenerek tazminat talebinin zamanaşımı bekletilemez. III-45.1 sayılı Tebliğ, m.8–10 ve 27
Kurumdan hangi kayıtlar istenebilir?
Kısa bir kayıt istemi, belirsiz bir “zararımı karşılayın” başvurusundan daha açıklayıcı olabilir. Yatırımcı kendi tarih, pay, miktar ve fiyat bilgilerini başvuruya yazdıktan sonra şu kapsamı kullanabilir:
“Başvurumda belirttiğim satış talimatının alınış zamanı ve numarası ile Borsaya gönderim zamanının, Borsa emir referansının ve kabul veya ret cevabının bildirilmesini istiyorum. Talimat üzerinde değişiklik ya da iptal varsa bunların zamanı, nedeni ve hangi talimata dayanılarak yapıldığının; kısmi gerçekleşme varsa miktar ve fiyatının açıklanmasını talep ediyorum. İlgili emir, elektronik iletim ve görüşme kayıtlarının uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar korunmasını; teknik kesinti ileri sürülüyorsa kesintinin hesabımdaki işleme ve kullanılabilir emir kanallarına etkisinin bildirilmesini istiyorum.”
Uygulamaya hiç girilememiş veya talep kuruma ulaşmamışsa bir emir numarası bulunmayabilir. Bu durumda başvuruda “kabul edilmiş emrim var” denilmeden, satış denemesinin saati ve hata görüntüsü açıklanmalıdır. Kurumun kabul ettiği anı gösteren kayıt gecikmeyi; Borsa cevabı iletim sonucunu; işlem defteri ise gecikmenin satışa etkisini araştırmaya yarar. Bu belgeler aynı olguyu ispatlamaz.
Kayıtların verilmemesi hâlinde HMK m.219–221 uyarınca ilgili belgelerin mahkemeye getirtilmesi istenebilir. İbraz etmemenin sonucu mahkemenin usulüne uygun ara kararı ve kanuni koşullarla değerlendirilir; ilk başvuruya cevap verilmemesi otomatik tazminat kabulü değildir. Kaybolma veya ileride elde edilmesinin önemli ölçüde güçleşmesi tehlikesi bulunan belirli deliller için HMK m.400 ve devamındaki delil tespiti de düşünülmelidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Çağrı merkezi varken uygulamanın çalışmaması nasıl değerlendirilir?
Alternatif kanal, yalnız sözleşmede adının yazmasıyla gerçek bir satış imkânına dönüşmez. O anda ulaşılabilir olması, ilgili pay için emir kabul edebilmesi ve müşteriye kullanılabilir biçimde bildirilmesi gerekir. Arama kaydı tek başına temsilciye ulaşıldığını; otomatik karşılama mesajı da satış talimatı alınabildiğini göstermez. Bekleme, aktarılma ve görüşme süreleri önemlidir.
Buna karşılık müşteriye fiilen açık bir kanal sunulmuş ve müşteri bu yolla emir verebilecekken kendi tercihiyle vermemişse, sonraki kaybın tamamını ilk kesintiye bağlamak güçleşebilir. Bu konu hem nedensellik hem TBK m.52 çerçevesinde zararın artmasına katkı bakımından değerlendirilebilir. Değerlendirme, yatırımcının sonradan fiyatı görerek en iyi hareketi yapmış olması gerektiği varsayımına dayanmamalıdır; olay anındaki gerçek imkân ve makul davranış esas alınır.
Bursa BAM’ın 43.822 lotluk satış denemesine ilişkin kararı
Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin 6 Haziran 2024 tarihli, E.2021/1577, K.2024/990 sayılı kararında yatırımcı internet bankacılığındaki arıza nedeniyle 43.822 Kipa payını satamadığını, ardından başka bir hisseyi alma fırsatını kaçırdığını ileri sürmüştür. Dosyada teknik sorun inkâr edilmemiş; bunun yatırımcının belirli kaybına etkisi tartışılmıştır. Daire, çağrı merkezine ulaşıldığını ancak satış talimatı verilmediğini değerlendirerek şu gerekçeye dayanmıştır:
“davacının mobil sistem dışında çağrı merkezi kanalıyla da talimat verme imkanının söz konusu olup davacı tarafça telefonla davalı bankanın çağrı merkezine ulaşıldığı halde satış emri talimatının verilmediği, alternatif talimat verme imkanının kullanılmadığı, davacının sistem arızasından kaynaklanan bir zararının bulunduğunun ispat edilemediği gibi davacı tarafça ibraz edilen usb bellekte yer alan görüntülerin bilirkişi raporunda değerlendirildiği anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.”
Ret sonucu miktar itibarıyla kesindir. Karar, her internet kesintisinde bankanın sorumluluktan kurtulacağı anlamına gelmez. Karardaki belirleyici olgu, somut müşterinin alternatif kanala ulaşmış ve buna rağmen emir vermemiş olmasıdır. Çağrı merkezi hiç cevap vermemiş, satış talimatını kabul etmemiş veya gecikme nedeniyle satış imkânı zaten kaybolmuşsa olgular farklıdır. Ayrıca başka hisseyi alıp ondan kâr etme iddiası, ilk satışın mümkün olduğunun yanında ikinci işlemin de somut olarak yapılabilir olduğunu göstermeyi gerektirir. Bursa BAM kararının tam metni
Geciken emir zamanında gitseydi kaç lot satılabilirdi?
Bu soru yalnız teknik ayrıntı değildir; tazminatın sınırını belirler. Önce müşterinin geçerli ve yerine getirilebilir talimatı, sonra kurumun bunu iletmesi gereken zaman, ardından o andaki sıra ve karşı alışlar belirlenir. Kurum içi saat ile Borsa saatinin aynı zaman ölçüsüne göre karşılaştırılabildiği de kontrol edilmelidir. Farklı sistemlerin saatleri eşleştirilmeden birkaç saniyelik gecikme sonucu çıkarılamaz.
Aşağıdaki iki örnek temsilîdir. Sürekli işlem sırasında aynı fiyat ve türde olağan limit emirleri bulunduğu; önceliği değiştiren başka emir, değişiklik veya iptal olmadığı kabul edilmektedir. Gerçek olayda bu varsayımlar ayrıca sınanır.
| Durum | Emrin önündeki satış | İlgili aralıkta karşı alış | Zamanında iletimde sonuç |
|---|---|---|---|
| Emir doğru zamanda iletilmiş | 50.000 lot | 8.000 lot | Yatırımcının sırasına ulaşılamaz; kendi emrinden satış çıkmaz. |
| Emir kurumda gecikmiş | Zamanında iletilseydi 3.000 lot | Gecikme aralığında 4.200 lot | Önceki 3.000 lot karşılandıktan sonra yatırımcının 1.200 lotu satılabilirdi. |
İkinci örnekte bütün 2.000 lotun satılacağı söylenemez. Gerçekte satılmayan 1.200 lot daha sonra 10 TL’den satılmışsa, yalnız bu varsayımlar altında 12 TL ile 10 TL arasındaki brüt fark 2.400 TL’dir. Diğer 800 lotta satış imkânı oluşmadığı için aynı hesap uygulanamaz. Komisyonlar, başka gerçekleşmeler ve sonraki davranışların nedenselliğe etkisi ayrıca ele alınır.
Öndeki emirlerin iptal edilmesi, miktarlarının değişmesi veya farklı öncelik taşıyan emirler sonucu değiştirebilir. Bu nedenle gün sonu hacmi, anlık derinlik görüntüsü ya da yalnız müşterinin emir saati çoğu zaman yeterli değildir. Bilirkişi, emrin geçerli olduğu aralığı ve ilgili emir hareketlerini yeniden kurmalıdır. Kayıt eksikse hangi miktarın doğrulandığı, hangisinin varsayıma bağlı kaldığı açıkça gösterilmelidir.
On iki dakikalık gecikme neden her zaman tazminat doğurmaz?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 9 Kasım 2022 tarihli, E.2021/4007, K.2022/7977 sayılı kararında uyuşmazlık, Yunanistan’da işlem gören banka paylarına ilişkin emirlerden doğmuştur. Yatırımcı farklı tarihlerdeki satış taleplerinin yerine getirilmediğini ileri sürmüştür. Bunlardan birinde e-postanın satış emri olup olmadığı; diğerinde 177.000 paylık emrin on iki dakika geç girilmesinin zarara etkisi tartışılmıştır.
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesini şu bölümle aktarır:
“davacının 22.06.2015 tarihli hisse satışı için ilettiği ihtar içerikli e-mailinin bir satış emri olmadığı ve gün sonu kapanış fiyatı itibariyle zarar oluşmadığı, 03.11.2015 tarihli hisse satış için davacının maildeki talep ve itirazının davalı tarafından sisteme 12 dakika geç girilmesi sebebiyle zararının oluştuğu iddiasının ise emir zamanında sisteme girilebilseydi de istenen fiyattan satışın gerçekleşmesinin mümkün olmadığı ve bu emir nedeniyle de zarar oluşmamış olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş”
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30 Ekim 2018 tarihli, E.2016/949, K.2018/993 sayılı ret kararı; İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 18 Mart 2021 tarihli, E.2019/702, K.2021/337 sayılı kararıyla korunmuş, Yargıtay tarafından kesin olarak onanmıştır. Dosyada aynı payların farklı satış taleplerinde yeniden hesaba katılması da tartışılmıştır.
Bu olayın yabancı piyasa kuralları Borsa İstanbul’a aynen uygulanamaz. Buna karşılık gerekçedeki nedensellik sorusu doğrudan önemlidir: Gecikme olmasaydı istenen koşullarda işlem mümkün müydü? Cevap olumsuzsa yalnız gecikmenin ispatı, talep edilen satış farkını ispatlamaz. Cevap olumluysa bu kez satılabilecek miktar ve net fark hesaplanır. İlk derece kararı · İstinaf kararı · Yargıtay onama kararı
Zarar hangi tarihin fiyatıyla hesaplanır?
Başlangıç noktası, yatırımcının gerçekleşebilir talimatıdır. İlk alış fiyatı ile aylar sonraki en düşük fiyat arasındaki farkın tamamı, aradaki tek bir teknik kesintinin zararı değildir. Önce kesintiden önce zaten oluşmuş değer kaybı ayrılır. Ardından doğru ifada gerçekleşebilecek satış ile fiilen gerçekleşen veya hukuken esas alınması gereken durum karşılaştırılır.
Paylar daha sonra satılmışsa satış tarihi ve fiyatı incelenir; ancak sonraki her piyasa kaybı otomatik olarak kuruma yüklenmez. Kesinti bittikten sonra satış imkânının ne zaman doğduğu, yatırımcının ne bildiği ve ne yaptığı önem taşır. Günlerce alıcısız tabanda kalan bir pay ile arıza biter bitmez likiditesi geri gelen pay aynı değerlendirilmez. Hâlen elde tutulan paylar için de varlığın değerini sıfır sayan bir hesap kurulamaz.
Sonradan grafiğe bakıp günün en yüksek fiyatını seçmek de güvenilir bir karşılaştırma değildir. O fiyatta yeterli miktarın bulunması, emrin sıra bakımından karşılanabilir olması ve o anda geçerli talimatın o fiyatı kapsaması gerekir. Gerçekleştirilemeyecek bir satış varsayımından tazminat üretilemez.
Başka hisseyi alma fırsatının kaçması iddiası daha fazla bağlantı gerektirir. İlk satışın zamanında gerçekleşebilir olması yanında, elde edilecek paranın ikinci işlem için kullanılabilirliği, o işlem yönündeki somut irade, alış imkânı ve ileri sürülen kazancın dayanağı incelenir. Sonradan en çok yükselen hisseyi seçip başlangıçtan itibaren bütün paranın oraya yatırılacağını varsaymak yeterli değildir. Aynı payların birden fazla kez satıldığı kabulüyle mükerrer zarar da hesaplanamaz.
Kredili hesapta resen satış, müşterinin gerçekleşmeyen emrinden ayrılmalıdır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 12 Mart 2026 tarihli, E.2022/2177, K.2026/453 sayılı kararında yatırımcı iki ayrı olaydan yakınmıştır: Temsilciyle görüşemediği için satışın kaçması ve daha sonra kurumun özkaynak açığı nedeniyle düşük fiyattan resen satış yapması. Daire, ilk olayda iddia edilen 19,05 TL’lik satış emrini telefon ve yazışma kayıtlarında doğrulayamamış; mevcut emrin de o gün karşılanabilecek fiyatın üzerinde kaldığını değerlendirmiştir.
İkinci olayda ise özkaynak açığı, yapılan bildirimler ve kurumun satış yetkisi incelenmiştir. Dairenin sonradan oluşan yüksek fiyatın esas alınmasına ilişkin gerekçesi şöyledir:
“Davalının mevzuattan aldığı yetkisini yine mevzuattaki zorunluluk nedeniyle kullanması karşısında ve gün içindeki hisse değerinin ne olacağı bilinemeyeceğinden (daha da düşebilir), davalının işleminde usulsüzlük bulunmamaktadır. Zira davacı gün içinde oluşan daha yüksek fiyata yani sonuca göre zarar ettiğini söylemektedir.”
İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir; karar temyiz yolu açık verilmiştir. Karardan bütün resen satışların hukuka uygun olduğu sonucu çıkarılamaz. Başka bir dosyada çağrı, süre, teminat hesabı veya satış yetkisi tartışmalı olabilir. Ayrıca olayın 2018 tarihli özkaynak koşulları, sonradan getirilen geçici düzenlemeler değerlendirilmeden güncel eşik gibi kullanılmamalıdır. Bu kararın burada gösterdiği ayrım, müşterinin satış talimatının aksaması ile kurumun ayrı bir kredi yetkisine dayanarak satış yapmasının farklı olaylar olmasıdır. İstanbul BAM kararının tam metni
Borsa İstanbul, TSPB, SPK ve mahkeme yollarından hangisi kullanılabilir?
Uyuşmazlık, Borsada işlem yapma yetkisi bulunan kuruluş ile müşterisi arasında borsa işleminden doğuyorsa Borsa İstanbul’un uyuşmazlık yolu değerlendirilebilir. Borsa işlemi tanımı emirlerin iletilmesini de kapsar; yalnız “satış gerçekleşmedi” gerekçesiyle başvuru alanı dışında kaldığı varsayılmamalıdır. Buna karşılık tamamen farklı bir hizmete ilişkin uyuşmazlığın kapsamı ayrıca belirlenir.
Borsa İstanbul, ilgili borsa işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıl içinde yapılmayan başvuruları incelemez. Başvuruda pay, tarih, miktar, fiyat, olay ve zarar açıklanmalı, belgeler ile güncel hizmet bedeline ilişkin kayıt eklenmelidir. 2026 yılı için Yönetim Kurulu kararındaki tutar 2.065.145 TL’yi aşarsa, tebliğden itibaren on beş gün içinde Borsa aracılığıyla SPK’ya itiraz edilebilir. Yargı veya tahkim yoluna başvurunun bu sürece etkisi de birlikte değerlendirilmelidir. Borsa İstanbul uyuşmazlık başvuruları
Hiç eşleşmeyen emir için de “işlem oluşmadı, süre başlamaz” varsayımıyla beklenmemelidir. İlgili emir olayının tarihi başvuruda gösterilmeli; başvurunun kapsamı ve süresi bu somut olay üzerinden değerlendirilmelidir. Emir iletiminin de borsa işlemi tanımına girmesi, gerçekleşmeyen emir şikâyetlerinde özellikle önem taşır.
Birlik üyesi kuruluşun borsa işlemi dışındaki sermaye piyasası faaliyetinden doğan uygun uyuşmazlıklar için TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti’nin kapsamı ve başvuru koşulları incelenebilir. SPK’ya düzenleyici ihlal bildirimi ise bireysel tazminat davasından farklıdır. Kuruma, SPK’ya veya başka idari birime şikâyet edilmiş olması dava süresinin kendiliğinden korunduğu anlamına gelmez. TSPB Uyuşmazlık Merkezi
Mahkemeye yöneltilecek talepte hizmetin tarafı doğru belirlenmeli; görev, yetki, varsa tüketici hakem heyeti sınırı ve dava şartı arabuluculuk somut ilişkiye göre incelenmelidir. Gerçek kişi yatırımcı olmak veya borsada kâr amacı taşımak tek başına bütün görev tartışmasını çözmez. Sözleşmenin ve hizmetin niteliği önemlidir. Sözleşmesel sürelerin değerlendirilmesinde de ilişki ve talebin niteliği esas alınmalı; her emir uyuşmazlığına tek bir zamanaşımı uygulanacağı varsayılmamalıdır. Aracı kuruma karşı tazminat davasında görev, ispat ve süreler
Bilirkişi incelemesi hangi sonuca ulaşmalıdır?
İyi bir inceleme “kurum kusurludur” veya “piyasa riski vardır” cümlesiyle bitmez. Önce talimatın içeriği ve hesabın satılabilir miktarı belirlenir. Sonra kurumun ve Borsanın kayıtları eşleştirilerek kabul, iletim, değişiklik, iptal ve gerçekleşme zamanları ortaya konulur. Teknik aksaklığın hangi aşamada bulunduğu böylece görünür olur.
Ardından zamanında ve doğru işlem hâlinde karşılanabilecek miktar hesaplanır. Kullanılan veri bütünlüğü, önceki emirler, iptaller ve ilgili seans yöntemi açıklanmalıdır. Son bölümde bu sonuç gerçek hesap hareketleriyle karşılaştırılmalı; kısmi satış, elde kalan pay, masraf ve mükerrer hesap ihtimali ayrılmalıdır. Bilirkişinin teknik hesabı ile mahkemenin hukuki sorumluluk değerlendirmesi birbirinin yerine geçirilmemelidir.
Eksik veri varsa bunun etkisi açıkça belirtilir. TBK m.50/2’deki miktar takdiri, hiçbir satış imkânı kanıtlanmadan varsayımsal kazanç yaratma yolu değildir. Buna karşılık elde edilebilir kayıtlar getirtilmeden yalnız “zarar tam belirlenemiyor” denilerek incelemenin kapatılması da yeterli olmaz. Somut talimat, gerçek piyasa imkânı ve kuruma bağlanabilecek net fark birlikte değerlendirilmelidir.
Sık sorulan sorular
Sabah erkenden emir verdim. Neden daha sonra emir veren kişi satmış görünüyor?
Uygulamada talebin alınma saati ile Borsanın kabul saati farklı olabilir. Emir türü, fiyat, sonraki değişiklik, ilgili seans bölümü ve diğer işlemin gerçekten aynı koşullarda olup olmadığı incelenmelidir. Sadece iki ekran görüntüsünden sıra ihlali sonucu çıkarılamaz.
Tabanda alıcı hiç yoksa aracı kurumdan zararımı isteyemez miyim?
Doğru iletimde de satışın mümkün olmayacağı kanıtlanıyorsa, gerçekleşmeyen satış farkını yalnız iletim hatasına bağlamak mümkün olmayabilir. Başka bir sözleşme ihlali ve onun doğurduğu ayrı zarar varsa ayrıca değerlendirilir. Arızanın bulunması ile talep edilen zararın arızadan doğması farklı koşullardır.
Uygulamanın hata görüntüsü davayı kazanmak için yeterli mi?
Görüntü, belirli anda sorun yaşandığını destekleyebilir. Talimatın içeriği, kuruma ulaşıp ulaşmadığı, alternatif kanal ve gerçekleşebilir miktar için başka kayıtlar gerekir. Görüntünün aslı, tarih-saat bilgisi, bildirimler ve emir geçmişi birlikte korunmalıdır.
Satış emrim her gün yeniden tabana taşınır mı?
Bu, verilen talimatın süresine ve kurumun sunduğu hizmete bağlıdır. Günlük emir ile sonraki gün yeniden iletilen talimat aynı kayıt değildir. Önceki günkü sıra önceliğinin korunduğu varsayılamaz; yeni iletimin zamanı ve koşulları belirlenmelidir.
Satmak istediğim varlık aslında yatırım fonu katılma payıysa?
TEFAS üzerinden verilen iade talimatında fonun emir kabul saati, değerleme günü, valör ve varsa tasfiye kararına bakılır. Bu yazıdaki taban fiyat ve emir kuyruğu hesabı o talimata uygulanmaz. Borsada işlem gören borsa yatırım fonu payında ise hangi piyasada emir verildiği ayrıca belirlenir. Fon satış talimatının gerçekleşmemesi
Av. Ahmet Karaca ile iletişim · 0531 336 09 81 · WhatsApp · ahmet@pegahukuk.com
