Yazar: Av. Ahmet Karaca · Mevzuat ve karar kontrolü:
Fon tasfiye ödemesinin hesabınıza gelmemesi, tek başına ödeme hakkınızın kaldırıldığı anlamına gelmez. Önce ödeme sırası ve nakit yetersizliği, MKK mutabakatı, net yatırım hesabı, hesap üzerindeki takyidat ve aktarım sorunu ile 7596 sayılı Kanun m.3/6 uyarınca verilen kişiye özgü ödeme dışlama kararı ayrılmalıdır. Gerçek bir dışlama varsa kararın dayandığı fiil, delil ve hesap eşleştirmesi öğrenilmeli; bilgi edinme başvurusu yapılırken dışlama işlemine karşı dava süresi de ayrıca korunmalıdır.
Bu rehber, 2 Kasım 2026 itibarıyla yürürlükteki 7596 sayılı Kanun ve SPK’nın 27.10.2026 tarihli 76/1903 sayılı kararı esas alınarak hazırlanmıştır. Fonların genel durumu için fon krizi ve yatırımcı hakları ana rehberine; ödeme hesaplaması ve hak sahipliği için fon ödemeleri rehberine başvurabilirsiniz.
Bu rehberdeki başlıklar
- Fon ödemesi neden yapılmıyor? Önce hangi durumun bulunduğunu belirleyin
- 7596 sayılı Kanun hangi fonlara uygulanır?
- 7596 m.3/6 uyarınca kimler ödeme dışında bırakılabilir?
- Mahkûmiyet olmadan dışlama yapılabilir mi? Masumiyet karinesi ne sağlar?
- Ödeme dışlama gerekçesi nasıl öğrenilir, hangi belgeler istenebilir?
- Bilgi edinme başvurusu ve BEDK itirazı nasıl işler?
- SPK ödeme dışlama kararına itiraz süresi: İYUK 7, 10 ve 11 ayrımı
- Ödeme dışlamasına karşı hangi itirazlar ileri sürülebilir?
- Dava kime karşı, hangi işlem için ve hangi mahkemede açılır?
- Yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
- Üç örnek: Aynı “ödeme yapılmadı” sonucu, farklı hukuki yol
- İtiraz dosyasında hangi belgeler bulunmalı?
- Sık sorulan sorular
- Mevzuat ve karar kaynakları
Fon ödemesi neden yapılmıyor? Önce hangi durumun bulunduğunu belirleyin
Bankanın ekranındaki “ödeme yok”, “işlem yapılamıyor” veya “incelemede” açıklaması hukuki sebebi tek başına göstermez. Başka bir yatırımcıya para yatmış olması da aynı fondaki herkesin aynı anda ve aynı miktarda ödeme alması gerektiğini kanıtlamaz. İlk başvuru, sorunu aşağıdaki nedenlerden hangisinin doğurduğunu ortaya çıkarmalıdır.
| Olası neden | Kontrol edilecek kayıt | İlk işlem |
|---|---|---|
| Fonun ödeme sırası veya likidite yetersizliği | Fon kodu, uygulanacak SPK kararı ve ödeme aşaması | Tasfiye kuruluşundan fon bazındaki durumun yazılı açıklanmasını isteyin. |
| MKK ve banka kayıtları arasında uyuşmazlık | Sicil, hesap, pay adedi, gerçekleşmeyen emir ve mutabakat | Hatalı kaydı ve dayanak belgeleri göstererek düzeltme isteyin. |
| Net yatırım hesabı veya ara ödeme sınırı | Nakit giriş ve çıkışları, değerleme tarihi, mahsup | Kişiye özgü hesap dökümünü isteyin. |
| Haciz, rehin, tedbir veya hesap sorunu | Takyidatın kaynağı, aktarım sonucu, hesap bilgileri | Takyidatın veya aktarım engelinin hangi işlemden kaynaklandığını belirleyin. |
| 7596 m.3/6 uyarınca ödeme dışlama | Kurul tespiti ve MKK’nın tasfiye kuruluşuna bildirimi | Karar ve dayanaklarını isteyip idari başvuru ve dava süresini değerlendirin. |
Ara ödemede 1 milyon TL, herkes için sabit ve koşulsuz bir ödeme tutarı değildir. Kanun ve 76/1903 sayılı karar, net yatırım tutarı, ilgili değerleme ve dağıtılabilir nakitle bağlantılı sınırlar getirir. Geri kazanım hesabından dağıtımda ise nihai dağıtım hariç asgari ödeme eşiğinin altında kalan tutarın kişi adına izlenerek sonraki dağıtımlara eklenmesi mümkündür. Bu durumların hiçbiri, kendi başına m.3/6 kapsamında dışlandığınızı göstermez.
7596 sayılı Kanun hangi fonlara uygulanır?
7596 sayılı Kanun, bütün yatırım fonları için genel bir tasfiye kanunu değildir. Kanunun m.1 ve m.2 hükümlerine göre kapsam, SPK’nın 17.09.2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı 27.10.2026 tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış fonlarla sınırlıdır. Fonunuzun kurucusunun adı kadar, fon kodu, tasfiye kararı ve tasfiyenin hangi tarihte tamamlandığı da önemlidir.
27.10.2026 tarihli 76/1903 sayılı ödeme usulü, bu gruptaki Tera, Pusula ve Atlas Portföy kuruculuğundaki fonları düzenler. Tera fonlarının tasfiyesini Türkiye İş Bankası; Pusula ve Atlas fonlarının tasfiyesini Ziraat Bankası yürütür. Daha sonra başka bir kararla tasfiyeye alınan bir fon, yalnız aynı kurucuya ait olduğu için bu kararın kapsamına girmez. Bu nedenle başvuruda fonun tam unvanı ve kodu mutlaka bulunmalıdır.
7596 m.3/6 uyarınca kimler ödeme dışında bırakılabilir?
Kanundaki dışlama, genel bir şüphe veya yatırımcı grubu üzerinden değil, belirli fiiller ve Kurul tespiti üzerinden kurulmuştur. İnceleme üç bağlantıyı birlikte ele almalıdır:
- Kanunda gösterilen fiil: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.104’teki piyasa bozucu eylemler, m.106’daki bilgi suistimali veya m.107’deki piyasa dolandırıcılığıyla ilgili bir fiil bulunmalıdır.
- Fonla bağlantı: Fiil, 17 Eylül kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından, bu fonlarla birlikte hareket edilerek veya fonların iştirakiyle işlenmiş olmalıdır.
- Kişiye özgü Kurul tespiti: Ödeme dışında bırakılan kişi veya kurumun fiili işlediği ya da bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilmelidir.
76/1903 sayılı kararın 9. maddesi, Kurulca tespit edilen kişi ve kurumların MKK tarafından tasfiye ile görevli kuruluşlara bildirilmesini de düzenler. Dolayısıyla bankanın elindeki ödeme engeli kaydı incelenirken, kaydın hangi Kurul tespitine dayandığı ve doğru sicil ile hesaba uygulanıp uygulanmadığı sorgulanmalıdır.
Sırf ilgili fondan pay almak, yükseliş döneminde yatırım yapmak, aynı hisseyi alıp satmak veya kazanç elde etmek, kanundaki bütün unsurların gerçekleştiğini kendiliğinden göstermez. Buna karşılık, olayın koşullarına göre işlem örüntüsü, emir ve para hareketleri, haberleşmeler, hesapların kullanımı ve ortak hareketi gösteren başka kayıtlar birlikte değerlendirmeye konu olabilir. Savunma, yalnız “yatırımcıyım” demekle sınırlı kalmadan kişiye yöneltilen somut tespiti karşılamalıdır.
Dışlamanın sonucu, kanunda belirtilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmamasıdır. Bunun kişinin her türlü malvarlığına elkonulması, ceza mahkûmiyeti veya genel bir alacak silinmesi işlemi olduğu varsayılamaz. Başka bir hukuki engel veya takip varsa onun dayanağı ayrıca incelenir.
Mahkûmiyet olmadan dışlama yapılabilir mi? Masumiyet karinesi ne sağlar?
7596 m.3/6, dışlamayı açıkça kesinleşmiş ceza mahkûmiyetine bağlamaz; Kurulun tespitini esas alır. Bu nedenle yalnız “hakkımda mahkûmiyet yok” açıklaması, maddedeki işlemi kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Aynı şekilde, bir suç duyurusunun veya soruşturmanın bulunması da kanundaki fon, fiil ve kişi bağlantılarının ayrıca gösterilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Masumiyet karinesi, kişi hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmadan kamu makamlarınca suçlu ilan edilmemesini güvence altına alır. İdari işlemin amacı, etkisi, kullanılan dil ve dayanakları birlikte incelenir. Ceza sorumluluğuna ilişkin savunma ile ödeme dışlamasının kanuni koşullarına ilişkin itirazın birlikte, fakat kendi hukuki çerçevelerinde hazırlanması gerekir.
Danıştay’ın SPK ilanı kararında yaptığı ayrım
Danıştay 13. Daire, 20.10.2022, E.2016/3597, K.2022/3777 sayılı kararında, SPK’nın suç duyurusu kararının bültende açıklanmasını somut ifadeler ve bağlamıyla incelemiştir. Davacı, ilan nedeniyle suçlu gösterildiğini ileri sürmüştür. Daire, kamu makamlarının masumiyet karinesini ihlal edebileceğini kabul etmiş; ancak incelenen bültende iddia edilen fiilin ve suç duyurusunun bildirildiğini, kesin suçluluk kanaati oluşturacak ifadeler bulunmadığını değerlendirerek bu bölüme ilişkin ret kararını gerekçe ekleyerek onamıştır.
Karar, “SPK açıklaması her durumda masumiyet ihlalidir” sonucunu desteklemez. Ödeme dışlamasına itirazda da yalnız işlem yapılmış olmasını değil, kişiye hangi fiilin nasıl atfedildiğini ve gerekçenin sınırını tartışmak gerekir. Bu kararın konusu 7596 kapsamında ödeme dışlama değildir. Resmî tam metin: Danıştay Kararlar Dergisi 2023/13, s.396–410.
Ödeme dışlama gerekçesi nasıl öğrenilir, hangi belgeler istenebilir?
Başvuru, mevcut kayıt ve belgeleri tarif etmelidir. “Neden paramı vermiyorsunuz?” sorusuyla yetinmek yerine fon ve hesap bilgileriyle bağlantılı, yanıtı denetlenebilir talepler oluşturulmalıdır:
- Ödemenin yapılmamasının m.3/6 dışlaması, mutabakat, hesaplama, ödeme sırası, takyidat veya aktarım nedenlerinden hangisine dayandığı.
- Varsa Kurul tespitinin tarihi, sayısı ve başvurucuya ilişkin karar bölümü.
- 104, 106 veya 107. maddeden hangisine dayanıldığı; ilgili dönem, işlem ve fon bağlantısı.
- Kişinin birlikte hareket ettiği yönündeki değerlendirmenin kendisiyle ilgili dayanakları.
- MKK bildiriminin tarih ve referansı; sicil, fon ve hesap eşleştirmesi.
- Pay adedi, ödeme hakkı ve net yatırım hesabının kişiye ilişkin dökümü; önceden yapılmış ödemeler.
- Kararın nasıl bildirildiği, varsa tebliğ belgesi ve belirtilen başvuru yolu.
Tasfiye kuruluşundan uyguladığı kayıt, SPK’dan ise bu kayda esas kişi hakkındaki tespit istenebilir. Hesabın bulunduğu dağıtıcı banka veya aracı kurum da pay ve hesap hareketlerinin temininde önem taşır. Her kuruma aynı genel dilekçeyi göndermek yerine, o kurumun elindeki kayıt belirtilmelidir.
7596 m.3/4’te kurumların SPK, YTM ve TMSF’ye bilgi verme yükümlülüğü düzenlenmiştir. Bu hüküm, yatırımcıya bütün inceleme dosyasına ve üçüncü kişilerin hesaplarına sınırsız erişim vermez. Bilgi edinme bakımından kişisel veriler, ticari sırlar ve soruşturmanın korunmasına ilişkin hükümler de değerlendirilir. Ret halinde somut hukuki dayanak, ayrılabilir kısımların verilmesi ve gerekiyorsa üçüncü kişi bilgilerinin karartılması talep edilebilir. Yeni bir uzman analizi hazırlatmak ile kurumda bulunan belgenin örneğini istemek de farklıdır.
Bilgi edinme başvurusu ve BEDK itirazı nasıl işler?
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca bilgi veya belgeye erişim kural olarak 15 iş günü içinde sağlanır. Kanunda belirtilen birimler veya kurumlar arası temin ve görüş alma gibi koşullarda süre 30 iş günü olabilir; uzatma ve gerekçesi ilk 15 iş günü bitmeden bildirilmelidir. Her başvuruda kendiliğinden 30 iş günü beklenmez.
Bilgi edinme istemi reddedilirse, ret gerekçesi ve başvuru yolları açıklanmalıdır. Ret kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yazılı itiraz edilebilir. Kurulun karar süresi 30 iş günüdür. Kurum hiç cevap vermezse, BEDK’nın resmî usul açıklamasına göre başvurudan itibaren 30 günün geçmesiyle istem reddedilmiş sayılır; bu durumda dava açma süresinin başladığı tarihten itibaren 15 gün içinde Kurula yazılı itiraz edilebilir. Kanuni erişim süresinin usulüne uygun uzatılıp uzatılmadığı ve gelen cevabın niteliği de başvuru dosyası üzerinden kontrol edilmelidir.
BEDK itirazının konusu belgeye erişimdir; ödeme dışlama kararının kaldırılması değildir. Bilgi edinme uyuşmazlığında dava süresini durduran düzenleme, esas dışlama işlemine karşı sürenin de otomatik durduğu biçiminde yorumlanmamalıdır. Belgeleri edinme süreci sürerken dışlamaya karşı idari başvuru veya dava gerekebilir.
SPK ödeme dışlama kararına itiraz süresi: İYUK 7, 10 ve 11 ayrımı
İdari yargıda bütün başvuruların tek süreye tabi olduğu düşüncesi hak kaybına yol açabilir. Hangi işlem veya hareketsizliğin hedeflendiği belirlenerek aşağıdaki yollar ayrılmalıdır.
Mevcut dışlama işlemine karşı dava ve İYUK m.11 başvurusu
Özel bir dava süresi öngörülmemişse idare mahkemelerinde genel süre İYUK m.7 uyarınca 60 gündür. Yazılı bildirim, öğrenme ve uygulama belgeleri somut olayda birlikte değerlendirilir. İnternette genel bir duyuru yayımlanmasıyla, belirli kişi hakkında karar verilmesi veya bu kararın kendisine bildirilmesi aynı olay değildir.
Dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması, dava açma süresi içinde üst makamdan; üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenebilir. İYUK m.11 şartlarını taşıyan başvuru işlemekte olan dava süresini durdurur. 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ret veya zımni ret sonrası süre, başvuruya kadar geçen bölüm de hesaba katılarak devam eder. Her ret cevabı yeni bir tam 60 gün yaratmaz.
Henüz işlem yoksa İYUK m.10
İdarenin hakkında işlem tesis etmesini veya belirli bir eylemi yapmasını isteyen kişinin başvurusu m.10 çerçevesinde değerlendirilebilir. 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu 30 gün içinde verilen cevap kesin değilse, ilgili cevabı ret sayıp dava açabilir veya kesin cevabı bekleyebilir; bu durumda dava süresi işlemez, ancak bekleme başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Kanun ayrıca, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, 30 günden sonra yetkili makamca verilen cevabın tebliğinden itibaren 60 günlük dava imkânını düzenler. Bu özel kural, mevcut bir dışlama kararına karşı m.11 takvimiyle karıştırılmamalıdır. Daha önce verilmiş bir karara karşı süreyi kaçırdıktan sonra aynı talebi “yeni başvuru” adıyla tekrarlamak, geçmiş dava süresini her durumda canlandırmaz. Önce mevcut karar ve başvuru geçmişi okunmalıdır.
Danıştay: CİMER’den yalnız gerekçe istemek dava süresini durdurmaz
Danıştay 12. Daire, 24.06.2025, E.2025/1445, K.2025/3366 sayılı kararında, EÜAŞ işçi alımındaki yaş koşuluna karşı açılan davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Davacı, CİMER’e yaptığı başvurunun dava süresini durdurduğunu savunmuştur. Daire, başvuruda yalnız yaş sınırının gerekçesi ve yasal dayanağının sorulduğunu; işlemin kaldırılmasına yönelik m.11 başvurusu bulunmadığını belirtmiştir.
Dosyadaki önceki iptal kararı, İdari Dava Daireleri Kurulunun 27.11.2024 tarihli E.2024/709, K.2024/2992 sayılı kararıyla süre yönünden bozulmuş; Daire bozmaya uymuştur. Bu nedenle önceki iptali, sonraki usul sonucundan kopararak kullanmak doğru olmaz. Fon yatırımcısı bakımından uygulanabilir ders, gerekçe istemekle işlemin geri alınmasını istemenin farklı olmasıdır. Karar işçi alımına ilişkindir; fon dışlamasının esası hakkında hüküm içermez ve 2025 kararında temyiz yolu açıktır. Resmî karar metni.
Kurul kararı, hesap kaydı ve tebligatlarınızın değerlendirilmesi için: Av. Ahmet Karaca · ahmet@pegahukuk.com
Ödeme dışlamasına karşı hangi itirazlar ileri sürülebilir?
Güçlü bir itiraz, kanundaki her unsur ile dosyadaki kayıt arasındaki ilişkiyi ele alır. Aşağıdaki ihtimallerin her biri belgeler destekliyorsa tartışılabilir:
- Kişi veya hesap hatası: Yanlış sicil, benzer ad, hatalı temsilci eşleştirmesi ya da kişiye ait olmayan işlemin atfedilmesi.
- Fiilin somutlaştırılmaması: Hangi işlem ve dönemin m.104, 106 veya 107 kapsamında değerlendirildiğinin gösterilmemesi.
- Fon bağlantısının kurulmaması: İleri sürülen fiille kanunda belirtilen fonlar ve birlikte hareket arasında gereken bağın açıklanmaması.
- Delilin eksik veya hatalı okunması: Emir kaydı, para kaynağı, vekâlet ve talimat ilişkisi ya da işlemin ekonomik nedeninin değerlendirilmemesi.
- Kapsam hatası: Farklı tasfiye kararına tabi fon veya başka bir hukuki engelin m.3/6 gibi uygulanması.
- Usul ve gerekçe sorunu: Kararı veren makam, kişi bakımından dayanak, kararın kapsamı ve etkili itiraz imkânının incelenmesi.
Her savunma somut kayda bağlanmalıdır. İşlemleri başka bir kişinin yaptığı ileri sürülüyorsa hesap kullanım yetkileri, emir kanalı, tarih, haberleşme ve para hareketleri birbirini doğrulamalıdır. Belgelenmeyen bir açıklama üretmek veya bütün hesap sahiplerinin birbirinden habersiz olduğunu varsaymak savunmayı güçlendirmez. Ceza dosyasındaki ifade ile idari başvurudaki olay anlatımının da tutarlı olması gerekir.
Dava kime karşı, hangi işlem için ve hangi mahkemede açılır?
SPK’nın kişiye ilişkin dışlama tespiti, MKK’nın bildirim kaydı ve bankanın uygulaması birbirine bağlı olmakla birlikte aynı işlem değildir. İptal davasında, kişinin hukuki durumunu etkileyen kesin ve uygulanabilir idari işlem belirlenmelidir. Yalnız karar hazırlığı niteliğindeki bir raporu veya bilgilendirme yazısını hedeflemek, esas uyuşmazlığın incelenmesini engelleyebilir.
Danıştay 13. Dairenin yukarıda incelenen 2022/3777 sayılı kararının diğer önemli yönü de budur: Daire denetim raporu ve suç duyurusuna ilişkin bölümleri, yaptırım tehdidiyle yerine getirilmesi gereken iade uyarısı ve diğer bağlayıcı taleplerden ayırmış; bazı bölümleri kesin ve uygulanabilir kabul ederek incelemeksizin ret kararını kısmen bozmuştur. Dışlama dosyasında da belgenin adı kadar doğurduğu hukuki sonuç önemlidir.
6362 m.134, Kurul kararlarına karşı idari davaların idare mahkemelerinde görülmesini ve başvuruların acele işlerden sayılmasını öngörür. “Acele iş” ifadesi, her SPK davasına İYUK m.20/A’daki ivedi yargılama usulünün ve o usulün sürelerinin otomatik uygulanması anlamına gelmez. Yer bakımından yetki, işlemi yapan makam ve uygulanabilir özel hükümlerle belirlenir.
7596 m.5/4’ün İstanbul idare mahkemelerini yetkili kılan hükmü, o fıkradaki TMSF tahsil ve takip işlemlerine ilişkindir. Bu hüküm, m.3/6 dışlamasına karşı her davanın da otomatik olarak İstanbul’da açılacağı biçiminde genişletilmemelidir. Tasfiye bankasının özel hukuk ilişkisinden doğan hesap veya tazminat uyuşmazlığının görevi de talebin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Düzenleyici SPK kararının kendisiyle kişiye uygulanması da ayrıdır. İYUK m.7/4 uyarınca düzenleyici işlemin uygulanması üzerine, koşulları varsa düzenleyici işlem, uygulama işlemi veya ikisi birlikte dava konusu edilebilir. Bireysel yatırımcı kanunun iptali için doğrudan Anayasa Mahkemesinde iptal davası açamaz; görülmekte olan davada uygulanacak hüküm yönünden Anayasa’ya aykırılık iddiasının değerlendirilmesi ise başka bir usuldür. Her yeni yazışma, her önceki düzenlemeye karşı süresiz dava hakkı yaratmaz.
Yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
İptal davası açılması, dışlama işleminin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 çerçevesinde açık hukuka aykırılık ve telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte gerekçelendirilerek yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Yanlış sicil eşleştirmesi gibi kayıtlar hukuka aykırılık iddiasını; tedavi gideri, zorunlu geçim veya diğer somut etkiler ise zararın ağırlığına ilişkin açıklamayı destekleyebilir. Salt parasal alacağın beklemesi her olayda yeterli kabul edilmez.
Talebin kabulü de, fonun bütün varlıklarının aynı anda nakde dönüşmesi veya hesabınıza belirli bir günde para yatması anlamına gelmez. Dışlama engeli ile fonun ödeme koşulları ayrıdır. Kararın uygulanması, hükmün kapsamı ve fonun mevcut durumu birlikte ele alınır.
AYM: Uzayan ödeme engelinde gerçek inceleme ve devam gerekçesi önemlidir
AYM Genel Kurulu, Ayşe Sabahat Gencer, B. No:2018/34950, 20.10.2022 kararında, Bank Asya’daki katılım fonu üzerine TMSF tarafından konulan blokeyi incelemiştir. Mahkeme, kamu zararını önlemek amacıyla başlangıçtaki geçici tedbiri elverişli ve gerekli bulmuştur. Buna karşılık beş yıl dört ayı aşan süreçte öngörülen incelemenin gerçekten yapıldığını gösteren kayıt bulunmamasını ve tedbirin sürdürülmesini haklı kılan nedenlerin denetlenmemesini dikkate alarak mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir.
Karar, geçici bir ödeme engelinin yalnız “inceleme sürüyor” denilerek belirsiz süre korunamayacağı bakımından önem taşır. Bankacılık mevduatına özgü bu karar, 7596 dışlamasını kendiliğinden kaldırmaz; karardaki özel inceleme süresi yatırım fonlarına doğrudan taşınamaz. İncelenen güvenceler, kişiye etkili itiraz imkânı verilmesi ve engelin somut nedenlerinin denetlenmesidir. Resmî tam metin, özellikle §§74–83.
Üç örnek: Aynı “ödeme yapılmadı” sonucu, farklı hukuki yol
Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır; belirli bir yatırımcı veya fon hakkında tespit içermez.
Örnek 1: Başka fondaki yatırımcı ödeme aldı
Aynı portföy şirketinin iki ayrı fonundan birinde ödeme yapılmış, diğerinde yapılmamıştır. Yatırımcının MKK kayıtları uyumludur ve kendisi hakkında m.3/6 tespiti bulunmadığı bildirilmiştir. Bu dosyada önce fonun ödeme sırası, karşılama oranı ve nakde dönüşen varlıkları incelenir. Yalnız diğer fona ödeme yapılmış olması üzerinden kişisel dışlama davası kurmak isabetli olmaz.
Örnek 2: Hesap eşleştirmesi yanlış
Banka, Kurul kararına dayalı dışlama kaydı bulunduğunu açıklamıştır; fakat bildirilen sicil veya hesap başvurucununkinden farklıdır. Kimlik, MKK ve hesap kayıtları birlikte sunularak hatanın giderilmesi istenir. Mevcut dışlama işlemine ilişkin bildirim ve öğrenilme belgeleri incelenerek dava süresi ayrıca korunur; yalnız kayıt düzeltme talebinin sonucunu belirsiz süre beklemekle yetinilmez.
Örnek 3: Birlikte hareket edildiği ileri sürülüyor
Kararda belirli tarih aralığındaki işlemler gösterilmiş, yatırımcı bu işlemlerin olağan bireysel yatırım kararı olduğunu savunmuştur. Savunma; para kaynağı, hesap kullanım yetkisi, emirler, haberleşmeler ve işlemin ekonomik açıklaması üzerinden hazırlanır. Mahkûmiyet bulunmaması belirtilse de esas tartışma, Kurulun ortak hareket sonucuna hangi somut kayıtlarla ulaştığı ve karşı delillerin nasıl değerlendirildiğidir.
İtiraz dosyasında hangi belgeler bulunmalı?
Fonun tam unvanı ve kodu, MKK sicili, hesap ekstreleri, fon alım-satım ve nakit hareketleri, gerçekleşmeyen emir kayıtları, banka açıklamaları, Kurul kararı ve bildirimler bir araya getirilmelidir. Başvuru ve tebligatlar için gönderim, teslim ve cevap tarihleri ayrı kaydedilmelidir. Kararın içeriği ile öğrenilme tarihini gösteren belgeler birlikte korunmalıdır.
Dosyanın talep kısmı da somut olmalıdır: gerekçenin ve ayrılabilir belgelerin verilmesi, yanlış kaydın düzeltilmesi, dayanağı gösterilen dışlamanın geri alınması, dava halinde ilgili işlemin iptali ve koşulları varsa yürütmenin durdurulması. Zararın tazmini ayrıca istenecekse zarar, nedensellik, süre ve uygun dava yolu bağımsız değerlendirilir. Her talebi tek dilekçede sıralamak, hepsinin aynı makam tarafından karara bağlanabileceği anlamına gelmez.
Ödeme tutarının hesabı veya gider kesintisi de uyuşmazlığa konuysa tasfiye raporu, giderler ve son hesap inceleme rehberi; fon zararından kimlerin hangi koşullarda sorumlu tutulabileceği için 7596 kapsamında şahsi sorumluluk ve TMSF takibi birlikte okunabilir.
Sık sorulan sorular
Fon ödemem yapılmadı. Ödeme dışında bırakılmış mı sayılırım?
Hayır. Ödeme sırası, nakit, mutabakat, hesaplama, takyidat veya aktarım sorunu da bulunabilir. M.3/6 kapsamında dışlama olup olmadığının ve varsa Kurul kararının yazılı açıklanmasını isteyin.
7596 kapsamında dışlanmak için kesinleşmiş mahkûmiyet gerekir mi?
M.3/6 böyle bir şart koymaz; kanunda belirtilen fiiller ve fon bağlantısı hakkında kişiye özgü Kurul tespitini esas alır. Tespitin delilleri, gerekçesi ve hukuka uygunluğu yargısal denetime konu olabilir.
Fonda payımın bulunması ödeme için yeterli mi?
Pay sahipliği MKK ve tasfiye kuruluşu kayıtlarıyla mutabık olmalıdır. Ayrıca m.3/6 dışlaması, hesaplama ve ödeme kuralları ile varsa takyidatlar incelenir. Ekranda pay görünmesi bütün bu soruları tek başına çözmez.
PBLK kaydı ödeme dışlaması anlamına gelir mi?
Tek başına gelmez. Gerçekleşmeyen talimata ilişkin pay blokajı ile m.3/6 tespiti farklıdır. Kanun m.3/5, 17 Eylül ve öncesinde iletilip temerrüt veya fiyat açıklanmaması nedeniyle gerçekleşmeyen, payları bloke edilmiş talimat sahiplerinin durumunu ayrıca düzenler.
CİMER’e başvurursam dava süresi durur mu?
Başvurunun içeriğine bağlıdır. Yalnız bilgi veya gerekçe istemek, dışlamaya karşı dava süresini otomatik durdurmaz. İYUK m.11 şartlarını taşıyan, süresinde ve yetkili makama yönelen geri alma veya değiştirme talebi ayrıca değerlendirilir.
BEDK ödeme dışlama kararını kaldırabilir mi?
BEDK’nın incelemesi bilgi edinme uyuşmazlığına ilişkindir. Dışlama işleminin geri alınması veya iptali için gerekli idari ve yargısal yollar ayrıca izlenmelidir.
SPK ödeme dışlama kararına karşı her durumda 60 gün mü vardır?
Özel süre yoksa idare mahkemelerinde genel kural 60 gündür. İşlemin niteliği, bildirim, öğrenme ve önceki başvurular takvimi değiştirebilir. TMSF ödeme emri gibi farklı işlemlerde özel kısa süreler bulunabilir.
Bankanın sözlü cevabı yeterli mi?
Hukuki sebebi, karar tarih ve sayısını, uygulanan sicil ve hesabı yazılı öğrenmek gerekir. Ancak yazılı cevabı beklerken öğrenilmiş bir işlemin dava süresinin güvenle durduğu varsayılmamalıdır.
Dava açınca ödeme hemen yapılır mı?
Hayır. Dava kendiliğinden yürütmeyi durdurmaz. Mahkeme kararının kapsamı yanında fonun nakit durumu, ödeme hesabı ve diğer hukuki engeller de sonucu etkiler.
İsmimi ödeme dışı listesinde göremiyorum. Dışlama yok diyebilir miyim?
Her kişisel tespitin herkesin erişimine açık bir listede yayımlandığı varsayılamaz. Kendi sicil ve hesabınıza uygulanan engelin kaynağını kurum kayıtlarından öğrenmeniz gerekir.
Mevzuat ve karar kaynakları
- 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, özellikle m.1–4, m.6/6 ve m.8.
- SPK Bülteni 2026/76, 27.10.2026 tarihli 76/1903 sayılı karar, özellikle 6–10. maddeler.
- SPK, 27.10.2026 tasfiye ve ödeme açıklaması, özellikle 9. soru.
- SPK Bülteni 2026/61, hesap, pay, emir ve takyidat mutabakatı hükümleri.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.7, 10, 11, 14, 20 ve 27; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m.104, 106, 107 ve 134.
- 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, m.7, 9, 11–13; BEDK, itiraz usulü açıklaması.
- Danıştay 12. Daire, 24.06.2025, E.2025/1445, K.2025/3366.
- Danıştay 13. Daire, 20.10.2022, E.2016/3597, K.2022/3777, Danıştay Kararlar Dergisi 2023/13, s.396–410.
- AYM Genel Kurulu, Ayşe Sabahat Gencer, B. No:2018/34950, 20.10.2022, özellikle §§74–83.
Dosyanıza özgü değerlendirme için: Av. Ahmet Karaca · ahmet@pegahukuk.com
