Son güncelleme: · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula
- Sanık hesap numarasını vermiş, parayı kendisi çekmiş ve teslim etmişti; Daire buna rağmen kastın ispatlanmadığını söyledi.
- Belirleyici olgu, hesabı isteyen kişinin dosyada kimliğiyle yer alması ve sanığın anlatımını doğrulamasıydı.
- Aynı Daire, karşılığında 300 TL alındığı anlatılan benzer bir olayda hesap sahibinin mahkûmiyetini onadı; iki dosya arasındaki en belirgin fark menfaattir.
- Karar basit dolandırıcılık (TCK 157) mahkûmiyetine ilişkindir; kast ölçütü 158/1-f dosyalarında da aynıdır.
- Kast ispatlanamıyorsa 158/4 indirimi değil beraat tartışılır; indirim ancak iştirak kabul edildiğinde gündeme gelir.
Yargıtay bu kararda ne dedi?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hesabını tanıdığına kullandıran ve hesabına gelen parayı çekip ona teslim eden sanığın mahkûmiyetini, beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu. Kararın belirleyici cümlesi şudur:
“sanık …’un hesap numarasının dolandırıcılık eylemi için kullanılacağını bilerek sanık …’a verdiğine ve gelen parayı çektiğine dair, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.”
Cümlenin ağırlığı iki yerdedir. Birincisi, çekim hem PTT tahsilat belgeleriyle hem sanığın kendi anlatımıyla sabitti; sanık parayı çektiğini saklamamıştı. Buna rağmen çekimi kastın kanıtı saymadı. Ölçü paranın kimin elinden geçtiği değil, hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağının bilinip bilinmediğiydi. İkincisi “savunmasının aksine” ifadesi: savunmayı çürütecek somut delili göstermek iddia makamına düşer. Böyle bir delil yoksa şüpheden sanık yararlanır ve kastı ispatlanamayan sanık için kanunun öngördüğü sonuç beraattir (TCK 21/1, CMK 223/2).
Hesap kullandırma dosyalarında kastın genel olarak hangi olgularla tartışıldığını IBAN ve hesap kullandırma suçunda beraat sayfasında ele aldık; bu yazı tek bir kararı ve onu aynı Daire’nin aksi yöndeki kararlarından ayıran olguları inceliyor.
Dosyada ne olmuştu?
Katılanın evine gelen ve kimlikleri tam belirlenemeyen iki kişi, yurt dışından ucuza getirecekleri bir arazi aracını ona da uygun fiyata satabileceklerini söyledi. Sonrasında masraf bahaneleri başladı. Karara göre bu kişiler katılandan
“gümrük parası, vs. işlemler bahanesiyle 4 kez toplamda 57.000 TL paranın havale edilmesini sağladıkları”
Paralar birden çok sanığın hesabına yatırıldı. Bu sanığın hesabına giden kısım 5.000 TL’ydi; karar, paranın sanığın hesabına yatırıldığını ve sanık tarafından çekildiğini PTT tahsilat belgeleriyle sabit sayıyor.
Sanığın beyanlarındaki anlatım şuydu: mahalleden tanıdığı bir kişi, borçları nedeniyle kendi hesabını kullanamadığını söyleyip PTT hesabı olup olmadığını sordu. Sanık hesap numarasını verdi, hesaba para gelince 5.000 TL’yi çekip o kişiye teslim etti. Hesabı isteyen kişi de yargılanıyordu ve numarayı kendisinin istediğini söyleyerek bu anlatımı doğruladı.
İlk derece mahkemesi ne karar verdi, Yargıtay ne yaptı?
Asliye ceza mahkemesi, dosyadaki önceki bir bozmanın ardından kurduğu hükümle (2017/516 E., 2019/981 K.) sanığı basit dolandırıcılıktan cezalandırdı:
“157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”
Suç uzlaştırma kapsamında olduğundan dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş, uzlaşma sağlanamamıştı. Sanık hükmü gerekçe göstermeden temyiz etti; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde bozma istedi. Daire temyiz incelemesini, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’na göre yaptı ve hükmü “Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle” bozdu. Dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderildi.
Mahkûmiyet 158/1-f’den değil TCK 157/1’den kurulmuştu; olayda hile katılanın evinde yüz yüze kurulmuş, para yalnızca PTT hesaplarına havale edilmişti. Kararın konusu olan kast meselesi ise suçun basit ya da nitelikli olmasından bağımsızdır. Dolandırıcılığın her şekli kastla işlenir (TCK 21/1) ve hesap sahibinin iştirak kastı, bilişim veya banka aracılığıyla işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) dosyalarında da aynı ölçüyle aranır. Bankanın yalnız ödeme aracı olduğu olaylarda vasfın neden 157’ye düştüğü Ceza Genel Kurulu kararı incelemesinde ayrıca anlatıldı.
Gerekçede hangi olgular belirleyici oldu?
Daire’nin gerekçesi tek bir cümleden ibarettir, ama içinde birbirini tamamlayan dört olgu yan yana durur:
“Sanık …’un alınan beyanlarında, suçlamaları kabul etmeyerek mahalleden tanıdığı temyiz dışı sanık …’ın borçları nedeniyle kendi hesabını kullanamadığını, PTT hesabı olup olmadığını sorarak hesabını kullanmak istediğini söylediği, kendisinin de bu teklifi kabul edip hesap numarasını verdiğini, daha sonra hesaba para geldiğini 5.000,00 TL parayı çekip temyiz dışı sanığa verdiğini beyan ettiği, temyiz dışı sanık …’ın da sanık …’dan hesap numarasını kendisinin istediğini beyan ederek sanık …’u doğrulaması karşısında”
- Hesabı isteyen kişi belli ve dosyadaydı. “Kimliğini bilmediğim biri” değil, mahalleden tanıdık ve aynı dosyanın sanığı.
- O kişi anlatımı doğruladı. Hesap numarasını kendisinin istediğini söyledi; savunma, karşı tarafın beyanıyla teyit edilmiş oldu.
- Anlatılan sebep sıradandı. Borçları yüzünden kendi hesabını kullanamayan bir tanıdığa yardım, dolandırıcılığın kurgusundan bağımsız, hayatın içinde karşılığı olan bir gerekçedir.
- Çekim saklanmadı. Sanık parayı çektiğini kendisi anlattı ve teslim ettiği kişiyi gösterdi; çekim, savunmanın parçası olarak kaldı.
Kararda olmayan şeyler de en az bunlar kadar önemlidir. Karar metninde sanığın paradan pay aldığına, katılanla temas kurduğuna ya da hesabını başka işlemlerde kullandığına dair bir tespit yer almıyor. Kast, bu boşluk doldurulmadan kurulamazdı.
Aynı Daire hangi olgularda aksi yönde karar verdi?
11. Ceza Dairesi parayı çekip teslim eden hesap sahiplerini her dosyada beraat ettirmiyor. Aşağıdaki tablo, benzer görünen olaylarda sonucu hangi olgunun değiştirdiğini gösteriyor.
| Karar | Hesap sahibinin yaptığı | Sonucu belirleyen olgu | Sonuç |
|---|---|---|---|
| E. 2021/27858, K. 2024/8214, 13.06.2024 | Tanıdığına hesap numarasını verdi, 5.000 TL’yi çekip ona teslim etti | Hesabı isteyen dosyada ve anlatımı doğruluyor; pay tespiti yok | Mahkûmiyet bozuldu; beraat gerekir |
| E. 2021/19057, K. 2025/7321, 17.06.2025 | İşvereninin talimatıyla hesabına gelen parayı çekip ona teslim etti | Bağımlı çalışma ilişkisi; fikir ve eylem birliği ispatlanamadı | Mahkûmiyet bozuldu; beraat gerekir |
| E. 2023/4180, K. 2024/12334, 23.10.2024 | Ricayla hesaplarını veren ve parayı ricacıya teslim eden tanıdıklar | Ricacı dosyadaki bir sanık; onun kendi savunmasındaki “meçhul müşteri” ise ispatlanamadı | Tanıdıklar için mahkûmiyet bozuldu; meçhul kişiye dayanan savunma reddedildi |
| E. 2021/26724, K. 2025/6719, 28.05.2025 | Talep eden kişiye hesap numarasını verdi, parayı çekip yönlendirilen kişiye teslim etti | Karşılığında 300 TL aldığını kendisi anlattı; parayı talep edene değil onun yönlendirdiği kişiye verdi | Hesap sahibinin mahkûmiyeti onandı; talep edenin beraati bozuldu |
| E. 2023/214, K. 2023/263, 24.01.2023 | Parayı şubeden ve ATM’den çekti, kredi kartı ve kira ödedi | Komisyon, kendi harcaması, kimliği bilinmeyen kişi anlatısı | 10 yıl hapis onandı; yardım eden talebi reddedildi |
| E. 2024/3326, K. 2024/13191, 07.11.2024 | Kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini verdi; parayı başkası çekti | Hesaba erişimin baştan devri | Müşterek fail; mahkûmiyet onandı |
| E. 2021/41301, K. 2026/4965, 04.05.2026 | Hesap suç günü açıldı, ertesi gün kapatıldı; “yakınım istedi” anlatısı ilk kez istinafta | Hesabın açılış-kapanış zamanı ve geç ortaya çıkan anlatı | İstinafın duruşmasız beraati bozuldu |
| E. 2021/31520, K. 2026/6446, 11.06.2026 | Parayı kredi kartı hesabına aldı ve harcadı; borçlu müşterisinin ödemesi sandığını söyledi | Savunma araştırılmadan verilen gerekçesiz beraat | Beraat bozuldu |
Tabloyu ayıran parayı kimin çektiği değildir: ilk dört satırda da para hesaplara gelip çekilmiş ve ricacıya ya da yönlendirilen kişiye teslim edilmişti. Sonucu değiştiren dört olgu var: hesabı isteyen kişinin kimliği ve doğrulaması, menfaat, hesaba erişimin devri ile paranın kişisel harcamada kullanılması ve anlatımın ne zaman, nasıl ortaya çıktığı. Beraat kararlarının bozulduğu son iki satır ise başka bir şeyi gösteriyor: savunma araştırılmadan verilen beraat da kalıcı değildir.
Aynı ayrım tek bir dosyanın içinde de görülüyor. Ricayla hesaplarını verip gelen parayı ricacıya teslim eden tanıdıklar hakkında Daire, bu kişilerin “hesaplarını kullandırmak suretiyle olaya katıldığının kabul edilemeyeceği”ni söyleyerek mahkûmiyeti bozdu. Aynı dosyada savunmasını “kim olduğunu ispatlayamadığı meçhul şahsa” dayandıran sanığın mahkûmiyeti ise onandı (E. 2023/4180, K. 2024/12334).
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26724, K. 2025/6719, 28.05.2025
Olay: Kendini polis olarak tanıtanlar katılana hesaplarının terör örgütünün eline geçtiğini söyleyip parayı sanıklardan birinin hesabına yatırttı. Hesap sahibi, diğer sanığın talebiyle numarasını verdiğini, parayı çekip yönlendirilen kişiye elden teslim ettiğini ve bunun için para aldığını aşamalarda değişmeden anlattı.
“bunun karşılığında da 300,00 TL para aldığını belirtmiş olup”
Uygulamaya etkisi: Olgular incelenen karara çok yakındır, vasıf da yine basit dolandırıcılıktır. En belirgin fark hesap sahibinin aldığı paydır; ayrıca para talep edene değil onun yönlendirdiği bir kişiye verilmişti ve talep edenin anlatımı doğruladığına dair bir tespit kararda yer almıyor. Daire hesap sahibi yönünden kısa bir onama gerekçesi yazdı; talep eden sanığın beraatini ise bozdu. Aynı anlatım, hesabı isteyen kişiyi mahkûm ettirmeye yeterli görüldü: hesap sahibinin tutarlı anlatımı yalnız kendisini değil zincirin bir üst halkasını da etkiler.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/214, K. 2023/263, 24.01.2023
Olay: Katılan, ticari ilişkisi olduğu yabancı şirketin müdüründen geldiğini sandığı e-postalarla 1.273.170 TL’yi dört seferde sanığın hesabına gönderdi. Sanık parayı şubeden ve ATM’den çekip açık kimliğini bilmediği bir kişiye teslim ettiğini, karşılığında yüzde 3 komisyon aldığını anlattı.
“Paranın gönderildiği hesabın sanığa ait olduğu, hesaba gelen paranın bizzat sanık tarafından çekildiği, gelen parayla kredi kartı ve kira ödemesi yapıldığı, sanığın parayı teslim ettiğinde komisyon aldığını savunduğu…”
Uygulamaya etkisi: 158/1-f-son ve 43/1’den verilen 10 yıl hapis onandı, yardım eden indirimi talebi reddedildi. Çekim burada tek başına değil; komisyon, gelen parayla kişisel borç ödenmesi ve ricacının kimliğinin bilinmemesiyle birlikte kastı oluşturdu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/41301, K. 2026/4965, 04.05.2026
Olay: Kendini polis olarak tanıtan kişi, katılandan parayı sanık adına açılmış bir hesaba yatırmasını istedi. Sanık savunmalarında suçla ilgisi olmadığını ve kimseyi tanımadığını söyledi; bir yakınının “vergi borcu nedeniyle hesapları kullanamayan müşterilerine” yardım için hesap numarası istediği anlatısı ilk kez istinaf dilekçesinde ortaya çıktı. Bölge adliye mahkemesi duruşma açmadan beraat verdi.
“suç tarihi olan 11.04.2016 tarihinde … Şubesinden açıldığı ve ertesi günü 12.04.2016 tarihinde …’da bulunan … … Şubesinden sanık …’in bizzat şubeye müracaatı ile ve imzasıyla hesabın kapatıldığı”
Uygulamaya etkisi: Anlatının özü incelenen karardakiyle neredeyse aynıdır: borcu yüzünden hesabını kullanamayan biri için hesap istendi. Fark zamanlama ve doğrulamadadır. Anlatı baştan değil istinafta kuruldu, adı geçen kişi dinlenmedi ve hesap suç günü açılıp ertesi gün kapatılmıştı. Daire, duruşma açılıp o kişinin dinlenmesini ve gerekirse hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/31520, K. 2026/6446, 11.06.2026
Olay: Kendini banka görevlisi olarak tanıtan kişi katılanın kart bilgilerini ele geçirdi; paranın bir kısmı sanığın kredi kartı hesabına aktarıldı. Sanık, borçlu bir müşterisinin borcunu bu yolla ödediğini ve gelen parayı harcadığını savundu; ilk derece mahkemesi gerekçe göstermeden beraat verdi.
“Öncelikle sanığın savunmasının doğruluğunun araştırılmasını teminen, savunmasında bahsettiği şekilde suç tarihi itibari ile esnaflık yapıp yapmadığının araştırılması”
Uygulamaya etkisi: Beraat de denetlenebilir bir gerekçeye ve araştırılmış bir savunmaya dayanmalıdır. Savunmada adı geçen kişi dinlenmeden, kullanılan hattın ve işlem IP’sinin kime ait olduğu araştırılmadan kurulan beraat bozulur. Daire ayrıca, kart bilgileri hileyle ele geçirildiği için eylemin sübutu hâlinde TCK 245/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Savunma neyi toplamalı, mahkeme neyi araştırmalı?
İncelenen kararda sanığı kurtaran, hesabı fiilen kullanan kişinin dosyada kimliğiyle yer alması ve anlatımı doğrulamasıydı. Savunmanın işi bu durumu belgelerle kurmaktır; ifade aşamasının genel hazırlığını dolandırıcılıktan ifadeye çağrıldım rehberinde anlattık.
- Hesabı isteyen kişiyi gösterin. Adı, ilişkiniz, tanışma biçimi, mesajlar ve aramalar; “bir tanıdık” yetmez.
- O kişinin dinlenmesini isteyin. Daire, hesap numarasını tanıdığının yanında verdiğini söyleyen sanığın savunmasını doğrulayan kişiler dinlenmeden kurulan mahkûmiyeti bozdu ve “gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla” tanık beyanı alınmasını istedi (E. 2021/20183, K. 2025/6675).
- Çekim ve teslimi saatiyle, yeriyle, kişisiyle anlatın. ATM veya şube kamerasında yanınızda biri varsa kimliğinin araştırılmasını isteyin (E. 2021/19701, K. 2025/3797).
- Menfaat yokluğunu ekstreyle gösterin. Bir pay aldıysanız saklamayın; ekstrede görünen bir ödemenin sonradan ortaya çıkması anlatımın tamamını değersizleştirir.
- İlk ifadeden itibaren aynı anlatımı kurun. Geç ortaya çıkan anlatı, aynı içerikte olsa bile güvenilirliğini kaybeder.
- Ricacı ortada yoksa paranın teslimden sonraki yolunu çıkarın. Gerçek kullanıcıya giden iz çoğu zaman oradan geçer.
Mahkemenin araştırma yükü de bu listeden çıkar. Savunmada adı geçen kişi dinlenmeli, gerekiyorsa hakkında suç duyurusunda bulunulmalı ve dosyalar birleştirilmelidir. Mağdur fail ile yüz yüze gelmişse usulüne uygun teşhis yaptırılmalıdır; Daire, ricayla hesap veren tanıdıklar hakkındaki mahkûmiyeti bozarken katılanın tanıdığı kişilerin sanıklar olup olmadığının “…mümkünse bizzat, mümkün olmadığı takdirde fotoğrafları çekilerek teşhisi yaptırılması” gerektiğini söyledi (E. 2023/4180, K. 2024/12334). Beraat verilecekse de gerekçe bu araştırmalara dayanmalıdır.
İncelenen dosyada sanığın lehine olan, hesabı isteyen kişinin aynı dosyanın sanığı olması ve anlatımı doğrulamasıydı. Pek çok dosyada bu kişi ya bir takma addan ibarettir ya da ortadan kaybolmuştur. Savcılık ve mahkeme de çoğu zaman yalnız paranın geldiği hesabın sahibini bulabiliyor; başka şüpheli yoksa ceza ona kalıyor. O kişiyi dosyaya sokan şey, çoğu zaman paranın hesaptan sonra izlediği yoldur. Para birkaç ara hesaptan sonra kripto varlığa, çoğunlukla TRON ağında USDT’ye çevrildiyse iz kaybolmaz: banka transferi bankalar cevap verene kadar kapalı kalırken blokzinciri ağındaki transferler aynı gün izlenebilir, varılan borsadan da hesabın kimlik ve giriş kayıtları istenebilir. PEGA Hukuk bu dosyalarda banka ve kripto bacaklarını tek şemada gösteren teknik uzman raporu hazırlıyor; takip ettiğimiz pek çok dosyada bu iz, paranın hesap sahibinden sonra kime ulaştığını ve hesap sahibine pay kalmadığını kayıtla göstermeye yaradı.
TCK 158/4 yürürlüğe girdikten sonra bu karar ne anlama geliyor?
TCK 158/4 (7589 sayılı Kanun m.13; RG 31.07.2026), dolandırıcılığa iştiraki hesap veya kart vermekle sınırlı kalan kişinin cezasını yarı oranında indirir. İndirim iştirakin varlığını varsayar; yani önce kişinin dolandırıcılığa bilerek katıldığı kabul edilmelidir. İncelenen karar bir adım önceki soruyu cevaplar: kast ispatlanmadıysa iştirak yoktur, indirim de tartışılmaz; sonuç beraattir. Savunma bu yüzden kademeli kurulur: önce beraat, ancak iştirak kabul edilirse 158/4.
Kararın sanığı gibi parayı kendi eliyle çekip teslim etmiş biri için 158/4’ün değeri sınırlı olabilir. Fıkra katkının “vermek fiiliyle sınırlı” olmasını arıyor; parayı çekmek bu sınırın dışında sayılabilir. Bu bir metin yorumudur ve Ekim 2026 itibarıyla 158/4’ü yorumlayan yayımlanmış bir Yargıtay kararı yoktur. Ama parayı çekmiş hesap sahipleri için asıl kapının bu karardaki kast ölçütü olduğunu gösterir. Hangi katkının hangi ceza aralığına düştüğü IBAN kiralama ve hesap kullandırma cezası yazısında; fıkranın geçmişe etkisi ve uyarlama TCK 158/4 ve IBAN mağdurları yazısında.
Bu karar her dosyada beraat getirir mi?
Hayır. Kararın olguları dardır: tek seferlik bir işlem, 5.000 TL, mahalleden bir tanıdık, onun doğrulayan beyanı ve dosyada hiçbir pay tespitinin bulunmaması. Bunlardan biri değiştiğinde sonuç da değişebilir; karşılığında 300 TL alındığının anlatıldığı dosyada mahkûmiyetin onanması bunun en yakın örneğidir.
Karar bir bozma kararıdır; nihai sonucu yeniden yargılamada belli olacaktır. Vasıf basit dolandırıcılıktır ve dosya eski usul hükümlerine göre incelenmiştir. Bu farklar kast ölçütünü değiştirmez, ama kararı dilekçede kullanırken olgusal benzerliği somut olarak kurmak gerekir. Beraatle sonuçlanan diğer dosya türleri nitelikli dolandırıcılıkta beraat kararları yazısında toplandı.
Sık sorulan sorular
Hesabıma gelen parayı çekip başkasına verdim; kesin ceza alır mıyım?
Hayır, kesin değil. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, parayı çekip tanıdığına teslim eden sanık hakkında hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bildiğine dair şüpheden uzak delil bulunmadığı için beraat gerektiğini söyledi. Ancak komisyon aldıysanız, parayla kendi borcunuzu ödediyseniz ya da parayı verdiğiniz kişinin kimliğini gösteremiyorsanız aynı Daire mahkûmiyetleri onayabiliyor.
Arkadaşım istediği için hesabımı kullandırdım; beraat için ne gerekir?
Arkadaşınızın kimliğini, ilişkinizi ve hesabı neden istediğini gösteren somut kayıtlar ve mümkünse onun sizi doğrulayan beyanı gerekir. Anlatımınızın ilk ifadeden itibaren aynı kalması, paradan pay almadığınızın ekstreyle görülmesi ve arkadaşınızın tanık olarak dinlenmesini istemeniz sonucu belirler. Yargıtay, savunmayı doğrulayan kişiler dinlenmeden kurulan mahkûmiyetleri bozuyor.
Bu karar TCK 158/1-f dosyalarında da kullanılabilir mi?
Evet. Karar basit dolandırıcılık mahkûmiyetine ilişkin olsa da konusu hesap sahibinin kastıdır ve dolandırıcılığın her şekli kastla işlenir. Nitelikli dolandırıcılıkta da hesap sahibinin iştirak kastı aynı ölçüyle aranır. Dilekçede kullanırken kendi dosyanızdaki olguların karardaki olgulara benzerliğini, özellikle hesabı isteyen kişinin kimliğini ve doğrulamasını somut olarak göstermek gerekir.
Parayı çekip teslim ettiysem 158/4 indiriminden yararlanabilir miyim?
Belirsiz. TCK 158/4 katkının hesap veya kart bilgisi vermekle sınırlı olmasını arıyor; parayı çekmek bu sınırın dışında sayılabilir. Ekim 2026 itibarıyla bu konuda Yargıtay kararı yoktur. Parayı çekmiş hesap sahibi için daha güçlü yol, kastın ispatlanmadığını gösterip beraat istemektir; indirim ancak ikinci kademe talep olarak ileri sürülmelidir.
Hesabımı isteyen kişiye ulaşılamıyorsa ne olur?
Savunma zayıflar, çünkü doğrulayan bir beyan olmaz ve mahkemeler kimliği gösterilemeyen kişiye dayanan anlatımları suçtan kurtulmaya yönelik sayabiliyor. Bu durumda o kişiyi dosyaya sokmanın yolu paranın teslimden sonraki izidir: aktarıldığı hesaplar, kripto borsası kayıtları, kullanılan hatlar. Gerçek kullanıcının kimliği bu kayıtlarla ortaya çıkarsa savunma somut bir kişiye bağlanır.
Hükmüm kesinleşti; bu karardan yararlanabilir miyim?
Bir Yargıtay kararının yayımlanması tek başına kesinleşmiş hükmü açmaz. Hesabı kullanan kişinin başka bir dosyadaki ikrarı gibi yeni delil varsa yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK 311/1-e). İştirak kabul edilmiş ve katkı hesap vermekle sınırlıysa 158/4 indirimi hükmü veren mahkemeden istenir (TCK 7/2, 5275 m.98/1-a); infazdaki hükümlü ayrıca 7589 geçici m.1/7 uyarınca zararı altı ay içinde gidererek etkin pişmanlıktan yararlanabilir.
İlgili rehberler
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) — bentler, cezalar, savunma ve güncel Yargıtay kararlarını toplayan ana rehber
- IBAN kiralama ve hesap kullandırma cezası — suç vasıfları ve örnek ceza hesapları
- Nitelikli dolandırıcılıkta beraat kararları — Yargıtay’ın beraat dediği dosya türleri
- Dolandırıcılıktan ifadeye çağrıldım — ilk adımlar ve ifade hazırlığı
- TCK 158/4 ve IBAN mağdurları — yarı indirimin şartları ve uyarlama
- IBAN ve hesap kullandırma suçunda beraat — kastın tartışıldığı olgular
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7, 21, 37, 39, 157, 158 (7589 sayılı Kanun m.13 ile eklenen dördüncü fıkra dâhil) — mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.223, 311 — mevzuat.gov.tr
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m.98 — mevzuat.gov.tr
- 7589 sayılı Kanun, m.13 ve geçici m.1 (RG 31.07.2026, Sayı 33326) — Resmî Gazete
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/27858, K.2024/8214, 13.06.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/26724, K.2025/6719, 28.05.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/214, K.2023/263, 24.01.2023 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/3326, K.2024/13191, 07.11.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/41301, K.2026/4965, 04.05.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/31520, K.2026/6446, 11.06.2026 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/19057, K.2025/7321, 17.06.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2023/4180, K.2024/12334, 23.10.2024 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/20183, K.2025/6675, 27.05.2025 — karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/19701, K.2025/3797, 20.03.2025 — karar metni
Güncelleme notu: 15.10.2026: İlk yayın. Hesabına gelen parayı çekip tanıdığına teslim eden sanığın mahkûmiyetini kast ispatı yetersizliğiyle bozan Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararı, aynı Daire’nin aksi yöndeki kararlarıyla karşılaştırmalı olarak ve TCK 158/4 sonrasındaki anlamıyla incelendi.
Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti
Hesabınıza gelen parayı çektiğiniz için mi yargılanıyorsunuz?
Hesabı sizden isteyen kişiyi ve paranın teslimden sonraki yolunu dosyaya kazandıracak savunmayı birlikte kurmak için avukatlık ve danışmanlık desteğine WhatsApp veya e-postayla ulaşabilirsiniz.
Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com
Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.
Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası
Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir.
