Yazar: Av. Ahmet Karaca · İlk yayın: 3 Kasım 2026 · Güncelleme:
İdari dava açma süresi, özel bir süre yoksa Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür. Ancak doğru son günü bulmak için yalnız bu sayılar yeterli değildir: hangi işlem veya eyleme karşı dava açılacağı, sürenin hangi bildirimle başladığı ve idareye yapılan başvurunun niteliği belirlenmelidir. İYUK m.10 yeni bir işlem talebini, m.11 mevcut işleme karşı idari başvuruyu, m.12 işlemden doğan tazminatı, m.13 ise idari eylemden doğan tazminatın ön başvurusunu düzenler. Fon krizinde SPK kararını iptal ettirmekle denetim eksikliği nedeniyle SPK’dan tazminat istemek aynı takvime tabi değildir.
İdari yargıda haklı olmak ile haklılığın incelenebilmesi ayrı meselelerdir. Dava açma süresi geçerse mahkeme, işlemde hukuka aykırılık veya idarenin davranışında hizmet kusuru bulunup bulunmadığını incelemeden davayı reddedebilir. Buna karşılık sırf olayın üzerinden zaman geçmiş olması da her davanın süresinin dolduğunu göstermez. Başlangıç tarihi ve uygulanacak usul, somut belgelere göre belirlenir.
Bu rehber, süre hesabının ortak kurallarını ve farklı başvuruların birbirinden nasıl ayrılacağını açıklar. Fon yatırımcıları bakımından ayrıca SPK kararına iptal davası ve SPK’ya tazminat başvurusu ve tam yargı süreleri birlikte değerlendirilmelidir.
İdari dava açma süreleri: hangi yol, hangi takvim?
Aşağıdaki tablo genel sistemi gösterir. Özel kanundaki süre ve başvuru yolu önce kontrol edilir; örneğin idare tarafından verilen her para cezası idare mahkemesinde ve 60 gün içinde dava edilmez.
| Hukuki durum | Genel süre ve başlangıç | Hesabı değiştiren nokta |
|---|---|---|
| İdare mahkemesinde veya Danıştayda iptal davası | Özel süre yoksa 60 gün; kural olarak yazılı bildirimi izleyen gün | İlanı gereken düzenleyici işlem, üçüncü kişinin öğrenmesi ve özel kanun ayrıca incelenir. |
| Vergi mahkemesinde dava | Özel süre yoksa 30 gün | Verginin türüne göre tebliğ, tahsil, ödeme veya tescil gibi m.7/2-b olayları belirleyici olabilir. |
| İYUK m.10 işlem veya eylem yapılması talebi | 30 gün cevap yoksa zımni ret; ardından uyuşmazlığa ait dava süresi | İlk 30 günde kesin olmayan cevap ve daha sonra gelen cevap için m.10/2’de ayrı hükümler vardır. |
| İYUK m.11 mevcut işleme itiraz | Dava süresi içinde uygun makama başvuru süreyi durdurur; ret veya 30 günlük sessizlikten sonra kalan süre işler. | Başvurudan önce geçen günler silinmez. m.20/A ve m.20/B’de m.11 uygulanmaz. |
| İdari işlem nedeniyle tazminat, m.12 | Doğrudan tam yargı veya iptalle birlikte dava; ayrıca maddede belirtilen koşullarla iptal yargılaması ya da icra sonrasında tam yargı | İptal davasında verilen kararı ve kanun yolu kararını bildiren tebligatlarla icra tarihinin birbirinden ayrılması gerekir. |
| İdari eylem nedeniyle tazminat, m.13 | Öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her hâlde eylemden itibaren 5 yıl içinde idareye başvuru; açık ret veya 30 günlük sessizlik sonrasında genel olarak 60 gün içinde dava | Eylemin idariliği, zarar ve illiyetin ne zaman öğrenilebildiği içtihatlarla birlikte değerlendirilir; beş yıl serbest bekleme süresi değildir. |
| İYUK m.20/A kapsamındaki ivedi davalar | 30 gün | Kanunda sayılan uyuşmazlıklara özgüdür; m.11 başvurusu süreyi durdurmaz. |
| İYUK m.20/B kapsamındaki merkezî ve ortak sınavlar | 10 gün | Her eğitim uyuşmazlığı bu kapsama girmez; m.11 uygulanmaz. |
Temel dayanak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7–13, 20/A ve 20/B maddeleridir. Dava açma süresi; istinaf, temyiz, yürütmenin durdurulmasına itiraz ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süreleriyle karıştırılmamalıdır.
Süreyi hesaplamadan önce talebi belirleyin
- Ortada sizi etkileyen kesin bir idari karar var mı?Varsa iptal istemi için m.7, idareden kararını değiştirmesini istemek için koşulları varsa m.11 incelenir.
- Henüz tesis edilmemiş bir işlemin yapılmasını mı istiyorsunuz?Başvurunun gerçek konusu m.10 olabilir. Süresi geçmiş eski kararı yeniden tartışmaya açan dilekçenin başlığına “m.10” yazmak yeterli değildir.
- Bir idari kararın yol açtığı zararı mı istiyorsunuz?m.12’nin doğrudan tam yargı, iptalle birlikte dava ve sonradan tam yargı seçenekleri değerlendirilir.
- İdarenin fiilî davranışı veya hizmeti yürütmemesinden doğan zarar mı söz konusu?m.13’teki ön başvuru ile bir ve beş yıllık süreler gündeme gelir. Somut uyuşmazlığın işlem mi eylem mi olduğu tartışmalıysa iki olası takvim de korunmalıdır.
Fon krizindeki “devlete dava açmak” ifadesi bu ayrımları tek başına karşılamaz. Tasfiye kararını kaldırma talebi, SPK’nın belirli bir tedbir alması talebi, SPK’nın denetim hizmetindeki eksiklik nedeniyle tazminat ve özel şirketin yatırımcıya borcu ayrı hukuki ilişkilerdir. Dava konusu, davalı ve süre her ilişki için ayrı belirlenir.
İYUK m.7: 60 gün kuralı ne zaman uygulanır?
m.7, özel kanunda ayrı süre bulunmayan davaların genel süresini düzenler. İdari uyuşmazlıklarda esas, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren hesaplamadır. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilanı izleyen gün başlar. Adresi belli olmayan kişiye özel kanun uyarınca ilan yoluyla bildirim yapılması ise m.7/3’te ayrı düzenlenmiştir: özel kanunda aksi yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Bu yol, düzenleyici işlemin genel ilanıyla aynı değildir.
Bir işlemin çok sayıda kişiyi etkilemesi, tek başına onun düzenleyici işlem olduğunu göstermez. Belirli şirket veya fonlar hakkında alınan kararın niteliği, dayandığı mevzuat ve bildirim usulü incelenir. Bu nedenle SPK bülteni, KAP açıklaması, bankanın müşteriye mesajı ve UETS tebligatı tek bir “duyuru tarihi” altında birleştirilmemelidir.
Düzenleyici işlemin uygulanması üzerine m.7/4, koşulları oluştuğunda düzenleyici işleme, uygulama işlemine veya ikisine birlikte dava açma imkânı verir. Ancak her yazışma uygulama işlemi değildir. Eski düzenlemenin kaldırılması için sonradan gönderilen dilekçeye verilen cevap da kendiliğinden yeni bir dava süresi oluşturmaz. Bu sınır, m.10 ve zımni ret rehberindeki SPK kararında somut olarak görülür.
İYUK m.10: idare cevap vermezse
İlgili kişi, kendisi hakkında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılmasını idareden isteyebilir. Otuz gün boyunca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Bu sessizlik, talebin kabulü anlamına gelmez; kişiye ret üzerine dava yolunu kullanma imkânı sağlar. Ardından uyuşmazlığın tabi olduğu dava süresi hesaplanır.
İlk otuz gün içinde gelen cevap kesin değilse başvuranın iki seçeneği vardır: cevabı ret sayıp dava açmak veya kesin cevabı beklemek. Bekleme tercih edilirse dava süresi işlemez; fakat bekleme başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Ayrıca m.10/2’nin son cümlesi, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, otuz günden sonra yetkili makamın cevap vermesi üzerine tebliğden itibaren altmış günlük özel dava imkânı öngörür.
Bu üç durumun—tam sessizlik, süresinde kesin olmayan cevap, geç gelen cevap—aynı takvimde gösterilmesi hatalıdır. Dört aylık süre her başvurana tanınmış genel bekleme hakkı değildir. Ayrıntılar ve örnekler İYUK m.10 başvuru ve cevap süreleri yazısındadır.
İYUK m.11: başvuru yeni 60 gün verir mi?
Hayır. m.11 koşullarını taşıyan başvuru, işlemeye başlamış süreyi durdurur; daha önce geçen günleri ortadan kaldırmaz. İdari dava açılmadan ve dava süresi dolmadan önce, işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan; üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenir. Açık ret veya otuz gün cevapsızlık sonrasında kalan günler işlemeye devam eder.
Altmış günlük sürenin yirmi günü geçtikten sonra usulüne uygun bir m.11 başvurusu yapılmışsa ret sonrasında kural olarak kırk gün kalır. İkinci bir dilekçe vererek takvimi sınırsız durdurmak mümkün değildir. Ayrıca özel başvuru usulleri ve m.20/A–20/B istisnaları kontrol edilmelidir. m.11 rehberi, kalan gün hesabını ve CİMER başvurusunun hangi şartlarla önem taşıyabileceğini ayrıca açıklar.
İYUK m.12 ve m.13: iptal süresi ile tazminat süresi neden farklıdır?
İşlemden doğan zarar için m.12: İlgili, süresinde doğrudan tam yargı davası açabilir veya iptal ile tazminatı birlikte isteyebilir. Önce iptal davası açılmışsa, m.12’deki kararın yahut kanun yollarına başvurulmuşsa verilen kararın tebliğine bağlı seçenek ayrıca incelenir. İşlemin icrası nedeniyle doğan zararlar bakımından icra tarihi de maddede düzenlenmiştir. “Önce bütün yargılama kesinleşsin, sonra düşünürüm” yaklaşımı tebligat takibini ikame etmez.
Eylemden doğan zarar için m.13: Kural olarak dava açmadan önce idareye tazminat başvurusu yapılır. Bir yıllık ve beş yıllık başvuru süreleri ile başvurudan sonraki dava süresi ayrı aşamalardır. İdarenin açık ret cevabı tebliğ edilmişse ertesi gün; cevap verilmemişse otuz günlük sürenin bitimini izleyen gün dava takvimi bakımından önem taşır. m.10’un dört aylık bekleme hükmü m.13’e otomatik taşınmaz.
Fonun tasfiyesinin bitmesini beklemek her durumda süreyi korumaz. Öte yandan fonun değer kaybettiği gün idari kusurun ve zararla bağlantısının da mutlaka öğrenildiği söylenemez. Tam da bu nedenle SPK tam yargı süreleri rehberinde öğrenme belgeleri ve farklı sonuçlara ulaşan içtihatlar birlikte ele alınmıştır.
Süre nasıl sayılır? İki varsayımsal hesap
İYUK m.8 uyarınca tebliğ, yayım veya ilan günü hesaba katılmaz; takip eden gün birinci gündür. Hafta sonları ve resmî tatiller aradaki günlere dahildir. Son gün tatile rastlıyorsa süre izleyen çalışma gününün sonunda biter. Bu yüzden altmış gün, iki ay veya altmış iş günü değildir.
Örnek 1: genel 60 günlük dava süresi
İdari işlemin 1 Ekim 2026 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, özel süre bulunmadığını ve süreyi etkileyen bir başvuru yapılmadığını varsayalım. İlk gün 2 Ekim’dir. 2–31 Ekim arasında 30 gün, 1–30 Kasım arasında 30 gün vardır. Altmışıncı gün 30 Kasım 2026 Pazartesi olur. Aradaki 29 Ekim tatili süreyi bir gün uzatmaz.
Örnek 2: m.10 kapsamında cevap verilmeyen talep
m.10’a uygun başvurunun 1 Eylül 2026 tarihinde yetkili makam kayıtlarına girdiğini ve hiçbir cevap verilmediğini varsayalım. Otuz günlük cevap dönemi 1 Ekim’de tamamlanır. Genel altmış günlük dava süresi 2 Ekim’den sayılır ve 30 Kasım 2026 Pazartesi gününe ulaşır. Başvurunun m.11 veya m.13 kapsamında olması, özel süre bulunması yahut süresinde kesin olmayan cevap verilmesi farklı inceleme gerektirir.
Bir tarihi takvime yazmadan önce başlangıcın hukuken doğru seçildiği doğrulanmalıdır. Bu örnekler belirli fon yatırımcısının son gününü belirlemez. Bildirim ve tatil ayrıntıları için tebligat, UETS ve süre başlangıcı rehberine bakılabilir.
Süre kurallarını içtihatlarla nasıl okumalı?
Geç başvurunun yeni tutarla tekrarlanması: SPK kararı
Danıştay 13. Daire, 13.11.2023, E.2021/3300, K.2023/4728 kararında SPK’nın denetim ve gözetim görevini yerine getirmediği ileri sürülmüştür. Daha önce aynı konularda açılan davalar, ilgili kişinin iddia ettiği ihlalleri yıllar önce bildiğinin göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Çok sonra aynı gerekçelerle yeni tazminat miktarı belirlenerek yapılan başvuru, geçmiş süreyi canlandırmamıştır. Süre ret sonucu Danıştay tarafından kesin olarak onanmıştır.
“bu başvurunun zımnen reddi sonrası açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkânı bulunmadığı”
Alıntı, Danıştay kararında aktarılan ilk derece gerekçesindendir; onama sonucu bu gerekçeye karşı bozma nedeni bulunmadığını gösterir. Karar, her SPK tazminat davasının geç olduğunu söylemez. Eski başvurular ve dava dilekçeleri de öğrenme tarihinin delili olabileceğinden, süre incelemesine yalnız son başvurudan başlanamayacağını gösterir. Kararın tam metni.
İdarenin rolünün sonradan anlaşılması: Ayfer Gündoğan ve diğerleri
AYM, Ayfer Gündoğan ve diğerleri, B. No: 2020/12751, 22.01.2025 kararında ölüm olayı sonrasında alınan çelişkili bilirkişi raporları ve farklı kişilerin sorumluluğu tartışılmıştır. Mahkemenin öğrenme başlangıcına ilişkin katı yorumu, başvurucuların esaslı itirazları karşılanmadan süre ret sonucuna götürmüş; AYM mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılamaya karar vermiştir.
Bu bir fon veya SPK kararı değildir. Buradaki ilke, olayın öğrenilmesiyle idarenin eylem veya eylemsizliğinin zararla bağlantısının öğrenilmesinin her vakada aynı gün olmayabileceğidir. Karar “ceza yargılaması bitene kadar her zaman beklenebilir” şeklinde okunamaz. Kararın özellikle 34–43. paragrafları.
Fon krizinde hangi işlemin süresi ayrı tutulmalı?
Fon yatırımcısının takviminde en azından şu ayrımlar yapılmalıdır: SPK’nın tasfiye veya tedbir kararı; daha sonra alınan değişiklik kararı; kişiye özgü ödeme veya hak sahipliği işlemi; denetim eksikliğine dayanan zarar; banka, kurucu veya portföy yönetim şirketiyle özel hukuk uyuşmazlığı. Sonradan yapılan bir ödeme, önceki idari kararın iptal süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz. Savcılık soruşturması da idari süreleri genel olarak askıya alan bir mekanizma değildir.
İptal davası açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; İYUK m.27 çerçevesinde yürütmenin durdurulması ayrıca değerlendirilir. İptal sonucu da otomatik tazminat anlamına gelmez. Zarar, hukuka aykırılık veya sorumluluk sebebi ve illiyet ilişkisi, ilgili dava türünün koşullarıyla ortaya konulmalıdır.
Fon uyuşmazlıklarının özel hukuk ve ceza boyutu fon krizinde dava, şikâyet ve zamanaşımı takvimi içinde; doğru yargı kolu ise fon davalarında görevli mahkeme rehberinde ayrıca açıklanmıştır.
Süre incelemesi için hangi belgeler gerekir?
- Dava konusu kararın tamamı, tarihi, sayısı ve varsa dayandığı başka kararlar.
- Tebligat zarfı, mazbata veya UETS delil kaydı; yalnız SMS veya ekranın açıldığı tarih yeterli değildir.
- SPK bülteni, KAP duyurusu ve ilgili kişinin işlemi öğrendiğini gösteren yazışmalar.
- İdareye verilen her başvurunun tam metni, ekleri, gönderim ve kurum kayıt tarihleri.
- Açık veya ara cevapların tamamı ve tebliğ belgeleri; “işleme alındı” bildirimlerinin hukuki içeriği.
- Tazminat için zarar, idarenin rolü ve bunların bağlantısının ne zaman öğrenildiğini gösteren kayıtlar.
- Önceki davalar, görevsizlik kararları ve kesinleşme belgeleri; bunlar yeni dosyadan ayrı tutulmamalıdır.
İdari yargı dışında açılan davanın görev yönünden reddinde İYUK m.9 ve şartları varsa m.13/2 ayrıca incelenir. Yanlış mahkemeye gitmiş olmak süresiz bir telafi hakkı yaratmaz; ilk başvurunun zamanı, görevsizlik kararının kesinleşmesi ve sonraki otuz günlük dönem birlikte değerlendirilir.
Sık sorulan sorular
İdari dava için her zaman 60 günüm var mı?
Hayır. Altmış gün genel kuraldır; vergi davalarında genel süre otuz gündür. Özel kanunlar ve İYUK m.20/A–20/B gibi hükümler farklı süreler öngörebilir. Önce uyuşmazlığın hangi yargı yoluna ve usule tabi olduğu belirlenir.
CİMER’e yazdım; dava sürem durdu mu?
Başvurunun adı veya gönderildiği platform tek başına yeterli değildir. Talebin m.11 kapsamında olması, doğru makama süresinde ulaşması ve özel bir istisna bulunmaması gerekir. Bilgi istemek, şikâyette bulunmak ve işlemin geri alınmasını istemek aynı değildir.
İdare hiç cevap vermedi. İstediğim zaman dava açabilir miyim?
Hayır. Zımni ret, idarenin susmasına rağmen dava yolunun kullanılabilmesini sağlar; başvuru sahibini sürelerden kurtarmaz. m.10’daki geç cevap hükmü ise kendi şartları içinde ayrı değerlendirilir.
Mahkeme süre aşımını karşı taraf söylemese de inceler mi?
Evet. Süre aşımı, İYUK m.14 ve m.15 çerçevesinde mahkemenin kendiliğinden incelediği ilk inceleme konularındandır. Dosyanın esasına ilişkin güçlü deliller bulunması bu kontrolü ortadan kaldırmaz.
Adli tatil bütün süreleri durdurur mu?
Hayır. İYUK m.8/3’ün koşulları oluştuğunda, çalışmaya ara verme döneminde biten kanundaki süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Aradaki günler takvimden silinmez; idareye başvuru ve cevap bekleme süreleri için otomatik uzama varsayılmamalıdır. Mahkemenin çalışmaya ara vermeden yararlanıp yararlanmadığı da incelenir.
Bir süre geçtiyse bütün hukuki yollar kapanır mı?
Her talep ayrı değerlendirilir. Bir işlemin iptal süresinin geçmesi, başka bir zarar iddiasının veya özel hukuk talebinin mutlaka sona erdiği anlamına gelmez. Ancak farklı bir talep adı kullanarak aynı geçmiş süre yeniden başlatılamaz.
Kaynaklar ve bağlantılı rehberler
- 2577 sayılı İYUK: m.7–15, 20/A, 20/B, 27 ve 61.
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu: Kurul kararlarına karşı yargı yolu, m.134.
- Danıştay 13. Daire, E.2021/3300, K.2023/4728, 13.11.2023.
- AYM, Ayfer Gündoğan ve diğerleri, B. No: 2020/12751, 22.01.2025.
- İYUK m.10: başvuru, zımni ret ve geç cevap; İYUK m.11: süreyi durduran başvuru ve kalan gün hesabı.
- Tebligat, UETS, öğrenme ve süre başlangıcı; SPK’dan tazminat istemenin süreleri.
Bu rehber genel hukuki bilgi içindir. Somut başvuru ve dava süresi; karar, tebligat, önceki başvurular ve uyuşmazlığın niteliği birlikte incelenerek belirlenir.
