Kira Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu: Şartlar, Süre ve Azami Miktar

Kira Sözleşmelerinde Kefilin Sorumluluğu-pegahukuk
Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca — İstanbul Barosu Sicil No 92414|Son güncelleme: 26 Eylül 2026
Kısa cevap
Kira sözleşmesine kefil olan kişi; kefalet yazılı yapılmış, sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi (müteselsil kefalette bu sıfat da) kefilin kendi el yazısıyla yazılmışsa ve kefil evliyse, kanundaki istisnalar dışında, eşinin yazılı rızası en geç sözleşmenin kurulduğu anda alınmışsa sorumludur (TBK m. 583/1, 584). Sorumluluk her durumda yazılan azamî miktarla sınırlıdır (m. 589/1). Gerçek kişinin kefaleti, sözleşmenin kurulmasından itibaren on yıl geçince kendiliğinden sona erer (m. 598/3). Kefili kira sözleşmesindeki cezai şarttan sorumlu tutan kayıt kesin olarak hükümsüzdür (m. 589/4).
Öne çıkanlar
  • Şekil: Yazılı sözleşme, azamî miktar ve kefalet tarihi şart; miktar, tarih ve müteselsil kefil sıfatı kefilin el yazısıyla yazılır (TBK m. 583/1).
  • Evli kefil: Eşin yazılı rızası sözleşmeden önce veya en geç imza anında alınır (m. 584/1); ticaret siciline kayıtlı işletme sahibinin veya ticaret şirketi ortağı ya da yöneticisinin işletme veya şirketle ilgili kefaletlerinde rıza aranmaz (m. 584/3).
  • Tavan: Kefil hiçbir durumda yazılan azamî miktarın üzerinde sorumlu tutulamaz (m. 589/1).
  • Süre: Gerçek kişi kefaleti on yıl sonra kendiliğinden biter; uzatma en erken bitimden bir yıl önce, kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamayla ve en fazla on yıllık yeni bir dönem için yapılabilir (m. 598/3–5).
  • Uzayan dönem: Kiranın uzayan yılları için kefilin sorumluluğu, süre ve miktar sözleşmede açıkça gösterilmemişse ilk kira dönemiyle sınırlı kalabilir.
  • Takip gelirse: Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren 7 gündür (İİK m. 62/1); kısmi itirazda miktar açıkça gösterilmelidir.

Kira sözleşmesinde kefalet ne zaman geçerli olur?

Kira sözleşmesindeki kefalet dört şekil şartını birlikte taşımalıdır: yazılı olması, kefilin sorumlu olacağı azamî miktarın yazılması, kefalet tarihinin yazılması ve bu miktar ile tarihin (müteselsil kefalette ayrıca müteselsil kefil sıfatının) kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi. Kefil evliyse ayrıca eşin yazılı rızası gerekir (m. 584). TBK m. 583/1, yazılı şekil, azamî miktar veya kefalet tarihi eksikse kefaletin geçerli olmayacağını açıkça söyler; miktar, tarih ve varsa müteselsil kefil sıfatının kefilin el yazısıyla yazılmasını da şart olarak arar.

Kefalet, kefilin kiraya verene karşı kiracının borcunu ödememesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir (m. 581). Kira sözleşmesinin altına “kefil” diye atılan imza, bu şartları taşımıyorsa kefili bağlamaz. Örneğin azamî miktar yalnızca matbu olarak yazılmış ve kefil tarafından el yazısıyla tekrarlanmamışsa el yazısı şartı karşılanmamış olur.

ŞartDayanakEksikse sonuç
Yazılı şekilTBK m. 583/1Kefalet geçerli olmaz
Azamî miktarTBK m. 583/1Kefalet geçerli olmaz
Kefalet tarihiTBK m. 583/1Kefalet geçerli olmaz
Miktar ve tarihin kefilin el yazısıyla yazılmasıTBK m. 583/1Kanun bu el yazısını “şart” olarak arar
Müteselsil kefil sıfatının el yazısıyla yazılmasıTBK m. 583/1, m. 586m. 586’daki, borçluya gitmeden kefili takip etme imkânı doğmaz
Evli kefilde eşin yazılı rızasıTBK m. 584/1Kefalet geçerli kurulmuş olmaz (istisnalar m. 584/3)

Kefalet imzalandıktan sonra kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler (örneğin azamî miktarın yükseltilmesi) de aynı şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz (m. 583/3). Kira artışı nedeniyle kefalet tavanını yükseltmek isteyen kiraya veren, yeni azamî miktarı ve tarihi kefilin el yazısıyla içeren yazılı bir beyan almalı (m. 583/1, 583/3); kefil evliyse ve m. 584/3 istisnası yoksa eşin yazılı rızasını da almalıdır (m. 584/1–2).

Evli kişi kefil olurken eşinin rızası gerekir mi?

Evet. Evli bir kişi, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadıkça ve yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak eşinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Rızanın kefalet sözleşmesinden önce ya da en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması gerekir; sonradan alınan onay bu şartı karşılamaz (TBK m. 584/1).

Bazı kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili verilen kefaletler bunlardandır (m. 584/3). Örneğin bir ticaret şirketinin kiraladığı iş yeri için şirket ortağının verdiği kefalette eşin rızası gerekmez.

Kefil kira borcunun ne kadarından sorumludur?

Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde yazılan azamî miktara kadar sorumludur (TBK m. 589/1). Kira borcu bu tavanı aşarsa aşan kısım kefilden istenemez. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kefil, azamî miktarla sınırlı olmak üzere şunlardan sorumludur (m. 589/2):

  • Asıl borç, yani ödenmeyen kira bedeli, ile kiracının kusuru veya temerrüdünün yasal sonuçları;
  • Kiraya verenin, kefilin borcu ödeyerek önleyebileceği uygun bir süre önce kefile bildirmesi koşuluyla, kiracıya karşı yönelttiği takip ve dava masrafları;
  • İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler.

Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, kiracının yalnızca kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur (m. 589/3). Kefalet tarihinden önce birikmiş kira borcu, ayrı ve açık bir hüküm yoksa kefile yüklenemez.

Cezai şart kefile yüklenemez. Kefilin ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 589/4). Kira sözleşmesindeki bir cezai şart kiracı bakımından geçerli olsa bile, kefilin bu kalemden sorumlu olacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür; takipte cezai şart kalemi kefilden istenemez.

Kefalet ile kiracının verdiği güvence (depozito) farklı şeylerdir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya yüklenen güvence üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m. 342/1); m. 342 kiracının vereceği güvenceyi düzenler; kefilin tavanı m. 583/1 ve 589/1 uyarınca kefalet metnindeki azamî miktardır.

Kefil kaç yıl sorumlu olur?

Bir gerçek kişinin verdiği her türlü kefalet, kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak on yıl geçince kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m. 598/3). Kefalet on yıldan uzun bir süre için verilmiş olsa bile kefil, uzatma veya yeni kefalet yoksa ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir (m. 598/4).

DurumKuralDayanak
Asıl borç sona erdiKefil de borcundan kurtulurTBK m. 598/1
Gerçek kişi kefaletiKuruluştan itibaren 10 yıl sonra kendiliğinden sona ererTBK m. 598/3
Süre uzatımıEn erken bitimden 1 yıl önce, kefalet şekline uygun yazılı açıklamayla, en fazla 10 yıllık yeni dönemTBK m. 598/5
Süreli kefaletKefil sürenin sonunda borcundan kurtulurTBK m. 600
Süresiz kefaletBorç muaccel olunca kefil (müteselsil kefalette kanunun öngördüğü hâllerde), alacaklıdan bir ay içinde kiracıya karşı takip ve dava haklarını kullanmasını ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir; alacaklı bunu yapmazsa kefil kurtulurTBK m. 601

Kefalet belli bir süre için verilmişse (süreli kefalet), kefil bu sürenin sonunda borcundan kurtulur (m. 600). Bu nedenle kiraya verenin, süre dolmadan kefile başvurması önem taşır.

Kefil uzayan kira döneminden de sorumlu mu?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır (TBK m. 347/1). Kira böyle kendiliğinden uzarken kefilin sorumluluğu otomatik olarak uzamaz.

Bu konu TBK’da açıkça düzenlenmemiştir; kural Yargıtay içtihadına dayanır. Buna göre kefilin sorumluluğunun uzayan kira süresi bakımından da devam edebilmesi için bu hususun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması ve kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azamî hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olduğunun gösterilmesi gerekir; kefil, ne kadar süreyle kefil olacağını bilmediği bir yükümlülük altına sokulamaz. Aşağıdaki iki karar, TBK’nın 01.07.2012’de yürürlüğe girmesinden önce ve 818 sayılı Borçlar Kanunu dönemine ait sözleşmeler hakkında verilmiştir.

Yargıtay 6. HD., E. 2012/2694, K. 2012/6759, T. 07.05.2012

“Somut olayda; takip dayanağı olan kira sözleşmesi 01.02.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, davalı …, kira sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Kira sözleşmesinde uzayan dönemlere ilişkin kira parasının artış miktarı ve kefilin sorumluluğunun kira sözleşmesinin bitimine kadar devam ettiği kararlaştırılmış ise de, kefilin azami sorumlu olacağı süre ve kira miktarı belirlenmemiştir. Bu nedenle kefilin uzayan dönemde de kefaletinin devam edeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersiz olup, kefilin sorumluluğu, sözleşmede belirlenen bir yıl kira süresi ile sınırlıdır. Takibe konu kira alacağı 2009 yılı Ekim ayı kirası ile 2009 Şubat ayından Ekim ayına kadar uzayan döneme ilişkin kira farkından kaynaklanmaktadır. Kefil ilk yıl sonrası yenilenen döneme ilişkin kira borcundan sorumlu tutulamaz. Bu nedenle davalı kefil … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.”

Karar metninden alıntı.

Yargıtay 6. HD., E. 2012/4793, K. 2012/6413, T. 20.04.2012

“Somut olayda; Takibe Konu Kira akdi 15.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, temyiz eden davalı …, kira sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamıştır. kira sözleşmesinin hususi şartlar 16. maddesinde “kefilin kefaleti kiracı kiralananda kaldığı sürece devam eder” düzenlemesi kabul edilmiş ayrıca kira sözleşmesinin 6. maddesinde uzayan dönemlerde kira parasının %10 arttırılacağı kararlaştırılmıştır. Taraflarca kira parasının artış miktarı sözleşmede belirlenmiş ise de, kefilin azami sorumlu olacağı süre belirlenmemiştir. Bu nedenle kefilin uzayan dönemde de kefaletinin devam edeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersiz olup, kefilin sorumluluğu, sözleşmede belirlenen bir yıl kira süresi ile sınırlıdır. Takibe konu alacak 2010 yılı 7. aydan 2011 yılı Ocak ayına kadar olan kira parasına ilişkindir. Kefil kira sözleşmesini aşan kısımdan sorumlu tutulamayacağından, bu husus değerlendirilerek, bir karar verilmesi gerekirken, takip konusu miktarın tamından sorumlu tutulması doğru değildir.”

Karar metninden alıntı.

Kararlarda, kefaletin “kira sözleşmesinin bitimine kadar” veya “kiracı kiralananda kaldığı sürece” devam edeceğini söyleyen kayıtlar, azamî süre gösterilmediği için uzayan dönemler bakımından geçersiz sayılmıştır. Kiraya veren açısından ihtiyatlı yol şudur: uzayan dönemler için kefalet isteniyorsa kefilin sorumlu olacağı azamî süre ve azamî miktar sözleşmeye açıkça yazılmalı; kanun el yazısını miktar, tarih ve müteselsil sıfat için aradığından, azamî sürenin de kefilin el yazısıyla yazdırılması ispat bakımından ihtiyatlıdır.

Adi kefil ile müteselsil kefil arasındaki fark nedir?

Fark, kiraya verenin kefile hangi aşamada gidebileceğindedir. Adi kefalette kiraya veren kural olarak önce kiracıya başvurmak zorundadır (istisnalar m. 585); müteselsil kefalette ise kiracı temerrüde düşmüş ve ihtar sonuçsuz kalmışsa ya da kiracı açıkça ödeme güçsüzlüğü içindeyse doğrudan kefile başvurabilir.

Adi kefil (TBK m. 585)Müteselsil kefil (TBK m. 586)
Kime önce gidilir?Önce kiracıyaKiracıyı takip etmeden kefile gidilebilir
Doğrudan kefile gitmeKesin aciz belgesi, Türkiye’de takibin imkânsızlığı veya önemli ölçüde güçleşmesi, iflas, konkordato mehliKiracının ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açık ödeme güçsüzlüğü
ŞekilGenel şartlar (m. 583)Genel şartlara ek olarak müteselsil kefil sıfatı el yazısıyla (m. 583/1)

Aynı kira borcuna birden fazla kişi birlikte kefil olmuşsa her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için kefile kefil gibi sorumludur; müteselsil kefil olarak imza atanların her biri, kendi azamî miktarıyla sınırlı olarak (m. 589/1), borcun tamamından sorumlu olur (m. 587/1–2).

Kefile icra takibi gelirse ne yapılmalı?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür (İİK m. 62/1); kira alacağı bonoya dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü takip ve farklı süreler gündeme gelir. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilecekse itiraz edilen kısım ve miktar açıkça gösterilmelidir; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (m. 62). Kefil açısından kontrol sırası şöyledir:

  1. 1
    Tebliğ tarihini kaydedin
    Yedi günlük süre tebliğ tarihinden işler. Zarfı ve tebligat parçasını saklayın.
  2. 2
    Kefalet metnini inceleyin
    Yazılı şekil, azamî miktar, kefalet tarihi ve el yazısı şartlarını (TBK m. 583) ve gerekiyorsa eşin yazılı rızasını (m. 584) kontrol edin. Eksiklik varsa kefaletin geçersizliğini itirazda açıkça ileri sürün; el yazısının veya imzanın size ait olmadığını savunuyorsanız bunu ayrıca ve açıkça belirtin (İİK m. 62).
  3. 3
    Tutarı tavanla karşılaştırın
    Takip tutarı azamî miktarı aşıyorsa aşan kısma itiraz edin (m. 589/1) ve bu kısmı rakamla gösterin.
  4. 4
    Kalemleri ayırın
    Sözleşmede aksi (m. 589/3 için açıkça) kararlaştırılmamışsa, kefalet tarihinden önceki kira borcu ve işlemiş bir yıllık ile işlemekte olan yıla ait akdî faizi aşan kısım kefilden istenemez; cezai şart ise her durumda istenemez (m. 589/2–4).
  5. 5
    Süreleri hesaplayın
    Kefalet on yılı doldurmuşsa (m. 598/3), süreli kefalette süre geçmişse (m. 600) veya takip, sözleşmede azamî süre ve miktar gösterilmeden uzayan döneme aitse bunu itiraz sebebi yapın.
  6. 6
    Kiracının savunmalarını kullanın
    Kira ödenmiş, takas edilmiş veya zamanaşımına uğramışsa kefil, kiracının bu def’ilerini ileri sürme hakkına sahiptir ve sürmek zorundadır (m. 591).

İtiraz eden kefile karşı kiraya veren, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir; itirazın haksızlığına karar verilirse kefil, alacaklının talebi üzerine, hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m. 67/2). Takibe itiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kefil ise ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümlere göre istirdat davası açabilir (İİK m. 72/7).

Kira borcunu ödeyen kefil parayı kiracıdan geri alabilir mi?

Kural olarak evet. Kefil, kiraya verene ödediği ölçüde onun haklarına halef olur ve bu hakları asıl borç muaccel olunca kiracıya karşı kullanabilir (TBK m. 596/1). Rücu hakkının zamanaşımı, kefilin kiraya verene ödeme yaptığı anda işlemeye başlar (m. 596).

Ödeme yapan kefil durumu kiracıya bildirmek zorundadır. Bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kiracı da aynı borcu kiraya verene öderse kefil rücu hakkını kaybeder; bu durumda kefilin kiraya verene karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan hakkı saklıdır (m. 597).

Sık sorulan sorular

Kefil azamî miktarı el yazısıyla yazmadıysa sorumlu olur mu?

Kanun, kefilin sorumlu olduğu azamî miktarı ve kefalet tarihini kendi el yazısıyla belirtmesini şart olarak arar (TBK m. 583/1). Yazılı şekil, azamî miktar veya tarih eksikse kefalet geçerli olmaz; kefil bunu itirazında açıkça ileri sürmelidir.

Kiraya veren kiracıya gitmeden doğrudan kefile başvurabilir mi?

Kefil müteselsil kefilse, kiracı ifada gecikmiş ve ihtar sonuçsuz kalmışsa ya da kiracı açıkça ödeme güçsüzlüğü içindeyse evet (m. 586/1). Adi kefilde kiraya veren kural olarak önce kiracıya başvurmalıdır (m. 585).

Kira kefaleti kaç yıl sürer?

Gerçek kişinin verdiği kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren on yıl geçince kendiliğinden sona erer (m. 598/3). Kefalette daha kısa bir süre yazılmışsa bu sürenin sonunda kefil borcundan kurtulur (m. 600).

Kefil kira sözleşmesindeki cezai şarttan sorumlu mu?

Hayır. Kefilin ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür (m. 589/4).

Kefil, kefil olmadan önceki kira borçlarından sorumlu mu?

Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa hayır; kefil yalnızca kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlardan sorumludur (m. 589/3).

Eşimin rızası olmadan kefil oldum, kefalet geçerli mi?

Ayrılık kararı veya yasal ayrı yaşama hakkı yoksa ve m. 584/3’teki istisnalardan biri söz konusu değilse, eşin yazılı rızası olmadan verilen kefalet geçerli kurulmuş olmaz (m. 584/1).

Kira arttıkça kefilin sorumluluğu da artar mı?

Kefilin tavanı kefalet metnindeki azamî miktardır (m. 589/1). Tavanı yükselten sonraki değişiklikler, kefalet şekline uyulmadıkça ve kefil evliyse eşin yazılı rızası alınmadıkça hüküm doğurmaz (m. 583/3, 584/2).

Ödeme emrine kaç gün içinde itiraz edilir?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine (İİK m. 62/1).

Kaynaklar

İlgili rehberler

Güncelleme notu — 26.09.2026: Yazı, 6098 sayılı TBK m. 342, 347 ve 581–603 ile İİK m. 62, 67 ve 72’nin konsolide metinlerine göre yeniden düzenlendi; eşin rızası, sorumluluğun kapsamı, on yıllık süre, adi–müteselsil kefalet farkı, icra takibinde itiraz ve rücu bölümleri eklendi.
Kira kefaleti nedeniyle takip veya ihtar mı aldınız?
Kefalet metnini, azamî miktarı ve süreleri birlikte inceleyelim; itiraz süresi yedi gündür. Av. Ahmet Karaca — 0531 336 09 81 (telefon ve WhatsApp) · PEGA Hukuk & Danışmanlık, Kartal/İstanbul.
Ofis: Pega Kartal Residence No:6A Kat: 32 Daire:197 Kartal/İstanbul · 0537 573 15 15
Sorumlu avukat
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu'na kayıtlı (Sicil No 92414), kripto varlık hukuku, blockchain adli bilişim ve bilişim hukuku alanlarında çalışan; on-chain transfer takibi ve kripto varlık uzman raporları hazırlayan bir avukattır. PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmakta; İstanbul Barosu'nda ve üniversitelerde blockchain hukuku eğitimleri vermektedir. Ortak Avukat, Head of Blockchain. Bu sayfa 26 Eylül 2026 tarihinde güncellenmiştir.

Bu sayfadaki bilgiler genel nitelikte hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat atıfları yayın tarihindeki konsolide metinlere (mevzuat.gov.tr) göredir; her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Etiketler: [etiketlerim]