Borsaya girdiğinizde daha önce satın aldığınız coin görünmüyor. Arama kutusunda adı çıkmıyor, satış ekranı açılmıyor veya bakiyenin yanında yalnızca “çekim” seçeneği kalmış. Destek birimi ise haftalar önce gönderilmiş bir delist duyurusuna yönlendiriyor. Böyle bir durumda üç farklı sorunun birbirine karışması kolaydır: Varlık hâlâ mevcut mu, o platformda satılabiliyor mu ve platform size neyi teslim etmek zorunda?
Delist, bir kripto varlığın belirli platformun işlem listesinden çıkarılmasıdır. Tek başına blockchain üzerindeki varlığın yok olması, müşterinin bakiye üzerindeki hakkının silinmesi veya her zararın borsadan talep edilebilmesi anlamına gelmez. Uyuşmazlığın ağırlık noktası; kararın gerekçesi, müşteriye yapılan bildirim, gerçekten açık tutulan çıkış yolları ve bu süreçte meydana gelen somut kayıptır. Token dönüşümü, ağ değişikliği ve fork söz konusu olduğunda bunlara yeni varlığın kime, hangi kayıt üzerinden tahsis edildiği de eklenir.
Türkiye’deki çerçevenin merkezinde SPK’nın III-35/B.2 sayılı Tebliği bulunur. Ancak aynı marka altında çalışan Türkiye şirketi ile yabancı şirketin sözleşmeleri birbirinin yerine kullanılamaz. Önce hesabın hangi tüzel kişi nezdinde bulunduğu belirlenmelidir. Bu yazıdaki Türkiye düzenlemelerine dayanan açıklamalar, ilgili hizmetin bu düzenlemelerin kapsamına girdiği durumlar içindir; yabancı platformdaki olayda uygulanacak hukuk ve kararın icrası ayrıca incelenir.
Coin delist olunca paranıza gerçekte ne olur?
En basit senaryoda yalnızca bir işlem çifti kapanır. Örneğin bir tokenın TL ile alım satımı kaldırılırken başka işlem çiftleri veya transfer hizmeti devam edebilir. Daha kapsamlı bir kararda varlık tüm spot işlem listesinden çıkarılır, açık emirler iptal edilir ve müşteriye başka cüzdana çekim imkânı tanınır. Başka bir senaryoda ise ağ güvenliği bozulduğu için transferler de durdurulur. Bu üç olay için aynı iade talebini göndermek, sorunun anlaşılmasını geciktirir.
Ekrandaki Türk lirası karşılığının sıfır görünmesi de tek başına bakiyenin silindiğini kanıtlamaz. Platform fiyat akışını kapatmış, tokenı ayrı bir bakiyeler bölümüne taşımış veya eski sembolü yeni sembolle değiştirmiş olabilir. Buna karşılık yalnızca “görüntüleme hatası” açıklaması da yeterli değildir. Müşteri bazlı hesap dökümünde adet, varlığın kimliği ve bu adedin hangi işlem nedeniyle değiştiği görülebilmelidir. Fiyat göstergesiyle saklanan miktarı ayrı incelemek gerekir.
Blockchain üzerinde aynı tokenın dolaşmaya devam etmesi, onun kolaylıkla nakde çevrilebileceğini göstermez. Alıcı bulunmayan bir piyasada son işlem fiyatı yüksek görünebilir; büyük tutarlı satış denemesi ise fiyatı çok daha aşağı taşıyabilir. Hukuki değerlendirmede varlığın mevcudiyeti, transfer edilebilirliği ve ekonomik olarak gerçekleştirilebilir değeri ayrı başlıklardır. Birinin kanıtlanması diğer ikisini kendiliğinden ispatlamaz.
Bu nedenle ilk yapılacak iş, hesabın tüm bakiyeler ve işlem geçmişi ekranlarını dışa aktarmaktır. Delist duyurusunun bağlantısı, yayın zamanı ve varsa sonradan değişen metni korunur. Bakiye görünmüyorsa platformdan ilgili varlığın müşteri hesabındaki hareket dökümü istenir. Duyurunun görülmemiş olması nedeniyle hemen panikle satış veya kontrolsüz cüzdan bağlantısı yapılması, başlangıçtaki uyuşmazlığa yeni bir kayıp ekleyebilir.
SPK düzenlemesindeki yedi gün kuralı ve istisnaları
III-35/B.2 sayılı Tebliğin 23. maddesi, listeden çıkarma işlemlerini tek bir süreye bağlamaz. Olağan usulde platform, kendi prosedüründeki kıstasların artık sağlanmadığını bir değerlendirme raporuyla ortaya koyarak delist kararı alabilir. İkinci ve üçüncü fıkralardaki istisnalar dışında, müşterilere kayıtlı iletişim araçları üzerinden en az yedi gün önceden bildirim yapılmalıdır. Metindeki ifade “yedi gün”dür; “yedi iş günü” değildir. Bu süreyi MASAK’ın başka amaçla düzenlenmiş işlem erteleme süresiyle karıştırmamak gerekir.
| Kararın dayanağı | Önceden bilgilendirme | Önemli ayrım |
|---|---|---|
| Platformun listeleme kıstaslarının artık sağlanmaması | İstisnalar dışında en az yedi gün | Kayıtlı iletişim araçları üzerinden müşteriye bildirim gerekir. |
| Global ölçekteki bir platformun ilgili varlığı listeden çıkarması | En az bir gün | Olağan yedi günlük sürenin beklenmemesi mümkündür. |
| Global piyasalarda olağanüstü durum sebebiyle delist | Bir günlük süre de beklenmeyebilir. | Somut olağanüstü durumun değerlendirilmesi gerekir. |
| Madde 21/1 esaslarına aykırılık veya maddede belirtilen kamu/adli makam talebi; varlığın ya da ağın güvenilirliği hakkında makul şüphe | Yedi günlük süre beklenmeyebilir. | Alım, satım ve transfer işlemlerinin tamamı durdurulur. |
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: “Borsa bana yedi gün vermedi” iddiası tek başına dosyayı tamamlamaz. Önce platformun hangi fıkraya dayandığı belirlenir. Gerçekten bir güvenlik olayı varsa olağan bildirim süresinin beklenmesi müşterilerin daha fazla zarar görmesine neden olabilir. Buna karşılık her düşük işlem hacmi veya ticari tercih de kendiliğinden olağanüstü durum sayılmaz. İstisnanın adı değil, onu haklı kıldığı ileri sürülen olay önemlidir.
Platformdan kararın tamamını ya da ticari sır niteliğindeki her belgeyi doğrudan almak mümkün olmayabilir. Yine de hangi mevzuat hükmüne dayanıldığı, müşteriye hangi tarihte bildirim yapıldığı, hangi hizmetin ne zaman kapatıldığı ve kalan bakiyelerin nasıl işleme alınacağı sorulabilir. Gerekli iç değerlendirme kayıtlarının yetkili makam veya mahkeme tarafından getirtilmesi ise ayrı bir delil talebidir. Müşterinin hiç erişemeyeceği bir belgenin bulunmaması, o belgeyi dosyada istemekten vazgeçmesini gerektirmez.
Resmî dayanak, SPK III-35/B.2 sayılı Tebliğ’in 20–23. maddeleridir. Listeleme komitesinin değerlendirmesi, yazılı listeleme ve listeden çıkarma prosedürü ile düzenli gözden geçirme yükümlülükleri de aynı düzenlemede yer alır. SPK çerçevesi, platformun her tokenı sonsuza kadar listelemek zorunda olduğu anlamına gelmez; kararın ve uygulamasının belirli kurallara bağlı olduğunu gösterir.
Sitede duyuru yayımlanması kişiye bildirimle aynı şey mi?
Olağan delist usulündeki kayıtlı iletişim aracı şartı nedeniyle yalnızca genel duyuru sayfasına bakmak yeterli değildir. Hesapta kayıtlı e-posta, telefon veya uygulanabilir diğer iletişim kanalı; gönderim zamanı ve iletim kayıtları incelenir. Kullanıcının hesabını uzun süredir açmamasıyla platformun hiç bildirim göndermemesi farklı durumlardır. Mesajın spam klasörüne düşmesi de tüm olaylarda aynı hukuki sonucu doğurmaz; gönderimin ve sözleşmedeki bildirim düzeninin somut olarak değerlendirilmesi gerekir.
Başvuruda “haberim olmadı” demek yerine kayıtlı adresin ne olduğu, iletişim bilgilerinin ne zaman güncellendiği ve hesabın hangi bildirimleri aldığı açıklanmalıdır. Platformun gönderildiğini söylediği mesaj için tarih, alıcı adresi ve mümkünse iletim sonucu istenebilir. Kullanıcıya ait posta kutusundaki kayıtlarla platform kayıtlarının karşılaştırılması, yalnızca duyuru ekranına dayanan tartışmadan daha açıklayıcıdır. İnceleme sırasında başka kişilerin mesajları veya gereksiz kişisel verileri paylaşılmamalıdır.
Çekim süresini kaçırdım: Coinler borsanın mı olur?
Bir duyuruda belirtilen çekim tarihinin geçmesiyle müşterinin varlıklarının otomatik olarak platformun mülkiyetine geçtiği sonucu çıkarılamaz. Tebliğin 23. maddesinin dördüncü fıkrası, birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki delist kararlarında eşler arası dijital pazar yerinde işlem imkânı sağlanabileceğini düzenler; ardından müşteri talepleri çerçevesinde ilgili kripto varlıkların mislen veya nakden iadesine imkân sağlanmasını öngörür. Bu hüküm, “artık listede yok, hiçbir hakkınız yok” cevabının neden yeterli olmadığını açıklar.
Bununla birlikte iade yükümlülüğü, teknik olarak tehlikeli ağda her talebin derhal yayınlanacağı veya adli kısıtlamaların aşılacağı şeklinde okunamaz. Üçüncü fıkradaki güvenlik ve uygunluk sebepleri nedeniyle transferlerin tamamının durdurulması ayrı bir durumdur. Somut olayda transfer yasağının kaynağı, devam edip etmediği ve hukuken mümkün alternatif teslim yöntemi birlikte değerlendirilir. Olağan delist, güvenlik durdurması ve kişiye özgü hesap blokesi birbirine karıştırılmamalıdır.
Mislen iade, kural olarak aynı tür ve miktarda varlığın teslimi üzerinde durur; zincirde ilk yatırılan token birimlerinin tek tek aynen bulunması anlamına gelmez. Nakden iade ise değerleme tarihini, kullanılan piyasayı, dönüşüm oranını ve kesintileri gündeme getirir. Tebliğde bu iki imkânın anılması, platformun her olayda açıklamasız biçimde istediği fiyatı seçebileceğini veya müşterinin her durumda en yüksek geçmiş fiyatı isteyebileceğini göstermez. Sözleşme, talep, uygulanabilir düzenleme ve olayın koşulları önemlidir.
Platform “çekim altyapısını kapattık” diyorsa
Desteklenen ağın kaldırılması teknik çalışmayı zorlaştırabilir. Cüzdan yazılımının güncellenmesi, saklama kuruluşuyla koordinasyon, güvenli imzalama ve kayıt eşleştirmesi gerekebilir. Fakat teknik zorluğun varlığı ile hukuki borcun sona ermesi farklıdır. Platformdan varlığın hâlen kontrolünde olup olmadığı, olağan çekim kanalının neden kapandığı, alternatif iade sürecinin bulunup bulunmadığı ve öngörülen işlemler için gerekçeli bir açıklama istenir.
Kullanıcının özel anahtar veya kurtarma kelimelerini destek ekibine vermesi çözüm değildir. Merkezi borsada müşterinin hesabına karşılık gelen varlıkların yönetimi, platformun saklama düzeni içinde yürür. Müşterinin kendi cüzdanına teslim yapılacaksa ağ ve adres uyumu ayrıca doğrulanır. Delistten kurtulmak için aceleyle yapılan hatalı transferin teknik ve hukuki sonuçları, yanlış ağ veya adrese kripto gönderiminde iade yollarından farklı değildir.
Çekim için talep edilen ücretin de kaynağı sorgulanabilir. Açıklanmış olağan ağ ücreti, özel teknik çalışma bedeli ve hiçbir dayanak gösterilmeyen cezai kesinti aynı şey değildir. İşlemden önce ücretin kapsamı ve tahmini net teslim miktarı yazılı istenmelidir. Özellikle küçük bakiyelerde ücret varlığın tamamına yaklaşabilir. Bu durumda talebin reddedilmesi yerine uygulanabilir başka teslim veya birleştirme seçeneği bulunup bulunmadığı araştırılır; her platformda bu seçeneklerin mevcut olduğu varsayılmaz.
Satış emri, açık emir ve otomatik dönüşüm
Delistten önce verilmiş fakat gerçekleşmemiş limit emri, o fiyattan kesin satış yapıldığının kanıtı değildir. Emir defterinde beklemekle işlemin eşleşmesi farklı aşamalardır. Açık emirlerin hangi saatte iptal edildiği, kısmen gerçekleşmiş miktarlar ve serbest bakiyeye dönüşen tutarlar incelenir. Kullanıcı ekranı yerine emir kabul ve gerçekleşme kayıtları esas alınır. Bir işlemin iptal edilmiş olmasıyla hesaptaki tokenın yok olması arasında zorunlu bir ilişki bulunmaz.
Borsa müşterinin tokenını otomatik olarak başka varlığa çevirmişse dönüşümün dayanağı ayrıca gösterilmelidir. Önceden bildirilen yöntem, sözleşmedeki yetki, müşterinin talimatı ve zorunlu düzenleyici tedbir birbirinden ayrılır. Yeni tokenın veya nakdin hesaba geçmesi, oran ve ücret bakımından her şeyin doğru yapıldığını kanıtlamaz. Miktarlar, küsuratların işlenmesi ve işlem tarihindeki kullanılabilir piyasa verileri üzerinden hesap yeniden kurulmalıdır.
Token dönüşümü, yeni sözleşme adresi ve ağ değişikliği
Token migration, bir varlığın başka token sözleşmesine veya başka ağa geçirilmesi sürecini ifade eder. Bazen yalnızca isim ve sembol değişir; bazen eski token belirli oranda yenisiyle değiştirilir; bazen de proje bambaşka teknik yapıya taşınır. Eski sembolün kaybolması bu nedenle her zaman delist değildir. Duyuruda yapılan işlemin ne olduğunun açıkça tanımlanması, bakiyenin neden farklı göründüğünü anlamanın ilk koşuludur.
Dönüşüm oranı özellikle önemlidir. On eski tokenın bir yeni tokena dönüşmesi hâlinde adet düşer; bu durum tek başına yüzde doksan kayıp anlamına gelmez. Yeni tokenın fiyat birimi de değişmiş olabilir. Buna karşılık toplam ekonomik değerin korunduğu da sadece oran üzerinden söylenemez. Piyasa fiyatı, likidite, dolaşıma giriş şartları ve kullanıcıya tanınan haklar ayrıca değişebilir. Teknik oranla yatırım sonucunu aynı hesapta eritmek yanlış değerlendirmeye yol açar.
İncelenecek bilgiler arasında eski ve yeni sözleşme adresleri, ağ kimliği, dönüşüm oranı, başlangıç ve bitiş anı, dikkate alınan bakiye kaydı ve desteklenen kullanıcı grupları bulunur. Projenin dönüşümü desteklemesi, her borsanın aynı tarihte veya aynı kapsamda destek verdiği anlamına gelmez. Platform kendi müşterilerine dönüşümü üstlendiğini açıklamışsa bunun kapsamı; yalnızca spot bakiye mi, kilitli ürünler mi, bekleyen yatırmalar mı olduğu ayrı ayrı okunmalıdır.
Adet azalması ile eksik tahsis aynı olay değildir
Örneğin bir hesapta 24.000 eski token bulunduğunu ve ilan edilen oranın 1.000 eski tokena karşılık bir yeni token olduğunu düşünelim. Beklenen brüt tahsis 24 yeni tokendır. Hesapta 24 görülmesi tek başına eksiklik değildir. Hesapta 20 görülüyorsa dört tokenlık farkın nedeni araştırılır: Dönüşüm hesabına girmeyen bir alt bakiye mi vardır, önceden gerçekleşmiş satış mı unutulmuştur, yoksa kayıt hatası mı yapılmıştır? İnceleme, eski miktarı yeni sembolün fiyatıyla doğrudan çarparak değil, dönüşüm şartlarını uygulayarak yürür.
Snapshot tarihinde borsaya transfer etmiş olmak yeterli mi?
Snapshot, belirlenen anda veya blokta bakiyelerin kayda alınmasıdır. Zincire gönderilen bir yatırmanın, platformun müşteri hesabına ne zaman işlendiğiyle aynı anı göstermeyebilir. İşlem henüz gerekli kesinleşme seviyesine ulaşmamış, yanlış ağda yapılmış veya müşteriyle eşleşmemiş olabilir. Dönüşüm koşulu zincir bakiyesini mi, platform içi hesabı mı esas alıyor? Bu soru cevaplanmadan sadece transfer saatine bakarak hak sahipliği sonucuna gidilmez.
Platformun kendi sıcak cüzdanında görülen toplu bakiye de tek bir müşterinin bakiyesi değildir. Binlerce kullanıcıya ait varlıklar birlikte tutulabilir. Bu nedenle kamuya açık cüzdanın snapshot verisiyle müşterinin hesap dökümünü ilişkilendirmek için kurum içi kayıtlar gerekir. Aynı varlığı hem cüzdan toplamından hem müşteri alt hesabından iki kez saymak, özellikle dönüşüm ve fork uyuşmazlıklarında hesap hatasına yol açar.
Eski tokenın çekim veya dönüşüm penceresi kapanmışsa teknik son tarihle hukuki talep süresi ayrıca ayrılmalıdır. Protokolde belirli tarihten sonra dönüşüm yapılamaması, platformun önceden üstlendiği hizmeti gereği gibi ifa edip etmediği sorusunu ortadan kaldırmaz. Diğer taraftan zamanında açıkça bildirilen ve erişilebilir bir dönüşüm imkânının kullanıcı tarafından değerlendirilmemesi de sorumluluk incelemesinde önem taşır. Bu nedenle olay sırası, tarafların ne bildiği ve ne yapabildiği üzerinden kurulmalıdır.
Fork ve airdrop sonrası yeni coin kime aittir?
Fork, ağın kurallarındaki değişiklik veya zincirin farklı devam yollarına ayrılmasıyla ilişkilidir. Her yazılım güncellemesi ekonomik değeri olan ikinci bir varlık doğurmaz. Gerçek bir zincir ayrışması yaşandığında bile iki ağın güvenliği, işlem geçmişi ve borsalarca desteklenme durumu aynı olmayabilir. Bu yüzden “eski coin sahibiydim, her yeni coin otomatik olarak hesabıma gelmeli” şeklinde koşulsuz bir sonuç doğru değildir.
Kendi anahtarlarını kontrol eden kişinin zincirdeki teknik durumu ile merkezi platform müşterisinin sözleşmesel konumu ayrıdır. Müşteri, borsanın toplu cüzdanındaki belirli anahtarı kendisi kullanamaz. Platformun hangi zinciri destekleyeceğine ilişkin açıklaması, yeni varlığı fiilen alıp almadığı, kullanıcıya dağıtmayı taahhüt edip etmediği ve saklama ilişkisinin kapsamı incelenir. Bir tokenın teknik olarak talep edilebilir olması, onun güvenle alınabileceği veya piyasada satılabileceği anlamına gelmez.
Airdrop ise dağıtım koşullarına bağlı bir tahsistir; her zaman fork sonucu gerçekleşmez. Uygunluk şartları belirli tarih, işlem türü, cüzdan etkinliği veya başka bir kriter içerebilir. Kullanıcının hesabında eski varlığın bulunması, açıklanan tüm şartların sağlandığını göstermeyebilir. Platformun önceden yaptığı somut dağıtım taahhüdü varsa bu taahhüt korunmalı; sonradan değişen duyurular ve uygunluk dışı bırakılma gerekçesi karşılaştırılmalıdır.
Yeni varlığı almak için gönderilen bağlantılarda ayrıca dolandırıcılık riski vardır. Delist veya migration duyurusunu taklit eden sayfa, kullanıcıdan kurtarma kelimesi, sınırsız token harcama izni ya da uzaktan erişim isteyebilir. Gerçek bir dağıtım iddiası dahi bu talepleri güvenli hâle getirmez. Bağlantı doğrulanmadan cüzdan imzası verilmemeli; imzanın salt mesaj doğrulaması mı yoksa varlık üzerinde yetki tanıyan işlem mi olduğu anlaşılmalıdır. Hak arama sürecinde ikinci bir mağduriyet yaratmamak, ilk bakiyeyi incelemek kadar önemlidir.
Uyuşmazlık yeni varlığın hesaba hiç yansıtılmamasıysa borsanın airdrop veya hard fork coinini vermemesi için ayrı bir tahsis hesabı kurulmalıdır. Snapshot bakiyesi, dağıtım oranı, ürünün uygunluğu ve platformun duyurusu birlikte karşılaştırılarak istenen token adedi ile talebin dayanağı belirlenir.
Borsadan hangi zarar istenebilir, hangisi piyasa riskidir?
Delist haberinden sonra fiyatın düşmesi, platformun tüm düşüşü ödemek zorunda olduğu anlamına gelmez. Projenin faaliyetini durdurması, ağ açığı, genel piyasa hareketi veya büyük bir piyasada işlemden kaldırılma gibi nedenler bağımsız fiyat etkisi yaratabilir. Tazminat incelemesinde platforma yüklenen davranış, ihlal edildiği ileri sürülen yükümlülük, ortaya çıkan zarar ve aralarındaki bağlantı somutlaştırılır. “Satabilseydim zirvede satardım” varsayımı, tek başına ispatlanmış zarar değildir.
Buna karşılık zamanında bildirilmeyen kapatma, açıklanan süre dolmadan çekimin durdurulması, desteklendiği bildirilen dönüşümün yapılmaması veya müşterinin teslim talebinin gerekçesiz biçimde karşılanmaması farklı değerlendirilir. Burada sorun yatırımın kötü sonuçlanmasından ziyade belirli hizmetin gereği gibi sunulup sunulmadığıdır. Talep dilekçesi de bu ayrımı yansıtmalıdır: Eksik token teslimi mi isteniyor, gecikme nedeniyle doğan zarar mı, hukuka aykırı dönüşümden kaynaklanan fark mı?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99/B maddesi, hukuka aykırı faaliyetler ile nakit ödeme veya kripto varlık teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden doğan sorumluluğu düzenler. Bilişim sistemlerinin işletilmesi, siber saldırılar, bilgi güvenliği ihlalleri ve personel davranışlarından kaynaklanan kripto varlık kayıplarında da aynı maddenin özel hükümleri bulunur. Ancak kusur olmaksızın yaşanan belirli geçici kesintiler bakımından maddede ayrıca ayrım yapılmıştır. Her erişim sorununun aynı sorumluluk rejimine otomatik biçimde yerleştirilmesi doğru olmaz.
Sözleşmeye aykırılık açısından Türk Borçlar Kanunu’nun ifa ve tazminat hükümleri, standart sözleşme maddeleri bakımından genel işlem koşulları denetimi gündeme gelebilir. “Tüm risk müşteriye aittir” cümlesi, emredici düzenlemeleri veya her türlü sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Öte yandan bir hükmün sert görünmesi de tek başına geçersizlik kararı vermeye yetmez. Hükmün sözleşmeye nasıl girdiği, hangi davranışa uygulandığı ve somut uyuşmazlıktaki etkisi birlikte incelenir. Dayanaklar 6362 sayılı Kanun ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu üzerinden okunabilir.
Sağlam bir değerleme hesabında neler bulunur?
Önce kayıp olduğu ileri sürülen miktar belirlenir. Eski ve yeni token birbirinden ayrılır; işlem ücretleri, daha önce gerçekleşmiş satışlar, kilitli bakiyeler ve başka hesaba aktarılmış miktarlar kontrol edilir. İkinci aşamada hangi tarihin neden esas alındığı açıklanır. Talep günü, temerrüt, fiilî dönüşüm veya zarar doğuran olay tarihi arasında yapılacak seçim hukuki talebe bağlıdır. Rapor, bu seçimi görünmez bir varsayım olarak saklamamalıdır.
Fiyat için kullanılan kaynağın işlem gördüğü piyasa, para birimi ve likiditesi belirtilir. Çok küçük tek bir işlemin fiyatını büyük bakiyenin tamamına uygulamak yanıltıcı olabilir. Alış ve satış arasındaki fark, işlem derinliği, ücretler ve aynı anda kullanılabilir çıkış piyasaları gerektiğinde değerlendirilir. Birden fazla makul senaryo varsa hesap aralıklarla sunulabilir; belirsizlik tek bir kesin sayı üretilerek gizlenmez. Teknik uzman, gerçekleşmemiş yatırım tercihini kesin olaymış gibi anlatmamalıdır.
Örneğin çekim talebinin kabul edilmesi gereken bir saatte başka piyasada gerçekten işlem yapılabiliyorsa o piyasanın verileri karşılaştırma için anlamlı olabilir. Fakat kullanıcının o platformda hesabı, gerekli işlem yetkisi veya transferin zamanında yetişme imkânı yoksa “aynı anda orada satardı” kabulü tartışmalıdır. İşlem zincirinin süresi ve fiilen kullanılabilir alternatifler, nedensellik incelemesinin parçasıdır. Sadece fiyat grafiğiyle tamamlanmış bir zarar raporu bu nedenle eksik kalır.
Teknik incelemede dört kayıt birlikte okunur
Delist uyuşmazlıklarında yalnızca blockchain gezginine bakmak yeterli değildir. Merkezi platformda alım satımın önemli bölümü kurum içi hesap kayıtlarında gerçekleşir; her müşterinin her emri zincirde ayrı işlem olarak görünmez. Zincir kaydı, platform kayıtları, duyuru geçmişi ve müşteri talimatları birlikte okunmalıdır. Bu dört kaynak birbiriyle uyumluysa olay açıklığa kavuşur; çelişiyorsa rapor, çelişkinin nerede olduğunu açıkça göstermelidir.
- Hesap kayıtları: Müşteri numarası, ilgili varlığın başlangıç ve bitiş bakiyesi, alım satımlar, açık emirler, kilitli tutarlar ve dönüşüm hareketleri.
- İletişim kayıtları: Duyurunun özgün metni, güncellemeleri, kişiye yapılan bildirimler, destek talepleri ve platformun verdiği cevaplar.
- Teknik kayıtlar: Ağ, token sözleşmesi, işlem kimlikleri, snapshot bloğu, transferin yayın ve kesinleşme bilgileri; gerekiyorsa saklama mutabakatı.
- Talep ve sonuç kayıtları: Çekim veya iade talimatı, seçilen adres ve ağ, ret gerekçesi, fiilî teslim miktarı, dönüşüm kuru ve kesintiler.
Dosyaya yalnızca kırpılmış ekran görüntüleri eklemek yerine, mümkün olduğunda hesap dökümlerinin özgün dışa aktarımı da saklanır. Dosyanın ne zaman ve nereden alındığı not edilir; sonradan üzerinde çalışılacak kopya asıldan ayrılır. Hash değeri, elde edilen dosyanın sonradan değişip değişmediğini denetlemeye yardımcı olur; dosyanın içeriğinin başlangıçta doğru olduğunu veya kimin oluşturduğunu tek başına kanıtlamaz. Bu sınırlamanın raporda belirtilmesi, teknik delilin değerini azaltmaz; neyi ispatladığını netleştirir.
Zaman kayıtları ortak bir çizelgede birleştirilirken UTC ve Türkiye saati dönüşümü açıkça gösterilir. Duyurunun tarihi, borsanın işlem saati ve ağın blok zamanı farklı sistemlerden geliyor olabilir. Saniye düzeyindeki kesinlik gerekiyorsa kullanılan saatlerin güvenilirliği de sorgulanır. Özellikle son dakikada verilen emirler veya snapshot öncesi yatırmalarda birkaç dakikalık farkın hukuki tartışmayı değiştirebildiği unutulmamalıdır.
Uzman görüşü, “borsa kusurludur” cümlesini teknik incelemenin yerine koymamalıdır. Hangi talebin sistem tarafından ne zaman alındığı, hangi kontrolün işlemi durdurduğu, ağın o sırada çalışıp çalışmadığı ve bilanço dışı bir açıklamanın gerekip gerekmediği ortaya konulur. Hukuki sorumluluk mahkemenin değerlendirmesidir. HMK 293 kapsamındaki uzman görüşüyle mahkemenin görevlendirdiği bilirkişinin raporu da aynı sıfata sahip belgeler değildir.
İade talebinden davaya: Doğru başvuru nasıl kurulur?
İlk yazılı başvurunun amacı yalnızca şikâyet bildirmek değil, uyuşmazlığın sınırlarını belirlemektir. Başvuruda hesabın sahibi, ilgili tokenın tam kimliği, miktar, delist veya dönüşüm duyurusu ve talep edilen çözüm bulunur. Mislen teslim isteniyorsa güvenli biçimde doğrulanmış ağ ve adres belirtilir; bu bilgilerin sonradan değiştirilmesi ayrı teyide bağlanır. Nakit karşılık veya zarar isteniyorsa hesap dayanağı ve henüz bilinmeyen unsurlar birbirinden ayrılır.
Platforma yöneltilen sorular da somut olmalıdır: Hesabımdaki miktar hangi kayda göre değişti? Karar hangi hükme dayanıyor? Bana yapılan bildirim ne zaman gönderildi? Çekim kapanmışsa alternatif iade yöntemi nedir? Dönüşüm oranı ve esas alınan bakiye hangi tarihe aittir? Kesinti hangi sözleşme hükmüne dayanıyor? Bu sorular, karşı tarafın genel bir duyuru bağlantısı göndermekle yetinmesi hâlinde hangi konuların cevapsız kaldığını gösterir.
SPK’ya yapılacak başvuru, platformun düzenleyici yükümlülüklerinin incelenmesi bakımından önemlidir. Ancak idari denetim talebiyle bireysel tazminat davası aynı yol değildir. SPK’ya başvurmak tek başına alacağın tahsil edildiği, özel hukuk sürelerinin durduğu veya mahkemede aranan şartların yerine geldiği anlamına gelmez. Başvuru kanalları birbiriyle koordineli seçilir; bir kurumun cevap vermesini beklerken diğer yoldaki süreler gözden kaçırılmaz.
Hangi mahkemenin görevli olduğu, işlemin ve tarafların niteliğine bağlıdır. Kişinin gerçek kişi olması tek başına bütün kripto işlemlerini tüketici işlemi yapmaz; ticari veya mesleki amaç, sunulan hizmet ve sözleşme ilişkisi değerlendirilir. Tüketici uyuşmazlığı niteliği varsa parasal sınıra göre hakem heyeti veya tüketici mahkemesi gündeme gelir. 2026 yılı için tüketici hakem heyeti sınırı 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklardır; bu tutar ve üzeri için aynı heyet yolu uygulanmaz. Ticaret Bakanlığı’nın güncel açıklaması esas alınmalıdır.
Davanın türüne göre arabuluculuk dava şartı, görev, yetki ve talep biçimi ayrıca değerlendirilir. Dilekçede yalnızca coin sembolü yerine ağ ve sözleşme kimliğiyle teslim konusu belirlenmesi, kararın uygulanabilirliğine katkı sağlar. Aynı konuda mislen teslim ve parasal karşılık taleplerinin nasıl ilişkilendirileceği de hukuki bir seçimdir. Birbirini dışlayan talepleri gelişigüzel birlikte sıralamak, incelemeyi kolaylaştırmaz.
Delilin kaybolma veya sonradan elde edilmesinin zorlaşma riski varsa HMK 400 ve devamındaki delil tespiti hükümleri değerlendirilebilir. İhtiyati tedbir ise farklı bir korumadır; koşulları, talep edilen hakkın niteliği ve ölçülülük ayrıca gösterilmelidir. Her delist olayı bütün borsa hesaplarının dondurulmasını haklı kılmaz. Başvurunun, korunmak istenen varlık ve somut tehlikeyle sınırlı kurulması gerekir.
Duyurulan çekim imkânı gerçekten kullanılabiliyor muydu?
Bir duyurunun belirli tarihe kadar çekime izin verildiğini söylemesiyle, kullanıcının o süre içinde fiilen çekim yapabilmesi aynı şey değildir. Bazen çekim butonu görünür fakat her talep teknik hata verir; bazen yalnızca artık çalışan doğrulayıcısı bulunmayan bir ağ seçeneği sunulur. Başka bir olayda da hizmet sorunsuz çalışır, fakat kullanıcı adres doğrulamasını tamamlamaz. Bu ihtimallerin birbirinden ayrılması, bildirim süresinin şeklen bulunup bulunmadığını incelemek kadar önemlidir.
İnceleme için son çekim denemesinin ekranı tek başına yeterli olmayabilir. İlk deneme zamanı, sonraki tekrarlar, ekranda gösterilen hata, oluşturulmuş çekim referansı ve destek kaydı birlikte korunur. Kullanıcı gerçekten talimat vermiş mi, talimat platform tarafından kabul edilmiş mi, kabul edilen talimat zincire yayınlanmış mı? Her aşamanın ayrı kaydı olabilir. Platform tarafından üretilen genel hata ile yanlış adres biçimi nedeniyle daha başta reddedilen talimat, aynı teknik arızaya işaret etmez.
Platformların kamuya açık hizmet durumu duyuruları da yararlı olabilir; fakat bunlar tek müşterinin talebinin gerçekleştiğini kanıtlamaz. “Ağ normal çalışıyordu” açıklaması, kurumun kendi sıcak cüzdanında yeterli varlık bulunduğunu veya müşterinin çekiminin doğru sıraya alındığını göstermez. Tersine, bir kullanıcının başarısız denemesi de bütün sistemin kapalı olduğu anlamına gelmez. Genel ağ durumu, platform cüzdan işlemleri ve müşteri bazlı talep kayıtları ayrı ayrı değerlendirilerek sonuç birleştirilmelidir.
Kullanıcının kimlik doğrulama veya fon kaynağı incelemesi nedeniyle bekletildiği durumlarda ise iki süreç çakışır. Delist için son çekim tarihi yaklaşırken hesap kontrolü devam ediyor olabilir. Bu durumda müşterinin başvurusu, kontrolün yok sayılması talebi olarak değil, varlığın ve teslim talebinin korunması talebi olarak kurulabilir. Sunulması istenen belgeler zamanında ve güvenli kanaldan iletilir; talebin hangi tarihte verildiği kayıt altına alınır. Mevzuat gereği yürütülen incelemenin sonucu beklenirken bakiyenin hangi statüde tutulacağı ayrıca sorulur.
Örneğin platformun cuma akşamına kadar çekimi açık tutacağını duyurduğunu, müşterinin çarşamba günü doğru ağ ve adresle talep oluşturduğunu düşünelim. Talep günlerce bekleyip son tarih geçince iptal edilirse olay, ilk kez cumartesi günü çekim istemekten farklıdır. Özellikle sistemin talebi kabul ettiği kayıt mevcutsa, gecikmenin sebebi ve sonradan uygulanan iptal kuralı araştırılır. Bu örnek belirli bir dosya veya emsal karar değildir; kronolojinin hukuki talebi nasıl değiştirebildiğini gösterir.
Dosyanın diğer yönü de göz ardı edilmemelidir. Müşteri duyuruyu almış, güvenli çekim olanağı açık kalmış ve herhangi bir engel olmaksızın kendi tercihiyle beklemiş olabilir. Böyle bir durumda daha sonra ortaya çıkan her fiyat kaybını platformun davranışına bağlamak güçleşebilir. Yine de bu tespit, kalan bakiyenin sahipliğini veya gerekçeli iade talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Zararın artmasına katkı, bakiye teslimi ve bildirim yükümlülüğü birbirinden farklı hukuki sorulardır.
Bu incelemenin sonunda kurulacak çizelge kısa fakat denetlenebilir olmalıdır: duyuru, bireysel bildirim, ilk çekim denemesi, destek başvurusu, sistem yanıtı, hizmetin kapanışı ve fiilî teslim. Her satırın yanında dayanak dosya veya kayıt belirtilir. Bilinmeyen aşama boş bırakılır ve hangi kurumdan hangi belgeyle tamamlanabileceği yazılır. Eksik bilgiyi varsayımla doldurmak yerine görünür kılmak, hem karşı tarafın açıklamasını sınamayı hem de mahkemeden istenecek delilin kapsamını belirlemeyi kolaylaştırır.
Yabancı borsa, farklı şirket ve sınır ötesi iade
Uygulamanın Türkçe olması, hesabın mutlaka Türkiye’deki şirketle kurulduğunu göstermez. Aynı markanın farklı ülkelerde ayrı kullanıcı sözleşmeleri, saklama yapıları ve ürün kapsamları bulunabilir. Para yatırılan banka hesabındaki şirket, sözleşmedeki hizmet sağlayıcı ve destek mesajındaki şirket adı karşılaştırılır. Hesabın bir ülkeden diğerine taşınmış olması hâlinde olay tarihindeki sözleşme belirleyici olabilir. Bugün görünen sözleşmenin geçmişteki işlem için otomatik olarak geçerli olduğu varsayılmaz.
Yabancı hukuk veya tahkim maddesi varsa bunun kapsamı ve geçerliliği incelenir. Kullanıcının yerleşim yeri, tüketici niteliği, hizmetin Türkiye’ye yöneltilmesi ve uygulanabilecek emredici kurallar önem taşıyabilir. “Türkiye’den girdim, yalnızca Türk hukuku uygulanır” ve “yabancı borsa, Türkiye’de hiçbir yol yok” cümleleri aynı derecede eksiktir. Haklılığın hangi ülkede hangi muhataba karşı ileri sürüleceği, tahsil edilebilirlikle birlikte değerlendirilmelidir.
Yurt dışındaki platforma yapılacak başvuruda da tek bir doğrulanabilir dosya hazırlanması yararlıdır. Türkçe belgelerin gerekli kısımları doğru çeviriyle sunulur; para birimi ve saat dilimi korunur. Platformun desteklediği bir ağda teslim yapılacaksa adres kontrolü tamamlanır. Şirketin faaliyetini sonlandırması veya yabancı bir tasfiye sürecine girmesi durumunda, sıradan destek talebi yerine o sürecin alacak ve hak sahipliği usulleri gündeme gelebilir. Böyle bir süreçte son başvuru tarihinin duyurudan ayrıca teyit edilmesi gerekir.
Dosyanın kapandığı an: Teslimi ve mutabakatı kontrol etmek
Platform “iade yapıldı” dediğinde inceleme bitmiş sayılmaz. Teslim edilen tokenın doğru ağ ve sözleşmeye ait olduğu, miktarın talebi karşıladığı ve alıcı hesaba kullanılabilir şekilde geçtiği kontrol edilir. Borsa içi kayıt düzeltmesinde işlem dökümü; dış cüzdan transferinde ağ kaydı ve alıcı kontrolü birlikte doğrulanır. Eski token sembolüyle aynı adı taşıyan farklı bir varlığın gönderilmesi, yalnızca isim benzerliği nedeniyle doğru ifa olarak kabul edilmemelidir.
Nakit ödeme söz konusuysa brüt tutar, kesintiler, kur ve banka hesabına geçen net miktar karşılaştırılır. Bir sulh veya ibra metni sunulmuşsa bunun sadece teslim edilen bakiyeyi mi yoksa gecikme ve diğer zarar taleplerini de mi kapsadığı okunmalıdır. Kısmi ödeme almanın her durumda kalan bütün taleplerden vazgeçmek anlamına geldiği söylenemez; fakat imzalanan metnin içeriği ayrıca sonuç doğurabilir. Çözümün kapsamı, yalnızca destek ekranındaki “tamamlandı” etiketiyle belirlenmez.
Delist işleminin kendisi suçun kanıtı değildir. Başlangıçtan itibaren aldatıcı vaatler, gerçekte bulunmayan bakiye kayıtları, yetkisiz varlık aktarımı veya hileli biçimde tahsil edilen ek ödemeler varsa bunlar ayrıca değerlendirilir. Sıradan sözleşme uyuşmazlığıyla suç şüphesini ayırmak, her ikisinde de doğru delili toplamak için gereklidir. Suç duyurusu, teknik teslim imkânını ve özel hukuk talebini araştırmanın yerine geçmez.
Bu tür dosyalarda en güçlü anlatım, en yüksek tutarı yazan anlatım değildir. Duyuru ile müşteri bildiriminin farkını, satışın durmasıyla teslimin engellenmesini, dönüşüm oranıyla piyasa kaybını ve zincir kaydıyla platform hesabını ayırabilen anlatımdır. Kullanıcı hangi varlığı ne zaman talep ettiğini, platformun hangi gerekçeyle ne yaptığını ve bunun hangi somut kayba yol açtığını gösterebildiğinde, uyuşmazlık genel bir memnuniyetsizlikten incelenebilir bir hak talebine dönüşür.
Hukuki dayanaklar ve ilgili düzenlemeler
Delist, listeleme ve emir esasları: SPK III-35/B.2 sayılı Tebliğ. Müşteri sözleşmeleri, bildirimler ve platformun yükümlülükleri: SPK III-35/B.1 sayılı Tebliğ. Müşteri varlıklarının ayrılığı ve sorumluluk: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, özellikle 35/C ve 99/B. Elektronik belgeler, uzman görüşü ve delil tespiti: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
İlgili çalışma alanı: Blockchain ve Kripto Varlık Hukuku — Kripto varlık sahibi bireyler, yatırımcılar, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve blockchain girişimleri.
