İdari Davada Süre Ne Zaman Başlar? Tebligat, UETS ve SPK Duyurusu

İdareye yazılı başvuru ve cevap bekleme sürecini temsil eden zarflar ve masa saati

Yazar: · İlk yayın: 3 Kasım 2026 · Güncelleme:

İdari dava açma süresi, bireysel işlemlerde kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen gün başlar. Ancak doğru tarihi bulmak için yalnız kararın üzerindeki tarihe bakılmaz. UETS üzerinden yapılan tebligatta beşinci gün kuralı, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde ilan tarihi, yazılı bildirim yapılmayan bazı uyuşmazlıklarda ise işlemin bütün unsurlarıyla öğrenildiği tarih önem taşır. SPK bülteninin veya KAP açıklamasının yayımlandığı gün, her yatırımcı ve her dava bakımından kendiliğinden aynı başlangıç tarihi değildir.

Bu nedenle “Bana tebligat gelmedi, sürem başlamadı” düşüncesi de “Bültenden itibaren herkesin 60 günü var” düşüncesi de tek başına güvenilir değildir. Önce dava edilecek işlem, bu işlemle ilişkiniz ve bildirimin hukuki niteliği belirlenmelidir. Sürenin uzunluğu ile başlangıcı ayrı sorulardır. Genel ve özel sürelerin karşılaştırması idari dava açma süreleri rehberinde; burada ise başlangıç tarihinin nasıl saptanacağı ele alınmaktadır.

Bu konuda hukuki danışmanlık için:

WhatsApp E-posta

Hangi tarih dava süresini başlatır?

İşlem ve bildirim türüne göre başlangıç incelemesi
Karşınıza çıkan durumİncelenecek başlangıçÖnemli ayrım
Bireysel idari işlem usulüne uygun tebliğ edildiTebliğ tarihini izleyen günKararın düzenlendiği veya postaya verildiği gün ile tebliğ günü farklı olabilir.
Karar UETS hesabına ulaştıHesaba ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda tebliğ; dava süresi ertesi günSMS tarihi, hesaba ulaşma tarihi ve kanunen tebliğ tarihi ayrı kayıtlardır.
İlanı gereken düzenleyici işlem yayımlandıKural olarak ilan tarihini izleyen günİşlemin uygulanması üzerine İYUK m.7/4 kapsamında ayrıca dava imkânı doğabilir.
Bireysel işlem tebliğ edilmedi, işlemden başka yolla haberdar olunduÖğrenmenin hukuken başlangıç kabul edildiği hâllerde, bu tarihi izleyen günHer söylenti veya genel haber öğrenme değildir; buna karşılık tebligat yokluğu sınırsız bekleme hakkı vermez.
Usulsüz tebligat söz konusu7201 sayılı Kanun m.32 uyarınca öğrenmeyle geçerli sayılan tebliğ tarihini izleyen günUsulsüzlük iddiası, tebliğ belgesi ve öğrenme olayıyla birlikte değerlendirilir.
İdare başvuruya cevap vermediİlgili başvuru türünün zımni ret düzenlemesiOrtada bir tebligat bulunmaması süreyi engellemez; m.10, m.11 ve m.13 birbirine karıştırılmaz.

Tablo genel başlangıç ayrımlarını gösterir. Özel kanunun farklı tebliğ, ilan veya dava süresi öngördüğü uyuşmazlıklarda önce o düzenleme incelenir. Dayanak: 2577 sayılı İYUK m.7–8 ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a ve m.32.

Karar tarihi ile tebliğ tarihi neden aynı değildir?

Bir idari kararın alınması, ilgiliye bildirilmesi ve uygulanması farklı tarihlerde gerçekleşebilir. Örneğin karar 10 Mart’ta alınmış, yazısı 12 Mart’ta hazırlanmış, 16 Mart’ta postaya verilmiş ve 19 Mart’ta tebliğ edilmiş olabilir. Bireysel işlem bakımından usulüne uygun tebliğ esas alınıyorsa hesabın başlangıcı 20 Mart’tır. Kararın ilk sayfasındaki 10 Mart tarihi üzerinden süre hesaplamak başvuruyu gereksiz yere erken bitmiş gösterebilir.

Anayasa m.125’te yazılı bildirim güvencesi bulunur. İYUK m.7 ve m.8, gün hesabını bildirimi izleyen günden başlatır. Bunun pratik karşılığı, yalnız karar metnini değil, tebliğ zarfını, tebliğ mazbatasını veya elektronik tebligat delil kaydını da saklamaktır. Evrakın büroya veya eve ulaştığı gün ile hukuken tebliğ sayılan günün aynı olup olmadığı belgeden anlaşılır.

Muhtara, aynı konutta bulunan kişiye, kurum çalışanına veya vekile yapılan tebligatlar kendi şartları içinde değerlendirilir. “Ben elime daha sonra aldım” açıklaması her durumda süreyi o güne taşımaz. Buna karşılık muhatap, adres, teslim usulü veya zorunlu kayıtlar yönünden eksiklik varsa tebligatın geçerliliği ayrıca incelenir. 7201 sayılı Kanun m.32, usulsüz tebliğin muhatap tarafından öğrenilmesi hâlinde geçerlilik kazanmasını ve beyan edilen öğrenme tarihini düzenler. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.53 de bu ayrımı açıklar.

UETS tebligatında beşinci gün nasıl hesaplanır?

7201 sayılı Kanun m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Beş gün, “beş iş günü” değildir. Tebliğe bağlanan idari dava süresi bu tarihin ertesi günü işlemeye başlar. Hesaba ulaşma günü sayılmaz; sonraki beş takvim günü sayılır.

  1. UETS’de belgenin hesabınıza ulaştığı tarih ve saati bulun.
  2. Ulaşma gününü dışarıda bırakıp sonraki beş günü sayın.
  3. Beşinci günün sonunu kanuni tebliğ tarihi olarak kaydedin.
  4. Tebliğe bağlı dava süresinin ilk gününü ertesi gün olarak belirleyin.
  5. Dava süresinin son günü için ayrıca tatil ve uygulanıyorsa çalışmaya ara verme kontrolü yapın.

Belgeyi hiç açmamak tebliği süresiz olarak geciktirmez. SMS veya e-posta bilgilendirmesinin gelmemesi yahut geç gelmesi de tek başına tebligatı geçersiz kılmaz. Esas kayıt UETS delilidir. Yönetmelikte hesaba ulaşma, okunma ve kanunen tebliğ edilmiş sayılma olayları ayrı ayrı düzenlenir. Elektronik Tebligat Yönetmeliği m.9–10 ve m.14.

AYM: Hesaba ulaşma tarihi beşinci günün yerine geçirilemez

AYM, Star İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2021/18493, 7.1.2025 kararında, Tazminat Komisyonu kararına itiraz süresini inceledi. Karar vekilin hesabına 25 Kasım 2020’de ulaşmış; kanuni tebliğ 30 Kasım’da gerçekleşmişti. Bölge İdare Mahkemesi ise süreyi 25 Kasım’dan başlatıp 11 Aralık’taki itirazı geç saymıştı.

“açık kanun hükmünün öngörülemez bir biçimde yorumlanarak süre aşımı yönünden reddedilmesi”

AYM, bu yorum nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verdi. Kararın önemi, elektronik kayıt üzerindeki “iletildi” tarihi ile hukuki tebliğ tarihini ayırmasıdır. İncelenen yol, özel on beş günlük komisyon itirazıdır; bu on beş gün SPK iptal davasına taşınamaz. Kararın tam metni, §§ 18–22 ve hüküm.

AYM bireysel başvurusunda aynı hesap neden değişebilir?

İdari dava ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru farklı usullerdir. Mehmet Özcan, B. No: 2019/6266, 15.1.2020 kararında AYM, elektronik tebligatın kanuni tarihini 20 Ocak olarak kabul etmekle birlikte, vekilin gerekçeli nihai kararı 15 Ocak’ta açıp öğrendiğini saptadı. Bireysel başvurunun öğrenmeye bağlı otuz günlük süresini 15 Ocak’tan hesapladı ve 15 Şubat’taki başvuruyu süre aşımı nedeniyle kabul edilemez buldu. Dolayısıyla UETS’deki beşinci gün kuralını AYM başvurusuna otomatik olarak uygulamak doğru değildir. Kararın tam metni, §§ 26–28.

SPK bülteni veya KAP açıklaması dava süresini başlatır mı?

Yalnız yayımlandığı yere bakılarak cevap verilemez. Aynı bültende genel nitelikte bir düzenleme, belirli bir şirkete ilişkin bireysel karar ve sadece kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama bulunabilir. Dava edilecek hukuki işlem ile onu duyuran haber metni ayrılmalıdır.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde İYUK m.7/4’ün ilan kuralı gündeme gelir. Bunun yanında düzenleyici işlemin uygulanması üzerine, koşulları varsa düzenleyici işlem, uygulama işlemi veya her ikisi birlikte dava konusu edilebilir. Bu imkân, her sonraki haberin veya hatırlatma duyurusunun yeni dava süresi yaratması anlamına gelmez.

Belirli bir fonun tasfiyesi, faaliyet izni veya belirli bir talebin reddi gibi somut kararların niteliği ayrıca belirlenir. İşlemin doğrudan muhatabı bir şirket, sonuçlarından etkilenen kişi ise yatırımcı olabilir. Yatırımcıya özel tebligat yapılmaması hâlinde öğrenme tarihi tartışması doğabilir. Açıklamanın kararın kapsamını ve yatırımcıya etkisini ortaya koyup koymadığı; yatırımcının hangi belgeyle, ne zaman bilgi sahibi olduğu incelenir. KAP veya SPK duyurusunu önemsiz sayıp beklemek de, duyuru gününü bütün taleplere tek başlangıç olarak yazmak da hatalı olabilir.

Fon dosyasında ayrıca tasfiye kararının iptali ile denetim eksikliği nedeniyle tazminat talebi ayrılmalıdır. Birincisinde dava konusu kararın bildirimi veya öğrenilmesi; ikincisinde zararın kaynağına göre İYUK m.12 veya m.13 çerçevesindeki ayrı koşullar tartışılır. Aynı yatırımcı için aynı anda birden fazla süre işleyebilir. Ayrıntılar: SPK kararına iptal davası ve SPK’ya tam yargı davasında başvuru ve süreler.

“Öğrendim” demek neyi ifade eder? İki Danıştay kararı

Öğrenme tartışmasında işlemin varlığından belirsiz biçimde haberdar olmak ile işlemi dava edebilecek ölçüde öğrenmek ayrılır. Mahkeme, kişinin yazdıklarını ve tarihlerle desteklenen davranışlarını birlikte değerlendirir. Bu yüzden idareye sunulan ilk dilekçenin içeriği önemlidir: Dilekçe bilinmeyen bir kararın sonucunu mu soruyor, yoksa ayrıntıları bilinen kararın kaldırılmasını mı istiyor?

Sonucu öğrenmek için verilen dilekçe, her zaman öğrenme kanıtı değildir

Danıştay 13. Daire, 15.6.2021, E.2021/1755, K.2021/2263 kararında taksi plakası ihalesini değerlendirdi. Davacı, teklifinin sonucunu ve yazılı bildirim yapılmasını isteyen bir dilekçe vermişti. Mahkeme bu başvuruyu öğrenme tarihi saymıştı. Danıştay ise dilekçede tam da sonucun öğrenilmeye çalışıldığını, teklifin neden elendiğinin sonraki cevapla bildirildiğini belirledi.

“idarî işlemin niteliği ve doğurduğu hukukî sonuç itibarıyla bütün unsurlarıyla davacılar tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması şartına bağlı”

Süre aşımı kararı bozuldu. Buradan çıkarılabilecek sonuç, her bilgi talebinin daha önce tam öğrenmenin kabulü olmadığıdır. Bununla birlikte kararın başvuru süresinin bildirilmemesine ilişkin diğer gerekçesi, aşağıdaki 2022 içtihadı birleştirme kararıyla birlikte okunmalıdır; “süre hiç başlamaz” şeklinde genellenemez. Kararın tam metni.

Öğrenme açıkça kabul edilmişse tebligat yokluğu yeterli olmayabilir

Danıştay 13. Daire, 26.4.2023, E.2022/3377, K.2023/2025 kararında, taşınmazını da ilgilendiren maden cürufu satış ihalesine karşı açılan davayı inceledi. Davacı, ihaleyi Ağustos 2021’de öğrendiğini hem idari başvurusunda hem dava dilekçesinde belirtmiş, davayı aralıkta açmıştı. Daire, öğrenmenin en geç 31 Ağustos’ta gerçekleştiğini esas aldı ve davayı süre aşımı nedeniyle reddetti.

Karar, tebliğ yapılmayan üçüncü kişi bakımından somut öğrenme beyanının önemini gösterir. Uyuşmazlık ihale olduğu için uygulanan otuz günlük özel süre ve m.11 başvurusunun süreyi durdurmaması, bütün SPK davalarına ait kurallar değildir. Fon yatırımcısı açısından alınacak ders, gerçek kronolojiyi doğru kaydetmek ve “tebliğ yok” düşüncesiyle öğrenilmiş işleme karşı beklememektir. Kararın tam metni.

Av. Ahmet Karaca · Hukuki danışmanlıkWhatsApp0531 336 09 81E-posta

Kararda dava süresi yazmıyorsa süre hiç başlamaz mı?

Hayır. Dava yolu ve süresinin gösterilmemesi, tek başına sınırsız dava açma hakkı sağlamaz. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.3.2022 tarihli, E.2021/2, K.2022/1 kararı; özel dava süresi gösterilmeyen işlemlerde vergi mahkemeleri için otuz, Danıştay ve idare mahkemeleri için altmış günlük genel sürenin uygulanması yönündedir. Genel süreye tabi işlemde süre ayrıca yazılmamış olsa da genel süre işler.

AYM, Mualla Gürsoy, B. No: 2020/35121, 7.1.2025 kararında, başvuru süresi belirtilmeyen riskli yapı işlemini inceledi. Dava genel süre içinde açılmış olmasına rağmen özel otuz günlük süre uygulanarak reddedilmişti. AYM, içtihadı birleştirme kararını da değerlendirerek somut olayda mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Bu karar, kısa özel sürenin bildirilmemesinin etkisini açıklar; genel süreyi de aşarak bekleme güvencesi vermez. Kararın tam metni, §§ 27 ve 41–50.

Bildirimde yanlış süre veya yanlış başvuru mercii gösterilmişse, bildirimin tamamı ve buna güvenilerek yapılan işlemler ayrıca incelenir. Kararın yalnız son sayfasını veya “itiraz edebilirsiniz” cümlesini saklamak yeterli olmayabilir.

Hafta sonu, resmî tatil ve adli tatil hesaba nasıl girer?

İYUK m.8’e göre tatil günleri süreye dahildir. Araya giren cumartesi, pazar veya bayram günleri tek tek çıkarılmaz. Son gün tatile rastlarsa süre, tatili izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.

Çalışmaya ara verme ise farklı bir düzenlemedir. İYUK m.8/3 kapsamındaki sürenin sonu çalışmaya ara verme dönemine rastlıyorsa, süre ara vermenin bitimini izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. İdari yargıda olağan ara verme 20 Temmuz–31 Ağustos dönemidir. Bu kural, yaz boyunca bütün sürelerin durması veya her süreye otomatik olarak kırk küsur gün eklenmesi anlamına gelmez. Özel usule tabi işler, ara vermeyen mahkemeler ve idareye başvuru süreleri ayrıca değerlendirilir. Türkiye Barolar Birliğinin 2026 adli tatil açıklaması; İYUK m.8 ve m.61.

Üç varsayımsal hesap örneği

Aşağıdaki örneklerin tümünde idare mahkemesinde altmış günlük genel dava süresinin uygulandığı, başka bir başvuruyla sürenin durmadığı ve özel bir süre düzenlemesi bulunmadığı varsayılmıştır. Üçüncü örnekte ayrıca çalışmaya ara verme uzatmasının uygulanabildiği kabul edilmiştir.

2026 takvimi üzerinde süre hesabı örnekleri
OlayHesapSonuç
2 Mart 2026’da usulüne uygun fiziki tebligatİlk gün 3 Mart; altmışıncı gün 1 Mayıs1 Mayıs resmî tatil, devamındaki iki gün hafta sonu olduğundan son gün 4 Mayıs 2026 Pazartesi olur.
UETS’ye 2 Mart 2026’da ulaşma3–7 Mart beş günlük dönem; 7 Mart sonu tebliğ; ilk gün 8 MartAltmışıncı gün 6 Mayıs 2026 Çarşambadır. Beşinci günün cumartesi olması, UETS tebliğ tarihini pazartesiye taşımaz.
15 Haziran 2026’da tebligatİlk gün 16 Haziran; altmışıncı gün 14 AğustosBelirtilen ara verme varsayımı altında son gün 7 Eylül 2026 Pazartesiye uzar.

Burada hesaplanan, varsayımları açık bir takvim örneğidir. Gerçek dosyada kararın niteliği yanlış seçilmişse aritmetiğin doğru olması hak kaybını önlemez. Örneğin özel otuz günlük bir dava için altmış günlük tablo kullanılamaz.

Fon yatırımcısı başlangıç tarihini hangi belgelerle ortaya koyabilir?

Fon krizinde “ilk haber tarihi” ile “dava edilecek kararı öğrenme tarihi” çoğu kez birbirine karışır. İnceleme için kısa bir kronoloji hazırlanması yararlıdır. Her satırda tarih, olay, belgenin kaynağı ve belgenin hangi işlemi gösterdiği bulunmalıdır.

  • İptali istenen SPK veya başka idare kararının tarih, sayı, tam metin ve ekleri.
  • Kararın yatırımcıya, şirkete veya vekile hangi yolla bildirildiğini gösteren tebliğ belgeleri.
  • UETS teslim, okunma ve kanunen tebliğ delil kayıtları; varsa hata veya erişim kayıtları.
  • KAP açıklamasının bağlantısı, yayımlanma zamanı, ekleri ve sonraki düzeltmeleri.
  • SPK bülteninin ilgili sayfası ve açıklamayla bağlantılı karar.
  • Banka veya portföy şirketi yazısı; pay hesabında işlem kısıtı, tasfiye veya ödeme kaydının tarihi.
  • SPK’ya, CİMER’e veya başka kuruma verilen önceki başvuruların eksiksiz metni ve başvuru/alındı belgeleri.
  • İdarenin cevabı, cevabın tebliği ve varsa dosya inceleme veya belge teslim tutanağı.

Birden fazla fon, farklı karar veya farklı ödeme dışı bırakma işlemi varsa her biri için ayrı satır açılmalıdır. İlk işlemin süresi geçmiş olsa bile sonradan alınan kararın gerçekten yeni ve dava edilebilir bir işlem olup olmadığı ayrıca incelenebilir. Aynı kararın tekrar bildirilmesi veya önceki talebin yinelenmesi ise kendiliğinden yeni süre oluşturmaz.

İdarenin cevap vermediği dosyalarda İYUK m.10 ve zımni ret; mevcut kararın kaldırılması için yapılan başvuruda İYUK m.11 başvurusunun süreye etkisi ayrıca kontrol edilmelidir. Bilgi veya belge beklemek, kendi başına dava süresini durdurmaz.

Sık sorulan sorular

SPK kararını sosyal medyada gördüm. Sürem kesin olarak o gün mü başladı?

Hayır; paylaşımın içeriği, gerçek karara erişim sağlayıp sağlamadığı, kararın size etkisi ve işlemin niteliği incelenir. Ancak somut kararın bütün unsurlarıyla öğrenildiğini gösteren bir kayıt da göz ardı edilemez. Paylaşımı ve eriştiğiniz belgeleri tarihleriyle saklamak, tek başına “resmî tebligat gelmedi” gerekçesiyle beklememek gerekir.

UETS mesajını açmazsam dava sürem başlamaz mı?

Usulüne uygun elektronik tebligatta başlamaması söz konusu değildir. Belge, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. SMS’in gelmemesi bu kuralı tek başına değiştirmez.

Tebligatta 60 gün yazmıyor. İstediğim zaman dava açabilir miyim?

Hayır. Genel dava süresi bildirilmese de uygulanır. Özel, daha kısa bir sürenin bildirilmemesi ise genel sürenin uygulanmasını gerektirebilir. Bu ayrım, süresiz başvuru hakkı anlamına gelmez.

Kararın gerekçesini SPK’dan istedim. Cevap gelene kadar bekleyebilir miyim?

Belge istemek tek başına dava süresini durdurmaz. Başvurunun mevcut işlemin kaldırılmasını isteyen ve koşulları oluşmuş bir m.11 başvurusu olup olmadığı ayrıca belirlenir. Sadece belge veya açıklama talebi, bu başvuruyla aynı değildir.

Fonun tasfiye ödemesini beklemek iptal davası süresini erteler mi?

Tasfiye sonucunu beklemek, daha önce öğrenilmiş veya tebliğ edilmiş kararın iptal süresini kendiliğinden ertelemez. İptal, tazminat ve sonradan alınan ödeme kararına ilişkin taleplerin başlangıçları ayrı incelenir. Zarar miktarının değişmesi ile dava edilecek işlemin bildirilmesi aynı olay değildir.

Mevzuat ve kararlar

Av. Ahmet Karaca · Hukuki danışmanlıkWhatsApp0531 336 09 81E-posta

Bu rehber genel hukuki bilgi içindir. Somut başvuru ve dava süresi; karar, tebligat, önceki başvurular ve uyuşmazlığın niteliği birlikte incelenerek belirlenir.

About the Author

Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık'ın ortağıdır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır (Sicil No 92414). Sermaye piyasası hukuku ve yatırımcı haklarının korunması ile kripto varlık hukuku ve blokzinciri adli bilişimi alanlarında ihtisaslaşmıştır.

Sermaye piyasasında portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar ve bankalarla yatırımcı uyuşmazlıklarını, SPK işlemlerine karşı idari yargı yollarını ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu bir bütün olarak yürütür; 2026'da tasfiye edilen fonların yatırımcıları için ceza, idare, icra ve ticaret hukuku süreçlerini birlikte takip eder. Kripto varlık dosyalarında hukuki analizi teknik incelemeyle birleştirir: transferleri blokzinciri üzerinde izler, bu izlemeye dayanan teknik uzman raporları hazırlar. Bankacılık ve finans hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku da çalışma alanları arasındadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir.