Av. Ahmet Karaca · PEGA Hukuk & Danışmanlık
Kaynak kontrolü ve yayın:
Kripto P2P işlemlerinin tümünün yasaklandığı iddiası, 2024 SPK kararının kapsamını doğru yansıtmıyor. Ayrıca söz konusu kararın P2P’ye ilişkin 6. maddesinin kaldırıldığı, 13 Mart 2025 tarihli, 2025/15 sayılı SPK Bülteni’nin 7. sayfasında açıkça duyuruldu. Eski hüküm, kendi adına fakat başkası hesabına yürütülen belirli faaliyetleri düzenliyordu; bütün bireysel alım satımları kapsamıyordu. Bu değişiklik, izinsiz hizmet sunma, suç bağlantılı ödeme, banka blokesi ve ceza soruşturması risklerini ortadan kaldırmaz.
“Türkiye’de P2P tamamen yasak”, “8 Kasım 2024’ten sonra USDT satan herkes suç işliyor” veya bunun tam tersi olan “yasak kalktı, artık her işlem serbest” açıklamaları aynı sorunu taşıyor: işlemin tarafını, faaliyet türünü ve yürürlükteki düzenlemeyi birbirine karıştırıyor. Eski haberlerin tarihinden koparılarak paylaşılması ve bir mevzuat cümlesinin koşulları çıkarılarak özetlenmesi, bu karışıklığı sürdürüyor.
Avukat Ahmet Karaca’nın bu incelemesi, iddiayı doğrudan SPK bültenleri ve güncel tebliğ üzerinden değerlendiriyor. Amaç, P2P’yi güvenli veya risksiz göstermek değil; yürürlükten kaldırılan hüküm, devam eden izin rejimi ve tek bir satışta dahi ortaya çıkabilen ödeme riski arasındaki farkı açıklamak. İşlemlerin genel çerçevesi için Kripto P2P Hukuku rehberine başvurulabilir.
Hangi SPK maddesi kaldırıldı, hangi bültene bakılmalı?
Eski düzenleme, 19 Eylül 2024 tarihli, 2024/48 sayılı SPK Bülteni’nde yayımlanan i-SPK.35.B.1 sayılı İlke Kararı’nın 6. maddesidir. Karar, sonraki kaldırma tablosunda 19.09.2024 tarih ve 48/1484 sayısıyla tanımlanır. P2P paragrafı bültenin 7. sayfasında yer alır.
13 Mart 2025 tarihli 2025/15 sayılı bültenin “E. Duyuru ve İlke Kararları” bölümü, III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı tebliğlerin yayımlanmasını esas alarak, kapsadıkları alanlardaki bazı ilke kararı hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını duyurur. Tablonun ikinci satırında 2024 kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9 ve 12. maddeleri sayılır. P2P’ye ilişkin 6. madde bu listededir. Dolayısıyla 2024 kararının tamamının kaldırıldığı da söylenmemelidir.
| Belge | İlgili yer | Neyi gösteriyor? |
|---|---|---|
| 19.09.2024 — 2024/48 SPK Bülteni | i-SPK.35.B.1, m.6; sayfa 7 | Belirli P2P faaliyetleri için izinsiz hizmet sağlayıcılığı değerlendirmesi ve 08.11.2024 sonlandırma tarihi. |
| 13.03.2025 — 2025/15 SPK Bülteni | E bölümü, ikinci tablo satırı; sayfa 7 | 2024 kararının 6. maddesinin de kaldırılan hükümler arasında bulunduğu. |
| 13.03.2025 — 32840 sayılı Resmî Gazete | III-35/B.2 sayılı Tebliğ, özellikle m.6 ve m.10/3 | Hizmetler için izin zorunluluğu ve eşler arası dijital pazar yeri işletilmesinin platform faaliyeti sayılması. |
2024 kararı P2P işlemlerini toptan yasaklamış mıydı?
Hayır. Altıncı maddenin metninden, her bireysel P2P satışının yasaklandığı sonucu çıkmaz. Maddenin kapsamı, doğrudan kullanıcılar arasında kripto alım, satım ve takasına imkân veren dijital pazar yerleri bağlamında kurulmuştur. Metindeki belirleyici ifade şudur:
“kendi adına fakat başkası hesabına işlem yapılmasının düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet olarak icra edilmesi”
SPK bu faaliyetlerin, Kanun’un 99/A maddesi kapsamında izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı olarak değerlendirilebileceğini belirtmiş; bunları yürütenler için 8 Kasım 2024’e kadar sonlandırma öngörmüştür. Cümleden kimin hesabına işlem yapıldığı ve faaliyetin niteliği çıkarıldığında, kural gerçekte yazmadığı bir genel yasağa dönüşür.
Burada “başkası hesabına” ifadesi, yalnızca başka birine ait banka hesabının kullanılmasını anlatmaz. Kişi kendi adına açılmış borsa ve banka hesabını kullanırken de müşterisinin parası, talimatı ve ekonomik hesabı için işlem yapabilir. Tersine, bir alıcıya kendi USDT’sini satmak, sırf karşı tarafta başka bir kişi bulunduğu için başkası hesabına işlem hâline gelmez.
Bu ayrım bugün de iş modelini anlamaya yardım eder; ancak kaldırılmış maddeyi güncel izin testinin yerine koymak doğru değildir. Düzenli satış, müşteri emri kabulü, fiyat riskinin kime ait olduğu ve sunulan ek hizmetler birlikte değerlendirilir. İşin ticari olarak örgütlenmesi önemli olabilir; “kendi cüzdanımdan gönderiyorum” cümlesi tek başına muafiyet sağlamaz.
Madde kaldırıldıysa bugün P2P faaliyetinde hangi kurallar uygulanır?
Güncel değerlendirme 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile III-35/B.2 sayılı Tebliğ üzerinden yapılır. Kanun’un 35/B maddesi hizmet sağlayıcıların kurulması ve faaliyete başlamasını SPK iznine bağlar; 99/A ve 109/A maddeleri izinsiz faaliyetin tedbir ve yaptırım boyutunu düzenler.
Tebliğ’in 6. maddesi, düzenlediği hizmet ve faaliyetlerin düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet olarak yürütülmesinde izin zorunluluğunu korur. 10/3. madde ise müşteriler arasında doğrudan alım, satım ve takasa imkân veren eşler arası dijital pazar yerlerinin işletilmesini platform faaliyeti kapsamında değerlendirir. Bu işletmeler bakımından tebliğdeki kurallar ve müşterinin tanınmasına ilişkin yükümlülükler geçerlidir.
Bu nedenle bir pazar yerini kullanan satıcıyla o pazar yerini işleten şirket aynı konumda değildir. Müşteriden emir alıp onun için kripto tedarik eden kişi de yalnız kendi yatırımını elden çıkaran kişiyle aynı kabul edilemez. Eski ilke kararının kaldırılması, kanundaki hizmet sağlayıcılık rejimini kaldırmamıştır. Ayrıntılı rol ve izin karşılaştırması P2P merchant ve SPK izni incelemesinde yer almaktadır.
Kripto P2P hakkında doğru bilinen yanlışlar
Yanlış iddia: “8 Kasım 2024’ten sonra yapılan her USDT satışı suçtur.”
Doğrusu: 8 Kasım 2024, SPK’nın 19 Eylül 2024 tarihli ilke kararının 6. maddesinde tanımlanan faaliyetlerin sonlandırılması için öngörülen tarihti. Bütün kullanıcıların kendi kripto varlıklarını satmasına ilişkin genel bir suç başlangıç tarihi değildir. Bir işlem için suç değerlendirmesi yapılacaksa, isnat edilen fiil, kişinin rolü, o tarihteki düzenleme ve suçun unsurları gösterilmelidir.
Yanlış iddia: “6. madde kalktı; şirket kuran herkes P2P hizmeti sunabilir.”
Doğrusu: Şirket kuruluşu, vergi kaydı ve platformun verdiği merchant rozeti, III-35/B.2 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca gereken SPK izninin yerine geçmez. Müşteri emirlerini yürütme veya dijital pazar yeri işletme gibi hizmetler bakımından güncel mevzuat incelenir. Sadece kaldırma bültenini göstererek bir iş modelinin bütünüyle uygun olduğunu söylemek, eski hükmü hâlâ yürürlükteymiş gibi aktarmak kadar eksiktir.
Yanlış iddia: “Banka transferi geçtiyse para temizdir; isim eşleşiyorsa sorun çıkmaz.”
Doğrusu: Transferin hesaba ulaşması, paranın kaynağı hakkında kesin bir güvence değildir. Gönderen adı ile P2P kullanıcısının adı uyuşsa bile ele geçirilmiş hesap, başkasınca yönetilen profil veya daha önceki suç bağlantılı transferler araştırılabilir. İsim eşleşmesi yararlı bir kontrol noktasıdır; ceza sorumluluğunu veya blokenin hukuka uygunluğunu tek başına belirlemez.
Yanlış iddia: “USDT’yi teslim ettiğimi gösteren TxID varsa başka belge gerekmez.”
Doğrusu: TxID, yani blok zinciri işlem kimliği, belirli ağda belirli adresler arasındaki hareketi göstermeye yardımcı olur. Bankadan gelen ödemenin hangi sözleşmeye ait olduğunu, gönderen kişinin neyi satın aldığını veya cüzdanı kimin yönettiğini tek başına ispatlamaz. Platform içindeki teslimlerde ise bağımsız bir zincir işlemi yerine platformun iç kayıtları bulunabilir. Her iki durumda da emir, yazışma, ödeme ve teslim birlikte eşleştirilmelidir.
Yanlış iddia: “P2P yasak değilse banka blokesi de mutlaka hukuka aykırıdır.”
Doğrusu: P2P işlemlerinin toptan yasaklanmamış olması, somut bir ödemenin suç soruşturmasına konu olamayacağı anlamına gelmez. Bankanın uyum incelemesi, MASAK mevzuatındaki işlem ertelemesi, CMK kapsamında geçici askıya alma ve adli elkoyma farklı dayanaklara sahip olabilir. Hangisinin uygulandığı belirlenmeden tek bir süre, itiraz mercii veya kesin sonuç söylenemez.
Yanlış iddia: “Madde kaldırılınca eski soruşturma ve davalar kendiliğinden kapanır.”
Doğrusu: SPK’nın 2025/15 sayılı bültenindeki kaldırma duyurusu bir af veya bütün P2P dosyalarını sona erdiren mahkeme kararı değildir. Geçmiş faaliyetle ilgili değerlendirmede işlem tarihi, suçlamanın dayanağı ve değişen düzenlemenin etkisi incelenir. Dolandırıcılık ya da aklama iddiasının bulunduğu dosyada ise iddiaya konu davranış ve deliller ayrıca değerlendirilir. Bir ilke kararının değişmesi, diğer suçların unsurlarını veya usul kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Asıl pratik risk: USDT’yi alan kişi ile parayı gönderen kişi farklı olabilir
Bir P2P satıcısı bakımından sorun, çoğu zaman kriptoyu gerçekten satıp satmadığından önce satış bedelinin kimden ve hangi ilişki nedeniyle geldiğinde ortaya çıkar. USDT alıcısı, kendi borcunu dolandırdığı bir kişinin parasıyla ödetebilir. Böylece satıcının banka hesabı, haberi olmadan iki ayrı işlemin kesiştiği yer hâline gelebilir.
Varsayımsal örnek: Selin kendi USDT’sini bir P2P emri üzerinden satmaktadır. Emir açan kişi, Burak’a internetten bir ürün sattığını söyleyip ödeme için Selin’in IBAN’ını verir. Burak ürün bedelini gönderir; Selin parayı P2P satış bedeli sanarak USDT’yi emir açan kişiye teslim eder. Burak ürünü alamayıp şikâyet ettiğinde, banka kayıtları ilk olarak Selin’in hesabına ulaşır. Selin gerçekten kripto teslim etmiş olsa da Burak ile arasındaki ödeme ilişkisinin açıklanması gerekir.
Bu örnekte satıcının suç işlediği peşinen söylenemez. Aynı şekilde, gerçek kripto teslimi bulunması da her ihtimalde sorumsuzluk sonucu doğurmaz. Satıcının ne bildiği, hangi talimatları aldığı, açık tutarsızlıklara rağmen işlem yapıp yapmadığı ve olası suçla nasıl ilişkilendirildiği somut delillerle incelenir. TCK m.282’ye ilişkin MASAK açıklaması da suçtan kaynaklanan değerlerle ilgili fiillerin ve bilme unsurunun önemini gösterir; hesaba para girmesi tek başına aklama suçunun bütün unsurları değildir.
7571 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle getirilen CMK 128/A, maddede sayılan bilişim bağlantılı suçlara ilişkin makul şüphe hâlinde ilgili mali kurumun hesabı 48 saate kadar askıya almasına imkân verir. Bu, her P2P satışına otomatik uygulanan bir işlem değildir. Ayrıca adli elkoyma ayrı bir aşamadır; 48 saat bütün banka blokelerinin azami süresi değildir.
Ceza sorumluluğu ile ödemenin iadesi veya tazminat ihtimali de ayrı sorulardır. “Ben dolandırıcı değilim” açıklaması, parayı gönderen üçüncü kişinin özel hukuk talebini kendiliğinden çözmez. Gerçek satışın kime yapıldığı, ödemenin hangi borcu kapattığı ve tarafların birbirinden ne isteyebileceği ayrıca değerlendirilir. İlgili ayrıntılar üçüncü kişi ödemesi ve üçgen dolandırıcılık, P2P satışında banka blokesi ve P2P’de iade ve tazminat incelemelerinde ele alınmaktadır.
Bir P2P hukuk bilgisini paylaşmadan veya uygulamadan önce ne kontrol edilmeli?
Bir yazının başlığında “2026” yazması, dayandığı hükmün güncel olduğunu göstermez. Arama sonucu özeti, sosyal medya görseli ve yapay zekâ yanıtı da kaynak metnin yerine geçmez. Sağlıklı bir kontrol şu sorularla yapılabilir:
- Belgenin tamamı görülebiliyor mu? Karar tarihi, numarası, madde ve resmî bağlantı bulunmalı. Yalnız haber başlığına dayanılmamalı.
- Kural hâlâ yürürlükte mi? Sonraki bültenler, tebliğler ve değişiklikler kontrol edilmeli. 2024/48 m.6 için 2025/15 bülteni bu nedenle belirleyicidir.
- Kural kimi düzenliyor? Kendi varlığını satan kişi, müşteriye hizmet sunan kişi ve pazar yeri işletmecisi ayrılmalı.
- Koşullar metinden çıkarılmış mı? “Başkası hesabına”, faaliyet niteliği ve izin kapsamı gibi ifadeler atlanıyorsa sonuç değişebilir.
- Hangi riskten söz ediliyor? SPK izni, banka uyumu, ceza sorumluluğu ve para iadesi birbirinin yerine kullanılamaz.
Somut işlemde ise platform emir numarası, emrin zamanı ve saat dilimi, karşı kullanıcı bilgisi, bankanın gerçek işlem kaydı, yazışmalar ve kripto teslim kaydı korunmalıdır. Ekran görüntülerinin yanında indirilebilir özgün kayıtlar da saklanmalı; birden fazla satışın para hareketleri birbirine karıştırılmamalıdır. Ödeme yapan kişi ile alıcı uyuşmuyorsa açıklama doğrulanmadan teslimi sürdürmek veya “iade” adıyla farklı bir IBAN’a para aktarmak yeni bir belirsizlik yaratabilir. Uyuşmazlıkta banka ve platformun resmî kanalları üzerinden kayıt açılması önem taşır.
Doğru hukuki bilgi iki noktayı birlikte söyler: Kaldırılan SPK maddesi güncel bir genel P2P yasağı gibi sunulamaz. Buna rağmen P2P işleminin tarafları, faaliyetin gerçek niteliği ve gelen ödemenin kaynağı araştırılmadan “hiçbir sorun olmaz” denilemez.
P2P yasağı hakkında kısa sorular ve cevaplar
SPK’nın P2P maddesi hangi bültenle kaldırıldı?
13 Mart 2025 tarihli, 2025/15 sayılı SPK Bülteni’nin 7. sayfasında, 19 Eylül 2024 tarihli i-SPK.35.B.1 sayılı İlke Kararı’nın 6. maddesinin de kaldırıldığı duyuruldu. Bu, bütün P2P işlemlerini yasaklayan bir kanunun kaldırılması anlamına gelmez; eski madde belirli faaliyetleri düzenliyordu.
Eski kararın tamamı mı kaldırıldı?
Hayır. 2025/15 sayılı bülten, söz konusu 2024 kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9 ve 12. maddelerini sayar. “Kararın tamamı kaldırıldı” ifadesi bu belgenin kapsamını aşar.
Karar tarihi 13 Şubat mı, bülten tarihi 13 Mart mı?
Bültenin tarihi 13 Mart 2025’tir. Kaldırma duyurusunun metninde ise “13.02.2025 tarih ve 8/313 sayılı Kurul Kararı” ifadesi yer alır. Kaynakta yazılı iki tarih birbirine dönüştürülmeden aktarılmalıdır; geçmiş işlemlere etkisi ayrıca incelenir.
Kendi USDT’mi satmam tek başına izinsiz hizmet sağlayıcılığı mıdır?
Sırf kendi kripto varlığını bir alıcıya satmak, tek başına izinsiz hizmet sağlayıcılığı sonucunu doğurmaz. Ancak müşterilere sunulan hizmetler, emir ve fon kabulü, faaliyetin organizasyonu ve pazar yeri işletilip işletilmediği birlikte değerlendirilir. Hesabın kişinin kendi adına olması yeterli bir muafiyet ölçütü değildir.
Madde kaldırılmış olsa da hesabıma bloke konulabilir mi?
Evet. Somut ödemenin suç bağlantısı, banka incelemesi veya adli karar gibi farklı dayanaklar bulunabilir. Eski SPK maddesinin kaldırılması bunları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Blokenin dayanağı, kapsamı ve başvuru yolu ayrıca belirlenmelidir.
Resmî kaynaklar ve kontrol edilen hükümler
- SPK Bülteni 2024/48, 19.09.2024 — i-SPK.35.B.1 sayılı İlke Kararı, m.6, sayfa 7. Eski hükmün kapsamı ve sonlandırma tarihi.
- SPK Bülteni 2025/15, 13.03.2025 — E bölümü, sayfa 7. Kaldırılan maddeler ve metinde yazılı karar künyesi.
- III-35/B.2 sayılı Tebliğ, SPK resmî metni — m.6, m.10/1 ve m.10/3. İzin zorunluluğu ve dijital pazar yeri faaliyeti.
- SPK’nın iki kripto varlık tebliğine ilişkin duyurusu — 13.03.2025 tarihli, 32840 sayılı Resmî Gazete ve yeni düzenleme çerçevesi.
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, SPK resmî metni — m.3, m.35/B, m.99/A ve m.109/A.
- 7571 sayılı Kanun, TBMM kabul edilen metin — m.22 ile eklenen CMK m.128/A; hesap askısı ve elkoyma ayrımı.
- MASAK, Aklama Suçu: Ulusal Mücadele — TCK m.282’deki fiiller ve bilme unsuruna ilişkin açıklama.
Kaynakların ilgili hükümleri 4 Ekim 2026 tarihinde karşılaştırılmıştır. SPK bültenleri ayrıca belge görüntüsü üzerinden kontrol edilmiştir. Bu metin, belirli bir iş modeline verilmiş SPK izni veya somut bir uyuşmazlığın sonucu hakkında görüş yerine geçmez.
Yazar: Av. Ahmet Karaca
PEGA Hukuk & Danışmanlık. Kripto varlık hukuku, P2P işlemleri, SPK düzenlemeleri ve ceza hukuku alanlarındaki diğer incelemeler için P2P hukuku ana rehberini inceleyebilirsiniz.
