SPK Tazminat Davalarında Danıştay Kararları (2005–2024)

İncelenen 26 tam yargı kararında tek kabul: Danıştay çizgisi
Öne çıkan sonuç İncelenen 36 Danıştay kararından 26’sı SPK aleyhine hizmet kusuruna dayalı tazminat istemini karara bağlıyor ve bunlardan yalnız biri kabul: 13. Daire’nin 02.12.2005 tarihli, E.2005/2625, K.2005/5753 sayılı, oyçokluğuyla verilen kararı. Bu örneklemde kabul oranı yaklaşık %3,8’dir; kabul kararının kesinleşme bilgisi karar metninde yer almıyor. 23 karar esastan, 1 karar süre aşımından reddedildi; aynı olaya ilişkin bir idare mahkemesi kısmen kabul kararı ise 2022’de bozuldu. (27 Eylül 2026 itibarıyla.)

Son güncelleme: · İlk yayın: 29.09.2026 · Hazırlayan: Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu (Sicil No 92414) · Baro levhasında doğrula

“Danıştay SPK’yı daha önce hiç sorumlu tuttu mu?” sorusunun cevabı, fon krizinde dava açmayı düşünen yatırımcı için en somut veridir. Bu sayfa, Danıştay’ın resmî karar arama veri tabanında (karararama.danistay.gov.tr) 27 Eylül 2026’da yapılan aramalarla bulunan ve tam metni okunan 36 kararı sınıflandırır: hangi davada ne istendi, sonuç ne oldu, ret ya da kabulün gerekçesi neydi ve bundan yatırımcının çıkarabileceği ders ne.

SPK aleyhine tam yargı kararları 02.12.2005 ile 23.10.2024 arasına yayılıyor; incelenen kararlardan 2025 tarihli tek olanı bir Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) uyuşmazlığına ilişkindir. Arama anahtar kelimelerle yapıldığı için veri tabanında bu aramalarla çıkmayan ya da yayımlanmamış kararlar bulunabilir; aşağıdaki oranlar yalnız incelenen kararlar için geçerlidir. Taraf adları veri tabanında çoğunlukla anonimleştirilmiştir; bu yazıda davacı, şirket ve kurum adı kullanılmadı. Hukuki çerçeve için SPK’nın sorumluluğu ve tam yargı davası rehberi, ispat için SPK hizmet kusurunun ispatı yazısı birlikte okunabilir.

Danıştay içtihadının SPK aleyhine davanıza etkisini değerlendirmek için:

WhatsApp E-posta

Kabul oranı: 26 kararda sonuç ne oldu?

İncelenen ve SPK aleyhine hizmet kusuruna dayalı 26 tam yargı kararından yalnız biri tazminatı kabul etti; bu örneklemde kabul oranı yaklaşık %3,8’dir. Kaldıraçlı işlemler (forex) serisindeki 15 karar tek uyuşmazlık tipi sayıldığında bile 12 karar grubunda tek kabul vardır (yaklaşık %8). Tam yargı davası (idari eylem veya işlemden doğan zararın tazmini için açılan dava) kavramı İYUK m.2/1-(b)’de “kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan” dava olarak tanımlanır.

SonuçKarar sayısıOran (yuvarlanmış)Kararlar
Tazminat kabul1%3,8E.2005/2625 (Danıştay ilk derece, oyçokluğu)
İdare mahkemesinin kısmen kabul kararı bozuldu1%3,8E.2017/991
Esastan ret (onama)23%88,515 forex kararı ve 8 diğer karar
Süre aşımı nedeniyle ret (onama)1%3,8E.2021/3300
Toplam26Kalan 10 karar usul kararı ya da kapsam dışıdır

Tablo: SPK aleyhine tam yargı davalarında Danıştay kararları

Tablodaki kararların tamamı Danıştay 13. Dairesi’ne aittir ve tarih sırasıyla dizilmiştir. Aynı gün verilen seri forex kararları tek satırda toplandı; belge numaraları “Kaynaklar” bölümündedir. Son sütundaki dersler karar metninden değil, Av. Ahmet Karaca’nın değerlendirmesinden gelir.

YılKünyeKonuSonuçGerekçeYatırımcıya dersi
2005E.2005/2625, K.2005/5753, 02.12.2005Aracılık yetkisi kaldırılmış bankanın DİBS reklamları; SPK ve BDDKKabul, oyçokluğu; SPK ve BDDK yarı yarıyaYayın ve reklam izleme görevi hiç yürütülmediKusur, Kurul’un kendi kararıyla bildiği bir olguda hareketsiz kalmasıyla kurulabildi
2011E.2009/4155, K.2011/2326, 18.05.2011Kurul’a kayıt olmadan payları çoğunluğu yurt dışındaki yatırımcılara satan şirketRet onandıİdari para cezası ve suç duyurusu yapıldı; illiyet yokKurul yaptırım uyguladıysa zarar şirkete bağlanır
2017E.2011/1333, K.2017/3734 (12.12.2017) ve E.2012/3032, K.2017/3740 (13.12.2017)Aynı aracı kurumun iflası; iki dosyaRet onandı (2 karar)Mülga m.46 denetimi yapıldı, önlem alındı, fondan yasal sınırda ödeme yapıldıKoruma fonundan ödeme alındıysa kalan zararı Kurul’a bağlamak zorlaşır
2021E.2015/5608, K.2021/5348, 27.12.2021Aracı kurum müşterisinin hisse alacağıRet onandıHisse varlığı belgelenemedi; idareye atfı kabil kusur yokÖnce varlığın kendisi belgelenmeli
2021E.2015/2033, K.2021/5352, 27.12.2021İzinsiz halka arz yapan şirketler grubuRet onandı; vekâlet ücreti maktu olarak düzeltildiDenetleme raporu, suç duyuruları, bilgilendirme; kesinleşmiş zarar yokŞirkete karşı yollar açıkken zarar kesinleşmiş sayılmayabilir
2022E.2017/991, K.2022/3711, 19.10.2022Aynı bankadan DİBS alan yatırımcıİdare mahkemesinin kısmen kabul kararı bozuldu5667 sayılı Kanunla doğan yeni hukuki durumSonradan çıkan kanun, süren davanın seyrini değiştirebilir
2022E.2016/3806, K.2022/4959, 22.12.2022Bedelli sermaye artırımında küçük yatırımcıRet onandı, gerekçe eklenerekTedbirler zamanında alındı; izahname onayı tekeffül değil; kusur bilirkişiye sorulamazKurul’un ek açıklama ve yaptırım kararları önce incelenmeli
2023E.2021/3300, K.2023/4728, 13.11.2023Kayıt tutma ve denetim görevi iddiasıSüre aşımı, ret onandı2007’de öğrenilen olay için 02.09.2015’te başvuruİdareye başvuru süresi (eylemde İYUK m.13) esastan önce incelenir
2023E.2022/4781, K.2023/4993, 22.11.2023Pay alım teklifi muafiyeti; Kurul işlemi iptal edildiTazminat yönünden ret onandıSatışlar yatırımcının kendi iradesiyle; doğrudan illiyet yokİptal kararı tek başına tazminat doğurmaz
20243 karar, 20.02.2024: E.2019/1486, 2624, 4341 (K.2024/862–864)Forex piyasasının düzenlenmemesi ve denetlenmemesi3 ret onandı2 kararda 2016 Tebliğ değişikliği gecikme göstergesi sayılmadı; 1 kararda risk bildirimiSonradan sıkılaştırılan düzenleme, önceki kusuru ispatlamaz
2024E.2024/356, K.2024/1861, 29.04.2024Aynı muafiyet kararı, başka davacıRet onandıZarar satış işlemlerinden doğdu; uygun illiyet yokHukuka aykırılık, zarar ve illiyet birlikte aranır
20246 karar, 21.05.2024: E.2019/2605, 3813, 3370, 3248, 3228, 3190 (K.2024/2304–2309)Forex, aynı iddia6 ret onandı2011 düzenlemesi, suç duyurusu, idari para cezası, denetim; 5 kararda risk bildirim formu; riskin gerçekleşmesiBilinen piyasa riski Kurul’a yüklenemez
20246 karar, 23.10.2024: E.2020/2066, 3081, 1732, 402, 1064, 1282 (K.2024/4242, 4243, 4244, 4247, 4248, 4249)Forex, aynı iddia6 ret onandıAynı gerekçe; risk bildirimi ve uygun illiyet yokluğuÇizgi, 2024 boyunca üç ayrı tarihte tekrarlandı

Ret gerekçeleri nasıl dağılıyor?

24 ret kararının ağırlıklı gerekçesi, Kurul’un görevini yerine getirmiş sayılmasıdır: forex serisinin 15 kararı ve beş karar daha bu gerekçeyle reddedildi. Kararların çoğunda birden fazla gerekçe birlikte kullanıldığı için aşağıdaki dağılım, her kararın belirleyici gerekçesine göre yapılmıştır; belirleyici gerekçenin seçimi Av. Ahmet Karaca’nın sınıflandırmasıdır.

Belirleyici gerekçeKarar sayısıKararlar
Düzenleme, denetim ve yaptırım yapıldı; zarar bilinen piyasa riskinden doğdu15Forex serisi (2024)
Kurul tedbir aldı, suç duyurusu veya yaptırım uyguladı; illiyet yok5E.2009/4155, E.2011/1333, E.2012/3032, E.2015/2033, E.2016/3806
Zarar yatırımcının kendi işlemlerinden doğdu; uygun illiyet yok2E.2022/4781, E.2024/356
Aracı kurumdaki varlık belgelenemedi1E.2015/5608
İdareye başvuru süresi kaçırıldı1E.2021/3300

Forex serisinde gerekçeler birbirini tekrar eder: 15 kararın 12’sinde davacıya risk bildirim formu sunulduğu tespit edilmiştir. İki kararda (E.2019/1486 ve E.2019/4341) ise belirleyici olan, sonradan yapılan düzenleme değişikliğinin nasıl okunduğudur; bu gerekçe aşağıda ayrıca ele alınıyor.

Öne çıkan beş karar

Danıştay 13. D., E.2005/2625, K.2005/5753, 02.12.2005: tek kabul

Kurul’un 1990’da aracılık yetkisini kaldırdığı bir banka, gazete ve televizyon reklamlarıyla devlet iç borçlanma senedi (DİBS) satmaya devam etmiş, davacı ödediği bedelin karşılığını alamamıştır. Danıştay davaya ilk derece mahkemesi olarak bakmıştır.

“Bu durumda, SPK kararı ile borsa üyelik ve aracılık faaliyetlerinde bulunma yetkisi kaldırılan Banka’nın, yetkisi olmadığı halde ilân ve reklam vererek yatırımcılara gerek DİBS satışı gerekse bu ad altında satış yapmasını zamanında önlem alarak engel olmayan BDDK ve SPK’nun olayda kusurlu davranışları bulunduğu kuşkusuz olduğundan, anılan idarelerin davacının dosyada bulunan ve Banka’dan DİBS aldığını gösteren belgedeki yatırdığı tutar miktarındaki zararının hizmet kusuru bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle ödemeleri gerekmektedir.”

İlke: Tazminata SPK ve BDDK’dan yarı yarıya ödenmek üzere oyçokluğuyla hükmedildi. Karşı oylardan biri SPK’nın 1/10 oranında sorumlu tutulmasını önerdi; diğeri, iflas tasfiyesine katılmadan gerçek ve miktarı belli bir zarardan söz edilemeyeceğini savundu. Kesinleşme bilgisi karar metninde yer almıyor.

Uygulamaya etkisi: Kabul, Kurul’un kendi kararıyla yetkisiz kıldığı bir kuruluşun açık reklamlarına karşı hiçbir işlem yapmamasına dayanıyor. Av. Ahmet Karaca’ya göre genel bir denetim eleştirisi bu karardan destek almaz.

Danıştay 13. D., E.2017/991, K.2022/3711, 19.10.2022: kabulün bozulması

Aynı bankadan DİBS alan başka bir yatırımcının davasında idare mahkemesi, SPK ve BDDK’yı hizmet kusuru nedeniyle yarı yarıya sorumlu tutmuş; iki idare de kararı temyiz etmiştir.

“Bu itibarla, davanın kısmen kabulü ile, 92.197,18-TL’nin hizmet kusurları saptanan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından, yarı yarıya davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.”

İlke: 30.05.2007 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 5667 sayılı Kanun, DİBS satışı adı altında toplanan tutarların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla ödenmesini öngördüğü için Danıştay, idare mahkemesinin kısmen kabul kararını oybirliğiyle bozmuştur. Karar, SPK’nın kusurlu olmadığını söylemiyor; uyuşmazlığın yeni kanuni ödeme düzeni içinde çözülmesini istiyor. Karar, metnine göre karar düzeltme yolu açık olmak üzere verilmiştir; kesinleşme bilgisi yer almıyor.

Uygulamaya etkisi: Kriz sonrası çıkarılan özel bir ödeme kanunu, süren tam yargı davalarının sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Danıştay 13. D., E.2019/1486, K.2024/864, 20.02.2024: sonraki düzenleme, önceki kusurun kanıtı değil

Davacı, SPK’nın 2011’de üstlendiği kaldıraçlı işlemler (forex) piyasasını ancak 14.01.2016 tarihli Tebliğ değişiklikleriyle düzenlediğini ve aradaki dönemde hizmet kusuru işlediğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesinin ret kararı istinafta ve temyizde korunmuştur; aynı gün verilen E.2019/4341 sayılı karar aynı gerekçeyi taşır.

“Davacı tarafından, davalı idarenin kaldıraçlı işlemler piyasasını düzenleme ve denetime ilişkin görev ve sorumluluğunu 2011 yılında almış olmasına rağmen ilgili düzenlemelerin 14/01/2016 tarihinde yapılan Tebliğ değişiklikleri ile gerçekleştirildiği, dolayısıyla davalı idarenin 2011 ile 2016 yılları arasında düzenleme ve denetleme faaliyetinde bulunmayarak hizmet kusuru işlediğinin iddia edildiği, ancak mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve sonrasında yürürlüğe konulan Tebliğ ile kaldıraçlı alım satım işlemlerinde uyulması gereken kuralların belirlendiği, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesini takiben, 11/07/2013 ve 17/12/2013 tarihinde iki farklı Tebliğ ile düzenlemeler yapıldığı, anılan iki Tebliğ’in sadece kaldıraçlı işlemlere değil, yatırım hizmetlerinin tümüne yönelik düzenlemeler içerdiği, piyasadaki uygulamaların Kurulca izlenmesi sonucu, 14/01/2016 tarih ve 29593 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğler ile kaldıraçlı işlemlere ilişkin düzenlemelerde değişikliğe gidildiği, 14/01/2016 tarihli Tebliğ değişikliklerinin, Kurulun düzenleme ve denetim görevini eksik ya da geç yaptığının göstergesi olarak değil de kaldıraçlı işlemler piyasasındaki gelişmelerin Kurulca takip edilerek teknolojik gelişmelere bağlı iş ve işlemlere ilişkin değişikleri dikkate alacak şekilde ilgili düzenlemeleri geliştirdiğini gösterdiği, davalı idarenin söz konusu kaldıraçlı piyasalara yönelik denetim ve düzenleme görevini yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceği, hizmet kusurunun oluşmadığı”

İlke: Sonradan sıkılaştırılan düzenleme, önceki dönemde görevin eksik ya da geç yapıldığının kanıtı sayılmadı; mahkeme ayrıca zarar riskinin ticari faaliyetten soyutlanamayacağını belirtti. Serinin diğer kararlarında belirleyici olan, risk bildirimi ve yatırımcının bildiği riskin gerçekleşmesidir. E.2019/2605 dosyasında davacı aleyhine maddi ve manevi talep için ayrı ayrı 1.090 TL, toplam 2.180 TL maktu vekâlet ücreti kesinleşmiştir. E.2019/1486 kararı, metnine göre 20.02.2024 tarihinde kesin olarak verilmiştir.

Uygulamaya etkisi: Av. Ahmet Karaca’ya göre, fon krizinde 28.08.2026’da güncellenen Rehber önceki dönem için kusur kanıtı olarak sunulursa aynı gerekçeyle karşılaşılması muhtemeldir.

Danıştay 13. D., E.2016/3806, K.2022/4959, 22.12.2022: kusur bilirkişiye sorulamaz

Davacı, halka açık bir şirketin bedelli sermaye artırımlarında SPK’nın küçük yatırımcıyı korumadığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, Kurul’un hizmet kusuru bulunup bulunmadığını bilirkişiye sormuş ve raporlara dayanarak davayı reddetmiştir.

“Davada, … İdare Mahkemesi’nin 26/06/2015 tarihli bilirkişi sorusunda, “Şirketin hisse senetlerinin halka arzı aşamasında, davalı idarenin Sermaye Piyasası Mevzuatı ile Türk Ticaret Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat çerçevesinde hareket edip etmediğinin, bu bakımdan herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığının, kusuru var ise davacının davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle yoksun kaldığı parasal kaybın miktarının ne olduğunun tarafların iddiaları da göz önünde bulundurularak” rapor düzenlenmesinin istenildiği, davacı tarafından iddia olunan zararın, muhasebe ilmini ilgilendirdiği de göz önüne alındığında, hesaplanmasında bilirkişi yardımından faydalanılabilirse de, idarenin mevzuata uygun hareket edip etmediği ve hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hukuk ilmi ile hâkim tarafından çözümlenmesi gereken bir husus olduğundan bu konuda bilirkişiye başvurulması usûle aykırı olmakla birlikte, Mahkeme’ce idarenin hizmet kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddedildiği de göz önüne alındığında, bu usûl aykırılığının temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirmediği sonucuna varılmıştır.”

İlke: Kusurun bilirkişiye sorulması usule aykırı bulunmuş, ancak sonucu değiştirmediği için bozma nedeni sayılmamıştır. Danıştay, iddiaların ilk derece kararında yeterince karşılanmadığını da tespit ederek gerekçeli karar hakkı çerçevesinde kendi gerekçesini eklemiş ve reddi bu gerekçeyle onamıştır. Karar, metnine göre karar düzeltme yolu açık olmak üzere verilmiştir; kesinleşme bilgisi yer almıyor.

Uygulamaya etkisi: Kusur tartışması dilekçede hukuki gerekçeyle kurulmalıdır; bilirkişiden yalnız zarar hesabı ve teknik tespitler beklenebilir.

Danıştay 13. D., E.2015/2033, K.2021/5352, 27.12.2021: dava maliyeti

İzinsiz halka arz yapan bir şirketler grubuna para yatıranlar, SPK’nın ağır hizmet kusuru işlediğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi Kurul’un denetleme raporunu, 2005’e kadar yaptığı suç duyurularını, açtığı hukuk davalarını ve düzenlediği bilgilendirme toplantılarını saptamış; yatırımcıların şirket ve yöneticileri aleyhine takip imkânı bulunduğundan kesinleşmiş gerçek bir zarar ve uygun illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

“İdare Mahkemesince, maddi tazminat istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalı idare lehine 6.355-TL nispî vekâlet ücretine hükmedilmesinin uyuşmazlığın niteliği ve davacının ekonomik durumu itibarıyla mahkemeye erişim hakkı bakımından davacıya aşırı külfet yüklediği sonucuna ulaşıldığından, davalı idare lehine nispî değil, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin ölçülü olacağı sonucuna varılmıştır.”

İlke: Danıştay ret kararını onamış, ancak davacılar aleyhine hükmedilen 6.355 TL nispi vekâlet ücretini mahkemeye erişim hakkı gerekçesiyle 750 TL maktu ücrete indirmiştir. Karar, metnine göre karar düzeltme yolu açık olmak üzere verilmiştir; kesinleşme bilgisi yer almıyor.

Uygulamaya etkisi: Reddedilen tazminat davasında davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilir; ücretin nispi mi maktu mu olacağı, kararın temyizinde ayrıca tartışılabilecek bir konudur.

Esasa girilmeyen ve kapsam dışı kalan kararlar

İncelenen 36 kararın 10’u, SPK’nın tazminat sorumluluğunu esastan tartışmadığı için oran hesabına alınmadı. Bunların üçü SPK uyuşmazlıklarında yol gösteren usul kararlarıdır; yedisi ise YTM’ye intikal eden paylar, zamanaşımı devri, TMSF aktarımı ve YTM aidatıyla ilgili davalardır.

KünyeKonuSonuçNeden hesaba alınmadı
E.2021/999, K.2021/1026, 23.03.2021Pay birleşmesinde SPK’nın denetim yükümlülüğü iddiasıyla tazminatAnkara İdare Mahkemesi yetkiliYalnız yetkili mahkeme belirlendi
E.2021/4252, K.2021/3189, 06.10.2021Kripto varlık platformu nedeniyle iki bakanlık ve bir kurul aleyhine denetim eksikliği davasıGörev yönünden ret; dosya Ankara İdare Mahkemesi’neDanıştay ilk derece mahkemesi değil
E.2019/2593, K.2023/5305, 06.12.2023SPK’nın şikâyete “mevzuata aykırılık yok, adli yargıda dava açılabilir” cevabıİptal davası reddi onandıTazminat değil, şikâyet cevabının iptali istendi
7 karar, 2022–2025 (E.2020/882, E.2018/1411, E.2022/4927, E.2021/4482, E.2024/1726, E.2018/407, E.2019/2247)YTM’ye intikal eden paylar, zamanaşımı devri, TMSF aktarımı ve YTM aidatına ilişkin işlemlerKaydileştirme dosyasında yatırımcı lehine onama; iki aidat dosyasında iptalin onanması; dört dosyada ret veya incelenmeksizin retDavalı YTM ya da YTM ile birlikte Kurul; SPK’nın denetim eksikliğine dayalı hizmet kusuru tartışılmadı

Usul kararlarından iki sonuç çıkıyor. E.2021/4252 kararına göre denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiasıyla açılan tam yargı davası, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davalar arasında değildir ve idare mahkemesinde görülür; Kurul kararlarına karşı davalar için SPKn m.134 de idare mahkemelerini gösterir. Danıştay’ın 2021 tarihli iki kararında Ankara İdare Mahkemesi gösterilmiştir; somut davada yetki ayrıca değerlendirilmelidir. Şikâyete verilen cevaba karşı açılan iptal davası ise tazminat sağlamaz; E.2019/2593’te bu dava da reddedilmiştir.

Bu tablo fon krizi davaları için ne söylüyor?

İncelenen kararlar arasında, yatırım fonu tasfiyesi nedeniyle SPK’ya açılmış bir tam yargı davasında verilmiş Danıştay kararı bulunmuyor; fon krizi davalarının sonucu bu tabloya göre öngörülemez. Av. Ahmet Karaca’ya göre tablodan yalnız sorulacak üç soru çıkıyor: Kurul’un bildiği somut bir olguda hareketsiz kalıp kalmadığı, zararın kesinleşip kesinleşmediği ve zararın yatırımcının bildiği riskten mi yoksa Kurul’un davranışından mı doğduğu.

SPK’nın 17.09.2026 tarihli tasfiye kararları SPKn m.96/1’e dayanıyor ve bir “yatırımcıları tazmin” kararı değil (Bülten 2026/60). Tasfiye sürerken zararın tutarı henüz belli olmadığından, Av. Ahmet Karaca’ya göre E.2015/2033’teki “kesinleşmiş gerçek bir zarar” tartışması fon krizi davalarında da gündeme gelebilir. Süreler için SPK’ya tam yargı davasında süreler, tasfiye kararının kendisi için SPK kararına iptal davası, fondaki değer kaybı için YTM fon zararını karşılar mı yazılarına bakılabilir.

Sık sorulan sorular

Danıştay SPK’yı daha önce tazminattan sorumlu tuttu mu?

Evet, incelenen kararlarda bir kez: Danıştay 13. Dairesi’nin 02.12.2005 tarihli, E.2005/2625, K.2005/5753 sayılı kararı. Danıştay, aracılık yetkisi kaldırılmış bir bankanın DİBS reklamlarına karşı işlem yapmayan SPK ile BDDK’yı hizmet kusurlu bulmuş ve tazminatı yarı yarıya ödemelerine oyçokluğuyla hükmetmiştir. Kesinleşme bilgisi karar metninde yer almıyor.

SPK aleyhine tazminat davalarında kabul oranı nedir?

İncelenen 26 tam yargı kararında bir kabul vardır; oran yaklaşık yüzde 3,8’dir. 23 karar esastan, bir karar süre aşımı nedeniyle reddedilmiş, aynı olaya ilişkin bir idare mahkemesi kısmen kabul kararı da bozulmuştur. Forex serisindeki 15 karar tek uyuşmazlık tipi sayılırsa 12 karar grubunda bir kabul kalır, oran yaklaşık yüzde 8 olur.

Kabul edilen 2005 tarihli karar neden sonraki davalarda tekrarlanmadı?

Av. Ahmet Karaca’ya göre fark olaylardadır: karar, Kurul’un kendi kararıyla yetkisiz kıldığı bir kuruluşun kamuya açık reklamlarına karşı hiçbir işlem yapmamasına dayanıyordu. Sonraki dosyalarda ise Kurul’un tedbir aldığı, suç duyurusunda bulunduğu, yaptırım uyguladığı veya risk bildiriminin yapıldığı tespit edildi. Aynı olaydaki bir başka dava da 2022’de, 5667 sayılı Kanunla doğan yeni ödeme düzeni nedeniyle bozuldu.

Davayı kaybedersem SPK lehine vekâlet ücreti öder miyim?

Reddedilen tam yargı davasında davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilir. Danıştay E.2015/2033 dosyasında 6.355 TL nispi ücreti, mahkemeye erişim hakkı gerekçesiyle 750 TL maktu ücrete indirmiştir. Forex serisindeki bir dosyada maddi ve manevi talep için ayrı ayrı 1.090 TL, toplam 2.180 TL maktu ücret kesinleşmiştir.

Fon tasfiyesi nedeniyle SPK’ya açılmış bir davada Danıştay kararı var mı?

27 Eylül 2026 itibarıyla bu yazı için incelenen kararlar arasında böyle bir karar bulunmuyor. Tablodaki davalar başlıca forex, izinsiz halka arz, aracı kurum iflası, bedelli sermaye artırımı, pay alım teklifi ve yetkisiz DİBS satışı konularındadır. Fon krizi davaları için bu kararlar ancak ispat ölçütlerini gösterir; sonucu önceden belirlemez.

Bu kararların tam metnine nereden ulaşabilirim?

Kararların tamamı Danıştay’ın resmî karar arama veri tabanında yayımlanmıştır. Kaynaklar bölümündeki belge numaralarıyla her kararın tam metni açılabilir. Veri tabanında davacı, şirket ve kurum adları çoğunlukla üç nokta ile anonimleştirilmiştir; SPK bazı kararlarda yalnız “Kurulu” olarak görünür.

İlgili rehberler

Kaynaklar

Mevzuat

  1. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m.96, 134 — mevzuat.gov.tr
  2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.2, 13 — mevzuat.gov.tr

Kurum kaynakları

  1. SPK Bülteni 2026/60, 17.09.2026 — spk.gov.tr
  2. Danıştay Karar Arama — karararama.danistay.gov.tr

Yargı kararları

Tümü Danıştay 13. Dairesi kararıdır; parantez içinde belge numarası verilmiştir.

  1. E.2005/2625, K.2005/5753, 02.12.2005 (18264700)
  2. E.2009/4155, K.2011/2326, 18.05.2011 (45478700)
  3. E.2011/1333, K.2017/3734, 12.12.2017 (585429400); E.2012/3032, K.2017/3740, 13.12.2017 (585388100)
  4. E.2015/5608, K.2021/5348 (784157200) ve E.2015/2033, K.2021/5352 (735417100), 27.12.2021
  5. E.2017/991, K.2022/3711, 19.10.2022 (866247800)
  6. E.2016/3806, K.2022/4959, 22.12.2022 (882120600)
  7. E.2021/3300, K.2023/4728, 13.11.2023 (1070619000)
  8. E.2022/4781, K.2023/4993, 22.11.2023 (1087707800)
  9. E.2024/356, K.2024/1861, 29.04.2024 (1159895500)
  10. Forex, 21.05.2024: E.2019/2605–K.2024/2305 (1162746800), E.2019/3813–K.2024/2307 (1162748100), E.2019/3370–K.2024/2306 (1162747600), E.2019/3248–K.2024/2308 (1162747100), E.2019/3228–K.2024/2304 (1162931800), E.2019/3190–K.2024/2309 (1162931600)
  11. Forex, 20.02.2024: E.2019/1486–K.2024/864 (1125617100), E.2019/2624–K.2024/862 (1124756400), E.2019/4341–K.2024/863 (1124756500)
  12. Forex, 23.10.2024: E.2020/2066–K.2024/4247 (1182744800), E.2020/3081–K.2024/4243 (1182902300), E.2020/1732–K.2024/4249 (1182744700), E.2020/402–K.2024/4248 (1182745300), E.2020/1064–K.2024/4242 (1182735300), E.2020/1282–K.2024/4244 (1182476900)
  13. Usul: E.2021/999, K.2021/1026, 23.03.2021 (867388400); E.2021/4252, K.2021/3189, 06.10.2021 (693605300); E.2019/2593, K.2023/5305, 06.12.2023 (1097847500)
  14. YTM: E.2020/882, K.2022/2828, 23.06.2022 (891041600); E.2022/4927, K.2022/4967, 26.12.2022 (940632000); E.2018/407, K.2023/4662 ve E.2019/2247, K.2023/4663, 09.11.2023 (1041423500, 1042040500); E.2018/1411, K.2024/3416, 18.09.2024 (1110128000); E.2024/1726, K.2024/3610, 30.09.2024 (1174399000); E.2021/4482, K.2025/867, 20.02.2025 (1221787400)

Güncelleme notu: 29.09.2026 — ilk yayın.

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti

SPK aleyhine açacağınız davada Danıştay’ın önceki kararları dosyanıza nasıl yansır?

SPK aleyhine açmayı düşündüğünüz tazminat davasında Danıştay içtihadının dosyanıza etkisi konusunda avukatlık ve danışmanlık hizmeti almak için Av. Ahmet Karaca’ya ulaşabilirsiniz.

Av. Ahmet Karaca · 0531 336 09 81 · ahmet@pegahukuk.com

Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No 92414, TBB No 234456), kripto varlık hukuku, blockchain hukuku ve bilişim hukuku alanlarında çalışan bir avukattır; PEGA Hukuk & Danışmanlık (Kartal/İstanbul) bünyesinde görev yapmaktadır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur; Duke University (Blockchain/DeFi), Politecnico di Milano (AI & Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programlarını tamamlamış, Udemy’de blockchain hukuku dersi vermekte ve Haberler.com’da köşe yazıları yazmaktadır.

Profil ve yayınlar · LinkedIn · İstanbul Barosu levhası

Bu içerik Av. Ahmet Karaca tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu kontrol edilmiştir. Kaynak gösterirken: pegahukuk.com — Av. Ahmet Karaca.

About the Author

Ahmet Karaca

Avukat Ahmet Karaca, PEGA Hukuk & Danışmanlık bünyesinde özellikle kripto varlık hukuku, bilişim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Kripto P2P işlemleri, kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, SPK ve MASAK mevzuatı, banka blokesi, üçüncü kişi ödemesi ve kripto dolandırıcılığı soruşturmaları konularında makaleler yazmakta ve hukuki danışmanlık vermektedir. pegahukuk.com üzerindeki Kripto Varlık Hukuku içerik kümesinin yazarlığını yürütmektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir.