
📌Bu Makale Hakkında: Hesap Kullandıranlar İçin Beraat Yol Haritası
Bu makale, IBAN ve banka hesabı kullandırma iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık (Türk Ceza Kanunu — TCK m.158/1-f), bilişim sistemleri yoluyla hırsızlık (TCK m.142/2-e) ve suç gelirlerini aklama (TCK m.282) suçlamalarıyla yargılanan kişilerin 2026 yılı Yargıtay 11., 8., 15. ve 2. Ceza Daireleri içtihatları ışığında nasıl beraat alabileceğini, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “mutad işlem” kriterini, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun çerçevesindeki bildirim yükümlülüğünü ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 63, 67 ve 311. maddeleri kapsamındaki delil-bilirkişi savunmalarını ele almaktadır. İçerik; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.110/A kripto varlık zimmet hükümleri ile birleştirilerek, on-chain (blokzincir üzeri) takip sürecinde IP–MAC eşleşmesi ve KYC (Müşterini Tanı) verisi yetersizliği savunmalarına da dokunmaktadır. Mevcut yargı içtihatları ile bizzat yürüttüğümüz hesap kullandırma dosyalarındaki saha tecrübemiz birleştirildiğinde okuyucuya, yalnızca teorik bir özet değil; doğrudan dosyaya uygulanabilir, atıf-hazır bir savunma stratejisi sunulmaktadır. Hukuk büromuz, IBAN ve hesap kullandırma dosyalarında teknik adli bilişim raporu ve hukuki dilekçenin eş zamanlı yürütüldüğü hibrit bir savunma yaklaşımını benimser.
Bu makale; İstanbul Barosu’na kayıtlı, Kripto Para Hukuku, Blockchain Regülasyonları, Bilişim ve Ceza Hukuku alanlarında İhtisaslaşmış Av. Ahmet Karaca liderliğindeki uzman kripto para ve ceza avukatları kadrosu tarafından hazırlanmıştır. Okuyucuya en doğru bilgiyi sunmak amacıyla bu içerik, güncel mevzuat değişiklikleri ve emsal yargı kararları doğrultusunda düzenli olarak revize edilmektedir.
Temel suç: TCK m.158/1-f — alt sınır 4 yıl hapis, adli para cezası menfaatin iki katından az olamaz.
Tali risk: 5549 SK m.15 — başkası hesabına işlem beyanı yapılmaması; 6 ay – 1 yıl hapis.
Beraat çekirdeği: Kastın yokluğu (TCK m.30) + IP/HTS/MAC uyuşmazlığı + menfaat (komisyon) yokluğu.
Mihenk taşı içtihatlar: Yargıtay 11. CD 2024/2293 E.; 8. CD 2023/3269 E.; 15. CD 2011/15026 E.; 2. CD 2019/3824 E.
Anayasal kalkan: AYM 2021/34045, 2021/34526, 2021/36090 sayılı kararlar — “mutad bankacılık işlemi” zorunlu bilirkişi incelemesi.
Yenilenme yolu: CMK m.311/1-e — başka dosyada asıl failin itirafı yeni delildir (Y11CD 2024/2293 E.).
On-chain boyut: 6362 SK m.110/A; KYC verisi ve IP çakışması olmaksızın kripto cüzdan aidiyet karinesi kurulamaz.
📞 Hukuki danışmanlık ve detaylı bilgi için: 0531 336 09 81 — Av. Ahmet Karaca
IBAN ve hesap kullandırma suçunda beraat, hesabınıza gelen paranın bir dolandırıcılık eyleminden kaynaklandığını bilmediğinizi ve bu işlemden komisyon/menfaat elde etmediğinizi somut teknik delillerle (IP, HTS, baz istasyonu, kamera kaydı, KYC verisi) ortaya koymanız halinde TCK m.158/1-f kapsamında verilebilen bir hukuki sonuçtur. Yargıtay’ın 2024–2026 dönemi yerleşik içtihadına göre, salt hesap sahibi olmak ya da paranın hesaba girmesi mahkûmiyet için yeterli değildir; iddia makamı, “her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle” sanığın bilerek ve isteyerek dolandırıcılık eylemine katıldığını ispatlamak zorundadır.
Sizin için hazırladığımız bu rehberde şunları öğreneceksiniz: (1) hesabınıza dolandırıcılık parası geldiğinde derhal yapmanız gereken 7 adımlık usuli koruma protokolü, (2) Yargıtay 11., 8., 15. ve 2. Ceza Daireleri ile AYM’nin 2023–2025 dönemi beraat onaması ve bozma kararlarının atıf-hazır analizi, (3) 5549 SK m.15 ile TCK 158 ve TCK 282 arasındaki kademeli savunma vasıflandırması, (4) on-chain takip, KYC verisi, mixer (Tornado Cash) tartışması ve P2P (peer-to-peer) işlemlerin ceza yargılamasındaki yeri ve (5) CMK m.311/1-e kapsamında kesinleşmiş hükümlerde yargılamanın yenilenmesi yolu. Yazı boyunca, hukuk büromuzun yürüttüğü hesap kullandırma dosyalarından süzülen pratik gözlemlerle teorik içtihat birleştirilmiş; her bölüm bağımsız bir mini rehber gibi çalışacak şekilde tasarlanmıştır.
| ALT SINIR CEZASI - 4 Yıl | YARDIM ETME ÜST SINIRI - 8 Yıl | TALİ SUÇ VASFI - 6 Ay – 1 Yıl | BEKLEME SÜRESİ (LOG) - 90+90 gün |
| TCK m.158/1-f Nitelikli Dolandırıcılık | TCK m.39 (yarı oranında indirim) | 5549 SK m.15 Beyan Yükümlülüğü | HTS / IP kayıtları talebi |
Uzlaşma mesajıyla dolandırıcılık, faillerin sahte "iade teklifi" veya "uzlaşmak istiyoruz" mesajları göndererek para ya da kripto varlık çalması yöntemidir. TCK m.157-158 kapsamında suç teşkil eder ve faillere 2 ila 12 yıl arasında hapis cezası verilebilmektedir. Bu yöntem özellikle daha önce dolandırıcılığa uğramış kişileri hedef alarak psikolojik kırılganlıktan yararlanmaktadır.
Sahte uzlaşma teklifi aldığınızda ilk yapmanız gereken kesinlikle ödeme yapmamak ve karşı tarafa bilgi vermemektir. Mesajı, gönderenin iletişim bilgilerini ve ekran görüntülerini dijital delil olarak saklayın. Ardından Cumhuriyet Başsavcılığı'na TCK m.157-158 kapsamında suç duyurusunda bulunun ve kripto işlem söz konusuysa MASAK'a bildirim yapın.
Soruşturma aşaması ortalama 6–12 ay, kovuşturma (mahkeme) aşaması 12–36 ay, istinaf 6–12 ay ve temyiz 12–24 ay sürmektedir. Avukatlık ücretleri İstanbul Barosu asgari tarifesi ve dosya hacmine göre değişmekle birlikte, ağır ceza mahkemesinde görülen TCK 158 dosyaları için tarife alt sınırları geçerlidir; bilirkişi ve teknik adli bilişim raporu ücretleri ise dosyanın teknik karmaşıklığına göre ayrıca hesaplanır.
IP adresinin sanıkla ilişkilendirilememesi, Yargıtay 8. CD 25.12.2024 tarihli, 2023/3269 E. sayılı kararında olduğu gibi en güçlü beraat gerekçelerinden biridir. Ancak tek başına yeterli değildir; kamera kaydı yokluğu, hesabın aktif olmaması ve kart kayıp bildirimi gibi diğer iyiniyet delilleriyle bütünleştirilmesi gerekir. CMK m.63 kapsamında talep edilecek bilirkişi incelemesi olmazsa olmazdır.
IBAN ve hesap kullandırma davası alanında hukuki danışmanlık ve dava takibi için blockchain teknolojisinden anlayan, kripto para sektörünün teknik yönlerinde deneyimli ve kripto para hukuku ile bilişim hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatla çalışmanız kritik önem taşır. Av. Ahmet Karaca ve ekibi, bu alanda Türkiye’nin en deneyimli hukuk ekiplerinden biri olarak danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Telefon / WhatsApp: 0531 336 09 81 | pegahukuk.com
IBAN kullandırma suçu, kişinin kendisine ait banka hesabını veya IBAN numarasını üçüncü bir kişiye bilerek ya da ihmal yoluyla tahsis etmesi sonucu o hesaba dolandırıcılık, hırsızlık veya aklama suçlarından elde edilen paranın aktarılmasıyla ortaya çıkan, kanunda doğrudan tek bir madde altında tanımlanmamış olan ve duruma göre TCK m.158/1-f, TCK m.142/2-e, TCK m.282, TCK m.39 ve 5549 sayılı Kanun m.15 arasında vasıflandırılan kümülatif bir hukuki yapıdır.
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenler. Cezası 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır.
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesi; banka, finans kurumu ve aracı kuruluş gibi yükümlüler nezdinde kendi adına ancak başkası hesabına hareket eden kişinin bunu yazılı olarak bildirmemesi durumunda 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. Hesap kullandırma dosyalarında dolandırıcılık kastının yokluğu halinde başvurulabilen tali vasıflandırmadır.
Uygulamada en sık karşılaştığımız tablo şudur: Asıl fail, internet üzerinden kurduğu sahte yatırım sitesi, sahte alışveriş ilanı veya sosyal mühendislik (kendini polis, savcı, banka çağrı merkezi olarak tanıtma) yöntemleriyle mağdurun iradesini fesada uğratır. Mağdur kendi rızasıyla belirli bir IBAN’a havale yapar. Bu IBAN ise çoğu zaman mağdurla hiçbir teması olmayan, paranın suç geliri olduğunu bilmeyen pasif hesap sahibinindir. Yargıtay’ın bu noktadaki yaklaşımı oldukça nettir: hesap sahibi ile asıl fail arasında iletişim, organik bağ ve menfaat ispat edilmedikçe, salt para girişi mahkûmiyetin tek dayanağı olamaz. Hukuk büromuzun saha gözlemine göre bu üçlü test (iletişim + bağ + menfaat) tüm dosyaların açılış ve çıkış noktasıdır.
⚡ HIZLI CEVAP: IBAN kullandırma eylemi tek bir suç değil, somut olaya göre TCK 158/1-f (4–10 yıl), TCK 39 yardım eden (yarı oranında indirim), TCK 282 aklama veya 5549 SK m.15 (6 ay – 1 yıl) kapsamında değerlendirilir. Beraat için kast yokluğu + teknik delil yetersizliği + menfaat yokluğu üçlüsünün CMK 63/67 bilirkişi incelemesi ile ispatlanması gerekir. Bilişim hukuku ve kripto para hukuku alanında uzman avukatı Ahmet Karaca, bu vasıflandırma kademelendirmesini her dosyada ilk savunmada talep etmektedir.
Yalnızca IBAN numarasını üçüncü bir kişiye iletmek tek başına suç oluşturmaz; ancak hesabınıza gelen paranın bir suç geliri olduğunu biliyorsanız ya da konumunuz itibarıyla bilmeniz gerekiyorsa, eylem TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılığa iştirak (TCK m.39) veya TCK m.165 (suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi) suçunu oluşturabilir.
Türk ceza hukukunda kusursuz ceza olmaz ilkesi gereği, suçun manevi unsuru olan kasıt (TCK m.21) somut delillerle ispatlanmadan mahkûmiyet kurulamaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 21.10.2025 tarihli, 2025/2693 E., 2025/13366 K. sayılı kararında; nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanan IBAN sahibi sanık hakkında verilen mahkûmiyet bozulmuştur. Olayda mağdur internetteki bir araç ilanı üzerine sanığın hesabına para göndermiş, ancak Yargıtay aramanın yapıldığı telefon hattının başkası adına kayıtlı olduğunu ve sanık tarafından kullanıldığına dair delil bulunmadığını vurgulamıştır. Daire ayrıca atıf yaptığı emsal dosyada (Ankara Batı 3. Ağır Ceza 2013/99 E., 2019/88 K.) ilanı veren ve görüşmeleri yapan asıl failin TCK 158/1-f’ten mahkûm olduğu, hesap sahibinin ise CMK m.223/2-e uyarınca beraat ettiğini hatırlatmıştır. Bu içtihat, hesap sahibinin iletişim (HTS) delilleriyle asıl failden ayrıştırılmasının doğrudan beraat getirdiğini tescillemiştir.
Kripto avukatı Av. Ahmet Karaca, hukuk büromuzda yürüttüğümüz P2P kaynaklı dolandırıcılık dosyalarında edindiğimiz deneyimle; IBAN sahibinin kandırılmış iyi niyetli bir “para kuryesi” (money mule) mi yoksa fiili iştirakçi mi olduğunun, hesap hareketleri yanında telefon HTS kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve geçmiş bankacılık profili ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini sıklıkla dile getirmektedir.
Kripto hukuku uzmanı Av. Ahmet Karaca, Haberler.com’a verdiği uzman görüşünde şunları belirtmektedir:
“TCK 158/1-f dosyalarında en sık yaptığımız usuli hamle CMK m.63 kapsamında IP, MAC ve HTS kayıtlarının uzman bilirkişiye incelettirilmesidir; çünkü uygulamada gördüğümüz tablo şu — paranın sanığın hesabına girip kripto borsasına aktarıldığı dakikada eğer borsa girişi yapılan IP, sanığın ev ya da iş adresi IP’siyle çakışmıyorsa o dosya artık beraat dosyasıdır, soyut bir ‘kartımı kaybettim’ beyanı değil.”
Yargıtay’ın 2024–2026 dönemi içtihatları incelendiğinde, IBAN ve hesap kullandırma dosyalarında beraat kararlarının üç ana kriter etrafında şekillendiği görülmektedir: (1) manevi unsurun (kasıt) ispatlanamaması, (2) teknik delil yetersizliği (IP–HTS–kamera çakışmazlığı) ve (3) atfı cürüm niteliğindeki tek taraflı beyanların yetersizliği. Bu üç kriter, sanığın asıl fail ile organik bağı ve eylemden menfaat teminini somut delillerle çürütmenin yolunu açmaktadır.
Manevi unsur yokluğu, hesap sahibinin asıl failin hileli mizansenden haberdar olmadığını ve hesabını bilerek-isteyerek dolandırıcılığa tahsis etmediğini ortaya koyan savunma çekirdeğidir.
| DAİRE / TARİH | ESAS / KARAR NO | OLAYIN ÖZETİ VE BERAAT GEREKÇESİ | SONUÇ |
| Yargıtay 15. CD - 20.06.2012 | 2011/15026 E. 2012/39636 K. | Sanığın internetten tanıştığı kadının talimatıyla hesap açtırması, IP’nin başkasına ait olması ve havale belgelerinin bulunması — sanık olayda “araç olarak kullanılan” kabul edildi. | Beraat onandı |
| Yargıtay 11. CD - 18.05.2022 | 2022/1227 E. 2022/9122 K. | Sanık, arkadaşının “memleketten para gelecek” bahanesiyle hesabını istemesi üzerine kullandırmış. UYAP sicili temiz; arkadaşının ise çok sayıda benzer kovuşturması olduğu tespit edildi. Yerel mahkeme “olağan akışa aykırı” demesine rağmen Yargıtay beraat yönünde bozdu. | Mahkûmiyet bozuldu (beraat yönlü) |
| Yargıtay 11. CD - 16.03.2023 | 2021/18280 E. 2023/1654 K. | Oğlunun dolandırıcılık eylemlerinde babanın hesabının kullanılması olayında, baba ile mağdurlar arasında “hiçbir temasın olmadığı”, dolandırıcılık kastının her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat hükmü onandı. | Beraat onandı |
| Yargıtay 11. CD - 21.10.2025 | 2025/2693 E. 2025/13366 K. | İnternette araç ilanı dolandırıcılığında IBAN sahibi sanığa ulaşan telefon başkası adına kayıtlı; asıl fail emsal dosyada mahkûm. Sanık ile iletişim arasında bağ kurulamadığından CMK m.223/2-e uyarınca beraat gerektiği belirtilerek mahkûmiyet bozuldu. | Mahkûmiyet bozuldu (beraat yönlü) |
Teknik delil yetersizliği, paranın transfer edildiği IP adresi, ATM kamera kayıtları ve baz istasyonu verilerinin sanıkla eşleştirilememesi halinde Yargıtay’ın doğrudan beraat onamasına götüren en güçlü hat olarak öne çıkmaktadır.
| DAİRE / TARİH | ESAS / KARAR NO | TEKNİK DELİL TESPİTİ | SONUÇ |
| Y. 8. CD - 25.12.2024 | 2023/3269 E. 2024/10027 K. | Kart kaybı savunması + işlem IP’si sanıkla ilişkisiz + çekim anı kamera kaydı yok + bilirkişi raporu hesabın aktif olmadığını, sadece suç tarihinde kullanıldığını belirtti. | Beraat onandı |
| Y. 2. CD - 10.06.2020 | 2019/3824 E. 2020/5537 K. | Havale yapılan IP adresinin kimliği belirsiz şahsa ait olması; transferin sanıklar tarafından yapıldığına dair teknik veri bulunmaması. | Mahkûmiyet bozuldu |
| Y. 2. CD - 03.03.2014 | 2013/16451 E. 2014/5494 K. | IP sahibinin ve EFT’yi yapan kişinin tespit edilememesi. | Beraat |
| Y. 13. CD - 16.10.2018 | 2018/5204 E. 2018/14084 K. | Modem özelliklerinin (Wi-Fi/şifre durumu) servis sağlayıcıdan sorulmaması — eksik inceleme. | Bozma (lehe yön) |
| Y. 8. CD - 13.11.2019 | 2018/12444 E. 2019/13762 K. | HTS kayıtlarının incelenmemesi — eksik inceleme. | Bozma (lehe yön) |
Atfı cürüm (suç atma) niteliğindeki tek taraflı beyanlar ve sanığın eylemden menfaat (komisyon) elde etmediğinin ispatı, beraat sonucuna ulaşmada belirleyici işlev görmektedir.
| DAİRE / TARİH | ESAS / KARAR NO | TESPİT | SONUÇ |
| Y. 13. CD - 07.10.2013 | 2012/16459 E. 2013/27631 K. | Hesap sahibinin “kartımı sanığa verdim, o kullandı” şeklindeki atfı cürmü, başkaca hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı için yetersiz. | Hüküm bozuldu |
| Y. 15. CD - 13.02.2017 | 2014/13265 E. 2017/5947 K. | Sanıkların bankadan “herhangi bir menfaat temin etmedikleri” gerekçesiyle yerel mahkemenin beraati onandı. | Beraat onandı |
| Y. 3. CD - 05.04.2023 | 2022/322 E. 2023/1906 K. | Sanığın işlemlerinin kişisel finansal amaçlı ve mutad işlem niteliğinde olduğu kabul edildi. | Beraat onandı |
⚡ HIZLI CEVAP: Yargıtay 11. CD 2024/2293 E., 8. CD 2023/3269 E. ve 15. CD 2011/15026 E. kararları kümülatif olarak şu çekirdeği ortaya koymaktadır: IBAN sahibi ile asıl fail arasında HTS-IP-kamera çakışması yoksa ve eylemden komisyon temini ispatlanamamışsa, CMK m.223/2-e uyarınca beraat zorunluluktur. Kripto para ve bilişim suçları avukatı Ahmet Karaca, bu üçlü kontrol listesini her dosyanın savunma omurgası olarak kurmaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin “mutad işlem” kriteri, hesap sahibinin geçmiş bankacılık alışkanlıklarıyla uyumlu olan transferlerin tek başına suç delili sayılamayacağını, bu uyumun mutlaka uzman bilirkişi marifetiyle araştırılması gerektiğini hükme bağlayan ve hesap kullandıranları doğrudan koruyan anayasal bir güvencedir.
AYM’nin 20/7/2023 tarihli (B. No: 2021/34045), 13/12/2023 tarihli (B. No: 2021/36090) ve 14/12/2023 tarihli (B. No: 2021/34526) sayılı kararlarında, derece mahkemelerinin başvurucuların “ticari satışlar, aile bütçesi, kira ödemeleri, okul taksitleri, hediye ya da ödünç para transferi” gibi mutad bankacılık işlemi iddialarını yeterince gerekçelendirmeden reddetmesi adil yargılanma hakkının ihlali sayılmıştır. AYM, atıfta bulunduğu Yargıtay 3. Ceza Dairesi içtihatlarıyla birlikte, rutin bankacılık işlemlerinin suç kastına karine olamayacağını, hesap dökümlerinin açılışından itibaren tam dönem üzerinden incelenmesinin zorunlu olduğunu vurgulamaktadır.
Ayrıca AYM’nin 07.06.2023 tarihli (B. No: 2021/2754) sayılı kararında; hesabını kullandıran sanığın baz istasyonu verileri, MOBESE görüntüleri ve banka çağrı merkezi ses kayıtları için ileri sürdüğü delil toplama taleplerinin yerel mahkemece gerekçesiz reddedilmesi, “silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlali” sayılarak yeniden yargılama yolu açılmıştır. Hukuk büromuzun benzer dosyalarda kullandığı yöntem, müvekkilin son 5 yıllık hesap dökümünü celbeden bir adli bilişim raporu hazırlatıp ekstreyi ay-ay analiz ederek dava konusu transferin ekonomik profille çelişmediğini matematiksel olarak ortaya koymaktır.
Sanığın suç tarihinden önceki ve sonraki dönemde gerçekleştirdiği bankacılık işlemlerinin (alışveriş, fatura, maaş, kira, ticari tahsilat) frekansı, miktarı ve içeriğinin uzman bilirkişi tarafından incelenip dava konusu transferin bu örüntüyle uyumlu olup olmadığının ortaya konmasıdır. AYM B. No: 2021/34045 sayılı karar uyarınca bu analiz zorunludur.
Hesabınıza tanımadığınız bir kişiden ya da olağandışı miktarda bir para geldiğinde yapılması gereken; banka çağrı merkezini arayarak işleme bloke koydurmak, durumu yazılı olarak bankaya bildirmek ve aynı gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmaktır. İlk 24 saat içindeki iyiniyet eylemleri, Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 06.09.2022 tarihli, 2021/20526 E., 2022/14135 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, sonraki yargılamada beraat lehine değerlendirilen kritik delillerdir.
5549 SK m.15 kapsamındaki vasıflandırma stratejisi, dolandırıcılık kastının (TCK m.158) ya da iştirak iradesinin (TCK m.39) ispatlanamadığı ancak sanığın hesabını komisyon karşılığı veya bilerek başkasına kullandırdığının sabit olduğu durumlarda, eylemin 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngören “başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi” suçuna evrilmesini sağlayan kademeli savunma yöntemidir.
Bu strateji ilk bakışta “kabul” gibi görünse de pratikte savunma için stratejik bir kazanımtır: 4 yıl alt sınırlı ağır ceza yargılamasından çıkıp, 6 aylık asliye ceza yargılamasına geçmek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi imkânlarını da gündeme getirmektedir. Hukuk büromuzun savunma dilekçelerinde sıklıkla başvurduğumuz kademeli talep formülü şudur:
Birincil talep: TCK m.158/1-f ve m.39’dan beraat (manevi unsur — kasıt yokluğu, CMK m.223/2-e).
İkincil talep: Mahkeme aksi kanaatte ise eylemin 5549 SK m.15 kapsamında değerlendirilmesi (suç vasfında değişiklik talebi).
Üçüncül talep: En kötü senaryoda TCK m.39 yardım eden indiriminin azami oranda (yarı oranında) uygulanması ve TCK m.62 takdiri indirim uygulanması.
Tali talep: Eylemin TCK m.165 (suç eşyasının kabulü, 6 ay – 3 yıl) kapsamında nitelendirilmesi — özellikle “olası kast” tartışması doğmuşsa.
Kripto para borsasına aktarılan dolandırıcılık parasında IBAN sahibinin sorumluluğu; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.110/A kapsamında zimmet, TCK m.282 kapsamında aklama veya TCK m.158/1-f kapsamında dolandırıcılık olarak vasıflandırılabilir; ancak bu vasıflandırmaların hiçbiri, cüzdan adresinin sanığa ait olduğunun KYC verisi ve IP çakışması ile kesin tespiti yapılmadan kurulamaz.
7518 sayılı Kanunla SPK Kanunu’nda yapılan değişiklikler sonrası kripto varlık hizmet sağlayıcılarının (KVHS) müşteri kimliğini doğrulama (KYC) zorunluluğu getirilmiş; 13/3/2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan III-35/B.1 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ ve III-35/B.2 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ ile bu yükümlülükler somutlaştırılmıştır. Bu çerçevede, Türkiye’de faaliyet gösteren bir borsada açılan hesabın KYC verisi sanığa ait olsa bile, işlemi yapan cihazın IP ve MAC adresinin sanığın cihazlarıyla eşleşmemesi, “hesabımın iradem dışında kullanıldığı” savunmasının teknik temelini oluşturur.
Hukuk büromuzun yürüttüğü ERC-20 ve TRC-20 ağ tabanlı USDT (Tether) transferli dosyalardan edindiğimiz tecrübeye göre, paranın hesaba girip kripto borsasına çıktığı ve ardından cüzdan kümeleme (wallet clustering) tekniği ile birden fazla cüzdana dağıtıldığı senaryolarda, sanığın bu üst düzey teknik aşamayı yönettiğine dair somut delil yoksa yargılamanın ana ekseni “mağdur olan IBAN sahibi vs. teknik fail” eksenine kaymaktadır.
On-chain forensic analizde, görünüşte birbirinden bağımsız olan cüzdan adreslerinin ortak input/output, zaman damgası ve davranış örüntüsü üzerinden aynı kontrol noktasına bağlandığının tespit edilmesidir. Chainalysis ve Elliptic gibi araçların temel işlevidir ve sanığın “kripto cüzdan aidiyeti” karinesini ya kuran ya da çürüten matematiksel argümandır.
⚡ HIZLI CEVAP: Kripto borsalarına yapılan transferlerde 6362 SK m.110/A ve III-35/B.1 sayılı SPK Tebliği gereği KYC zorunludur; ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre cüzdan aidiyeti yalnızca KYC + IP çakışması + on-chain davranış örüntüsünün üçlü kombinasyonu ile ispat edilebilir. Tek başına IBAN’dan kripto borsasına yapılmış bir transfer, sanığın o cüzdanı yönettiği anlamına gelmez. Uzman blockchain avukatı Av. Ahmet Karaca, bu üçlü testi “on-chain tazyik” olarak nitelendirir.
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararına karşı yargılamanın yenilenmesi CMK m.311/1-e uyarınca mümkündür; bu madde hükümlü lehine yeni delil veya yeni olayların ortaya çıkması halinde yenileme yolunu açar ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli kararı, IBAN kullandıran kişiler için bu yolun emsal niteliğindeki örneğidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli, 2024/2293 E., 2024/5628 K. sayılı kararında; bilişim sistemleri yoluyla dolandırıcılıktan 3 yıl 4 ay hapis cezası kesinleşen sanık, kendini İHH görevlisi olarak tanıtan kişilerce kandırılarak parkta kartını verdiğini savunmuş; ancak ATM kayıtlarında parayı çekenin sanık olup olmadığı belirlenememesine rağmen mahkûmiyet kurulmuştur. Daha sonra Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/195 E. sayılı dosyasında tanık S.D.’nin “parklarda yalnız insanların yanına gidip banka kartlarını alıyordum, görüntülerdeki şahıs ben değilim” şeklindeki itirafı, Daire tarafından CMK m.311/1-e kapsamında yeni delil sayılmış ve yargılamanın yenilenmesi yönünde kanun yararına bozma kararı verilmiştir. Bu kararın referans verdiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/272 K. içtihadı, bu yeni delilin “hükümlü lehine değerlendirmeyi yönlendirecek ciddiyette” olduğunu vurgular.
Bu içtihat, hesap kullandırma dosyalarında asıl failin başka bir dosyada itirafı ya da aynı yöntemle dolandırılan farklı mağdurların ortak fail tespiti halinde, kesinleşmiş hükmün dahi açılabileceğini göstermektedir. Hukuk büromuzun benzer süreçlerde uyguladığı yöntem; UYAP üzerinden asıl failin diğer dosyalarını sistematik olarak taramak, ortak modus operandi (eylem örüntüsü) tespit etmek ve bu bulguları yenileme dilekçesinde delil zinciri olarak sunmaktır.
Soyut “kartımı kaybettim” savunmasını delilsiz öne sürmek: Suç tarihinden önce bankaya/karakola yapılmamış kayıp bildirimleri, Yargıtay 11. CD 16.01.2025 ve 21.02.2022 tarihli kararlarında “suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan” sayılarak peşinen reddedilmektedir.
İlk ifadede çelişkili açıklama yapmak: Karakol — savcılık — duruşma aşamalarında birbirinden farklı senaryolar anlatmak (önce “ben kullandım” sonra “kartımı verdim”) tüm savunmayı çürütür. İstikrarlı savunma beraatın temel taşıdır.
HTS, IP ve baz istasyonu kayıtlarını talep etmemek: CMK m.63/67 kapsamında bu kayıtların celbi otomatik değildir; talep edilmediğinde mahkeme kendiliğinden istemez ve log saklama süresi dolduğunda telafisi imkânsız hale gelir.
Komisyon ya da menfaat aldığını ikrar etmek: İfadede dolaylı yoldan da olsa “%5 komisyon aldım” demek, Yargıtay tarafından iştirak kastının karinesi olarak okunur. Kripto arbitrajı ya da P2P alım-satım kazancı gibi farklı bir hukuki nitelendirme yapılmadan komisyon kabulü tehlikelidir.
Tek başına savunma hazırlamak ve dilekçeyi şablon kullanmak: İnternetten indirilen genel ceza dilekçesi şablonları, dosyanın teknik özgünlüklerini (kripto borsa, P2P, USDT TRC-20 vs.) yansıtamadığı için savcı ve hâkim üzerinde “ezbere savunma” izlenimi yaratır.
Dikkat: Hesabınıza gelen şüpheli paranın “dönüş havalesi” yapılması mahkûmiyet riskini artırır; çünkü bu davranış, paranın akışına hâkimiyet kurulduğunun karinesi olarak okunabilir. Tek doğru yaklaşım, parayı bloke ettirip savcılığa bildirmektir.
Önemli: Soruşturma dosyasındaki HTS kayıtları, log kayıtları ve IP detayları talep edilmediği takdirde 6–18 ay içinde sistemden silinebilmektedir; bu nedenle bilişim avukatına başvuru ne kadar erken olursa, savunmanın teknik altyapısı o kadar sağlam kurulur.
Sık yapılan hata: “Asıl fail benim arkadaşım, ifade vermesine yardımcı olmam” düşüncesiyle savunmayı yumuşatmak; pratikte bu davranış, kişinin yardım eden konumundan asıl iştirakçi konumuna geçmesine yol açabilmektedir.
İpucu: Kripto P2P işlemi yapan müvekkillerimizde, geçmiş 12 aylık P2P işlem geçmişinin Binance, OKX, BTC Türk vb. borsalardan KYC raporlu olarak indirilip dosyaya sunulması, “ticari rutin” savunmasını AYM B. No: 2021/34045 kararı çizgisinde güçlendirir.
Dikkat: Mağdurun avukatı tarafından açılacak hukuk davasında (sebepsiz zenginleşme, haksız fiil) iade tazminatına mahkûm olmamak için, ceza dosyasında alınacak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ya da beraat kararı, hukuk mahkemesinde bekletici mesele olarak öne sürülebilir.
Önemli: Şirket hesabı kullandıran müvekkillerde tüzel kişi sorumluluğu (TCK m.20/2 + TCK 60 müsadere) ile yetkili gerçek kişinin şahsi sorumluluğu birbirinden ayrıştırılmalıdır.
Av. Ahmet Karaca 5 Aşamalı IBAN Beraat Protokolü; hesap kullandırma dosyalarında manevi unsur, teknik delil, menfaat yokluğu, mutad işlem ve kademeli vasıflandırma savunmalarını tek bir akışta birleştiren ve hukuk büromuzun yıllar içinde yürüttüğü dosyalardan damıttığı sistematik metodolojidir.
Delil İzolasyonu (CMK m.63): Suça konu paranın hesaba giriş ve çıkış saatleri arasındaki tüm IP, MAC, baz istasyonu, modem (Wi-Fi/şifreli) kayıtlarının BTK ve internet servis sağlayıcısından derhal celbi. Hedef: sanık cihazları ile uzlaşmazlık tespiti.
Profil Analizi (AYM Mutad İşlem): Sanığın son 5 yıllık hesap dökümünün uzman bilirkişiye incelettirilmesi; AYM B. No: 2021/34045 ve 2021/34526 kararları doğrultusunda ekstrenin matematiksel örüntü analizi ile bilirkişi raporuna dönüştürülmesi.
İletişim ve Bağ Testi: Sanık ile asıl fail arasındaki tüm WhatsApp, Telegram, SMS, sosyal medya yazışmalarının çıkarılması; iletişim varsa içeriğin “iyi niyet/kandırılma” kanıtı olarak yeniden çerçevelenmesi (sosyal mühendislik mağduru).
On-Chain Aidiyet Testi: Para kripto borsasına aktarıldıysa borsa KYC verisi, cüzdan adresleri, transfer hash’leri ve IP logları üzerinden cüzdan kümeleme (wallet clustering) analizi; sonucun adli bilişim raporu olarak dosyaya sunulması.
Kademeli Vasıflandırma Dilekçesi: TCK 158/1-f beraat → TCK 165 → 5549 SK m.15 → TCK 39 azami indirim → TCK 62 takdiri indirim sıralamasında kademeli ana-ikincil-tali talep formülü ile mahkûmiyet riskinin minimize edilmesi.
Suç vasfında hata, eylemin nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f) yerine bilişim sistemleriyle hırsızlık (TCK m.142/2-e) olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki argümandır ve mağdurun iradesinin fesada uğratılmadığı, paranın doğrudan asıl fail tarafından hesabına aktarıldığı senaryolarda öne çıkar.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 19.12.2022 tarihli, 2022/13584 E., 2022/21159 K. sayılı kararında; phishing (oltalama) yöntemiyle hesaptan para çekilmesi olayında karşı oy gerekçesinde kritik bir ayrım yapılmıştır: “Mağdurun iradesi fesada uğratılarak kendi işlemiyle transfer yapılmadığı, sanıkların bilgileri ele geçirip bizzat transfer yaptığı durumlarda eylem dolandırıcılık değil, bilişim sistemleriyle hırsızlık (TCK m.142/2-e) veya kişisel verilerin hukuka aykırı elde edilmesidir; bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemez.”
Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 02.03.2020 tarihli, 2020/1675 E., 2020/3121 K. sayılı kararı da phishing zincirinde müştekinin şifresinin ele geçirilme sürecine dair net beyan olmamasını dolandırıcılık ile hırsızlık arasındaki görev uyuşmazlığında delil yetersizliği olarak değerlendirmiştir. Bu içtihat hattı, hesap sahibi sanıkların TCK 158 yerine TCK 142 kapsamında yargılanmaları halinde; haksız tahrik (TCK m.29) ve etkin pişmanlık (TCK m.168) gibi kurumlardan yararlanma olanağını da gündeme getirebilmektedir.
Geçtiğimiz dönemde hukuk büromuza başvuran müvekkilimiz M.K., sosyal medya üzerinden tanıştığı, kendisini yatırım danışmanı olarak tanıtan bir şahsa “yurt dışı havale çekildi, hesabım komisyon nedeniyle bloke, sen yardım edersen %3 paylaşırız” denmesi üzerine IBAN’ını paylaşmıştı. Üç gün içinde hesabına farklı kişilerden toplam 380.000 TL girdi, müvekkil bu paranın yaklaşık %95’ini “danışmanın” verdiği başka bir IBAN’a havale etti, ufak bir miktarı da kendi cebine aldı. Sonraki haftalarda nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f) suçlamasıyla ifadeye çağrıldığında soruşturma dosyasında dört ayrı mağdurun şikayeti vardı.
Dosyayı devraldığımızda yaptığımız ilk teknik inceleme, müvekkilin internet bankacılığı login loglarının çıkarılmasıydı. Cihaz parmak izi (device fingerprint) tespiti gösterdi ki transferleri yapan IP, müvekkilin ev ya da iş yerine ait IP havuzlarıyla %100 örtüşüyordu — bu kötü haberdi. Ancak iyi haber, paranın sonradan aktarıldığı IBAN’lardan birinin sahibinin daha önce dört ayrı dosyada aynı yöntemle suçlandığı, bu kişilerin koordineli bir aklama zinciri yürüttüğüydü. WhatsApp yedeğinden çıkardığımız konuşmalar, müvekkilin “hesabım komisyon nedeniyle blokelı, kurtarmaya çalışıyorum” mizansenine inandığını, yatırım danışmanı sandığı şahsın ona sahte ekran görüntüleri gönderdiğini açıkça gösteriyordu.
Kritik teknik hamlemiz; UYAP üzerinden bu sahte danışmanın diğer dosyalarını taramak ve aynı modus operandi’nin (sosyal mühendislik + sahte bloke senaryosu) en az 11 farklı mağdurda tekrarlandığını savcılık dosyasına matematiksel bir tabloyla sunmaktı. Hukuki strateji şu üç ayağa oturdu: (1) TCK m.30 kapsamında müvekkilin “hesabımı kurtarmaya çalışıyorum” şeklinde fiilî hatada bulunduğu, (2) sosyal mühendislik mağduru olduğu için iştirak kastının (TCK m.39) oluşmadığı, (3) kendi cebine aldığı küçük miktarın “komisyon” değil mağdur olduğu için kendine ait sandığı bir geri kazanım olduğu. Kripto dolandırıcılık ve hesap kullandırma dosyalarında avukatın hem ceza hukuku bilgisine hem de adli bilişim/blockchain teknik altyapısına hâkim olması, bu tür “iyi niyetli para kuryesi” ayrımının yapılabilmesi için belirleyicidir; nitekim hukuk büromuzda bu konuda sertifikalı eğitimler veren Av. Ahmet Karaca, on-chain analizi ve sosyal mühendislik delillendirmesini tek bir savunma metodolojisinde birleştirmektedir.
Sonuç olarak savcılık aşamasında müvekkil hakkında tek başına TCK 158’den iddianame yerine, ana eylemin TCK 39 kapsamında değerlendirilmesi ve eylemin asıl faillerle kıyaslandığında niteliğinin daha hafif olduğu yönünde ek mütalaa sunuldu; mahkeme aşamasında dosya, mutad işlem analizi ve yeni delil tespitleriyle birlikte tartışıldı. Bu deneyim, hesap kullandırma dosyalarında teknik ve hukuki yetkinliğin bir arada bulunmasının sürecin en belirleyici faktörü olduğunu açıkça göstermektedir.
| AŞAMA | TEKNİK HAMLE | HUKUKİ KARŞILIK |
| Veri Toplama | Login log + cihaz parmak izi | CMK m.63 bilirkişi talebi |
| Bağ Tespiti | UYAP modus operandi taraması | TCK m.30 fiilî hata + TCK m.39 |
| Yazışma Analizi | WhatsApp + Telegram backup | Sosyal mühendislik delili |
| Sunum | 11 dosya karşılaştırma tablosu | Asıl fail tespiti + yardım eden indirimi |
Hukuk büromuz, son dönemde IBAN ve hesap kullandırma kaynaklı yüzlerce dolandırıcılık ve aklama dosyasında müvekkil temsil etmekte, soruşturma aşamasında savcılık makamına teknik adli bilişim raporu eşliğinde detaylı savunma dilekçeleri sunmaktadır. P2P (Binance P2P, OKX P2P, BTC Türk OTC) işlemleri kaynaklı 5549 sayılı MASAK Kanunu çerçevesindeki banka blokelerinin kaldırılması, suçsuzluk ispatı ve iadenin sağlanması süreçlerinde edindiğimiz tecrübe, yalnızca dilekçe diline değil; kripto varlık teknik uzman raporlarının savcı ve hâkimlerce kolayca anlaşılabilir bir formata dönüştürülmesine de yansımaktadır.
Bu tür dosyalarda farkı yaratan üç pratik gözlemimiz şunlardır: (1) Savcılık aşamasında erken müdahale — soruşturmanın ilk 30 günü içinde HTS, log ve IP taleplerinin formel dilekçe ile sunulması, dosyanın ileride istinaf veya temyiz aşamasında “eksik inceleme” gerekçesiyle bozulmasını engelleyen kritik usuli adımdır. (2) Adli bilişim raporu ile hukuki dilekçenin eş zamanlı yürütülmesi — hukuk büromuzun yapısal olarak sertifikalı blockchain analiz yetkinliğine sahip ekibi, raporu hâkimin teknik dilden uzak okumasıyla bile kavrayabileceği bir kurguda hazırlar. (3) UYAP ortak fail taraması — kesinleşmiş hükümlerde dahi CMK m.311/1-e kapsamında yargılamanın yenilenmesi yolunu açan, asıl failin başka dosyalardaki itirafı ya da modus operandi tespiti gibi bulguların sistematik taranması.
Bu yaklaşımı uyguladığımız hesap kullandırma dosyalarında, savcılık aşamasında alınan kovuşturmaya yer olmadığına dair (KYOK) kararlarının ve mahkeme aşamasında verilen beraat hükümlerinin oranı, ilk etapta delilsiz açılan dosyalara kıyasla belirgin şekilde yüksek seyretmektedir. Av. Ahmet Karaca, bu metodolojiyi Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet sonrası bilişim ve kripto para hukuku alanında geçirdiği süreçten damıtarak Udemy’de blockchain hukuku ders olarak vermekte, İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu’nun çalışmalarına katkı sunmaktadır.
❌ YANLIŞ: “Kartım kaybolmuştu, başkası kullanmış” demek mahkemeyi rahatlıkla ikna eder.
✅ GERÇEK: Yargıtay 11. CD 16.01.2025 tarihli, 2021/36471 E., 2025/817 K. sayılı kararı uyarınca bu savunma yalnızca suç tarihinden önce bankaya çağrı merkezi kaydı veya karakola tutanak ile bildirilmişse kabul edilmektedir; aksi halde “suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan” sayılır.
❌ YANLIŞ: Kripto paralar anonim olduğu için hesabımdan kripto borsasına çıkan paranın izi sürülemez ve bu durum lehime sonuçlanır.
✅ GERÇEK: Blokzincir anonim değil, takma adıldır (pseudonymous). Chainalysis ve Elliptic gibi araçlarla transferlerin büyük çoğunluğu merkezi borsalara (CEX) kadar izlenebilmekte, KYC verisi ve cüzdan kümeleme (wallet clustering) ile aidiyet tartışılmaktadır. İz sürülemezlik beraat sebebi değil, aidiyet karinesinin çürütülmesi gerektiren teknik bir tartışma alanıdır.
❌ YANLIŞ: Hesabıma sadece para girdi, çıkışı ben yapmadım, o yüzden sorumlu değilim.
✅ GERÇEK: Yargıtay 11. CD 02.06.2022 tarihli, 2021/17859 E., 2022/11532 K. kararında görüldüğü üzere, parayı bizzat ATM’den çeken kişi ile sanığın HTS sinyalleri uyumlu çıkarsa “ben yapmadım” savunması teknik olarak çürür. Çekim anı kamera kaydı ve baz istasyonu eşleşmesi bu noktada belirleyicidir.
❌ YANLIŞ: Dolandırıcılıktan beraat alırsam tüm hukuki riskim biter.
✅ GERÇEK: TCK 158’den beraat alsanız bile 5549 SK m.15 (6 ay – 1 yıl) kapsamında “başkası hesabına hareket beyanı” yapılmamasından ayrı dava açılabilir. Ek olarak, mağdurların açacağı sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil davalarında TBK m.49–74 çerçevesinde tazminat sorumluluğunuz devam edebilir.
❌ YANLIŞ: Komisyon aldım ama küçük bir miktardı, bu durum yargılamayı etkilemez.
✅ GERÇEK: Yargıtay 15. CD’nin yerleşik içtihadına göre komisyonun miktarı değil, varlığı iştirak kastının karinesi olarak değerlendirilir. Küçük yüzdelik komisyon dahi, hukuki niteleme açısından “haksız menfaat temini” olarak okunup TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilebilir.
| SAVUNMA STRATEJİSİ | HUKUKİ DAYANAK | İSPAT ARACI / DELİL | EMSAL KARAR BAĞLAMI | ÇÖZÜM SÜRESİ |
| Kastın ve Temasın Yokluğu | TCK m.39, TCK m.158 / TCK m.30 | HTS Kayıtları, Mağdur Beyanları, WhatsApp Yedek | Y11CD 2021/18280 E. (Temas yokluğu) | Soruşturma: 6–12 ay |
| Mutad (Rutin) İşlem | AYM İçtihatları | 5 Yıllık Banka Ekstreleri, Bilirkişi Raporu | AYM B. No: 2021/34045 (Rutin işlem analizi zorunluluğu) | Bilirkişi: 30–60 gün |
| Menfaat Temin Etmeme | TCK m.158/1-f | MASAK Raporu, Malvarlığı Araştırması | Y15CD 2014/13265 E. (Menfaat yokluğu) | MASAK: 30–90 gün |
| Teknik Bilgisizlik / On-Chain | 6362 SK m.110/A; III-35/B.1 Tebliğ | IP/MAC Logları, Kripto Borsa KYC Verileri | Y8CD 2023/3269 E. (IP uyuşmazlığı + beraat) | Adli bilişim: 45–90 gün |
| Suç Vasfında Yanılgı | 5549 SK m.15 / TCK m.165 | Hesap Hareketi + Dilekçe ile Vasıf Talebi | Y2CD 2022/13584 E. (TCK 142 tartışması) | Mahkeme: 6–18 ay |
| Yargılamanın Yenilenmesi | CMK m.311/1-e | Asıl failin başka dosyada itirafı | Y11CD 2024/2293 E. (KYB ile bozma) | Yenileme: 12–24 ay |
💼 Pratik İpuçları
İpucu: Müvekkilin son 5 yıllık banka ekstresinin MASAK’a uygun formatta CSV/PDF olarak indirilmesi ve aylık ortalama bakiye ile suç tarihi bakiyesinin karşılaştırma grafiği, AYM mutad işlem savunmasının görsel zeminini güçlendirir.
Önemli: Çekilmek üzere ATM’ye gidildiyse, ATM kamera kayıtlarının saklanma süresi bankadan bankaya 7–60 gün arasında değişmektedir; ilk fırsatta yazılı talep şarttır.
Sık yapılan hata: Sanığın kripto borsasındaki TRC-20 USDT işlemini “düzeltmek” için kendi cüzdanına geri çekmeye çalışması, on-chain forensic analizinde “kontrol sahibi” karinesi yaratır; pasif kalmak en güvenli stratejidir.
İpucu: Soruşturma aşamasında savcılığa sunulacak teknik raporlar; Chainalysis Reactor, Elliptic Forensic, Bitquery gibi araç çıktılarıyla desteklendiğinde, savcının dosyayı “klasik dolandırıcılık” değil, “siber finansal suç” olarak değerlendirmesini sağlar.
Dikkat: Şirket hesabı kullandırma dosyalarında, şirket yetkilisinin şahsi kastı ayrı; tüzel kişi tedbirleri (TCK 60) ayrı tartışılmalıdır; aksi halde tüm sorumluluk şahsa yüklenir.
Hukuki süreçler ve en sık karşılaşılan uyuşmazlıklara ilişkin merak edilen konulara dair genel bilgilere bu bölümde yer verilmektedir.
Evet. CMK m.311/1-e uyarınca lehe yeni delil veya yeni olay ortaya çıkmışsa yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir. Yargıtay 11. CD 29.04.2024 tarihli, 2024/2293 E., 2024/5628 K. sayılı kararı, başka bir dosyada asıl failin itirafının bu yolu açtığını teyit etmiştir. Ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/272 K. içtihadı, yeni delilin “hükümlü lehine değerlendirmeyi yönlendirecek ciddiyette” olmasını yeterli saymaktadır.
TCK m.158/1-f alt sınır 4 yıl olduğundan ağır ceza mahkemesinde görülen bu dosyalarda CMK m.150/3 uyarınca zorunlu müdafilik rejimi uygulanır. Avukat olmaksızın HTS, IP, baz istasyonu, MAC, log kayıtları, KYC ve cüzdan kümeleme gibi teknik delillerin doğru zamanda ve doğru biçimde talep edilmesi pratikte mümkün değildir; bu nedenle bilişim hukuku ve kripto para hukuku alanında uzmanlığı bulunan bir avukatla çalışılması, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
2024–2026 dönemi Yargıtay 11. CD ve 8. CD kararları (2024/2293 E., 2023/3269 E., 2025/2693 E.), “sadece hesap sahibi olmak mahkûmiyet için yetersizdir” ilkesini pekiştirmiş; teknik delil yetersizliği, mutad işlem analizi ve menfaat yokluğu argümanlarını beraat ekseni olarak konsolide etmiştir. AYM’nin 2023 tarihli üç ayrı kararı bu çizgiyi anayasal düzeyde güçlendirmiştir. Ayrıca 13/3/2025 tarihli III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı SPK Tebliğleri kripto borsalarındaki KYC zorunluluğunu somutlaştırarak on-chain savunmaların hukuki zeminini sağlamlaştırmıştır.
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı’na itiraz dilekçesi ve teknik delil talepleri sunulur; kovuşturma aşamasında ise eylemin TCK 158/1-f kapsamında olması nedeniyle dosya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür. Banka tarafından konulan blokenin kaldırılması için ayrıca Sulh Ceza Hâkimliği’ne ve gerekirse MASAK’a başvuru yapılır. Mağdurun açacağı tazminat davası ise Asliye Hukuk veya Tüketici Mahkemesi’nde görülür.
Evet, hukuki nitelikleri farklıdır. TCK 158/1-f beraatı, sanığın hileli mizansene iştirak etmediğini ortaya koyar. TCK 282 (aklama) beraatı ise sanığın paranın suç geliri olduğunu bilmediğini ortaya koyar. İki suçun manevi unsurları (kasıt) farklı olduğundan, savunma dilekçesinde her ikisi için ayrı ayrı argüman geliştirilmelidir. Pratikte aklama suçu için “bilmesi gereken” eşiği daha yumuşak olduğundan TCK m.30 (hata) hükümleri ön plana çıkar.
IBAN ve hesap kullandırma davası alanında hukuki danışmanlık ve dava takibi için blockchain teknolojisinden anlayan, kripto para sektörünün teknik yönlerinde deneyimli ve kripto para hukuku ile bilişim hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatla çalışmanız kritik önem taşır. Av. Ahmet Karaca ve ekibi, bu alanda Türkiye’nin en deneyimli hukuk ekiplerinden biri olarak danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
2026 yılı itibarıyla Yargıtay 11., 8., 15. ve 2. Ceza Daireleri ile Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihat çizgisi açıkça göstermektedir ki; IBAN ve hesap kullandıranların TCK m.158/1-f, m.282 ve m.142/2-e kapsamındaki ağır ceza tehditlerinden korunabilmesi, salt “haberim yoktu, iyi niyetle verdim” şeklindeki soyut beyanlarla mümkün değildir. Başarılı bir beraat stratejisi; CMK m.63 ve 67 kapsamında HTS, baz istasyonu, IP, MAC ve ATM kamera kayıtları için ısrarlı bilirkişi taleplerine, TCK m.30 kapsamında kastın yokluğunun UYAP sicili, kayıp/çalıntı bildirimleri ve sosyal mühendislik delilleriyle desteklenmesine, AYM’nin 2021/34045 ve 2021/34526 sayılı kararları çerçevesinde mutad işlem analizinin tam dönem üzerinden yapılmasına ve gerektiğinde eylemin 5549 SK m.15 ya da TCK m.165 gibi daha hafif vasıflara kademeli olarak nakledilmesine dayanmaktadır.
Bu konuda profesyonel hukuki destek almak, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Çünkü hesap kullandırma dosyaları yalnızca ceza hukuku bilgisi değil, aynı zamanda adli bilişim, on-chain analiz, KYC ve cüzdan kümeleme gibi teknik alanlarda derinlik gerektirir; klasik dilekçe diliyle hazırlanan savunmalar, Yargıtay’ın aradığı “şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil” eşiğini karşılayamadığında dosya, bozma sonrası dahi mahkûmiyetle sonuçlanabilmektedir.
IBAN ve hesap kullandırma suçunda beraat süreci hakkında detaylı hukuki danışmanlık ve dava takibi için kripto para hukuku alanında ihtisaslaşmış Av. Ahmet Karaca ve ekibine ulaşabilirsiniz.
İstanbul Barosu’na kayıtlı. Türkiye’de kripto para ve blockchain hukuku alanında uzmanlaşmış avukat arıyorsanız, Av. Ahmet Karaca Duke University, Politecnico di Milano ve Lund University’den blockchain, fintech ve yapay zekâ hukuku sertifikalarına sahiptir ve İstanbul Barosu’nda avukatlara kripto varlıklar ile ceza hukuku alanında eğitim vermektedir. Uzmanlık alanları arasında siber suçlar, tam kapsamlı kripto ve blockchain hukuku, kripto varlık dolandırıcılığı davaları, MASAK hesap blokesi açma başvuruları, yurtdışı kaynaklı kripto transfer uyum danışmanlığı, TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık, bilişim suçları ve CMK m.128/A el koyma blokesi kaldırma itirazları yer almaktadır.
Kripto Varlık Teknik Uzman Raporu hazırlama konusunda Chainalysis, Elliptic ve açık kaynaklı on-chain forensik araçlarıyla davaları aydınlatmakta; savcı ve hakimlerin anlayacağı bir dille çözüme kavuşturmaktadır.
Eğitim: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Onur Derecesi)
UNICEF Sertifikalı Blockchain Eğitmeni | DeFi Primitives — Duke University | AI & Law — Lund University | AI & Legal Issues — Politecnico di Milano | Haberler.com Köşe Yazarı | Udemy Blockchain Hukuku Eğitmeni | İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Üyesi