Kira ilişkilerinde en çok kafa karıştıran konulardan biri, paranın ev sahibi yerine eşine, çocuğuna veya ortağına yatırılıp yatırılamayacağıdır. Bu durum banka hesabı değişikliklerinde veya mülk sahibiyle sözleşmeyi yapan kişinin farklı olduğu senaryolarda sıkça karşımıza çıkıyor. Eğer bu süreç doğru yönetilmezse, kiracı “borcunu ödememiş” sayılıp kapı dışarı edilme riskiyle, ev sahibi ise hak kaybıyla karşılaşabilir.


Hukuki Bakış ve Yargıtay Ne Diyor?


Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay kararlarına baktığımızda, ödemenin kime yapılacağı konusunda şu üç nokta öne çıkıyor:


    • Ev Sahibinin Talimatı: Sözleşmede “Kiraya Veren” olarak görünen kişi, kiranın bir başkasına ödenmesini yazılı olarak isteyebilir. Eğer size “Şu kişinin şu hesabına yatır” diye yazılı bir talimat verildiyse, o hesaba yapılan ödeme hukuken geçerlidir ve borcunuzu ödemiş sayılırsınız.

    • Yerleşmiş Uygulama (Teamül): Eğer uzun süredir (mesela 1 yıldır) kirayı sözleşmede adı geçmeyen birine yatırıyorsanız ve ev sahibi buna hiç ses çıkarmadıysa, bu artık bir “ödeme alışkanlığı” haline gelmiş sayılır. Bu durumda kiracı “nereye ödeyeceğimi bilemedim” diyemez. Ama ev sahibi her zaman yeni bir ihtarname göndererek “Artık ödemeleri şu hesaba yapın” diyerek bu düzeni değiştirebilir.

    • İhtarname Gönderme Yetkisi: Kiracı kirayı geciktirdiğinde ona ihtarnameyi mutlaka sözleşmedeki “Kiraya Veren” göndermelidir. Tapuda mal sahibi görünen kişi sözleşmede imzası yoksa kafasına göre ihtar çekemez; çekerse de bu ihtar tahliye davası için geçerli bir dayanak oluşturmaz.


Dikkat Edilmesi Gereken Tehlikeler


Ev sahibinden yazılı bir talimat veya resmi bir ihtar gelmeden, kiracının kendi kararıyla başkasına ödeme yapması çok risklidir. Bu ödeme “geçersiz” sayılabilir ve kiracı kirayı hiç ödememiş gibi icra takibiyle veya tahliye davasıyla yüzleşebilir. Diğer yandan ev sahibinin de dikkatli olması gerekir; yanlış kişiye ödeme talimatı vermek veya ihtarnamede 30 günlük yasal süreyi belirtmemek haklıyken haksız duruma düşmesine neden olabilir.


Sonuç: Neden Bir Avukata Danışmalı?


Kira hukuku, sürelerin ve şekil şartlarının çok katı uygulandığı bir alandır. Basit bir IBAN değişikliği veya usulüne uygun hazırlanmamış bir ihtarname, yıllarca sürecek davalara ve büyük maddi kayıplara yol açabilir.


Özellikle ödeme yeri değiştiğinde; ihtarnamenin nasıl hazırlanacağı, kimin imzasıyla gönderileceği ve içeriğinde hangi uyarıların yer alacağı hayati önem taşır. Unutmayın, hukukta sadece haklı olmak yetmez; bu hakkı usulüne uygun kullanmak da bir o kadar önemlidir. Bu yüzden sürecin en başından bir avukatla ilerlemek, hem kiracı hem de ev sahibi için en güvenli yoldur.