
Bu makale, Türkiye’de sanal para ve Bitcoin dolandırıcılığının hukuki boyutunu; TCK m.157-158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan, SPK m.110/A kripto varlık zimmeti ve TCK m.282 suç gelirlerinin aklanmasına kadar tüm cezai yükümlülük zincirini, 02.07.2024 tarihli 7518 sayılı Kanun‘la birlikte köklü değişime uğrayan mevzuat çerçevesinde ele almaktadır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi‘nin 2024 ve 2025-2026 tarihli güncel içtihatlarını — TxID sorgusu zorunluluğunu öngören 2024/516 E. ve 2024/2829 E. kararları dahil — bizzat yürüttüğümüz dolandırıcılık dosyalarından edindiğimiz pratik sahadan gelen deneyimle harmanlayan bu içerik, piyasadaki yüzeysel analizlerin çok ötesine geçmektedir. Kripto varlık transferlerinin geri döndürülemez niteliği nedeniyle ilk 48 saatin neden belirleyici olduğunu, on-chain forensic analizin failleri nasıl tespit ettiğini ve blokelerin hukuki yollarla nasıl kaldırıldığını somut verilerle bulacaksınız.
Bitcoin veya başka bir sanal para üzerinden dolandırıldıysanız, suç duyurusu ve transfer takibi konusunda avukatlık hizmeti için Av. Ahmet Karaca ile WhatsApp üzerinden ya da 0531 336 09 81 numarasından iletişime geçebilirsiniz.
Kripto para dolandırıcılığı,
TCK M.158/1-F
kapsamında 4–10 yıl hapis cezası gerektiren nitelikli suçtur; suç duyurusu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılır ve ilk 48 saat belirleyicidir.
Dijital varlıklara el koyma,
CMK M.128
uyarınca mahkeme kararıyla mümkündür; MASAK blokeleri ise
5549 SAYILI KANUN
kapsamında Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazla ortalama 15–30 günde çözüme kavuşturulabilir.
Blokzincir transferleri geri döndürülemez; bu nedenle TxID kayıtlarınızı ve cüzdan adreslerini derleyerek en kısa sürede on-chain forensic analiz yaptırın ve paralel hukuki süreci başlatın.
Kripto para ve Bitcoin dolandırıcılığı, dijital varlık transferlerinin geri döndürülemez ve anonim gibi görünen yapısından beslenerek Türkiye’de her geçen yıl daha yaygın bir suç haline gelmektedir. Eğer böyle bir dolandırıcılığa uğradıysanız bilmeniz gereken en önemli gerçek şudur: bilişim sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen bu eylemler, TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçu oluşturur ve faillere 4 ila 10 yıl hapis cezası verilmektedir. Blokzincir anonim değil; her transferin üzerinde silinmez dijital bir iz bıraktığı, takma adlı (pseudonymous) bir yapıdır ve Chainalysis, Elliptic gibi on-chain forensic araçlarla fonların büyük çoğunluğu merkezi borsalara kadar izlenebilmektedir. Bu makalede; sahte kripto platformu, rug pull, phishing (oltalama) veya P2P tuzağına düştüğünüzde hukuki olarak neler yapabileceğinizi, hangi süreci hangi sırayla yürütmeniz gerektiğini ve Yargıtay’ın bu alandaki güncel içtihadını öğreneceksiniz.
Kripto para dolandırıcılığı; dijital varlıkları konu alan, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı aldatma eylemlerinin tamamıdır. Türkiye’de bu eylemler 02.07.2024’te yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile daha güçlü bir hukuki zemine oturtulmuş; TCK m.158/1-f, SPK m.110/A ve TCK m.282 ayrıntılı yaptırımlar getirmiştir.
Türkiye’de kripto varlıklar, SPK (Sermaye Piyasası Kurulu — sermaye piyasalarının düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu kamu kurumu) bünyesinde, 02.07.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan SPK m.3/1-bb uyarınca kripto varlık ile yasal statüye kavuşmuştur. Bu tarihten itibaren, dağıtık defter teknolojisi kullanan, dijital ağlar üzerinde dağıtılan ve değer ya da hak ifade edebilen her varlık, SPK m.3/1-bb uyarınca kripto varlık olarak tanımlanmakta; bu varlıklara yönelik her türlü suç eylemi artık net bir hukuki çerçeveye tabidir.
Yasa öncesinde bile mahkemeler kripto para dolandırıcılıklarını TCK m.158/1-f kapsamında değerlendiriyordu. Nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2021/14377 E., 2023/3265 K. sayılı kararında, “payza” isimli sanal parayı satma vaadiyle para alan ancak transferi gerçekleştirmeyen sanığın eylemi bu madde kapsamında cezalandırılmıştır. 7518 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte hukuki koruma daha da güçlenmiş, platform yetkililerinin zimmeti için SPK m.110/A ayrıca düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu‘nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi; bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılmasıyla gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenler ve 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile elde edilen menfaatin en az iki katı adli para cezası öngörür.
Kripto para ekosisteminde en sık karşılaşılan dolandırıcılık tipleri şöyle sıralanabilir: sahte yatırım platformları (rug pull), phishing (oltalama) saldırıları, P2P alım-satım tuzakları, sahte borsa (CEX) klonları, sosyal mühendislik yöntemiyle gerçekleştirilen SIM swapping ve çalınan özel anahtarlar (private key) yoluyla cüzdan ele geçirme. Her biri farklı bir hukuki strateji gerektirmekte; on-chain forensic analiz yöntemi ise tüm bu vakalarda ortak belirleyici araç olmaktadır.
| HUKUKİ İŞLEM | İLGİLİ KANUN | YETKİLİ MERCİİ | ÇÖZÜM SÜRESİ | CEZA |
| Nitelikli Dolandırıcılık Suç Duyurusu | TCK m.157-158 | Cumhuriyet Başsavcılığı | İlk 48 saat kritik | 4–10 Yıl Hapis |
| Dijital Varlıklara El Koyma | CMK m.128 | Sulh Ceza Hakimliği | Acil müdahale | Tedbir |
| MASAK Bloke İtirazı | 5549 Sayılı Kanun | Sulh Ceza Hakimliği | Ortalama 15–30 Gün | Bloke Kaldırma |
| Kripto Varlık Zimmeti | SPK m.110/A | Asliye Ceza Mahkemesi | Soruşturma süreci | 8–14 Yıl Hapis |
| Suç Gelirlerinin Aklanması | TCK m.282 | Cumhuriyet Başsavcılığı | Soruşturma süreci | 3–7 Yıl Hapis |
| Sahte Borsa Suç Duyurusu | SPK m.99/A | Cumhuriyet Başsavcılığı | Acil müdahale | İzinsiz Faaliyet Cezası |
Kripto para dolandırıcılığında suç duyurusu, TCK m.157-158 hükümlerine dayanılarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılır. TxID, cüzdan adresi ve işlem ekran görüntüleri delil paketiyle birlikte sunulan ve on-chain forensic analizle desteklenen suç duyuruları, somut fail tespitine ulaşma ihtimalini belirgin biçimde artırmaktadır.
Bir kripto dolandırıcılığı mağduru olduğunuzda sürecin nasıl işleyeceğini ve hangi adımları hangi sırayla atmanız gerektiğini bilmek kritik önem taşır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2024/516 E., 2024/11178 K. sayılı kararında savcılıkların; TxID adreslerini Siber Suçlarla Mücadele birimlerine inceletmeden, ilgili platform yazışmalarını talep etmeden ve IP bilgilerini sorgulamadan kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) veremeyeceğine açıkça hükmetmiştir. Bu içtihat, mağdurlar açısından son derece önemli bir güvencedir.
Tüm TxID (işlem kimliği) numaralarını, gönderi ve alıcı cüzdan adreslerini, platform yazışmalarını, ekran görüntülerini ve banka dekontlarını kayıt altına alın. Blokzincir üzerindeki veriler değiştirilemez olsa da platform kayıtları silinebilir; bu yüzden hız kritiktir.
Fon aktarılan borsanın destek kanalına, suçla ilgili TxID ve cüzdan bilgilerini ileterek hesap/adres dondurma talebinde bulunun. Yetkili bir borsa, hukuki yaptırım veya yasal bildirim üzerine bu talebi değerlendirmek zorundadır.
TxID üzerinden gerçekleştirilen blockchain işlem takibiyle fonların hangi cüzdanlara aktığı, mixer kullanılıp kullanılmadığı, hedef cüzdanın hangi borsada kayıtlı olduğu tespit edilir. Bu rapor, savcılığa sunulacak en güçlü teknik delildir. Chainalysis veya Elliptic araçlarıyla yürütülen wallet clustering (cüzdan kümeleme) analizi, faili birden fazla adres üzerinden tespit edebilmektedir.
TCK m.158/1-f ve gerekiyorsa TCK m.282 kapsamında düzenlenmiş, on-chain analiz raporunu, delil listesini ve şüpheli bilgilerini içeren kapsamlı bir suç duyurusu dilekçesi hazırlayarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya Siber Suçlarla Mücadele birimine teslim edin.
CMK m.128 uyarınca dijital varlıklara mahkeme kararıyla el konulması, failin borsadaki hesabının dondurulmasını sağlar. Savcılık kanalıyla Sulh Ceza Hakimliği’nden bu tedbirin acilen alınması istenir. Bu aşamada hız belirleyicidir; çünkü failin varlıkları transfer etmesi hâlinde iz takibi güçleşir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2024/2829 E., 2024/14948 K. sayılı kararı uyarınca, Binance Connect veya Trust Wallet gibi Türkiye temsilciliği bulunmayan platformlar söz konusu olduğunda savcılıkların uluslararası istinabe yoluna gitmesi zorunludur. Müvekkillerimizin bu süreçleri etkin biçimde yürütmesi için gerekli teknik raporlar ve hukuki yazışmalar hazırlanmalıdır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2025/1336 E., 2025/13318 K. kararı, şüphelilerin kripto para hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kılmaktadır. Teknik uzman mütaalasıyla desteklenen bir dosyada hem soruşturma hem de kovuşturma aşamaları çok daha sağlıklı ilerler. Bu aşamada blokzincir analiz yetkinliğine sahip bir hukuk ekibiyle çalışılması, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
On-chain forensic analiz, blokzincir üzerindeki her transferin TxID’sini izleyerek fonların nihai varış noktasını tespit eden adli bilişim yöntemidir. Merkezi borsada (CEX) son bulan transfer zincirleri, KYC verilerine savcılık kanalıyla ulaşılmasını mümkün kılar.
Kripto para dünyasında yaygın bir mit vardır: “Bitcoin anonim olduğu için dolandırıcılar bulunamaz.” Bu inanış, teknik gerçeklikten oldukça uzaktır. Blokzincir, her işlemi değiştirilemez biçimde kaydeden şeffaf bir defterdir. Her transfer bir TxID (işlem kimliği) ve ilişkili cüzdan adresleriyle açıkça görünür durumdadır. Analizciler bu veriyi kullanarak wallet clustering (cüzdan kümeleme), transaction graph mapping (işlem zinciri haritalama) ve UTXO analizi (Bitcoin harcama çıktıları takibi) yöntemleriyle failleri tespit edebilmektedir.
💡 TxID Nedir? TxID (Transaction ID), blokzincir üzerindeki her işlemi benzersiz şekilde tanımlayan, manipüle edilemez alfanümerik bir işlem kimliğidir. Bir fonun hangi cüzdandan, hangi cüzdana, ne zaman aktarıldığını kesin olarak gösterir ve hukuki delil niteliği taşır.
Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız bir strateji şudur: dolandırıcılar fonları transfer ettikten sonra birden fazla ara cüzdana böler; zaman zaman mixer veya tumbler servisleri kullanır. Mixer kullanan faillerin tespitinde ERC-20 ağı üzerinde Ethereum tabanlı işlemlerde, TRC-20 ağında ise USDT gibi stablecoin transferlerinde ayrı analiz metodolojileri uygulanmaktadır. Müvekkillerimizin dosyalarında fonların üç farklı ara cüzdana dağıtıldıktan sonra sonunda bir merkezi borsada (CEX) birleştirildiği ve bu borsanın KYC (müşterini tanı) verilerinin savcılık kanalıyla elde edildiği vakalarla sıkça karşılaşılmaktadır. Bu adım, failin kimlik bilgilerine ulaşmada belirleyicidir.
Av. Ahmet Karaca, İstanbul’da yürüttüğü kripto dolandırıcılık davalarında on-chain forensic analizin hukuki sürece entegre edilmesine ilişkin şunları vurgulamaktadır:
“Savcılığa sunulan on-chain raporda yalnızca gönderici cüzdan değil, fonun nihai varış noktasına kadar tüm hop zincirinin haritalanması şarttır. Eksik haritalama — örneğin işlemin üçüncü ya da dördüncü cüzdanda kesilmesi — dosyanın takipsizlikle sonuçlanmasının en sık nedenidir. Bunu yıllar içinde defalarca gördük. TCK m.158/1-f kapsamında soruşturmanın fiilen ilerlediği her dosyada, TxID tabanlı eksiksiz zincir analizi belirleyici rol oynamıştır.”
Kripto Hukuku Uzmanı Av. Ahmet Karaca — İstanbul Barosu Kayıtlı, Blockchain Adli Bilişim ve Kripto Varlık Dolandırıcılığı Alanında İhtisas
Yargıtay 11. Ceza Dairesi de bu teknik gerekliliği teyit etmektedir: 2024/516 E. kararında, “Txid para çekim adresinin Siber Suçlarla Mücadele birimlerine inceletilmesi, ilgili sitenin Türkiye temsilciliğinin araştırılması ve sahte site olup olmadığının tespiti” yapılmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı bozulmuştur. Yani hukuki zemin artık teknik analizin zorunlu bir soruşturma adımı olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır.
Sahte kripto borsası veya rug pull mağdurları, TCK m.158/1-f kapsamında suç duyurusunun yanı sıra, lisanssız faaliyet gösteren platforma karşı SPK m.99/A (7518 sayılı Kanun) uyarınca hukuki başvuru yapabilir. Platform SPK lisanslıysa zimmet için SPK m.110/A gündeme gelir.
7518 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte kripto varlık hizmet sağlayıcıların SPK bünyesinde lisans alması zorunlu hale gelmiştir. Lisans almadan faaliyet gösteren platformlar, SPK m.99/A kapsamında ayrıca yaptırıma tabidir. Bu düzenleme, sahte borsa kurbanları açısından önemli bir ek hukuki araç sağlamaktadır: hem ceza davası hem de idari yaptırım kanalı eş zamanlı işletilebilmektedir.
Lisanslı bir platform yetkilisinin kripto varlıkları şahsi menfaatine geçirmesi hâlinde ise SPK m.110/A kapsamında kripto varlık zimmeti suçu oluşur ve bu suç için 8 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu maddenin düzenlenmesi, 2024 öncesinde kripto varlık zimmetinin hangi suç tipine girdiği konusundaki tartışmalara kesin nokta koymuştur.
| DOLANDIRICILIK TİPİ | TEKNİK YÖNTEM | HUKUKİ NİTELENDİRME | CEZA |
| Sahte Yatırım Platformu (Rug Pull) | Smart contract manipülasyonu, anlık likidite çekimi | TCK m.158/1-f + SPK m.99/A | 4–10 Yıl |
| Phishing / Oltalama | Sahte link, 2FA hırsızlığı, klonlanmış borsa sitesi | TCK m.158/1-f + TCK m.243-244 | 4–10 Yıl |
| P2P IBAN Tuzağı | Suç gelirinin meşru kullanıcı üzerinden aklanması | TCK m.282 (3. kişi mağduru) | Bloke + Soruşturma |
| Platform Zimmeti | KYC’li borsada yetkili tarafından varlık transferi | SPK m.110/A | 8–14 Yıl |
| Mixer ile Kara Para Aklama | Tornado Cash, karıştırıcı servisler, hop zinciri | TCK m.282 | 3–7 Yıl |
Sahte yatırım platformlarında özellikle dikkat çekici bir uygulama gördük: platform kendisini SPK lisanslı gibi gösteriyor, SPK logosunu kullanıyor; ancak gerçekte kayıtsız faaliyet yürütüyor. Bu durumda hem TCK m.158/1-f kapsamında dolandırıcılık hem de TCK m.204 kapsamında resmi evrakta sahtecilik suçları birlikte oluşabiliyor. SPK‘nın web sitesindeki lisanslı platform listesi üzerinden doğrulama yapılması, müvekkillerimize ilk bilgi görüşmesinde önerdiğimiz temel önlemlerden biridir.
MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu — 5549 sayılı Kanun’u uygulayan ve şüpheli mali işlemleri inceleyen kamu kurumu) tarafından uygulanan kripto hesap blokelerine Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz yoluyla ortalama 15–30 günde itiraz edilebilir. On-chain analiz raporu ile desteklenen itirazlarda bloke kaldırma oranı belirgin biçimde yüksektir.
5549 sayılı Kanun kapsamında kripto varlık hizmet sağlayıcılar MASAK’a karşı yükümlü sayılmakta; 30.000 TL üzerindeki transferlerde kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirimi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu bildirimlerin ardından MASAK, hesaplara erişim engeli koyabilmektedir. Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız bir sorun şudur: P2P işlem yapan meşru kullanıcılar, farkında olmadan bir suç zincirinin parçasına karışmakta ve bu nedenle hesapları dondurulmaktadır.
MASAK blokesi sonrası borsaya yapılan bireysel itirazlar çoğunlukla sonuç vermez; hukuki sürecin doğrudan idari başvuru veya Sulh Ceza Hakimliği nezdinde dava yoluyla yürütülmesi gerekir. Bu süreçte kritik olan, işlemin meşru ticari faaliyetten ya da dürüst P2P alım-satımdan kaynaklandığını kanıtlayan teknik ve hukuki belgelerdir.
Dikkat: Bloke edilen hesaptaki varlıkları kurtarmak için farklı borsalara transfer denemesi yapmak, soruşturmayı ağırlaştırabilir; bu adımdan kesinlikle kaçının.
Önemli: Blokeye konu işlemin gerçekleştiği zaman dilimindeki toplam işlem hacmi analizi, müvekkilin işleminin olağan piyasa hareketinden ayrışıp ayrışmadığını ortaya koyar — bu argüman pek çok dosyamızda belirleyici olmuştur.
Sık yapılan hata: On-chain rapor olmadan yalnızca banka dekontu sunarak yapılan itirazlar, teknik bilgi eksikliği nedeniyle genellikle reddedilmektedir.
İpucu: CMK m.128/A kapsamında bloke itirazında itirazın kabul edilmesi için standardı belirleyen Yargıtay içtihadını ve bu içtihadı destekleyen somut blockchain kanıtlarını itiraz dilekçesine dahil etmek, başarı oranını artırmaktadır.
Başarıyla sonuçlandırdığımız MASAK bloke dosyalarında uyguladığımız yöntem şöyle özetlenebilir: on-chain analiz raporuyla işlem akışının şeffaf şekilde haritalanması ve bu raporun itiraz dilekçesiyle bütünleştirilmesi. Bu iki unsurun birlikte sunulması, bloke kararlarının büyük çoğunluğunda olumlu sonuç doğurmaktadır.
Binance P2P veya OKX P2P işlemi sonrası hesap dondurma kararları, 5549 sayılı Kanun kapsamında MASAK bildirimi sürecinden kaynaklanır. CMK m.128/A kapsamında Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz ve on-chain işlem haritalamasıyla suçsuzluk ispatı mümkündür.
Müvekkilimiz M.K., kendisine Telegram üzerinden ulaşan ve yüksek getiri vaad eden bir “kripto arbitraj platformu” aracılığıyla TRC-20 ağı üzerinden yaklaşık 180.000 TL değerinde USDT yatırmıştı. Birkaç hafta sonra platform erişime kapandı, müvekkilin platformdaki varlıklarına ulaşmak imkânsız hale geldi.
Dosyayı aldığımızda yaptığımız ilk işlem, müvekkilin sağladığı TxID’leri bir blockchain explorer üzerinden incelemekti. İlk bakışta sıradan görünen bu transferlerin arka planı, transaction graph mapping analiziyle tamamen farklı bir tablo ortaya koydu: fonlar, alındıktan sonra art arda beş farklı TRC-20 cüzdanına bölünmüş; her cüzdan farklı zaman dilimlerinde ve küçük miktarlarda aktarım yapmıştı. Bu, klasik bir “katmanlama” (layering) stratejisiydi — yani TCK m.282 kapsamında suç gelirini aklamanın tipik zincir yapısı.
Kritik teknik bulgu şuydu: zincirin dördüncü halkasında, fonların büyük bir kısmının Türkiye’de kullanıcı tabanı bulunan bir merkezi kripto borsasında (CEX) toplandığı tespit edildi. Bu borsanın hesabında son bulan USDT miktarı, müvekkilin yatırdığı meblağla birebir örtüşüyordu. Hedef hesabın daha önce başka dolandırıcılık şikâyetlerine konu olduğu da on-chain risk puanlama veritabanından teyit edildi.
| ZİNCİR HALKASI | İŞLEM AĞI | TESPİT | HUKUKİ ÖNEMİ |
| Kaynak (Müvekkilin gönderimi) | TRC-20 | TxID eşleşmesi | Mağduriyetin ispatı |
| 1.–3. Ara Cüzdanlar | TRC-20 | Küçük miktarlı dağıtım | Kara para aklamanın katmanlama aşaması |
| 4. Halka — CEX Hesabı | TRC-20 → CEX | KYC kayıtlı hesap | Fail tespitine açılan kapı |
Hukuki strateji iki kanaldan eş zamanlı yürütüldü: Cumhuriyet Başsavcılığı’na on-chain analiz raporuyla desteklenmiş bir suç duyurusu ve ilgili borsaya yönelik, savcılık kanalıyla elde edilen hesap dondurma yazısı. Savcılık; raporumuzdaki hash değerleri ve zaman damgalarının somut fail tespitine yeterli teknik zemin sağladığını değerlendirerek soruşturma başlattı ve hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için talep iletildi.
Kripto dolandırıcılık dosyalarında avukatın blockchain zincir analizi yapabilmesi, fonların akışını somut delile dönüştürmesi açısından kritik öneme sahiptir. Av. Ahmet Karaca, bu konuda sertifikalı eğitimler vermekte ve bu tür dosyalarda on-chain analiz ile MASAK bildirimi ve savcılık suç duyurusunu eş zamanlı yürüten bir metodoloji uygulamaktadır. Bu yaklaşımın uygulandığı dosyalarda soruşturmanın etkin yürütülme oranı, raporsuz dosyalara kıyasla çok daha yüksektir.
0531 336 09 81
Yanlış: Kripto paralar anonim olduğu için dolandırıcılar asla tespit edilemez.
Gerçek: Blokzincir anonim değil, takma adlıdır (pseudonymous). Chainalysis ve Elliptic araçlarıyla yürütülen wallet clustering analiziyle transfer zincirinin büyük çoğunluğu merkezi borsalara kadar izlenebilmekte ve faillerin KYC verilerine savcılık kanalıyla ulaşılabilmektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi (2024/516 E.) da TxID tabanlı analiz yapılmadan takipsizlik kararı verilemeyeceğine hükmetmiştir.
Yanlış: Dolandırıcılık şikâyetimi savcılığa bildirdiğimde kovuşturma zaten başlar; avukatsız da ilerlenir.
Gerçek: Kripto dolandırıcılık dosyalarında teknik altyapı olmadan yapılan soyut suç duyuruları çoğunlukla KYOK (kovuşturmaya yer olmadığı kararı) ile sonuçlanır. On-chain forensic raporu, TxID zinciri ve borsayla yazışma taleplerini içeren kapsamlı bir hukuki paket olmadan soruşturma etkin biçimde ilerleyememektedir.
Yanlış: Kripto borsam hesabımı bloke ettiyse o borsa benim parama el koyabilir.
Gerçek: Kripto borsaları CMK m.128 veya MASAK talimatı olmadan müşteri varlıklarını kalıcı olarak el koyamaz. Tedbir geçici niteliktedir ve hukuki itiraz yoluyla kaldırılabilir. 5549 sayılı Kanun kapsamındaki blokeler için Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz mekanizması açıktır.
Yanlış: Phishing saldırısında 2FA kodumu kendi rızamla paylaştıysam platform tazminat öder.
Gerçek: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/680 E., 2026/115 K. sayılı kararı net biçimde ortaya koymuştur: kullanıcının 2FA kodunu kendi rızasıyla paylaşması durumunda, platformun ayrı bir güvenlik açığı ispat edilmediği sürece tazminat sorumluluğu oluşmamaktadır. Kullanıcı kusuru illiyet bağını kesmektedir.
Yanlış: Mixer kullanan bir dolandırıcının fonları artık takip edilemez.
Gerçek: Tornado Cash gibi mixer servislerinden geçen fonlar bile modern forensic araçlarla büyük ölçüde izlenebilmektedir. Mixer çıkışında birden fazla adrese dağıtılan fonların CEX’te birleştirilmesi yaygın bir son adımdır ve bu noktada KYC kaydı fail tespitini mümkün kılmaktadır. Ayrıca TCK m.282 kapsamında mixer kullanımı suç gelirinin aklanması suçunu ayrıca oluşturur.
| KRİTER | TEKNİK ALTYAPISIZ YAKLAŞIM | KRİPTO HUKUKU UZMAN AVUKATI |
| Delil Toplama | Yalnızca ekran görüntüsü ve banka dekontu | TxID tabanlı on-chain forensic rapor + wallet clustering analizi |
| Fail Tespiti | “Fail tespit edilemedi” gerekçesiyle KYOK riski | CEX’te son bulan zincir üzerinden KYC talebi ve uluslararası istinabe |
| Bloke İtirazı | Standart dilekçe; teknik kanıtsız itiraz | On-chain analiz raporuyla bütünleşik hukuki itiraz paketi |
| Savcılıkla İletişim | Teknik terminoloji eksikliği; soruşturma yavaşlar | Savcı ve hâkimin anlayacağı dille hazırlanan teknik uzman mütaalası |
| Mixer/Ağ Analizi | ERC-20/TRC-20 farkı bilinmiyor; analiz yapılamıyor | Ağa özgü forensic metodoloji; UTXO/EVM farkı uygulanıyor |
| Uluslararası Boyut | Yabancı borsa yazışmalarında yetersiz kalma | İstinabe talebi, Interpol bildirimi ve borsa iletişim protokolü |
Yılların deneyimiyle gördüğümüz gibi, kripto dolandırıcılık davalarında avukatın yalnızca ceza hukuku bilmesi yeterli değildir. Savcılık soruşturmasının etkin biçimde ilerleyebilmesi için Blockchain hukuku, on-chain analiz araçları (Chainalysis, Elliptic), cold wallet yapıları, smart contract analizi ve ERC-20/TRC-20 ağ farklarını somut dosyaya uygulayabilen bir teknik-hukuki yetkinlik gerekmektedir. Av. Ahmet Karaca, bu alanda Özyeğin Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Çukurova Üniversitesi’nde konuşmalar yapmış; blockchain adli bilişim metodolojisini hem akademik hem de pratik düzlemde geliştirmiştir.
Kripto varlık dosyalarında başarı; yalnızca hukuk bilgisiyle değil, on-chain forensic analiz, smart contract incelemesi ve blockchain adres haritalamasını hukuki stratejiyle bütünleştirebilme yetkinliğiyle doğrudan ilişkilidir.
Kripto para dolandırıcılığı dosyaları, ceza hukuku pratiğinin en teknik ve dinamik alanlarından birini oluşturmaktadır. Türkiye’de bu alanda sahaya inen birkaç ekipten biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: standart dilekçe yaklaşımının yetersiz kaldığı dosyalarla her geçen gün daha sık karşılaşıyoruz.
Dosyalarımızda uyguladığımız metodoloji şu üç sütun üzerine kuruludur:
(1) On-Chain Forensic Analiz — Müvekkilin zararıyla ilişkili her TxID’nin blokzincir üzerinde haritalanması ve fonların nihai varış noktasına kadar izlenmesi.
(2) Eş Zamanlı Hukuki Aksiyon — Suç duyurusu, CMK m.128 el koyma talebi ve MASAK bildirimi aynı anda başlatılır; zaman kaybı fonların kaybedilmesi anlamına gelir.
(3) Savcı ve Hâkime Yönelik Teknik Uzman Raporu — Blockchain terminolojisini bilmeyen bir savcının anlayabileceği, görsel hash haritaları ve zaman damgalarıyla desteklenen açıklayıcı bir kripto varlık teknik uzman raporu hazırlanır.
Türkiye’nin en büyük kripto para borsası hack olaylarında ve milyarlarca liralık sahte yatırım platformu (rug pull) dosyalarında görev almaktayız. Binance P2P ve OKX P2P işlemlerinden kaynaklanan 5549 sayılı MASAK Kanunu kapsamındaki banka ve borsa blokelerinin kaldırılması süreçlerinde yüzlerce başarılı dosya yürüttük. Bu süreçlerde savcılığı teknik konularda aydınlatmak, bilirkişi incelemesinin doğru sorularla yönlendirilmesini sağlamak ve soruşturmanın etkin yürümesi için gerekli teknik altyapıyı sunmak, üstlendiğimiz temel roller arasındadır.
Av. Ahmet Karaca, kripto hukuku alanında verdiği UNICEF sertifikalı eğitimlerde ve Duke University’nin Decentralized Finance (DeFi) Primitives programından edindiği yetkinlikle; kripto varlık dolandırıcılığı dosyalarındaki teknik ve hukuki bütünleşik çözüm metodolojisini sistematik bir forma oturtmuştur. İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu üyesi olan Av. Karaca, bu alandaki gelişmeleri ulusal medyaya da aktarmakta; Haberler.com köşe yazıları ve medya yorumları aracılığıyla kamuoyunu bilgilendirmektedir.
🎯 Kısa Yanıt: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2024–2026 döneminde kripto varlık dolandırıcılığı dosyalarında savcılık soruşturmasının teknik standartlarını belirleyen birden fazla emsal karar vermiştir. TxID sorgusu zorunluluğu, platform yazışmaları ve bilirkişi incelemesi bu standartların temel unsurlarıdır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2025/5852 E., 2026/908 K. (21.01.2026) sayılı kararında, mağdurun banka çalışanı izlenimiyle aldatılarak parasının sanığın OKX Teknoloji hesabına gönderilmesi eylemi TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak nitelendirilmiştir. Kararda özellikle vurgulanan husus şudur: hesabın biyometrik kimlik doğrulamayla açılmış olması, hesap aidiyetinin ispatında kesin delil olarak kabul edilmiştir. Bu içtihat, KYC verilerine sahip merkezi borsaların adli süreçteki delil değerini açıkça ortaya koymaktadır.
Dairenin 2021/14377 E., 2023/3265 K. sayılı kararında ise “payza” isimli sanal parayı satma vaadiyle para alan ve transferi gerçekleştirmeyen sanığın eylemi TCK m.158/1-f kapsamında cezalandırılmıştır. Bu karar, sanal para/kripto varlık satış vaatlerinin de kapsam içinde olduğunu ve dijital varlığın teslim edilmemesinin dolandırıcılık kastının kanıtı sayıldığını teyit etmektedir.
Yargıtay’ın 2024/516 E., 2024/11178 K. sayılı kararı, kripto hukuku pratiği açısından dönüm noktası niteliğindedir. Bu kararda Siber Suçlarla Mücadele birimlerine TxID inceletilmeden, sahte site tespiti yapılmadan ve Türkiye temsilciliği araştırılmadan verilen KYOK kararı bozulmuştur. Artık savcılıklar bu teknik adımları atmak zorundadır — bu da mağdurlara önemli bir güvence sağlamaktadır.
2024/2829 E., 2024/14948 K. sayılı kararda Trust Wallet ve Binance Connect üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda, platformların Türkiye temsilciliği yoksa uluslararası istinabe yoluna gidilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Bu karar, yabancı kaynaklı kripto platformları söz konusu olduğunda soruşturmanın nasıl yürütüleceğinin yol haritasını çizmektedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2025/1336 E., 2025/13318 K. ve 2025/4373 E., 2026/1903 K. sayılı kararları, şüphelilerin kripto para hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kılan içtihadı pekiştirmiştir. Benzer dolandırıcılık şikâyetleriyle bağlantının kurulması da bu inceleme kapsamında yer almaktadır. Teknik bilirkişi raporuyla desteklenen dosyalarda soruşturmanın etkin yürütülme oranı belirgin şekilde artmaktadır.
TxID’ler, cüzdan adresleri, platform yazışmaları ve banka kayıtları derlenerek değişmez biçimde kayıt altına alınır. Anlık ekran görüntüleri ve zaman damgalı arşiv oluşturulur.
Blockchain explorer ve Chainalysis/Elliptic araçlarıyla tüm transfer zinciri, fonların nihai varış noktasına kadar haritalanır; mixer kullanımı, ara cüzdan sayısı ve ağ tipi (TRC-20/ERC-20) tespit edilir.
Zincirin son halkasındaki merkezi borsaya hukuki bildirim gönderilerek hesap dondurma talep edilir. Birden fazla borsada son bulan zincir varsa tüm borsalara eş zamanlı yazılır.
TCK m.158/1-f ve gerekirse TCK m.282 kapsamında; on-chain analiz raporunu, hash haritalarını ve zaman damgalarını içeren kapsamlı suç duyurusu dilekçesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulur.
Savcılık kanalıyla Sulh Ceza Hakimliği’nden dijital varlıklara el koyma kararı alınması ve 5549 sayılı Kanun kapsamında MASAK’a şüpheli işlem bildirimi yapılması eş zamanlı yürütülür.
Platform yurt dışı kaynaklıysa uluslararası istinabe talebi hazırlanır; bilirkişi sürecine teknik uzman katkısı sağlanır; soruşturma sürecinin etkin yürütülmesi için savcılıkla sürekli teknik iletişim sürdürülür.
Phishing saldırısıyla kripto varlık çalınması, sahte web sitesi veya uygulama aracılığıyla bilişim sistemi kullanıldığı için TCK m.158/1-f ve TCK m.243–244 (bilişim sistemine girme ve engelleme) kapsamında değerlendirilir. Platformun güvenlik açığı ispatlanamadığı durumlarda tazminat sorumluluğu oluşmaz; ancak fail için ceza davası her zaman açıktır.
Phishing (oltalama), günümüzde kripto varlık hırsızlığının en yaygın teknik yöntemlerinden biridir. İşleyiş tipik olarak şöyledir: kurban, gerçek bir kripto borsasının ya da cüzdan uygulamasının tıpatıp aynısını taklit eden sahte bir bağlantıya tıklar; oturum açma bilgilerini, 2FA (iki aşamalı doğrulama) kodlarını veya seed phrase (tohum cümleciği) gibi kritik verileri girer. Bu veriler anında saldırganın eline geçer ve dijital varlıklar saniyeler içinde başka bir cüzdana aktarılır.
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/680 E., 2026/115 K. sayılı kararı bu noktada belirleyici bir içtihat oluşturmuştur: kullanıcının 2FA ve e-posta kodlarını kendi rızasıyla paylaşması durumunda, platformun ayrı bir güvenlik açığı ya da ihmali ispat edilmediği sürece platform tazminat sorumluluğu doğmamaktadır. Mahkeme, zararın haksız fiilden kaynaklandığını ve kullanıcı kusurunun illiyet bağını kestiğini açıkça belirtmiştir.
Kripto cüzdanına tam erişimi sağlayan 12–24 kelimelik gizli kurtarma ifadesidir. Bu ifadeye sahip olan kişi, cüzdandaki tüm varlıkları kontrol edebilir. Hiçbir meşru platform veya borsa kullanıcıdan seed phrase talep etmez; talep edildiği her durum dolandırıcılık girişimidir.
Ne var ki phishing vakasında platformun tazminat sorumluluğu ortadan kalksa bile fail aleyhine ceza davası her zaman mümkündür. Sahte sitenin kurulması TCK m.158/1-f kapsamında dolandırıcılık, bilişim sistemine izinsiz giriş ise TCK m.243 kapsamında ayrı suç oluşturur. Öte yandan sahte sitenin hangi sunucuda barındırıldığı, alan adının kime kayıtlı olduğu ve IP log kayıtları; forensic analiz aracılığıyla savcılığa delil olarak sunulabilecek kritik verilerdir.
Phishing dosyalarında gördüğümüz en kritik strateji şudur: sahte sitenin domain kayıt tarihini sorgulamak. Gerçek kripto borsaları yıllardır faaliyet gösterirken, phishing siteleri çoğunlukla yalnızca birkaç gün ya da birkaç hafta önce tescil edilmiştir. Bu basit ama etkili teknik bilgi, savcılığa sunulan dosyada dolandırıcılık kastının kanıtlanmasında önemli bir argüman oluşturmaktadır.
7518 sayılı Kanun ile kripto varlıkların SPK kapsamına alınmasından sonra kripto varlık uyuşmazlıkları mutlak ticari dava sayılmakta; Asliye Ticaret Mahkemesi (İstanbul’da finans ihtisas mahkemeleri) görevli kılınmaktadır. Ceza boyutunda ise Cumhuriyet Başsavcılığı ve akabinde Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir.
Kripto varlık uyuşmazlıklarında görevli mahkeme meselesi 2024 öncesinde tartışmalıydı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 2022/2726 E., 2022/585 K. sayılı kararında kripto para borsası işlemlerinin mutlak ticari dava olmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi işaret edilmişti. Ancak 7518 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle bu tartışma sonuçlanmış; İstanbul’daki finans ihtisas mahkemeleri (6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri) kripto varlık tazminat davalarında görevli mahkeme olarak teyit edilmiştir.
İstanbul 19. ve 20. Asliye Ticaret Mahkemelerinin 2025 tarihli kararları, 7518 sayılı Kanun sonrası oluşan yargısal tabloyu netleştirmiştir: SPK kapsamına alınan kripto varlık uyuşmazlıkları, SPK m.35/C atfıyla ticaret mahkemelerinin mutlak görev alanına girmektedir. Bu içtihat, müvekkillerin doğru mahkemeye başvurmasını sağlamak açısından kritik önem taşımaktadır; yanlış mahkemede açılan dava usul hukuku engelleriyle karşılaşır ve zaman kaybına yol açar.
| UYUŞMAZLIK TÜRÜ | GÖREVLİ MAHKEME | HUKUKİ DAYANAK |
| Kripto varlık dolandırıcılığı (ceza) | Cumhuriyet Başsavcılığı → Asliye Ceza / Ağır Ceza Mah. | TCK m.158/1-f |
| Kripto tazminat / platform sorumluluğu | Asliye Ticaret Mahkemesi (Finans İhtisas) | SPK m.35/C — 7518 sayılı K. |
| MASAK bloke itirazı | Sulh Ceza Hakimliği | 5549 sayılı K. — CMK m.128/A |
| Dijital varlığa el koyma itirazı | Sulh Ceza Hakimliği | CMK m.128 |
| Platform zimmeti (SPK m.110/A) | Ağır Ceza Mahkemesi | SPK m.110/A |
Mağdurların büyük çoğunluğu kritik ilk saatlerde yanlış adımlar atarak hem delilleri zayıflatmakta hem de soruşturma sürecini güçleştirmektedir. On-chain kanıt paketi olmadan yapılan suç duyurusu ve borsa üzerinden bireysel itiraz girişimi, en yaygın usul hatalarıdır.
Dondurulmuş kripto hesabındaki varlıkları başka bir borsaya ya da cüzdana taşımaya çalışmak, hem teknik olarak genellikle başarısız olur hem de soruşturma sürecinde “delil karartma” şüphesi doğurabilir. Bu adımdan kesinlikle kaçınılmalıdır.
Blokzincir üzerindeki veriler değişmese de platform arayüzleri geçmiş işlem kayıtlarını göstermeyebilir veya hesaba erişim kesilirse bu verilere ulaşmak güçleşir. İlk anda tüm TxID’ler bir belgeye aktarılmalıdır.
Teknik destekten yoksun, yalnızca ekran görüntüsü ve dilekçeden oluşan suç duyuruları çoğunlukla KYOK (kovuşturmaya yer olmadığı kararı) ile sonuçlanmaktadır. Yargıtay’ın 2024/516 E. kararıyla da teyit edildiği üzere savcılık için TxID tabanlı analiz zorunlu bir soruşturma adımıdır.
Büyük borsaların destek birimlerinin bireysel dondurma taleplerini hızla karşılaması beklenmemelidir. Borsa bildirimi ile paralel olarak hukuki süreç derhal başlatılmalıdır.
Platform ile yaşanan tüm yazışmaları, e-posta, Telegram veya uygulama içi mesajları zaman damgalarıyla birlikte arşivlemek kritiktir. Bu yazışmalar, hem platformun bilgisi olduğunun hem de mağdurun rızasının olmadığının ispatında belirleyici rol oynar.
“Varlıklarınızı serbest bırakmak için komisyon ödeyin” veya “vergi ödemesi gerekiyor” gibi taleplere uymak, mağduriyeti artırır. Bu, ek bir dolandırıcılık katmanıdır ve pek çok müvekkilimizin başına gelen bir tuzaktır.
Av. Ahmet Karaca, bu konuya ilişkin kripto para hukuku kitabında şöyle açıklamaktadır: kripto dolandırıcılık dosyalarında soruşturmanın etkin yürütülmesini sağlayan en belirleyici faktör, mağdurun ilk saatlerde attığı adımların kalitesidir; yanlış müdahale, doğru müdahaleden çok daha pahalıya mal olur. Bu nedenle dolandırıcılık fark edildiği anda teknik ve hukuki uzmanlığa sahip bir ekiple iletişime geçmek sürecin seyrini kökten değiştirebilir.
13/3/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan iki yeni tebliğ — III-35/B.1 ve III-35/B.2 — kripto varlık hizmet sağlayıcıların kuruluş, faaliyet, sermaye yeterliliği ve çalışma esaslarını ayrıntılı biçimde düzenlemiş; lisanssız platform mağdurlarına ek hukuki araçlar sağlamıştır.
KVHSP (Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcı) düzenlemesi, Türkiye’de kripto borsa ekosistemini köklü biçimde dönüştürmüştür. 13/3/2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-35/B.1) ile Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ (III-35/B.2), dolandırıcılık mağdurları açısından birkaç kritik sonuç doğurmaktadır.
Her şeyden önce, bu tebliğler kapsamında faaliyet gösteren lisanslı platformların müşteri varlıklarını nasıl saklayacağı, hangi sermaye yeterliliği standartlarını karşılaması gerektiği ve hangi şikâyet mekanizmalarını uygulamak zorunda olduğu ayrıntılı şekilde belirlenmiştir. Lisanslı bir platformda yaşanan dolandırıcılık vakasında, platform bu yükümlülükleri yerine getirmemişse SPK‘ya idari şikâyet yolu da açılmaktadır. Öte yandan, SPK lisansı olmadan faaliyet gösteren platformlara karşı SPK m.99/A kapsamındaki cezai yaptırım talebi artık çok daha güçlü bir hukuki zemine sahiptir; mahkemeler bu tebliğlerdeki standartları referans nokta olarak almaktadır.
Mağdurlar açısından pratik çıkarım şudur: dolandırıcılığa uğradığınız platforma ait lisans durumunu SPK‘nın resmi web sitesinden sorgulamak, hukuki stratejinin şekillenmesinde ilk ve en önemli adımlardan biridir. Lisanslı platform farklı, lisanssız platform bambaşka bir hukuki yol gerektirir.
“III-35/B.1 ve B.2 tebliğleri yürürlüğe girdiğinden bu yana sahte borsa davalarında savcılığa sunduğumuz dosyalarda önemli bir değişim gözlemledik: artık yalnızca TCK m.158’e değil, aynı zamanda SPK mevzuatına aykırılığa da dayanan çift katlı bir hukuki argüman kurabiliyoruz. Bu, özellikle büyük ölçekli rug pull vakalarında faillerin nitelikli hapis cezasına çarptırılması olasılığını ciddi biçimde artırıyor.”
Yabancı kaynaklı kripto dolandırıcılığında Türkiye’deki savcılık soruşturması Yargıtay içtihadı gereği uluslararası istinabe ile sürdürülmeli; paralelde ilgili ülkenin yetkili makamlarına Interpol bildirimi ve FATF mevzuatı çerçevesinde yardım talebinde bulunulmalıdır.
Kripto dolandırıcılığının sınır ötesi boyutu, vakaların önemli bir kısmında belirleyici güçlük oluşturmaktadır. Failler çoğunlukla Türkiye’de yargı yetkisini zorlaştıracak biçimde yurt dışında sunucu barındırmakta, yabancı borsalarda hesap açmakta ya da uluslararası mixer zincirleri kullanmaktadır. Bu tabloda FATF (Financial Action Task Force — kara para aklamayla mücadelede uluslararası standartları belirleyen hükümetlerarası kuruluş) çerçevesindeki Egmont Grubu iş birliği ve ikili adli yardım anlaşmaları devreye girmektedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2024/2829 E., 2024/14948 K. kararı, savcılıkların Türkiye temsilciliği bulunmayan platformlar için uluslararası istinabe yoluna gitmesini zorunlu kılmıştır. Bu içtihat, bir taraftan mağdur lehine güçlü bir usul güvencesi oluştururken; diğer taraftan dosyanın bu boyutta hukuken yürütülmesi için teknik altyapıya sahip bir hukuki ekiple çalışılmasının neden kritik olduğunu da gözler önüne sermektedir.
Müvekkillerimizin uluslararası boyutlu dosyalarında uyguladığımız yaklaşım şu şekilde özetlenebilir: önce TRC-20 veya ERC-20 ağı üzerindeki transfer zincirinin tam haritası çıkarılır; ardından fonların son bulduğu yabancı borsaya hukuki bildirim yazısı hazırlanır ve Türkiye’deki savcılık kanalıyla iletilir. Yabancı borsa KYC kayıtlarına erişim için uluslararası istinabe talebi savcılığa sunulur. Bu süreç teknik ve hukuki yetkinliğin tam anlamıyla bir arada çalışmasını gerektirmektedir — blokzincir analizi olmaksızın istinabe dilekçesinin hangi hesaba, hangi gerekçeyle hitap etmesi gerektiği tespit edilemez.
| KAYNAK / MEVZUAT | KONU | RESMİ ERİŞİM |
| 7518 Sayılı Kanun (02.07.2024 RG) | Kripto varlıkların SPK kapsamına alınması, KVHSP tanımı | mevzuat.gov.tr |
| TCK m.157-158 | Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçları | mevzuat.gov.tr |
| TCK m.282 | Suç gelirlerinin aklanması | mevzuat.gov.tr |
| TCK m.243-244 | Bilişim sistemine girme ve sistemi engelleme / bozma | mevzuat.gov.tr |
| CMK m.128 | Taşınır ve taşınmaz mallara, hesaplara el koyma | mevzuat.gov.tr |
| SPK m.110/A (7518 ile eklenen) | Kripto varlık zimmeti suçu ve cezası | spk.gov.tr |
| SPK m.99/A | İzinsiz KVHSP faaliyeti yaptırımları | spk.gov.tr |
| 5549 Sayılı Kanun | Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi — MASAK yükümlülükleri | masak.gov.tr |
| Tebliğ III-35/B.1 (13.03.2025 RG 32840) | KVHSP Kuruluş ve Faaliyet Esasları | spk.gov.tr |
| Tebliğ III-35/B.2 (13.03.2025 RG 32840) | KVHSP Çalışma Usul, Esasları ve Sermaye Yeterliliği | spk.gov.tr |
| Yargıtay 11. CD — 2025/5852 E., 2026/908 K. | Biyometrik doğrulama ve hesap aidiyeti — OKX kararı | Yargıtay Bilgi Bankası |
| Yargıtay 11. CD — 2024/516 E., 2024/11178 K. | TxID sorgusu zorunluluğu — KYOK bozma kararı | Yargıtay Bilgi Bankası |
| Yargıtay 11. CD — 2024/2829 E., 2024/14948 K. | Uluslararası istinabe zorunluluğu — yabancı platform | Yargıtay Bilgi Bankası |
| Yargıtay 11. CD — 2021/14377 E., 2023/3265 K. | Sanal para satış vaadi — TCK m.158/1-f | Yargıtay Bilgi Bankası |
| İstanbul 7. ATM — 2025/680 E., 2026/115 K. | Phishing — kullanıcı kusuru ve platform sorumluluğu | UYAP Bilgi Bankası |
| FATF — Kripto Varlık Rehberi (2023 güncellemesi) | VASP (Sanal Varlık Hizmet Sağlayıcı) uluslararası standartlar | fatf-gafi.org |
Hukuki süreçler ve en sık karşılaşılan uyuşmazlıklara ilişkin merak edilen konulara dair genel bilgilere bu bölümde yer verilmektedir.
Evet; blokzincir anonim değil, takma adlı (pseudonymous) bir yapıya sahiptir. Chainalysis ve Elliptic gibi on-chain forensic araçlarla transfer zincirinin büyük çoğunluğu merkezi borsalara kadar izlenebilmekte; bu borsaların KYC verilerine savcılık kanalıyla ulaşmak mümkün hale gelmektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi (2024/516 E.) da savcılıkların bu teknik adımları atmadan KYOK veremeyeceğine hükmetmiştir.
Sanal para ve Bitcoin dolandırıcılığı, 7518 sayılı Kanun ve Yargıtay’ın güncel içtihadıyla birlikte artık Türk hukuk sisteminde sağlam bir yaptırım zeminine oturmuştur. TCK m.158/1-f‘nin 4–10 yıl hapis cezası öngörmesi, SPK m.110/A‘nın platform zimmetini 8–14 yıl aralığında cezalandırması ve Yargıtay’ın TxID analizini zorunlu kılan içtihadı; mağdurlar için geçmişe kıyasla çok daha güçlü bir hukuki silah deposu sunmaktadır.
Bununla birlikte, bu hukuki zeminden yararlanabilmenin önkoşulu teknik ve hukuki yetkinliği bütünleştiren bir süreç yönetimidir. On-chain forensic analiz olmadan hazırlanan suç duyuruları KYOK riskiyle karşı karşıya kalmakta; teknik kanıt paketi olmadan yapılan MASAK bloke itirazları çoğunlukla reddedilmektedir. Bu nedenle kripto dolandırıcılığına uğradığınız anda profesyonel hukuki destek almak, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
Bu alanda daha fazla bilgi edinmek isteyenler için kripto para hukuku makalelerimizi ve pratik rehberlerimizi incelemenizi öneririz. Ayrıca DeFi Hukuk platformumuzda yayımlanan içerikler, DeFi ve akıllı sözleşme uyuşmazlıkları konusunda derinlemesine bilgi sunmaktadır.
Dijital varlık dolandırıcılığı dosyaları; ceza hukukunu, bilişim hukukunu ve blockchain teknik altyapısını aynı anda kavrayabilen bir hukuki ekip gerektirmektedir. MASAK, SPK, FATF mevzuatı ve Yargıtay içtihadının bu denli hızlı değiştiği bir ortamda sahaya yeni giren bir avukat ya da teknik bilgiden yoksun bir ekip, müvekkilini ne yazık ki hak ettiği hukuki sonuca ulaştıramaz. Bu nedenle Türkiye’deki kripto dolandırıcılık davalarında en güncel içtihadı ve teknik forensic metodolojisini birlikte uygulayabilen uzman bir avukatan hukuki danışmanlık almak, yalnızca tercih değil, sürecin başarıya taşınabilmesinin ön koşuludur.
Sanal para ve kripto dolandırıcılığı hakkında detaylı hukuki danışmanlık ve dava takibi için, savcılık soruşturma ve dava dosyalarına Kripto Varlık Uzman Raporları da hazırlayan Kripto Para Avukatı Ahmet Karaca ile görüşmek için randevu talep edebilirsiniz. — 0531 336 09 81
Güncelleme notu: 17.10.2026 — Tedbirler Yönetmeliği’ndeki eşik, 7 Ekim 2026’da yürürlüğe giren 11845 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre güncellendi: kripto varlık transferlerinde gönderen bilgilerinin doğrulanarak iletildiği eşik 15.000 TL’den 30.000 TL’ye çıktı.
Türkiye’de kripto para ve blockchain hukuku alanında uzmanlaşmış avukat arıyorsanız, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Ahmet Karaca Duke University, Politecnico di Milano ve Lund University’den blockchain, fintech ve yapay zekâ hukuku sertifikalarına sahiptir ve İstanbul Barosu’nda avukatlara kripto varlıklar ile ceza hukuku alanında eğitim vermektedir. Uzmanlık alanları arasında siber suçlar, tam kapsamlı kripto ve blockchain hukuku ile kripto varlık dolandırıcılığı davaları, MASAK hesap blokesi açma başvuruları, P2P alım-satım kaynaklı ceza soruşturmaları, TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık, bilişim suçları ve CMK m.128/A el koyma blokesi kaldırma itirazları yer almaktadır. Kripto Varlık Teknik Uzman Raporu hazırlama konusunda en ileri seviye teknik araçlar ve yetkinlikle davaları aydınlatmakta; Savcı ve Hâkimlerin anlayacağı bir dille çözüme kavuşturmaktadır.
Eğitim: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Onur Derecesi)
UNICEF Sertifikalı Blockchain Eğitmeni | DeFi Primitives — Duke University | AI & Law — Lund University | AI & Legal Issues — Politecnico di Milano | Haberler.com Köşe Yazarı | Udemy Blockchain Hukuku Eğitmeni | İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Üyesi
İlgili çalışma alanı: Kripto Yatırım Dolandırıcılığı — Sahte yatırım platformu, sahte token veya yatırım tuzağı yoluyla kripto varlığını kaybeden bireyler.