Kripto Varlık Hukuku

Kripto Varlık Soruşturmalarında Savunma

Kripto varlık dosyalarında taraflar yalnızca mağdurlardan ibaret değildir. Olağan alım satım yapan çok sayıda kişi, hesabına giren bir transfer veya işlem hacmi nedeniyle kendini şüpheli sıfatıyla bir soruşturmanın içinde bulmaktadır. Bu dosyalarda savunmanın temel meselesi, blok zinciri üzerindeki hareketin kendiliğinden suç karinesi oluşturmadığını ortaya koymaktır. Bir adresten diğerine yapılan transfer, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi göstermez; bu ilişkinin niteliği ancak dosyaya sunulan belgelerle ortaya çıkar.

Hangi İsnatlarla Karşılaşılır?

  • Nitelikli dolandırıcılık: Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı iddiası.
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama: Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesi. Hesaba giren paranın başka bir suçtan kaynaklandığı iddiasına dayanır.
  • İzinsiz kripto varlık hizmeti sunma: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında izin alınmaksızın faaliyet gösterildiği iddiası.
  • Yasa dışı bahis ödemelerine aracılık: 7258 sayılı Kanun kapsamındaki isnatlar.
  • Hesabın üçüncü kişilere kullandırılması: Uygulamada hesap kiralama olarak anılan fiil; kastın varlığına göre farklı suçlar gündeme gelir.
  • Bilişim suçları: Türk Ceza Kanunu’nun 243 ilâ 245. maddeleri kapsamındaki isnatlar.

Savunmanın Teknik Temeli: Zincir Analizi Karşı İncelemesi

Bu dosyaların ayırt edici özelliği, iddianın büyük ölçüde teknik bir analize dayanmasıdır. Söz konusu analizler, adresler arasındaki bağlantıyı gösterirken çoğu zaman olasılığa dayalı kümeleme varsayımları kullanır. Bu varsayımlar teknik olarak meşru olsa da, ceza hukukunda aranan kesinlik ölçütünü tek başına karşılamayabilir.

Etkili savunma, analizin sonucunu değil yöntemini tartışır: adres kümelemesinin hangi varsayıma dayandığı, bir hizmet sağlayıcıya ait toplu adresin kişiye atfedilip atfedilemeyeceği, ara adreslerin şüpheliyle bağının kurulup kurulamadığı ve analiz raporunun dosyaya usulüne uygun biçimde girip girmediği ayrı ayrı incelenir. Zincir üzerindeki bir hareketin şüpheliye atfedilebilmesi için adresin ona ait olduğunun ayrıca ispatlanması gerekir.

Kastın Bulunmadığının Ortaya Konması

Aklama suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Hesabına suç kaynaklı para giren kişinin sorumluluğu, paranın kaynağını bilip bilmediğine bağlıdır. Bu nedenle savunmanın merkezinde, işlemin olağan bir ticari veya kişisel faaliyet kapsamında yapıldığının gösterilmesi yer alır.

Bu amaçla dosyaya sunulabilecek unsurlar: platform üzerindeki eşleşme kayıtları ve emanet mekanizmasının işleyişi, işlem geçmişinin süreklilik ve olağanlık göstermesi, karşı tarafla yapılan yazışmalar, işlem fiyatının piyasa değeriyle uyumu ve varlığın hukuka uygun kaynağını gösteren belgeler. Bu unsurlar bir araya geldiğinde, şüphelinin bilinçli bir zincirin halkası değil, sistemin kötüye kullanılmasının muhatabı olduğu ortaya konabilir.

Soruşturma Aşamasında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

Bu dosyalarda en sık karşılaşılan hata, ifadenin hazırlıksız verilmesidir. Teknik bir konuda eksik veya yanlış hatırlanan bir beyan, sonradan düzeltilse bile dosyada kalır ve çelişki olarak değerlendirilir.

Doğru yaklaşım şudur: ifade öncesinde işlem geçmişinin eksiksiz çıkarılması, her işlemin karşılığının belgelenmesi, isnadın hangi adres ve hangi transfere dayandığının dosyadan tespit edilmesi ve savunmanın bu somut veriler üzerine kurulması. Müdafi hazır bulunmaksızın teknik içerikli ifade verilmemesi, dosyanın sonraki seyri açısından belirleyicidir.

Sık Sorulan Sorular

Kripto alım satımı yaptım diye soruşturma açılabilir mi?

Kripto varlık alım satımı tek başına suç değildir ve yalnızca bu nedenle soruşturma açılmaz. Ancak hesaba giren bir transferin başka bir dosyanın mağduruna ait olduğunun tespiti veya işlem hacminin izleme sistemlerince işaretlenmesi hâlinde kişi şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dâhil edilebilmektedir.

Hesabıma gelen paranın kaynağını bilmiyordum, sorumlu olur muyum?

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Paranın kaynağını bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan kişinin cezai sorumluluğu bulunmamalıdır. Bu sonucun alınabilmesi, işlemin olağanlığının somut belgelerle ortaya konmasına bağlıdır.

Blok zinciri analizi mahkemede kesin delil midir?

Zincir analizi güçlü bir delil aracıdır ancak kendiliğinden kesin delil değildir. Analizler çoğu zaman olasılığa dayalı kümeleme varsayımları kullanır. Bir adresin şüpheliye ait olduğunun ayrıca ispatlanması gerekir; bu ispat yapılmadan zincir üzerindeki hareket kişiye atfedilemez.

İfadeye çağrıldım, avukatsız gitmem sakıncalı mı?

Teknik içerikli bu dosyalarda hazırlıksız verilen ifade, sonradan düzeltilse dahi dosyada çelişki olarak kalır. İfade öncesinde işlem geçmişinin çıkarılması ve isnadın hangi transfere dayandığının tespit edilmesi, savunmanın somut veriler üzerine kurulmasını sağlar.

İlgili Çalışma Alanları

Bu sayfa, Blockchain ve Kripto Varlık Hukuku çalışma alanının bir parçasıdır. Konuyla yakından bağlantılı diğer alanlar:

Büromuzun tüm çalışma alanları için Çalışma Alanlarımız sayfasını inceleyebilirsiniz.

PEGA Hukuk ve Danışmanlık ile İletişim

Kripto Varlık Soruşturmalarında Savunma alanındaki dosyalarınız için PEGA Hukuk ve Danışmanlık bünyesindeki ekibimize ulaşabilirsiniz. Büromuz Kartal/İstanbul’da faaliyet göstermektedir. Randevu ve bilgi için iletişim sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel nitelikte hukuki bilgilendirme amacı taşır ve somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Haklarınızı Öğrenin

Hukuki Bilgilendirme Blog

Güncel hukuki gelişmeler, haklarınız ve karşılaşabileceğiniz süreçler hakkında doğru, güvenilir ve anlaşılır bilgiler sunmaktayız.