İŞVERENİN ÜCRETİ ELDEN ÖDEMESİ YASAĞININ KAPSAMI NEDİR?

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan işçinin ücretinin bir kısmının elden bir kısmının ise nakit ödenmesi hususu en çok kişilerin sigorta primlerinin eksik gösterilmesi, genelde bankadan ödenen ücret gösterilir, ve primlerin düşük gösterilmesiyle beraber emeklilik alacaklarının düşük olması gibi durumlarla karşılaşılmaktadır.

4 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 01.07.2025 itibariyle yürürlüğe giren Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile elden ödeme yasağının istisnası 3 işçi ile sınırlandırılmıştır. Buna göre elden ödeme yasağının işyerinde 3 ve daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerini kapsadığı kabul edilmektedir. 2 ve daha az işçi çalıştırılan iş yerlerinde ödemenin banka aracılığıyla yapılması zorunluluğu ise bulunmamaktadır. Bu hususta işçinin rızasının alınması önem arz etmemektedir

Elden Ödeme Yasağına Uyulmaması Halinde İdari Para Cezası

İşverenlerin işçiye ücret ödeme borcu yalnızca ücretin ödenmesini değil, bu ödemenin kanuna uygun usulle yapılmasınıda kapsar. Ücretin banka aracılığıyla ödenmesi zorunluluğu, kayıt dışı istihdamın önlenmesi ve işçinin sosyal güvenlik haklarının korunması amacıyla düzenlenmiştir.

Elden ödeme yasağı kapsamında olsun ya da olmasın, işçilerin sigorta primlerinin eksiksiz yatırılması zorunludur. Sigortasız işçi çalıştırmanın herhangi bir istisnası bulunmadığından, işverenlerin çalıştırdıkları tüm işçiler bakımından prim yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.

1. Elden Ödeme Yasağı ve İdari Para Cezası

Ücret, prim, ikramiye ve benzeri tüm işçilik alacaklarının, belirli şartların varlığı halinde banka aracılığıyla ödenmesi zorunludur. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde idari yaptırım gündeme gelir.

Ücretlerin bankalar aracılığıyla ödenmemesi durumunda uygulanacak yaptırım, Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik’te düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin 16. maddesine göre:

İşçiye, İş Kanunu’ndan, toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan alacaklarını, zorunlu tutulduğu hâlde bankalar aracılığıyla ödemeyen işverene veya işveren vekiline, İş Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır.

Bu yaptırımın dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 102. maddesidir.

2. İdari Para Cezasının Miktarı

İş Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca;

Elden ödeme yasağını ihlal eden işveren hakkında,
her işçi ve her ay için ayrı ayrı olmak üzere iki asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.

Bu husus son derece önemlidir. Zira:

  • 5 işçiye,
  • 3 ay boyunca,
  • banka yerine elden ödeme yapılmışsa,

ceza, her işçi ve her ay için ayrı ayrı hesaplanacaktır. Bu da ciddi tutarlara ulaşabilen bir yaptırım anlamına gelir.

3. Eksik SGK Primi ve Gecikme Zammı

Elden ödeme uygulaması çoğu zaman ücretin bordroda düşük gösterilmesi sonucunu doğurur. Bu durumda:

  • SGK primleri eksik yatırılmış olur.
  • Eksik primler geriye dönük olarak tahakkuk ettirilir.
  • Gecikme zammı ve gecikme cezası uygulanır.

Bu borç, işçiye ödenecek bir alacak niteliğinde değildir. Eksik prim ve ferileri, doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunezdinde tahsil edilir. Ayrıca vergi matrahının eksik gösterilmesi halinde vergi daireleri tarafından da yaptırım uygulanabilir.

4. Asgari Ücret Teşviklerinin Geri Alınması

Elden ödeme nedeniyle prime esas kazancın düşük gösterildiğinin tespiti halinde yalnızca prim farkı ve idari para cezası söz konusu olmaz.

Aynı zamanda işverenin yararlanmış olduğu:

  • Asgari ücret destek primi,
  • Sigorta prim teşvikleri

gibi avantajların da faiziyle birlikte geri alınması gündeme gelebilir.

Bu durum özellikle çok sayıda işçi çalıştıran işverenler bakımından ciddi mali sonuçlar doğurur.

5. Hukuki ve Mali Risklerin Değerlendirilmesi

Elden ödeme uygulaması kısa vadede maliyet avantajı sağlıyor gibi görünse de;

  • İdari para cezaları,
  • SGK prim farkları,
  • Gecikme zamları,
  • Teşviklerin iptali,
  • Vergi incelemeleri,
  • Olası işçilik alacağı davaları

birlikte değerlendirildiğinde işveren açısından yüksek risk barındırmaktadır.

İşçi açısından ise eksik prim yatırılması;

  • Emeklilik süresinin uzamasına,
  • Emekli maaşının düşmesine,
  • Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamasında kayba neden olabilir.

ÜCRETİNİN BİR KISMINI ELDEN BİR KISMINI BANKADAN ALAN İŞÇİ DERHAL HAKLI NEDENLE FESİH YAPABİLİR Mİ ?

İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 24/II-e bendine göre işverenin işçinin ücretini kanuna veya sözleşmeye uygun şekilde hesaplamaması ya da ödememesi haklı fesih sebebidir.Burada kritik olan husus şudur:Sorun yalnızca “elden ödeme” değil, ücretin hukuka aykırı şekilde ödenmesi veya eksik gösterilmesidir.

2. Elden Ödeme Hangi Durumlarda Haklı Fesih Sebebi Oluşturur?

A) Ücretin Eksik Gösterilmesi

Elden ödeme ile birlikte bordroda düşük ücret gösteriliyorsa ve SGK primleri gerçek ücret üzerinden yatırılmıyorsa, bu durum işverenin kanuni yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelir.

Bu halde işçi:

  • Sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir,
  • Kıdem tazminatına hak kazanır,
  • Ödenmeyen işçilik alacaklarını talep edebilir.

Yargısal uygulamada, prime esas kazancın düşük bildirilmesi işçi açısından haklı fesih sebebi olarak kabul edilmektedir.

B) Ücretin Geç veya Düzensiz Ödenmesi

Elden ödeme çoğu zaman belirsizlik yaratır. Ücretin:

  • Sürekli gecikmesi,
  • Parça parça ödenmesi,
  • Bordro ile fiili ödeme arasında fark bulunması durumlarında da haklı fesih gündeme gelebilir.

C) SGK Primlerinin Eksik Yatırılması

Ücretin düşük gösterilmesi nedeniyle primlerin eksik yatırılması, işçinin sosyal güvenlik haklarını zedeler. Bu durum yalnızca idari yaptırım konusu değildir; işçi açısından da sözleşmenin sürdürülmesini çekilmez hale getirebilir.

Eksik prim bildirimi halinde denetim ve tahakkuk işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülür. Ancak işçinin fesih hakkı, kamu yaptırımından bağımsızdır.

3. Elden Ödeme Tek Başına Yeterli mi?

Eğer:

  • Ücret tam olarak ödeniyor,
  • Bordro gerçeği yansıtıyor,
  • SGK primleri gerçek ücret üzerinden yatırılıyor,
  • Sadece ödeme yöntemi banka yerine elden yapılıyorsa,

bu durum tek başına her somut olayda haklı fesih nedeni oluşturmayabilir.

Ancak banka aracılığıyla ödeme zorunluluğuna aykırılık varsa ve bu durum işçinin hak kaybına yol açıyorsa, fesih hakkı güçlenir.

Dolayısıyla değerlendirme somut olayın özelliklerine göre yapılır.