
⚡ HIZLI CEVAP
İstanbul’da kripto para davası açmak istiyorsanız ya da dijital varlık uyuşmazlığına taraf olduysanız, hangi mahkemenin görevli olduğunu bilmeden attığınız her adım ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu makalede 7518 Sayılı Kanun ile birlikte yeniden şekillenen mahkeme görev yapısını, HSK’nın ihtisas mahkemesi kararını, arabuluculuk zorunluluğunu ve İstanbul mahkemelerinin 2025–2026 dönemine ait emsal kararlarını ayrıntılı olarak ele alacaksınız.
📌 Bu Makale Hakkında Önemli Çıkarımlar
Bu makale, İstanbul kripto para davaları ve görevli mahkemeler konusunu; 02.07.2024 tarihli 7518 Sayılı Kanun ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPK — Sermaye Piyasası Kurulu’nun temel mevzuatı) m.3’te gerçekleştirilen kripto varlık tanımı değişikliği, TTK m.4/1-f kapsamında mutlak ticari dava statüsü ve HSK’nın 25.11.2021 tarihli 1232 Sayılı Kararı ile oluşturulan finans ihtisas mahkemesi yapısı çerçevesinde ele almaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2025 tarihli emsal kararından, tahkim şartına ilişkin 2026 tarihli içtihatlara kadar bizzat yürüttüğümüz davalarda edindiğimiz pratik deneyimler ışığında ve mahkeme kayıtlarına dayalı olarak aktarılan bu içerik, mevcut kaynaklardan ayrışmaktadır. Arabuluculuk dava şartı, tüketici istisnası ve phishing davalarındaki platform sorumluluğu gibi kritik kırılma noktaları somut karar referanslarıyla işlenmiştir.
Bu makale; İstanbul Barosu’na kayıtlı, Kripto Para Hukuku, Blockchain Regülasyonları, Bilişim ve Ceza Hukuku alanlarında ihtisaslaşmış Av. Ahmet Karaca liderliğindeki uzman kripto para ve ceza avukatları kadrosu tarafından hazırlanmıştır. Okuyucuya en doğru bilgiyi sunmak amacıyla bu içerik, güncel mevzuat değişiklikleri ve emsal yargı kararları doğrultusunda düzenli olarak revize edilmektedir.
📞 Hukuki danışmanlık ve detaylı bilgi için: 0531 336 09 81 · pegahukuk.com
| İHTİSAS MAHKEMESİ SAYISI | YASAL DÜZENLEME TARİHİ | BANKA KUSUR ORANI | ARABULUCULUK |
| 4 | 07/2024 | %25 | Zorunlu |
| İstanbul 6, 7, 8, 9. ATM — HSK 1232/2021 | 7518 Sayılı Kanun yürürlüğe girdi | İstanbul 4. ATM, 2024/709 K. | TTK m.5/A — dava şartı, tutanaksız dava usul ret |
📍 DOĞRUDAN YANIT
İstanbul’da kripto para davası, HSK’nın 25.11.2021 tarihli 1232 Sayılı Kararı uyarınca finans ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri’nde görülür. Bu dört mahkeme, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kaynaklı tüm finans davalarında — kripto varlık uyuşmazlıkları dahil — yargılama yetkisine sahiptir. Başka bir mahkemeye açılan davalar iş bölümü gereği bu ihtisas mahkemelerine tevzi edilmektedir.
Temmuz 2024’e kadar Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin özel bir mahkeme belirlenmemişti; mahkemeler hangi yargı kolunun görevli olduğu konusunda farklı kararlar veriyordu. Nitekim Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 02.02.2023 tarihli kararında (2023/80 E. – 2023/69 K.) kripto para işlemlerinin ticari iş niteliği taşımadığına hükmederek Asliye Hukuk Mahkemesi’ni görevli kılmıştı. Bu yaklaşım 02.07.2024’te yürürlüğe giren 7518 Sayılı Kanun ile birlikte kalıcı olarak geçerliliğini yitirdi.
Mutlak ticari dava, TTK m.4/1‘de sayılan ve tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmesi zorunlu olan dava türüdür. 7518 Sayılı Kanun sonrası kripto varlık uyuşmazlıkları, TTK m.4/1-f kapsamında bu statüye alınmıştır; yani sıradan bir vatandaş bile kripto platformu aleyhine dava açsa, yargılama Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yürütülür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 06.02.2025 tarihinde verdiği emsal kararında (2025/34 E. – 2025/150 K.) bu tabloyu son derece net biçimde ortaya koydu: 7518 Sayılı Kanun ile kripto varlıkların SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) kapsamına alınmasının ardından, bu varlıklardan doğan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu kesin olarak hükme bağladı. Bu karar, alt mahkemeler için bağlayıcı nitelikte bir içtihat oluşturdu.
Bizdeki kripto uyuşmazlıkları dosyaları bize şunu gösterdi: müvekkillerin önemli bir kısmı, dava dilekçesini yanlış mahkemeye veya görevsiz yargı koluna sunarak zaman ve masraf kaybına uğramaktaydı. Görev itirazının mahkemece re’sen de dikkate alınabildiği gözetildiğinde, başlangıçta doğru mahkemeyi tespit etmek hem süreç güvenliği hem de usul ekonomisi açısından kritik bir başlangıç noktasıdır.
| GÖREVLİ MAHKEMELER — İSTANBUL | YASAL DAYANAK |
| 6. Asliye Ticaret - Finans İhtisas | 7518 Sayılı Kanun - 02.07.2024 |
| 7. Asliye Ticaret - Finans İhtisas | 6362 SPKn m.3 - Kripto tanımı |
| 8. Asliye Ticaret - Finans İhtisas | TTK m.4/1-f - Mutlak ticari dava |
| 9. Asliye Ticaret - Finans İhtisas | HSK 1232/2021 - İhtisas kararı |
📍 DOĞRUDAN YANIT
7518 Sayılı Kanun, 02.07.2024’te yürürlüğe girerek kripto varlıkları 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.3 kapsamına aldı; bu değişiklikle birlikte kripto uyuşmazlıkları TTK m.4/1-f uyarınca mutlak ticari dava statüsü kazanarak Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanına girdi.
7518 Sayılı Kanun öncesinde Türk hukukunda kripto varlıkların hukuki niteliği tartışmalıydı: bir mahkeme bunları “mal” sayarken bir diğeri “finansal araç” ya da “kıymetli evrak benzeri varlık” olarak nitelendiriyordu. Bu belirsizlik, mahkeme kararlarının tutarsızlaşmasına ve aynı tür davalarda birbirinden farklı görev kararlarına yol açıyordu.
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, 02.03.2026 tarihli kararında (2026/184 E. – 2026/146 K.) kripto varlığı şu şekilde tanımladı: “dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar.” Bu tanım, 7518 Sayılı Kanun ile SPKn m.3’e eklenen tanımın birebir mahkeme kararına yansımasıdır ve ilerleyen davalarda emsal niteliği taşıyacaktır.
💡 Önemli
7518 Sayılı Kanun’un sağladığı en büyük pratik avantaj “belirlilik”tir. Artık tarafların tacir olup olmadığını, işlemin ticari nitelik taşıyıp taşımadığını tartışmaya gerek kalmamaktadır. Kripto varlıktan doğan her uyuşmazlık — alım-satım anlaşmazlığından bloke davasına, dolandırıcılık tazminatından platform sözleşmesi ihlallerine kadar — Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülür.
Kripto hukuku uzmanı Av. Ahmet Karaca, konuyu Haberler.com’a verdiği röportajda şöyle değerlendirdi:
KRİPTO PARA HUKUKU UZMANI AV. AHMET KARACA
“TTK m.4/1-f‘nin kripto davalarına uygulanması gerçek anlamda bir dönüm noktasıdır. Öncesinde aynı uyuşmazlık farklı mahkemelere farklı kararlarla dönebiliyordu — bu hem davacıyı hem de savunmayı öngörülemez bir hukuki sürecin içinde bırakıyordu. Artık herkes İstanbul 6, 7, 8 veya 9. ATM‘nin görevli olduğunu biliyor; asıl mesele bu davalarda teknik delili doğru kurmak.”
| DÖNEM | HUKUKİ STATÜ | GÖREVLİ MAHKEME | DURUM |
| 2024 Öncesi | Belirsiz — mahkemeden mahkemeye değişiyor | Tutarsız (AHM veya ATM) | Tartışmalı |
| 02.07.2024 Sonrası | SPKn m.3 — finansal varlık / gayri maddi varlık | Asliye Ticaret Mahkemesi (mutlak) | Netleşti |
| İstanbul (ihtisas) | SPKn kaynaklı finans davası | 6, 7, 8, 9. ATM — HSK 1232/2021 | İhtisas mahkemesi |
📍 DOĞRUDAN YANIT
İstanbul mahkemelerinin 2025–2026 kararları birkaç belirleyici eğilim ortaya koymaktadır: (1) görev kesin olarak ihtisas ATM’lerine yerleşti, (2) arabuluculuk dava şartı katı uygulanıyor, (3) phishing davalarında platform lehine kararlar ağırlık kazanıyor, (4) tahkim şartı usul ret gerekçesi olarak işlev görüyor.
🏛 İSTANBUL BAM 12. HUKUK DAİRESİ
06.02.2025 · 2025/34 E. – 2025/150 K.
Emsal Görev Kararı: 7518 Sayılı Kanun sonrası kripto varlık uyuşmazlıklarının mutlak ticari dava olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu kesin biçimde hükme bağladı. Alt mahkemeler için bağlayıcı içtihat oluşturdu.
📂 İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
09.05.2025 · 2025/318 E. – 2025/335 K.
Tevzi Kararı: Kar amacıyla hareket eden davacının tüketici sıfatı taşımadığını belirterek, dosyayı finans ihtisas mahkemelerine tevzi bürosu aracılığıyla devretti.
🎣 İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
09.12.2025 · 2025/125 E. – 2025/789 K.
Phishing Davası: Oltalama saldırısı sonucu yaşanan kayıplarda platformun güvenlik ihlali ispatlanamadığı ve kullanıcı kusuru tespit edildiği gerekçesiyle tazminat davasını reddetti. Kripto varlıkların yatırım aracı olması nedeniyle ihtisas mahkemesinin görevini teyit etti.
🏦 İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
03.12.2024 · 2021/696 E. – 2024/709 K.
Banka Sorumluluğu: Kullanıcının bilgisi dışında banka hesabından kripto platformuna yapılan transferlerde bankanın olağandışı işlemleri durdurmadaki ihmali nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğuna hükmetti.
🔒 İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
14.10.2025 · 2025/390 E. – 2025/657 K.
MASAK Blokesi: MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) talebiyle kripto hesaplarına konulan blokelerle ilgili davaların da finans ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerektiğini teyit etti.
⚖ İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİ
16.12.2025 · 2025/1765 E. – 2025/3400 K.
Yargı Yeri Belirlenmesi: Tüketici Mahkemesi ile ATM arasındaki görev uyuşmazlığında, kripto varlık dolandırıcılığı davasının mutlak ticari niteliği nedeniyle İstanbul 6. ATM’yi yargı yeri olarak belirledi.
📋 İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
14.01.2026 · 2025/646 E. – 2026/14 K.
Tahkim Şartı: Kripto borsası kullanıcı sözleşmesindeki tahkim şartı gerekçesiyle davayı usulden reddetti. Sözleşmenin davadan önce dikkatle incelenmesi gerektiğine dair kritik bir uyarı kararıdır.
👤 İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
01.12.2025 · 2025/821 E. – 2025/831 K.
Tüketici İstisnası: Bir tarafın tüketici sıfatıyla hareket ettiği ve banka-kripto platformu birlikteliğinde “zararın tekliği” ilkesiyle davayı Tüketici Mahkemesi’ne gönderdi. İstisna niteliğindeki bir karar.
Bu kararlar bir bütün olarak okunduğunda, İstanbul mahkemelerinin kripto varlık hukukunu olgunlaşan bir içtihat doktriniyle şekillendirmeye başladığı görülmektedir. Özellikle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi (21.01.2026, 2025/2006 E. – 2026/152 K.) ve Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (24.06.2025, 2025/540 E. – 2025/458 K.) kararlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, 7518 Sayılı Kanun’un yarattığı hukuki çerçevenin Türkiye genelinde tutarlı biçimde uygulandığı görülmektedir.
📍 DOĞRUDAN YANIT
Kripto varlık uyuşmazlıklarında genel kural Asliye Ticaret Mahkemesi olup yatırım amaçlı kripto işlemleri tüketici işlemi sayılmaz; ancak “zararın tekliği” ilkesinin uygulandığı çok davalılı istisnai davalarda Tüketici Mahkemesi’ne gönderme kararları verilebilmektedir.
İstanbul 13. ATM‘nin 09.05.2025 kararında (2025/318 E.) mahkeme, kar amacıyla hareket eden davacının tüketici sıfatı bulunmadığını açıkça tespit etmiştir. Benzer bir tutum İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi‘nin 21.01.2026 kararında (2025/2006 E.) da mevcuttur: yatırım amaçlı kripto işlemlerinin tüketici işlemi sayılamayacağı vurgulanmıştır.
Bununla birlikte, İstanbul 6. ATM‘nin 01.12.2025 kararı (2025/821 E.) dikkat çekici bir istisna sunmaktadır: bir tüketici ile banka ve kripto platformunun birlikte davalı olduğu davada mahkeme, “zararın tekliği” ilkesini uygulayarak dosyayı Tüketici Mahkemesi’ne göndermiştir. Bu kararın genel kurala istisna niteliğinde olduğu gözetilmeli, kripto borsasına doğrudan açılan davaların ticaret mahkemesinin yetki alanında kaldığı unutulmamalıdır.
Görevli mahkeme · Arabuluculuk şartı · On-chain delil analizi
📍 DOĞRUDAN YANIT
Evet, kripto varlık platformlarından kaynaklanan alacak ve tazminat davaları ticari nitelik taşıdığından TTK m.5/A uyarınca zorunlu arabuluculuk bir dava şartıdır; arabuluculuk son tutanağı sunulmadan açılan davalar usulden reddedilmektedir. Bu kural İstanbul’daki finans ihtisas mahkemelerinde katı biçimde uygulanmaktadır.
TTK (Türk Ticaret Kanunu) m.5/A, ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını bir dava şartı olarak öngörmektedir. Kripto varlık uyuşmazlıklarının mutlak ticari dava niteliği taşıması, bu zorunluluğu doğrudan kapsamaktadır.
Mahkemelerin bu konudaki tutumu tartışmaya yer bırakmayacak kadar nettir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 23.09.2025 tarihli kararında (2025/844 E. – 2025/770 K.) arabuluculuk son tutanağı sunulmadan açılan bir kripto uyuşmazlığı davasını usulden reddetti. Aynı dönemde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi de benzer gerekçeyle 29.09.2025 tarihli kararında (2025/196 E. – 2025/626 K.) aynı sonuca ulaştı. Bu iki karar, uygulamadaki sıkılığı somut olarak ortaya koymaktadır.
⚠️ Dikkat: Sık Yapılan Hata
Kripto platformunu mahkemeye vermeden önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Aciliyet hissiyle ya da arabuluculuk prosedürünü bilmeden doğrudan dava açanlar, aylarca süren yargılama sürecinin ardından usul reddi kararıyla karşılaşmakta ve hem zaman hem de yargılama gideri kaybetmektedir. Arabuluculuk süreci ortalama 3–6 hafta sürmektedir.
Uygulamada bir diğer kritik nokta şudur: arabuluculuk görüşmelerine hazırlıklı gitmek, davayı kazanma potansiyelini doğrudan etkiler. Karşı taraf (genellikle kripto borsası veya platform), teknik rapora sahip olmayan tarafla arabuluculuk masasında daha kolay pozisyon kurabilir. Bu nedenle arabuluculuk aşamasına on-chain analiz raporuyla girmek, olası uzlaşı müzakerelerinde güçlü bir avantaj sağlar.
📍 DOĞRUDAN YANIT
İstanbul’da kripto para davası açmak için önce arabuluculuğa başvurulması, ardından İstanbul 6, 7, 8 veya 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dava dilekçesi verilmesi gerekmektedir; dava öncesi on-chain analiz raporunun hazırlanması delil güvenliği açısından kritiktir.
📍 DOĞRUDAN YANIT
Mevcut içtihatlara göre oltalama saldırısında platformun sorumlu tutulabilmesi için güvenlik ihlalinin ispatlanması şarttır; kullanıcı kusurunun ön plana çıktığı davalarda tazminat talepleri reddedilmektedir (İstanbul 9. ATM, 09.12.2025, 2025/125 E.). Ancak banka zincirinde ihmal varsa banka ayrıca sorumlu tutulabilir.
Phishing (oltalama) davalarında mahkemeler iki temel soruyu mercek altına alır: (1) Platform tarafında ispatlanabilir bir güvenlik açığı ya da ihlal var mıdır? (2) Kullanıcının kendi payına düşen kusur nedir? İstanbul 9. ATM‘nin 09.12.2025 tarihli kararında (2025/125 E. – 2025/789 K.) platform yeterli teknik güvenlik önlemlerini aldığını ve kaybın yalnızca kullanıcı kusurundan kaynaklandığını ispatlayarak davayı kazandı.
Bununla birlikte, banka kanalındaki ihmal ayrı bir sorumluluk zemini oluşturmaktadır. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 03.12.2024 kararında (2021/696 E. – 2024/709 K.) kullanıcının haberi olmaksızın banka hesabından kripto platformuna yönlendirilen transferlerde bankanın olağandışı işlem örüntüsünü fark etmemesini %25 oranında kusur olarak değerlendirdi. Benzer durumlarda hem platforma hem bankaya karşı açılan davalar, sorumluluk ağını genişletebilir.
On-chain forensic, blokzincir üzerindeki işlem kayıtlarının adli bilişim yöntemleriyle incelenmesidir. Chainalysis, Elliptic gibi araçlarla her transfer kaydının (TxID) izlenmesi, cüzdan kümelelemesi (wallet clustering), karıştırıcı (mixer) tespiti ve nihai varış noktasının haritalanması bu analizin temel bileşenleridir. Phishing davalarında “fon nereye gitti” sorusunun cevabı bu yöntemle ortaya konulur.
Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız bir sorun şudur ki: phishing mağdurları olayı fark ettikten sonra paniğe kapılarak doğrudan borsayı arayıp hesap kapatmalarını isterler. Bu müdahale, kritik on-chain delillerin takibini güçleştirilebilir. Doğru strateji, transferin gerçekleştiği andan itibaren TxID kayıtlarını muhafaza etmek ve blockchain dedektif analizi için uzman desteğine başvurmaktır; ardından eş zamanlı olarak MASAK bildirimi ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yapılmalıdır.
📍 DOĞRUDAN YANIT
Evet, kripto borsası kullanıcı sözleşmesinde yer alan tahkim şartı mahkemece usul ret gerekçesi olarak kabul edilebilmektedir; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 14.01.2026 tarihli kararında (2025/646 E. – 2026/14 K.) bu şartı gerekçe göstererek davayı usulden reddetti.
Tahkim şartı, özellikle yabancı merkezi kripto borsalarının (CEX) kullanıcı sözleşmelerinde yaygın biçimde yer almaktadır. Bu şartın dava açılmadan önce mutlaka incelenmesi gerekir; zira mahkeme bu şartı re’sen uygulayarak davayı usulden reddedebilir. Reddedilen dava, tahkim prosedürüne yönlendirilmek zorunda kalır; bu da hem zaman hem maliyet açısından ek yük demektir.
Bu noktada kritik bir strateji devreye girer: tahkim şartının geçerliliğine itiraz etmek ya da şartın somut uyuşmazlığa uygulanmayacağını savunmak, davayı Türk mahkemelerinde tutmanın hukuki yolunu açabilir. Tahkim şartlarının tüketici niteliğindeki sözleşmelerde haksız şart oluşturabileceği, yazışmalar yoluyla şartın kabul edilmediğinin ispatlanabileceği veya şartın somut olaya uygulanamaz olduğunun savunulabileceği gibi birden fazla argüman zemini bulunmaktadır.
⚠️ Pratik İpucu
Kripto borsasına kayıt olurken onayladığınız Kullanıcı Sözleşmesi, Hizmet Şartları ve Gizlilik Politikası belgelerini saklayın. Bu belgeler tahkim şartının içeriği ve kapsamı konusundaki hukuki argümanın temelini oluşturur. Sözleşme belgeleri mevcut değilse borsadan yazılı olarak talep edilmelidir.
📍 DOĞRUDAN YANIT
Kripto para davalarında en sık yapılan hatalar: arabuluculuk atlanması, yanlış mahkemeye başvurma, on-chain delil toplanmadan suç duyurusu yapılması ve sözleşmedeki tahkim şartının göz ardı edilmesidir.
⚠️ Dikkat — Arabuluculuk atlanmamalı: Kripto uyuşmazlığında doğrudan mahkemeye gitmek usul reddi ile sonuçlanır. Hem zaman hem para kayıplarına yol açan bu hata, başvurularımızın önemli bir bölümünde karşımıza çıkmaktadır. TTK m.5/A zorunluluğu istisnasız geçerlidir.
💡 Önemli — Doğru mahkemeyi seçin: İstanbul’da dava açacaksanız İstanbul 6, 7, 8 veya 9. ATM’ye başvurun. Başka bir mahkemeye açılan dava tevzi süreci nedeniyle aylarca bekleyebilir; bu süre zarfında kripto fonlar erişilmez olmaya devam eder.
⚠️ Sık yapılan hata — Delil zinciri korunmalı: Phishing veya dolandırıcılık şüphesi varsa işlem kayıtlarını (TxID, hash değerleri, zaman damgaları) derhal arşivleyin. Bu veriler zaman damgalı on-chain kayıtlardan elde edilir ve değiştirilemez; ancak ekran görüntüsü yetersiz kalabilir, asıl kaynak doğrulanmalıdır.
🔍 Pratik ipucu — Sözleşmeyi önce okuyun: Dava açmadan kullanıcı sözleşmesindeki tahkim şartını, yetkili mahkeme maddesi ve uygulanacak hukuku kontrol edin. Bu maddeler yok sayıldığında mahkeme aşamasında ciddi bir fırsat kaybı yaşanır.
⚠️ Dikkat — Banka zincirini gözden kaçırmayın: Kripto kaybında banka hesabından geçen şüpheli transferler mevcutsa bankanın sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir. İstanbul 4. ATM’nin 2024/709 K. kararı, bankanın %25 oranında kusurlu bulunduğunu ortaya koyması açısından dikkat çekicidir.
💡 On-chain raporsuz suç duyurusu yetersiz kalır: Savcılık soruşturmalarında blockchain adli inceleme raporu sunulmaması, dosyaların takipsizlikle sonuçlanmasının başlıca nedenleri arasındadır. Kripto para dolandırıcılığı dosyalarında edindiğimiz deneyim, on-chain raporla desteklenen suç duyurularının sonuç alma oranının çok daha yüksek olduğunu açıkça göstermektedir.
❌ YAYGIN YANLIŞ
Kripto borsam yurt dışında, Türk mahkemelerinde dava açamam.
✅ GERÇEK
7518 Sayılı Kanun ve TTK m.4/1-f, yabancı platformlara karşı Türk mahkemelerinde dava açılmasının önünde mevzuat engeli oluşturmaz. Yargı yetkisi ve tebligat usulleri ayrıca değerlendirilir; ancak platform Türkiye’de SPK lisanslıysa Türk mahkemelerinde dava açılması esas yoldur. Kullanıcı sözleşmesindeki yabancı hukuk/tahkim şartı ise incelenmesi gereken ayrı bir değişkendir.
❌ YAYGIN YANLIŞ
Kripto varlıklar anonim olduğu için dolandırıcılar hiçbir zaman bulunamaz.
✅ GERÇEK
Blokzincir anonim değil, takma adlıdır (pseudonymous). Chainalysis ve Elliptic gibi araçlarla transaction graph mapping yapıldığında fonların büyük çoğunluğunun merkezi borsalarda (CEX) sonlandığı ve KYC verilerine ulaşılabildiği görülmektedir. Bu tekniklerle hazırlanan on-chain raporlar savcılık soruşturmalarında belirleyici delil işlevi görmektedir — kripto para avukatı Av. Ahmet Karaca’nın yürüttüğü dosyaların önemli bir bölümünde bu yöntemle zanlı kimliğinin savcılıkça tespiti mümkün olmuştur.
❌ YAYGIN YANLIŞ
Kripto platformuna karşı tüketici mahkemesinde dava açabilirim, çünkü ben tüketiciyim.
✅ GERÇEK
Yatırım amacıyla kripto işlemi yapan kişi, hukuki anlamda “tüketici” sıfatı taşımaz. İstanbul BAM 37. HD (16.12.2025) ve İstanbul 13. ATM (09.05.2025) kararları bu ayrımı açıkça ortaya koymaktadır. Tüketici mahkemesi, yalnızca çok davalılı ve “zararın tekliği” ilkesinin uygulandığı özel istisnai durumlarda gündeme gelebilir.
❌ YAYGIN YANLIŞ
MASAK blokesi için dava açmak gerekmiyor, borsaya itiraz yeter.
✅ GERÇEK
MASAK blokelerinde borsaya yapılan bireysel itirazlar çoğu zaman sonuçsuz kalmaktadır. İstanbul 5. ATM (14.10.2025, 2025/390 E.) kararında da teyit edildiği üzere, bloke uyuşmazlıkları finans ihtisas mahkemelerinde görülmesi gereken ticari davalardır. On-chain analiz raporu ve idari başvurunun eş zamanlı yürütülmesi en etkili stratejidir.
❌ YAYGIN YANLIŞ
Mahkemede kripto teknik bilgisi şart değil, standart dava dilekçesiyle yeterli.
✅ GERÇEK
Kripto davaları; ERC-20/TRC-20 ağ yapısı, cold wallet/hot wallet ayrımı, smart contract analizi, mixer takibi ve UTXO zinciri gibi teknik kavramları içeren bilirkişi süreçlerini kapsar. Standart hukuki dilekçe yaklaşımı bu tür dosyalarda yetersiz kalmaktadır — teknik ve hukuki yetkinliğin bir arada bulunması belirleyici olmaktadır.
| HUKUKİ İŞLEM | İLGİLİ MEVZUAT | YETKİLİ MERCİ | SÜRE / NOT |
| Görevli mahkeme tespiti | TTK m.4/1-f · 7518 Sayılı Kanun | İstanbul 6, 7, 8, 9. ATM | Netleşti — 2024 |
| Zorunlu arabuluculuk | TTK m.5/A | Arabuluculuk Merkezi | 3–6 hafta / zorunlu dava şartı |
| Kripto dolandırıcılık suç duyurusu | TCK m.157-158 | Cumhuriyet Başsavcılığı | Acil — on-chain raporla |
| MASAK blokesi itirazı | 5549 Sayılı Kanun | İstanbul ihtisas ATM + MASAK | 15–30 gün (idari) / dava ayrıca |
| İhtiyati tedbir / hesap dondurma | HMK · CMK m.128/A | İhtisas ATM veya SCH | Acil taleple 24–72 saat |
| Phishing tazminat davası | TBK · SPKn | İstanbul ihtisas ATM | Platform güvenlik ihlali ispatlanmalı |
| Tahkim şartı itirazı | HMK · 4686 Sayılı MTK | İstanbul ihtisas ATM | Dava şartı — dilekçede ele alınmalı |
| Tüketici istisnası | 6502 Sayılı TKHK | Tüketici Mahkemesi (istisnai) | Yalnızca çok davalılı özel durumlar |
Kripto varlık davalarında başarı, hukuki bilginin ötesinde blockchain teknik altyapısını gerçek anlamda kavramayı gerektirir. Yalnızca ceza avukatı olmak ya da yalnızca teknoloji bilmek bu dosyalarda yetersiz kalır; ikisinin aynı anda bir arada bulunması belirleyicidir.
Birden fazla yüzlerce P2P dosyasında uyguladığımız bu iki aşamalı yaklaşım — önce on-chain analiz, ardından hukuki strateji —, kripto dolandırıcılık dosyalarında edindiğimiz deneyimin temel metodolojisini oluşturmaktadır. Türkiye’nin büyük kripto borsası davalarından MASAK kaynaklı bloke soruşturmalarına, phishing mağduriyetlerinden milyarlarca liralık sahte yatırım platformu (rug pull) dosyalarına kadar geniş bir yelpazeye sahibiz. Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu üyesi ve Udemy’de blockchain hukuku eğitmeni olarak bu alana hem teorik hem sahadan kazanılmış teknik derinlik taşımaktadır.
Bir müvekkilimizin yaşadığı benzer bir süreçte, müvekkil merkezi bir borsa üzerinden gerçekleştirdiği transferin ardından hesabındaki USDT bakiyesini beklenmedik biçimde yitirmişti. İlk başvurduğu hukuk bürosu standart bir şikayet dilekçesi hazırlayarak borsaya göndermişti; borsa ise güvenlik protokollerine uygun davrandığını bildiren bir yanıtla süreci kapatmıştı. Dosyayı bize taşıdığında ilk tespitimiz şuydu: borsanın hatalı olmadığı iddiasının doğrulanmadan kabul edilmesiydi.
On-chain analizde TxID kayıtları alındı ve işlem zaman damgası incelendi. Transferin gerçekleştiği andaki IP oturumu ile kullanıcının alışılmış coğrafi konumu arasında ciddi bir tutarsızlık dikkatimizi çekti. Daha önemlisi, hedef cüzdanın daha önce birden fazla farklı kullanıcı şikayetinde kaynak adres olarak yer aldığı belirlendi; bu durum, platform tarafında fark edilmesi beklenen tekrarlanmış bir anomali örüntüsüne işaret ediyordu.
Teknik bulgular savcılıkça incelenmek üzere hazırlanan on-chain raporda hash değerleri, zaman damgaları ve cüzdan kümesi analizi bir bütün hâlinde sunuldu. Bu rapor, soruşturmayı aktif biçimde ilerletmek için savcılığın ihtiyaç duyduğu somut teknik çerçeveyi sağladı. Eş zamanlı olarak MASAK bildirimi yapıldı ve ihtiyati tedbir talebiyle hedef cüzdanı barındıran borsaya yazılı başvuruda bulunuldu.
Kripto dolandırıcılık dosyalarında avukatın blockchain zincir analizi yapabilmesi, fonların akışını somut delile dönüştürmesi açısından kritik öneme sahiptir. Av. Ahmet Karaca, bu konuda sertifikalı eğitimler vermekte ve bu tür dosyalarda on-chain analiz ile MASAK bildirimi ve savcılık suç duyurusunu eş zamanlı yürüten bir metodoloji uygulamaktadır. Teknik ve hukuki yetkinliğin bir arada bulunması, kripto dolandırıcılık dosyalarında sonuç alınmasının en belirleyici faktörüdür.
Hukuki süreçler ve en sık karşılaşılan uyuşmazlıklara ilişkin merak edilen konulara dair genel bilgilere bu bölümde yer verilmektedir.
İstanbul’da kripto para davaları, 7518 Sayılı Kanun ile artık net bir hukuki çerçeveye kavuşmuştur: görevli mahkeme İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’dir; dava açmadan önce arabuluculuk zorunludur; phishing davalarında platform kusuru ispatlanmalıdır; tahkim şartı dikkatle değerlendirilmelidir. Bu içtihat haritası 2025–2026 döneminde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararlarıyla pekişmiştir. Doğru mahkemede, doğru hukuki stratejiyle ve on-chain delil paketi eşliğinde açılmayan her dava, telafi edilmesi güç usul kayıplarına zemin hazırlayabilir. Bu konuda profesyonel hukuki destek almak, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
İstanbul kripto para davaları, görevli mahkemeler ve mahkeme kararları hakkında detaylı hukuki danışmanlık ve dava takibi için kripto para hukuku alanında ihtisaslaşmış Av. Ahmet Karaca ve ekibine ulaşabilirsiniz. Savcılık soruşturma ve dava dosyalarına Kripto Varlık Uzman Raporları da hazırlayan Kripto Para Avukatı Ahmet Karaca ile görüşmek için randevu talep edebilirsiniz.
İstanbul Barosu’na kayıtlı. Türkiye’de kripto para ve blockchain hukuku alanında uzmanlaşmış avukat arıyorsanız, Av. Ahmet Karaca Duke University, Politecnico di Milano ve Lund University’den blockchain, fintech ve yapay zekâ hukuku sertifikalarına sahiptir ve İstanbul Barosu’nda avukatlara kripto varlıklar ile ceza hukuku alanında eğitim vermektedir. Uzmanlık alanları arasında siber suçlar, tam kapsamlı kripto ve blockchain hukuku, kripto varlık dolandırıcılığı davaları, MASAK hesap blokesi açma başvuruları, yurtdışı kaynaklı kripto transfer uyum danışmanlığı, TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık, bilişim suçları ve CMK m.128/A el koyma blokesi kaldırma itirazları yer almaktadır.
Kripto Varlık Teknik Uzman Raporu hazırlama konusunda Chainalysis, Elliptic ve açık kaynaklı on-chain forensik araçlarıyla davaları aydınlatmakta; savcı ve hakimlerin anlayacağı bir dille çözüme kavuşturmaktadır.
Eğitim: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Onur Derecesi)
UNICEF Sertifikalı Blockchain Eğitmeni | DeFi Primitives — Duke University | AI & Law — Lund University | AI & Legal Issues — Politecnico di Milano | Haberler.com Köşe Yazarı | Udemy Blockchain Hukuku Eğitmeni | İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Üyesi
Pega Hukuk, hukuki süreçlerin her aşamasında müvekkillerine güvenilir, şeffaf ve çözüm odaklı hizmet sunmayı ilke edinmiştir. Her detayın önem taşıdığını bilerek, haklarınızı korumak ve en doğru sonuca ulaşmak için yanınızdayız.
Pega Hukuk & Danışmanlık Bürosu | Kartal, İstanbul
İstanbul avukat ve avukatlık bürosu hizmetleri için bize ulaşın.